TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Balayınızın Renkli Geçmesi İçin Beslenme Tüyoları ve Afrodizyak Etkili Besinler
MAKALE #2161 © Yazan Dyt.Gizem ŞEBER | Yayın Ocak 2009 | 9,822 Okuyucu
İşte büyük gün geldi… Bu gün imzalarınızı atacak, evlilik cüzdanınızı elinize alacak ve yepyeni bir hayata eşinizle el ele adım atacaksınız. Uzun zamandır beklediğiniz ve hazırlıklarını yaptığınız balayına çıkma zamanınaysa çok az kaldı. Eğer her şey hazır yola çıkabiliriz diye düşünüyorsanız acele etmeyin. Balayınızın daha renkli ve cıvıl cıvıl geçmesini sağlayacak birkaç beslenme tüyomuz var.

AFRODİZYAK ETKİLİ BESİNLER

Afrodizyaklar uzun zamandır tartışılan bir konu. Bilim adamlarının bir kısmı aslında afrodizyakların var olmadığını diğer bir kısmıysa afrodizyak etkisi gösteren birçok koku ve besin olduğunu düşünüyor. Şu ana kadar yapılmış bilimsel araştırmaların bir kısmı bazı yiyeceklerin afrodizyak etkisi olabileceğini vurguluyor.

İşte bu besinler!

Besinlerin bazıları kokusuyla bazıları da tadıyla baştan çıkarmayı başarıyor. Vanilya ve tarçın, kokuları ile baş döndürenlerden. Pişmiş tarçın kokusu, birçok kadın parfümünden çok daha etkili ve çekici bulunuyor. Vanilyaysa sadece kokusuyla değil, tadıyla da özellikle orta yaşlı erkekleri etkiliyor.

Deniz ürünlerinin etkileriyse yüzyıllar öncesinden bu yana biliniyor. Son yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle istiridye ve havyar zengin çinko içerikleri ile erkeklik hormonu olarak bilinen testesteronun salgılanmasında bu besinlerin rol sahibi olduğunu göstermiştir.

Sosu veya bitkisi fark etmiyor. Hardalın da afrodizyak bir besin olduğuna dair bilimsel araştırmalar söz konusu. Antioksidan vitaminler olan E ve C vitaminlerinden zengin olan hardalın etkisi bu öğeler ile ilişkilendiriliyor.

Çikolata ve peynirinde afrodizyak etkisinin olabileceği düşünülüyor. Çünkü bu iki besin mutluluk hormonu olarak bilinen seratoninin salgılanmasında etkili.

BALAYINDA BESLENMEYE İLİŞKİN UFAK NOTLAR

Bu mutlu günlerinizde tatilin ve birlikte olmanın tadını sonuna kadar çıkarabilmeniz için enerjik ve dinamik olmanız gerekiyor. İçinizde hissettiğiniz heyecanın size verdiği dinamizmi kaybetmemek için;
  • Eşinizle birlikte güzel bir kahvaltı yapın… Balayınız süresince kahvaltı yapmayı ihmal etmeyin. Protein ve karbonhidrattan zengin kahvaltılar günün ritmini yakalamanızı sağlar. Peynir çeşitleri, yumurta, müsliler, tam tahıl ekmekleri, doğal bal, zeytin gibi kahvaltılıkların tadını çıkarın.
  • Atıştırmayı ihmal etmeyin… Eğer yoğun tempolu ve bol aktiviteli bir balayı programına katıldıysanız günün son zamanlarına doğru kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Bu yorgunluğu aşmak adına ana öğünler arasında taze sıkılmış meyve suyu, meyve, kuruyemiş, küçük sandviçler gibi sağlıklı atıştırmalıklardan tüketin.
  • Öğünlerinizden vazgeçmeyin… Yaşadığınız mutluluk yemek yemenize engel oluyorsa ya da tam tersine ne yediğinizi hatırlamayacak kadar çok yediyseniz pişmanlık hissetmenize gerek yok. Hemen tedbirinizi alın ve öğünlerinizi düzenli tüketmeye devam edin.
  • Su içmeyi unutmayın… Gün boyu yeterince su içmediğinizde dikkat dağınıklığı, uyuşukluk ve yorgunluk gibi olumsuz durumlar ile karşılaşabilirsiniz. Güzel ve eğlenceli bir balayı geçirmek için su tüketiminizi ihmal etmeyin ve vücudunuzu susuz bırakmayın. Günde en az 8 su bardağı su içmeye özen gösterin.
  • Alkollü içecekler konusunda hassas olun… Alkollü içecek tüketecekseniz yemeklerle birlikte tüketmeye özen gösterin. Aç karnına tüketilen alkolün kan şekerinizi birden düşürebileceğini unutmayın. Alkol aynı zamanda vücuttan su atımını arttırır. Bu nedenle alkollü içeceğin yanında su içmeye de özen gösterin.
DİŞ ÇÜRÜKLERİ BESLENME İLE İLGİLİ OLABİLİR Mİ?

Diş çürükleri annelerin korkulu rüyasıdır. Her anne çocuğunun dişlerinin güzel ve bakımlı olmasını ister. Bunu gerçekleştirmek içinde ellerinden geleni yaparlar. Fakat annelerin atladığı tek bir nokta vardır ki o da diş sağlığının sadece şeker tüketimi ile ilişkili olmadığı gerçeğidir. Şeker tüketimi diş sağlığını etkileyen en önemli nedenlerden biri olsa da, tek neden değildir.

Diş sağlığı çocuklar açısından çok önemlidir. “Nasıl olsa süt dişi, üzülmeye gerek yok” mantığı sakıncalı ve yanlıştır. Çünkü süt dişleri problemli olan ve diş çürüğü sıkça görülen çocukların yetişkinlik çağında da diş sağlığı ile ilgili problem yaşama riskinin fazla olduğu bilinmektedir.

Diş çürükleri çocukların genel sağlığını da olumsuz etkiler. Erken yaşta oluşan çürükler çocuğun iştahsız olmasına, yemek yiyememesine, kilo kaybına, beslenme yetersizlikleri ile karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Ayrıca çürük sayısı fazla ise çocuklarda psikolojik sorunların da ortaya çıktığı görülmektedir.

Çocuğun diş sağlığı anne karnında olduğu dönemde başlar. Annenin gebelik döneminde yetersiz beslenmesi, çocuğun düşük doğum ağırlığı ile doğmuş olması gibi durumlar çocuğun diş sağlığını da olumsuz etkiler. Bu duruma bir de ailelerin yanlış davranışları eklenirse çürük riski artar. Emziğin bal, şeker gibi besinlere batırılarak verilmesi, tamamlayıcı besinlere geç başlanması, geceleyin uzun süren emzirme periyotları ve bebeğin annesini emzik gibi görmeye başlaması diş sağlığını olumsuz etkileyen etmenlerdendir.

Çocuklarda diş çürüklerinin oluşmasının sebeplerinden en belirgin olanı şeker tüketimidir. Sofra şekeri olarak da adlandırdığımız beyaz şeker tüketim miktarı ve sıklığı ile diş çürüklerinin görülme riski birbiri ile yakından ilişkilidir. Özellikle öğün aralarında yenen şekerlemeler ve benzeri şekerli besinler çürük riskini arttırır.

Şekerli içeceklerin, katı şekerlere göre diş sağlığı açısından daha riskli olduğu bilinir. Şeker içeren içeceklerin tüketimi azaltılmalı, taze meyve suyu, ayran ve süt gibi içeceklere çocuklar yönlendirilmelidir.

Çiğneme işlemi esnasında tükürük salgılanması diş sağlığını koruyucu bir etmendir. Bu nedenle çocuklara öğünlerde çiğnemeyi uyarıcı katı besinlerde mutlaka verilmelidir.
Fosfor ve florür diş sağlığını koruyucu etki gösteren minerallerdir. Fosforun en iyi besinsel kaynakları süt ürünleridir. Süt ürünleri aynı zamanda diş yapımında önemli rolü olan kalsiyum mineralinden de zengindir. Çocuklara ara öğünlerde diğer sağlıklı yiyeceklerin yanında süt ve süt ürünleri verilebilir. Florürün en bilinir kaynağı ise içme suyudur.

Diş sağlığının korunması aynı zamanda diş bakımıyla da ilişkilidir. Çocukların diş bakımının düzenli olarak yapılması gerekir. Çocuklara diş bakımının nasıl yapılması gerektiğini öğretmek diş hekimlerinin ve ailelerin görevidir.
Çocuğunuzla geçireceğiniz mutlu günler dilerim.

AKTAR MODASI

Her gün yeni bir besin ön plana çıkıyor. Bir gün böğürtlen suyu için ertesi gün üzüm çekirdeği için koşturuyoruz. Bir kısmımız aktarlardan çıkmıyor, diğer kısmımız günde 10 adet beslenme desteği veya bitkisel ürün kullanıyor. Kime sorsak akşam kaynatıp içeceği bir ota sahip. Neredeyse bütün herkesin mucize bir formülü var ve herkes işe yaradığını iddia etmek ile meşgul.

Aktar modasına ayak uyduranları, bitkisel destekleri yanlarından ayırmayanları, her hafta başka bir otu kaynatarak şifa bulanları bir düşünün. Her sağlık sorunu ve her fazla kilo mademki otlarla ve destekler ile çözülebiliyor, o zaman neden gördüğümüz her 4 kişiden biri fazla kilolu veya hala şeker, kalp-damar ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklara yakalananların sayısı her geçen gün artıyor?

Sağlıklı yaşam artık bir trend yani toplumların gösterdiği genel bir eğilim. Bu eğilimde bir sorun yok ve kesinlikle var olmalı. Yaşam kalitesi ve güçlü yeni nesiller bu trende verilen önemle devamlılığı sağlanacak olgular. Fakat ülkemizde ve dünyada trendin yaşama geçirilmesinde yani teoriğin pratiğe aktarılmasında problem var. Sağlıklı yaşam trendi çarpıtılarak, oluşan wellness –iyilik hali- sektörü içerisinde yanlış mesajlara alet edilerek kaybolup gidiyor. Sonuçta sağlık yaratalım derken, sağlıksız olup ülkenin sağlık harcamalarını arttırmak ile kalmıyor, bireysel anlamda da yaşam kalitemizi azaltıyor ve sağlıklı yaşam trendinden nefret eder hale geliyoruz.

Yanlış yönlendirme ve mesajı yanlış algılama bu durumun en temel nedenlerini oluşturuyor. Aktar modasından sıyrılıp sağlıklı olmanın ise yolları gene sağlık ve wellness sektörünün içinden geçiyor.

“İLAÇ İLE ZEHİR ARASINDAKİ FARK DOZDUR”

Sınırsızca demleyip içilen bitkilerin, içinde gerçekten ne olduğu bilinmeyen ve yetkili kuruluşlarca onaylanmamış olan otların ve ürünlerin kullanımı ne yazık ki oldukça yaygın. Bu durumda akıldan çıkarılmaması gereken bilgi ise ilaç ve zehir arasındaki farkın doz olması.

Yıllarca bilinçsizce ilaç kullandık. Şimdi bu alışkanlığımızı yavaş yavaş bir kenara bırakırken, yerine yenisi koymayı ihmal etmiyoruz. Savunma noktamız, ilaç alacağımıza doğal hali ile almayı tercih ediyoruz oluyor genelde. Fakat unutulmamalı ki, ilaçlar için üretilen bitkiler kontrol altında üretiliyor, eczacılar ve kimyagerlerin çalışmaları sonucunda ilaç dozları oluşuyor. İlaç kullanırken doz aşımı ne kadar tehlikeli ise bilinçsiz kullanılan bitkiler de aynı sonuçları doğurabiliyor. Çünkü bitkinin içindeki etken maddenin dozajını konunun uzmanı olmadan bilmemiz imkânsız.

BİTKİLERİN TÜRLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Doğadan konunun uzmanı olmayan biri tarafından toplanmayan bir bitki beklenen etkilerin tam tersine sahip olabilir veya hiçbir etkisi olmayabilir. Çünkü bitkiler çeşit çeşit ve dış görünüş itibari ile ne kadar birbirlerine benzeseler de aslında aynı türden olmayabiliyorlar. Etki gösteren bitkiyi belirlemek ise bizlerin değil, bu konuda uzman olanların işi.

YENİ ÇALIŞMALAR HER ZAMAN DOĞRUYU GÖSTERMEZ

Kişileri yanıltan bir diğer konuda, yapılan son bilimsel çalışmanın bitkiyi veya ürünü destekliyor olması. Bilim dünyasında bilimsel çalışmalar bir bütün olarak değerlendirilir ve bir teorinin kanun olarak kabul edilmesi yıllarca sürebilir. Bu nedenle kişiler bilinçli olmalı, her yeni araştırmanın peşinden gitmemelidirler.

DOKTORUNUZ ÖNERMEDİYSE UZAK DURUN

Doktorunuzun önermediği ilaçlardan uzak durmalısınız. Dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli konuda verilen ilacın doktor önerisine uygun şekilde kullanılmasıdır.

İLAÇLARDAN UZAK BİR HAYAT İÇİN: “BESİNLER İLACINIZ OLSUN”

Eğer yüksek yaşam kalitesine sahip olmak, uzun yıllarca sağlıklı yaşamak ve şeker, kalp-damar, yüksek tansiyon ve kanser gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmek istiyorsanız, o zaman Hipokratın sözünü dikkate alın. “Besinler ilacınız, ilacınız yediğiniz besinler olsun.” Sağlıklı beslenmenin sağlık üzerindeki etkilerini dikkate alarak beslenmeyi alışkanlık haline getirin. Sağlıklı beslenmenin; bitkisel destekler ve otlar anlamına gelmediğini unutmayın. Her gün sofranızda yer alan besinlerle de sağlıklı beslenmenin mümkün olacağını aklınızdan çıkarmayın. Sağlığınızı düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz ile destekleyin. Sağlık kontrollerinizi doktorunuzun önerdiği şekilde tekrarlayın, sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve size özel beslenme programı için bir diyetisyenden yardım alın. Kaliteli bir yaşam sandığınızdan daha yakın olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Balayınızın Renkli Geçmesi İçin Beslenme Tüyoları ve Afrodizyak Etkili Besinler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Gizem ŞEBER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Gizem ŞEBER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gizem ŞEBER Fotoğraf
Dyt.Gizem ŞEBER
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi292 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Gizem ŞEBER'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,682 uzman makalesi arasında 'Balayınızın Renkli Geçmesi İçin Beslenme Tüyoları ve Afrodizyak Etkili Besinler' başlığıyla benzeşen toplam 45 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Beslenmenin Modası Olmaz! Aralık 2009
► Kişisel Beslenme Tarihiniz Aralık 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:55
Top