2007'den Bugüne 83,570 Tavsiye, 26,250 Uzman ve 18,641 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Bir İnsanlık Hali: Depresyon (Çökkünlük)
MAKALE #21412 © Yazan Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU | Yayın YENİ Mayıs 2020
Türkçe karşılığı ruhsal çökkünlük olan depresyon, ruhsal rahatsızlıklar içinde en sık görülen hastalıklardan biridir. Bireyde ortaya çıkan belirti ve bulgulara göre tanı koyulur. Depresyon adıyla tanımlanan ruhsal rahatsızlık, kendini keder duygularıyla göstermektedir. Ancak bu duygu gün içinde yaşanan keder duygusundan farklı olarak çok daha yoğun ve uzun süreli olmaktadır. Daha önce hoşlanılan faaliyetlere karşı bir ilgi kaybının olması da depresyonda görülen bir diğer belirtidir. Bireye depresyon tanısının konulabilmesi için bu iki belirtiden birinin bulunması gerekmektedir. Bu iki belirtinin yanı sıra depresyonda olan kişilerde, uyku bozuklukları, iştah-kilo değişiklikleri, halsizlik-enerji kaybı, psikomotor yavaşlama, ilgi kaybı, değersizlik-suçluluk-kararsızlık duyguları, dikkat toplamada güçlük-unutkanlık, ölüm ve intihar düşünceleri gibi belirtilerde olabilmektedir. Tanının konulabilmesi için depresif duygu durum ve ilgi kaybından birinin olması koşuluyla yukarıda belirtilen belirtilerin en az beşinin iki hafta boyunca ve günün büyük bölümünde sürmesi gerekmektedir.
Depresyonda olan bireylerin yüzünde üzüntülü bir ifade vardır. Genel olarak yüz çizgileri belirgin, alın çizgileri derinleşmiş, omuzları çöküktür. Depresif hastaların kendilerine bakımları azalmış, bakışları donuk, hareketleri yavaş ve etrafındaki uyaranlara karşı tepkisiz kalma durumları olabilmektedir. Bireydeki depresyon şiddetliyse bu kişilerin konuşmaları alçak sesli ve yavaştır. Çok ağır depresyon durumlarındaysa hastada hiç konuşmama görülebilmektedir. Üzüntü ve keder duyguları depresif hastalarda hakimdir. Bu hastalar sıklıkla unutkanlıktan yakınsalar da zaman, yer ve kişiye yönelim bozukluğu yoktur. Unutkanlık, üzüntü ve dikkat azalmasına bağlıdır. Düşünce hızları yavaşlayan depresif bireylerin düşünceleri geçmiş pişmanlıklar, acı veren anılar ve gelecek kaygısıyla doludur. Bu bireyler geleceğe karşı umutsuzdurlar. Kendi kendini suçlama eğilimleri de bu hastalarda gördüğümüz belirtiler arasında sayılabilir. Hastaların kendilerine olan saygıları azalmış, kendilerini işe yaramaz, değersiz bireyler olarak görmektedirler. Hastaların çoğunda yeme isteği azalırken kimi hastalarda aşırı yemek yeme ve kilo alımı görülebilmektedir. Çoğu hastada uyku bozukluğu görülmektedir. Enerji azlığı, güçsüzlük, çabuk yorulma, halsizlik hastanın yakınmaları arasında olabilmektedir.
Yapılan bilimsel araştırmalara göre, depresyonun yaşam boyu sıklığı erkeklerde %12, kadınlarda %26 gibi yüksek bir oranda görülebilmektedir. Depresyonun tek bir nedeni yoktur. Beyindeki kimyasal değişiklikler, bireyin sahip olduğu kişilik yapısı ve yaşanan olumsuz olaylar depresyonu oluşturan üç ana etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapısal olarak aileden depresyona yatkın olan bir insan için bu durum risk etmeni olabilmektedir. Depresyonu tetikleyen olumsuz yaşam olayları içerisinde bir 'kayıp' durumunun olması olumsuz yaşam olaylarının ortak bir özelliği olabilmektedir. Bu kayıp, iş kaybı, sevilen birinin kaybı, itibar kaybı, yalnızlık, çocukların evden ayrılması, çalışılan işten memnun olmama gibi durumlardır. Bazı durumlarda olumlu olarak görülen bazı yaşam olayları da depresyonu tetikleyebilmektedir. Örneğin; üniversiteden mezun olma gibi bir yaşam olayı, bireyi öğrenciliğin özgür ve az sorumluluk taşıyan durumundan almakta ve kişiyi okul dışı hayata sürüklemektedir. Olumlu gibi görülen mezuniyet durumu da bireyde depresyona yol açabilmektedir.
Depresyonda ilaçların, EKT'nin ve psikoterapinin etkisi kanıtlanmıştır. Tedavide antidepresan ilaçlar kullanılmaktadır. Öte yandan hastanın fiziksel durumu, depresyonun ağırlığı ve hastada intihar düşüncelerinin olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir. Depresyonda psikoterapinin çok önemli bir yeri vardır. Ağır depresif hastalarda başlangıç için ilaç tedavisi öncelikli olmakla beraber hastanın düzelmesiyle birlikte psikoterapinin kullanılması faydalı olacaktır. Kişiler arası terapi, bilişsel-davranışçı terapi depresyonda en sık kullanılan terapi yöntemleri arasında yer almaktadırlar. Bilişsel terapiyi ilaç tedavisiyle karşılaştıran ilk çalışmalarda bilişsel terapi daha etkili bulunmuştur. İlaç tedavisinin daha etkili olduğunu gösteren çalışmalar olmakla beraber daha sonra yapılan pek çok çalışmada bilişsel terapi ilaç tedavisi ile eş etkinlikte bulunmuştur.
Bilişsel-davranışçı terapi, hastanın çocukluğundan beri kendisine, diğer insanlara, ve geleceğe karşı geliştirmiş olduğu olumsuz ve karamsar değerlendirmeleri değiştirmek için uygulanmaktadır. Bilişsel terapinin önde gelen temsilcilerinden Aaron T. Beck, depresyonun bilişsel olarak bireyin kendisi, çevresi ve geleceğiyle ilgili olumsuz inançlara sahip olmasından kaynaklandığını öne sürmüştür.Klinik çalışmalarda depresyondaki etkinliği kanıtlanmış olan bilişsel-davranışçı terapi; etkin, yönlendirici, sınırlı süreli, yapılandırılmış bir terapi yöntemi olarak öne çıkmaktadır.
KAYNAKÇA
Öztürk, O. ve Uluşahin, A. (2018) Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara: Sözkesen Matbaacılık.
Türkçapar, H. (2018). Depresyon: Klinik Uygulamada Bilişsel-Davranışçı Terapi. İstanbul: Epsilon Yayınevi.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bir İnsanlık Hali: Depresyon (Çökkünlük)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mehmet SUNAOĞLU Fotoğraf
Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU
Kahramanmaraş (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU'nun Makaleleri
► Depresyon (Çökkünlük) Psk.Saadet ELEVLİ
► Aşkın "O" Hali Psk.Ebru DEMİR KARA
► İyi Bir Ruh Hali İçin Öneriler Psk.İzzet GÜLLÜ
► Terapinin Çevrimiçi Hali:Online Terapi Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Şiddetin Çocuk Hali: Akran Zorbalığı Psk.Gülşah PINAROĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,641 uzman makalesi arasında 'Bir İnsanlık Hali: Depresyon (Çökkünlük)' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Olma Takıntısı Nisan 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:23
Top