TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Boşanma Psikolojisi - Boşanma ve Çocuklar - Boşanma Sonrası Yaşam

Şahin UÇAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Şahin UÇAR
Bursa
Uzman Psikolog - Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi146 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 35 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 18859,

* Yayın Tarihi : 06-01-2009 - 03:13 (2894 gün önce),

* Ortalama Günde 6.51 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6937 , Kelime Sayısı : 946 , Boyut : 6.77 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Psk.Şahin UÇAR hakkında söyledikleri:
Şiddetle herkese tavsiye ettiğimiz nadide insan. Yıllar önce eşimin saçkıran nedeniyle saçı , kaşı , ve vücudundaki bütün kıllar dökülünce psikolojik tedavi görmesi gerekliliği doğdu. Tamda bu sırada bir psikolog arayışındayken buldum Şahin Uçar'ı. İlk başlarda eşimi ikna etmek biraz zor oldu ama 1 seans gittikten sonra kendisi hep gitmek istedi. Eşim "ilaç gibi adam " der Şahin Uçar için. Uyguladığı yöntemler sayesinde eşim bütün takıntılarından , kendine olana güvensizliğinden, mutsuzluklarından kurtuldu. Hayatımızda iyi ki tanıdık dediğimiz nadir insanlardan biridir. En başta da dediğim gib... [DEVAMI..]
(Emre Exx, Arkadaş/Tanıdık, 02-12-2016)

8 yaşında kızıma anksiyete bozukluğu(Kaygı Bozukluğu) teşhisi kondu.4 yılsüresince çocuk psikyatrilerinde ilaç tedavileri gördük.Düzelme bir yana durumu dahada kötüleşmeye başladı.Okul başarısı hızla düşerken arkadaş edine memeye ve yalnız kalmaya başlamıştı.Kendisinin sevilmeye layık bir insan olmadığını düşünüyordu.Banyoya ve tuvalete bile kapıyı açık bırakarak gitmeye başlamıştı.Sürekli korkunç yüzler görüyordu.Her akşam ağlayarak ve yaşamak istemediğini söyleyerek uyuyordu.Bir gün Uzman Psikolog Şahin UÇARIN adını duyup ona gittik.Benim ve kızım için hayat tam bir işkenceye dönmüşken Şahin... [DEVAMI..]
(NEŞE, Danışan, 18-10-2016)

Merhabalar,

Dostum Şahin'i 18 yıla yakın bir süredir tanıyorum. Üniversitedeyken tanıştık. O zamandan bu zamana kadar çok yol aldı. İdealist yapısı sayesinde devamlı yeni şeyler öğrenerek mesleğinde üst noktalara ulaştı. Yurt dışından bir profesörü konferans için buraya getirmesi de bu özelliğindendir diye düşünüyorum. Hem kişisel hem mesleki olarak eksikliklerini bilir ve onları iyileştirmek için yoğun emek harcar. Bu açıdan daimi bir öğrenci oldu. Uyumludur. Güven verir. Benim yorucu ve zorlu yurt dışı öğretimimde önemli destekçim oldu. Ne kadar istediyse zaman bulup İngilizceyi tam olara... [DEVAMI..]

(İlker D., Arkadaş/Tanıdık, 12-10-2016)

Uzm.Psk.Şahin UÇAR Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Boşanma Psikolojisi - Boşanma ve Çocuklar - Boşanma Sonrası Yaşam

İki yetişkin insan tüm özverisiyle sevgi ve saygısıyla evlilik oluşumu için mücadele eder. Toplumsal değerlerimiz açısından kutsanmış bir müessese olan evlilik sağlam temeller üzerine kurulmak istenir. Bunun için çaba gösterilir. Amaç birlikte bir yastıkta kocamak bu yaşamı iyisiyle kötüsüyle paylaşmaktır.

Yine bu iki yetişkin insan birlikte yaşamaya karar vermişken zamanla türlü nedenlerle artık birlikte yaşama-ma kararı da verebilirler. Evlilik için mücadele eden bireyleri destekleyen toplumsal kurumlar boşanma için ise bir set oluştururlar.. Evlenmek isteyen çiftler hep desteklenir yüreklendirilirken boşanmanın önünde toplumsal değer yargıları her zaman bir engel oluşturur. Bu durum belki de bizi biz yapan kültürel kişiliğimizle ilgili bir durumdur. Boşanma kararı vermek kültürel kodlarımıza ters bir durumdur.

Bütünüyle sahiplendiğimiz evlilik müessesinin, artık çatırdamaya başlamasıyla birlikte her iki taraf da bu durumdan etkilenmeye kendini yalnız hissetmeye başlar. Toplumun birçok durumda onaylamadığı bu boşama durumunda çiftler, ne yapacağını bilmeyen kendini yalnız hisseden insanlar oluverirler. Boşanan bireylerin yaşadıkları temel duygular yalnızlık, çaresizlik, öfke, kızgınlık, kaygı ve korku duygularıdır.

Tarafların mutsuz olduğu bir evlilik artık sıkıntı vermeye başlar. Aklı baliğ olan hiçbir çift boşanmak için evlenmiyor. Fakat işler düşünüldüğü gibi gitmemişse ve taraflar için evlilik artık acı vermeye başlamışsa, evlilik mutluluktan çok mutsuzluğun kaynağı olmaya başlamışsa boşanmak kimi durumlarda daha doğru bir seçenek olabilir. Çiftler evlenmek için nasıl samimi olmuşlarsa birlikte yaşamanın zorlaştığı bu durumlarda da aynı samimiyeti ve dürüstlüğü gösterebilmelidir.

Erkek boşanma kararı karşısında nispeten kadına göre daha güçlü gibi görünse de en az kadınlar kadar bu durumdan etkilenirler. Toplum içinde boşanmış bir erkeğe gösterilen eleştirel yaklaşım nispeten kadına oranla daha azdır. Bu toplumda boşanmış bir erkek kadınlara göre daha rahat hareket edebilir. Yeniden evlenmesi kadına göre daha kolay olabilir.

Boşanmış kadının bu toplumdaki rolü ise daha başka ağır sonuçlara yol açabilmektedir. Dul olmak; dul olmak bu toplumsal değerler çerçevesinde kadın için güçlü bir baskı unsuru olabilmektedir. Öyle ki bazı kadınlar ‘’ dul kadın ‘’ gibi görülmekten korktuğu için boşanma kararını bile erteleyebilir. ‘’Boşanmış kadın’’ olmak onun sosyal yaşayışını çoğu kere değiştirmek zorunda bırakır. Artık hareketlerine daha fazla dikkat etmek zorunda bırakır. Toplumsal değer yargıları onu daha fazla ‘’ üstüruplu ‘’ olmaya iter.

Ancak unutulmamalıdır ki bu toplumsal değer yargılarını oluşturan ve uygulayan da yine bu toplumu oluşturan bizleriz. Boşanmak dünyanın sonu değildir. Hayat devam ediyor.

Boşanma ve Çocuklar

Boşanma, evli olan çiftlerin artık ayrı yaşamaya karar vermeleriyle başlayan bir süreçtir. Ancak boşanma kararını vermek de kolay olmaz. Çiftlerin boşanma kararını vermeleri için geçen süreç, ailede travmatik etkiler yaratan süreçtir. Ailedeki çocuk bu süreçten en çok etkilenen birey olur.

Çocuk bu dünyaya geldiği ilk andan itibaren gerekli olan tüm ihtiyaçlarını anne-babasından alır. Anne babası onun varlığı ve sağlıklı gelişimi için sevgi, saygı, güven, şefkat, sıcaklık, dokunma ve dokunulma .. gibi birçok ihtiyacını karşılar. Boşanmaya giden problemli süreçte ise evde yaşananlar çocuklar üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu dönemde anne babanın kendi aralarındaki iletişimin niteliği de çocuk üzerinde etkiler gösterebilir. Boşanma çocuğun hayatında yaşanabilecek travmatik yaşantılardan biridir.

Eğer türlü nedenlerle boşanma kararı verilmişse ve bu durumdan kaçış yoksa boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini en aza indirmek için bir şeyler yapabilirsiniz. Boşanma, kurulu bir düzenin yıkılması yeniden ve yalnız inşa edilmesidir. Bu süreçte çocuğun ruh sağlığını doğrudan etkileyen en önemli konulardan birisi de anne babanın ruhsal durumudur. Çocukların boşanmadan en az etkilenmesini sağlamak için öncelikle annenin ve babanın bu sürece hızla uyumunu artırmaları gerekmektedir.

Çocuklar bu durumdan yaşlarına ve gelişim durumlarına göre farklı şekilde boşamadan etkilenirler.

Boşanma Sonrası Yaşam

Çocuklar boşanmadan sonra kendilerini emniyette ve güvende hissetmek isterler. Boşanmadan sonra çocuk muhtemelen annesinde kalmaya başlar. Ancak güven duygusunu hissetmiyorsa sürekli bir tedirginlik ve kaygı hali başlayabilir. Çocuğun kendini güvende ve emniyette hissetmesi için ise anne ve babanın üstüne düşen bazı olmazsa olmazlar vardır.

Eğer çocuk annede kalıyorsa anne çocuğun babasıyla ilgili olumsuz nitelendirmelerde bulunmamalıdır. Eski eşi çocuğunun hala babasıdır. Ve çocuğu tüm hayatı boyunca babasını görecektir. Baba da aynı duyarlılıkta olmalı ve anne ile ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunmamalıdır. Çiftlerin kendi aralarındaki problemlere çocuklar alet edilmemeli, çocuk üzerinden birbirlerine mesaj göndermelerde bulunulmamalıdır.

Çocuğun düzenli ve tutarlı bir şekilde diğer ebeveynini de görmesine izin verilmelidir. Daha da önemlisi düzenli ve tutarlı olarak görüşmesi yüreklendirilmelidir. Çocuğun annesinde kaldığını düşündüğümüzde, babanın çocuğunu görmek için özel ve tutarlı zaman dilimlerini ayırması gerekmektedir. Çocuğunu görmesi gereken zaman dilimlerinde tutarlı ve net olmalıdır. Çok çok önemli bir neden olmadıkça görüşme için ayrılan zamanlara uyulmalı ve iptal edilmemelidir. Söz veren ama söz verdiği zamanda gelmeyen babaya karşı çocukta güvensizlik duyguları gelişebilir. Bir nedenle görüşme gün ve saatini iptal etmeniz gerekiyorsa bu durumu bizzat çocuğa açıklama ve başka bir uygun saatte mutlaka görüşmelisiniz.

Boşanma sonrası Çiftlerin görüşmesi de çocuğun ruhsal durumunu olumlu yönde etkileyecektir. Birbirleriyle sürekli kavga eden ayrıldıkları halde sürekli tartışan çiftlerin çocuklarının bu durumdan etkileneceği unutulmamalıdır. Annesini ve babasını düzenli göremediği gibi anne babası ayrı yaşadığı halde kavga ediyor olmaları çocuğun travmatize edici bu süreci yaşamaya devam etmesine neden olabilir.

Boşanma sürecinde çocukların etkilenmemesi mümkün değildir. Ancak bazı çocuklar bu durumu daha kolay ve erken atlatırken bazılarının bu duruma verdiği tepki daha uzun ve problemli geçmektedir. Uygun davranışlarla çocukların bu durumu en az zararla atlatmalarını sağlayabilirsiniz. Boşanma
çocukları kuşkusuz etkiliyor, ancak çocuklar olayın kendisinden çok, oluş biçiminden, süreç içerisinde yaşananlardan etkileniyorlar.

Boşanmayı yaşayan çocuğun anne babası ve diğer yakınları için çok önemli birkaç öneri;

Çocuğun yanında boşanmayı konuşmayın, özellikle de çiftlerden birinin tarafını tutan veya kötüleyen sözler sarfetmeyin. Boşanmayı çocukla ilişkilendirmeyin ve çocuğa bu anlama gelen sözler sarfetmeyin.


Uzm Psk Dnş Şahin UÇAR


Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Boşanma Psikolojisi - Boşanma ve Çocuklar - Boşanma Sonrası Yaşam ile İlgili Kavramlar : boşanma, çocuklar, çocuk psikolojisi, boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisi
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Boşanma Psikolojisi - Boşanma ve Çocuklar - Boşanma Sonrası Yaşam" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şahin UÇAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Tutkunuzu Yaşamak – Yeni Zenginliğin Değişen Yüzü , Uzm.İrem BRAY
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozuklukluğunda Kullanılan Tedavi Ve Yöntemlere Eleştirel Bir Bakış: İlaç Ve Nörofeedback , Ramazan ŞİMŞEK
  • Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği Ve İnternet , Serpil YILMAN KAYA
  • Dikkat Eksikliği Nedir? , Dr.Bora KÜÇÜKYAZICI
  • Keşke Allah Okulu Yaratmasaydı Anne! Ayrılma Kaygısı – Okul Fobisi , Uzm.Hakan TOKGÖZ
  • Mobıle Phone Usage And Addıctıon , Burçin KOYUNCU
  • The Effects Of Appearance On Respondıng To An Urgent Request , Burçin KOYUNCU
  • Stuttering Children And Treatments , Burçin KOYUNCU
  • The Behavioral Approach To Abnormality , Burçin KOYUNCU
  • Exıstentıalısm Vs. Person-Centred Therapy , Burçin KOYUNCU
  • Gizli ‘sona Ermiş’ Evlilikler , Uzm.Eyüp SARI
  • Çocuk Cinselliğine Yetişkin Bakış Açısı , Eser ÖLÇER
  • Okul Korkusu , Ali KÜLTEKİN
  • Antidepresan Mı ? Psikoterapi Mi ? , Uzm.Ebru ÖZKURT TOPÇU
  • Çocuklarda Mahremiyet, Ağlama Ve Davranış Bozuklukları , Ferit KARADAŞ
  • Ruh Sağlığım Yerinde Mi? , Aysel İnciler BİRTÜRK
  • Düşüncelerin Düzenlenmesi Stres Ve Kaygılardan Korur , Uzm.Feyzullah ALPMAN
  • İçimizdeki “saldırganı” Açığa Çıkaran Benmerkezci İnsanlar , Uzm.Ümit AKÇAKAYA
  • Öfkemi Nasıl Kontrol Edebilirim ? , Uzm.Sabahat ERLER
  • Birey Olmak Ya Da Olmamak , Uzm.Ümit AKÇAKAYA
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    18:27
    Top