2007'den Bugüne 81,758 Tavsiye, 25,959 Uzman ve 18,160 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Terapist Tavsiye Verir mi? Terapist Sizde Neyi Dinler?
MAKALE #20719 © Yazan Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI | Yayın Ağustos 2019 | 177 Okuyucu
Öncelikle belirtmek gerekir ki, başlıkta kullanılan ve metinde kullanılacak olan “terapist” ifadesi, teorik olarak bazı yanlışlıklar içerse de, Türkçe içindeki gündelik kullanımları ve bu kullanımlarda çoğunlukla kastedilenler dikkate alınarak; “Psikolog” “Psikolojik Danışman” ve “Psikoterapist” unvanlarının hepsinin birden yerine, yani “Ruh Sağlığı Uzmanı” anlamında kullanılmıştır; tek bir ismin seçilmiş olması hem anlatım kolaylığı olması açısından hem de bir ruh sağlığı uzmanı hangi yaklaşımla çalışıyor olursa olsun, çalışması ve yaklaşımının terapötik teorilere dayanmasından kaynaklanmaktadır. Esasen kastedilen konsept, danışan-danışman ilişkisini içeren psikolojik yardım hizmetlerinin bütünüdür.

Tavsiyeyi herhangi biri herhangi bir şey hakkında verebilir, çünkü bir sorumluluk almamakta, kolayca kenara çekilebileceği bir pozisyondan konuşmaktadır. Tavsiye ucuzdur, hatta bir şair, İsmet Özel: “Tavsiye edenler, bedelini ödemeyenlerdir.” der tavsiye verenlere dair.

Tavsiye bütün yükü tavsiye edilen kişiye yükler, tavsiyeyi veren böylece mesuliyetten kendini beri kılmıştır.

Tavsiye bir ağrı kesicidir, sadece bir süreliğine ağrının hissedilmesini engeller ama ağrının kaynağı ile ilgisizdir.

Tavsiye çoğunlukla ciddi bir yaraya yapılan yara bandı tipi hızlı bir müdahale çabasıdır, yarayı iyileştirmez, sadece geçiştirir.

Çoğunlukla, karşımda oturan danışanıma, onun danışmanı olarak, ona tavsiye veremeyeceğime, bunun benim haddime olmadığına, onun kendi kararlarını verip kendi özgür iradesini kullanma hakkının önüne geçemeyeceğime vurgu yaptığımda; danışanımın o anki hüsranını yüzünden okuyabilirim. O an çaresiz ya da çıkışsız olduğunu hissetmektedir, ya da belki bizzat kendi vereceği kararların arkasında durup duramayacağından emin değildir, ne yapacağını ve yapabileceğini bilememekte ve bir kararsızlık halinin içerisindedir; uzun süredir yaşadığı ve mücadele ettiği sorunları onu bıktırmıştır artık ve çabuk/garanti bir çözüm getiren sihirli sözcükler istemektedir. Tüm bu duyguları orada apaçık öylece dururken tavsiye veremem ona, vermemeliyim, bir terapist tavsiye vermemelidir işte tam da bu yüzden. Terapistlerin ilk öğrendikleri becerilerinden biri, sonrasında hem kendileri hem de danışanları için belki de en zoru olacaktır. “Sessizce oturmak”. Nihayetinde, terapistiniz bir anlamda uzmanlaşmış, eğitimli bir dinleyicidir; bir tavsiye verme makinesi değil.

Tabii bunların hiçbiri terapistinizin size görüşmeleriniz boyunca sadece bakıp durduğu ve öylesine dinlediği anlamına gelmez. Herhangi bir terapist aktif olarak sizdeki tekrar eden, spesifik sinyalleri takip eder; ki sonrasında bunları zaman içinde diyaloglarınızı yapılandırmak ve size faydalı olacağı biçimiyle gidişatına rehberlik etmek için kullanacaktır da.

Şimdi, bir terapistin sizde, sizin anlattıklarınızda ve de suskunluklarınızda takip ettiği şeyleri, ana hatlarıyla üç bölümde ele almaya çalışacağım.

İlki, terapist sizin esasen ne istediğinizi duymak için dinler. İşte bilhassa da bu yüzden tavsiye danışmanlık sürecinde etkisiz kalır/kalacaktır; çünkü sizi esasen istediğiniz şey, varmak istediğiniz yere dair bir şey söyleyemez terapist, bunu sadece siz bilebilirsiniz. Nihayetinde, sorularınızın cevapları yine sizdedir; o cevaplar, belki beklentilerinizin, belki hayallerinizin, belki ümitlerinizin altında saklanmakta ve sizin onları orada bulmanızı beklemektedir. Terapistin sizin için işlevi bir anlamda Winnicott’un “Saklanmak bir eğlencedir, ancak hiç bulunamamak bir felakettir” derken belirttiği gibi, bu saklanbaç oyununuzun sizin için bir felakete dönüşmemesi için, sizinle, sizin oyununuzu sizin dilinizle oynaması ve size eşlik etmesi olacaktır.

İkincisi, terapist sizin üslubunuzu dinler. Çünkü söyledikleriniz değil, onları nasıl söylediğiniz, nasıl bir söyleyiş biçimini tercih ettiğiniz, sizi bulunduğunuz yere/hale vardırır. Bu yüzden terapist için sizin konuştuklarınız kadar konuşmanızın kendisi de önemlidir, hatta ifadeleriniz kadar seçtiğiniz kelimeler ve onları kullanırkenki beden diliniz. Basitçe anlatmak gerekirse, “keşke” ifadesini çok kullanmanız geçmişe ve geçmişteki olanlara odaklı olduğunuza, “belki” kelimesini sık tekrarlamanız kararsızlıklarınıza, “ya... yapsaydım” “ya... deseydim” ifadeleri belli durumlarda yaşadığınız stresin düzeyi hakkında terapistinize fikir verecektir, ki sizin söylediklerinizin bu açılardan da “işitildiğini” farketmeye başlamanız, aynı zamanda kendinize kulaklarınızı tıkadığınız şeyleri, kendinizde de duymaya başlamanız demek olacaktır. Çünkü artık “işitildiğinizi” ve hatta şu ana kadar sizde nelerin “işitilmediğini” ayırt etmeye başlayabilmişsinizdir, bunun yarattığı duygusal değişimler de elbette sürecinizin bir parçası olacak, hem de sizin için iyileştirici olacaktır. Ve tabii ki konuşmanızın/üslubunuzun bir açıdan en önemli kısmı: boşluklar ve sessizlikler. Karşınızda sizi yadırgamadan dinleyeceğine artık emin olduğunuz biri var, ve siz susuyorsunuz, zihninizde imgeler, düşünceler dolanıp duruyor, işitileceğinizi bildiğiniz için belki mükemmel hale getirmeden söylemek istemiyorsunuz onları, ya da belki içiniz o kadar ferah ki orada bulunuşunuza dair terapistinizle zaman zaman içinizden konuşmanın bile size getirisi olan kazanımlar elde ediyorsunuz. Terapist, bu boşlukları da aynı konuşmalarınız gibi dinler, ve sizin sessizliğinizle hemhal olur.

Üçüncüsü, terapist sizin gözlerinizi ve kulaklarınızı kapattığınız, görmek ya da duymak istemediğiniz, unuttuğunuz ya da belki arkasına saklandığınız duygularınızı dinler. Çünkü siz onların içinde, onlarlasınızdır, ancak duygularınız ile birarada göremezsiniz kendinizi, bir aynaya ihtiyacınız olacaktır, bir süreliğine.

Sözün özü, terapist bunları yapabilmek için tavsiye vermez. Sembolik olarak, bir terapist danışanının ellerinden tutar ve onun dünyasına onunla birlikte bir yürüyüşe çıkar. Yolu çizen danışanın kendisidir, terapist ise sadece refakat eder ona. Terapist ve danışan, ikisi birlikte, danışanın geçmişte takıldığı yerlere, eksiklik gördüğü yerlere, belki önemsemeyip hatırlamadıklarına, ayrılıklarına, travmalarına doğru bir yürüyüşe çıkarlar. Bu keşif, danışan tam anlamıyla kaybolana, kendi başına dönüş yolunu bulamayana kadar devam eder; çünkü bulmak ve bulunmak için önce kaybolmalıdır. O aşamada kafa karışıklıkları yaşayacaktır, yorgun hissedecek ve pes etmek isteyecektir; o ana kadar onun için işlevsel olmadığını bilmesine rağmen benzer şeyleri yinelemeye dair zorlantılar göstrecektir. Bu aşamada terapist, danışanına yolu bulmasını sağlayacak ekmek kırıntılarını gösterir; yani danışanın konuşmalarından işittiklerini ona geri verir ve sabırla danışanın çıkış ya da geri dönüş yolunu bulmasını bekler. Bazı sorular sorarak, ipuçlarına işaret ederek ona refakat eder; böylece danışan karmaşasının içinden çıkmasına yarayan aletleri kendisi yapabilecek, ya da elinde olanları tamir etme kabiliyetinin de kendinde olduğunu görmeye başlayabilecektir.

Bir sonraki seans bir öncekine, ilk seans üçüncüsüne ve ikincisine tıpatıp benzeyecektir, ta ki danışan kendi karmaşalarından çıkış yolunu kendi başına bulmayı öğrenecek kadar yol katedene kadar. Ve bulduğunda, bulduğu şeyin aradığı şey olduğundan emin olduğunda; işte orada terapi tamamlanmış demektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Terapist Tavsiye Verir mi? Terapist Sizde Neyi Dinler?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mustafa Burak ARABACI Fotoğraf
Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI
İzmir
Psikolojik Danışman
Aile Danışmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Mustafa Burak ARABACI'nın Makaleleri
► Ruh Sağlığım ve Terapist Dokunuşu Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
► İyi Bir Terapist Nasıl Bulurum? Psk.Kadir Burak SALİMOĞLU
► Terapi Nedir? Terapist Ne Yapar? ÇOK OKUNUYOR Uzm.Psk.Dila HOTLAR
► Terapist Bir Annenin Sütten Kesme Deneyimidir! Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Cinsellik Girmeyen Eve Cinsel Terapist Girer Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,160 uzman makalesi arasında 'Terapist Tavsiye Verir mi? Terapist Sizde Neyi Dinler?' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:40
Top