2007'den Bugüne 82,740 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Enfeksiyonlar, Salgınlar ve Beslenme
MAKALE #21110 © Yazan Dyt.Şeyma SARAY | Yayın YENİ Şubat 2020
SALGIN VAR!!!!
Bu paylaşım farkındalık yaratmak için yazılmıştır.
Uzun zaman sonra TavsiyeEdiyorum.com’da paylaşım yapıyorum.
Hepimiz biliyoruz her anlamda dünya zor dönemlerden geçiyor. Savaşlar, kıyımlar, hastalıklar, doğal afetlerin etkileri ile yürek yakan sonuçlar... virüsler, bakteriler, mikropların etkilerine karşı savaşamayan vücut direnci…
Tüm bunların sorumlusu biz insanoğlu…
Açtık başımıza derdi. Savaşacağız. Kendimiz ettik, kendimiz düzelteceğiz. Düzelteceğiz de önce kendimizi iyi etmeliyiz. Ancak iyi olduğumuzda da daha sonrasını düşünüp bu etkileri azaltmak için neler yapmalıyız konusunda elimiz taşın altına koymalı sonuçları olan uygulamalar gerçekleştirmeliyiz. Lafla peynir gemisi yürümez.
Gelelim konumuza. Mevsim normallerinden çok daha farklı etkiler gösteren hava koşulları ve günden güne zorlaşan yaşam koşulları ile kendimize gerektiği gibi bakamadığımız aşikardır (Buna üzülerek bende kendimi katıyorum).
Artık bedenlerimiz viral ve bakteriyal unsurlar ile mücadele etmekte zorlanıyor…
Son günlerde pek çok haber alıyoruz… Corona virüsü, eskiden çok yakalanmaktan korktuğumuz ama bugün artık normalleşmiş domuz gribi, ebola virüsü, sık gerçekleşen ve kolay iyileşmeyen enfeksiyonlar… vb.
Ben bugün sizlerle bu enfeksiyonlar konusunda konuşmak istiyorum (beni de yakaladı bugünlerde).
Pek çok sebebi var. Akla en kolay gelen sebepler arasında;
- Kalabalık ve mikrobiyal anlamda tam hijyenin sağlanamadığı ortamlarda bulunmak (hele ki bağışıklık sistemi zayıfladıysa), bu ortamlarda yemek yemek, birşeyler içmek (genel anlamda gıda tüketimi)
- İnsanlarla hele ki mikrobun kol gezdiği bu dönemlerde fazla temas halinde olmak/olmak zorunda kalmak
- Gıda hijyeninin tam sağlanamadığı durumlar ve gıdanın tüketimi
- Tüm bu saydığım ya da herhangi birine maruz kalıp hasta olmuş bir bireyle aynı ortamda uzun vadede bulunmak.
Yaşamak zorunda kaldığımız herşeyi yaşayacağız J Ancak önlem de almak için biraz dikkatli olmalıyız.


ÖNCE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ.
*- Moralimizin iyi olması önemli. ‘’ Dünyanın en iyi doktorları: perhiz, sükut ve neşedir’’ diye söylemiş İrlandalı şair Jonathan SWİFT. Çok sevdiğim sunum sonu kapanışı için kullandığım cümlelerden biridir. Çokta doğru olduğuna inanıyorum. Biliyorum hayat zor olabiliyor… Biliyorum sınavlardan geçiyoruz. Kayıplar yaşayabiliyoruz, tanımış olmaktan binlerce kez pişmanlık yaşadığımız insanlar hayatımızdan geçiyor, neden ben dediğimiz çok fazla şey yaşıyoruz ve biliyorum Şeyma ne kolay söylüyorsun ne kolay yazıyorsun ama ben bunu yaşıyorum diyorsunuz… Acıda hiyerarşi yoktur Şeyma demişti çok sevdiğim bir arkadaşım. Herkes kendi acısını taşır, yaşar, en basit anlatımı ile herkesin acısı kendinedir. Ama hiç birimiz unutmamalıyız öldürmeyen acı güçlendirir ve şekillendirir. Dolayısı ile değişen hayata, zamana uyumu kolaylaştırmak için vardır. Bu nedenle savaşmaktan keyif alalım. O acı da bitecek. Eğer baş edemiyorsanız psikolojik desteğini mutlulukla sağlayacak işinde uzmanlaşmış meslek erbaplarına yönelin.

- Çok zayıf ya da çok şişman olmak bağışıklık sistemini zayıflatır. Ancak bu şekilde viral ya da bakteriyal bir enfeksiyonla karşı karşıya iseniz ve kilolu bir bireyseniz bu dönemde diyet yapmayın. Bu sizi hem demoralize edebilir hem de enfeksiyonlardan kaynaklanabilecek etkilerle mücadele etmekte zorlanabilirsiniz. Diyete uyum sağlayacağım, midem bulantımla da başetmem lazım derken iyi işler kötüye gidebilir. Bunu kimse yaşamanızı istemez.
Ancak henüz enfeksiyon geçirmiyorsanız ve kilonuz yüksekse olmanız gereken kiloya dönmek için vakit kaybetmeden bir uzmana danışmalısınız. Diyetinizi yaparken vitamin, mineral kaynaklarını hijyenini en iyi şekilde sağlayarak günlük beslenmenizde bulundururken; sağlam barsaklar için posa kaynaklarını da beslenmenizin baş köşesine yerleştirmelisiniz.
- Yukarıda da belirttiğim gibi sağlam barsaklar önemli bir konu. Bugün barsakların doğru çalışmasının ne kadar önemli olduğu üzerine öyle çok çalışma var ki bu konu değinmezsem bu yazı eksik kalırdı. Biliyorsunuz ki barsaklardaki dengenin sağlanması için probiyotik bakterilere ihtiyaç duyulmaktadır ve bu bakterileri insan orijini içerecek şekilde üretilmiş olmalıdır ki vücudun kullanması kolay olsun. Faydaları arasında en başta barak florasını korumak olduğunu dile getirebiliriz. Probiyotiklerin besin kaynağı prebiyotiklerdir. Takviye dışında alımı gerçekleştirilecek olursa probiyotikleri turşu, salça, boza gibi fermente gıdalardan alabilirken, prebiyotikleri meyve, sebze tam tahıllar gibi gıdalardan diyetimizin içeriğine göre belirlenerek alabiliriz.
- Her ne kronik sağlık problemimiz varsa ihmal etmemeli onun önerilerinden çıkmamalı. Hayatımızı bu anlamda kolaylaştırmak için yollar aramalıyız. Artık o sağlık sorunu, sorun değil rutin olarak kabul edilmeli onunla yüzleşilmeli ve ne gerekiyorsa yapılmalıdır.
- Spor- egzersiz- kültür fizik… bedensel olarak elverişli olduğunuzu düşündüğünüz ya da uzman bir eğitmenin yönlendirdiği bir fiziksel aktivite seçmelisiniz. (kendinize zarar vermeden). Bunu alışkanlık haline getirmelisiniz. Mutluluk hormonlarınızın salgılanmasından, kan basıncınıza kadar, gözünüzde büyüttüğüne herşeyin aslında gelip geçici olduğunu düşündürecek kadar sizi olumlu etkileyebilir (ben egzersiz yapmayı çok seviyorum).
Tamam bunları yaptım. Ama bir sorun oldu bir şey oldu… Hasta oldum. Enfeksiyon kaptım. Midem bulanıyor. Karnım çok şiş. Sürekli tuvalete çıkıyorum. Diyare oldum. İdrar tahlillerim çok şenlikli, sürekli istifra ediyorum ve hekim diyor ki ‘’sen enfeksiyon kapmışsın, bu bu bu ilacı al, bu iğneyi vurdur al sana rapor!’’ Ahhhh Ahhh. Dinlenmek lazım tabi ki. Ama işkence çekerek dinlenmek yerine sıcak havada hafif hafif esen rüzgar da limonatama dadanmaya çalışan küçük arıyı kovalayıp kitabıma kaldığım yerden devam etme keyfini sürerek, arkamda yemyeşil dağ, önümde masmavi hafif dalgalı deniz manzarasıyla olsun ister insan.
Ama hastayken üşüyen ayakları ısıtmaya çalışmak, sabırla sürekli tuvalete çıkmak, mide bulantıları ve her türlü kokudan etkilenmek ve de sonuçları ile mücadele etmek, oluşan durumlardan dolayı uyuyamamak… vb. hastalık işte. Dinleneceğiz uygun besleneneceğiz. Üşütmeyeceğiz.
NELER YİYECEĞİZ BU DURUMDA???
- Fermente ürünler barsak yapınızın düzenlenmesinde yardımcı olur. Ayran, yoğurt, turşu suyu eğer mideniz bu durumda kaldırabilirse kefir.
- Mide bulantılarınız var. Herşey kokusuyla burnunuza batıyor. Tabiki hafif gıdalar tüketeceksiniz yağsız pirinç lapası, patates haşlaması, muz (olgun muz şeker oranı açısından enerji verir fakat normal bir olgunluğa sahip muz da prebiyotik açısından daha zengindir barsakların düzenlenmesine yardımcı olur)
- Diş probleminiz yoksa şekerli su için küçük miktarlarda enerji almanız ve kan şekeriniz açısından önemlidir. Kendinizi çok halsiz hissederseniz bu yöntemi tercih edebilirsiniz.
- Turşu suyu, maden suyu gibi gıdalar alarak sürekli istifra etmekten ve tuvalete çıkmaktan kaynaklanan mineral kaybınızın önüne geçebilirsiniz. Mide bulantınıza da iyi gelir.
- Su içeceğiz tabiki. Ama bir andan fazla su tüketmekte mide bulantısına neden olur. Yavaş yavaş ve az az için bu durumda suyunuzu.
- Yağlı gıda tüketmeyin. Bu durumda midenize de barsaklarınıza da fayda sağlamayacak aksine daha da zor dakikalar yaşacaksınız. Yazık etmeyin o dakikalarınıza.
- İyi bir probiyotik takviyesi kullanın. Barsaklarınızın düzenlenmesine yardımcı olsun.
- Ara ara midenizin bulanmasına izin vermeyecek şekilde meyve tüketin.
- Kuru gıdaya yönelin. Ekmeğinizi tüketirken yağsız olarak hafif kızartın. Ekmeği daha çok kurutun. Midenizin bulantısının önüne geçmekte yardımcı olur.

Çok mutlu olun, çok sağlıklı olun, herkesi sevmeseniz dahi herkes için iyi şeyler isteyin. İnanın herşey daha kolay olacak böyle yaptığınızda…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Enfeksiyonlar, Salgınlar ve Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Şeyma SARAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Şeyma SARAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Şeyma SARAY'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Enfeksiyonlar, Salgınlar ve Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sporcu Beslenmesi Ocak 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:41
Top