2007'den Bugüne 83,570 Tavsiye, 26,251 Uzman ve 18,641 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



İçimizdeki Tırtılı Kelebeğe Dönüştürebilmek - Carl Gustav Jung'un ‘bireyselleşme’ Kavramı
MAKALE #21396 © Yazan Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA | Yayın YENİ Mayıs 2020 | 159 Okuyucu
“Yaşamdaki asli görevimiz her birimizin derinlerindeki potansiyele erişmektir. Böylelikle içimizdeki tırtıl bir kelebeğe dönüşür.”

Carl Gustav Jung

Psikolojide sıkça geçen ‘kendini gerçekleştirme’ olgusuna -ismi kendini gerçekleştirme olmasa da- birçok kuram, felsefe, öğreti, din, kültür ve hatta edebiyat alanlarında da rastlanmak mümkündür. Ancak Modern Batı psikolojisinde, Carl Gustav Jung’un kendini gerçekleştirmeden bahseden ilk kişi olduğu bilinmektedir. Jung’un geliştirdiği Analitik Psikoloji kuramında kendini gerçekleştirme kavramı, ‘bireyselleşme’ olarak tanımlanmıştır. Yalnız Jung kuramında adı geçen ‘bireyselleşmek’ten kasıt, insanın yalnızlaşması ya da özgürleşmesinden ziyade, başlangıçta birbirinden ayrık olan farklı benlik parçalarının zamanla bir bütünlük, tutarlılık ya da birlik arz etmesi anlamına gelmektedir. Bu da kendini tanıyıp, ruhunu olgunlaştırmayı başarabilmiş kişilerin gerçekleştirebileceği bir durum arz etmektedir.

Jung’a göre sağlıklı her birey, zamanla bir tohumun bitkiye dönüşmesi gibi serpilmiş ve olgunlaşmış bir kişiliğe dönüşme konusunda ruhunda bir potansiyel taşımaktadır. Dolayısıyla Jung, her insanın yaşamdaki nihai amacının bireyselleşmek olduğunu ifade etmiştir; ancak ona göre bireyin sağlıklı bir bireyselleşme gerçekleştirmesi için kendini tanımasına, buna uygun bir takım yaşantılara ve eğitilmeye gereksinim duymaktadır.

Jung ‘libido’ kavramını -Freud’tan farklı olarak- sadece cinsel dürtüye indirgemez, ona göre libido insanın bireyselleşmesine yönelik bir yaşam enerjisi niteliğinde bir ruhsal enerjidir. Jung’un kastettiği libidonun, insanın bireyselleşmesine yönelik değil de bir takım komplekslere harcanması bireyselleşmenin önündeki en büyük engeldir. Jung’a göre kompleksler, kişinin bilinçdışında bulunan, benliğin bütünlüğünü tehdit edici özellikte olan ve kişinin bilince çıkmaması için savaş verdiği bir takım dürtü, duygu ve düşüncelerdir. Kaynağı bilinçdışında olan bu komplekslerin nedenselliği kişi tarafından çoğunlukla bilinçli bir şekilde fark edilmez. Bundan dolayı libidonun bir kısmı, bu kompleksleri kontrol etmeye yönelik harcanmak zorunda kalır. Jung’a göre psikoterapinin yegâne amacı, kişinin bu komplekslerinden arınmasını sağlayarak yaşam enerjisini kendi bireyselleşmesi yolunda harcanmasının önünü açmaktır. Jung, bu durumun, kişinin kendi benlik parçalarını tanıdıktan ve bilinmeyen unsurlarını bilince çıkartıp bilinir kıldıktan sonra mümkün olabileceğini savunmuştur. Jung’a göre ancak bu gerçekleştiğinde bilinçdışı alan ile bilinç alan bütünleşir ve bu durumun bir sonucu olarak bireyselleşme meydana gelir.

Jung’a göre insan yaşamının esas gailesi, kendi tedavisidir, diğer bir deyişle kendi eksiklerini tamamlamak, çatışmalarını çözümlemek ve zedelenmişliklerinin ıstırabını azaltmaktır. İnsanın kendi olmak kaydıyla bunu başarabilmesi ‘kendini tamam etmek’ anlamına gelmektedir ve bu durum, adına ‘yaratıcılık’ denilen hiç bitmeyecek bir yolculuk niteliğindeki ‘dünya’yı tamam etme eylemi’ne dönüşmektedir. Bireyleşmeyi başarabilmiş bir birey de, kendi özgün kişiliğinin farkında olur, bilinçdışındaki unsurları kabullenir; böylelikle tüm canlılarla, hatta inorganik madde ve evrenle olan kardeşliğini gerçekleştirir.

Jung, bu sürecin genellikle -yaşamın ikinci yarısı olarak tanımladığı- 35-40 yaşlarında başlayıp yaşlılık dönemine kadar sürdüğünü iddia etmiştir. Bireyselleşme amacına ulaştığı takdirde birey, artık varoluşun odak noktası olmaktan çıkar ve artık arayışında huzura ermiş, yaklaşan ölümü göğüsleyecek güce erişmiştir. Bu gelişim sürecine göre Jung, hayatın sonunun bunaklık değil bilgelik olduğunun altını çizmiştir.

Faydalanılan Kaynaklar:

Akçakaya, Ümit (2019). Uyanış-Kişiliğin Gizil Kodları. İstanbul: Kanon Kitap
Jung, Carl Gustav (2011). İnsan Ruhuna Yöneliş, Çev: Engin Büyükinal, İstanbul : Ay Yayınları
Jung, Carl Gustav (2007). Keşfedilmemiş Benlik, Çev: Barış İlhan, İstanbul: Barış İlhan Yayınları


Ümit AKÇAKAYA
Uzm. Psikolojik Danışman & Online Terapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İçimizdeki Tırtılı Kelebeğe Dönüştürebilmek - Carl Gustav Jung'un ‘bireyselleşme’ Kavramı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümit AKÇAKAYA Fotoğraf
Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi83 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'nın Yazıları
► Jung - Ortak Bilinçaltı Öğretisi Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► İçimizdeki Çatışmalar Psk.Seda Nur BİLİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,641 uzman makalesi arasında 'İçimizdeki Tırtılı Kelebeğe Dönüştürebilmek - Carl Gustav Jung'un ‘bireyselleşme’ Kavramı' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİErich Fromm ve 'olmak' Mayıs 2020
► YENİSokrates ve Felsefesi Mayıs 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:29
Top