2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aile Eğitimi Programının Annelerin Çocuk Yetiştirme Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi
MAKALE #20936 © Yazan Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL | Yayın Aralık 2019 | 837 Okuyucu
Öz
Bu araştırmanın amacı, aile eğitimi programının annelerin çocuk yetiştirme tutumlarına olan etkisinin incelenmesidir. Araştırma, ön-test son-test, kontrol grupsuz deneysel bir çalışmadır. Araştırma gönüllü olan ve deney grubunda yer alan 15 anne ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna araştırmacı tarafından iletişim becerileri ve anne baba tutumlarını güçlendirmeye yönelik olarak on hafta sürecek şekilde hazırlanan “Aile Eğitimi Programı” uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak PARI-Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda “Aile Eğitimi Programının” annelerin sıkı disiplini azaltmada etkisinin olduğu ancak aşırı annelik, demokratik tutum ve eşitlik tanıma, geçimsizlik, ev kadınlığı rolünü reddetme alt boyutlarında anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler. Aile; Aile eğitimi; Anne baba tutumları

GİRİŞ
Çocuk gelişimine ve eğitimine ilişkin olarak yapılan birçok araştırma bulgusu, okul öncesi dönem ya da erken çocukluk dönemi olarak kabul edilen 0-6 yaş arasındaki yılların, insan hayatının en önemli ve en kritik dönemi olduğunu belirtmektedir. Bu yıllarda fiziksel, duygusal, sosyal ve zihinsel gelişmenin ve öğrenmenin çok hızlı olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca bu dönemde kazanılan tutum ve davranışların kalıcı nitelikte olduğu ve sonraki yıllarda bu davranışların değiştirilmesinin oldukça zor olduğu da açıklanmaktadır. Bu yaşlarda etkileşimin en yoğun aile ile olduğu göz önünde bulundurulduğunda çocuğun kişiliğinin şekillenmesinde en önemli öğenin aile bireyleri olduğu görülmektedir (Tatlı, Selimoğlu & Bademci, 2012).

Kağıtçıbaşı’na (1998) göre aile, toplumun en küçük temel kurumlarından birisidir. Aile doğal olarak toplumun sosyal yapısına, değerlerine ve normlarına bağlıdır. Bu sosyal ve kültürel özellikler zaman içinde ve toplumdan topluma değişiklik gösterdiği için ailede de değişiklikler görülmektedir. Çocukların birçok davranışlarının temelinde ise anne ve babasının etkileri görülmektedir. Anne babanın etkileri olumlu olduğunda çocuk üzerindeki etkileri olumlu, olumsuz olduğunda ise olumsuz olabilmektedir (Ersoy, Kurtulmuş ve Tekin, 2014). Çocuğun sağlıklı büyümesi ve gelişmesi, doğumdan itibaren içinde bulunduğu aile bireylerinin olumlu, tutarlı ve sevgi dolu tutumuna bağlıdır. Aile, çocuk için önemli ve ilk sosyal deneyimlerini edindiği ortamdır (Özyürek ve Tezel-Şahin, 2005).

Ailenin çocuğa yönelik tutum ve davranışları ilk yaşantıların örülmesinde büyük önem taşımaktadır. Çocuk bir yandan sosyal bir varlık olduğunun bilincine varır, bir yandan da davranışlarını taklit edeceği bir modele gereksinme duyar. Çocuklar, anne babalarını örnek olarak alırlar, onlarla özdeşleşirler, tutum ve davranışlarını taklit ederek kendilerinde yerleştirmeye çalışırlar (Seçer, Sarı ve Olcay, 2006). Çocuk için en sağlıklı ortam anne ve babasının bir arada bulunduğu aile ortamıdır. Anne ve baba çocuğun doğduğu andan itibaren ilk ve yoğun olarak etkileşimde bulunduğu kişilerdir. Çocuğun bakımından öncelikle anne ve baba sorumlu olduğu için anne-babanın sevgi dolu ve olumlu tutumları çocuk için oldukça önemlidir. Anne ve babaların çocuklarına karşı tutumları; çocuğun özellikleri ile kendi kişilik ve demografik özelliklerinden etkilenebilmektedir. Anne-baba-çocuk üçgenindeki iletişim biçimi ise bireyler üzerinde uzun veya kısa süreli, olumlu veya olumsuz etkiler oluşturmakta; anne-babalar ve çocuklar birbirlerine hem uygun biçimde hem de uygun olmayan biçimde davranmayı öğretmektedirler (Tezel-Şahin ve Özyürek, 2008).

Anne baba arasındaki ilişkilerin sağlıklı veya sağlıksız olması çocuğa yansımakta ve çocuğun kişilik gelişimini etkilemektedir. Anne ve babanın çocuğuna yönelttiği tutumun sağlıklı olması büyük ölçüde onların kendi içinde barışık, dengeli, huzurlu ve birbirlerine karşı sevgi ve saygı duymalarına bağlıdır. Uyumlu ve mutlu bir evlilik yapmış olan çiftler çocuklarına karşı sevecen ve kabul eden bir tutum gösterirler. Sağlıksız ailede mutsuz anne ve mutsuz baba, kişisel becerileri ve girişimleri ile kendi gereksinimlerini karşılayamadıkları için gereksinimlerini karşılamada çocuklarını araç olarak kullanırlar (Tatlı, Selimoğlu & Bademci, 2012). Doh ve arkadaşlarına (2016) göre erken çocukluk döneminde sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkileri, yaşam boyunca pozitif gelişme için şarttır. Tersine, ebeveynleri ile olumsuz ilişkileri olan çocuklar genellikle düşük akademik başarı, olumsuz sosyal ilişkiler ve suçluluk gibi çeşitli sorunlar geliştirirler. Çocuğun sağlıklı gelişmesi için doğduğu andan itibaren, anne ve babasının sevgiyle, ilgiyle ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. Kişilik gelişiminin temelinin çocukluk döneminde atıldığı ve bu ilk dönemlerde anne ve babanın en önemli modeller olduğu oldukça açıktır. Çocuk en yakınındaki bu modellerle özdeşim kurarak kendi kişiliğini şekillendirmeye başlayacaktır. Anne-babanın çocuğa karşı tutumunun anne-babanın yaşı, eğitim düzeyi, ailedeki çocuk sayısı, çocuğun istenen ve beklenen bir çocuk olması gibi pek çok faktörle ilişkili olduğu bilinmektedir (Uyanık-Balat, 2007)

Aile bireylerinin, çocuklarının gelişim ve eğitim sürecine katılımlarını sağlamak amacıyla düzenlenen aile eğitim programı, çocuklarını sağlıklı bir biçimde yetiştirebilmesi için geliştirilmiş ve organize edilmiş etkinlikler bütünüdür (Tezel-Şahin ve Özyürek 2010). Aile eğitiminin farklı tanımları bulunmaktadır, ancak tümünün ortak noktası genellikle katılımcılara anne-babalık hakkında farklı konularda bilgi ve farkındalık kazandırmak amacıyla düzenlenmiş programlar olmalarıdır (Güzel, 2006). Busfield’e (2004) göre aile eğitimi, aile ilişkilerinde pozitif sonuçların en iyi yordayıcısı olarak tanımlanmıştır. Buna bağlı olarak aile eğitimi, sosyalleşmenin bir yönü olarak, ebeveynliğe geçişte çok yardımcı olabilir ve anne baba olmayı öğrenmek, ebeveyn eğitimi ve desteği ile kolaylaştırılabilecek bir süreçtir (Jacobson ve Engelbrecht, 2000).

Aile eğitim programları, ailelerin ana babalık becerilerini ve bilgilerini geliştirme, çocuk gelişimi ve ailelerin yaşadığı sorunlarla pozitif yollarla başa çıkabilmeyle ilgili öğrenme deneyimlerini geliştirmeye odaklanmış programlardır (Bolat,2011). Hamamcı’ya (2005) göre aile eğitimi, sağlıklı aile yaşamı, eşler arasındaki ilişkiler ve etkileşim, cinsel eğitim, aile planlaması, bireysel gelişim, parçalanmış ailelere yönelik programlar gibi çeşitli konuların yanı sıra aile-çocuk etkileşimi, çocuk bakımı, eğitimi ve gelişimi, aile katılımı gibi konuları ön planda tutmaktadır. Yuen’e (2017) göre aile eğitimi; ebeveynlerin kendi sosyal, duygusal, psikolojik ve fiziksel ihtiyaçları ile çocuklarının ihtiyaçlarını anlamalarına yardımcı olan bir dizi eğitimsel ve destekleyici önlem içerir; Ayrıca aile eğitimleri, çocukların fiziksel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerinin her aşamasında gerekli beceri ve anlayışı kazanmaları için anne babalara yardımcı olmakta, ebeveynlerin çocukların gelişim ve gereksinimlerine olan duyarlılıklarını artırmaktadır. Ayrıca, aile eğitiminin, ailelere yalnızca çocuklarının eğitimindeki önemini anlamalarını sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kendi ilgi alanlarını, yeteneklerini ve becerilerini tanımlamak ve geliştirmek için yardımcı olduğu bulunmuştur (Aral vd., 2011). Buna bağlı olarak da erken çocukluk döneminde verilen aile eğitim programları çocukların okula hazırlanmalarında etkili olmakta, özellikle beş yaşına kadar çocukların fiziksel, bilişsel, dil, sosyal ve duygusal gelişimleri en üst düzeyde geliştirebilmektedir (Tezel-Şahin ve Özyürek 2010). Mahoney vd.’ye (1999) göre aile eğitiminin tipik hedefleri; ebeveynlerine çocukların gelişim becerilerini kazanmaları, çocuklarının ders çalışma davranışlarını yönetmeleri ve çocuklarını oyun oynama ve sosyal etkileşime sokma becerilerini geliştirmeye yardımcı olmaktır (Bolat, 2011). Aile eğitim programları aracılığıyla özellikle sosyoekonomik yönden güçlük yaşayan, büyükşehirlere göç ederek yeni yaşam koşullarına uyum sorunları yaşayan ailelere, aile içi ilişkileri güçlendirme, çevresel baskılara karşı güçlendirme gibi konularda destek olunabilmektedir (Tezel-Şahin ve Özyürek, 2010). Aile eğitimleri verilerek çocuklar aile ortamında desteklendiğinde, çocuk içinde bulunduğu çevreden soyutlanmadan eğitilmektedir. Ayrıca aile ortamı çocuk için daha uygun bir eğitsel ortam haline gelmektedir (Çağdaş ve Seçer, 2006). Ailelerin çocuk eğitimi konusunda istenilen tutumları geliştirmeleri, çocukların bilinçli bir ortamda gelişmeleri ve eğitilmeleri, bu konuda anne-babalara verilecek eğitimle olanaklı olabilmektedir. Anne babalara çocuklarının gelişim özellikleri ve çocuklarına yönelik tutum ve davranışları konusunda eğitim verilerek onların çocuklarına karşı olumlu tutum ve davranışlar geliştirmeleri sağlanabilir. Anne babaların etkin anne baba olabilmeleri, dolayısıyla çocuklarına karşı olumlu tutum ve davranış geliştirebilmeleri için eğitimsel olarak desteklenmeleri gerekmektedir Çocuğun doğduğu andan itibaren yakın çevresinde bulunan tüm bireylerin, çocuk için etkili bir öğrenme ortamını hazırlayabilmesi için erken çocukluk dönemi ile ilgili bilgi, algı ve tutumlarının geliştirilmesi gerekir (Bolat,2011).

Her anne baba bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı farklı tutumlar sergilemektedir. Bazı çocuklar çok sevilmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazıları istenmeyen çocuk olmakta ve bazılarına daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Tüm bu tutum çeşitleri çocuğun hem ahlaki hem de sosyal gelişimlerini olumlu ya da olumsuz tarzlarda etkilemektedir (Yavuzer, 1993). Anne babanın çocuk yetiştirme tutumları özellikle toplumsallaşma sürecinin en yoğun yaşandığı ve kişilik gelişiminin temellerinin atıldığı okul öncesi dönemde önemli rol oynamaktadır. Anne babanın çocuğun sorularını yanıtlayan, deneme ve yanılmasına olanak sağlayan tutumları çocuğun girişimciliğini destekler. Bu dönemde anne babayla özdeşim kurulduğu için, anne babanın tutumları sağlıklı ise çocuğun benimsediği tutum da sağlıklı olur. Anne babanın olumlu tutumları çocuğun kendine özgü bir benlik geliştirmesine izin verir. Çocuğun benlik saygısı yüksek, sorumluluk duygusu ve özdenetimi gelişmiş bir birey olmasını sağlar. Buna karşılık olumsuz tutumlar, benlik saygısı, girişkenlik düzeyi, bağımsızlık ve iç kontrolün düşük olması, yüksek düzeyde saldırganlık ve güvensizlik ile sonuçlanır. Çocukta sorumluluk duygusu gelişmez. Çocuk güç durumlarla baş edemeyen, bağımlı ve pasif bir birey olur (Şanlı, 2007). Anne- baba- çocuk ilişkisi temelde anne ve babanın tutumlarına bağlıdır. Çocuklar arasında uyum bozukluğuna yol açan birçok vakaya, yeterli ve uygun olmayan ilk anne-baba-çocuk ilişkilerinin neden olduğu saptanmıştır (Yavuzer,1993). Çocuğun kalıtımla getirdiği potansiyelinin ne kadar gelişeceği, bulunulan çevrenin sosyoekonomik ve kültürel niteliği, beslenme, sağlık, geçirilen deneyimler, anne babanın çocuk yetiştirmeye ilişkin tutum ve davranışları gibi aile ile ilgili pek çok faktöre bağlıdır (Bolat,2011).

Anne- baba tutumlarına ilişkin alanyazında çeşitli sınıflandırmalar bulunmaktadır. Yavuzer (2004) ve Bolat’a (2011) göre anne babaların çocuklarına karşı takındıkları tutumlar şu başlıklarda gruplandırılabilmektedir:

Mükemmeliyetçi-Yetkinci Tutum: Bu tutumdaki anne babalar, çocuktan başarılı olması için aşırı beklenti içindedir. Çocuklarının diğer çocuklardan başarılı olmasını isterler ve çocuklarını sürekli başka çocuklarla kıyaslarlar.

İlgisiz ve Reddedici Tutum: Çocuğa yönelik denetim, ilgi ve gereksinimlerine karşı gösterilen tepki çok düşüktür. İlgisiz anne-babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmazlar, çocuk için gerekli çabayı göstermezler ve çocuğu işleri için bir engel olarak görürler.

Aşırı Koruyucu Tutum: Anne babanın aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen gösterilmesi anlamına gelir. Koruyucu tutumla büyütülen çocuklar bağımlı, özgüven duygularından yoksun ve zayıf bir kişilik geliştirirler.

Aşırı Hoşgörülü Tutum: Hoşgörülü stilde, anne babalar ne otoriter davranışlar sergilerler, ne de çocuklarını zorla kontrol ederler. Çocuklarının tepki ve eylemlerini, davranışlarını kabul ederler. Bu anne ve babalar davranışlar ve disiplin hakkında esnek fikirlere sahiplerdir.

Dengesiz ve Kararsız Tutum (Tutarsız): Bu tutumda sınırlar yeterince katı ve tutarlı değildir. Uygulanan yöntemde süreklilik olmaması sonuçların geç alınmasına ya da çocuk için daha acı verici olmasına neden olmaktadır. Bu tutum içerisindeki çocuklar anne ve babalarını deneme ve onlardan intikam alma eğilimi içerisindedirler.

Baskıcı ve Otoriter Tutum: Otoriter stilde, anne babalar çocuklarının kendilerine itaat etmelerini isterler. Onlar için uyumlu ve itaatkâr olmak önemlidir. Çocuklarının kendilerine uygun olmayan fikir ve davranışlarını reddetme eğilimindedirler.

Demokratik Tutum: Etkili çocuk eğitiminin kararlılık ve saygı arasında bir denge gerektirdiği gerçektir. Ailenin tutumu sevgi ve bağımsızlık üzerine kurulmuştur. Çocuğa söz hakkı tanınır, kararlarına saygı duyulur ve onunla işbirliğine girilir. Çocuğun yaşı ne olursa olsun aile onun ayrı bir kişilik olduğunun bilincindedir.

Aile eğitimi programı ve anne baba tutumları ile ilgili yurtiçi ve yurtdışında birçok araştırma yapılmış ve aile eğitimi programlarının etkililiği sınanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda aile eğitimi çalışmalarının, eğitime katılan ebeveynler üzerinde anlamlı ve olumlu etkileri bulunmuştur. Bu araştırmalardan bazıları aşağıda açıklanmaktadır.

Ercan (1993), Anne Destek Programının bilişsel gelişim ile ilgili bölümünün eğitim alan annelerin çocukları üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla bir çalışma yapmıştır. Araştırma sonucunda annesi eğitim programına devam eden çocukların annesi eğitim almayan çocuklara oranla akademik olarak daha başarılı olduğu bulunmuştur. Jacobson ve Engelbrecht (2000) ise Kuzey Teksas’taki ailelerin ve okul öncesi dönemdeki çocukların eğitim gereksinimlerini ve öğrenme yollarını belirlemek amacıyla yaptıkları çalışmada, 0-5 yaş grubu çocuğu olan 740 anne-baba ile çalışmışlardır. Araştırma sonucunda, üniversite mezunu olan ve olmayan ailelerin aile eğitimi konusundaki ilgi ve ihtiyaçlarının benzer olduğu, eğitim durumlarının anlamlı farklılık oluşturmadığı bulunmuştur. Nicholson vd. (2002) 1-5 yaş arası çocuğa sahip alt sosyo-ekonomik düzeydeki aileler için geliştirilen eğitim programının etkililiğini belirlemek amacıyla yaptıkları araştırmaya 23 anne, 1 baba ve 2 büyükanneden oluşan toplam 26 ebeveyni dahil etmişlerdir. Araştırma sonucunda, programa katılan ailelerin, kontrol grubuna oranla, sözel ve bedensel cezalandırma, öfke ve stres düzeylerinde anlamlı bir azalma gözlenmiş ve çocukta daha az davranış problemleri saptanmıştır. Bushfield (2004) tarafından yapılan araştırma sonucuna göre ise babaların bedensel ve sözel cezalandırma ile ilgili bilgi ve tutumlarının anlamlı bir şekilde değiştiğini göstermiştir. Ayrıca, babaların ideal babalık rolüne ilişkin tutumlarının olumlu yönde değiştiği ortaya konulmuştur. Tuijl ve Leseman (2004) tarafından gerçekleştirilen çalışmada ise, risk altındaki 4-6 yaş çocuklar için anne çocuk etkileşimini güçlendirmeye dayalı bir ev merkezli müdahale programı olan Opstap Opnieuw’ un (OO) bilişsel ve dil gelişimine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, aile eğitim programının anne-çocuk iletişimini güçlendirdiği, anne-çocuk iletişiminin çocukların bilişsel ve dil gelişimlerinde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Landy ve Menna’nın (2006) yaptıkları çalışmada, 3-6 yaşlar arasında agresif ve söz dinlemeyen çocukların annelerine verilen grup eğitiminin etkililiğini incelemişlerdir. Çalışma sonucunda, annelerin öz yeterlilik becerilerinde, bilgi düzeyinde artma ve çocukların davranış problemlerinde azalma görülmüştür. Taşkın ve Erkan (2009) tarafından yapılan çalışmada babalara eğitim verilmiş ve eğitimin babaların 2-9 yaş arası çocuklarıyla ilgilenme düzeylerine olan etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda babalara verilen eğitimin; babaların oyunlara katılma, çocukla birlikte dışarı çıkma sözel etkileşime girme, çocuklarına yeni bir şey öğretme, günlük bakımları ile ilgilenme ve çocuklarına özel zamanlarda bakma sıklığını artırdığı ortaya konulmuştur. Özel ve Zelyurt’un (2016) yaptığı çalışmada ise, 5-7 yaş grubunda çocuğu olan ebeveynlere verilen anne baba eğitimlerinin aile çocuk ilişkisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda anne-baba eğitiminin ebeveynlerin çocuklarını daha iyi tanımalarını sağladığı, çocuklarıyla olan iletişimlerini daha sağlıklı ve etkili hale getirerek olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Petit ve Dodge (2002) tarafından gerçekleştirilen araştırmada, anne babaların benimsedikleri tutumların okul öncesi dönemdeki çocukları üzerindeki etkisini incelenmiştir. Araştırma sonucunda, çocuklardaki düşmanca davranışların ve problem çözme şekillerinin annelerin aşırı baskıcı-otoriter tutumları ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Özyürek’in (2004) çalışmasında ise kırsal bölge ve şehir merkezinde yaşayan 5-6 yaş grubu çocuğa sahip anne babaların çocuk yetiştirme tutumları incelenmiştir. Araştırma sonucunda, kırsal bölgede yaşayan anne babaların kenttekilere göre daha koruyucu ve daha katı disiplin tutumlarını benimsedikleri, yerleşim birimine göre demokratik tutumu sergilemede herhangi bir farklılığın olmadığı ortaya konmuştur. Durmuş’un (2006) yaptığı çalışmada ise, 3-6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlerin kişilik özellikleri ve anne baba tutumları incelenmiştir. Sonuç olarak, eğitim durumu yükseldikçe anne babaların daha az “aşırı koruyucu” ve “baskıcı” bir tutum sergilediği, aşırı koruma ve baskı uygulandığında yaratıcılık ve ideal benlik gibi bağımsız bireysel özelliklerin ketlendiği, demokratik eşitlik tanıyan anne-baba tutumunun paylaşım ve işbirliğine dayalı özellikleri geliştirdiği tespit edilmiştir. Tatlı, Selimoğlu ve Bademci’nin (2012) gerçekleştirdiği araştırmada ise, çocukları okul öncesi eğitime devam eden annelerin aile hayatı ve çocuk yetiştirme tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; annelerin aile hayatı ve çocuk yetiştirme tutumlarının annenin yaşından, mesleğinden ve eğitim düzeyinden; babanın mesleğinden ve eğitim durumundan; çocuğun yaşından; aile tipinden ve yaşanılan yerleşim biriminden etkilendiği saptanmıştır. Alkan Ersoy, Kurtulmuş ve Tekin (2014) tarafından yapılan çalışmada, 2-3 yaş grubunda çocuğu olan annelere verilen Aile Çocuk Eğitimi Programı’nın, annelerin çocuk yetiştirme tutumlarına ve ev ortamını düzenlenmelerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak annelere verilen eğitimin, annelerin çocuklarının gelişimini ve eğitimini destekleyici uygun ev ortamı hazırlama ve çocuk yetiştirme tutumlarına olumlu katkıları olduğu saptanmıştır.

Bu çalışma ise, yukarıda özetlenen araştırma sonuçları incelenerek aile eğitimi programının ya iletişim becerileri üzerine durması ya da sadece anne baba tutumları üzerine durması eksikliği dikkate alınarak yapılması planlanmıştır.

YÖNTEM
Araştırmada kontrol grupsuz tek grup öntest ve sontest deneysel desen kullanılmıştır. Bu desende deneysel işlemin etkisi tek bir grup üzerinde yapılan çalışmayla test edilir. Gruba deneysel işlem başlamadan önce test verilir, deneysel işlem bittikten sonra aynı test tekrar uygulanır. Desende tek gruba ait öntest ve sontest değerleri arasındaki farkın anlamlılığına bakılır (Büyüköztürk ve ark., 2018). Desende bağımlı değişken “çocuk yetiştirme tutumları”, bağımsız değişken ise “aile eğitimi programdır”.

Araştırma Grubu
Araştırmanın çalışma evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında bir ilkokulda öğrencisi olan 450 veli oluşturmaktadır. Aile Eğitimi Programı, seçkisiz atama yoluyla seçilemediği için, 450 veli arasından programa katılmak için gönüllü olan ve 10 hafta süre ile çalışmayı kabul eden, 15 veli ile yürütülmüştür. Çalışma başlamadan önce velilere aile eğitimi programı hakkında bilgi verilmiş ve çalışmaya dahil olmak isteyenler tarafından katılım formu doldurularak gönüllü 15 veli seçilmiştir.

Veri Toplama Araçları Bu çalışmada veri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (PARI) kullanılmıştır.
Kişisel Bilgi Formu. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan Kişisel Bilgi Formunda, annelerin yaşları, eğitim durumları, çocuk sayısı ve çalışma durumunu tespit etmeye yönelik sorular yer almaktadır.

PARI-Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği. Parental Attitude Research Instrument (PARI) Schafer ve Bell (1958) tarafından geliştirilmiştir. Kuramsal olarak, çocuğun kişilik gelişimine, anne babanın çocuk yetiştirme tutumlarının ve aile hayatının doğrudan etkili olduğu ilkesine dayandırılmıştır. Ölçek Türkçe’ye Le Compte, Le Compte ve Özer (1978) tarafından uyarlanmıştır. Ölçekte 60 madde ve 5 alt boyut bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; aşırı annelik, demokratik tutum ve eşitlik tanıma, ev kadınlığı rolünü reddetme, geçimsizlik (aile içi çatışma) ve sıkı disiplindir. Maddeler soru şeklinde olmayıp olumlu ve olumsuz ifadeler şeklindedir. Dörtlü likert tipi ölçektir ve her ifade için “çok uygun buluyorum” (4), “oldukça uygun buluyorum” (3), “biraz uygun buluyorum” (2), “hiç uygun bulmuyorum” (1) seçeneklerinden biri işaretlenir (Anjel, 1993). Aşırı Annelik alt boyutu toplam 16 madde içerir. Alınabilecek en düşük puan 16, en yüksek 64’dür.. Yüksek puan alınması olumsuz olarak değerlendirilir. Demokratik Tutum ve Eşitlik Tanıma alt boyutu toplam 9 madde içerir. Alınabilecek en düşük puan 9, en yüksek puan 36’dır. Yüksek puan alınması olumlu olarak değerlendirilir. Ev Kadınlığı Rolünü Reddetme alt boyutu toplam 13 madde içerir. Alınabilecek en düşük puan 13, en yüksek puan 52’dir. Yüksek puan alınması olumsuz olarak değerlendirilir. Geçimsizlik (Aile İçi Çatışma) alt boyutu toplam 6 madde içerir. Alınabilecek en düşük puan 6, en yüksek puan 24’tür. Yüksek puan alınması olumsuz olarak değerlendirilir. Sıkı Disiplin alt boyutu toplam 16 madde içerir. Alınabilecek en düşük puan 16, en yüksek puan 64’tür. Yüksek puan alınması olumsuz olarak değerlendirilir. Türkçeye uyarlama çalışmaları Le Compte ve arkadaşları tarafından yapılmış ve test, tekrar test korelasyonları 0,58 ve 0,88 arasında bulunmuştur. Form daha sonra yüksek, orta ve düşük sosyoekonomik düzeyi temsil eden 129 anneye uygulanmıştır ve ölçeğin tümü için güvenirlik katsayısı .64 olarak bulunmuştur. Araştırma sonucunda madde sayısı 115 maddeden, madde güvenilirliği yüksek olan 60 maddeye indirgenmiştir. Bu kısaltılmış formun güvenirlik katsayısı .81 olarak bulunmuştur. Beş alt boyutun güvenirlik katsayısı ise .59 ile .90 arasında değişmektedir (Özerk, 2006). Bu çalışmada ise güvenirlik katsayısı ölçeğin tamamı için .86, aşırı annelik boyutu için .86, demokratik tutum ve eşitlik tanıma alt boyutu için .60, ev kadınlığı rolünü reddetme boyutu için .76, geçimsizlik (aile içi çatışma) alt boyutu için .62, sıkı disiplin alt boyutu için .73 olarak bulunmuştur.

Aile Eğitimi Programının İçeriği
Aile Eğitimi Programı araştırmacı tarafından iletişim becerileri ve anne baba tutumlarını güçlendirmeye yönelik olarak 10 hafta sürecek şekilde hazırlanmıştır. Daha sonra yüksek lisans kapsamında uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşünden sonra beceri geliştirme çalışması olarak yapılandırılmış grup çalışması şeklinde, ısınma oyunları, grup etkileşimi, sunumlar ve ev ödevleri uygulanmıştır. Aile Eğitimi Programının içeriği şöyledir: Ön Toplantı: Toplantıya katılan velilere çalışmanın içeriği, işlenecek konular ve amaçların anlatılması 1.Hafta: Tanışma, grup kurallarının oluşturulması, programın içeriğinin tanıtılması ve ön testin uygulanması 2.Hafta: Ailenin tanımı, aile biçimleri ve ailenin işlevlerinin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olunması 3.Hafta: Sağlıklı aile ve sağlıksız aile özelliklerinin fark edilmesi 4.Hafta: Anne baba tutumlarının neler olduğu ve çocuk üzerindeki etkilerinin fark edilmesi 5. Hafta: Aile içi iletişimin temel özellikleri hakkında bilgi sahibi olunması 6.Hafta: Çocuklarla kurulan iletişimde dikkat edilmesi gerekenler ve aile içi iletişim tarzlarının çocuk ruh sağlığına etkisinin fark edilmesi 7.Hafta: Çocuk gelişimi ve özellikleri hakkında bilgi sahibi olunması ve çocuklarda sorumluluk ve özgüven geliştirme yollarının fark edilmesi 8.Hafta: Çocuklarda görülen uyum ve davranış sorunları hakkında bilgi sahibi olunması ve uygun anne baba tutumlarının etkisinin fark edilmesi 9.Hafta: Aile içi kriz durumlarıyla baş edebilme becerisini kazanma 10.Hafta: Grup çalışmasının sona erdirilmesi, son testin uygulanması

Verilerin Analizi
Aile Eğitimi Programının annelerin çocuk yetiştirme tutumlarına etkisini incelemek için önce ölçekten alınan puanların dağılımının normalliğine bakılmıştır. Dağılım normal olmasına rağmen, katılımcı sayısının az olmasından (n<30) dolayı istatiksel analiz yöntemi olarak parametrik olmayan yöntemler kullanılmıştır. Araştırmada, ön test ve son test arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır.


BULGULAR
Aile Eğitimi Programının annelerin çocuk yetiştirme tutumlarına etkisini incelemek için, uygulama öncesi ve sonrası Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (PARI) uygulanmıştır. Ölçekten toplam bir puan elde edilmemektedir, bu yüzden alt boyutlar tek tek analiz edilmiştir ve analiz bulguları bu başlıkta verilmiştir.

Aile Eğitimi Programına katılan annelerin demografik bilgileri Tablo-1’de verilmiştir. Demografik değişkenler incelendiğinde, eğitime katılan annelerin %66,7’si 34-39 yaş, %26,7’si 40-45 yaş, %6,7’si ise 51-57 yaş aralığındadır. Annelerin yaş ortalaması 39,20’dir. Annelerin eğitim durumları incelendiğinde, %26,7’si ilkokul, %6,6’sı ortaokul, %40’ı lise ve %26,7’si üniversite mezunudur. Annelerin sahip oldukları çocuk sayısına bakıldığında, %6,7’si 1 çocuk, %60’ı 2 çocuk ve %33,3’ü 3 çocuğa sahiptir.

Aile Eğitimi Programına katılan annelerin, Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlara ilişkin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri Tablo-2’de verilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, aşırı annelik alt boyutundan alınan puanlar değerlendirildiğinde (X̄öntest=40,00, X̄sontest=36,80) son testten alınan puanların düştüğü görülmüştür. Aşırı annelik alt boyutundan alınan yüksek puanlar olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Buna göre araştırma sonucunda aşırı koruyucu annelik tutumunda azalma görülmüş ancak anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Demokratik tutum ve eşitlik tanıma alt boyutundan alınan puanlar değerlendirildiğinde (X̄öntest=25,20, X̄sontest=26,46) son testten alınan puanlar yükselmiştir. Demokratik tutum ve eşitlik tanıma alt boyutundan alınan yüksek puanlar olumlu olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda demokratik tutum puanlarında artma görülmekle birlikte bu artış anlamlı düzeyde değildir. Ev kadınlığı rolünü reddetme alt boyutundan alınan puanlar değerlendirildiğinde (X̄öntest=28,80, X̄sontest=26,06) son testten alınan puanlar düşmüştür. Ev kadınlığı rolünü reddetme alt boyutundan alınan yüksek puanlar olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda ev kadınlığı rolünü reddetme tutumunda azalma görülmekle birlikte bu azalma anlamlı düzeyde değildir. Geçimsizlik alt boyutundan alınan puanlar değerlendirildiğinde (X̄öntest=13,26, X̄sontest=14,13) son testten alınan puanlar yükselmiştir. Geçimsizlik alt boyutundan alınan yüksek puanlar olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda geçimsizlik tutum puanında artma görülmüş ancak bu puan artışı anlamlı bulunmamıştır. Sıkı disiplin alt boyutundan alınan puanlar değerlendirildiğinde (X̄öntest=37,93, X̄sontest=34,53) son testten alınan puanlar düşmüştür. Sıkı disiplin alt boyutundan alınan yüksek puanlar olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda sıkı disiplin tutumunda azalma görülmüş ve aile eğitimi programının sıkı disiplin tutumunu azaltmada etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Aile Eğitimi programına katılan annelerin, Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlarına ilişkin Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi sonuçları Tablo-3’te verilmiştir Aile Eğitimi Programına katılan annelerin, Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği aşırı annelik alt boyutundan uygulama öncesi ve sonrası aldıkları puanlar (z= -.739, p > .05), demokratik tutum ve eşitlik tanıma alt boyutundan uygulama öncesi ve sonrası aldıkları puanlar (z= -1.65, p > .05), ev kadınlığı rolünü reddetme alt boyutundan uygulama öncesi ve sonrası aldıkları puanlar (z= -1.61, p > .05), geçimsizlik (aile içi çatışma) alt boyutundan uygulama öncesi ve sonrası aldıkları puanlar (z= -1.19, p > .05) arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

Aile Eğitimi programına katılan annelerin, Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği sıkı disiplin alt boyutundan aldıkları puanlarına ilişkin Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi sonuçları Tablo-4’te verilmiştir. Analiz sonuçları, Aile Eğitimi Programına katılan annelerin uygulama öncesi ve sonrası sıkı disiplin alt boyutu puanları arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir (z= -2.14, p < .05). Sıkı disiplin alt boyutunda yüksek puanlar alınması olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Tablo-4 incelendiğinde 11 kişinin son test puanı azalmış, sıkı disiplin tutumunda azalma olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre, aile eğitimi programının sıkı disiplin tutumunu azaltmada etkili olduğu söylenebilir. Araştırma sonuçlarına göre Aile Eğitimi Programının annelerin sıkı disiplin tutumlarını azaltmada etkili olduğu, diğer alt boyutlar üzerinde olumlu etkiye sahip olmakla birlikte istatiksel olarak anlamlı bir farklılık sağlamadığı görülmüştür.

TARTIŞMA
Araştırmanın amacı, çocuğu ilkokula devam eden annelerin çocuk yetiştirme tutumlarını ortaya koymaktır. Bir diğer amacı ise annelerin çocuk yetiştirme tutumları hakkında farkındalıklarını artırmaktır. Bu yüzden araştırma okul bünyesinde, okul velilerinin çocuk yetiştirme tutumlarına katkı sağlamak ve aile ve çocuk ilişkilerini güçlendirmek amacıyla küçük grup çalışması olarak tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yapılmıştır. Aile eğitimi programı her hafta ısınma oyunları başlamış, beyin fırtınası, soru cevap ve sunumlar ile devam etmiş böylece annelerin grup etkileşimleri hızlandırılmıştır. Ayrıca her hafta ev ödevi verilerek, grup çalışmasından edinilen farkındalığın ev hayatında da eşler arası ve çocuklar ile de devam etmesi hedeflenmiştir. Son olarak annelerden aile eğitimi programını değerlendirmeleri istenerek çalışma sonlandırılmıştır.

Araştırma sonuçları incelendiğinde uygulanan Aile Eğitimi Programının analiz bulgularında sadece sıkı disiplin alt boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu göze çarpmaktadır. Uygulanan programın annelerin disiplin tutumlarını hafiflettiği söylenebilir. Ancak diğer alt boyutlar için analiz bulguları anlamlı bir farklılık olmadığını göstermektedir. Alt boyutlara ait ön ve son test puanları incelendiğinde geçimsizlik boyutu dışında diğer alt boyut ortalama puanlarında düşüş görülmektedir ve alt boyutlardan alınan yüksek puan olumsuz olarak değerlendirildiğinden aile eğitimi programına katılan annelerin eğitimin kazanımları açısından farkındalığı artmıştır denilebilir. Eğitim sonu değerlendirme raporunda, eğitime katılan annelerin yazdıkları incelendiğinde, verilen aile eğitimi programının aile hayatına olumlu yansıdığı, çocuklarıyla iletişim kurma becerilerinin geliştiğini, kaliteli zaman geçirdiklerini, çocuklarına demokratik yaklaşım gösterdikleri, sorumluluk uygulamalarına başladıkları görülmektedir.

Aile eğitimi programının sadece sıkı disiplin alt boyutu üzerinde anlamlı etkisinin olmasının sebebi, eğitime katılan annelerin annelik algısının toplumsal normlar içermesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı annelik ve ev kadınlığını reddetme alt boyutları üzerinde anlamlı bir farklılığın olmaması buna örnektir.

Ayrıca demokratik tutum ve eşitlik tanıma alt boyutu ölçek puanlarında pozitif yönde artış olmasına rağmen anlamlı düzeyde olmamasının sebebi ise aile içi rollerde eşlerinin yaklaşımı olmuştur.

SINIRLILIKLAR VE ÖNERİLER
Araştırmanın en önemli sınırlılığı eğitime sadece annelerin katılması olmuştur. Anne ve babaların birlikte katılması planlanmasına rağmen babaların çalışma saatlerinin uymaması araştırmanın sadece anneler ile yürütülmesine neden olmuştur. Bir diğer sınırlılık ise çalışma gurubu sayısının az olmasından dolayı istatiksel analizlerde parametrik olmayan testlerin kullanılmasıdır. Ayrıca deneysel çalışmada kontrol grubunun olmaması bir diğer sınırlılıktır.
Gelecek araştırmalar için planlanan aile eğitimlerinin babaları da içerecek şekilde planlanması ve yürütülmesi, çocuk yetiştirme tutumları açısından anne baba birlikteliğini olumlu olarak etkileyecektir. Ayrıca çalışma grubu sayısının artırılması ve parametrik testin kullanılması güvenilir sonuçlar verecektir. Deneysel çalışma yürütülecek gelecek araştırmalarda kontrol grubu oluşturulmasının, çalışmanın etkililiğini ölçmede önemli katkı sağlayacaktır.

SONUÇ
Aile eğitimi çalışmaları Türkiye’de birçok bakanlık, kurum, vakıf ve dernekler tarafından yürütülmektedir. Bu eğitimlerin en yaygın olarak kullanılan formatları Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde açılan 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ve 0-18 Yaş Aile Eğitim Programıdır. Söz konusu bu eğitimler hizmet içi eğitim almış kişiler tarafından Halk Eğitimi Merkezleri (HEM) bünyesinde açılmaktadır. Ayrıca, MEB dışında Türkiye’de aktif olarak anne babalara yönelik eğitim veren diğer kurum Anne Çocuk Eğitim Vakfıdır (AÇEV). AÇEV hem anneler hem de babalar için geliştirdiği projeler ile eğitimler sunmaya devam etmektedir. AÇEV bünyesindeki eğitimleri vakıf ile işbirliği içinde eğitici eğitiminden geçmiş öğretmen ve psikolojik danışmanlar AÇEV’in proje için belirlediği illerde vermektedir. Bu durum Türkiye genelinde birçok anne babanın eğitimlere
ulaşamamasına neden olmaktadır. Ayrıca HEM bünyesinde açılan aile eğitimi programını yürüten kişiler usta öğretici kadrosunda yer almaktadırlar yani alanda uzman kişiler değillerdir. Bu durum verilen eğitimin kalitesi ve ailelere ulaşabilme konusunda ciddi şüpheler uyandırmaktadır. Çünkü aile eğitimi sürecinde ailelerle birçok konu hakkında konuşulmakta, yeri geldiğinde psikolojik açıdan paylaşımlar yapılmaktadır. Ruh sağlığı alanında uzman olmayan bir kişinin yapacağı açıklamalar aileleri olumsuz etkileme riskine sahiptir. Bu yüzden verilecek eğitimler ruh sağlığı alanında uzman kişilerce verilmelidir.

MEB her eğitim öğretim yılı için psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri çerçeve planı için Türkiye genelinde iki hedef belirlemektedir. Okul psikolojik danışmanları bağlı bulundukları okul bünyesinde bu iki hedefi gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Aile eğitimi çalışmalarının ülke hedefi olarak belirlenmesi daha çok ebeveynin eğitim almasını sağlamaktadır. Bunun için de MEB’nın 0-18 yaş aile eğitimi programını hizmet içi eğitim bünyesine alması ve tüm Türkiye’de MEB’na bağlı çalışan okul psikolojik danışmanlarının hizmet içi eğitimlerden yararlanması sağlanmalıdır. Bu sayede, kapsamlı gelişimsel psikolojik danışma ve rehberlik modeli ve önleyici koruyucu rehberlik hizmetleri çerçevesinde, sahada daha çok okul psikolojik danışmanının yer alması ve veli-danışman ilişkisinin güçlendirilmesi sağlanabilir. Aktif bir role sahip okul psikolojik danışmanları, okullarına yeni bakış açısı kazandırırken, öğrencilerin ve velilerin ruh sağlığına da gerekli desteği sunmaktadırlar. Aile eğitimi programları genelde sunular üzerinden konuşarak verilmektedir. Aile eğitimi programlarını daha aktif bir hale getirmek, eğitime katılan kişilerin de aktif olmasını sağlayacaktır. Aile eğitimlerine her oturum öncesi psikodrama ve grup rehberliği çalışmalarında kullanılan ısınma oyunları ile başlayarak, grup üyelerin kaynaşmaları ve eğitime ısınmaları sağlanması faydalıdır. Ayrıca sadece klasik oturma düzeninde sunular yaparak değil, sandalyeleri daire şekilde düzenleyerek, grup etkileşimini artırmak ve ailelerin önemsendiği ve dinlenildiği mesajını vermekte yararı olabilir. Bu durumda ailelerin çalışmaya daha etkin katılmaları sağlanabilmektedir. Her aileye söz hakkı vererek, danışma süreci şeklinde, koşulsuz saygı ve empati ile dinlemek kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaktadır. Böylece ailelerin var olan sorunlarını çözmek için adım atmaları kolaylaşmaktadır. Aile eğitimi oturumlarında grupla psikolojik danışma, psikodrama ve grup rehberliği tekniklerini kullanmak ailelerle olan etkileşimi artıracak, aile eğitimi programının kazanımlarının daha uzun süre ailelerde hissedilmesini sağlayacaktır. Sonuç olarak, okullarda çalışan psikolojik danışmanlarca verilecek aile eğitimi çalışmalarının okulun ve velilerin ihtiyaçları gözetilerek yapılması, eğitimin kalitesini artıracaktır. Ayrıca bu tür eğitimler okul psikolojik danışma ve rehberlik servislerinin veli ile işbirliğini artıracaktır.


KAYNAKÇA
Alkan-Ersoy, Ö., Kurtulmuş, Z. ve Çürük-Tekin, N. (2014). Aile Çocuk Eğitim Programının Annelerin Çocuk Yetiştirme Tutumlarına ve Ev Ortamını Düzenlemelerine Etkisinin İncelenmesi. Kastamonu Eğitim Dergisi, Cilt:22, No:3, 1077-1090.
Anjel, M. (1993). The Transliteral Equivalance, Reliability and Validity Studies Of The Parental Acceptance-Rejection Questionnaire (PARQ) Mother-Form: A Tool For Assessing Child Abuse. Yüksek Lisans Tezi, Boğaziçi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.
Aral, N., Baran, G., Gürsoy, F., Köksal-Akyol, A., Bütün-Ayhan, A., Yıldız-Bıçakçı, M. Ve Erdoğan, S. (2011). The Effects of Parent Education Programs on The Development of Children Aged Between 60 and 72 Months. Social Behavior and Personality, 39(2), 241-250.
Bolat, E. (2011). Anne Baba Eğitiminin Beş-Altı Yaş Çocuğa Sahip Anne Babaların Çocuk Yetiştirme Tutum ve Davranışlarına Etkisinin İncelenmesi. Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Bushfield, S. (2004). Fathers İn Prison: Impact of Parenting Education. The Journal of Correctional Education. 55 (2); pp. 139-147.
Büyüköztürk, Ş., Kılıç Çakmak, E., Akgün, Ö. E., Karadeniz, Ş. ve Demirel, F. (2018). Eğitimde Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Pegem Akademi Yayınları, Ankara.
Çağdaş, A. ve Seçer, Z. (2006). Anne Baba Eğitimi. Kök Yayıncılık, Ankara. Doh, H.S., Kim, M.J., Shin, N., Song, S.M., Lee, W.K. and Kim, S. (2016). The Effectiveness of a Parenting Education Program Based on Respected Parents and Respected Children for Mothers of Preschool-aged Children. Children and Youth Services Review, Vol:68, 115-124.
Durmuş, R. (2006). 3-6 Yaş Arası Çocuğu Olan Ebeveynlerin Kişilik Özellikleri ile Anne Baba Tutumlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi. Yüksel Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.
Ercan, S. (1993). The Short Term Effects of the Home Intervention Programme on the Cognitive Development of Child. Yüksek Lisans Tezi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul.
Güzel, Ş. (2006). Dört Altı Yaş Grubu Çocuğa Sahip Annelerin Aile Eğitimine Yönelik İhtiyaç Duydukları Konuların Belirlenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara. Hamamcı, Z. (2005). Üç-Altı Yaşlarında Çocukları Olan Anne Babaların Aile Eğitim İhtiyaçlarının Belirlenmesi. Çağdaş Eğitim Dergisi, 319; 28-36.
Jacobson, A. L. and Engelbrecht, J. (2000). Parenting Education Needs and Preferences of Parents of Young Children. Early Childhood Education Journal, 28(2); 104-116.
Kağıtçıbaşı, Ç. (1998). Kültürel Psikoloji, Kültür Bağlamında İnsan ve Aile. Yapı Kredi Yayınları, İstanbul
Landy, S. and Menna, R. (2006). An Evaluation of A Group Intervention for Parents With Aggressive Young Children: Improvements in Child Functioning, Maternal Confidence, Parenting Knowledge and Attitudes. Early Child Development and Care, 176 (6); pp. 605-620.
Mahoney, G., Kaiser, A., Girolametto, L., MacDonald, J., Robinson, C, Safford, P. And Spiker, D. (1999). Parent Education in Early Intervention: A Call for a Renewed Focus. Topics in Early Childhood Special Education 19(131); pp. 131-140.
Nicholson, B., Anderson, M., Fox, R. and Brenner, V. (2002). One Family at A Time: A Prevention Program for At-Risk Parents. Journal of Counseling & Development. 80(3); pp. 362-371.
Özerk, H. (2006). Anababaların Çocuk Yetiştirmeye İlişkin Tutumlarının, Bilgi Düzeylerinin ve 11-18 Yaş Grubu Öğrencilerin Kendini Değerlendirmelerinin İncelenmesi. Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Özyürek, A. (2004). Kırsal Bölge ve Şehir Merkezinde Yaşayan 5-6 Yaş Grubu Çocuğa Sahip Anne Babaların Çocuk Yetiştirme Tutumlarının İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniversitesi, Ankara.
Özyürek, A. ve Tezel-Şahin, F. (2005). 5-6 Yaş Grubunda Çocuğu Olan Ebeveynlerin Tutumlarının İncelenmesi. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt:25, Sayı:2, 19-34.
Pettit G.S. and Dodge, K.A. (2002). Family Adversity, Positive Peer Relationships and Children‟s Externalizing Behavior: A Longutitunal Perspective on Risk and Resilince. Child Development, 73 (4), 1220-1237. Seçer, Z., Sarı, H. ve Olcay, O. (2006). Anne Tutumlarına Göre Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Ahlaki ve Sosyal Kural Bilgilerinin İncelenmesi. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı:16, 539-557.
Şanlı, D. (2007). Annelerin Çocuk Yetiştirme Tutumlarını Etkileyen Etmenlerin İncelenmesi. Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İzmir.
Taşkın, N. ve Erkan, S. (2009). Babalara Verilen Egitimin Babaların Çocuklarıyla İlgilenmelerine Etkisi: Deneysel Bir Çalışma. Hacettepe Üniversitesi, Egitim Fakültesi Dergisi, 37; 136-148.
Tatlı, S., Selimoğlu H. ve Bademci, D. (2012). Çocukları Okul Öncesi Eğitime Devam Eden Annelerin Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumlarının İncelenmesi. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl:2, Cilt:2, Sayı:3, 101-114.
Tezel-Şahin, F. ve Özyürek, A. (2008). 5-6 Yaş Grubu Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Demografik Özelliklerinin Çocuk Yetiştirme Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 6(3), 395-414.
Tezel-Şahin, F. ve Özyürek A. (2010). Anne Baba Eğitimi ve Okul Öncesinde Aile Katılımı. Morpa Kültür Yayınları, İstanbul.
Tuijl, C. V. and Leseman, P. M. (2004). Improving Mother–Child Interaction in Low-Income Turkish–Dutch Families: A Study of Mechanisms Mediating Improvements Resulting from Participating in A Home-Based Preschool Intervention Program. Infant and Child Development, 13; pp. 323–340.
Uyanık-Balat, G. (2007). İlköğretime Başlayan Çocukların Anne Babalarının Çocuk Yetiştirme Tutumlarının Okul Öncesi Eğitimden Yararlanma Düzeylerine Göre İncelenmesi. Eğitim ve Bilim, Cilt: 32, Sayı:143, 89-99.
Yavuzer, H. (1993). Ana Baba ve Çocuk. Remzi Kitabevi, İstanbul. Yavuzer, H. (2004). Ana Baba Okulu. Remzi Kitabevi, İstanbul.
Yuen, L.H. (2017). Personal Growth and Development of Parent Leaders Through a Group Parent Education Program. Teacher Development, Vol:21, No:4, 547-560.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile Eğitimi Programının Annelerin Çocuk Yetiştirme Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özgür TÖNBÜL Fotoğraf
Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
Çanakkale
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL'ün Yazıları
► Çocuk Yetiştirme Tarzları Psk.Bahar ERDEN
► Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Psk.Dnş.Fatih FİDAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Aile Eğitimi Programının Annelerin Çocuk Yetiştirme Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kişilik Bozuklukları Eylül 2016
► Kaygı Bozuklukları Mart 2016
◊ Yalnızlık Şarkıları Mayıs 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:22
Top