2007'den Bugüne 84,648 Tavsiye, 26,466 Uzman ve 18,848 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Obsesif – Kompülsif Bozukluk (Okb) ve Tedavisi
MAKALE #21659 © Yazan Psk.Dnş.Nurullah SARI | Yayın Ağustos 2020 | 220 Okuyucu
OBSESİF – KOMPÜLSİF BOZUKLUK (OKB) VE TEDAVİSİ
Tanımı ve Belirtileri:
Obsesif–kompülsif bozukluk (OKB), iki önemli özellikle karakterize edilen bir kaygılanım bozukluğudur. Bunlardan ilki, bireylerde bir türlü atamadıkları saplantılı düşüncelerin varlığıdır. İkincisi ise, kendilerini kontrol edemedikleri; tüp gazını kontrol etmek, kapıları kontrol etmek ve sürekli temizlik yapmak gibi zorlantılı davranışların varlığıdır.
Obsesyon, bireylerin sürekli tekrar ettikleri ve zihinlerinde oluşturdukları imajinasyona verilen addır. Kompülsiyon durmunda ise, bireyler sürekli bir şekilde aynı davranışları sergileyip dururlar. Gerek obsesyonlar gerekse kompülsiyonlar, bireylerin oldukça fazla zamanlarını almaktadır. Örneğin, aslında temiz olduğunu bildiği herhangi bir şeye dokunan bireyin elinin kirlendiği düşüncesi (saplantı) ve bu yüzden birçok kez elini yıkaması (zorlantı) ya da abdest alırken aklına gelen küfürlerden dolayı (saplantı) içinden belirli bir duayı tekrar tekrar okuması (zorlantı) verilebilir Bu bireylerin tipik düşüncelerine örnek olarak; camide soyunmak ve sevilen birisini öldürmek gibi düşünceler verilebilir
Zaman zaman hepimiz tekrarlanan düşüncelere (“musluğu açık mı bıraktım?”) kapılır ya da ritüel bazı davranışlarda (uğurlu kalemle sınava girmek) bulunuruz. Ancak obsesif-kompulsif bozukluğu olan insanlar bu türden düşünce ve eylemlere o kadar çok vakit ayırırlar ki, gündelik yaşamları etkilenir. Musluğun kapalı olduğunu kontrol edip sokağa çıksa bile tekrar tekrar eve geri dönüp kontrol eden kişi, en son noktada muslukların açık kalma olasılığından ötürü sokağa çıkamaz, işine ya da okuluna gidemez hâle gelir. Bu kişiler aklından geçenlerin mantık dışı olduğunu bilirler ve utanç hissederler, fakat bu düşünceleri ihmal edemedikleri için obsesyonlarının ve zorunlu eylemlerinin kontrolü altında bir yaşam geçirirler:
Nedenleri: Obsesif–kompülsif bozukluğun en önemli nedenlerinden biri bireylerin mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olmalarıdır. Özellikle obsesif kompulsif kişilik yapısına sahip bireyler kendilerine yönelik olarak yüksek standartlar ortaya koyup bu standartlara ulaşamadıkları için kendilerini suçladıkları görülmektedir. Aynı zamanda bu kişilerin ebeveynlerinde de mükemmeliyetçi bir yapı gözlenebilir ve bu durumda kişide ciddi bir performans kaygısı oluşabilir.Mükemmeliyetçi yapıları gözlemlenen bu kişilerin belirsizlik kaygısı’na da katlanamadıkları, belirsizlik durumlarında yoğun stres altında oldukları gözlenmektedir.
Suçluluk ve kaygı duygusundan uzaklaşmak için bu bireyler, sürekli kendi davranışlarını kontrol etmeyi tercih etmektedirler.(kendini cezalandırma) Genetik faktörlerin de bu bozuklukta etkili olduğuna dair araştırma sonuçları bulunmaktadır.
Tedavisi: OKB’de farmakolojik tedavi ile psikoterapi gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Farmakolojik tedavide, bireylere kaygı giderici ilaçlar verilmektedir. Ayrıca, serotonin miktarını artıran ilaçlar da tedavi sürecinde kullanılmaktadır. Psikoterapilerde ise, bireylerin kaygılanmalarına neden olan işlevsel olmayan duyguları, düşünceleri ve davranışları işlevsel olanlarla değiştirilmektedir. Özellikle, obsesyona ya da kompülsif davranışlara neden olan olaylara ve durumlara, bireyi maruz bırakmak önemli bir tedavi seçeneği olarak kullanılmaktadır.Psikodinamik yaklaşımların OKB’ye eşlik eden kişilik bozuklarının tedavisinde kullanılması etkili bir yaklaşım olup,kişilerin takıntıya yol açan etmenleri ve tramvaları stabile edilmeden yapılan müdahaleler kişinin dağılmasına neden olabilmektedir..Psikolojik Danışman kesinlikle alta yatan nedenleri ortaya koymadan kişinin takıntılarını elinden almaya kalkmamalıdır.İlerlemiş obsesyonların özellikle 40’lı yaşlarla beraber paranoyaya yaklaştığı akıldan çıkarılmamalıdır.OKB si olan bireyler kesinlikle psikoterapi desteği almalı bu hastalığın sosyal öğenme ve genetik aktarımla nesiller boyu devam edebileceği de akıldan çıkarılmamalıdır.

Psikolojik Danışman NURULLAH SARI
29.07.2020
SAFRANBOLU
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif – Kompülsif Bozukluk (Okb) ve Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Nurullah SARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Nurullah SARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nurullah SARI Fotoğraf
Psk.Dnş.Nurullah SARI
Karabük (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Nurullah SARI'nın Yazıları
► Obsesif Kompülsif Bozukluk Psk.Ferit KARADAŞ
► Obsesif Kompülsif Bozukluk (Okb) Nedir? Psk.Güzide TÜRKYILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,848 uzman makalesi arasında 'Obsesif – Kompülsif Bozukluk (Okb) ve Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:30
Top