2007'den Bugüne 81,932 Tavsiye, 25,988 Uzman ve 18,188 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
MAKALE #20702 © Yazan Psk.Rümeysa Selma KORKUT | Yayın Ağustos 2019 | 176 Okuyucu
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) çocukluk döneminde başlayan, yaşam boyu süren, etkilenen erişkinlerin akademik, sosyal ve iş yaşamlarındaki işlevsellikleri gibi birçok alanda günlük işlevselliği ciddi şekilde bozan, çocukluk çağında en sık görülen nöropsikiyatrik bir bozukluktur. DEHB’de temel sorun, kişinin belirli bir işle ilgilenirken o sırada, içinden gelen başka bir şey yapma isteğine engel olamamasıdır. DEHB tedavi edildiği zaman belirgin düzelme sağlanırken, tedavi edilmediğinde psikiyatrik ve sosyal sorunlara yol açar.
DEHB belirtileri çocuklukta (genellikle 3-6 yaş arasında) başlar ve çocukların yaklaşık %50'si ergenliğe ve yetişkinliğe bu şekilde devam eder. Genel toplumda DEHB yaygınlığı ise yaşla birlikte azalır( çocukluk döneminde %8, ergenlikte %6 ve erişkinlikte %4 civarındadır.)DEHB’in genetik ve çevresel faktörlerin kombinasyonunu içeren çok faktörlü bir etiyolojisi vardır. DEHB etiyolojisinin yaklaşık %80’i genetik faktörlerlerle bağlantılıdır. DEHB’in kalıtım yoluyla geçme oranı ise yaklaşık %76’dır. Çevresel faktörlerin, ikincil nedenler olarak payı olabilir. DEHB tanısı almış kişinin kardeşlerinde DEHB görülme riski % 32 civarındadır. Anne babasında DEHB olan çocuklarda ise bu risk % 57’lere çıkmaktadır. DEHB tanılı olguların yakın akrabalarında DEHB görülme riski % 10-35 arasında değişmektedir. İkiz çalışmalarında da DEHB’nun kalıtsal özelliği vurgulanmıştır. Tek yumurta ikizlerinde DEHB konkordansı % 50-84, çift yumurta ikizlerinde ise % 30-40 olarak bulunmuştur. Erkeklerde sıklığı kızlardan fazla olup, erkek/kız oranı 3-5/1 arasında bildirilmektedir. Kızlarda DEHB’nun daha çok dikkatsizlik ve bilişsel zorluklarla seyretmesi, dürtüsellik ve saldırgan davranış sorunlarının daha az olması nedeniyle, gözden kaçtığı ya da önemsenmediği de düşünülmektedir.
DEHB olan bireyler üç grupta incelenirler:
A. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Bileşik Tip
B. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Dikkatsizliğin Önde Geldiği Tip
C. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Hiperaktivite-Dürtüselliğin Önde Geldiği Tip
Dikkat Eksikliği Baskın Tip şöyledir: ayrıntılara dikkatini vermede çoğu zaman güçlük yaşaması, dikkati sürdürmede çoğu zaman güçlük olması, doğrudan kendisi ile konuşulduğunda çoğu zaman dinlemezmiş gibi gözükmesi, çoğu zaman yönergeleri izlemede ve bir görevi tamamlamada zorluk yaşaması, çoğu kez görevlerini ve etkinliklerini düzenlemede güçlük yaşaması, sıklıkla sürekli zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınması, görevler veya etkinlikler için gerekli şeyleri sıklıkla kaybetmesi, çoğu zaman dış uyaranlarla kolayca dikkatin dağılması, günlük etkinliklerde çoğu kez unutkan olmasıdır.
Hiperaktivite/Dürtüselliğin Baskın Olduğu Tip şöyledir: olduğu yerde kıpırdanması, oturması gerektiği halde oturamaması, çok fazla koşması ve/veya tırmanması, sessizce oyuna katılamaması, sürekli hareket halinde olması, çok fazla konuşması, çoğu zaman düşünmeden cevap vermesi, çoğu zaman sırasını bekleyememesi, sıklıkla araya girmesi veya söz kesmesidir.
Birleşik Tip ise yukarıda ki alt tiplerin belirtilerinin her ikisine de sahip olan tiptir.

DEHB klinik bir tanıdır. Klinisyenin tanıyı koyabilmesi için; belirtilerin 12 yaşından önce var olması ve en az iki ortamda (ev, iş, okul, vb.) var olması, belirtilerin sosyal, mesleki ve/veya akademik işlevlerin engellenmesi ve başka ruhsal bozukluğa bağlı olmaması,belirtilerin en az 6 ay süredir var olması gerekmektedir. Klinisyene, tanı araçları, ayrıntılı özgeçmiş ve soygeçmiş bilgisi alınması, anne-baba-çocuk görüşmesi, anne-baba görüşmesi, öğretmen ve okulun rehberlik birimleri, çocuğu iyi tanıyan yakın akraba gibi kaynaklardan alınan bilgiler ,klinik gözlem, fizik ve nörolojik muayene, davranış değerlendirme ölçekleri ve bilişsel testler tanı koyarken yardımcı olan işlemlerdir.Ayrıca sürecin oyun terapisi ile desteklenmesi oldukça faydalıdır.
DEHB tanısı almış bireylerin okul çağlarında ders başarısızlıkları, öğrenme güçlükleri, gerginlik, huzursuzluk, zayıf sosyal ilişkiler kurma,düşük kendilik algısı,depresif yakınmalar,antisosyal ve saldırgan davranışlar sergileme disiplin cezası alma, okuldan atılma, sınıfta kalma ve düşük eğitim düzeyi;erişkin dönemlerinde romantik ilişkilerde başarısızlık,fazla eş sayısı, cinsel yolla bulaşan hastalığa sık yakalanma, evlilik sorunları, boşanma, sık iş değiştirme,öfke konrolü sorunları işsiz kalma, gelir düzeyi düşüklüğü,plan yapma ve işleri düzene/sıraya koyma zorluğu (Randevuları unutma, projeleri bitirememe), konsantrasyon güçlüğü,sosyal yaşam ve kurallara uyum zorlukları ve bunlar sonucunda sıkça karşılaşılan adli sorunlar, trafik cezaları, riskli davranışlar,alkol ve madde kullanım gibi sorunlu yaşam olayları gözlenmiştir.
DEHB, işlevselliği birçok alanda etkilediğinden tedavisi de kapsamlı olmalıdır. DEHB’a karakterize olan davranışsal, bilişsel, sosyal ve ailesel alanlardaki sorunları çözmek tedavinin ilk hedefidir. İyi bir tedavi; ilaç,psikoeğitim,psikoterapi,psikososyal tedavileri ve davranış tedavilerini kapsar.Ancak DEHB'nin çekirdek semptomları üzerinde etkili olan tedavi, ilaç tedavileridir.Merkezi sinir sistemi uyarıcıları, antidepresanlar, antipsikotikler, anksiyolitikler, antikonvülzanlar, lityum, klonidin ve guanfasin gibi ilaçlar DEHB’nun tedavisinde kullanılan ilaçlardır. DEHB tedavisinde en önemli adım hastalık ile ilgili bilgilendirme yapılması yani psikoeğitim verilmesidir.Psikoeğitim sürecinde hem aile hem çocuk hem de öğretmen,anlayabilecekleri şekilde yakınmalar ve kullanılan tedaviler hakkında bilgilendirilir.Davranış Tedavisi ile dürtüselliğin kontrolü, daha uzun düşünerek harekete geçme ve motor hareketliliğin uygun bir biçimde gerçekleştirilmesi sağlanmaya çalışılır.Tedavi sonucu;belirtilerin kaybolması (%30),belirtilerin sürmesi (%40) ve gelişimsel bozulma (%30) şeklinde seyreder.
DEHB olan çocukların %50’sinde davranım bozukluğu, özellikle saldırganlık ve karşı gelme davranışı görülmektedir. Bu davranışlarla, normal çocuklara oranla DEHB’li çocuklarda 10 kat daha fazla karşılaşılabilmektedir. Sosyal geri çekilme, korku,depresyon,özel öğrenme güçlüğü,okuma güçlüğü, yazma ve matematik güçlüğünü görülebilmektedir. Uzun süreli devam eden aile içi çatışmalar ve diğer psikososyal stres faktörleri varlığında, bu ortamlarda yaşayan çocuklarda gözlenen dikkat ve hareketlilik sorunlarının ayırıcı tanısı zorlaşmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Rümeysa Selma KORKUT'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Rümeysa Selma KORKUT'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Rümeysa Selma KORKUT'un Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,188 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Berard Metodu Temmuz 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:03
Top