2007'den Bugüne 83,089 Tavsiye, 26,200 Uzman ve 18,426 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Okula Uyum ve Adaptasyon Süreci
MAKALE #21017 © Yazan Psk.Yeşim KURUÇAY | Yayın Ocak 2020 | 164 Okuyucu
Çocukların sevgi, beslenme, merak gibi birçok ihtiyacı olduğu gibi güven duygusu da onların en temel ihtiyacıdır. Bu duygu çocuklarda anne karnından itibaren oluşmaya başlar. Bu güvenin oluşması çocuğun yaşamı boyunca hayati kararlarına ve ilişkilerine etki edecek bir faktördür. Çocuğun bu ortama vereceği tepkilerin oluşmasında en önemli faktör Güvenli Bağlanmadır. . “Okul” çocuğun anne kucağı olan en güvenli ortamından uzaklaştığı ilk yerdir. Çocuğun bu ortama ve duruma gösterdiği uyum ve vereceği tepkiler üzerinde en önemli faktörlerden biri Güvenli Bağlanmadır. Diğer etki eden durumları ve okula uyum sürecinde neler yapılmalı? Nasıl davranılmalı?

OKUL’A BAŞLIYORUM

Ben evden gidiyorum Anne - Baba beni merak etmeyin..
Aslında bazen çocuk gidebilecekken evden anne-babanın ayrılmak istememesi yankısıdır, Çocuğun okulda olmak istememesi. Çocuk ailenin bir yansımasıdır ve aileden aldığı tüm bilgiler çerçevesinde okula gelir ve okulda sosyalleşmeye aileden farklı ortamı çevreyi başka insanları tanımaya başlar. Bu bazen aileler için endişe verici bir hale gelebiliyor. ‘Ya çocuğuma bir şey olursa ya kötü alışkanlıklar edinirse ya üzülürse’ şeklinde birçok kaygısı olabiliyor. Bu düşüncelere aşırı kapılıp bazen çocuğumuza da olumsuz etkiler yapabiliyoruz. Temelde, ebeveyn ya da aile büyükleri olarak aklınızda bulundurmanız gereken şey kendi sakinliğinizi korumak ve kaygılarımız olduğunu kabul edip bunu çocuğa yansıtmamak olmalıdır. Unutmayın, çocuklar biz büyüklerin korku ve kaygılarından çok kolay etkilenirler ve bu duyguların bulaşıcı olduğu da söylenebilir.


Okulda ilk gün


Okuldaki ilk gün, çocuğunuzun hayatında unutamayacağı bir anı olacaktır. Bu sebeple çocuğunuzun önemli bir hatırasında olmanız için işinizden izin alabiliyorsanız mutlaka onun yanında olmaya çalışın. Çocuğunuz diğer çocukların anne babasını yanında görüp sizi yanında göremediğinde üzülecektir. Onlar için ilk gün endişe vericidir ve destek alabilecekleri kişileri yanlarında isterler, yokluğunuz onu daha savunmasız bırakacaktır. Eğer bu mümkün değilse, aileden ona yakın başka biri, onun yanında olabilir. Okul çıkışında ise çocuğunuzla onun sevdiği, eğlenebileceği bir yerlere gidip, örneğin parka gitmek, birlikte dışarıda yemek yeme gibi etkinlik yapabilirsiniz. Aynı zamanda başlayacağı okulu daha önceden birlikte ziyaret ederek okula başlama heyecanını azaltabilirsiniz.

Neler oluyor?
Çocuğun ailesinin olaylara yaklaşım tarzı, problemleri nasıl çözdükleri hangi durumlarda nasıl davrandıkları çocuğun kendi hayatındaki ilişkilerine etki etmektedir. Çocuğun bireyselleşmesine imkan veren aynı zamanda onu koruduğunu izlediğini hissettiren bir çift gözün olduğunu bilen çocuklar arkadaş ilişkilerinde, çevreye uyum anlamında olumlu etkilenecektir.



Aşırı koruyucu çocuğun bireyselleşmesine izin vermeyecek şekilde sınırlayıcı aile tutumları okul uyumunu olumsuz yönde etkilemektedir.

Çocuk ilk kez anne ve babasından bu kadar uzun süre ve onların güvenilir ortamından ayrılıp yabancı bir yer de zaman geçirmeye başlar.
• İlk uyum sağlaması gereken şey okulun büyüklüğüdür. Okulda belli başlı kurallar ve sınırlar vardır ve yarışmacı bir ortamda bu kuralları öğrenmek zorunda kalır. Okulun belirli özellikleri ve rutinlerine uyum sağlamasının gerekliliğinin yanı sıra, akademik beklentilere, bilişsel olarak okulun görevlerine, arkadaşlarına ve öğretmenlerine uyum sağlaması gerekmektedir.
Çocuğun gelişimi ile ilgili faktörlerin etkisi
Okuldaki uygulamaları da çoğu zaman ince-motor işlevler kullanılmaktadır. Çocuklar okulda (yazı yazma, kesme, yapıştırma, boyama, sportif aktiviteler vb.) yapmaktadır. Yapılan araştırmalarda motor becerileri iyi olan çocukların okul uyumlarının daha iyi olduğu ve akademik başarılarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu Görüş doğrultusunda çocuğun bu alanda aile tarafından desteklenmesi çocuğu olumlu yönde etkiler.

Çocuğun erken dönemde ( okul öncesi eğitim) okula başlaması sosyal öğrenme süreçlerini destekler ve çocuğun kuralları olan bir ortam da olması hayata olan uyumunu kolaylaştırmaktadır. Okul öncesi eğitim almak ilkokula uyum sürecinde en belirgin etkendir ( öz kontrol, davranış kontrolü, sosyal uyum ve akademik başarısı daha iyidir).


3 yaş, çocuk için çevresindekilere ve özelliklede annesine büyük ölçüde bağımlı olduğu dönemi kapsamaktadır.3 yaş çocuğu İlginin üzerinde toplanmasını, koruyucu ev ortamına alışmıştır ve bu ortamdan anaokuluna geçiş ve oradaki çocuklarla aynı muamele görmesi, ilişki kurması gereken kişilerin sayısının bir anda artması gibi durumlar, kendisini alıştığı ortamdan bir başka ortamda bulması onun bocalamasına sebep olur. Bu ortam ve durum değişikliği çocuğu olumsuz etkileyip bir ayrılık kaygısı oluşturmasını sağlayabilir. Çocuk annesinden ayrılmayı başarabilmesi için anneden ayrılığı değerlendirebilecek ve uyum sağlayabilecek düzeyde bilişsel becerisi olmalıdır. Ebeveynleri ile Güvenli Bağlanma gerçekleştirmiş olması gerekir.


Nedir Bu Güvenli Bağlanma?

Bir bebeğin sağlıklı bir gelişim göstermesi için fiziksel ve duygusal ihtiyaçları karşılanmalıdır. Temel ihtiyaçların karşılanması fiziksel gelişimin yanı sıra bakım vereni ile arasında sağlıklı bir güvenli bağlanma oluşmasına katkı sağlar. Yaşamın ilk iki yılında anne ile çocuk arasında kurulan bağ, kişiyi hayatının sonuna kadar ilişkilerinde, eş seçiminde iş seçimine ve hatta kötü alışkanlıklara eğilime kadar hayatının her alanında bireyi etkileyecek bir durumdur.
Bebek ile güvenli bir bağlanma sağlamak için anne-babaların dikkat etmesi gereken temel noktalar şunlardır:

-Bebeğin duygularına uygun şekilde karşılık vermek ve ulaşılabilir olmak. Bebeğin korktuğunda, üzüldüğünde olduğu gibi olumlu duygular yaşadığında da anne-babasının dikkatini alabileceğini bilmesi gerekir.

-Doğduğu andan itibaren bebek ile iletişim kurarken gözlerinin içine bakmak da bebek ile anne-baba arasındaki bağı kuvvetlendirir.
- Çocuk bireyselleşebilmeli özgürleşmeli fakat ona bir zarar gelebileceğinde arkadaki o elin varlığını bilmeli.
-Evden hiçbir zaman gizlice çıkmamak, bakım verenin evden gideceğini belli etmesi gerekir belli etmek, vedalaşıp tekrar geri geleceğini belirterek evden ayrılmak çocuğun kendini terk edilmiş hissetmesinin önüne geçer ve güvende hissetmesine yardımcı olur.

Bağlanmanın en önemli unsuru güven duygusudur. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanacağını bilen bebek önce anne-babası ile güvenli bir bağlanma oluşturur, daha sonra bu bağlanma tipi ve anne-baba ile ilişki çocuğun diğer ilişkilerini, sosyal yaşantısını, benlik algısını ve dünyaya bakışını şekillendirir.


Okula Uyum aşamasında neler olabilir?
Anaokuluna başladıktan sonra ilk 15 gün içerisinde çocukların uyumlarında zorlanmalar olabilir bu normal karşılanmaktadır. Fakat uyumsuzluk 15 günü aşar ve uzar ise bunu, aileden ya da okuldan kaynaklanan başka sorunların göstergesi olabileceği düşünülmektedir. Çocukların bu süreçte yaşadıkları ayrılık kaygısının sonraki yıllarda okula devamı etkileyen bir okul korkusunun temelini oluşturduğu düşünülmektedir.

Çocuklar için kaygı yaratabilecek düşünceler
• Anne – babasından ve alıştığı ortamdan ayrı kalma endişesi,
• Okul içinde kaybolma ve ya unutulma endişesi,
• Ders süresinin uzun gelmesi ve serbest oynamak istemesi,
• Kuralları anlama ve uygulamada zorluk çekeceği düşüncesi,
• Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacağı endişesi,
Anne – Babaya Önerİler
Önce siz hazır olun! Çocukların okula ilişkin olumlu duygular geliştirmesini desteklemek için kendi kaygılarınızı bir kenara bırakıp, olumlu ifadelerle çocuğunuzu birkaç gün öncesinden okula hazır olun.
*Okula zamanında gelmeye çalışın, erken gelmek ve uzun bir bekleyiş çocuğunuzun kaygısını arttırabilir.
*Gideceği okul hakkında çocuğa açıklama yapmak ve okulu tanıtmak uyumu kolaylaştırır.
* Aile çocukla okula geliş gidiş saatleri ile ilgili konuşmalı, sadece belli bir zaman dilimi içinde okulda kalacağı söylenmeli.
* Çocuk okula birlikte geldiği ebeveyninin yanında ağlıyor, onun gitmesine izin vermiyorsa okula gelirken daha rahat ayrılabileceği bir kişi tarafından getirilmelidir ve okula düzenli devam etmesine özen gösterilmelidir.
* Çocuğun okulu reddetmesi durumunda, büyükanne/büyükbaba gibi aileden birinin çocuktan yana tutum göstermesi, ona güç verir ve tepkisini büyütür. Okula gidiş tüm aile bireyleri tarafından desteklenmeli ve aile bireyleri uyum içinde olmalıdır.
* Okula bırakma aşamasında çocuğa sevgi dolu bir biçimde sarıldıktan sonra “Burada arkadaşların ve öğretmenlerinle birlikte olacaksın ve birçok yeni bilgiler öğreneceksin. Bende okul saatin bittiğine seni almaya geleceğim veya servisten indiğinde seni karşılamaya geleceğim.” gibi rahatlatıcı cümleler kurabilirsiniz.
* Okulla ilgili çocuğunuzu önceden bilgilendirin. Yemeklerini nerede
Yiyecekleri, tuvalet ihtiyaçlarını nasıl giderecekleri gibi günlük rutinler
hakkında bilgi almak çocuğunuzu büyük ölçüde rahatlatacaktır. * Vedalaşmaları kısa tutun
*Çocuğun okula gitmek istemediğine dair ifadeleri karşısında empatik bir dille “ Evet tatlım bugün okula gitmek istemiyorsun anlıyorum ancak bu bizim tartışabileceğimiz bir konu değil. Biz işe gitmeliyiz, sen de okula” diyebiliriz.
*Okula gitme konusunda kesinlikle geri adım atılmamalı. Bir hafta okula gelip bir hafta gelmemek çocuğun okula alışma sürecini zorlaştırır. Bu nedenle okula geliş ve gidişlerde istikrarlı olmak gerekir.

Yapılan yanlışlar !
Çocuğunuzla konuşurken ya da ondan bahsederken aşağıdakilere benzer ifadeleri çocuğunuz ile ilişki ve iletişiminizi olumsuz yönde etkileyecektir:
• Eğer ağlarsan giderim.
• Şımarıklık yapma.
• Kimseye kendini sevdirmez, çok çekingendir.
• Ağlarsan akşama gelip seni almam.
• Böyle davranırsan bu okulda kimse seni sevmez.
• Bugün okulda kalırsan, yarın okula gitmeyebilirsin.
• Galiba sen okula alışamayacaksın.
• Acaba bugün başlamasan mı?
• Arkadaşların seni sevdi mi?
• Öğretmenin sana iyi davrandı mı?







Ev için öneriler
1- Çocuğunuzla her gün en az 15 dakika yüz yüze konuşun. Nasihat etmeyin, soru sorun, o anlatsın, siz sadece dinleyin.
A) Bugün okulda hoşuna giden neler oldu?
B) Bugün seni rahatsız eden, hoşuna gitmeyen neler oldu?
C) Bugünle ilgili değiştirebileceğin bir şey olsa neyi değiştirirdin? Neden?
D) Oyun oynadın mı? Hangi arkadaşlarınla?
2- Çocuğunuzla her gün birlikte 15 dakika öykü, masal okuyun; kitap yoksa ona bildiğiniz bir hikâye anlatın. Bunu her gün yapın. Şunu hiç unutmayın: Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocuğunuzun çocukluğunu yaşamasına ortam hazırlayın ve yardımcı olun. Çocuğunuzun diğer çocuklarla bir araya gelip bol bol oynamasına önem verin.
Okul için önerilerim şunlar:
1- Çocuğunuzun öğretmeniyle mutlaka tanışın.
Çocuğunuzla birlikte kitap okumak istediğinizi söyleyin, eğer önereceği masal ve hikâye kitapları varsa, onların bir listesini alın. Okul toplantılarına mutlaka katılın.
2- Ev ödevlerine çocuğun günde verdiği zaman 15 ile 30 dakika arasında olmalıdır. Sakın çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamak çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük kötülüktür. Çocuğunuzu kıyaslayacaksanız, kendisiyle kıyaslayın; bir hafta önceki hâliyle, bu haftaki hâlini kıyaslayın. Daha iyi yapıyorsa, “daha iyi yapıyorsun!” deyin, bu kadar. “Aferin,” “Bravo!” “Maşallah” gibi övgüler söylemeyin ve başka şekillerde ödül vermeyin. Ne yerin, ne övün. İlerlemeyi takip edin ve olduğu gibi söyleyin.
Çocuğunu zehirleyen veli olmayın. Ne demek zehirleyen veli olmak?
Yanlış Tutumlar:
1- Kıyaslar: Çocuğunu diğer çocuklarla ya da kendi çocukluğuyla kıyaslar.
2- Beklenti yükler: Kendi yapmak isteyip de yapamadıklarını çocuğunun yapmasını ister. “Ben doktor olmak istiyordum, fakirdik olamadım, senin doktor olmanı istiyorum.” der. Sakın bunu yapmayın.
3- Yarışır: Diğer velilerle buluşunca kendi çocuğuyla diğer velilerin çocukları hakkında konuşur ve çocuğunun başarısını bir yarış hâline getirir.
4- Dinlemez: Çocuğunu dinlemez, onunla sohbet etmez, onu adam yerine koymaz. Bir ülkenin geleceğini anneler, babalar ve öğretmenler yönlendirir. Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi sadece kendisi ve ailesi için değil hepimiz için önemlidir.
Kitap önerisi
Okuldaki İlk Günüm, çocuklara okulu anlatan, oradaki yaşamı adım adım görsellerle gösteren, okulda neler yapıldığı konusunda onları bilgilendiren bir kitap. Çizimler de kitabı son derece sıcak bir hâle getirmiş.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okula Uyum ve Adaptasyon Süreci" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Yeşim KURUÇAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Yeşim KURUÇAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Yeşim KURUÇAY'ın Yazıları
► Okula Adaptasyon Süreci Uzm.Psk.İpek ERDEM
► Okula Başlama ve Okula Uyum Süreci Uzm.Psk.Sinem GÜN
► Okula Uyum Süreci Psk.Burçak ERİTMEN YEŞİLTAŞ
► Okula Uyum Süreci Psk.Şenay DAYAN
► Okula Uyum Süreci Psk.Müge BEĞENİLMİŞ
► Okula Uyum Süreci ve Okul Fobisi Meral HASANDAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,426 uzman makalesi arasında 'Okula Uyum ve Adaptasyon Süreci' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Özgüven Gelişimi Şubat 2020
◊ Oyun Terapisi Ocak 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:49
Top