2007'den Bugüne 81,733 Tavsiye, 25,951 Uzman ve 18,158 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Grup Psikoterapisi
MAKALE #20852 © Yazan Dr.Mehmet TEKNECİ | Yayın YENİ Ekim 2019
GRUP PSİKOTERAPİSİNDE DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETMENLER


Grup psikoterapisi benzer sorunlar yaşayan kişiler ile uzman bir psikoterapist eşliğinde psikoterapötik tekniklerin uygulanması olarak tanımlanır. Grup içerisindeki hastaların kendi arasında oluşan etkileşim ve hastaların terapist ile olan etkileşimi gruptaki kişilerin davranışlarının değişmesinde önemli bir yere sahiptir. Terapistin kullandığı tekniklerin yanı sıra grup içerisindeki dinamik de değişimi etkilemektedir Grup terapisinde amaç, bireysel terapide olduğu gibi karşılaşılan problemlere yönelik başa çıkma becerilerinin geliştirilmesidir. Grup üyeleri hem kişisel hem de grup ihtiyaçlarını karşılamak için ortak amaçla birlikte hareket ederler. Grup psikoterapisi çok çeşitli ruhsal sorunların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca son dönemlerde sağlıklı kişilerin de farkındalığını arttırma ve ruhsal gelişimlerine destek olması amacıyla sıklıkla başvurduğu terapi yöntemlerinden biridir. Bu süreçte tedavi edici değişimi sağlayan ve ‘tedavi edici etmenler’ olarak nitelendirilen insan deneyimlerinin karmaşık etkileşimi sonucunda oluşan bu süreç ileri derecede karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşıklığa uygun olarak tedavi edici etmenlerin tanımlanması anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Grup psikoterapisinde tedavi edici olarak nitelendirilen bu etmenler; umut aşılama, evrensellik, bilgi aktarımı, özgecilik, birincil aile grubunun onarıcı yinelenişi, toplumsallaştırıcı tekniklerin geliştirilmesi, taklitçi davranış, bireylerarası öğrenme, grup bağlılığı, katarsis ve varoluşsal etmenlerdir (Yalom, 2002).


1. Umut Aşılama


Umudun aşılanması ve korunması tüm psikoterapilerde oldukça önemli bir yere sahiptir. Grup terapistleri de hastaların grubun işe yararlığına duydukları inanç ve güveni arttırmak için gerekeni yaparak bu etmenden yararlanabilirler. Diğer tedavi edici etmenlerin etkili olabilmesi için umut aşılamak tek başına yeterli değildir fakat tedavi sürecine olan güven tek başına tedavi edici olma konusunda etkili olabilmektedir. Grup terapistlerinin, hastaların inanç ve güvenini arttırmak konusundaki görevi onların olumlu beklentilerini teşvik ettiği, olumsuz düşüncelerini yok ettiği ve açık ve güçlü açıklamalarda bulunduğu grup öncesi yönelimde başlar. Ayrıca terapi grubunun eski üyeleri aralarına yeni ve şüpheli bireyler katıldığında kendilerinden örnekler anlatarak sıklıkla bu görevi üstlenebilirler. Bireysel ve grup terapilerinde umut aşılamanın önemli bir yere sahip olmasıyla birlikte özellikle grup terapilerinin kendi kendine yardım gruplarında; örneğin yastaki ebeveynler, şiddeti yenen erkekler veya kalp ameliyatı geçirmiş hasta gruplarında umut aşılamanın ayrı bir önemi vardır. Çünkü hastalar kendi problemlerine benzer problemlere sahip olan kişileri görürler ve bu kişiler problemleri ile daha etkin bir biçimde başa çıkabildikleri için mevcut problemlerinden kurtulmuşlardır. Böylelikle problemleri ile baş etmede zorluk çeken insanların umutlarını harekete geçirmiş olurlar (Göka, 2001; Yalom, 2002).


2. Evrensellik


Grup terapisindeki kişilerin birçoğu benzersiz sorunlarının olduğu ve yalnızca kendilerinin kabul edilemez düşünce ve dürtülere sahip oldukları yönünde kendilerini huzursuz edici düşünceler ile terapi sürecine başlarlar. Kişilerin içinde bulundukları kişilerarası zorluklar derin dostluklar kurma olasılığını engelleyebilmektedir. Böyle kişiler günlük yaşamlarında başkalarının duyguları ve deneyimleri hakkında bir şey öğrenemez veya sırlarını diğerleriyle paylaşarak onlar tarafından kabul gören biri olma fırsatını yakalayamazlar. Terapi grubunda ise özellikle erken dönemlerde hastanın tek başına olduğuna yönelik duygularının giderilmesi önemli ve güçlü bir rahatlama kaynağı olarak görülmektedir (Yalom, 2002). Özetle, grup terapisi sürecinde kişi yaşadığı türden problemleri sadece kendisinin yaşamadığını anlayarak yalnız olmadığının farkına varır Diğer grup üyelerinin yaşadıkları benzer güçlük ve şikayetlerini paylaşarak; kişi bu durumun sadece kendine özgü olmadığını anlar (Gökdağ, 1999). Hastalar, grubun diğer üyelerinin de kendilerininkine benzer kaygılarını dinledikten sonra duygularını çevreyle bağlantılı olarak daha fazla ifade eder ve bu süreci de bir ‘‘insanların arasına hoş geldin’’ deneyimi olarak tanımlarlar. İnsana ait sorunların karmaşıklığına rağmen belli ortak değer ölçüleri son derece açıktır ve bir terapi grubunun üyelerinin benzerliklerini algılamaları uzun sürmez. Benzerliklere sahip kişilerle bir arada olduklarında kişilerde büyük bir rahatlama meydana gelebilmektedir (Yalom, 2002).


Diğer tedavi edici etmenler gibi evrenselliğin de sınırları keskin biçimde değildir ve diğer tedavi edici etmenler ile iç içe geçmektedir. Hastalar en derin kaygılarını paylaştıkça ve diğerleriyle ortaklıklarını gördükçe ortak katarsisten yararlanır ve diğer üyelerden olası en fazla kabulü görürler (Yalom, 2002).


3. Bilgi Aktarmak


Bu başlık altında ruh sağlığı ve genel psikodinamikler hakkında terapistler tarafından verilen öğretici bilgiler olduğu kadar hem terapist hem de diğer hastalar tarafından verilen öğütler, tavsiyeler ve doğrudan yol göstermeler de toplanmıştır. Çoğu hasta etkileşimsel grup terapisinin sonunda ruhsal işleyişin nasıl olduğu, görülen belirtilerin anlamları, kişilerarası ve grup dinamiği sürecinin pek çok önemli noktası hakkında bilgi sahibi olmuş olur. Bununla beraber genellikle eğitim süreci örtülüdür yani grup terapistlerinin çoğu açık olarak öğretici talimatlarda bulunmaz. Fakat son yıllarda bazı terapistler formel talimatın ve psiko-eğitiminde programın önemli bir parçasını oluşturduğu çeşitli yaklaşımları benimsemişlerdir. Psiko-eğitim terapist tarafından grup üyelerine verilerek, hastaların mevcut problemlerine her üyenin anlayabileceği düzeyde açıklama getirilir. Bu sayede grup üyeleri arasında da bilgi aktarımı oluşmaktadır. Terapist sorunlarla ilgili gerekli açıklamaları yapar ve rahatlatıcı etkinlikler önerilerinde de bulunabilir. Etkileşim terapist ve grup üyeleri arasında oluşabildiği gibi grup üyelerinin birbirleri arasında da olmaktadır. Bilgilendirmeler sayesinde problemleri olan kişilerin gerçekçi olmayan düşünceleri de değişebilmektedir (Yalom, 2002).


4. Özverili Olma


Terapi gruplarında hastalar verme yoluyla alırlar. Bu durum sadece karşılıklı alma-verme ilişkisi şeklinde değildir, vermenin içsel yönüyle gerçekleşir. Tedaviye katılan hastaların kendilerine ihtiyaç olmadığını düşündükleri için başlangıçta özgüvenleri düşüktür. Uzun bir süredir kendilerini yük olarak görmeleri sebebiyle diğerleri için önemli olduklarını fark etmeleri kişilerin üzerinde canlandırıcı bir etki yapar ve özsaygıları desteklenir (Yalom, 2002). Tedavi gruplarında hastalar, güçlü yönlerini gösterip başkalarına yardımcı olarak da fayda görürler. Bu yardım destek, güven şeklinde olduğu gibi diğer üyelerle sorunları paylaşma şeklinde de olabilir. Yardım etmek ise başlı başına özgüveni arttıran, ona başkalarının ihtiyacı olduğu hissini uyandıran bir edimdir (Göka, 2001). Kişi diğer üyelere yardım etme yoluyla kendi sorunlarına kapılmış olan halinden uzaklaşır ve başkalarının problemlerine de öncelik tanır. Grup üyeleri birbirlerinin görüşlerine grup dışındaki kişilerden daha fazla önem vermektedir (Yalom, 2002).
Özgeci edimin yapısında daha dolaylı olan bir fayda daha vardır. Anlamsızlıktan şikayetçi olan pek çok hasta, takıntılı biçimde kendini özümseme çabasına girer ve bu çaba saplantılı olarak içe-bakış veya yıpratıcı bir kendini gerçekleştirme çabası haline girer.


5. Birincil Aile Grubunun Onarıcı Yinelenişi


Terapi grupları pek çok açıdan aile yapısını anımsatır. Örneği, otorite figürleri, yaşıt kardeşler, rekabet duyguları ve bunlarla beraber samimiyet hissi de vardır. Gruptaki bu sonsuz sayıda duygu ve durumla birlikte çeşitli örüntüler oluşmaktadır. Bunlardan sık görülen bazıları güç yakıştırılan grup liderine bağlılık, üyelere çocukmuş gibi davrandığı düşünülen lidere meydan okuma, dikkatleri üzerine toplama ve terapistlerden ilgi görme açısından diğer grup üyeleriyle keskin bir rekabet, grup terapistinin egemenliğini kırmak üzere diğer hastalardan kendine yandaş bulma girişimi gibi davranış örüntüleridir (Yalom, 2002). Grup üyelerinin aileleri hayatlarındaki en önemli grubudur ve çoğu kişinin aileleri ile ilgili sorunları vardır. Bir çok yönden aileye benzetilen terapi grubunda grup terapisti ebeveyni, diğer grup üyelerinin ise kardeşleri temsil ettiği düşüncesiyle hastaların ailelerine yönelik anılarının grup içerisinde yeniden anımsanabileceği düşünülmektedir (Gökdağ, 1999).



Grup terapisi sürecinin hedefi aile çatışmaların ortaya çıkması değildir, bu çatışmaların onarıcı biçimde yaşanmasıdır. Grup sürecinde ilişkilerin incelenmesi ve yeni davranışların denenmesi her zaman desteklenmelidir. Böylece birçok hasta için terapistle ve diğer grup üyeleriyle kişinin çatışmaları üzerinde çalışılmış olunur (Yalom, 2002).


6. Toplumsallaştırma Tekniklerinin Gelişimi


Toplumsal becerilerin gelişimi, grup sürecinde öğretilen becerilerin niteliğinin ve sürecin aslında büyük oranda grup terapisinin tipine bağlı olarak değişmesine rağmen bütün terapi gruplarında etkili olan tedavi edici etmenlerden biridir. Bazı terapi gruplarında, örneğin uzun süre hastanede yatmış hasta gruplarında ya da ergenlik dönemindeki bireylerden oluşan gruplarda toplumsal becerilerin gelişimi konusu özellikle önemli bulunan bir etmendir. Önemli olması sebebiyle gruplarda bazı toplumsal becerilerin gelişimini desteklemek amacıyla canlandırma alıştırmaları yapılarak bu becerilerin edinimi kolaylaştırılabilir.


Grup terapisi karmaşık bir süreçtir ve toplumsal davranışın basitçe tanınmasından ve bilinçli bir şekilde değiştirilmesinden daha ötesini kapsar. Çoğu kez terapi grubunun eski üyeleri toplumsal becerileri edinmiş olurlar ve sürece uyum sağlarlar. Ayrıca diğerlerine karşı nasıl faydalı biçimde duyarlı olabileceklerini de öğrenmiş olurlar. Bunlara ek olarak çatışmaları çözmek için gerekli yolları da öğrenmiş durumda olurlar. Çoğunlukla daha az yargılayıcı olmaya başlamışlardır ve empatiyi doğru bir biçimde deneyimleme konusunda yetkinleşmeye başlamışlardır. Bu beceriler hastalara, toplumsal ilişkilerinde yardımcı olacaktır (Yalom, 2002).


7. Taklitçi Davranış


Bireysel psikoterapi sürecinde danışanlar zaman geçtikçe terapistleri gibi oturmaya, konuşmaya hatta düşünmeye başlayabilirler. Grup terapistleri de kendini-açma veya destek gibi bazı davranışları modelleyerek grup içerisindeki iletişim örüntülerinde etkili olabilir. Grup terapisi sürecinde, hastalar terapistleri kadar diğer grup üyelerinin çeşitli yönlerini de kendilerine model olarak alabilirler bu sebeple taklitçi davranış süreçlerinin grup terapilerinde bireysel terapilere göre çok daha yaygın olduğu görülmektedir. Bir diğer açıdan taklitçi davranış onay alma ihtiyacı olarak anlaşılabilir. Grup terapisti veya üyelerinin davranışlarını gözlemleyerek onlara benzer biçimde davranışlar sergilemenin, kabul görmeyi kolaylaştırdığı düşüncesi de söz konusu olabilir. Buna bağlı olarak taklitçi davranış etmeni süreci etkileyen diğer onarıcı etmenlere göre ilk zamanlarda daha önemli bir yere sahiptir (Yalom, 2002).


8. Bireylerarası Öğrenme


Bireylerarası öğrenmedeki üç tedavi edici etmenden biri bireylerarası ilişkinin önemi, bir diğeri onarıcı duygusal deneyim, sonuncusu ise toplumsal mikrokozmos olarak gruptur. Psikolojik semptoların kişilerarası ilişkilerin bozulmasından kaynaklı olabileceği düşünüldüğünde grup terapisinin işlevlerinden biri, doyurucu kişilerarası ilişkilerin nasıl geliştirileceğinin öğrenilmesi sürecinde hastaya destek olmaktır. Bu işlevine ek olarak bireylerarası öğrenmenin tedavi edici olmasındaki bir diğer etmende grup üyelerinin içgörü yoluyla kendi kişilerarası davranışlarının önemini, kendi sınırlarının, kişilerarası çarpıtmalarının ve uyumsuz davranışlarının farkına varılmasını sağlamasıdır. Toplumsal mikrokozmos kavramı ise iki yönlüdür; grupta öğrenilmiş olan davranış hastanın toplumsal çevresine de etki eder ve hastanın grup dışındaki kişilerarası davranışlarında çeşitli değişiklikler meydana gelir. Özetle ifade edilecek olursa bireylerarası öğrenme, grup terapisinin kişiye sağladığı en büyük katkılardan biridir. Bunun sağlanabilmesi için hissedilen duyguların grupta rahatça dışa vurulması ve grup içerisinde nasıl bir etki oluşturduğu üzerine konuşulması gerekmektedir. Grup üyelerinin her birinin sürece dahil olmasıyla karşılıklı öğrenme meydana gelmektedir ve bu öğrenme deneyimlerinden yararlanarak kişinin kendini anlama ve anlamlandırma sürecine katkıda bulunulabilir ( Göka, 2001; Yalom, 2002).


9. Grup Bağlılığı


Grup bağlılığı, grubun üyelerinin grupta hissettikleri sıcaklık ve yakınlık duyguları ile gruba ait olduklarını düşünmeleriyle beraber gruba verdikleri değer hissi ve bunun karşılığında grubun diğer üyelerinden değer görmeleri ve kabul gördüklerine dair olan hislerini ifade eder. Grup bağlılığı tek başına iyileştirici olan bir etmen değildir. Fakat diğer tedavi edici etmenlerin işlevsel olabilmesi için gereken koşullardan biridir (Yalom, 2002). Grup üyeleri arasında güven duygusunun gelişmesiyle birlikte grup bağlılığı oluştuğunda, üyeler artık sadece kendi amaçları için değil, diğer grup üyelerin amaçları için de çaba gösterirler. Böylece grup süreci sonunda daha etkili sonuç alınma ihtimali artar. Grup bağlılığın sağladığı diğer katkılardan biri üyelerin kendilerini güvende hissetmelerinden dolayı gruptan ayrılma isteğinin azalmasıdır. Yapılan çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre, gruba olan katılımın ve devamlılığın sağlanmasıyla beraber grubu yarıda bırakan katılımcılara kıyasla daha çok fayda sağlandığı belirlenmiştir (Kızıl & Yalçın, 2015; Voltan-Acar, 2009).


10. Katarsis


Katarsis, bastırılmış düşüncelerin duygusal tepkiler ile ifadesiyle birlikte rahatlamanın oluşması olarak tanımlanır ve kişilerarası sürecin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Ayrıca katarsis grup bağlılığının oluşmasına katkı sağlayan etmenlerden biridir. Duygularını açıkça gösteren ve bu duyguları üzerine konuşabilen kişiler arasındaki ilişkinin yoğunlaşacağı düşünülmektedir. (Gökdağ, 1999; Yalom, 2002). McCallum, Piper ve Morin tarafından yapılan çeşitli araştırmalarda grup sürecinde olumlu duyguların dışavurumunun sürecin olumlu sonuçlanmasıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir. Olumsuz duyguların dışavurumu ise yalnızca kendini veya grubun diğer üyelerini anlamaya yönelik olduğunda tedavi edici özellik göstermektedir. Grup terapisinde tedavi edici etmenlerden biri olan katarsis kavramına dair önemli noktalardan biri, duygusal dışavurumun yoğunluğunun kişiden kişiye göre değişiyor olmasıdır. Yani yaşanan duygusal dışavurum grup terapistinin bakış açısına göre değil gruptaki her üyenin yaşantısal dünyasına göre değerlendirilmelidir (Yalom, 2002).


11. Varoluşsal Etmenler


Varoluşsal etmenler; yaşamın zaman zaman haksız ve adaletsiz olduğunun kabul edilmesi, yaşamın acısından ve ölümden kaçış olmadığının kabul edilmesi, insanlara yakın olunmasına rağmen yalnızlık ile başa çıkmanın kabul edilmesi, yaşama dair temel konularla yüzleşme ve önemsiz şeylere takılmama ve başkalarının etkisini öne sürmeden yaşanılanların sorumluluğunu kabul edebilme gibi maddeleri içeren bir etmendir. Varoluşsal etmen grup terapisindeki tedavi edici etmenlerin arasına en son eklenen etmenlerden biridir. Kişi her ne kadar diğer grup üyelerinin desteğini hissetse ve bu destek kişiye kendini iyi hissetmesine sebep olsa bile her kişinin hayatının sorumluluğu kendine aittir ve bir yerden sonra hayatta yalnızdır. Grup üyeleri yalnızlık, ölüm gibi durumlar ile karşı karşıya kaldığında günlük yaşamında karşılaştığı problemlere karşı farklı bakış açısıyla yaklaşabilir (Yalom, 2002).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Grup Psikoterapisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Mehmet TEKNECİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Mehmet TEKNECİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mehmet TEKNECİ Fotoğraf
Dr.Mehmet TEKNECİ
İstanbul
Psikoterapist
Bireysel Terapist /Çift terapisti /Aile terapisti/Uzman Aile Danışmanı/Öğretim Görevlisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi157 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Mehmet TEKNECİ'nin Makaleleri
► Grup Psikoterapisi Psk.Zümrüt GEDİK
► Bireysel ve Grup Psikoterapisi Uzm.Psk.Ali BIÇAK
► Çocuk Psikoterapisi Psk.E. Elanur GÜRBÜZ KAYIKCI
► Travmatize Ruhların Psikoterapisi Uzm.Psk.Osman İLHAN
► Aile ve Çift Psikoterapisi Psk.Remzi KARAKAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,158 uzman makalesi arasında 'Grup Psikoterapisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Depresyonu Anlamak Eylül 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:12
Top