2007'den Bugüne 84,616 Tavsiye, 26,457 Uzman ve 18,846 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Varis Hakkında Merak Edilen Herşey
MAKALE #21722 © Yazan Prof.Op.Dr. Neyyir Tuncay EREN | Yayın YENİ Eylül 2020
Son yıllarda gittikçe büyüyen bir sorun olan , genel anlamda varis dediğimiz, ama varis dışında da çok geniş bir patoloji spektrumu olan toplar damar hastalıklarından söz etmek istedim. Her gün muayeneye gelen bir çok hasta daha şikayetini anlatmadan “ iç varis , dış varis , venöz yetmezlik, tromboflebit, pıhtı atması, iğne tedavisi, köpük, lazer tedavisi ,yapıştırma tedavisi ” gibi terminolojilerin en az bir veya ikisini duymuş olup, ya bu problemlerin kendisinde olup olmadığını ya da adı geçen tedavilerin kendisine uygulanıp uygulanamayacağını soruyor.


Toplar damarlar vücutta, dokularda kullanılıp kirlenen kanı kalbe taşıyan damarlardır. Kirli kan kalpten tekrar temizlenip oksijenle dolu hale gelmek üzere akciğerlere gönderilir. Toplar damarlarda kanın en zor seyahat ettiği bölüm bacaklardır. Çünkü ayakta duran veya oturan bir şahısta kanın yukarı kalbe doğru yaptığı hareket yerçekimine karşıdır. Yerçekimi nedeniyle kan devamlı aşağı doğru kayma istenci içindedir. Bu nedenle toplar damarların içinde kanın aşağı doğru ters hareketini önlemek üzere birkaç santimetre arayla yerleşmiş tek yönlü çalışan kapakçıklar vardır. Normalde kan yukarı doğru giderken kapaklar açılır, aşağı doğru gelmek istediğinde bu kapaklar kapanıp kanın ters
hareketine izin vermez.


Yapısal özellikler ( kilolu olmak, hızlı kilo almış olmak) mesleki özellikler ( öğretmen, cerrah, berber vb gibi ayakta uzun süre kalanlarla, masa başı uzun süre oturarak iş görenler) , cinsiyet (kadınlarda hormonal özelliklerden dolayı erkeklerden daha fazla) , tekrarlayan gebelikler ,ailesel faktörler ( ailede yaygın varis hikayeleri) vb gibi nedenlerle bu kapakçıklar görevlerini iyi yapamaz hale gelebilirler. Bu durumda kan aşağı doğru bir göllenme ve basınç oluşturur. Buna VENÖZ YETMEZLİK diyoruz. Toplar damarlarda geriye kaçışın ve basıncın artması yer yer damarlarda lokalize genişlemelere sebep olur. Toplar damarlardaki lokalize genişlemelere VARİS diyoruz. Toplar damarlardaki genişlemeler örümcek ağına benzer şekilde çok ince ve yaygın olabildiği gibi biraz dahakalın mavi damarlar veya dışarı çıkıntılar yapan kocaman kıvrımlı damarlar şeklinde olabilir.


Varislerdeki şikayetlerin önemli bir bölümü venöz yetmezliğe bağlıdır. Kanın aşağı doğru göllenmesinin ve yarattığı basıncın sonucunda şikayetler ortaya çıkar. Bu şikayetler:
1. Bacaklarda yorgunluk, dolgunluk hissi,
2. Kramplar
3. Ayak bileklerinden yukarı doğru çıkan ödem, erken dönemde çorapların iz yapması veya ayakkabının akşam saatlerine doğru küçük gelmesi hissi sık karşılaşılan ödem bulgularıdır.
4. Ayak tabanında yanma ve his bozuklukları, bazen hastalar yürürken kauçuğa basıyormuş gibi bir hissizlik olduğunu söylerler.
5. Kaşıntı, özellikle yoğun geçen sıcak günlerden sonra bileklerde daha yoğun olmak üzere dayanılmaz kaşıntılar ve kaşınmaya bağlı berelenmeler olabilir.
6. Dışarıdan görülen büyük varislerde kanın genişlemiş bölgelerdeki aşırı durgunluğu pıhtı oluşumuna ve damar duvarında iltihaba benzer değişikliklere sebep olabilir.
7. İleri dönem hastalarda yine bilek bölgelerinde kahverengiye çalan renk değişiklikleri olur Kahverengileşen bölgelerin merkezinde bazen kaşınma sonrası ortaya çıkan küçük yaralar biraz daha büyüyerek can yakan, iş gücü kaybı ve yaşam kalitesini etkileyen, zor iyileşen yaralar halini alabilir. Bu yaralar iyi ve etkili tedavilerle bile 2-3 ayda iyileşirler



Varislerde/venöz yetmezliklerdeki gibi şikayetlerle başka rahatsızlıklarda da karşılaşmak mümkündür. Bu nedenle hastanın müracaat ettiği hekimin öncelikle hastayı çok iyi sorgulayarak şikayetlerin venöz yetmezlikle ilgili olup olmadığını değerlendirmesi gerekir.



Benzeri şikayetlere neden olabilen rahatsızlıklardan bazıları şunlardır:
1. Eklem problemleri. Başta diz eklemi olmak üzere bir çok eklem hastalıkları dikkate alınmalıdır
2. Siyatalji. Siyatik sinirinin bel fıtığı gibi nedenlerle ağrı yapması olasıdır
3. Adele ağrıları.
4. Periferik nöropatiler. Sinir uçlarının çeşitli nedenlerle aşırı uyarılabilir olması veya şeker hastalığı vb gibi nedenlerle sinirlerin yanlış uyarı göndermeleri
5. Bazı ilerleyici sinir kas hastalıkları
6. Kemik iltihabı
7. Tendon rahatsızlıkları. Adeleleri kemiklere bağlayan tendon dediğimiz bağ yapılarının rahatsızlıkları da ağrı nedeni olabilir.
8. Postür bozuklukları. Vücudumuz belli bir durumda kalacak şekilde dizayn edilmiştir. Ağırlık merkezini değiştiren, iskelet ve adele sistemini zorlayan duruş, oturma ve yürüyüş bozuklukları önemli şikayetlere sebep olabilir.
9. Bacaklarda şişmeye sebep olan başka rahatsızlıklar. Lenfödem, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, bazı ilaçlar, bazı hormonal bozukluklar


Yukarıdaki rahatsızlıkları varis, venöz yetmezliklerden ayırmak aslında dikkatli bir sorgulama ve muayene ile kolaydır.


VARİS/VENÖZ YETEMEZLİK NASIL TEDAVİ EDİLMELİ



Tedavi planlanırken hastaları genellikle 3 gruba ayırmak gerekir.
1. Venöz yetmezlik Olup bacaklarında varis görünümü olmayan hastalar: Bu grup hastalarda muayene sırasında yapılan doppler ultrason değerlendirmesi ile hem derindeki hem de yüzeydeki damarların durumları iyice analiz edilmelidir. Çok ileri düzeyde olmayan venöz yetmezliklerde eğer hastanın önemli şikayetleri yoksa genellikle varis çorabı kullanma, ayakta sabit olarak çok durmama, uzun oturmalardan kaçınma, egzersiz, kilo verme ve gerekirse bazı ilaçlarla destekleyerek hastalar takibe alınabilirler. İlerleyen süreçte şikayet ve doppler bulgularına göre operasyon önerilebilir. Doppler ultrasonla yapılan değerlendirmede damarlar çok genişlemiş , venöz yetmezlik süresi çok uzun ve hatta normal kan akımı yavaşlamışsa bu hastalarda safen damarlarının kapatılması biraz daha ön plana alınması gereken bir tedavi olabilir.


2. Venöz yetmezlikle beraber bacaklarında varisleri olan hastalar: Bu hastalarda operatif tedavilere daha sıcak bakıyoruz.



3. Varis komplikasyonları gelişmiş hastalar: Ayak bileklerinde renk değişikleri gelişmiş, bacaklarındaki ödemleri iyice belirginleşmiş, kaşıntıları olan, duyu bozuklukları gelişmeye başlamış, tekrarlayan tromboflebitler geçiren hastalarda çok geç kalınmamışsa cerrahi tedavi seçenekleri ve sürekli varis çorabı kullanımı çoğunlukla en doğru seçenektir.


VARİS BASİT BİR HASTALIK MIDIR?



Venöz yetmezlikler ve varisler son yıllarda toplumda çok sık görülmeye başlanan rahatsızlıklardır. Aslında basit gibi görünseler de bazen yaratabilecekleri sorunlar ve komplikasyonlar hayati tehlikeler oluşturabilmektedir. Ayrıca mesela derin toplar damarlarda oluşacak pıhtılar kalıcı hale gelip sonraki yaşantıda hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde bozacak sekeller bırakabilir. Yine bacakta oluşacak varis egzemaları veya ülserleri hem çok can yakan hem de tedavisi zor ve uzun sorunlardır. Bu nedenle venöz yetmezlik tespit edilen hastaların çok iyi değerlendirilmesi, hastalıkla ilgili eğitilmesi ve gereken önlemlerin zamanında alınması hastaların sonraki süreçte rahat bir yaşam sürmeleri için çok önemlidir.


GEBELİK VE VENÖZ YETMEZLİK/VARİS


Neredeyse herkes yakın çevrelerinden doğum sonrasında yaşanan pıhtı , damar iltihabı vb gibi olayları duymuştur. Gerçekten de gebeliğin ilerleyen dönemlerinde rahim içinde büyümekte olan çocuğun toplar damarlara yaptığı bası , hızlı alınan fazla kilolar ve yoğun hormon değişimleri venöz yetmezlik ve varis oluşumunu arttırır, mevcuttaki sorunları da bir ileri aşamaya geçirebilir. Doğum sırasında ve sonrasında stres , hareketsizlik vb de altta yatan toplar damar sorunları varsa pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Yapılması gerekenler:

a. Gebelik düşünen kadınların gebelik öncesi toplar damarlarını bir kontrol ettirmelerinde yarar vardır. Bu değerlendirmelerde venöz yetmezlik tespit edilen kadınlar çok daha dikkatli olup yakın takibe alınmalılar. Bazen karın içinde özellikle sağ bacak atardamarının sol bacak toplar damarına baskı yapması gibi anatomik sorunlara da rastlanılabilmektedir. Bu kişiler gebelikte çok daha ağır dolaşım baskısı altında olacaklarından ekstra dikkat isterler.
b. Gebelik boyunca çok dikkatli kilo kontrolü
c. Gebelik boyunca bacak adelelerini geliştirecek egzersizler yapılması
d. İlk aylarda diz altı, ilerleyen gebeliklerde hamile tipi külotlu varis çorabı kullanılması,
e. Risk grubundaki hastalara özellikle son zamanlarda kan sulandırıcı tedavilerin takip eden doğum hekimleri tarafından uygulanması
f. Doğumla beraber çok erken ayağa kalkıp hareket edilmesi
g. Bol su tüketimi
h. Bir bacağın diğer bacağa göre daha şiş, ağrılı, kızarık olması ve özellikle diz altında bacak arkasında aşırı gerilme ve ağrı varlığı durumunda pıhtı oluşumu yönünden dikkatli olunması gereken durumlardır. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi şikayetlerinin varlığı da bacak damarlarında oluşan pıhtının akciğer damarlarına gidip orada tıkanıklıklara yol açmasının belirtisi olabilir. Bu olaylar erken saptanırsa daha kolay ve
başarıyla tedavi edilirler.

BACAK DAMARLARINDA PIHTI OLUŞUMU


Venöz yetmezliğin ya da varislerin yoğun olduğu bacaklarda kan akışının yavaşlaması, durağanlaşması ve venöz yetmezlik nedeniyle tersine akımın yoğun olması pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Ameliyat, travma veya hastalık vb gibi nedenlerle bacağın hareketinin kısıtlanması kan akımındaki durağanlaşmayı maksimum seviyeye çıkarır ve damar içinde çeşitli yerlerde pıhtı oluşumları yaşanabilir. Bazı insanlarda genetik olarak kan pıhtılaşmaya daha çok eğilimlidir. Bu kişilerde damar içi pıhtılaşma olayları daha çok yaşanır. Pıhtının oluşumu yüzeyel toplar damarlarda veya derin toplar damarlarda olabilir. Yüzeyel damarlarda oluşan pıhtılar genellikle damar duvarında da bir takım iltihabi değişikliklerle beraber seyreder ve bu duruma TROMBOFLEBİT denir. Derin damarlarda oluşan pıhtılar daha tehlikelidir ve dolaşımı daha çok etkiler. Pıhtıyla tıkanan demir damar seviyesi ne kadar yukarıdaysa klinik tablo o kadar gürültülü olur. Bacakta ani şişme ve ağrı ilk belirtiler ortaya çıkar.


Yüzeyel tromboflebitlerde bacaktaki şişmeye genellikle kızarıklık da eşlik eder. Tedavide kan sulandırıcı ilaçların etkin bir şekilde kullanımı ve sorunlu bacağın kalp seviyesinin üzerine gelecek şekilde kaldırılarak yapılan yatak istirahati esastır. Klinik tablodaki durum ve tıkanan damara göre tedavinin diğer basamakları hekim tarafından ayarlanır. Derin damarlardaki pıhtı hadiselerinde pıhtı seviyesi yüksekse , hele de karın içine doğru ilerliyorsa pıhtı eritici ilaçlar ve damar içindeki pıhtının temizlenmesi gibi çok etkin tedavi yöntemleri de tedaviye eklenebilir. Pıhtının temizlenmesi tedavilerinde zaman çok önemlidir geç kalmamak tedavi şansını arttırır. Bize pıhtıyla başvuran hastaların önemli bir kısmı ne yazık ki olayın başlangıcından 4-5 hafta sonra geliyorlar ki bu da tedavi şansını ve başarısını ciddi boyutta azaltan bir durumdur.


VARİSLERDE TEDAVİLER



1. ÖNLEMLER ve YAPILMASI GEREKENLER : Tedavi yaklaşımlarında görüntü, şikayetler ve hastanın içinde bulunduğu durumun risk analizi önem arzeder. Kilo fazlası olan kişiler için kilo vermek tedavideki en önemli adımdır. Yaşam tarzı değişiklikleri ile ayakta sabit durma ve uzun oturuşlardan sakınma diğer bir önemli korunma ve tedavidir. Spor yapmak suretiyle bacak adelelerinin kuvvetlendirilmesi kanı yukarı doğru pompalayan bir adele pompası oluşturur ki hastaların şikayetlerinde önemli rahatlamalara neden olur. Karın bölgesini sıkan, aşırı dar kıyafetlerden sakınmak da önemlidir. Ayakkabılar da önemlidir. Çok yüksek toppuklu ayakkabılar ,ya da tam düz tabanlı ayakkabılar yerine rahat, hafif topuklu vücut ağırlığını dağıtabilenler tercih edilmelidir.
2. VARİS ÇORABI ve İLAÇLAR : Bir çok venöz yetmezlik/varis hastası yukarıdakilere dikkat edip varis çorabı kullanmak suretiyle ameliyat olmadan durumu idare edebilir, büyük oranda şikayetlerinden kurtulabilir. Olay düzelmez ve geriye dönmez ama şikayetlerin azalması ve hastalığın ilerleme hızının yavaşlaması oldukça önemli bir başarıdır. Bazı hastalara FLAVUNOİD grubu denilen ilaçlar da verilebilir. Bu ilaçların kullanılıp kullanılmayacağına doktor karar vermelidir.
3. İğne ,Köpük tedavisi, Skleroterapi : Bu üç ismin hepsi küçük farklılıklarla aynı şeydir. Genellikle varisleşmiş kılcal damarların içine çok ince bir iğne ile girip damarı tahriş edici bir ilaç verilir. Bu ilaçla damar duvarında yapılan tahribat sonrasında baskı uygulanarak damarın duvarlarının adeta birbirlerine yapışması, bu şekilde de damarın dolaşıma kapatılması amaçlanır. Bu tedavilerde ilacı damar içine verdiğinizde damarın içindeki kan sütununun kısa süreliğine kaybolması sanki damarın yok olduğu gibi bir video imajı verir. Bu yanıltıcı olmasın dolaşıma kapanan damar siyah-mavi renkte uygulama sahasında görünür, ancak içinde dolaşım olmaması nedeniyle vücut tarafından bir süre sonra yok edilir. Damarın büyüklüğüne göre bu süre 3 hafta ile 3 ay arasında değişir. Kılcal varisleri olan hastaların büyük bir kısmında biraz daha derinde safen damarları dediğimiz yüzeyel dolaşım sisteminde de venöz yetmezlik sorunu vardır. Bu durumda iğne tedavisine geçmeden önce safen damarlarında yetmezlik sorununun giderilmesi daha doğru bir yaklaşım olur.


4. LAZER/RF/YAPIŞTIRMA/BUHAR DAMAR İÇİ UYGULANAN KAPATMA TEDAVİLERİ Eski yıllarda genişlemiş ve yetmezlikli hale gelmiş safen damarları cerrahi yöntemlerle damar içinden geçirilen bir tel yardımıyla çekilip çıkarılarak yapılırdı. Son yıllarda bu yönteme oldukça az başvuruyoruz. Genellikle sorunlu safen damarlarını bir cerrahi işlem uygulamadan, cilt üzerinde kesiler yapmadan kapatmayı tercih ediyoruz. Bu yöntemler genellikle çok daha konforlu ve az komplikasyonlu oluyor. İşlemden birkaç saat içinde hasta yürüyerek evine gidiyor ve normal yaşantısına çabucak dönüyor. Bu tedavilerde kapatılacak damar içine ultrason yardımıyla bir katater yerleştiriliyor. Kullanılan yönteme bağlı olarak eğer lazer veya radyofrekans kateterleri kullanılıyorsa bu enerjilerle damar kapatılıyor. Bazı yapıştırıcı malzemeler kullanılarak aynı şekilde içeriden damar yapıştırılabiliyor. Ya da buharla tahriş edilerek damar kapatılıyor. Bu yöntemlerin hepsinin artı ve eksileri uygulamayı yapacak hekimle tartışılarak karar verilmelidir. Biz genellikle radyofrekans enerjisi ile kapatmayı tercih ediyoruz.



5. Cilt üzerinden uygulanan tedaviler : Tüm tedavilerden sonra hala varlığını devam ettiren kılcal damar genişlemeleri için cilt üzerinden çeşitli lazer yöntemleri ile damarlar kapatılabilir. Ya da radyofrekans iğnesi ile damarlar yok edilebilir.


VARİS ÇORABININ DOĞRU KULLANIMI



Varis tedavilerindeki en önemli ajanlardan birisi hiç şüphesiz varis çoraplarıdır. Ancak zor giyilmeleri ve sıkıntı vereceği endişesi ile çorap kullanımına karşı bir önyargı vardır. Hastalarımızda en büyük enerjiyi çorap kullanmanın yararlarını anlatarak onları kullanmaya ikna etmeye harcamaktayız. Varis çorabını giymeden önce bacakların aşağı sallanıp damar içinde yoğun kan dolumu olmamış olması lazım. Genellikle “ sabah yataktan kalkmadan giyiniz” önerisi vardır ama bunu uygulamak pratikte çok mümkün değildir. enim önerim günün hangi saatinde olursa olsun orabı giymeden önce uzanıp bacakları yukarı doğru olabildiğince dik kaldırıp 10-15 dk. Bu şekilde bekleyip bacakları tekrar aşağı sallandırmadan çorabı giymek şeklinde. Giymeyi kolaylaştırıcı enstrümanlar var. Bunları çorap aldığınız yere sorabilirsiniz.


Çorabı öneren hekim çorabın basınç derecesini ve tipini yazar. Hafif,orta veya yüksek basınça olabilir. Çoraplar genellikle diz altı, diz üstü ve külotlu olmak üzere 3 tiptir. Parmak uçları açık veya kapalı olabilir. Diz altı çoraplar en sık kullanılanlardır. En önemli özelliği çorabı iyice yukarı doğru çektiğinizde üst kenarının diz ekleminin iki parmak altında olması gerekliliğidir. Ayakkabı numaranıza ve ayak bileğinizden başlayarak çeşitli seviyelerde bacak çevresine uygun olan çorap satıcı tarafından size verilmelidir. Yanlış ölçülerde alınan çorapları hem kullanmak sıkıntılı olur hem de beklenen yarar sağlanmaz. Çoraplar genellikle soğuk suyla ve çitilenmeden yıkanmalı ve sıkılmadan kurutulmalıdır.


Genellikle de 6-7 ayda bir değiştirmek gereklidir. Kullanım sırasında çorabın aşağı sarkmamasına, kıvrılmamasına ve gergin kalmasına dikkat edilmelidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Varis Hakkında Merak Edilen Herşey" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Op.Dr. Neyyir Tuncay EREN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Op.Dr. Neyyir Tuncay EREN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Prof.Op.Dr. Neyyir Tuncay EREN
Ankara
Doktor "Kalp ve Damar Cerrahisi"
Prof.Dr.Neyyir Tuncay EREN
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (8) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Op.Dr. Neyyir Tuncay EREN'in Yazıları
► Myomlar Hakkında Herşey Prof.Dr.Alparslan BAKSU
► Aile Terapisi Hakkında Herşey Dr.Ayça CAN UZ
► Meme Büyütme Hakkında Herşey! Op.Dr.Esra ÇELİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,846 uzman makalesi arasında 'Varis Hakkında Merak Edilen Herşey' başlığıyla benzeşen toplam 76 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİKapalı Kalp Ameliyatları Eylül 2020
► Lazerle Varis Tedavisi Şubat 2014
► Aort Anevrizmaları Kasım 2010
◊ İnsan Olmak Kasım 2010
◊ Vatan Sevgisi Kasım 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:41
Top