2007'den Bugüne 81,456 Tavsiye, 25,876 Uzman ve 18,112 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Panik Atak Sonsuza Dek Benimle mi?
MAKALE #20784 © Yazan Uzm.Hülya GÜMÜŞ | Yayın YENİ Eylül 2019
Panik Atak Sonsuza Dek Benimle Mi?



Panik atak yaşamış bir çok kişi bu soruyu sorar; "Panik atak sonsuza dek benimle birlikte mi olacak?" Atakların yaşandığı ilk dönemlerde yaşanan korku ile birlikte bu soru aslında bir kısır döngünün başlangıcı olur. Bu yazıda panik atağın ne olduğu ve tedavisi için öneriler bulunmaktadır.

Panik Atağı Tanıyalım


Anksiyete yani kaygı ve korku insanoğlunun varoluşundan beri onu koruyan, tehlikelere karşı uyaran normal bir duygudur. İnsan bir tehlike algıladığında normal olarak kaygı ve korku yaşar, hayatta kalmak için tedbir alır. Anksiyete bozuklukları ise bundan farklı olarak işlevselliği bozan bir grup ruhsal bozukluğa işaret eder. Anksiyete bozukluğu olan bireylerin kaygıları onların günlük yaşamlarını sürdürmelerini engellemektedir. Kişi bir tehlike algılamaktadır ancak tehlikenin boyutu ile hissedilen kaygı orantısızdır.
İnsan gerçekte bu kaygı sayesinde hayatta kalmaktadır, savaş ya da kaç tepkisi olarak adlandırılan davranış bir dış tehdit algısı karşısında insanın hayatta kalmak için sergilediği bir davranıştır.Konuyu şöyle açıklayabiliriz; ormanlık bir arazide gezintiye çıktınız, yürüyüş yapmak istiyorsunuz, yürüyüş sırasında karşıdan size doğru koşan yabani bir hayvan gördünüz, bu bir kurt olabilir. O anda vereceğiniz en eski en doğal tepki savaşmak ya da kaçmaktır. Vücudumuz biyolojik olarak o anda birçok değişim gerçekleştirir savaşmak için de kaçmak için de sizin ihtiyacınız olan tüm donanım biyolojik olarak ilk hissettiğiniz kaygı ve korku ile vücudunuza yüklenmeye başlar. Öncelikle bir enerjiye ihtiyacınız vardır, bu enerji için depolanmış yağ ve şeker kana karışır. Yine güçlü kaslara ihtiyacınız vardır, kan akımı beyine ve kaslara yönelir, düşünce ve hafıza keskinleşir. Kalbin atım sayısı artar, kan basıncı yükselir, bununla eş zamanlı olarak solunum sayısı artar, göz bebekleri büyür, sindirim yavaşlar, mide asidi artar. Tüm bunların önemli bir anlamı vardır hayatta kalabilmek için o anda savaşmalısınız ya da kaçmalısınız. Gerekli olan bütün enerji bütün kas gücüne biyolojik olarak hazırsınız.


Bu somut örnekte görüldüğü gibi insan hayatta kalmak için savaş ya da kaç tepkisi veriyor. Aynı şekilde sizi üzen canınızı sıkan bir olay yaşandı, eve haciz gelmesi, sevdiğinizden ayrılmış olmak, bir kayıp yaşamış olmak, hatta bu tablo bazı vakalarda belirgin bir olay ile başlamaz, kişi hayatında farklı zorluklarla karşılaşmaktadır, bunlar baskın, görünür şeyler değildir, ancak bir bardağı dolduran küçük damlalar gibi zamanla bir araya gelip artık dayanılmaz bir hal alan bu güçlükler içsel bir tepki geliştirmeye neden olur. Tıpkı ormanlık arazide size doğru koşan yabani bir hayvan gördüğünüzde verdiğiniz tepki gibi hayatın zorluklarını da bir tehdit olarak algılar ve yoğun bir korku, kaygı yaşayabilirsiniz. Panik atakta bu dış dünyadaki uyarana iç dünyamızda bir tepki veriyoruz bu çoğunlukla yoğun bir kalp ağrısı terleme midede kasılma gibi biyolojik tepkiler olarak ortaya çıkıyor. Bu durumda kişi yoğun bir kaygı yaşıyor ve pek çok düşünce geliştiriyor; ölmek üzereyim, kendimi kaybediyorum, çok kötü bir şey oluyor vb. Bu durumda çoğunlukla ciddi bir panik yaşanır ambulans çağırılır, hastaneye gidilir, tetkikler gerçekleştirilir. Bir hastalık bulgusuna rastlanmaz ve doktorlar çoğunlukla yoğun stres altında olduğu herhangi bir fiziksel hastalığının olmadığını ifade ederek kişiyi taburcu eder. Yine vücudun bu tepkisi aslında bir bozukluk değildir fiziksel ya da sağlık durumunda bir alarm görevi yüklenmiştir. Bu konu değerlendirilmeli yaşamdaki bu tehdit algısı uyandıran olayların neler olduğuna bakılmalı ve bir tedavi planlanmalıdır.


Panik Bozukluk ve Günlük Yaşamın Aksaması


Panik bozukluk, bir kez olan bu panik atağın yenileneceğine ilişkin sürekli olarak kaygılanmak ve bu kaygıdan kurtulmak amacıyla bir güvenlik arayışı içerisinde olmak, günlük yaşamı bozacak şekilde kaçınma davranışları sergilemektir. "Evde yalnız kalmamalıyım, her an panik atak geçirebilirim, hastaneye yakın olan yerlerde yaşamalıyım, etrafımda birileri olmalı, insanlara rezil olmamalıyım, ya sokakta düşersem ve beni kimse görmezse" gibi bir taraftan kaçma ve kaçınma davranışı bir taraftan güvenlik arayışı söz konusu olur.


Artık bir kısır döngü olan bu panik bozukluk, "her an panik atak geçirebilirim, eyvah kalbimde bir sıkışma hissediyorum, ya bu hep tekrar ederse" düşünceleri ile panik atak yaşama ihtimalini daha da artırmaktadır ve kişiler güvenlik arayışı ve kaçınma davranışları sergiledikçe günlük yaşam rutinlerini yerine getiremez bir hale gelmektedir.

Eşlik eden diğer rahatsızlıklar


Depresyon sürekli bir değersizlik, üzüntü, suçluluk hissetme, başkalarından uzaklaşma, iştah ve uykuda bozulma, yaşama genel olarak ilgisizlik gibi semptomlarla karakterize bir ruhsal bozukluktur. (Depresyon bozuklukları)


Yaygın anksiyete bozukluğu sürekli bir kaygı gerginlik ve kuruntu içinde olma durumudur bu kişilerin kaygıları belirli bir duruma özgü ve geçici değildir.(Yaygın anksiyete bozukluğu için…)
Fobi
Belirli bir nesne ya da durumla ilgili olarak bir tehlike algılanması, tehlike ile orantılı olmayan kişiye anlamsız gelmesine rağmen bir korku duyulması ile tanımlanır. Bu korku ile birlikte kaçınma davranışı da ortaya çıkmaktadır.(fobi ile ilgili ayrıntılı bilgi için…)

Agorafobi
Halka açık yerlerde kişinin yetersiz bir durumda kalmak, yardım isteyememek ve bununla birlikte kaçmanın mümkün olmadığı durumlar üzerine odaklanan bir takım korkulardan oluşmaktadır.

Panik atak yaşayan hastalar bu ilk ataktan sonra dikkatlerini kendilerine yöneltirler ve artık kendilerine dikkat kesilerek dinlemeye başlarlar. Vücudunun herhangi bir bölgesindeki bir ağrıya odaklanırlar ve bunu felaketleştirirler. Bu felaketleştirmenin bir sonucu olarak daha sık tekrar eden ataklar yaşamaya başlarlar, devamında kendisini güvende hissedebileceği tedbirler almaya başlarlar. Çok fazla merdiven çıkmamalıyım, kalbim çok hızlı atıyor, evden çok uzaklaşmamalıyım, dışarıda rezil olabilirim, dışarıya çok çıkmamalayım gibi.

Panik atak anında neler yaşanır
Kalp çarpıntısı
Baş dönmesi
Hızlı nefes alıp verme
Kontrolü kaybetme korkusu
Kol uyuşması
Disosiyasyon ( bedeninden ruhu ayrılmış gibi hissetme, kendisine dışardan bakma)

Panik atak ne kadar sürer


10 dakika ile 40 dakika arasında değişen sürelerdedir. Vücudun yoğun tepki verdiği sure en fazla 40 dakika olmakla birlikte daha uzun olarak algılanmasına sebep olan şey günün devamında hala kaygı yaşıyor olmaktır.

Panik Atak Yaşayan kişilere öneriler


Nefes egzersizi; vücut yoğun bir tepki verdiği için öncelikle vücudu rahatlatıcı egzersizler öğrenmek gerekmektedir.
Uygulanması basit olan bu yöntem ile hızlı soluk alıp verme sorunu ortadan kalkacak kalp atım hızı düşecektir
4 + 4 + 4 olarak kodlanabilir;
Bu yöntem ile 4 saniye kadar sayarak derin bir nefes alınır; bir çiçeği koklar gibi, bu bir diyafram nefesidir. Özellikle karnınızın şişmekte olduğunu hissetmelisiniz.
Bu nefesi 4 saniye kadar içeride tutup sonra yine yavaş yavaş 4 saniye sürecek şekilde ağızdan verilir.

Odağı değiştirmek
Bir panik atağı yaşayacağınızı hissettiğiniz anda dikkatinizi kendi vücudunuza, kalp atışlarınıza, nefes alıp vermenize değil; basit yorucu olmayan başka bir aktiviteye yöneltebilirsiniz.

İçtiklerinize dikkat ediniz
Alkol kahve ve çayın yoğun tüketimi panik atak yaşama sıklığını arttırmaktadır. Bu yüzden bu içeceklerin miktarını azaltmanız önerilir. Yatıştırıcı çaylar size iyi gelen bitkisel çaylar önerilir.

Yediklerinize dikkat edin
Tatlı tüketiminin azaltılması önerilir, genel olarak sağlıklı beslenmek hem fiziksel sağlık hem psikolojik sağlık için önemlidir.

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri kontrol ettirin
Bir sağlık kuruluşuna başvurarak vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminler konusunda bilgi alabilir ve bazı vitaminleri kullanabilirsiniz.
Spor yapın
Spor yaptığınızda vücudunuzda mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin salgılanmaktadır. Bu hormon sizin yaşadığınız yoğun kaygı durumu ile baş etmenizde faydalı olacaktır

Kendinize vakit ayırın
Keyif almış olduğunuz şeyleri keşfedin ve buna vakit ayırın. Bunlar bazı hobiler olabileceği gibi, seyahat etmek, sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek olabilir(mutlu insanların 3 özelliği…)

Negatif insanlardan uzak durun
Sizi yoran size kendinizi kötü hissettiren insanlardan uzak durun, kendinizi ifade edin, hayır diyebilme becerilerinizi geliştirin, açık bir iletişime sahip olun.

Stresle baş etme becerilerinizi geliştirin
Günlük yaşamda stres kaçınılmaz bir durumdur, kendinizi tanımak ve Stresle baş etme konusunda yeteneklerinizi geliştirmek oldukça faydalıdır.


Kabullenmek
Panik atak yaşıyor olduğunuzu kabullenin ve yakınınızdaki kişileri bilgilendirin. Böylece kendinizi ifade etmiş ve rahatlamış olacaksınız. Etrafınızdaki kişilerin büyük bir panik yaşamalarını engellemiş olacaksınız ve size destek olmalarını sağlayacaksınız.

Günlük tutmak / yazmak
Pek çok terapi yönteminde ev ödevleri verilir. Yaşadığınız şeyleri yazmak olaylara dışarıdan bakmanıza ve zihninizde olayları bir kez daha işlemden geçirmenize yardımcı olur. Böylece daha gerçekçi bir değerlendirme yapabilirsiniz. Bir destek alıyor olsanız da olmasanız da yaşadığınız şeyleri yazmak size iyi gelecektir

Destek alın
Bir terapistten destek almak panik atak konusunda daha çok bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. Uygulayabileceğiniz farklı yöntemleri terapistin kontrolünde doğru bir şekilde kullanabilecek, yapılacak değerlendirme ile travmatik bir geçmiş hikayesi olup olmadığı hangi müdahale yöntemi ile üstesinden gelinebileceği belirlenecektir. EMDR Terapisinin panik bozukluk, panik atak tedavisi, kaygı bozuklukları tedavisinde etkili olduğu yapılan araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır.

Sonsuza kadar panik atakla mı yaşayacağım?
Bu soru en çok akla gelen ve anksiyeteyi daha da çok artıran ve sizi bir kısır döngü içine çeken sorudur. İyi haber şu ki panik atak sonsuza kadar yaşanmayacaktır, doğru müdahale edildiği takdirde, siz önerileri uyguladığınız takdirde, kendinizi tanıdığınız ve kabul ettiğiniz takdirde sıklığı azalacak ve zamanla tamamen ortadan kalkacaktır. Bir süre terapi desteği alarak baş etme tekniklerini öğrendikten sonra zamanla kendi kendinize yardım almadan üstesinden gelmeyi öğreneceksiniz...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Atak Sonsuza Dek Benimle mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Hülya GÜMÜŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Hülya GÜMÜŞ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hülya GÜMÜŞ Fotoğraf
Uzm.Hülya GÜMÜŞ
Ankara
Uzman Sosyal Hizmet Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Hülya GÜMÜŞ'ün Yazıları
► Panik Bozukluğu/Panik Atak Nedir ? Psk.Damla EYÜBOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,112 uzman makalesi arasında 'Panik Atak Sonsuza Dek Benimle mi?' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ YENİEmdr Nedir? Eylül 2019
◊ YENİUyku Sorunları ve Öneriler Eylül 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:47
Top