2007'den Bugüne 80,591 Tavsiye, 25,680 Uzman ve 17,970 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hayatının Dümeni Kimin Elinde?
MAKALE #20382 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Şubat 2019 | 312 Okuyucu
Hayatın karmaşası içinde çoğu zaman kendimizin ihtiyaçlarını unutuyoruz. Evli olanlar eşini sürekli memnun etmeye çalışarak ya da çocuğunu hayatın merkezine koyarak, bekar olanlar ise ailesine ya da işine odaklanarak kendilerini ihmal edebiliyorlar. Kaç kişi kendisinin neye ihtiyacı olduğunu soruyor? Ya da sorduğunda gelen cevapla kimler ilgileniyor? Genellikle erteleniyor.

Hayat bir dengedir. Bu denge bir tarafa daha çok kaydığında hayatınızda bir şeyler ters gitmeye başlayabilir. Ruh ve beden bir bütündür. Ruhun ve bedenin de dengede olmasıyla kendimizi daha bütün ve iyi hissederiz. Ruhumuza iyi bakacağız diye bedenimizi ihmal edersek bir takım fiziksel ağrılarımızla uğraşabiliriz. Bedenimize iyi bakar ama ruhumuzu beslemezsek de bu defa psikolojik problemlerle daha çok uğraşmak zorunda kalırız. Bu hayatta ki en önemli şey dengedir. O halde ruhunu ve bedenini yakın temasta dinleyip yatırım yapmayı deneyebilirsin. Birini diğerine tercih etmeden bir bütün olabilmeyi başarabilirsin.

Ruhuna yatırım yapmayan annelerin ileride genellikle “yemedim yedirdim, içmedim içirdim” ya da “her şeyi senin için yaptım, kendime hiç bakmadım bile.” Gibi sitem hatta kızgınlıkları olabiliyor. Çocuklar da büyüdüklerinde genellikle “bana sordun mu? Ben mi dedim sana yap diye ?” Gibi cevaplar verebiliyorlar. Bir diğer durum ise anne kendi ihtiyaçlarını erteledikçe psikolojik olarak çocuğuna da sağlıklı bakamıyor. Anne ne kadar sağlıklıysa çocuğu da o kadar huzurlu ve güvende hissediyor.

Bekar olanlar düşünüldüğünde işler biraz daha kolaylaşabiliyor. Bir anne ya da babayı düşündüğümüzde işler daha komplike ve sorumluluk istiyor. Fakat bekar olup organize olamayanların kendisini kesinlikle motive etmesi gerektiğini düşünüyorum. Zamanını iyi kullanan ve organize olabilen herkesin ruh ve beden dengesini koruyabileceğine inanıyorum. Mutlaka istisnalar olabilir. Kronik bir rahatsızlığı olan ya da psikolojik tedavi gören olabilir. Yine de engellerin bir nebze bile olsa aşılabileceği görüşündeyim. Eve gelip sadece yatan biri de olabilirsin. Spor yapan ve endorfinle coşkulanan biri olmayı da tercih edebilirsin. Önemli olan kendi ihtiyacını belirleyebilmektir.

Hayat, organize olabildiğin kadar imkan sunar. Bazıları sadece isyan ya da şikayet ederek hayatına devam eder. Bazısı hayatın dümenini eline almaktan kaygılanır. Bir grup insan için de güzellikler ya da mucizeler ancak başkaları tarafından gerçekleştirilebilir. Bu insanlar sadece bekler. Onlar için bir gün her şey güzel olacaktır. Fakat bugünkü güzelliklerden mahrum kalırlar.

Hayatının dümeni kimin elinde? Ailenin mi ? Eşinin mi? Çocuğunun mu? Sevgilinin mi? Kısacası Başkalarının mı? Belki bunu sorgulamak en doğrusudur. Hayatının dümeni ailenin ellerindeyse çocuk kimliğinden yetişkin kimliğine doğru yol almayı deneyebilirsin. Hayatının dümeni eşinin ya da sevgilinin elindeyse kendi başına bir bütün olabilmek için bir takım yollar arayabilirsin. Kendini var edebilmek için güçlendirebilirsin. Hayatının dümeni çoçuğunun elindeyse sadece anne olmadığını hatırlayabilirsin. Ardından bu dümeni neden çocuğuna verdiğini de anlamaya çalışabilirsin.

Hayatımızın dümenini elimize almak için ciddi bir çaba gerekebilir. Sorumluluk almaktan kaçınan birisi kendi hayatının sorumluluğunu da almakta zorlanabilir. İnsanlar, öncelikle kendi hayatının sorumluluğunu alabilmelidir. Ardından ruhunda bir bütün olabilmeyi hedeflemelidir. Genellikle ruhu yaralı insanlar onları tamir edecek ya da yara bandı olacak insanları ararlar. Onlara göre hayatı ancak başka biri tarafından kurtulacaktır. Oysa ki insan, bir bütün olmadan diğer yarısını aramamalıdır. Bütün olmadan aradığın diğer yarın aslında diğer yarandır. Yaranı iyileştirecek birini aramaktansa kendin iyileştirmeyi denemelisin. Bir insanı güçlendiren en önemli şey kendi yarasının ilacını bulmaktır. Bu ilacı sürekli başkalarında arayan insanlar bağımsızlığını da o insanlara teslim ederler. Bağımlı bir ilişki sürebilirler. Genellikle bu ilişkiler de patolojik olur.

Her insan kendi gücünü keşfedebilmelidir. Hayatıyla ilgili krizleri çözmek için sürekli yeni yollar arayabilmeli ve denemekten yılmamalıdır. Her insanın buna gücü olmayabilir. O halde mutlaka bir uzmandan yardım almalıdır. İnsanlar, kendi başına var olabilmeyi bir kez başardıklarında artık tüm sorunlarla baş edebilecek gücü elde ederler. Bunun aksine sorunlardan kaçtıkça kendilerine olan öz saygılarını zedeleyebilirler. Çocuğunla, eşinle, ailenle ya da sevgilinle nasıl bir ilişki kurduğunu düşün. Özellikle de annenle.. Annemizle kurduğumuz bağ diğer tüm ilişkilerimizi de belirleyebilir. Biz ilişki kurarken annemizle kurduğumuz bağı referans alırız. Bu ileri de sevgilimizle ya da eşimizle ilişkimizi önemli ölçüde etkiler.

Kendini keşfet! Bir bak kendine.. Şu an kaç yaşındaysan hayalin ne ? Hayatın olmasını istediğin gibi mi? Değilse Bunun için neler yapıyorsun? Her şeyi hayattan ya da bir mucizeden mi bekliyorsun? Ya da başkalarından.. Hayatın hep bir şeylere mi bağlı? Hayatının yönetimini eline almayı dene. Kontrol sende olsun. Hayatın şu an yolunda gitmiyorsa şimdiye kadar yaptıkların işe yaramamış demektir. Yöntemini değiştirmeyi ve farklı şeyler denemek için çabalamasın. Hayatın kimseye bağlı olmamalı. Hayatının dümenini eline al ve istediğin rotada ilerle. Bazen yardımcı kaptanlardan fikir alabilirsin ya da onlara danışabilirsin. Fakat dümenini onlara teslim etme. Hayatının merkezi olmak istediklerinde sınır çizmeyi dene. Sınır çizmek ruhunu korur. Sınır çizemeyen insanlar ailesine, eşine, dostuna, çocuğuna teslim olurlar. “Hayır”ları yoktur. İşte asıl bu insanların kendilerini var edebilmeye ve korumaya ihtiyaçları vardır. Onların hayat dümeni hep başkalarındadır. Onlar hayatlarına sadece seyirci kalırlar. Kendi adına alınmış kararlar doğrultusunda yaşarlar. İnsanları kaybetmemek için üzmekten korkarlar. Onlara göre sınır çizmek insanları kırmak ya da incitmektir. Oysa ki kendi benliklerinden ödün verirler. Hayatlarını başkalarına göre yaşarlar. İşte bu insanların hayatlarının dümeni kendi ellerinde değildir. Belki farkında bile değillerdir.

Her insan kendini keşfetme yolculuğuna çıkmalıdır. Hayat boyu süren bu yolculuk inişli çıkışlı ve sonsuzdur. Hayatın dışı kadar içi de önemlidir. Hayatın içinde olabilmeniz için ruhunuzun kapılarını da açmanız gerekir. Kendinizi yok saydığınız bir hayat uzun vadede sizin değildir. İnsanlar, nasıl bir hayat yaşamak istediğini belirleyemediğinde akıntıya kapılıp gidebilirler. Hayatındaki akıntıların dışına çıkıp yönünü değiştirebilmek senin elindedir. O zaman hayatının dümenini eline al ve ilerle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayatının Dümeni Kimin Elinde?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Bu Kimin Sınavı; Kimin Kaygısı? Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ
► Sınav Kaygısı Kimin Kaygısı Psk.Dnş.Yasemin ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,970 uzman makalesi arasında 'Hayatının Dümeni Kimin Elinde?' başlığıyla benzeşen toplam 7 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Terzi Ustalığıyla Çocuk Yetiştirin ÇOK OKUNUYOR Şubat 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:04
Top