2007'den Bugüne 82,005 Tavsiye, 26,001 Uzman ve 18,205 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Yetişkinlerde Tükenmişlik Sendromu
MAKALE #20679 © Yazan Psk.Ezgi TANIL | Yayın Temmuz 2019 | 305 Okuyucu
Günümüzde pek çok yetişkin iş yaşamı ile ilgili sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunlar, kişilerde psikolojik bir tahribat yaratmakta ve hayattan aldıkları zevki azaltıp işlevselliklerini sınırlamaktadır.

Son zamanlarda medya, gazete vb. kanallar yoluyla ismini sık duyduğumuz “tükenmişlik” hissinin bu tür olumsuzlukların doğal bir sonucu olduğu söylenebilir. Tükenmişlik, yoğun ve kronik stres sebebiyle oluşan duygusal, zihinsel ve fiziksel bitkinlik durumudur. Bunun yanında, tükenmişlik sendromu sıklıkla insanlarla yüz yüze çalışan bireylerde görülen umutsuzluk, motivasyon kaybı, duygusal çökkünlük, hayatı yaşamaya değer bulmama gibi durumlarla karakterize psikolojik bir sorundur.

Tükenmişlik sendromuna yakalanmış bireyler çeşitli evrelerden geçerler. Tükenmiş sendromunun hangi evresinde olduğunuzu bilmek ve erken müdahale için alanda uzman bir kişiden psikolojik yardım almak son derece önemlidir. Tükenmişlik sendromuna sahip olma ile ilgili şüpheleriniz varsa aşağıdaki maddeleri dikkatle okuyunuz. Bu maddelerden iki veya daha fazlasına sahipseniz tükenmişlik sendromuna yakalanmış olabilirsiniz.

Evre 1: Stres Uyarımı

Bu evre kişilerin stres karşısında gösterdikler fizyolojik ve psikolojik tepkileri kapsar. Kişi stres altında olduğunun farkındadır fakat stresi oluşturan faktörleri azaltma yoluna gitmez. Bunun yerine, kendi gücünü olabildiğince zorlayarak stresi yenmeye çalışır. Üzerinde çalıştığı iş, ödev, proje vb. bir uğraş için kapasitesini aşacak şekilde uygun olmayan bir tempoda çalışır. Bu dönemde görülen tepkilerden bazıları şunlardır:

* Uykusuzluk
* Kalp-ririm sorunlaru
* Anksiyete
* Baş ağrısı
* Konsantrasyon güçlüğü
* Unutkanlık
* Bruksizm
* Mide problemleri
* Sinirlilik

Evre 2: Enerjiyi Koruma

Birinci evrenin giderek daha yorucu bir hale gelmesi ile kişi ikinci evreye geçiş yapar. İkinci evre ise kişinin stresi kompanse etme girişimidir. Kişi, ne kadar çaba harcarsa harcasın beklentileri tamamen karşılayamayacağını farkeder ve umudunu yitirmeye başlar. Duygusal çökkünlük içine girer. İkinci evrenin belirtileri şunlardır:

* Erteleme
* Düzenli olarak işe geç kalma
* Cinsel istekte azalma
* Sabahları yorgun hissetme
* Kafeinli, alkollü içecek tüketiminde artma
* Aşırı derecede mola / tatil ihtiyacı
* Kızgınlık
* Sosyal geri çekilme
* Sinizm
* Bitkinlik

Evre 3: Tükenme

Kişi, iş yaşamında karşı karşıya kaldığı zorluklarla mücadele etmesine karşın bunları değiştirememesi ile birlikte engellenmişlik duygusu yaşar.

* Kronik üzüntü veya depresyon
* Sosyal çevreden uzaklaşma isteği
* İntihar etme isteği
* Fiziksel bitkinlik
* Kronik baş ağrısı
* Zihinsel bitkinlik
* Kronik mide ve bağırsak problemleri

Stres ile tükenmişlik arasındaki farkı nasıl anlayabilirsiniz?

Tükenmişlik; sürekli devam eden yoğun stresin bir sonucu olabilir. Stres ise ,tek başına, bir çok fiziksel ve psikolojik baskı unsurunu içerir.

Stres

İşe aşırı bağlılık ile sonuçlanır.
Duygular aşırı derecede aktiftir.
Acelecilik ve hiperaktivite yaratır.
Enerji kaybına neden olur.
Anksiyete bozukluklarına sebep olur.
Öncelikli zararı fizikseldir.

Tükenmişlik

İş ile bağlılığın kesilmesiyle sonuçlanır.
Duygular küntleşmiştir.
Savunmasızlık ve umutsuzluk yaratır.
Motivasyon ideallerin kaybına neden olur.
Depresyona sebep olur.
Öncelikli zararı duygusaldır.
Hayatı yaşamaya değer görmemenize sebep olur.

Depresyon ile tükenmişlik arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz?

Tükenmişliğin tanımında da belirtildiği üzere, fazla iş yükü ve insanlarla yüz yüze çalışmak durumunda olunması nedeniyle görülen bir semptomdur. Hayatınızın merkezine alıp uğraştığınız tek işe yöneliktir. Buna karşın, depresyonun getirdiği negatif hisler hayatınızın tamamına yayılmıştır.

Tükenmişlik sendromunun meydana gelmesinin nedenleri nelerdir?

Tükenmişlik sendromunun nedenlerini iki alt başlıkta toplanılabilir:

1) Çalışma ortamına bağlı nedenler:

- Verilen işlerin aşırı yoğun ve zor olması
- İş ortamında motivasyon eksikliği
- İş ortamında sosyal ilişkilerin yetersizliği
- Denetimin ve geri bildirimin yeterli olmaması
- Yöneticilerin yeterince profesyonel olmamaları

2) Kişinin özelliklerine bağlı nedenler:

- Rol karmaşası yaşama
- Aşırı sorumluluk alma isteği
- Mükemmeliyetçi kişilik yapısı

Tükenmişlik sendromunun önemli bir sonucuda erteleme davranışıdır. Unutmayın; tükenmişlik sendromu yoğun bir erteleme davranışına neden olabilir.

Erteleme, yapılması gereken işi yapmaktan olabildiğince kaçınma davranışıdır. Genellikle bize keyif vermeyen, sıkıcı, üzerinde yoğun çalışmamızı gerektiren işleri erteleme eğilimi gösteririz. Bazen, öncelik sıralamamızda en acil olan işi yapmak yerine zamanımızı daha gereksiz işlere ayırırız.
Günlük yaşamda hepimiz zaman zaman erteleme davranışı gösteriyoruz. Hatta bazen erteleme kronikleşebiliyor ve yaşamımızın bir parçası haline gelebiliyor. Yapmamız gereken işi “son teslim tarihine” bakarak daha nasılsa daha çok var düşüncesi ile erteleyebildiğimiz kadar erteliyoruz. Bu esnada beynimizin mantıklı kararlardan sorumlu kısmı, haz ile ilgili olan kısma yenik düşüyor.

Nöropsikolojik bir çerçeveden baktığımızda; beynimizde çeşitli sinirsel yapıların oluşturduğu limbik sistem ve neokorteks erteleme davranışı ile yakından ilişkilidir. Erteleme davranışımızda rol oynayan nöronal sistemi biraz daha yakından incelersek;

1) Nucleus accumbens merkezi, limbik sistemin içindedir ve ödül merkezi olarak da isimlendirilir. Bu merkez, ödül, keyif ve bağımlılık gibi mekanizmaları yönetir.
2) Bir takım duygusal süreçleri işlemekten sorumlu olan Amigdala da limbik sistemin sinirsel yapılar topluluğuna dahildir. Amigdala, bir olay karşısında duygusal tepki oluşturmada primer role sahip kısımdır.
3) VTA yani ventral tegmentel alan beyinin doğal ödül devrelerinde önemli rol oynar.
4) Neokorteks ise beyin korteksinin bir kısmıdır. Bilinçli düşünme, karar verme, mantıksal kontrol gibi fonksiyonlardan sorumludur.

Limbik sistem ve neokorteks bizi nasıl erteleme davranışına sürüklüyor?
Eğer yapmanız gereken işin son teslim tarihi yakın değilse, bu işi bitirince sahip olacağınız olumlu kazanç da yakın değil demektir. Şimdi aşağıdaki durumları deneyimlediğinizi olduğunuzu hayal edin:
- Yıl sonuna kadar bitirmeniz gereken bir projeniz var. Bu proje için çalışıyorsunuz ancak karşılığını aylar sonra projeyi tamamladığınızda alabileceksiniz.
- Bir sınava hazırlanıyorsunuz ve bu hazırlanma aşamasında bir ödül kazanamayacağınızı, ancak birkaç ay sonra sınava girip sonucunu aldığınızda bunun sizin için bir ödül olabileceğini biliyorsunuz.
- İşle ilgili önemli bir rapor yazmanız ve yöneticinize teslim etmeniz gerekiyor. Bu raporu yazdığınızda terfi edileceksiniz. Raporun teslim tarihi 3 ay sonra. Yani şu an rapor üzerinde çalışmanızın karşılığını ancak 3 ay sonra teslim ettiğinizde alabileceksiniz.

Beynimiz, bizim bir iş üzerinde eğer karşılığında “hemen” haz alabileceksek çalışmamızı istiyor. , Üzerinde çalıştığımız projenin son teslim tarihine daha çok varsa limbik sistemimiz, şu an çalışsak bile yakın zamanda bir olumlu sonuç elde edemeyeceğimizi fark ediyor. Bu nedenle, hemen olumlu sonuç alamayacağı uzun vadeli işlere yatırım yapmaktan kaçınıyor. Yerine bir davranışı sergiledikten hemen sonra pozitif kazanç elde edebileceği işlere yöneliyor. Amigdala ise, kişinin yapması gereken işte başarısız olacağına, kötü, utanç verici sonuçlar alacağına dair bir korku duygusu geliştiriyor. Hatta bu korku bazen irrasyonel düzeyde olabiliyor. Limbik sistem bu şekilde çalışırken, neokorteks duruma yardımcı bir işlev gösteriyor. Erteleme davranışını “zararlılık” ile eşleştiriyor. Böylece ertelemememiz gerektiği, bunun bizim için zararlı olduğu ile ilgili uyarıyor. Ancak neokorteks, limbik sistem kadar köklü bir yapı değil. Bu nedenle bu uyarının etkisi de bizde davranışsal bir yaptırıma neden olmuyor. Timothy A. Pychyl’ye göre (Carleton Universitesi psikoloji profesörü), profrontal korteks beynin daha yüzeysel ve zayıf olan kısmıdır ve bu nedenle erteleme davranışına karar verme esnasında, limbik sistem neokortekse göre daha baskın konuma geçmektedir. Böylece mantıken ertelemememiz gerektiğini bilmemize rağmen erteleme davranışı sergileme eğilimi gösteriyoruz.

Hemen hepimiz erteliyoruz. Erteleme bizim doğamızda var. Bazılarımız, erteleme skalasında daha ileride veya geride olabilir. Son teslim tarihleri, yapılması gereken işler, ödevler, projeler… Hayatımızda her zaman ertelediğimiz ve erteleyeceğimiz işler olacaktır. Ancak yaşamınızda son teslim zamanlarından daha önemli anlar var. Ailenize vakit ayırmak, kendinizle ilgilenmek, spor yapmak, sağlığınıza dikkat etmek, hobilerinizle ilgilenmek, ilişkiniz için çabalamak, mutsuz eden şeyleri fark edip bitirmek, yeni hedefler için adım atmak….. Bunların herhangi bir son teslim tarihi yok. Kimse size yaşlı anneannenizi ziyaret etmeniz için son gün belirlemiyor veya çocuğunuzla oyun oynamak için son 2 gününüz demiyor. Yani burada aslında tüm o projelerde, ödevlerde yaşadığınız “yetiştirme telaşını” duymuyorsunuz. O yüzden de bir erteleme sınırınız olmuyor ve erteledikçe erteliyorsunuz. Hatta bir süre sonra ertelediğiniz şey her ne ise size “yapmanız gereken bir iş” gibi gelmemeye başlıyor. Unutuyor, hayatı kaçırıyorsunuz… Bu, son teslim tarihinin olduğu bir ödevi yapmayı ertelemenizden çok daha farklı. Burada bahsettiğim önemli yaşam olaylarını erteleme davranışının kronikleşmiş şekli. Genellikle içinizde yaşıyorsunuz, uzun vadeli üzülmenize ve pişmanlık duymanıza neden oluyor.

Hayatı ertelememek için kişisel sorumluluğunuzu almalı ve iç denetimli olmalısınız. Kendi yaşamınızda şu anda neleri erteme halinde olduğunuzu düşünmelisiniz. Boş bir kağıda bunların listesini çıkarabilirsiniz. Kendinize daha fazla zaman ayırmaya mı ihtiyacınız var? Eşinizle uzun zamandır sohbet etmediğinizi mi hatırladınız? Yoksa çocuğunuzla ne zamandır dışarı çıkıp eğlenmediğinizi mi? Bunları belirledikten sonra kendinize gerçekçi hedefler belirlemelisiniz. Bunları sadece yapmanız gereken görevler olarak biriktirmemeli ve kronik bir biçimde erteleyip unutmamalısınız. Tüm içtenliğinizle sadece yapmak istediğiniz için yapmalısınız. Ancak kişisel sorumluluğunuzu aldığınızda ve hayata karşı samimi bir tutum sergilediğinizde gerçekten ertelememek mümkün olabilir.

Kaynakça

Naktiyok, A., Karabey, N. C. (2005). İşkoliklik ve Tükenmişlik Sendromu. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 19 (2).

Ersoy, A., Utku, D. B. (2005). Konaklama İşletmeleri Muhasebe Müdürlerinde Tükenmişlik Sendromu-1. Muhasebe ve Finansman Dergisi, 28.

Smith, M., Segal, J., Segal, R. (2016). Preventing Burnout. Erişim Tarihi: 24 Şubat 2016. http://www.helpguide.org/articles/stress/preventing-burnout.htm

Yardımcı Doç Dr. Ercan Özmen – Tükenmişlik Sunumu.

From the Continuing Medical Education website of the Texas Medical Association
http://www.texmed.org/cme/phn/psb/burnout.asp
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yetişkinlerde Tükenmişlik Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ezgi TANIL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ezgi TANIL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ezgi TANIL Fotoğraf
Psk.Ezgi TANIL
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi12 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ezgi TANIL'ın Yazıları
► Tükenmişlik Sendromu Uzm.Psk.M.Enes İMERT
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Semra EVRİM
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Namık ACAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Dnş.Ferhan BIÇAKCILAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Senem ÇOPUR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Çağlar KARAMAN
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Yücel SÖZER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,205 uzman makalesi arasında 'Yetişkinlerde Tükenmişlik Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuk Sanat Terapisi Mayıs 2019
► Aşkın Nörobiyolojisi Ağustos 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:15
Top