2007'den Bugüne 80,568 Tavsiye, 25,675 Uzman ve 17,963 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Sosyal Kaygı
MAKALE #20512 © Yazan Uzm.Psk.Filiz KOÇAK | Yayın Mayıs 2019 | 191 Okuyucu
Çekingenlik

Toplumsal düzeyde düşünüldüğünde, çeşitli kurallar çerçevesinde hareket edilir. İnsanlar sosyalleşirken, değer oluşturarak yaşama eğilimindedirler. Bu değerler bağlamında, belli durumlardan çekinir ve bir miktar kaygı taşırız. Büyüme ve gelişme çağında bir dizi farklı değerle farketmeden karşılaşır, bunlara zamanla alışırız. Geleneksel olanın yanında, bazı değerler evrensel olarak ortaktır. Başka bir kişinin kırgınlığına sebep olmaktan çekinmek gibi. Sözün nereye gideceğini tahmin etmeden, olmayacak yerde yapılan konuşmalara “pot kırmak” deriz. Bir başkasını rencide edecek veya olumsuz başka bir biçimde etkileyecek şekildeki konuşmalara ve davranışlara genel olarak “patavatsızlık” deriz. Dolayısıyla, belli ölçülerde dikkatli olup, sözümüzü tartarak düşünürüz. Çekinmek bu noktada, insanlar arası ilişkilerdeki duyarlılıktan ileri gelir. Çekingenlik, taşıdığı sosyal kaygı ile birlikte bu yönüyle oldukça naif bir kişilik özelliğidir. Hatasız olmaya, sürekli mükemmel davranış biçimini yakalamaya çalışmak ise çekingenliğin artmasına neden olur.

Sosyal Kaygı (Sosyal Anksiyete)

Toplum içerisinde, diğer kişilerin neler düşündüğüne dair çeşitli yollarla gözlem yapar, yorumlarda bulunuruz. Peki, her zaman bu yorumlar çevredekilerin düşünceleriyle tutarlı ve gerçekçi midir? Sosyal kaygı; kişinin başkaları üzerinde nasıl bir izlenim bırakacağına dair olup utanç duygusu yaşamaktan korkmakla birlikte gider. Sosyal kaygı düzeyi yükseldikçe kişiler, çevredekilerin düşünceleriyle ilgili yorumlarında kendi duygu ve duyumlarının etkisi altında kalırlar.

Sosyal fobisi olan kişinin, nasıl göründüğü veya performans gösterdiğine dair algısı gerçek durumdan farklı olup, genellikle abartılı şekilde olumsuz değerlendirmeler şeklindedir. Örnek olarak; sosyal fobisi olan kişinin yeni bir ortama girdiğini düşünelim. Ona göre yüzünün kızardığının, yoğun kaygı içerisinde olduğunun herkes farkındadır. Tam da istemediği gibi beceriksiz, sosyal olarak uyumsuz, tuhaf görünüyordur. Yoğun utanç duygusuyla birlikte yerin dibine geçmek ister.

Sık olarak topluluk önünde konuşmak gibi performans kaygısı şeklinde veya çevredekilerle iletişime geçmek, birlikte yemek yemek gibi durumlarda zorlayıcıdır. Sosyal fobisi olan kişi, yeni ortamlara girmekten çoğunlukla kaçınır. Olumsuz değerlendirilmek veya reddedilmek en kötü kabusu gibidir. Yeni bir ortama girdiğindeyse, genellikle tanıdığı kişilerin yanında olmaya çalışır veya telefon gibi başka şeylerle ilgilenir. Kaygısını azaltıp gevşeteceğini düşündüğünden, bu gibi ortamlarda alkol almayı deneyebilir. Geçici gevşetici etkisinin yanı sıra, sıklıkla bu yola başvuran kişinin bağımlı olma ihtimali vardır. Ortamdan ayrıldıktan sonra yaşanan sıkıntı devam eder. Geçmiş diyalogları veya çevresindeki bakışları hatırlar, olumsuz değerlendirildiğine dair düşünceleri zihnini meşgul eder.

Performans Kaygısı

Sıklıkla topluluk önünde konuşma yapmak performans kaygısına sebep olsa da, kişinin belirli bir komuda performans göstermesini gerektiren her durum kaygı yaratabilir. Performans kaygısının yönetimi, kişinin kendi yeterliliğine yönelik algısına göre şekillenir. Eğer kişinin yetersiz olduğuna, beceriksiz görüneceğine dair düşünceleri baskın gelirse kaygısı artar. Kendisi için belirlediği hedef düzeyinde performans gösteremeyeceğini düşünür. Dil sürçmesi veya unutmak gibi durumlardan korkar. Hayalinde bu tip senaryolar canlandırıp yok olmayı, hiç görünmemeyi dileyebilir. Henüz prova aşamasında vaz geçebilir, işinin gerektirdiği bu gibi durumlardan kaçınabilir, hatta işini bile bırakabilir.

Sosyal Kaygı ve Psikoterapi

Sosyal kaygı düzeyi yüksek kişiler, bu şikayetle terapiye başvurmada zorlanırlar. Terapist ile kuracakları ilişkiye dair, diğer insanlarla ilişkilerine paralel soru işaretleri olabilir. Terapist tarafından eleştirilecekleri veya yetersiz görülecekleri gibi bir dizi inanç nedeniyle kaygıları artar. Yaşadıkları yoğun kaygı nedeniyle, sosyal ilişkileri kısıtlı olduğundan destekleri de az olabilir. Günlük hayatlarını ve çoğunlukla iş veya özel yaşamlarını sekteye uğratan bir kaygı düzeyi hem oldukça yorucu olup hem de depresyona girme ihtimalini arttırır. Sosyal kaygı yaşayan kişiler, genellikle depresyon veya bağımlılık nedeniyle terapiye başvururlar.

Sosyal Kaygı ve EMDR

Sosyal kaygı yaşayan kişilerin, genellikle çocukluk çağındaki olumsuz yaşantıları sebebiyle kendilerine dair olumsuz inançları mevcut olur. Sevilmeyen, istenmeyen bir kişi olduklarına dair inançları olabilir. Kendilerini uygunsuz veya garip olarak değerlendirebilirler. Kendilerinin, diğerlerinden farklı olan yönleriyle toplumla uyumsuz oldukları ve dışlanacaklarına dair olumsuz önyargıları olabilir.

Sıklıkla; aptalım, bende bir gariplik var, yetersizim vb. gibi olumsuz inançların geliştirildiği çocukluk anılarına rastlanır. Çocuk için; tahtaya çıkarılıp bir sorunun cevabını söyleyememek, ailesi tarafından bir davranışıyla dalga geçilmesi, kompozisyon dersinde arkadaşlarıyla kıyaslanmak, öğretmen tarafından azarlanmak, arkadaşları tarafından oyuna alınmamak gibi birçok durum travmatize edici olabilir. Küçük düştüğü veya aşağılandığı durumlar karşısında hissedilen utanç duygusu, etkisini uzun yıllar devam ettirebilir. Tekrar benzer bir durumda olmak ve utanç duymaya dair korku yaşayabilir. Bazen sadece bu gibi olayları çevresinde gözlemlemek de, benzer şekilde davranışlara maruz kalacağına dair korku geliştirebilir. Dolayısıyla, çocuğun yaşadığı yoğun korkuların verdiği rahatsızlık sebebiyle anılarını unutmak için bastırmaya veya yok saymaya çalıştığı da görülebilir. Bazen bu nedenle, anımsandığında halen rahatsızlık hissettiren çocukluk anıları bulunabileceği gibi, bu anılar hatırlanmayabilirler de.

Olumsuz yaşantılar, beynin bilgi işleme sürecinden geçemediklerinden sıkışmış şekilde kalırlar. Örneğin; bir anısında okuma bayramında okuyacağı şiiri unutarak utanmış ve beceriksiz olduğunu düşünmüş bir çocuğun başka anılarında da arkadaşları tarafından dışlandığı durumlar olabilir. Bu gibi olumsuz yaşantılarla birlikte; zayıf, aşağı veya beceriksiz olduğuna dair inançlar geliştirilebilir. Benzer durumlara karşı hassasiyet kazanan kişinin, gündelik hayatındaki sıradan olaylarda veya durumlarda bile tetiklendiği görülür. Hatta sadece olumsuz değerlendirileceğine dair düşünceler, gerçekleşmemiş olaylar üzerinden bile, zihne getirilebilir.

EMDR Terapi sürecinde, olumsuz yaşantıların rahatsızlık veren etkileri ortadan kaldırılarak duyarsızlaşma sağlanır. Kişinin kendisine dair olumsuz inançlarının yerine, olumlu ve yaşama uyum sağlayacağı inançlar geliştirmesi amaçlanır. Bu yolla, kişinin kendisine dair algısı değiştiği gibi çevredekiler üzerinde bıraktığı izlenime dair bakış açısı da değişir. Kendisini; olduğu haliyle yeterli ve kabul edilebilir düzeyde algıladıkça, kaygısını yönettiğinden dengeli bir duygu durumuna kavuşur.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sosyal Kaygı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Filiz KOÇAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Filiz KOÇAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Filiz KOÇAK Fotoğraf
Uzm.Psk.Filiz KOÇAK
İstanbul
Uzman Psikolog
Psikoterapist / Sertifikalı EMDR Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Filiz KOÇAK'ın Yazıları
► Sosyal Kaygı Psk.Senem ÇOPUR
► Sosyal Kaygı ile Baş Etmek Psk.Nazlıcan BALABAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,963 uzman makalesi arasında 'Sosyal Kaygı' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sınav Kaygısı Kasım 2018
► Panik Atak Kasım 2018
◊ Kısa Notlar Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:59
Top