2007'den Bugüne 73,924 Tavsiye, 24,489 Uzman ve 16,736 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Barsak Kanseri ile İlgili Sorular ve Yanıtlar
MAKALE #2052 © Yazan Prof.Dr.Zeynel MUNGAN | Yayın Aralık 2008 | 10,664 Okuyucu
Barsak kanseri denildiğinde öncelikle aklımıza gelen kolon kanseri, yani kalın barsak kanseridir. Barsakların diğer bölgelerinin, yani ince barsakların kanserleri kolona göre çok seyrek olduğundan, barsak kanseri denildiğinde öncelikle kolonların kanseri akla gelmektedir. Barsakların iç tabasındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması barsak tümörünün gelişmesine neden olur. Barsağın iyi huylu tümörlerine polip denilmektedir. Kötü huylu hale döndüğünde ise kanserden bahsedilir. Polipler çevre dokulara yayılmaz ve kolonoskopi ile polipektomi denilen yöntem ile kolaylıkla çıkarılır. Barsak kanserleri genelde poliplerden gelişir. Bu nedenle polipler erkenden çıkarılmaz ise zamanla kansere dönüşme olasılıkları yüksektir. Kanser erken dönemde tedavi edilmez ise o zaman da kanser hücrelerinin karaciğer, akciğer ve kemik gibi başka organlara yayılması olağandır. Kanser hücrelerinin başka organlara yayılmasına metastaz diyoruz. Barsak kanseri tüm toplumlarda sık görülmektedir ve görülme sıklığı da toplumların sosyo-ekonomik seviyelerindeki yükselmeye parelel bir artış göstermektedir. Batı ülkelerindeki sıklığı Asya ve Afrika ülkelerine oranla daha fazladır. Toplumların batı tarzı beslenmeye geçmeleri barsak kanseri sıklığını arttırmaktadır. Kanserler içinde kolon kanserinin görülme sıklığı erkeklerde üçüncü, kadınlarda ise dördüncü sıradadır.


Barsak kanserinin sebepleri biliniyor mu ?

Her hasta için kesin bilinmemektedir. Ancak barsak kanserini kolaylaştırıcı bazı faktörlerin varlığı bilinmektedir. Bunlar içinde belki de en önemlisi genetik yatkınlıktır. Kişinin birinci derece akrabasında kolon kanseri bulunması en önemli risk faktörüdür. Şişmanlık, fazla yağlı beslenme, kişide daha önce kolonda polip tespit edilmiş olması veya ülseratif kolit, Crohn hastalığı denilen müzmin ülserli bir barsak hastalıklarının bulunması barsak kanseri gelişmesi için risk faktörleridir. Genetik yatkınlık dışındaki faktörlerin kontrolü elimizdedir. Ancak genetik yatkınlığı olan kişilerde kanserin engellenmesi kanser gelişmeden, kanser öncesi lezyonun, genelikle bu poliptir, ortadan kaldırılması ile olabilir.

Barsak kanseri ile diyet arasında ilişki varmıdır ?

Batı tipi beslenme barsak kanseri riski arttırmaktadır. Burada en önemli faktör fazla yağlı besinlerle ilişkilidir. Buna karşın taze sebze ve meyve ile beslenme, kepeği ayrılmamış hububatlar ile yapılmış ekmekler ve kalsiyum ise riski azaltmaktadır.

Ülseratif koliti veya Crohn hastalığı olan her hasta barsak kanseri olur mu ?

Hayır. Ülseratif kolit yada buna benzeyen Crohn hastalığının kalın barsakları tuttuğu durumda barsak kanseri gelişme riski normal kişilere göre artmıştır. Ancak bu risk hastalık süresi uzadıkça, barsakta tutulan alan arttıkça, hasta tedavisiz kalır ise ve sklerozan kolanjit denilen bir hastalığın birlikte olduğu durumlarda daha çok artmaktadır. Sklerozan kolanjit safra yollarının iltihabi bir hastalığıdır. Bu hastalık ülseratif kolit veya Crohn hastalığı olan kişilerde daha sık görülmektedir. Bu durumun bilinmesi ile hastalar belli bir program dahilinde takip edilir ise risk azaltılabilir ve kanser gelişecek olsa bile çok erken dönemde tespit edilebilir. Takip belirli aralıklar ile kolonoskopi yapılması ve barsaklardan çok sayıda biyopsilerin alınması ile mümkün olabilir.


Barsak kanserinin belirtileri nelerdir ?

Birçok belirti olabilir ancak bunların hiçbiri barsak kanserine özgün değildir. Başka hastalıklarda da görülebilirler. Bunlar kansızlık belirtileri (halsizlik, solukluk, çarpıntı, çabuk yorulma), tuvalet alışkanlığında değişme (yeni ortaya çıkan inatçı ishal veya kabızlık), dışkının şeklinde değişme, dışkıda kırmızı ya da koyu renkli kan varlığı, kilo kaybı, karın ağrısı, şişkinlik ve barsak tıkanıklığı olabilir.

Teşhis için hangi testler kullanılabilir ?

İlaçlı barsak filmi ve kolonoskopi başlıca teşhis yöntemleridir. İlaçlı barsak filmi duyarlılığının düşük olması, biyopsi alma ve polip çıkarma imkanı vermemesi nedeni ile günümüzde fazla kullanılmamaktadır. Son yıllarda tomografi ile yapılan ve sanal denilen kolonoskopi de teşhiste kullanılmaktadır. Bu yöntemin kanseri tespit etmedeki duyarlılığı yüksektir, fakat küçük polipleri göstermekte duyarlılığı düşüktür. Fakat sanal kolonoskopi var ise bunun çevre dokulara yayılımı olup olmadığını gösterme açısından da yararlı olabilir. Ancak kanser kuşkusu olur ise biyopsi almak için veya polip var ise bunun çıkarılması için tekrar klasik kolonoskopiye ihtiyaç olabilir. Bu nedenler ile günümüzde en duyarlı yöntem olarak kolonoskopi tercih edilmektedir. Bu yöntemlerin uygulanmasının mümkün olmadığı ya da bir tarama testi olarak kullanılacak ise dışkıda gizli kan bakmak mümkün olabilir. Dışkıda gizli kan varlığı kanser için özgün bir yöntem değildir, çünkü pozitifliği barsakta kanamaya neden olan bir durumun varlığını gösterir, kanseri göstermez, ancak pozitif olduğunda kolonların detaylı tetkiki gerekli olur.

Kolon kanseri gelişimi engellenebilir mi ?

Maalesef günümüzde barsak kanseri gelişimi yatkınlığı olan kişide bu yatkınlık ortadan kaldırılamaz. Ancak kanser için risk faktörleri bilinir ve bunlara göre hastalar takip edilir ise kanserin gelişimi engellenebilir. Barsak kanserlerinin çoğu poliplerden geliştiği için polipler tespit edildiğinde bunların çıkarılması kanser gelişimini engeller. Ayrıca ailede barsak kanseri varlığı, hastanın daha önce barsak kanseri ya da polip tedavisi görmüş olması, ülseratif kolitinin varlığı bilinir ise bu hastalar belli aralıklar ile kolonoskopi ile kontrol edilerek barsak kanseri gelişimi kontrol altına alınabilir.


Kontrol için kolonoskopi ne zaman hangi sıklıkla yapılmalı ?

Barsak şikayeti olmayan bir kişinin birinci derecede akrabasında kolon kanseri yada polibi yok ise 50 yaşında kontrol kolonoskopisi yaptırması tavsiye edilir. Bu kolonoskopide barsaklar normal bulunur ise 10 yıl ara ile kolonoskopi yaptırmak yeterlidir. 50 yaş civarında yapılan ilk kolonoskopide polip tespit edilir ise bir sonraki kolonoskopi zamanı polip sayısına ve poliplerin büyüklüğüne göre değişiklik gösterir. Bu süre 1, 3 veya 5 yıl olabilir.

Altmış yaşından büyük birinci derecede bir akrabasında kolon kanseri olan kişi ilk kolonoskopisini 40 yaşında yaptırmalı sonra normal riskli hastalar gibi takip edilmelidir. Kolon kanseri olan birinci derecede akraba 60 yaşından genç veya birden fazla akrabada kolon kanseri var ise kolonoskopi yaşı kanser görülen en geç akrabanın yaşından 10 yaş önce veya 40 yaşında (hangisi önce ise) yapılmalı sonra kolonoskopi 5 yıl ara ile tekrarlanmalıdır.

Elli yaşından önce jinekolojik kanseri olan kişilerde de kolon kanseri riski artmıştır. Bu hastalar 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmalıdır.

Kolon kanseri nasıl tedavi edilir ?

Kanser teşhisi konulduktan sonra istisnai durumlar dışında tedavi cerrahidir ? Ameliyatta tümörlü bölge kenarlarındaki belli bir orandaki sağlan bölge ile birlikte çıkarılır ve açıkta kalan iki barsak kısmı ucuca dikilir. Hastalığın barsağı tuttuğu bölge ve hastalığın yaygınlığına göre tedaviye kemoterapi ve bazen de radyoterapi (ışın tedavisi) ilave etmek gerekir. Erken dönemdeki bir kanserde cerrahi tedavi tek başına yeterli olur.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Barsak Kanseri ile İlgili Sorular ve Yanıtlar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Zeynel MUNGAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Zeynel MUNGAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Zeynel MUNGAN Fotoğraf
Prof.Dr.Zeynel MUNGAN
İstanbul
Doktor "Gastroenteroloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Zeynel MUNGAN'ın Makaleleri
► Emzirme ile İlgili Sorular ve Cevapları Doç.Op.Dr.İlker GÜNYELİ
► Safra Kesesi Taşları ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları ÇOK OKUNUYOR Yrd.Doç.Op.Dr. Alaattin ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,736 uzman makalesi arasında 'Barsak Kanseri ile İlgili Sorular ve Yanıtlar' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:03
Top