2007'den Bugüne 85,933 Tavsiye, 26,762 Uzman ve 19,100 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Benlik Algısı Gelişiminde Anne- Babanın Rolü
MAKALE #21711 © Yazan Selma BÜYÜKÇULHACI | Yayın Ağustos 2020 | 252 Okuyucu
Her insan eşsiz bir varlık... Koskoca dünyada büyük insan kalabalığının içinde, her insan eşsiz ve tek… Kendine özel ve güzel... Ana-baba olduğumuzda o eşsiz varlığın özeliklerini kabul edip, biricik olması için elimizden geleni yapmaya çalışırız.
Ana- babalarımızdan bize aktarılan çeşitli genetik kodlarla geliriz dünyaya. Fiziksel özelliklerimiz de atalarımızdan gelen bir mirastır bize... Ten renginden göz rengine, ağız burundan boy posa ve daha pek çok özelliğimiz… Sadece bunlar mı? Bazı mizaç özellikleri de… Örneğin nüktedan olma, güleç, esprili olma, asık suratlı olma, haşin bakma gibi pek çok özellik…
Ana rahmine düşmemizden itibaren genetik kodlarımız kadar ana- babalarımızın bizlerle ilgili duygu düşünceleri de bizi etkilemeye başlar. Yani istenilen bir bebek mi yoksa aldırılmak istenip sonra aldırılmaktan vaz geçilmiş bir bebek mi?… Bu gibi şeyleri anne karnında sezgileriyle hisseder bebekler.
“Ben becerikliyim”, “Ben güzelim”, “Ben kırılganım”, “Ben aptalım” gibi cümleler kurduğumuzda aslında kendimizle ilgili algımızı dışa yansıtırız. Buna “BENLİK ALGISI” denir. Yani “BEN” kelimesi ile başlayan her cümlede, kendimizle ilgili bir özelliğimiz dışa yansır. Dışa yansıyan “BEN’in olumlu ya da olumsuz olmasında, çocuğun yakın çevresinden gelen geri bildirimlerin önemi büyüktür.
Doğumla birlikte bebek kendine dokunup, ellerini, ayaklarını fark ettiğinde ‘’İlkel Benlik’’ oluşmaya başlar. 2 yaşına doğru insanları gözlemleyerek cinsiyet algısı oluşur. Kız ya da erkek olduğunu keşfeder. Bu süreçte bizim de çocuğun fiziksel özelliklerini kabul edip onaylamamız ona kendisinin değerli olduğunu hissettirmemiz önemlidir. Küçük çocuklar, ellerinin, ayaklarının öpülmesinden, burnuna, kulağına, gözlerine, dudaklarına tek tek dokunulmasından, bu süreçte yumuşak, sıcak bir ses tonuyla övgü dolu sözler söylenmesinden çok hoşlanır, mutlu olur. Bedeninin farkına varır. Yani Kendimizle ilgili algıların oluşmasında ana-babamız baş mimardır. Mutlu, huzurlu bir ailede, sevgi diliyle yaklaşılan, her hali kabul edilen yani elleri, üstü başı kirliyken de öpülüp sevilen, hata yaptığında: ’’Davranışın yanlış… “Üzüldük ama seni çok seviyoruz’’ denilen, sabırla konuşması dinlenilen çocukların, benlik algısı olumlu gelişir. Tıpkı ailesinin yaptığı gibi çocuk kendisini sever, onaylar ve böylece kendisine değer verir.
Bu istendik duruma ulaşmak için yukarıda belirttiğim gibi gebelikten başlayarak bazı şeylere dikkat etmeliyiz. Örneklendirecek olursak:
Doğumdan sonra annenin bebeğini düzenli aralıklarla beslemesi, beslerken sevgiyle dokunması, düzenli uyku ritmi oluşturması, düzenli alt temizliği yapması, bebekte, “Beni umursayan, güvenebileceğim biri var” hissi uyandırır.
Özellikle 0-6 yaş aralığında yemek, uyku, temizlik, hareket ihtiyacının düzenli ve sağlıklı karşılanması, başka hiçbir şeyle ilgilenmeden çocuğa özel zaman ayrılması, oyun oynanması, duygu geçişleri fark edilip bunlarla ilgili konuşulması, kucaklanması, öpülmesi, hataları olduğunda büyütülmeden olgunlukla karşılanması, sorularına sabırla cevap verilmesi çocuktaki “Ben değerli ve önemliyim” inancını oluşturur. Kucağında tuttuğu bebeğinin muhteşem bir potansiyeli olduğuna inanan, ona güvenen anne, böylece olumlu benlik algısının temellerine bir taş daha koymuş olur.
Bu davranışların tersi ana- baba tutumları, çocuğun fiziksel özellikleri ile ilgili olumsuz yorumlar, onu ailede sevilmeyen birine benzetme, doğal ifrazatları ile ( Çiş, dışkı, kusmuk, sümük) alay etme, espri konusu yapma çocuğu üzer, kabul edilmediği, yeterli olmadığı hissi uyandırır.
Okul öncesinde yukarıda söylediklerimin yanı sıra ebeveynler olumlu benlik algısı geliştirmek için çocuğun çabalarına övgüde bulunmalı, desteklemeli. Çocuğa yaşına uygun, başarabileceği etkinlikler, oyuncaklar, ev görevleri sunmalı, ilk başta birlikte yaparak ona eşlik etmeli, başarabileceği hissettirilmelidir.
Bu süreçlerde çabayı ve süreci desteklemek için şöyle örnek sözler söylenebilir:
- Yaptığın resmi çok beğendim renkleri güzel olmuş
- Odanı temiz tutuyorsun.
- Hayvanlara yardım etmek için çaba gösteriyorsun
- Çok güzel gülüyorsun
- Oyuncaklarını dikkatli kullandığını görüyorum
- Seninle eğlenceli zaman geçiriyorum
- Misafirlere hoş geldiniz demen çok hoşuma gidiyor
- Başım ağrıdığında sessiz konuşmaya çalıştın kendimi değerli hissettim.
Bu tür basit cümleler çocukta takdir etme ve edilme duygusunu geliştirir, başarma isteğini destekler.
Okul çağında ise benlik algısını etkileyen en önemli kişiler öğretmen ve çocuğun yakın arkadaşlarıdır. Çocuğun çabalarını destekleyen, cesaretlendiren, sevgi dolu, hoşgörülü bir öğretmen çocuk için şanstır. Okul çağında çocuk, arkadaşlarının kendisi hakkındaki düşüncelerini, duygularının çok önemser. Ufacık bir olumsuz söze büyük tepkiler gösterebilir. Böyle durumlarda çocuğun bu olayda hissettiği duyguları anlamaya çalışmak, yorum yapmadan sadece dinlemek önemlidir. Onun ihtiyacı duygularının anlaşılmasıdır. Mümkün olduğu kadar okul sorunlarına müdahale edilmemelidir. Çocuk bir sorun yaşıyorsa bunu ya kendi kendine çözmeli ya da öğretmeninden destek almalıdır. Bu davranış, çocuğun psiko-sosyal düzeyde büyümesi ve güçlenmesi için gereklidir.
Özellikle ilkokul birinci sınıf çocukları her gün yeni bir sorunla eve gelir. Eve geldiğinde anlattıklarını dikkatle dinleyip, duygularını anlamaya çalışıp yansıtma yapabilirsiniz. Konuşması bittiğinde peki: “Bugün güzel neler yaşadın, neler öğrendin?” diyerek odağını olumlu yöne çevirebilirsiniz. Böylece olumlu güzel şeylere karşı daha çok ilginizin olduğunu hissettirebilirsiniz. Siz de geçirdiğiniz günü anlatırken olumsuz şeylerden bahsettiyseniz mutlaka bir de iyi bir şey anlatın ki çocuk, gün içinde bazen olumlu bazen olumsuz şeyler yaşanabileceğini fark etsin. Olumlu şeylere sevinirken olumsuz şeylerde mutsuz olunabileceğini her ikisinin de bir duygu olduğunu, o anda yaşandığını sonra bittiğini ama yeniden yaşanabileceğini fark etsin.
Çocukların benlik algılarını yükseltmek demek, onu, olur olmaz övmek, yerli yersiz her davranışını beğenmek demek değildir. Çocuğu bir konuda övüyorsak, övdüğümüz yönünü geliştirmesine de yardımcı olmalıyız. Yol göstererek, ortam hazırlayarak, övgüye neden olan davranışı gözle görünür, elle tutulur hale getirmesine katkıda bulunmalıyız. Aksi halde övgülerin içi boş kalır, çocuk, dışsal olarak iyi görünse bile içsel olarak övgüleri hak etmediğini bildiği için kendini kötü hisseder. Bu durumda bazen hissettiği iç gerginlikten kurtulmak için, hırçın, saldırgan davranabilir ya da içine kapanabilir
Ruh sağlığımızı, kendimize güvenimizi, hayat başarımızı etkileyen benlik algısı gelişirken günlük yaşamın sıkıntılarında farkında olmadan ana- baba olarak bizler, bazen de bizim dışımızda gelişen olaylar, kişiler çocuğun benlik algısına zarar verebilir. Böyle durumları fark ettiğimizde durumu tersine çevirmek için gayret göstermeli, gücümüzü aşan durumlarda da uzman desteğine başvurmalıyız.
Her şey yolunda olsa bile ‘’ benlik algısını destekleyen’’ konulu Yaratıcı Drama çalışmalarından da yararlanabilirsiniz.
Tüm anne- babalara sevgiler.

Selma BÜYÜKÇULHACI
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı & Aile Danışmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Benlik Algısı Gelişiminde Anne- Babanın Rolü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Selma BÜYÜKÇULHACI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Selma BÜYÜKÇULHACI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Selma BÜYÜKÇULHACI Fotoğraf
Selma BÜYÜKÇULHACI
İzmir
Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Selma BÜYÜKÇULHACI'nın Makaleleri
► Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Kişilik Gelişiminde Anne ve Babanın Yeri Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
► Sınav Başarısında Anne-Babanın Rolü Psk.Dnş.Adnan DEMİRCİ
► Okul Korkusu ve Anne-Babanın Rolü Psk.Şeyda BOYBEYİ
► Çocuk Eğitiminde Babanın Rolü Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,100 uzman makalesi arasında 'Benlik Algısı Gelişiminde Anne- Babanın Rolü' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:22
Top