2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Taraftar Psikolojisi
MAKALE #20424 © Yazan Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ | Yayın Mart 2019 | 256 Okuyucu
Günümüzde, internet, yazılı ve görsel medya gibi kitle iletişim araçlarındaki gelişmeler, geniş halk kitlelerinin spora olan ilgisini daha da arttırmış, böylece spor bazı beden hareketleri veya basit bir yarışma olayı olmaktan çıkıp, kitleleri peşinden sürükleyen heyecan ve seyir aracı olmuştur. Spor taraftarlığı bu yönüyle günümüz toplumunun boş zaman davranışının baskın bir şeklini oluşturmaktadır. Birçok araştırmacı taraftarlığın pasif bir aktivite olduğunu ve spora aktif olarak katılıma benzemediğini ileri sürerek spor taraftarlığını tembellik ile eş tutmuşlardır. Oysa insanların tamamından aktif etkinlik beklenemez. Spor’a aktif katılım sportif ekipman, tesis ve rakip gibi unsurları zorunlu kılarken spor taraftarı olmak için bunlara en az düzeyde gereksinim duyulur. Bir spor tutkunu ya da taraftarı olarak tanımlanmak kişiden kişiye değişik anlam taşımaktadır. Taraftar kimliği, bazıları için sosyal statünün belirlenmesinde çok önemli bir etken olabilmektedir. Bu bakımdan insanların taraftar olmasındaki sosyo-psikolojik etkenlerin belirlenmesi taraftar davranışının sınırlarını tanımlamak açısından katkı sağlayabilecektir.

TARAFTARLIK NEDİR?

Sporda taraftarlık takımın temsil ettiği değerlere bağlılık, spor klüplerine maddi ve manevi destek olma ile tanımlanmaktadır.
Taraftarlıkla İlgili Bazı Kavramlar
Fanatizm ve Fan (Hayran) Kavramları
Fanatizm, bir kimseye, bir gruba ya da takıma aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlı olma durumu iken, fanatik ise bir kimseye ya da bir şeye aşırı derecede coşku ve tutkuyla bağlanan kimse olarak tanımlanabilir. Fan ise, hayran, düşkün veya meraklı kimsedir ve fan,
duygusal olarak spor olayına bağlanmış bir tüketicidir. Ayrıca fan, çok aşırı bir istek ve tutku ile spora bağlanan spor hayranı olarak da tanımlanabilir.
Spor Taraftarı ve Spor Seyircisi
Genel anlamda taraftar; yan tutan, bir yanı destekleyendir. Değişik yaklaşımlarda taraftarlık düzeyinin kişinin tuttuğu takıma bağlanma ve ilgilenme durumuna göre sınıflandırıldığı görülmektedir. Jones (1997) spor seyircileriyle taraftarlar arasında farklılık olduğunu belirtmiştir(8). Spor seyircisi ile taraftarın ayırımı kişinin kendini takıma ve oyunculara adama derecesi ile belirlenmiştir. Spor seyircilerinin, bir sportif olayı sadece gözlemlemekten, oldukça özdeşleşmiş taraftarlara doğru sınıflandırıldığı da görülmektedir.
Taraftar Tipleri
Taraftarların davranış biçimlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırıldığı görülmektedir. Örneğin, Wann ve Branscombe’e (1990) göre; taraftarlar, "takımlarına ölesiye bağlı (die-hard) veya "havaya göre değişen (fair-weather)" taraftarlar olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Sutton (1997) ise; taraftarları takımlarıyla özdeşleşme düzeylerine göre derecelendirerek düşük, orta ve yüksek düzeyde olarak üç kısımda incelemiştir. Düşük düzeyde özdeşleşen taraftarların bir maçtan daha fazla zevk aldığını ve onlar için maçın eğlence yönünün ağır bastığını bulmuştur. Orta düzeyde özdeşleşmiş taraftarların ise, takımının amblemini ya da rengini taşıyan kıyafetleri giyme eğilimi gösterdiğini, yüksek düzeyde özdeşleşmiş taraftarların ise, zamanları ve maddi imkânları el verdiği ölçüde kendilerini takıma adadıklarını belirtmiştir. Spor Taraftarlığında Özdeşleşme Özdeşleşme, kişinin bir başkasının davranış sistemini içten bir şekilde benimseyip kendisine mal etmenin yanı sıra, özümsediği bir örneğe göre, kendi ruh, düşünce ve davranış yapısını yeniden organize etmesidir. Özdeşleşmede çocuk veya genç, toplumda yer alabilmek için benliğine özdeşleşme objesi olarak en yakınları arasından bir ya da bir kaç kişiyi seçer. Onların davranış kalıplarını benimser. Zamanla çocuk geliştikçe, yakın çevre özdeşlemesi daha uzaklarda aranır olur. Özdeşleşilen unsurlar; öğretmen, antrenör, spor yıldızları, şampiyonlar, spor takımları, sanatçı, artist, din, mezhep, tarikat, ideoloji ve politika liderleri olabilir.


Önemli maçlarda tutulan takımın maçı kaybetmesi taraftarlarda büyük etkilere sebep olabilmektedir. Taraftarlarda maç kaybetmek üzüntüye sebep olabilmekte, daha da fazlası bu üzüntü kişinin günlük hayatını bile etkileyebilmektedir. Yapılan araştırmalar taraftarların çoğunun yenilmenin de sporun bir parçası olduğu düşüncesine sahip olan taraftarların çoğunlukta olduğunu göstermektedir. Böyle bir düşünceye sahip olunması sporun sağlıklı ve huzurlu bir atmosferde gerçekleşmesi için çok önemlidir.


Modern sporun günümüzdeki öncelikli amaçlarından biri de sporda centilmenlik ve fair play anlayışının hem sporcu düzeyinde hem de izleyici ve taraftarlar düzeyinde yerleşmesini sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda spora karşı olan tutku ve devamlılık sağlıklı olanıdır.

GEÇMİŞ BİR MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ

İngiltere maçı da öyle oldu. Alınan beraberlik bizim değil, onların işine yaradı.

Oysa bu maçı kazanmamız için bir sürü neden vardı.

Psikolojimizi iyi hazırlayabilseydik rahatlıkla Portekiz'e grup birincisi olarak gidebilirdik.

Ama toplumumuzda yaratılan aşırı beklenti, ‘‘Ya kazanacağız, ya da öleceğiz’’ havasına sokulunca futbolcular üzerinde ters etki yaptı.

Sahaya çok sinirli çıktık. Kazanamamak, hele yenilmek korkusu oyuncularımızın bütün kimyasını bozdu.

Bizim takım normal oyununu oynasaydı maçı rahatlıkla kazanabilirdi.

Belki de toplumsal karakterimiz, böyle kritik bir maçı kaldırmaya uygun değil.

Böyle anlarda aklımızdan, mantığımızdan çok duygularımızı devreye sokuyoruz.

Beckham'ın kaçırdığı penaltıyı bizim futbolculardan birinin kaçırdığını düşünün.

Kimbilir o çocuğun yaşamını nasıl cehenneme döndürürdük?

* * *

Biz toplum olarak böyle kritik maçlardan önce takımın rahat futbol oynayabilmesi için nasıl bir psikolojik ortam yaratmamız gerektiğini bilemiyoruz.

Ya futbolcuları aşırı beklentilerimizle havaya sokuyoruz, ya gerektiğinden fazla şişiriyoruz, ya da moral olarak yıkıyoruz.

Örneğin medya, takımı olumlu yönde motive edecek yayınlar yerine sürekli futbolcuların psikolojisini bozacak haberler veriyor.

Spor yazarları akla hayale gelmeyecek haşin yorumlarla oyuncuların, antrenörlerin üzerlerinde olumsuz baskı yaratıyorlar.

Ve herkes, ama herkes futbol otoritesi kesiliyor ve akıl öğretiyor.

Bu kez de böyle oldu.

Ne medya olarak, ne kamuoyu olarak, ne futbol camiası olarak olumlu davranamadık. İşi zorlaştırdık.
Maçın ilk yarım saatinde bu olumsuzluklar sahaya yansıdı.

O kadar gerilimli olaylar yaşayan İngilizler son derece rahatken bizim futbolcular diken üstündeydi.

Teknik kapasiteleri en yüksek oyuncularımız bile doğru dürüst pas yapamadılar, sürekli top kaybettiler.

Böyle kritik karşılaşmalar öncesinde yalnız futbolcuların değil, tüm toplumun profesyonelce davranması gerekir.

Bunu beceremiyoruz, işi, ölüm kalım çizgisine getiriyoruzz.

* * *

Alpay neden penaltıyı kaçıran Beckham'ın üzerine yürüdü? Neden ona bir şeyler söylemek ihtiyacı duydu?

Devre arası tünelde işi neden uzattı?

Bütün bunları anlama olanağı yok.

O tepki normal bir insanın göstermemesi gereken bir tepkiydi.

Bu gerginlik İngilizlerin işini kolaylaştırdı.

Alpay'ın normal olmayan bu davranışı, ancak yoğun baskı altında kalan bir insanın tepkisel boşalımı olarak yorumlanabilir.

Sakin olabilseydik, abartılı beklentilerle futbolcularımızı ters motivasyona sokmasaydık, maçı bir ölüm kalım savaşı haline getirmeseydik rahatlıkla Portekiz vizesini alırdık.

Üçüncülük kazandığımız dünya kupası eğer Türkiye'de yapılmış olsaydı biz kesinlikle aynı başarıyı gösteremezdik.

Çünkü medya ve kamuoyu olarak futbolcuları sahaya çıkamayacak hale getirirdik.

Hiç kuşku yok ki, ilgimizi, beklentilerimizi normale çekebilirsek böyle kritik maçlarda daha iyi sonuçlar alırız.

Bu örnek 'Tufan Türenç' in yazısından bir alıntıdır. Deneyimlerde gördüğünüz gibi yenilebilmeyi göze alamamak bizi hem sağlıksız davranışlara hem de sonuçlara götürmektedir.

Uzman Klinik Psikolog
Aslıhan Değerli
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Taraftar Psikolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,929 uzman makalesi arasında 'Taraftar Psikolojisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sporun Psikolojideki Yeri Kasım 2018
► Sosyal Medya Fenomenliği Şubat 2018
► Kaygı Bozuklukları Ekim 2017
► Öfke Yönetimi Ekim 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:43
Top