2007'den Bugüne 81,084 Tavsiye, 25,791 Uzman ve 18,057 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Çocuklara Duygu Düzenleme Becerilerini Nasıl Kazandırabiliriz?
MAKALE #20413 © Yazan Psk.Merve YILMAZ | Yayın Mart 2019 | 504 Okuyucu
Çocuklara Duygu Düzenleme Becerilerini Nasıl Kazandırabiliriz?
Self regülasyon (duygu düzenleme-öz düzenleme) , duygularımızı ve davranışlarımızı durumun şartlarına göre yönetebilme yeteneğidir. Sinir bozucu uyaranlara karşı son derece duygusal tepkilere dayanabilmeyi, üzüldüğümüzde kendimizi sakinleştirebilmeyi, beklenmedik bir değişime ayak uydurabilmeyi ve bir felakete uğramadan hayal kırıklığını kaldırabilmeyi içerir. Self regülasyon, çocukluktan yetişkinliğe hepimizin hayatında olması gereken bir mekanizmadır. Çocuklukta dünyanın öngörülememesine ve bilinmezliğine rağmen kendi davranışlarını bir hedefe yönlendirmelerini sağlayan bir beceri setidir.
Ebeveynler Kendi Duygularını Ne Ölçüde Düzenleyebiliyor?

Çocuklar ve çocukların duygularını dile getiren ebeveynler. Her birey kendine özgü fizyolojik ve kalıtımsal özelliklerle dünyaya gelir. Bebek anne karnında başlar bir şeyleri hissetmeye. Erken çocukluk döneminde deneyimlerle sosyal, duygusal ve fizyolojik bir gelişme gösterir. Birçok alana müdahale edebilen ebeveyn çocuğun duygusal yönüne müdahale demez duruma gelir. Peki müdahale etmek doğru mudur? Ebeveyn kendi duygusunu kontrol edebiliyor mu? Ebeveyn kendi duygusunu tanıyor mu?

Ebeveyn çoğu zaman çocuğun davranışının sonucuna odaklanır ama çocuğun o duyguya nasıl geldiğini ya da bu duyguyu nereden öğrendiğini düşünmez sonuç odaklı ilerler. Ebeveyn, çocuk ağladığında, üzüldüğünde ya da kızdığında çıkarımlar yaparak sorun çözmeye çalışır. Duygu, beynimizin bize hissettirdiği bazıları hormonsal bazıları da zihinsel sebeplerden oluşan hislerdir. Bu hisler amaca hizmet ettiğinde bizleri doğru şekilde ifade etmiş olurlar.

Duygu yönetimini ise biraz örneklendirerek anlatmak daha doğru olur. Bazen işler çığırından çıkar, ofiste birilerine kızarsınız eve gelirsiniz çocuğunuz ödev yapmamak için direnir aynı zamanda evin düzeninden de siz sorumlusunuzdur, kendinize de vakit ayırmak istiyorsunuzdur fakat kaotik bir durumun içindesinizdir. Sinirli, mutsuz, yorgun hatta öfkelisinizdir. Bu duyguları dile getiriş biçiminiz çok önemlidir. Öncelikle duygunuzu tanımalısınız. Gerçekten kızgın mısınız, üzüldünüz mü ya da mutsuz musunuz? Aile içinde sağlıklı iletişim kurmak için sözlü ve sözsüz iletişim kanallarını iyi kullanmak gerekir. Bazen duygumuzu ifade ederken yanlış cümleler seçebiliyoruz. ‘Senin yüzünden sinirliyim!’ gibi cümleler karşı tarafı suçlar, yargılar ve duygunuzu karşı tarafa hissettirmez çünkü baştan yargıladığınız için karşı taraf kendini savunmaya geçer ve neden sinirli olduğunuzu anlatamadan belki de anlaşılamamak sizi daha da sinirlendir ve kısır bir döngüye girersiniz.

Duygusal düzensizlik neye benziyor?
Self regülasyon ile ilgili sorunlar, çocuğa bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkar. Bazı çocuklar anlık, büyük ve güçlü bir tepkileri verir. Bu acil davranış tepkisini engelleyemezler.
Bazı çocuklar ise, ortada bir sıkıntı olduğu görülür ve bu tedirginlik hali çok uzun sürebilir. Sonunda bir çeşit davranışsal patlamaya yol açar. Burada ebeveynin durumu şu cümlelerle ifade edilebilir. “Yanlış yolda olduklarını görebiliyorsunuz ama nasıl durdurulacağını bilmiyorsunuz.”
Her iki tür çocuk için de anahtar, bu güçlü tepkilerle başa çıkmayı öğrenmek ve daha az yıkıcı şekilde duygularını ifade etmenin yollarını bulmaktır.

Neden bazı çocuklar duygularını düzenlemekte zorlanıyor?
Duygusal kontrol sorunları, mizaç ve öğrenilmiş davranışların bir kombinasyonu olarak ortaya çıkar. Bir çocuğun self regülasyon (öz düzenleme) için doğuştan gelen yetenekleri mizaç ve kişilik temellidir. Bazı bebekler kendilerini rahatlatmakta zorlanır, onlara duş aldırmak veya kıyafet giydirmeye çalışmak bile zorlayıcı olabilir. Bu çocukların, büyüdüklerinde duygusal özdenetim konusunda sorun yaşamaları daha muhtemel olabilir. Ancak mizaç bu konuda tek etken değildir, mizacın yanında çevre de rol oynamaktadır. Çocukların davranışları aslında bir sorun değil, soruna yönelik gösterdiği tepkilerdir. Çocuk saldırgan ya da aşırı çekingen davranışlar sergiliyorsa, aslında bu beyninin stres altındaki dışavurumudur. Çocuğun yaşadığı fiziksel gerilim sonucu ya saldırıya geçer ya da kaskatı kesilerek donma eğilimi gösterir. Bu çocuğun yatıştırılmaya ihtiyacı olduğunu gösterir. Çocuk bunu kendi kendine yapamadığı için temel bakım verenine ihtiyacı vardır. Ebeveynler, çocuklarını yatıştırmaya çalışırken öfkeli davranırlarsa veya çocuklarını yatıştırmak için fazla mesai yaparlarsa, çocuklar öz disiplin geliştirmekte zorlanırlar. Bu durumlarda, çocuk temel olarak ebeveynleri dış öz düzenleyiciler olarak görür. Eğer bu tekrar tekrar olan bir kalıpsa ve bir çocuk öz düzenlemeyi dış kaynaklardan alabilirse, bu kolaylıkla alışkanlık olarak gelişebilir.
Çocuklara duygu düzenleme becerilerini nasıl öğretiriz?
Duygu düzenleme becerilerini öğretmenin anahtarı çocukları ele alması zor olan durumlardan kaçırmak ya da bu durumları görmezden gelmek değil, en azından kendi duygu düzenleme becerilerini kazanana kadar onlara koçluk etmek ve destekleyici bir çerçeve sağlamaktır.
Sinir bozucu bir matematik ödevi gibi güçlü olumsuz duygular üretebilecek bir durum düşünün. Bir ebeveynin çocuğa çalışmanın sinir bozucu olduğunu, onu yapmanın hoşuna gitmediğini, ancak birlikte bununla nasıl başa çıkacağını planlayabileceklerini söylemesi yerine, çocuğun ödevinin bir kısmını yapması ya da bu seferlik erteleyebileceklerini söylemesi duygu düzenleme rolünü üstlenme riski altında olduğunu gösterir.
Bu durumda sağlıklı duygu düzenleme becerisi şu şekillerde kazandırılabilir; ebeveyn çocuğa tek bir problemi çözmesinde yardım edebilir ve sonrasında diğerlerini denemesini bekleyebilir. Fiziksel egzersiz yapmak duygu düzenlemede oldukça işe yarar bir tekniktir. Öfkeli hissediyorsa, ayağa kalkar, derin nefes alır, biraz esner ve bir şeyler içebilir. Stres yaratan durumdan kısa süreliğine uzaklaşmak geri döndüğümüzde çok daha sakin olmamızı sağlar. Kendine periyodik aralar verebilir hatta bunun için bir zamanlayıcı kullanabilir. Ebeveyn aralıklarla kontrol eder ve çabaları için övgü sunar. Fiziksel temas, sarılma, hangi koşulda olursa olsun çocuğa yanında olduğunuzu hissettirme, duygu düzenlenme becerileri kazandırmanın en önemli adımdır.
Çocukların duygularını yansıtabilmelerine nasıl yardımcı oluruz?
Ebeveynler veya öğretmenler dürtüsel, uygunsuz davranışlara sakince yaklaşıp onlara zaman tanıdıklarında, çocuklar bu duruma cevap verebilecek daha iyi yollar seçmeyi öğrenirler. Çocukların ihtiyaç duyduğu geribildirim yargılayıcı olmayan bir şeydir.
Çocuklar neden sonuca dayalı ve hızlı tempolu olmanın aksine yansıtıcı ve analitik bir çevrenin bir parçası olduğunda, daha iyi seçimler yapmayı öğrenebilirler. Çocuklarımız için kendi kendini yansıtmayı, öz farkındalığı ve duygu düzenlemeyi modellememiz hem onlar için hem bizim için oldukça faydalıdır.
Duyguları ifade edebilmek hem biz yetişkinleri hem de çocukları oldukça rahatlatan bir şeydir. Ancak çocuklar duygularını yetişkinler gibi kolaylıkla ifade edemezler, anlaşılmayı beklerler. İstediği bir oyuncağın alınmaması gibi öfke yaratan durumlarda ağladığı zaman “Bunda ağlayacak ne var.” veya “Tamam üzülme, ağlama” demek yerine kucaklayarak ya da sarılarak “O oyuncağı çok beğenmiştin.” “Senin olsun isterdin “Onu almadığımız için bize çok kızgınsın’’ gibi duygularını yansıtan ifadeler kullanın ve onun da duygularını ifade etmesine izin verin.
Başka bir örnekle devam edecek olursak, bir çocuk, bir video oyunu oynamayı bırakması istendiğinde öfkelenmeye yatkınsa, o oyun onun için vazgeçilmez bir şeyse, ilk aşamada o oyundan vazgeçirmeye çalışmak yerine aşırı derecede yatırım yapmadığı bir oyunla pratik yapabilirsiniz. On ya da on beş dakika oynadıktan sonra oyunu size teslim etmesini sağlasanız, keyif veren bir şeyden ayrılmayı aşamalı bir şekilde deneyimletmiş olursunuz ve böylelikle vazgeçilmez olan oyunundan ayrılmayı deneyimleyebilirsiniz. Böyle durumlarda yüksek bahislerle başlamak çocuğun daha da gergin olmasına sebep olabilir.
Nerede pes etmeliyim?
Ebeveynler duygu düzenleme becerisi kazandırmayı ilk denediğinde ve işler iyi gitmediğinde sıklıkla pes eder, ancak tutarlılık ve çocuğunuz için uygun bir seviyeden başlamak duygu düzenleme becerisi kazandırmanın anahtarıdır. Vazgeçmek yerine, yaptığınız aktivitenin zorluk derecesini azaltmayı deneyin, böylece daha uygulanabilir ve çocuğunuza daha fazla ve daha fazla bağımsızlık sağlayın.
Örneğin, dişlerini fırçalamak çocuğunuz için bir sorunsa, sadece fırçanın üzerine diş macunu koymaya odaklanarak başlayabilir ve bunu yaparken olumlu geribildirim ve ile cevap verebilirsiniz. Bunu birkaç kez uyguladıktan sonra, bir sonraki adımı zincire ekleyin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklara Duygu Düzenleme Becerilerini Nasıl Kazandırabiliriz?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Merve YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Merve YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Merve YILMAZ'ın Yazıları
► Zaman Düzenleme ve Planlı Çalışma Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,057 uzman makalesi arasında 'Çocuklara Duygu Düzenleme Becerilerini Nasıl Kazandırabiliriz?' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:56
Top