TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yaşam: Doğumla Ölüm Arası Hipnoz ...

Bahar TURUNÇ Fotoğraf
Bahar TURUNÇ
Ankara
Psikolog / Psk.Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Psikolog Sosyal Fobi Evlilik Psikoloji Fobiler Meditasyon Terapi Panik Atak Psikoterapi Korku Hipnoz Aile Sorunları Telkin Boşanma Cinsel sorunlar Danışma Cinsellik Depresyon Kaygı Ergen Sorunları Takıntı Kişisel bioenerji doktor psikoterapist hipnoterapist psikiyatrist vajinusmus erken boşalma ereksiyonKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 735,

* Yayın Tarihi : 19-09-2007 - 13:12 (289 gün önce),

* Ortalama Günde 2.53 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 11109 , Kelime Sayısı : 1444 , Boyut : 10.85 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Bahar TURUNÇ hakkında söyledikleri:
Uzun bir süredir ismi sosyal fobi olarak konulmuş sıkıntılar yaşamaktayım , bu yüzden geçmişte çeşitli psikologlardan yardım aldım .Bahar hanımla bu site vasıtasıyla tanıştım ve terapilerimiz şu an devam etmekte.Şu halimle aynı durumlardan müzdarip insanlara tavsiyem tecrübeli , ve işini yaşamıyla bütünleştirmiş insanlardan yardım almaları olacaktır. Bahar hanım bana göre bu özellikleri barındırmanın yanısıra psikoloji biliminin gidişatını da yakından takip eden ,çok yönlü ,sürekli araştırma içinde olan değerli bir uzman..
(A.T, Danışan, 12-05-2008)

Ben sosyal ortamlarda yaşadığım sıkıntı (sosyal fobi) sebebi ile Bahar Hn.'dan randevu aldım ve seanslara başladık.
Bahar Hn. ile tanışmadan önce bu hastalığın ve sıkıntının vermiş olduğu rahatsızlıklar sebebi ile birçok hastanenin birçok bölümünde tedavi gördüm ve sonuç olarak hiçbirşey çıkmadı.(Tiroit, noröloji vs.) Daha sonra psikoterapi için bir doktorla görüştüm fakat vermiş olduğu ilaçları içtiğim hafta ilaçla tedavi olmak yerine psikologa gitmeye karar verdim.
Çünkü almış olduğum ilaçlar ayakta durmamı zorlaştırmış ve daha fazla rahatsızlık vermeye başlamıştı.
Bahar Hn.'a gittiğim i... [DEVAMI..]

(M.A, Danışan, 10-12-2007)

Uzun zamandır cinsel açıdan yaşadığım sorunlar vardı. Doktor muayene ve ilaç tedavileri sorunumu çözmek yerine beni daha fazla açmaza sokmuş gibiydi. İnternetde arama yaparken buldum Bahar Hanımı.. kısa bir telefon görüşmesi sonrası randevulaştık. Yaklaşık iki ay sürdü. Her seans sonrası kendimde biraz daha düzelme hissetmeye başladım. Artık cinsel açıdan hiç bir sorunum kalmadı. Yaşanan çoğu şeyin zihnimizin içindeki çatışmalardan kaynaklandığını anlıyorsunuz. Rahatlıkla 'tavsiye ediyorum' diyebilirim. teşekkürederim
(Deniz, Danışan, 18-09-2007)

Merhaba,
Ben sosyal fobi şikayetiyle uzun süredir ilaç tedavisi görüyordum. İlaç tedavisine karşılık sosyal fobimden kurtulamamıştım. Bir rastlantı sonucu Uzman psikolog Bahar Hanım"la görüştüm ve hemen ardından terapilere başladık. Yaptığımız terapiler sonucunda sosyal fobi şikayetimden kurtulup ilaç kullanmayı da bıraktım. Böyle bir şeyi pek ummuyordum ve ilaçların bendeki yan etkileri de çok rahatsız ediciydi. Sonuçta sosyal fobimden Psikolog Bahar Turunç sayesinde kurtuldum ve yapamadığım pek çok şeyi yapmaya başladım Bu benim için mucizevi bir şeydir. Kendilerine buradan tekrar ço... [DEVAMI..]

(O.S, Danışan, 15-07-2007)

Bahar TURUNÇ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Yaşam: Doğumla Ölüm Arası Hipnoz ...

Derler ki, yaşam doğumdan ölüme kadar aldığımız hipnozların bütünüdür...


İlk uygulama dönemlerinde, tedavi amaçlı kullanımında hipnoz sürecindeki durum uykuya benzetildiği için, bu uygulamaya Mitolojideki Uyku Tanrısının adı verilse de, geçen zamanla ve çeşitli uygulamalı araştırmalarla, aslında bu durumun bir uyku süreci olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yanda yaşamın her anında hipnoz da denilebilecek telkinler altında olduğumuzdan söz edilebilir. Ancak yeni bulunan bir yöntem için kullanılan kelime, zihinlerde ilk anılan şekliyle kalır. Türkçe de en uygun karşılığı “ Telkin edilebilirlik “ olan hipnoz, eğer bir uygulama olarak kullanılıyorsa, uygulayan ve uygulatan arasında belli bir etkileşim süreci olarak görünmektedir.

Bu sürecin ilk aşamasında, hipnoza yatkınlık sağlamak amacı ile gerekli açıklamalar ve bilgilendirme süreci yer almaktadır, ki buna aşılama –bilgilendirme adı da verilmektedir, bunu izleyen adımda ise asıl uygulamaya geçilmektedir. Çünkü hipnoza yatkınlık da bazı becerileri kazanmaya benzer, yüzmek, bisiklete binmek gibi, bilmeyen birine öğretmek- anlatmak başlangıçta zordur. Yüzmeyi öğrenmeye çalışan birine, kendini suda rahat bırak dendiğinde battığını hisseder, suya gömülüp çırpınır, kendini rahat bırakmanın anlamını anladığında,- ki püf nokta denen bu aşamadır- zaten yüzmeye başlar. Sonuçta herkes yüzebilir, ama yüzme bilmeyenler için bu zorken, bilenler için kendini rahat bırakmak bir anlam kazanmıştır. Hipnoz da buna benzediği için, uygulamaya başlamadan önce, kişiye bir ön eğitim vermek, alıştırmak gerekmektedir.

Tabii ki burada söz edilen ön bilgilendirme gerektiren hipnoz, belli amaçlarla kullanılan bir yöntemi işaret etmektedir. Bu yöntemin amacı, psikolojide kişinin normal yaşamını etkileyen ve engelleyen konularda davranış - inanç değişikliği oluşturmak ve tıp alanında, gerekli durumlarda, tedaviye destek sağlamaktır.

Diğer yanda yaşam süreci içindeki hipnoz veya telkinler ise, bilgilendirme veya ön uygulama gibi bileşenler içermez, çünkü insanlar yaşamdaki telkinleri almaya zaten yatkındırlar. Duyduğumuz sözler veya uyaranlar, onların ne ifade ettiği hakkında tam farkındalık anında değilsek, bizi hipnotize edebilir. Diğer bir deyişle, neye inanıyorsak ya da inandırılmamıza izin veriyorsak, zamanla o bizim gerçeğimiz olur. Bunu yaşamda çevremize bakarak görmek olasıdır. Reklamlar, tercihlerimiz, izlediğimiz yol, sağlıklı- hasta olduğumuzdaki düşüncelerimiz, her biri bir inancın ya da günlük telkinlerin sonuçlarıdır.

--Ona o sözü söylemen iyi olmadı, senden uzaklaşmasına neden olacaksın.
--Enerji dolu görünüyorsun.
--İş görüşmesine giderken farklı giyinmeliydin, güvenilir izlenim vermemişsindir.
--Ne kadar şanslısın.
--Kış geliyor grip mevsimi başladı.

Kendimize de telkin yaparız bazen, “Çok çay içtim uyuyamayacağım”, “ Daima doğru insanlarla karşılaşırım “, “Heyecanlanınca ellerim titrer” ve benzeri cümlelerimiz bilincimize gider ve zamanla gerçeğimiz olur.

Telkin edilebilirlik daha çok dikkatimiz başka bir konu üzerinde yoğunlaşmış ve bilincimiz aktarılan sözleri almaya açıkken oluşan bir durum olarak nitelenebilir. Bu tür durumlarda bilincin kendini koruma mekanizmaları işlev dışı kaldığından , duyular uyaranlara karşı kalkan oluşturmamaktadır. Çünkü bilinç, bir konuya inanmak için, onu detayları ile incelemek, onu irdelemek , araştırmak ve kendi alt yapısına uydurmak ihtiyacı hissettiğinden ikna edilmeye direnirken, telkinleri uygun şartlar altında almaya açıktır.

Bundan dolayı, bilgiler başkasından ya da kişinin kendinden gelse de, mantığa ve somut verilere dayalı da olsa, ikna sistemleri bilincin tepkisi ile karşılaşacaktır. Çoğumuzun yaşamdaki, “ Onca açıkladım, örnek verdim gene beni anlamadı” veya “kendimi bunu yapmaya zorluyorum, uğraşıyorum ama bir türlü yapamıyorum “ şeklindeki ifadeleri bunun en güzel kanıtıdır. Bilinç kendi sistemi içinde, bilgi sürekliliğini sağlamak, ait olduğu benliği korumak, kişiyi yeni deneyimlerde tedbirli kılmak adına bazı savunma mekanizmalarına sahip olduğundan, doğrudan gelen komutlara daha dirençli, ancak telkinlere açıktır denilebilir.

Bireyler olayları – durumları ve insanları guruplayarak sınıflama eğiliminde olduklarından, bilinçlerinde kütüphaneye benzetilebilecek bir yapılanmadan söz edilebilir, burada yer alan her bir kitap, kişinin içinde geliştiği çevredeki edinimlerin, öğrenmelerin sınıflanıp, alt başlıklara ayrılmasıyla oluşan değişik konulara sahiptir. Kitapların içeriği çevresel duyumlar, diğer kişilerden- yaşamdan alıntılar ve deneyimlerden oluşsa da, sonuçta tüm kitapları derleyip yazan ve raflardaki yerine koyan kişinin kendisidir, buradaki tüm kitapların yazarı aynıdır. Her birey kendi yaşam kitaplarının yazarıdır.

Bu çerçevede konuya en yalın haliyle bakıldığında, aralarında bazı görevleri paylaşan alt ve üst bilinç olarak ikiye ayrılarak adlandırılan bilincimiz belli bir işleyişe sahiptir. Üst bilinç, beş duyu ile algıladığı her detayı alır, bu aşamada bilgiler birbirinden bağımsız, çeşitli, karmaşık ve oldukça fazla olduğundan, bunların bir araya getirilerek birleştirilmesi, anlamlandırılması, süzgeç görevi gören bir bölmeden geçirilerek alt bilince sınıflandırılmış bir şekilde aktarılması gerekmektedir. Süzgeç diyebileceğimiz kısımdan geçip de alt bilince giden bilgi ise sistematik ve nettir.

Alt bilincin herhangi bir işlevi, yapılandırması olmadığı için, o sadece kendine gelen kitabı uygun rafa koyan, gerekli durumlarda bilince hatırlatan, “Buna başvur” diyen bir uygulayıcı köle olarak nitelenebilir. O kitapta ne vardır? Belli deneyim zincirlerindeki detaylardan oluşan, özetlenip- kodlanan kısa bir öykü. Eğer şanslı isek- ki şans burada yaşamda bizi hoşnut eden deneyimlere sahip olmak anlamında kullanılmaktadır- bilinçaltı kütüphanemiz temiz, ışıltılı kitaplarla doludur, tam tersinde ise sıkıldığımız, tedirgin olduğumuz, eski – yıpranmış kitaplar yer almaktadır. Bu kitapların içindeki konu başlıkları, işlevlerini yitirmiş, geçmişte kalmış olsalar da, yeni yaşanan olaylarda tedbirli ve temkinli olmamız için, sadece bizi korumak amacıyla bilince geçmiş deneyim uyarıları olarak anımsatılır. Böylelikle bilinç; Geçmiş deneyimlerinin ışığı altında yeni deneyimleri, geçmişteki yapılanmaya uyarlamaya çalışır. Ancak kişi, bilincinde olan bu oluşumun, olup bitenin her zaman tam farkında değildir.
Basit bir örnekle;

“Sıcak bir yaz günü, gözümde şu marka gözlüğüm, üstümde kot pantolon ve mavi gömleğim varken, durakta beklerken, hafif bir rüzgar esiyordu, şu kadar dakikadır otobüs bekliyordum, o sırada yanımdan görüntüsü hoş olmayan biri geçti, uzaktan sevgilimin geldiğini gördüm, aceleci ve farklı bir tavrı vardı, yanıma geldiğinde benimle hemen konuşmak istediğini söyledi, başka bir kente taşınacakmış, ayrılmamızın daha iyi olacağını belirtti, bu çok ani bir karardı, derin bir üzüntü hissettim, sonrasında sevmek bir hata mı, acı veriyor diye düşündüm.”

Öykünün karışık veya uzun olması çok da gerekli değildir, eğer bu öykü bir kitap olarak bilinçaltına aktarılırsa, tüm kelime aramalarına açık olarak yerleşmiş olacaktır. Her bir ifade diğeri ile eşleşecek ya da bütünü çağrıştıracaktır. Sıcak bir yaz günü, o marka gözlük, beklenen otobüs, hissedilen duygu, sevmek hatadır... Kişi her ne zaman bu koşullardan biri ile karşılaşırsa, bilinçaltı ona bu öyküdeki zinciri anımsatır. Ya mavi gömleği ya da üzüntü duyulacak bir durum olacağını. Kişi de tüm tedbirlerini alarak, o üzüntüyü tekrar yaşamamak için, yeni karşılaştığı ve aslında eski durumla hiç ilgisi olmayan zemine belli yüklemeler yaparak kendini koruma eğilimine girer.

İşte bu yüklemeler, kişinin yaşamını engelleme ve zorlama aşamasına geldiğinde, hoş algılanmayan yaşantıların sayısı arttığında, psikolojik destek alma, en azından bilinçaltındaki rahatsız edici kitap hatırlatmalarından kurtulma isteği de başlamıştır.

Hangi verilerin bilinçaltına, hangi önem sırası ile ne tür kodlamalarla veya nesne- durum, duyuş eşlemeleri ile gittiğini ve ne sıklıkla hatırlatılma zemini oluştuğunu, zihne doğrudan bakarak göremesek de, davranış ve inançlardaki işleyişe bakarak, bilinçte neler olduğunu yordayabiliriz.

Bu aşamada hipnoz, günlük yaşamımızda bir telkin edilebilirlik sistemi olarak görülürken, psikoloji ve tıp alanında bir uygulama yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Hipnoz; Uygulama yöntemi olarak ele alındığında, merak eden veya uygulatmayı arzu eden kişilerden gelen sorular belli başlıklar altında toplanmaktadır. En genel olarak bunlar; Hipnoz bir uyku durumu mu, uyanmama olasılığı var mı, her hangi bir zararı veya yan etkisi olabilir mi, bilincimi kaybeder miyim, istemediğim şeyleri yapmam mümkün mü, hipnoz sırasında bilinçaltımdaki gizli bilgiler ortaya çıkar mı şeklindedir. Tüm bu soruların açık ve net cevapları vardır.

Hipnoz sanıldığının aksine uyku durumu olmadığı, bilincin her zamankinden daha fazla farkındalık kazandığı bir süreçtir. Bundan dolayı da uyanmamak gibi bir durum söz konusu değildir. Herhangi bir yan etkisi olmadığı gibi, genel bir gevşeme- hafiflik ve huzur duygusu sağlamaktadır. Diğer yanda bilinç tamamen açık olduğu için, kişi günlük düşünce ve değerlendirmelerini yapabilirken, bilinçaltındaki huzur ve mutluluk duygusuna kendini bırakmayı tercih eder. Hipnoz süreci sırasında bilinçte, hiç farkında olunmayan yeni durumlarla karşılaşmak söz konusu değildir, çünkü yaşamdaki değerler, anılar zaten kişi tarafından bilinmektedir, hipnoz sürecinde sadece bazı ayrıntılar daha fazla netlik kazanırken, hoşa gitmeyen durumlar daha yumuşatılarak algılanır. Tüm bunlardan dolayı da, hipnoz sırasında kişi istemediği sözleri söylemezken, hipnoz altındaki kişiye onun istemediği – bilincinin kabul etmediği telkinler verilmesi de mümkün değildir. Zaten sadece konusunda eğitim almış hekim ve psikologlarca yapılması öngörülen hipnoz uygulamasının temel amacı, kişinin istediği doğrultuda davranış ve inanç değişikliği sağlamak olduğundan, uygulama sürecindeki telkinler, olumlu ve istenilen davranışı elde etmeye yönelik olacaktır.

Diğer yanda, hipnoz deneyimi yaşamış kişilerin, bu süreçteki duyumlarını değerlendirmeleri birbirinden farklılık gösterse de benzer noktalar taşımaktadır. Bunlara örnek olarak, duyuların daha hassas olması, genel gevşeme- rahatlama hissi, uygulama sürecinin olduğundan daha kısa olarak algılanması verilebilir. Ancak ilk uygulamada hipnozdan çıkan kişiden duyulan cümle ; “ Her şeyin farkındaydım, hipnoz mu değil mi diye düşündüm, fakat bir yandan da öylesine rahattım ki, değişik bir durum olduğunu anladım”olmaktadır.
Hipnoz yaptıran kişi kendi farkında olmasa da, çeşitli belirtilerden kişinin hipnoza girip girmediği ve neler hissettiği hipnozu yapan tarafından anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak unutulmaması gereken en önemli nokta şudur; Gerekli eğitimi almış psikolog ve hekimler tarafından yapılan hipnoz etkin bir uygulama yöntemiyken, bu alanların dışındaki kişilerce uygulanması veya kişilerin çeşitli kitaplardan okuyarak kendilerine veya başkalarına hipnoz yapma denemeleri hoş olmayan sonuçlar doğurabilir.


Uzm.Psk.Bahar Turunç

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yaşam: Doğumla Ölüm Arası Hipnoz ..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Bahar TURUNÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Fetişizm: Fetişizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? , Müge EMEKSİZ
  • Beyin Nasıl Öğreniyor? , Hülya TOPAL
  • İkna Psikolojisinde İkna Etme Yolları , Abdullah TOPAL
  • Çocuğunuzu Kaybetmek İstemiyorsanız Dikkat Etmeniz Gerekenler , Merve SARAÇOĞLU
  • Cinsel İstek Kayıbı- Cinsel Yanıt Süreci , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Dikkat Eksikligi Ve Hiperaktivite Bozuklugu , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Çocukta Bağımlılık: Tanım, Nedenler, Belirtiler, Öneriler , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Ke-Ke-Me-Lik (Kekemelik Hakkında Bilinmesi Gerekenler) , Serkan BENGİSU
  • Psikoterapi Ve Yazı , Yusuf BAYALAN
  • Pozitif Disiplin Ve Çocuklarda Öz Denetimi Sağlama Yöntemleri , Gürcan AVCU
  • Bilgelik Bilgiden Üstündür , Tunç TATAKER
  • Alışveriş Çılgınlığının Psiko-Sosyal Boyutu , Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Gözlenen Davranış Problemleri , Ferihan YANCI
  • Depresyon : Belirtiler, Yaygınlık Ve Sebepleri , Dr.Meltem KAVCAR SIRMALI
  • Korkularımla Baş Edebilmek İstiyorum , Füsun BUDAK
  • Dil Ve İletişim Becerilerinin Öğretiminde Kullanılan Yaklaşımlar , Pınar ERSÖZ
  • Sağlıklı İletişim Ve Mutlu Aileler , Gürcan AVCU
  • Nlp (Neuro Linguistic Programming) Nedir? Nlp Eğitimlerinin İçeriğinde Neler Var? , Abdullah TOPAL
  • Beyin Nasıl Öğreniyor? , Hülya TOPAL
  • Yaşamda Risk Alabilmek , Bülent BUDAK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    01:33
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler