2007'den Bugüne 83,124 Tavsiye, 26,206 Uzman ve 18,434 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
"Anne" Olmadan Annelik Yapmak: Üvey Anneler
MAKALE #20948 © Yazan Uzm.Psk.Bilgen SAĞ | Yayın Aralık 2019 | 570 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Annelik, bir çocuk “dünyaya getirmekle” edinilmiş bir “rol” olsa da, aslında ilgi ve sevgi veren, bakım veren, ihtiyaçları gideren, kucaklayan, şefkat veren, anlayan, çözüm üreten ve kol kanat germeyi içeren bir fiil aslında. Çevremize dönüp baktığımızda biyolojik annesi olmamasına rağmen, “annelik görevi” üstlenmiş pek çok figür bulmamız muhtemel. Ailesini kaybetmiş çocukları evlatlık edinen veya eşinin çocuklarına bakım veren kadınlar, kızı çalışırken yıllarca torunuyla ilgilenen anneanne ve babaanneler, kimsesiz çocuk evlerinde çocuklara ihtiyaçları olan sevgi ve ilgiyi gösteren sosyal hizmet uzmanları ve çocuklarına yalnız başına bakım veren babalar dahil, çocuklara aslında “annelik etmek”tedir. Anne olan her kadının içgüdüleri ve sonsuz şefkati sebebiyle çocuklarını gözünden sakındığını biliriz, ancak “anne” olmamasına rağmen “annelik edebilme” görevini layıkıyla yapmaya çabalayan “merhamet ve vicdan” güdüsüyle hareket eden farklı sıfatlardaki bu “annelerin” de hakkını vermek gerek.
Biz ise, annelik eden pek çok kadın arasında özellikle ikinci evliliklerin çoğalmasını da göz önünde tutarak üvey anneleri işleyeceğiz. Annelik ve babalığın aile içindeki yeri ve görevi oldukça net iken; üvey ebeveynliğin sınırları ve görevi ailenin ve çocuğun durumuna göre şekillenen ve zamanla öğrenilen, hassasiyet ve itina ile aynı zamanda merhamet, sevgi ve sonsuz sabır ile yürütülmesi gereken bir süreç.



Bu konu düşünüldüğünde genellikle ilk önce zihinlere “bir çocuğu annesi kadar kim sevebilir” sorusu gelir, ardından da “üvey”in çağrıştırdığı pek çok şey. Tarih kadar eski “üvey annelik” temasını masallar, romanlar ve filmler tekrar tekrar işlemiş ve pek çoğumuzun zihninde bir yer bulmuştur. “Üvey” kelimesinin bizdeki olumsuz çağrışımları, acımasız ve zalim bir kadının insafına terk edilmiş yetim çocuk hikayelerinden ileri geldiğini tahmin edebiliriz. Üvey babalar bu denli kötülenmez, çünkü öz annenin evlatlarını üvey babaya ezdirmeyeceği düşünülür, ancak üvey anne çocuklarla iç içedir; baba eve akşamları gelir ve ondan habersiz çocuklar binbir türlü eziyete maruz kalmıştır. Bunca kötü ün ve önyargılar arasında, üvey anneler görevlerine yenik başlar aslında. Üstelik “öz annenin yerini tutmak gibi zor bir görevi üstlenmeleri beklenir. Üzerlerine yapışan bu etiketten ötürü, yaptıkları hatalar da zaman zaman büyütülebilir: Öz annenin çocuğuna verebileceği olumsuz tepkiler kabul edilebilir karşılanırken, üvey anneninki hep sorgulanır. Aynı şekilde, sınır koymak ve koymamak arasında gelgitler yaşayabilirler, kendilerini çocuklara kabul ettirebilmek adına onların hata ve olumsuz tutumlarını görmezden gelmekle gelmemek arasında dengeyi kurmada zorlanabilmektedirler. Tüm bunlarla birlikte öfkenin muhattabı da olabilir üvey anneler. Anne ve babası boşanan her çocuğun, ebeveynlerinin bir gün bir araya gelebilecekleri ihtimalini bitiren kişidir. Eğer anne yaşamıyorsa da, onun yerine geçmeye çalışan bir figür olabilir çocuğun gözünde. Çocuklar, bu yeni aile bireyinin annesinin yerini almaya çalışıp çalışmadığından emin olamaz; ona yakınlaşmanın öz annesine ihanet veya haksızlık olabileceğini düşünebilir. Aynı ikircikli duyguları babasına karşı da hissedebilir. Bir yabancıyla kendisini baş başa bıraktığı için zaman zaman öfkelenebilir, aynı zamanda da babasına daha fazla tutunma ihtiyacı hissedebilir hatta üvey anne ile babasının arası bozulduğunda sevinebilir.
Çocuk açısından bakıldığında, ebeveynin tekrar evlenmesi yeni bir dönemin başlangıcıdır. Yeni bir eve taşınmak, yeni ev düzenine, yeni çevreye; babanın yeni eşine, yeni kardeşlere ve akrabalara alıştığı bir geçiş sürecidir. Çocuğun öz ebeveyninin sağ olup olmaması, boşanma sürecinin nasıl gerçekleştiği, biyolojik ebeveynlerin ve üvey ebeveynlerin işi ne kadar kolaylaştırabildiği ve ne kadar çocuğu desteklediği, çocuğun yaşı, hayatındaki telafi edici faktörler, çocuğun mizacı ve genel aile dinamikleri sürecin nasıl geçeceği ile ilgili gidişatı belirlemektedir. Her aile ve her çocuk birbirinden farklıdır. Bu yüzden ilk andan itibaren bütün dinamikler düşünülerek tüm aile fertlerinin çocuk ve aile için en uygun stratejilerle hareket etmeleri gerekiyor. Bu sürecin sağlıklı geçmesi, başta öz ebeveynlerin süreci doğru yürütmesi, üvey ebeveynin ise doğru adımları izlemesine bağlı. Yeni aile bağlarını kurmak, sevgi, sınırlar ve rutinler oturtulana kadar çetin bir süreç. Ancak zor ilişkileri barındırıyor olması tabii ki boşanmış ebeveynleri ikinci evlilikten soğutmamalıdır. Gerçekten iyi yürütüldüğünde, pek çok şeyi yoluna koyabilmek mümkün. Ancak, sabırlı, işbirlikçi ve emin adımlarla ilerlenmesi gerekiyor. Peki nasıl?


Çocuklar İle Tanışmaya Hazırlık


• Belki de çocuklarla tanışmadan önce bu sürece giren her kadın (çocuğu olsun veya olmasın) içindeki merhamet ve şefkat duygularına güverek çocuğun annesi yaşıyor olsa da olmasa da bu emaneti kıymetli adledip özel bir iş yaptıklarının bilinciyle yola çıkmalıdır. Çocukların boşanma veya ebeveyn kaybı sürecinden ötürü aslında kolay şeyler yaşamadıklarını hatta travmatik bir süreç geçirmiş olabileceklerini sıklıkla kendilerine hatırlatarak zor olduğu kadar kıymetli bir görevleri olduğunu hatırlamalılar.
Bu yoğun süreçte üvey annenin desteği, anlayışı, ilgisi ve kolaylaştırıcılığı, bir çocuk için oldukça güven verici ve rahatlatıcı bir ilişki dinamiğine evrilebilir. Bu umut, dilek ve iyi niyetlerle başlamak önemlidir.
• Öfke, hırçınlık, içekapanıklık, hevessizlik ve kırıcılık noktasında çocukların yöneltebilecekleri olumsuz duyguları üvey annenin kişiselleştirmemesi gerektiğini, tüm bu zor duyguların muhattabı olsalar da aslında tüm yaşananların çocuğun kendi süreçlerinin yansıması olduğunu unutmamaları gerekir. Böyle durumlarda duygusal tepkiler vermeme noktasında sabır göstermeye hazırlıklı olarak sürece başlamak daha çocuklarla tanışmadan evvel uygun olacaktır.
• Çocuklarla bir ilişkiye başlamadan önce yine aile yapısının doğru okunması oldukça önemli. Biyolojik annenin yaşayıp yaşamamadığı, boşanma sürecinin hangi koşullarda ve nasıl gerçekleştiği, çocuğun duygusal durumu, yeni bir aile ferdine karşı hazırbulunuşluğu, eski aile ve yeni aile hakkındaki düşünceleri, önyargıları, çocuğun yaşı, mizacı ve kardeş sayısı öncelikle göz önünde tutulmalıdır. Bu doğrultuda ilk aşamada sadece çocuğu anlamaya, tanımaya, sevmeye ve vakit geçirmeye odaklanılması; abartılı olmayan; fakat samimi, anlayışlı ve sabırlı bir tonda yaklaşılması oldukça önemli olacaktır. “Yeni bir başlangıç yapmanın” hevesiyle, çocuğa gösterilen aşırı ilgili, özverili tutumlar, örneğin çocukla yeterli bağı kurmadan, önüne hediyeler yığmak, yeterli derecede yakınlaşmadan aktiviteler planlamak çocuk için fazla ve yapay gelebilir. Samimiyet, sıcaklık ve ne olursa olsun çocuğu anlamaya çalışan bir tavır ilk aşamada önemli olacaktır.

• Öz ebeveynin ise, yeni eşini çocuğa tanıtırken “evladını eskisi kadar sevmeye devam edeceğini, sevgisinde bir farklılık olmayacağını” da ifade ederek hayatlarında olan değişiklikleri teker teker somutlaştırması çocuğun kaygısını azaltacaktır. Eşine istediği gibi hitap edebileceğini, onun kendisini çok seveceğini ve değer vereceğini; zaman zaman birlikte vakit geçireceklerini (veya ileride birlikte yaşacaklarını) açıklayabilir. Eğer çocuğun öz annesi hayatta ise, “annesine hala saygı duyduğunu, ortak durumlarda bir araya gelmeye devam edileceğini ve anne ve babası olarak onu sevmeye devam edeceklerini, annesini istediği zaman görebileceğini” her fırsatta dile getirilmelidir. Çocuğun annesi hayatta değil ise, “annelerini asla unutmayacaklarını, annesi olmaya devam edeceğini” ancak yeni eşinin “annelerinin yerine geçmese de” onu çok seveceğini ve destek olacağını anlatması, yeni eşini sevmelerinin annelerini unuttuklarını ve artık sevmedikleri anlamına gelmediğini hatırlatmalıdır.

Birlikte Yaşamaya ve Zaman Geçirmeye Başlamak
• İlişkinin en başında üvey annenin konumunu net bir şekilde çocuğun zihninde çerçevelendirmesi gereklidir: “Ben senin babanın eşiyim, hayat arkadaşıyım, senin annen değilim, annenin yerine tabii ki geçemem, ama sana her konuda destek olmak için yanındayım ve sana çok değer veriyorum” gibi bir açıklamanın ardından çocukla olan ilişkinin nasıl ilerleyebileceği ile ilgili çocuğun yaşına göre bilgiler verebilir. Çocuğu sıkmadan, ne zaman isterse onunla nasıl vakit geçirilebileceği ile ilgili yönlendirmeler yapılabilir: “Birlikte sevdiğin kurabiyelerden hazırlayabiliriz veya istediğin zamanlarda parkta vakit geçirebiliriz, hafta sonları belki baban da bize eşlik edebilir” gibi. Küçük çocuklarda süreç daha kolay ilerleyebilir, ancak ergenlik dönemindeki çocuklarla çok daha hassas ve tedbirli ilerlemek kritik. Ergenlik dönemindeki gençler, bu süreçlerde çok daha tepkili ve heves kırıcı davranabilir. Özellikle de üvey ilişkilerde aynı cinsiyet avantaj olduğu gibi dezavantaj da olabiliyor. Örneğin ergen bir kızla üvey annesi arasında – özellikle öz anne bu ilişki ile ilgili olumsuz yorumlarda bulunuyorsa- gerilim ve çatışma olmasını bekleyebiliyoruz. Bu tip durumlarda da sabırlı ve anlayışlı bir tutum gösterilmelidir. Yaş büyüdükçe öz ve üvey ebeveynin çok daha hassas, tedbirli ve sabırlı davranması gerekiyor. Çocuklarla bağlar kuvvetlendikten sonra öz anne ya da babanın hakemliğine gerek duymadan baş başa geçirilecek özel programlar, aktiviteler ve planlar yapılabilir.

• Üvey anne, çocuğun kendisine istediği gibi hitap edebilmesi noktasında serbest bırakmalıdır. Annesi yaşayan çocuklar genellikle bunu tercih etmese de bazı durumlarda annesi vefat eden bir çocuk, üvey annesini anne yerine koymak isteyebilir. Üvey anne bu durumda da, çocuğu anne demeye zorlamadan “seni çok seviyorum ve çok önemsiyorum, bana istediğinde tabii ki anne diyebilirsin, bundan mutluluk duyarım” şeklinde bir kapı açabilir. Ancak annesi vefat eden çocukların, annesini birlikte anmak, fotoğraflarına bakmak, sorularına sabırla cevap vermek çocuk için çok besleyici ve önemli olacaktır. Özellikle annesi vefat etmiş bir çocuk için anlayışlı ve sevgi dolu birinin varlığı yetişkinlik dönemine kadar yaralarını saracak kişiliğine önemli katkılarda bulunacak çok özel bir ilişki olacaktır. Bazı durumlarda da, öz anne ilgisiz veya olumsuz tutumlar sergileyebilir. Veya özbaba, eski eşiyle ilgili olumsuz ifadelerde bulunabilir. Baba da üvey anne de, öz anne hakkında asla olumsuz ifadeler kullanmamalı, çocuğun nezdinde öz ebeveyni saygı duyulur bir konumdan çıkartmamalıdır. Özellikle küçük yaş çocuklar için ebeveynin kötülenmesi oldukça yıpratıcıdır. Çok görünür olumsuz tutumlar ise çocuğun yaşı büyüdükçe kendisi fark ettikçe yine anneyi yargılamadan tartışılabilir.

• Bir anda çocuklar ve üvey anne birbirlerine alışmak zorunda değildir; sevgi bağı zamanla olur. Bunun için birlikte geçirilecek zamanlar çocukların hazır hissetme durumuna göre sabırla planlanmalıdır. Üvey anne de aynı şekilde, bu sürece kendini hazır hissetmede ve adapte etmekte zorluklar yaşayabilir. Bu manada kendilerini sıkmamaları; tamamen doğal ve samimi olmaları oldukça önemlidir. Bir anda ne üvey anne çocuğu ne de çocuk, üvey anneyi sevmek zorundadır. Sabırlı olmak ve zamana bırakmak en etkili çözümdür. Bu süreçte babanın da desteği oldukça önemlidir. Üvey annenin çocuğa, “birbirimizi zamanla tanıyacağız, fakat benim için değerli ve kıymetlisin” mesajını vermeye gayret etmesi, bunu gerçekten içten söyleyebilmek için çabalaması önemlidir.

• Eğer üvey annenin ilk eşinden olan başka çocukları varsa, çocukları kaynaştırmak, özellikle üvey anne ve çocuklar aynı evde yaşayacaksa – sevgi ve ilgiyi eşit bir şekilde vermeye çalışmaya özen göstermesi gerekir. Belki de üvey annenin kendini üvey çocuğa kanıtlayabileceği en kritik alanlarından birisi de budur. Öz ve üvey çocuklar arasındaki sevgi dengesini iyi kurabilmek ilişkinin ne kadar sağlam ilerleyeceğinin göstergesidir.

• Disiplin ve sorumluluk konusundaki sınırları koymak ilk aşamada öz ebeveynlerde olmalıdır. Özellikle de aynı evde yaşamıyorlarsa yeni eş, disiplin konusunda biraz daha çekimser kalmalıdır. Ancak üvey anne ve çocuk aynı evde yaşıyorsa, baştan öz ebeveyn, üvey anne ve çocuklarla birlikte ile kararlaştırılan kuralları uygulayabilir. Karara varıldıktan sonra, artık bu aşamadan sonra, öz ve üvey ebeveynlerin “yetişkin konumundan” çıkmaması kurallar konusunda net olmaları önemlidir. Bu aşamadan sonraki aksaklıklarda uygun ve anlayışlı bir dille, örneğin “bugün baban evde olmadığı için senden ben sorumluyum, anlaştığımız gibi ödevlerini bitirmeden oyun oynayamazsın” gibi yaklaşımlarla sınırlandırmalar koyabilir. Özellikle üvey annelerin ilk eşlerinden veya şimdiki eşinden olan çocuklarıyla, üvey evladı arasındaki kuralların eşit bir şekilde uygulanması; evde alınan kararlar tüm çocuklar için geçerli olması gerekli. Özellikle süreçlerin ilk başında fazla kural koyarak alışkanlıkları hemen değiştirmeye çalışmak hatalı olacaktır. Geçiş sürecinin yumuşak geçmesi, ardından adım adım yeni kurallara geçilmelidir. Özellikle sürece karşı çıkan veya ergenlik döneminde olan çocuklar iyi niyetli çabaları suistimal etmeye çalışabilirler. Böyle durumlarda üzerinde çok durmamaya çalışmak gerekir. Ancak saygısız bir tutumla karşılaşıldığında “öfkeni anlıyorum, fakat benimle böyle konuşmana müsaade edemem” şeklinde anlayışlı fakat sınırlandırıcı ifadeler kullanılabilir.
• Babalar ise tüm bu süreçler içinde bir yandan yeni eşine alışmaya çalışırken öteki taraftan da eşinin çocuklarını gerçekten benimseyip benimseyemeyeceğinin veya çocuk yetiştirme tarzının nasıl olduğu endişesinde olabilir. Bazı babalar işe önyargılı başlayabilir, üvey annenin her hareketini çocuklarını ezme olarak nitelendirebilir, ki bu durum da doğal olarak üvey anneyi incitebilir. O yüzden eşlerin baştan, evdeki sınırlandırmaları ve nasıl bir yol izleyeceklerini açık açık konuşmalılar. Babalar, hem yeni eşin çocuklara adapte olmasında hem de evdeki rutinin sağlanmasında büyük role sahiptir. Bir taraftan da çocuğun öz annesi yaşıyorsa, onu hala saygı duyulur ve aktif bir noktada tutarak çocukla olan ilişkiden koparmaması, çocuklarını anlamaya çabalaması ve anlayışlı bir konumda kalması sürecin olmamazsa olmazlarındandır.
• Çocuklar kaç yaşında olursa olsun, anlayış gösterip sorunları çözmek adına ilk adımı atacak ve özveride bulunacak kişilerin, öz ve üvey ebeveyn olacağı unutulmamalıdır. Ortada problem hissedildiğinde bunu çözmek için çocuktan ziyade yetişkinlerin inisiyatif alması gerekir.
• Her aile birbirinden farklıdır. Bir üvey ailede başarılı olan yaklaşım, başka bir ailede başarılı olmayabilir. Çocuğun mizacı ve koşullardan kaynaklanan farklılıkların her ailede yansıması farklı olabiliyor. Eşlerin birbirinden destek alması, yoruldukları noktada aile büyüklerinden veya çözemedikleri alanlarda uzman desteği almaları faydalı olacaktır.
• Özellikle annenin erken yaşlarda kaybedildiği ailelerde, üvey annenin biyolojik anne olmadığı çocuktan saklanmaktadır. Bu tip durumlar çocuk için oldukça sakıncalıdır. Bir uzman eşliğinde “doğru bir yaşta” ve ailenin yapısına göre gerekli açıklamalar muhakkak yapılmalıdır. Her çocuğun öz annesini tanıma hakkı olduğu unutulmamalıdır.
TUIK’e göre 2017 yılında boşanma sayısı 128.411’e yükselmiş durumda. Daha önceki yıllardaki oranları ve ikinci evliliklerin artarak her iki partnerin de çocuklarının bir araya gelebilmesi, karma aile yapılarının sayısını çoğaltmaktadır. Yapılan araştırmalar bu tip aile yapılarının diğer ailelere göre çok daha fazla stres faktörüyle baş etmek durumda olduğunu göstermektedir. Adapte olunması gereken çok fazla dinamiğin olması bu sürecin hassasiyetle ve itinayla yürütülmesi gerektiğini gösteriyor. Üvey anne ve babalık süreci bisiklet sürmeyi engebeli bir yolda öğrenmek gibi aslında. Zor bir aşamadan başlansa da öğrenme gerçekleştiğinde yolun ne kadar zorlu olduğunun önemi kalmamakta.



İlk baştaki sorumuza gelirsek, bir çocuğu annesi kadar kim sevebilir? Annesi hala hayatta olan ve ikinci evlilik neticesinde eşinin çocuklarına “annelik yapan” annelerin – samimiyetle ve sevgiyle bu işi yapıyorsa - kaynaştırıcı ve kolaylaştırıcı bir rolü var. Özellikle de ihmalkar bir öz anne var ise, bir çocuğun yaralarını sarmak için ihtiyacı olan desteği verme imkanı bulunmaktadır. Annesini kaybetmiş bir çocuğun veya evlatlık verilmiş bir çocuğa üvey annelik yapmak ise çok daha telafi edici ve iyileştirici bir süreç. Toplumda anneliğe atfedilen kutsiyeti düşündüğümüzde, annelik içgüdüleri olmaksızın sonsuz sevgiyle “annelik yapan” tüm kadınlara ve hatta erkeklere de aynı saygıyla yaklaşılması ve “üvey” ilişkilere önyargıyla yaklaşıp gerçekten fedakar annelerin heveslerini kırmamak gerek. “Üvey” başlığı altında duyulan olumsuz hikayeler ve haberlerin varlığını yadsımamakla birlikte üvey evlatlarını kendi evlatları yerine koyan; annelik duygusunu ve sıcaklığını samimiyetle çocuklarına hissettiren çok fazla vicdanlı “anne” hikayelerini hatırda tutmakta fayda var. Özenle emek verilen herşeyde olduğu gibi bir çocuğu en az öz annesi kadar sevebilen ve sevgi verebilen “annelerin” annelik haklarını teslim etmek gerek.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
""Anne" Olmadan Annelik Yapmak: Üvey Anneler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bilgen SAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bilgen SAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bilgen SAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Bilgen SAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bilgen SAĞ'ın Makaleleri
► Annelik Yapmak Mı,anne Olmak mı? Psk.Gülten İKİZOĞLU
► Anne Olmak ve Anneler Günü Psk.Serap DUYGULU
► Kendi Çocuklarım Olmadan Önce Harika Bir Anneydim Uzm.Psk.Dnş.Zeynep ANAFOROĞLU BIKMAZ
► Annelik Tutumları Uzm.Psk.Pınar HOCAOĞLU
► Mesaisi Bitmeyen Meslek: Annelik - Babalık Uzm.Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,434 uzman makalesi arasında '"Anne" Olmadan Annelik Yapmak: Üvey Anneler' başlığıyla benzeşen toplam 36 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:17
Top