2007'den Bugüne 81,932 Tavsiye, 25,988 Uzman ve 18,188 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Uyku Evreleri ve Dönemleri
MAKALE #20684 © Yazan Psk.Muhammed Erdinç TÜRK | Yayın Temmuz 2019 | 223 Okuyucu
Uyku; sağlıklı kişilerde özellikleri bakımından değişiklikler gösteren, algılamadan ve çevreye yanıt vermekten giderek uzaklaşmayla karakterize olan bedensel bir fonksiyondur (Pıçak vd., 2010). Daha kapsamlı bir tanıma göre tüm vücudu ilgilendiren etkileri olsa da temel olarak beyinin bir işlevi olan uyku; karmaşık, yüksek organizasyon gösteren, birçok iç ve dış faktörden etkilenen, belli dönemlerinde beyinin uyanıklık kadar aktif olduğu, geri dönüşümlü bir bilinçsizlik ve seçici yanıtsızlık özellikleri gösteren bir süreçtir (Öztürk, 2007). İnsan bedeninin sadece dinlenmesini değil, biyolojik döngünün sağlıklı olarak sürdürülebilmesini sağlayan uyku; biyolojik ritmin önemli bir parçasıdır ve bir günün yaklaşık üçte biri uykuda geçer (Kaymak vd., 2010). Ortalama insan ömrünün 75 yıl olduğu düşünülürse, bu sürenin 25 yılının uykuda geçtiği düşünüldüğünde uykunun insan hayatı için önemi açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle kaliteli uyku, büyük bir önem kazanmaktadır ve zihinsel, fiziksel sağlığımızı ve hayat kalitemizi korumada önemli bir destek rolündedir (Algın vd., 2016). Uyku gereksinimi ise yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, hastalık öyküsü, duygusal durum, yaşam biçimi alışkanlıkları gibi bireysel ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir (Pelin & Gözükırmızı, 2001; Türközü & Aksoydan, 2015).



Uyku araştırmaları incelendiğinde Eski Mısır’da, Antik Yunan’da, Eski Çin’de ve dini inançların etkisinde çeşitli uyku algıları mevcuttur ve 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan süreçte uykuyla ilgili bazı çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Gözlemlere dayanan bilgilerin bilimsel olarak değerlendirilmeye başlandığı 19. yüzyıl ise uyku araştırmalarının rönesansı olarak değerlendirilebilir ancak beynin uykudayken pasif bir durumda olduğu inancı 20. yüzyılda rem (Rapid Eye Movement) bulunana kadar sürmüştür (Gökçay & Arda, 2013). 1920 yılına kadar uyku ve uyanıklık hallerinin beyinde bulunan uyku ve uyanıklık merkezleriyle gerçekleştiği düşünülmüştür (Günce, 1968). 1929 yılından itibaren gerçekleştirilen elektroensefalografi (EEG) uygulamaları ise uykunun araştırılmasında dönüm noktası olmuştur ve bu çalışmalar sonucunda uykunun beş dönemi olduğu belirlenmiş ancak beşinci dönemin hızlı göz hareketlerinin eşlik ettiği REM dönemi olduğu daha sonra belirlenmiştir (Karadağ& Ursavaş, 2007; aktaran Şahin & Aşçıoğlu, 2013). Görüldüğü üzere bu çalışmalar uykunun periyodik olarak birbirini izleyen dönemlerden oluştuğunu göstermişlerdir. 1968 yılında Rechtschaffen ve arkadaşları; insanda uyku dönemlerinin standart terminoloji, teknik ve skorlama el kitabını hazırlamışlardır ve uyku dönemleri günümüzde bu prensipler temel alınarak belirlenmektedir (aktaran Şahin & Aşçıoğlu, 2013).


Uyku-uyanıklık siklusu; biyolojik ritme bağlı olarak oluşur ve oluşumunda 24 saat süren evrelerin tekrarlaması ile oluşan sirkadiyen ritm belirleyicidir (Köroğlu, 2014). Uyku ise eş zamanlı olarak gelişen bir dizi fizyolojik olay sonucunda oluşur ve uykunun başlatılıp sürdürülmesinde kortikal ve subkortikal birçok beyin bölgesi rol alır. Öncelikle ön hipotalamustaki döngüsel girdiler ve endojen kimyasal uyarılar ile hipotalamusta ventrolateral preoptik çekirdeğin (VLPO) uykuyu başlattığı bilinmektedir. (Şahin & Aşçıoğlu, 2013).


Uyku vurgulandığı üzere günlük yaşantımızı, fiziksel ve psikolojik sağlığımızı birçok açıdan etkileyen temel bir gereksinimdir. Kendi içinde evreleri olan aktif ve döngüsel bir süreçtir. Memelilerde uykuya geçişten sonraki süreç, belirli aralıklarla tekrar eden rem ve nonrem uykusu olmak üzere iki evreden oluşmaktadır (Kaymak vd., 2010; Köroğlu, 2014; Aydın & Özgen, 2001) ve bu evreler EEG ile ölçülen beyin elektrik aktivitesi, göz hareketleri ve kas tonusundaki değişiklikler değerlendirilerek tanımlanmıştır (Ertuğrul & Rezaki, 2004). Yani uyku yapısı homojen değildir ve bu evreler; elektrofizyolojik, davranışsal ve nöronal aktivite özellikleri temelinde; hızlı göz hareketini (rapid eye movement, REM) ve yavaş göz hareketini (nonrapid eye movement, nonrem) temel alır; rem uykusunda asetilkolin ve serotonin, nonrem uykusunda ise serotonin ve GABA önemli rol oynayan nörotrasmitterlerdir (Algın vd., 2016). Uykuyu oluşturan nonrem-rem döngüleri, beyin sapındaki mezopontin çekirdekler tarafından kontrol edilmektedir (Şahin & Aşçıoğlu, 2013).Uykunun bu evreleri gece boyunca dönüşümlü biçimde sürer; birisinin etkisi zayıflarken diğeri güçlenir.


Normal uyku süreci 4 adet nonrem ve bir adet rem olmak üzere 5 dönemden oluşmaktadır (Köroğlu, 2014). Bu dönemler incelendiğinde ise genellikle uyanık olunan başlangıç döneminden sonra nonrem uykusunun sırasıyla 1-2-3 ve 4. döneminin oluştuğu anlaşılmaktadır. 3. ve 4. dönem uyku, tek evre olarak da kabul edilebilmektedir (aktaran Kaymak vd., 2010; Köroğlu, 2014). Uykunun başlamasından yaklaşık 90 dakika sonra ise ilk rem döneminin meydana geldiği bilinmektedir ve uykunun başlangıcından ilk REM uykusunun sonuna kadar olan süre bir uyku siklusu olarak adlandırılmaktadır (Algın vd., 2016). Bu siklus kişiden kişiye 90–120 dakika arasında değişir ve nonrem&rem şeklindeki siklusu bir gecede 4-6 kez tekrarlanırken ilk rem dönemi genellikle daha kısadır ve yaklaşık 5–15 dakika sürer (Köroğlu, 2014; Şahin & Aşçıoğlu, 2013). Kişi uykuya ilk daldığında nonrem uykusunun ilk üç dönemi geçilerek rem uykusuna geçilir ve ilk nonrem uykusu 70-100 dakika kadar sürer ve bunun büyük bölümü 3. dönemde geçer (Pıçak vd., 2010). Süre açısından gecenin ilk yarısında nonrem, ikinci yarısında ise rem uykusu ağırlık kazanmaktadır. Yani ilk nonrem uykusu 70-100 dakika sürer ve bunun büyük bölümü evre 3’te geçer. Gece boyunca rem uykusunun süresi giderek uzar ve evre 3 denilen yavaş dalga uykusu (derin uyku) kısalırken sabaha karşı uyku, ağırlıklı olarak rem ve dönem 2 nonremden oluşur (Pıçak vd., 2010). Uyku içinde nonrem 1: %2-5, nonrem 2: %45-55, nonrem 3: %20-25, rem %20-25 şeklinde oranlara sahiptir (Algın vd., 2016).


Nonrem evre genel olarak yüzeysel (1. ve 2. aşama) ve derin uyku (3. ve 4. aşama) şeklinde ele alınabilmektedir. Nonrem dönemlerinin süreleri yaşa bağlı olarak farklılık gösterir ve çocuklar ile yaşlılar erişkinlere göre daha fazla nonrem 3. dönem uykusu uyurlar (aktaran Algın vd., 2016). Nonremde 1. dönem uyku; uyanıklık ve uyku arasında bir geçiş sürecidir; yatağa girdikten sonra evre 1’e kadar geçen süre uyku latansı olarak adlandırılmaktadır ve bu süre normalde 20 dakikaya kadar uzayabilmektedir (Kaymak vd., 2010). Uykunun ilk dönemi başlangıç evresidir, yarım ve yedi dakika arasında sürer (Köroğlu, 2014) ve kişi bu dönemde kolaylıkla uyanabilir. İkinci dönem ise hafif uyku evresidir yani bu evrede uyandırılan kişi uyanık olduğunu zanneder ancak çevrede olup bitenlerin farkında değildir (Güven, 2015).



3. ve 4. dönem ise yavaş dalga uykusu, delta uyku veya derin uyku olarak da adlandırılmaktadır. Yani dinlendirici uyku, nonrem 3. ve 4. dönemidir (Kaymak vd., 2010). Üçüncü evre orta dereceli uyku evresidir, bu evrede uyandırılan kişi uyuduğunun farkındadır. 3. dönemde kişinin uyandırılması oldukça zor olup tam uyanıklık haline gelmesi 5 dakika alabilir (Pıçak vd., 2010). Nonrem dönemlerinin sonuncusu olan 4. dönem ise en derin uyku evresidir; vücut metabolizması yavaşlar ve gece terörü, uykuda gezinme gibi bozukluklar bu dönemde gerçekleşir (Güven, 2015). Görüldüğü üzere kaliteli uyku, dinlenme ile ilgili süre bu dönem ile ilişkilidir.


Uykunun önemli bir bölümünü oluşturan nonrem evresi 1. ve 2. döneminin işlevleri halen bilinmemektedir ancak nonrem evresi 3. ve 4. dönemi olan derin uyku dönemi ise fiziksel dinlenmeyi sağlamaktadır ve bu dönemde kişiyi uyandırmak oldukça zordur (Algın vd., 2016; aktaran Şahin & Aşçıoğlu, 2013). Büyüme hormonu, hücre yenilenmesi ve onarımının da bu dönemde hızlandığı ileri sürülmektedir ayrıca bu süreçte vücut ısısında düşme, kalp hızında ve solunum sayısında azalma görülür ve bunlar düzenlidir ( aktaran Şahin & Aşçıoğlu, 2013).


Bu dönemlerin ardından rem uykusu başlar. İnsanda rem uykusu dönemleri 5-30 dakika kadar sürer, rem uyku dönemlerinin arası ise 90-120 dakika kadar olup rem uykusu gece boyunca 4-6 kez tekrarlanır ve tüm gece uykusunun %25’ini oluşturur (Şahin & Aşçıoğlu, 2013). REM dönemi rüyaların görüldüğü, düzensiz nefes alınan, gözlerin hızlıca hareket ettiği ve kalbin de daha hızlı attığı dönemdir. Rem uykusu ayrı dönemlere ayrılmamakla birlikte tonik ve fazik ögeler içermektedir; tonik ögeler göz kasları ve diyafram dışındaki iskelet kaslarında atoni ile karakterizeyken fazik ögeler ise düzensiz hızlı göz hareketleri ve kas seyirmeleri şeklinde kendini göstermektedir (Köroğlu, 2014; Kaymak vd., 2010). EEG etkinliğinin hızlı olduğu ve genellikle aktif düş görme ile birlikte oluşan uykuya rem uykusu, paradoksal uyku, desenkronize uyku da denir (Güven, 2015). Kişinin rem uykusu sırasında uyandırılması kolaydır. İlk REM uykusuna giriş süresi rem latansı olarak bilinmektedir; bu süre normalde 90 dakikadan uzundur ancak kısa rem latansı depresyon durumlarında veya yaşlılarda görülebilir (Şahin & Aşçıoğlu, 2013).



REM evresinde limbik sistem dışındaki beyin bölgeleri deaktivitedir; aktiviteye devam eden bu bölge özellikle amigdala, duygusal işlemleme sürecinde önemli rol oynar (akataran Güven, 2015). Rüyaların %80’i rem evresinde, %20’si nonrem evrede görülürken rem rüyaları daha kompleks ve garip, nonrem rüyaları daha gerçek öğeler içerir (Kaymak vd., 2010). Anımsanan rüyaların rem evresinde görüldüğü ve bu evrede uyanan birinin rüyalarını ayrıntılarıyla anlatabildiği bilinmektedir (Şahin & Aşçıoğlu, 2013) . Rüya, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden biri olup (Aydın & Sütçügil, 2001), rem evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel, işitsel ve duygusal yaşantılar olarak tanımlanabilir. Rüyaların uyku döngüsünde rem evreleri ile yakından ilişkili olduğundan söz edilse de, yapılan araştırmalar daha önce de vurgulandığı gibi nonrem evrelerinde de rüya görüldüğünü ancak rem evrelerine kıyasla daha az anımsandığına vurgu yapmaktadır (akataran Güven, 2015). Ayrıca rem uykusunun nöronlarda membran stabilizasyonunu sağladığı, türe has özelliklerin öğrenilmesini sağlayan genetik hafızanın programlanmasında rol oynadığı ve ruhsal dinlenmeyi sağlayan bir dönem olduğu düşünülmekle beraber farklı görüşler de mevcuttur (Şahin & Aşçıoğlu, 2013).


Algın, D. İ, Akdağ, G. & Erdinç, O. O. (2016). Kaliteli uyku ve uyku bozuklukları. Osmangazi Tıp Dergisi, 38 (1), 29-34.
Aydın, H. & Sütçügil, L. (2001). Uykuda bilişsel işlevler. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Dergisi, 2(2), 75-78.
Aydın, H. & Özgen, F. (2001). Uyku, yapısı ve işlevi. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Dergisi, 2(2), 79-85.
Ertuğrul, A. & Rezaki, M. (2004). Uykunun nörobiyolojisi ve bellek üzerine etkileri. Türk Psikiyatri Dergisi, 15(4), 300-308.
Gökçay, B. & Arda, B. (2013). Tıp tarihi açısından uyku ve uyku araştırmaları. Lokman Hekim Journal, 3(1), 70-78.
Günce, G. (1968). Uyku. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi 1(1-4), 195-199. Kasım 11, 2017 tarihinde https://editor.ankara.edu.tr/index.php/AUEBFD/article/view/1030/47 adresinden alınmıştır.
Güven, E. (2015). Rüyaların dili: psikolojide rüya çalışmaları. Türk Psikoloji Yazıları, 18 (36), 15-25. Kasım 8, 2017 tarihinde http://www.turkpsikolojiyazilari.com/PDF/TPY/36/02.pdf adresinden alınmıştır.
Kaymak, S. U., Peker, S., Cankurtaran, E. Ş & Soygür, A. H. (2010). Yaşlılarda uyku sorunları. Akademik Geriatri Dergisi. Kasım 11, 2017 tarihinde http://www.akadgeriatri.org/managete/fu_folder/2010-02/html/2010-2-2-061-070.htm adresinden alınmıştır.
Köroğlu, E. (2014). Psikonozoloji tanımlayıcı klinik psikiyatri. Ankara: Hekimler Yayın Birliği.
Mehmet Karadağ, Ahmet Ursavaş (2007). Dünyada ve Türkiye’de uyku çalışmaları. Akciğer Arşivi, 8, 62-4. Kasım 10, 2017 tarihinde http://www.turkiyeklinikleri.com/article/en-dunyada-ve-turkiyede-uyku-calismalari-54777.html adresinden alınmıştır.
Öztürk, L. (2007). Yanıtını arayan eski bir soru: niçin uyuruz? İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi, 70, 114-121. Kasım 11, 2017 tarihinde http://dergipark.gov.tr/iuitfd/issue/9276/115973 adresinden alınmıştır.
Pelin, Z. & Gözükırmızı, E. (2001). Uykunun ontogenetik özellikleri. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Dergisi, 2(2), 67-75.
Pıçak, R., İsmailoğulları, S., Mazıcıoğlu, M., Üstünbaş, H. B. & Aksu, M. (2010). Birinci basamakta uyku bozukluklarına yaklaşım ve öneriler. TJFMPC, 3, 12-22.
Şahin, L. & Aşçıoğlu, M. (2013). Uyku ve uykunun düzenlenmesi. Sağlık Bilimleri Dergisi, 22(1) 93-98.
Türközü, D. & Aksoydan, E. (2015). Uyku süresi ve kalitesinin beslenme ve vücut bileşimine etkisi. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, 24 (1), 10-19. Kasım 19, 2017 tarihinde http://dergipark.gov.tr/uploads/issuefiles/f6af/e8c4/c6e3/5911a08c46792.pdf adresinden alınmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Uyku Evreleri ve Dönemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Muhammed Erdinç TÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Muhammed Erdinç TÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Muhammed Erdinç TÜRK'ün Makaleleri
► Uyku ve Evreleri Psk.Filiz ÖMEROĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,188 uzman makalesi arasında 'Uyku Evreleri ve Dönemleri' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► 4 Ekolde Depresyon Temmuz 2019
► Sigara Bağımlılığı Aralık 2016
► Travma ve Yas Ekim 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:05
Top