2007'den Bugüne 81,100 Tavsiye, 25,797 Uzman ve 18,056 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ergenlik Psikolojisi
MAKALE #20610 © Yazan Psk.Günay BAYDAROĞULLARI | Yayın Haziran 2019 | 209 Okuyucu
Ergenlik dönemi çocukluk döneminin sonrasında ve genç yetişkinlik döneminin öncesinde yer alan ve genellikle 12- 20 yaş arasını kapsayan bir dönemdir ve insan vücudunda bu dönemde birçok fiziksel ve bilişsel değişim görülür. Hormonların tavan yaptığı vücudun hızla büyüdüğü bu dönemde bireyler şiddetli duygu durum değişimleri yaşarlar. Cinsel yönelimlerine bağlı olarak karşı cinse/ hemcinse cinsel ilgi duymaya başlarlar. Ergen bireyler için arkadaş ilişkileri ve yaşıtlarının kendilerini nasıl gördüğü çok önemlidir. Kendi kimliklerini ve dünyadaki yerlerini bulmaya çalışırlar. Hayata daha farklı bakmaya, hayatı sorgulamaya ve felsefi düşünmeye başlarlar. Aile arka plana düşer, arkadaş ilişkileri büyük önem kazanır ve ergenler ailelerine, çevrelerine hayata karşı isyan içinde hissederler. Bir yandan büyük fiziksel değişimler geçirirken bir yandan da hayatı anlamaya çalışmakta olan ergen bireylerle iletişim kurmak anne babalar için oldukça zor olabilmektedir ve aileler de evlatlarının bu değişimleriyle başa çıkmakta zorlanabilirler. Ancak bu dönemin ergenler için de oldukça sancılı bir dönem olduğunu unutmamak ve yaşanan değişimlerin sebeplerini anlayarak doğru iletişim kurma yollarını bilmek ailelerin hayatını oldukça kolaylaştıracaktır.
Hormonal Değişimler
Ergenlik dönemi henüz başlamadan vücut büyüme hormonu (GH) ve troksin hormonlarını salgılamaya başlar. Bu iki hormonun salgılanması vücuttaki hızlı büyümeyi ve kemiklerdeki hızlı gelişimi sağlar. Bu dönemde salgılanmaya başlayan diğer hormonlar ise östrojen ve androjendir. Östrojen kadınlarda ağırlıklı olmakla birlikte erkeklerde de değişen miktarlarda bulunur. Androjen de erkeklerde yoğunlukla bulunmakla birlikte kadınlarda da değişen oranlarda bulunabilir. Bu hormonlar cinsiyet hormonlarıdır ve ergenlikle birlikte cinsel organların gelişmesini ve cinsel olgunluğun yerleşmesini sağlar. Sözkonusu cinsel organların gelişimi sonucunda kızlar ilk kez yumurta üretir ve adet görmeye başlar erkekler ise meni üretebilir hale gelir.
Beyin Gelişmi
Adölesan dönemin getirdiği fiziksel değişimlere beyinde de birçok değişim ve gelişim eşlik eder. Bu gelişimler sonucunda ergenlikteki bireyler zamanla sorun çözebilme, karar verebilme, muhakeme yeteneği gibi birçok yönetici bilişsel işlev kazanır. Bu gelişimlerle birlikte beyindeki nöronlar pozitif veya negatif her türlü uyarıcıya karşı daha güçlü tepkiler vermeye başlar. Yani stresli bir durumda bir yetişkine göre daha endişeli ve sinirli olurken mutluluk verici bir olayda daha keyifli ve mutlu olabilirler. Ancak şunu unutmamak gerekir ki ergenlerin bilişsel kontrol sistemleri gelişimini ergenliğin sonuna kadar tamamlamaz bu yüzden yoğun duygu ve dürtülerle başa çıkmakta zorlanmaları normaldir. Ergenlikteki bireylerin sergilediği riskli ve sorumsuz davranışlar da genellikle bundan ötürüdür. Ayrıca ergenlerin aileye karşı çıkma, yetişkinliğini kabul ettirmeye çalışma, hızlı duygu durum değişimleri yaşama, sinirlilik halinde olmaları da yine bu hormonal değişimlerden kaynaklanmaktadır ve aileler otoritelerini ezici bir biçimde kabul ettirmeye çalışmak yerine anlaşarak çözüm üretmelidir yoksa ergen bireyler otorite boşluğu buldukları durumlarda yine kendi bildiklerini yapabilirler. Ergenlik gençler için kendi kimliklerini oluşturmaya başladıkları fırtınalı bir serüvendir bu sebeple ailelerin bu dönemde çocuklarına rehberlik etmeleri, onlarla devamlı iletişimde olmaları, empati kurarak onları yargılamamaları ve çocuklarının kişilik gelişimine saygı duymaları çok önemlidir.
Ergenlikle birlikte hızla artan bilişsel gelişimler ergen bireylerin dünyayı ve kendilerini çok daha dramatik algılamalarına neden olur. Sıklıkla başkalarının kendilerini nasıl gördüğü, kendileriyle ilgili ne düşündüğü üzerine düşüne ergenler kendilerine bir nevi hayali izleyici oluşturur. Etrafta kimse onu izlemiyorken bile herkesin kendisine baktığını düşünür ve hisseder. Bu kendine yönelik derin farkındalık ergenlerin saatlerce aynaya bakmasına ve dışarıdan gelen eleştirilere karşı fazlaca hassas olmasına sebep olur. Kendilerini eşsiz ve özel gören ergen bireyler herkesin kendilerini aynı önemde gördüğüne inanırlar. Bu yüzden ergen bir birey için öğretmeninden veya ailesinden gelen herhangi bir eleştiri fazlasıyla küçük düşürücü olabilir.
Fiziksel Değişimler ve Psikolojik Etkileri
Genellikle kızlarda 11-13 yaş arasında başlangıç gösterirken erkeklerde 13- 15 yaş arasında başlar. Ergenlik yani adölesan dönemde gözlemlenebilir ilk değişiklikler hızlı kilo alımları, hızlı boy atma, vücutta tüylenme, yüzde yağlanma ve sivilcelenme olarak ortaya çıkar. Bu hızlı ve oransız büyümeden dolayı gençlerde sakarlık, vücuttaki değişimlere uyum sağlayamama, sık sık aynaya bakma, bedeninden utanma gibi etkiler görülebilir. Kız çocukları göğüsleri belirginleşmeye başlarken genellikle bu durumdan utanç duyar ve göğüslerini saklamak için kambur durma, bol kıyafetler girme, fiziksel aktivitelerden kaçınma gibi davranışlarda bulunabilirler. Ergenliğe yaşıtlarından daha erken veya geç girmesi de kendilerini dışlanmış hissetmelerine sebep olabilir. Yaşıtlarından büyük gözüken, erken ergenliğe girmiş bireyler kendilerini baskı altında hissederek yaşça büyük kişilerle arkadaş olmaya çalışabilirler. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus ailelerin çocuklarının arkadaşlarını iyi bilmesidir çünkü ergenlik dönemi birçok insan için sigara, alkol ve uyuşturucu gibi yetişkinliği temsil eden maddelerin tüketilmesi, denenmesi demektir.
Gençler televizyonlarda, dergilerde gördükleri modellerle veya çevresindeki insanlarla kendilerini karşılaştırarak vücutlarıyla ilgili pozitif veya negatif bir izlenim oluşturabilir ve bu izlenimler özgüvenlerini fazlasıyla etkiler. Yani bedenini güzellik yargılarına uygun bulmayan ergen birey düşük benlik saygısına sahip olur. Bu noktada çocuklarınızın dış görünüşleriyle ilgili ne kadar hassas olduklarını lütfen unutmayın. Çoğu ergen bedenlerinin ve yüzlerinin yeni haline alışamayarak kendilerini fazlasıyla eleştirir bu yüzden çocuğunuza her zaman olduğu gibi bu süreçte de destek olun. Vücut bir büyüme ve gelişme sürecine girdiği için gençlerin yediği yemek miktarı fazlasıyla artar. Sağlıklı beslendikleri ve hareket ettikleri sürece çok yemeleri gençler için sakıncalı değildir.
Değişimlere ayak uydurabilmek için değişimlerin bizleri nasıl etkileyebileceğini bilmek oldukça önemlidir. Gençler ders kitaplarında teorik bilgiler kazansa bile ailelerin çocuklarını ergenliğe girmeden önce ergenlik sürecinde yaşayacakları değişimlerle ilgili bilgilendirmeleri önemlidir. Regl olacaklarını bilmeyen kızlar ilk kez regl olduklarında büyük bir şoka girebilmektedir ve doğru bilgilendirilmedikleri taktirde kendilerini utanmış, kirli ve güçsüz hissedebilirler. Aynı şekilde ergenlikle ilgili bilgileri çevreden veya internetten öğrenen erkek çocukları da sakıncalı şeyler öğrenebilirler. Bu dönemde anne veya babanın çocuğuyla direk iletişim kurarak bunları açıklaması çok önemlidir yoksa internetten öğrendikleri yanlış bilgilerle akılları karışabilir veya korkabilirler.
Olası Psikolojik Problemler
Ergenlik döneminde fiziksel görünümleriyle barışamayan bazı gençler özellikle de genç kızlar yeme bozuklukları yaşayabilirler. Bu bozukluklar anoreksiya, bulimia ve tıkanırcasına yeme bozukluğu olarak sıralanabilir. Anoreksiyaya sahip bireyler ne kadar zayıflasalar da kendilerini zayıf göremez dolayısıyla da kendilerini aç bırakmaya devam ederler. Bulimia ise tıkanırcasına yedikten sonra bireylerin kendilerini kusturması olarak tanımlanabilir. Tıkanırcasına yeme bozukluğu ise duygusal problemlerini yemek yiyerek bastırmaya çalışan ve yemek yerken ne yediğinin ne kadar hızlı yediğinin ve ne kadar yediğinin farkına varamama aşırı doygun hissedene kadar yeme olarak tanımlanabilir. Çocuğunuzda bu durumlardan biri olduğuna inanıyorsanız en kısa zamanda bir uzman ile görüşmelisiniz.
Ergenler arasında en sık rastlanan psikolojik rahatsızlık depresyondur ve ergenlerin yaklaşık %20 ila %50’sinde zaman zaman mutsuzluk, hüsran, umutsuzluk iştahsızlık gibi depresyon belirtileri görülür ancak bu belirtiler genellikle hormon değişimlerinden kaynaklanmaktadır ve uzun süreli değildir. Endişe verici olan ergenlerin %15 ile %20’sinde görülen ve uzun süreler devam edebilen majör depresyondur. Aileler çocuklarıyla ilgili olağandışı ve endişe verici olduklarını düşündükleri durumlar gözlemlerse okul psikolojik danışmanına veya bir psikoloğa başvurmalıdır. Çünkü ergenlikteki duygusal dalgalanmalarla karıştırılarak tedavi edilmeyen depresyon gelişmekte olan bireylerde büyük etkiler yaratabilmektedir.
İntihar 14 yaş ve sonrasında yani ergenlikte oldukça yaygın görülen bir durumdur ve depresyon, yoksulluk, akademik başarısızlıklar, alkol ve uyuşturucu kullanımı intihar düşüncelerini tetikleyebilen etmenlerdir. İntihara meyilli gençler genellikle iki gruba ayrılır. Birincisi genellikle zeki ancak kimsesiz hayatta önemli gördüğü insanların beklentilerini yerine getirememiş içe kapanık gençlerdir. İkincisi ise anti sosyal davranışlar gösteren, mutsuzluğunu zorbalık, kavga, hırsızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi yollarla gidermeye çalışan gençlerdir. Bu gençler çevrelerine karşı yıkıcı olurken sinir ve hayal kırıklarını içlerine atarlar. İntihara meyilli gençlerin genellikle ailesinde duygu durum bozukluğu, kronik depresyon ve intihar gibi psikolojik rahatsızlıklara rastlanır. Ayrıca boşanmalar, şiddetli ekonomik sıkıntılar, taciz gibi stres yüklü durumlar intihar ihtimalini arttıran durumlardır. Bir ergenin intiharı depresyondaki diğer ergenlerin intihar etme ihtimalini arttırmaktadır. Eğer aşağıdaki belirtilerden birkaçını çocuğunuzda gözlemliyorsanız ya da çocuğunuzun çevresinden/okulundan birinin intihar ettiğini öğrendiyseniz en kısa sürede bir uzmana başvurmalısınız.
Sorunlu ilişkileri düzeltmeye çalışma ve değerli gördüğü eşyalarını başkalarına verme
Aile ve arkadaşlarla dolaylı olarak vedalaşma (Belki bir daha görüşemeyiz ben ölmüş olurum, Ölmüş olmayı dilerdim, Artık yaşamak istemiyorum)
Enerjide aşırı azalma, bitkinlik
Sosyalleşmek istememe, aile ve arkadaş çevrelerinden kendini çekme
Üzüntüyle birlikte artık umursamıyor olma hali
Dış görünüşe ve kişisel bakıma önem verilmemesi
Uykuda aşırı azalma veya artma
Konsantre olamama ve kolaylıkla dikkatin dağılması

Doğru İletişim Yöntemleri
Yaşanan Sorun Çözüm Önerisi
Eleştiriye karşı aşırı duyarlılık Başkalarının önünde çocuğunuzu eleştirmekten kaçının. Önemli bir durum var ise yüzyüze ve yalnızken konuşun.
Günlük hayatla ilgili kararlar alırken yaşanan zorluklar Çocuğunuz adına karar vermek yerine ona seçeneklerin artı-eksi yönlerini ve olası sonuçlarını göstererek ikna edici olmaya çalışın
Mükemmeliyetçilik ve eleştirellik Ergen bireyin büyük beklentilerine ve eleştirel yaklaşımlarına karşı sabırlı ve anlayışlı olaya çalışın. Gençlere toplumların ve insanların erdemlerin ve kusurların bir karışımı olduğunu ve kimsenin mükemmel olmadığını göstermeye çalışın.
Kendini eşsiz ve çok önemli görme Ergen bireyin kendine has karakterine saygı duyun ve uygun zamanlarda daha dengeli bir bakış açısına sahip olmaları için ergenlikte herkesin benzer hisler yaşadığını ve yaşadıklarının normal olduğunu hatırlatmaya çalışın
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlik Psikolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'nın Makaleleri
► Ergenlik Psikolojisi ve Problemleri Psk.Özlem DEMİRCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,056 uzman makalesi arasında 'Ergenlik Psikolojisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► İştahsız Çocuklar Eylül 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:30
Top