2007'den Bugüne 83,498 Tavsiye, 26,240 Uzman ve 18,616 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Erkeklerde Bağlanma Korkusu
MAKALE #21379 © Yazan Psk.Yasemin TÜZEMEN | Yayın YENİ Mayıs 2020
Erkeklerde Bağlanma Problemleri

Bağlanma korkusu, bağlanma problemleri günümüz ilişkilerinin kanayan yarası… yeni nesil en çok erkeklerde görülen ama kadınlarda da azımsanamayacak oranda görülmekte olan bağlanma korkusu… eskiden böyle şeyler yoktu. Yeni nesil insanda çıkmaya başladı bu bağlanma korkuları. İnsanlar ilişki yaşamamak evlenmemek için bahaneler üretiyor diyenleri duyar gibiyim. Aslında eskiye göre kıyasladığımızda, günümüz dünyasında bağlanma sorunlarının giderek arttığı ve insanların partnerleri ile evlenme kararı alabilme, birisine bağlanabilme, birisi ile uzun süreli ilişki kurabilme, birisini sevebilme noktasında daha kararsız ve geri çekilmeci bir tutum sergilediklerini görülmektedir. Peki neden oluyor? Eskiden böyle değilken bu ıssız adam durumları neden bu denli artmış durumda? Bu oldukça uzun ve detaylı bir konu ama başlıklarda buna detayıyla değineceğim. İlk önce bağlanma problemi olan erkekler ve bunların özellikleri ile konuya başlayalım isterseniz.

Bağlanma korkusu olan erkeklerin temel özellikleri

Bağlanma korkusu yaşayan erkekler, partnerleri ile duygusal ve fiziksel temas kurabilme noktasında yetersizdirler

İlişkilerde bağlanma korkusu yaşayan erkeklerin en belirgin özellikleri, yakınlık ve duygusal temas kurabilme noktasında yetersiz bir tutum sergilemeleridir. Bu adamlar sekse ve fiziksel yakınlığa çok meyilli olabilirler ya da tam tersi yanınızda olup bir köşede size günlerce dokunmadan durabilirler. Dokunmalarında ve sarılmalarında bir duygu yoktur ya da çok yetersizdir. Vermeye çabaladığı sevgi belirtisi şüphelidir veya kararsızdır. Bir içtenlik hissedemezsiniz ve duygusal olarak kendinizi ona ait ve onun tarafından seviliyor hissedemezsiniz. Verdikleri temel duygu bu adam beni sevmiyor. Bu adam beni istemiyor ve her an hayatımdan gidebilir olduğu korkusudur. Bağlanamayan erkek sevgilisi ile içten ve sevgi dolu ilişkileri kuramaz. Bağlanma korkusu olan bazı erkekler ilişkinin başlangıcında size çok ilgili alakalı olup, çok dokunsal davranıp bir zaman sonra sizden soğuyabilir. Ya da bir sıcak bir soğuk davranabilirler. Bağlanma sorunu yaşayan erkeklerle birlikte olan kadınlar ilişkinin başlarında kendilerini heyecan dolu hissederken ilişkinin ilerleyen zamanlarında partnerleri tarafından sevilmedikleri, artık çekici olmadıkları yönünde bir his geliştirip mutsuz hissedebilirler. Ama burada kadınlar olarak bağlanma korkusu olan erkeklerin ilişkinin başında veya ilerleyen aşamalarında gözlemlediğiniz çelişkili soğuk tavırlarının sizinle çok da alakalı olmadığını bu erkeklerin kendi içlerinde problemler yaşadıklarını bilmenizi ve kendinizi sevilmeye layık olmayan değersiz hissederek kendinizi üzmemeniz gerektiğini söylemek isterim.

Bağlanma korkusu olan erkekler şekilci olurlar

Hepsi için genellenemeyecek olsa da bağlanma korkusu yaşayan erkeklerde en sık görülen özelliklerin başında aşırı detaycı ve şekilci olmaları gelmektedir. Bu ne demek? Bu erkekler kadınların dış görünüşüne çok fazla dikkat ederler. Saç rengine, ten rengine göz rengine, boyuna, mesleğine, maddi gelirine başkalarının yanında nasıl konuştuğuna kısacası kadının vitrinine çok fazla önem verirler. Bir erkek genel olarak birlikte olmak istediği kadında ilk etapta görünüşe önem verir. Bu doğrudur. İki insanı birbirine yaklaştıran şek ilk etapta fiziksel çekimdir. Bunu sağlayan da bireyin vitrinidir. Ama ilişkinin ilerleyen aşamalarında bireyler birbirlerine bağlanmaya başlarlar ve dış görünüş ilk etapta olduğu kadar ön plana çıkmamaya başlar. Uzun süreli içten ilişkiler kurmuş olan insanlardan şu cümleleri duyamazsınız: “Onun güzelliği için onunla birlikteyim.” Dünya güzeli de olsanız ilişkide karşılıklı ahenk oluşturamamışsanız partnerinizle aranızda sağlıklı bir bağlanma ve gerçek bir sevgi oluşmaz. Bir insan birisine bağlandığında onun dış görünüşü ilişkinin başında olduğu kadar ilişkinin ana dinamiğinde yer almaya devam etmez. Ama bağlanma korkusu olan erkekler ilişkinin ilerleyen aşamalarında partnerlerinin kaşlarında gözlerinde veya fiziksel özelliklerinde oluşabilecek ufacık kusurları dikkat çekmeye başlarlar. Kusur olmasa bile ilişki ilerledikçe bağlanma sorunu yaşayan erkekler partnerlerinde kusur bulmaya başlarlar. Onları eskisi kadar beğenmemeye başlarlar. Diğer kadınlar onların ilgisini çekmeye başlayabilir. Bunun nedeni tamamen bağlanmaktan kaçınmaktır. Bağlanma korkusu yaşayan erkek farkında olmadan yapar bunu.



İlişki ilerledikçe insan yaradılış olarak temas halinde olduğu kişiye alışmaya ve bağlanmaya başlar. Bir muhabbet kuşu bile olsa bağlanma gerçekleşir. İnsanın fıtratı böyledir. Bağlanmaktan korkan erkekler, kendini bundan korumak için farkında olmadan bu davranışları geliştirirler. Beyin bağlanmaya başladıkça bilinçdışı dediğimiz korunaklı yapı bununla müthiş bir mücadele geliştirmeye başlar. Bireyler bunun farkında olmazlar. Bağlanmaktan korktuğum için partnerimde kusur görmeye başladım ondan soğumaya çalışarak ona bağlanmamı engelliyorum demezler tabi ki de. Zamanla ona olan ilgim azaldı artık onu çekici bulmuyorum ama bunun nedenini de bilmiyorum derler çoğu zaman. Çünkü bu duyguların bağlanma korkusu olduğunu birisi onlara fark ettirmediği sürece bilmeleri pek mümkün değildir.

Bağlanma korkusu olan erkekler partnerlerini aldatma eğiliminde olurlar

Bağlanma problemi olan erkeklerin hepsini genellememekle birlikte genellikle bağlanma sorunu yaşayan erkeklerde görülen bir diğer davranış da aldatma davranışıdır. Bağlanmaktan korkan erkekler günübirlik ilişkiler yaşamaya meyilli olabilmektedirler. Her seferinde yeni bir kadın her seferinde farklı bir ten hissi onlara ilgi çekici gelir. Cinsellik iki insanı birbirine derinden bağlayan bir eylemdir. Cinsellik esnasında çok büyük bir duygusal ve bedensel paylaşım olur ve cinsellik tek bir kişi ile sürekli hale gelmeye başladığında bağlanma davranışı gelişir. Bağlanma problemi olan adamlar tek bir kadınla ilişki yaşamaya başladıklarında ona bağlanmaya da başlayacakları için günübirlik ilişkiler kurmaya başlayarak bu bağlanma hissinin önüne geçebilirler.
Bağlanma problemi yaşayan adamların ilişki dinamiklerine baktığınızda çok fazla kadınla ilişki yaşamış oldukları, biraz çapkın oldukları ve hedonizme düşkün olduklarını gözlemleyebilirsiniz. Bağlanma korkusu yaşayan erkekler kendilerine kendileri gibi seks ilişkisi kurabilecekleri arkadaşlar da edinebilirler. Onlarla yalnızca cinsel tatmin amaçlı buluşmalar düzenleyebilirler. Bu ilişkiler de bir zaman sonra onlara çekici gelmemeye başlar çünkü yazının yaşında da bahsettiğim gibi cinsellik de iki insanı farkında olmadan birbirine bağlayan bir eylemdir. O nedenle aynı kadınla uzun süreli cinsel birliktelik kurmak bağlanma sorunu yaşayan erkeği ürküteceği için bir zaman sonra kadınla irtibatı kesebilir veya başka günübirlik partnerlere yönelebilir.



Bağlanma korkusu yaşayan erkekler aldatmayı erkeğin doğasında olan bir şeydir diyerek meşrulaştırma eğilimine giderler.



Aldatma davranışı tek başına bağlanma problemleri başlığında ele alınamayacak kadar detaylı ve karmaşık bir konu olmakla birlikle bu yazıda bağlanma sorunu yaşayan erkeklerde aldatma davranışının ne gibi geliştiğini izah etmeye çalıştım. Umuyorum ki bu kısım açıklayıcı olmuştur.

Buraya kadar olan kısımda bağlanma problemi olan erkeklerin özelliklerini ele aldık. Bundan sonraki kısımlarda bağlanma korkusunun nedenlerine ve bağlanma korkusu yaşayan bağlanamayan erkeklerle ilişkide ne gibi problemler yaşayabileceğinize ve bu problemlerle nasıla başa çıkabileceğinize değineceğiz.

Erkeklerde bağlanma korkusuna sebep olan nedenler nelerdir?

Bebeklikte bakım veren annenin duygusal yoksunluğu/ bebeklik dönemi anne bebek bağlanma problemlerinin varlığı

Bağlanma problemi yaşayan ve bağlanamayan erkeklerin anneleri ile olan ilişkilerine bakıldığı zaman bebekliklerinde genellikle soğuk mesafeli reddedici anne-bebek ilişkisine maruz kaldıkları görülebilmektedir. Bu erkeklerde görülen bağlanma problemlerinin başında geldiği gibi bu özelliklerde anne bebek ilişkisi kurmamış olan erkeklerde bağlanma korkusu görülmez diye de düşünmemek gerekir. Erkeğin hayatı boyunca edindiği ilişki tecrübeleri de kendisinde ilerleyen süreçte bağlanma problemlerine neden olabilmektedir.

Daha önceki ilişkilerinde travma yaşamış olan ve sorunlu partner ilişkisi yaşamış olan erkekler de yaşadıkları aşk ilişkilerinde yara aldıkları için kendilerini korumak adına da bağlanma güçlüğü geliştirebilmektedirler.
Bağlanma sorunu yaşayan erkeğin geçmiş ilişkilerine bakıldığı zaman ya bebeklik döneminde anne bebek ilişkisinde mesafeli reddedici, ilgisiz veya tutarsız sevgi veren bir ebeveyne maruz kalmış genel itibariyle sağlıklı anne bebek ilişkisi kuramamış bir erkek profili görülebilmektedir. Anne bebek ilişkisinde problem olmayan ama bağlanma problemi olan erkeklerin bir kısmında da mutlaka hayal kırıklıkları ile sonuçlanmış aşk ilişkilerinin yaşanmış olduğunu görebilirsiniz.

Bağlanma korkusu olan erkekle ilişki yaşamak

Bu kısım tamamıyla bağlanma problemi yaşayan bir erkekle ilişki yaşayan ve yaşamak üzere olan kadınları ilgilendiriyor. Burayı dikkatle okumalısınız. İlk önce kendinize şu soruları sorun ve dürüstçe cevaplarını verin: ben bu adamı ne kadar seviyorum ve bu adam ile sonsuza dek evet diyebilir miyim? bu adam beni ne kadar seviyor. Bu ilişkide mutlu muyum? Bu ilişkide ne kadar ben olarak varım?
Bağlanma sorunu olan bir erkekle ilişki yaşıyorsanız onun ilişkide yeterince verici alakadar olan taraf olmadığını zamanla veya ilişkinin ta başlarındayken görmeniz mümkündür. Erkek zorlasa bile bir şeyler tam yerine oturmadığını hissedebilirsiniz. Siz bu erkeğin kurtarıcısı mısınız? Onun yaşadığı geçmiş dönemi travmalarını onu bağlanma korkusuna iten nedenleri aşmasına yardımcı olabilecek kadar kendinizi güçlü ve sevgi dolu hissediyor musunuz? Cevabınız evetse ilişkiyi sonuna kadar kucaklayın. Ama içinizde kendi duygularınız ve düşünceleriniz ile ilgili şüpheler fazlasıyla mevcutsa ve nasıl başa çıkacağım diye düşünüyorsanız ve yazımın başında da belirttiğim bağlanma korkusu olan erkeğin temel özelliklerinin çoğunu birliktelik kurduğunuz adamda gözlemliyorsanız işiniz hayli zor olacaktır. İlişkime bir şans vermek istiyorum diyebilirsiniz. Kendinizden emin ve dengeli bir şekilde ilişki kurmayı sürdürün ama ilerleyen süreçte bağlanma problemlerinin hala devam ettiğini gözlemliyor olursanız başlattığınızı gibi de sağlıklı bir şekilde bu ilişkide daha fazla kalamayacağınızı karşı tarafa göstermekten çekinmeyin. Partnerinizle ilişkiye karşı hisleriniz ve ondan beklentileriniz hakkında açık yüreklilikle konuşun. İsteklerinizi talep etmekten çekinmeyin. Karşı tarafın da bir şeyleri sağlamak için emek harcadığınızı görüyorsanız zaten bir şeyler yolunda gidiyor demektir. Ama tüm konuşmalarınıza rağmen düzelmiyorsa bir şeyler zorlamanın kendinizi yıpratmanın ve ilişkide zaman harcamanın lüzumu yoktur. Ama partnerinizde bağlanma korkusu olduğunu fark ettiğiniz halde ilişkiyi devam ettirme kararı aldığınızda zorlu bir sürecin de sizi bekliyor olduğunuzu normal bir ilişkiden çok daha fazla emek harcamanız ve yürekten sabretmeniz gerektiğini bilmenizde fayda var.

Erkekte bağlanma korkusunu yenmek

Bu kısım tamamıyla bağlanma korkusu olan ve bağlanamayan erkeği ilgilendiriyor. Kendinizde bağlanma korkusu olduğunu fark ettiğiniz anda bunu geçiştirmemenizi öneririm. Sizi bağlanma korkusuna iten nedenleri düşünmeye çalışın. Kendi anneniz ile olan ilişkinizi ve diğer geçmiş dönem hayal kırıklıkları ile sonuçlanmış ilişkilerinizi düşünün. Hangisi sizi daha çok yaralı hissettiriyor hayal ettiğinizde. Biten olumsuz ilişkilerinizin olumsuz izlerini üzerinizde taşıdığınızı ve yeni ilişkinize aktarıyor olabildiğinizi hissediyor musunuz? Evet benim annemle çok da içten bir ilişkim yok. Hatta sorunlu bir ilişkim vardı diyorsanız, geçmiş ilişkilerimden çok badireler atlattım. Kadınlar beni çok hayal kırıklığına uğrattı. Aklıma geldikçe onlara öfke duyuyorum diyorsanız; genel itibariyle geçmiş yaşantılarım aklıma geldiğinde içimde bir yerlerde duygusal bir şeyler oluyor diyorsanız bağlanma korkusu problemi ile karşı karşıya olma ihtimaliniz ve yeni ilişkilerinizde geçmişin izlerini de sürdürme ihtimaliniz yüksek olacaktır. Bir kere yeni eş adayınıza yaklaşırken istemeseniz de bilinçdışı olarak geçmişte kalan olumsuz kadın figürlerinin aktarımı yapabilirsiniz. Bunu fark etmeniz kolay olmayabilir. Böyle bir problem ile karşı karşıya kaldığınızı hissediyorsanız bir uzmandan yardım almanızı öneririm. Eğer kendi kendinize çözebilme yollarını denemek istiyorsanız da ilk etapta geçmişle yüzleşmeyi deneyin. Geçmişle vedalaşın. Yeni bireye yazımın başında belirttiğim bağlanma sorunu olan erkek özelliklerini geliştirmeye başladığınızı fark ettiğinizde kendinizi frenlemeyi öğrenin. Kendinizi fark edin. Ben bu ilişkide ne kadar varım. Karşı tarafı ne kadar mutlu etmeye hazırım. Ve bunun için ne yapabilirim. Partnerinizin sözlerine kulak verin ve kendinizi çekmeden ilişkinin akışına bırakın. İçinizden gelen kaçma duygusunun tamamıyla bağlanma korkusundan kaynaklandığını fark edin ve özellikle orada kalın. Kurduğunuz ilişkinin doğru bir ilişki olduğuna inanıyorsanız özellikle o ilişkide kalmak için çaba sarf edin. Bırakın teslim olun. Bir zaman sonra zaten alışacaksınız ve sevmeye başlayacaksınız. Yeni partneriniz o yeni birisi başka birisi diğerleri farklı idi o farklı ona o şekilde bakmaya çalışın. Eğer ne yaparsanız yapın başarılı olamıyorsanız ve ilişkilerde bir türlü dikiş tutturamıyorsanız yardım almaktan çekinmeyin. Unutmayın her biten ilişki bireylerin her ikisinde de bir güvensizlik oluşturmakta ve bağlanma korkusu partnerlerin her ikisini de ciddi olarak etkileyebilmektedir. Sizin güvensizliğiniz ve bağlanma korkunuz neticesinde biten bir ilişkide karşı taraf da siz kadar derinden zedelenecektir. Bunların bilincinde olun. Sevgiler.

Uzman Klinik Psikolog Yasemin Tüzemen
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Erkeklerde Bağlanma Korkusu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Yasemin TÜZEMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Yasemin TÜZEMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Yasemin TÜZEMEN Fotoğraf
Psk.Yasemin TÜZEMEN
İstanbul
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Yasemin TÜZEMEN'in Yazıları
► Bağlanma Korkusu Psk.Sezin ÇELİKKANAT
► İlişkilerde Bağlanma Korkusu Psk.Gülşah PINAROĞLU
► Bağlanma - Çocuklarda ve Yetişkinlerde Bağlanma ÇOK OKUNUYOR Psk.Mehmet Enver BAYATLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,616 uzman makalesi arasında 'Erkeklerde Bağlanma Korkusu' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİİlişkilerde Kıskançlık Mayıs 2020
► YENİÖfkeli Anneler ve Çocukları Mayıs 2020
► YENİSosyal Medyada Beğenilme Arzusu Mayıs 2020
► YENİTravma Sonrası Stres Bozukluğu Mayıs 2020
► YENİBorderline Kişilik Mayıs 2020
◊ Stres ile Başa Çıkma Şubat 2018
◊ Öfke Şubat 2018
◊ Depresyon Şubat 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:17
Top