2007'den Bugüne 84,616 Tavsiye, 26,457 Uzman ve 18,846 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yetişkinlerde Öfke Kontrol Problemi: Belirtileri,anlamlandırma ve Nasıl Başa Çıkılır?
MAKALE #21731 © Yazan Psk.Ceren TATAR | Yayın YENİ Eylül 2020
ÖFKE KONTROLÜ VE ÖFKENİN ALTINDA GERÇEKTE NE YATIYOR?

Öfkelendiğiniz de sadece içiniz de öfke olduğuna mı inanıyorsunuz?

Gözlerinizi kapayın ve düşünün;

Çok öfkelendiğiniz bir zamanı yaşadığınız anı,durumu ve sizi öfkelendiren varsa kişiyi düşünün. Öfkelisiniz. Ancak adeta bir soğanın kabukları gibi en üstte duran katman olabilir mi öfkeniz? Öfkenin altında ona eşlik eden başka hangi duygularınız var? O duygularınıza bir bakın. Belki de yaşadığınız hayal kırıklığına, anlaşılmadığınızı hissetmeniz sizi öfkelendirmekte...

Şimdi o öfkenizi canlı ya da cansız aklınıza gelen herhangi bir şeye benzetin. Bu bir çizgi film kahramanı bile olabilir. Öfkeniz neye benziyor?

Öfke sadece bir reaksiyon değildir; öfke altında yatan duygulardan bizi koruyan bir savunmadır. Eğer kişi öfkesini soğanın kabuğundaki gibi bir cımbız ile kaldırılabilseydi; altında nice hüzün,hayal kırıklığı, görülmeme ve diğer ihtiyaçlar ortaya çıkacaktı. Öfkenin sahibi daha alttaki bu duygularının farkında değilken, karşısındaki de fark etmez ve karşılayabilecek kapasitede değilse bir daha yıkılmış olacaktı. Bu yüzden de öfke asıl duyguların acılarını artmaması için aslında kişinin kendisini koruma yöntemiydi.
Unutmayın, öfke denildiğinde yüklediğimiz anlamdan kaynaklı olumsuz bir şey gibi düşünülse de aslında sağlıklı olan temel duygularımızdandır. Olumsuz olan, öfkenin nasıl açığa çıktığıydı? Probleme dönüştüren ise öfkenin altında ki asıl duyguların görülmemesiydi…


PEKİ SİZİN ÖFKENİZ NEYE KARŞI?

Öfke kontrol edilmesi zor bir duygudur. Bu nedenle de bir çok insan duygularının kontrolü ve regüle edebilmesi için psikoterapi hizmeti almaktadır. Öfkenin ifade edilmesi üç biçimde görülmektedir. Bunların ilki öfkeyi kişinin kendi içine yöneltmesi, ikincisi öfkenin altında yatan duygular nedeniyle bu duyguyu taşıyamayan kişinin duygusunu dışa yöneltme ve son olarak da öfkenin kontrol edilmesidir. Öfke, durumun şekline bağlı olarak ya da daimi biçimde iki farklı şekilde karşımıza çıkar. Durumsal öfke; zaman içerisinde alt yatta asıl duyguyu tetikleyen birikenin, ani biçimde patlaması ile ortaya çıkar, bu öfke türü genellikle ikincil bir duygudur, ardında gizlenen bir başka etmen bulunmaktadır. Örneğin, eşinin kendisinin hiçbir zaman duygusal ihtiyaçlarını görmemesinden kaynaklı bunun öfke ile dışa vurumu ve her kişinin görülmediğini hissettiğinde bunun öfke olarak dışa vurumudur. Durumsal öfke içerisindeki bireyler, dışarıdan baktığımızda öfkeye dayalı davranışlar sergiliyor olsalar dahi bu duygunun ardında hayal kırıklığı, engellenme, incinme ve karşılanmamış beklentiler gibi süreçleri barındırmaktadır. Bu yüzden de öfkesini yönelttiği kişi alttaki bu ihtiyaç ve haykırışlarını görmedikçe öfkenin sahibi kişi, bu öfkenin getirdiği yükü kendi içerisinde adeta bir kar topu gibi büyütecek ve taşıyamadığı bu kartopunu sahibinin kucağına bırakmaktan başka çare bulamayacaktır. Diğer bir öfke türü olan sürekli öfke de ise kişi öfke duyduğu halde kendilerini öfkelendiren nedenleri ifade etmekte zorlanmaktadırlar. Çoğunlukla bu kişiler öfkeli olduklarını bile kabul etmez. Bu durumun nedenlerinden biri sürekli öfke düzeyleri yüksek olan bireylerin yaşam tarzı haline gelmiştir ve davranış repertuarları buna göre düzenlenmiştir. Kişi aslında duruma değil içinde taşıyamadığı tüm öfkesi kendi dünyasına ve ruhsallığına tehdit olan her şeye karşıdır. Ancak bir psikolog olarak belirtmek isterim ki, öfkenin psikolojik anlamda çalışılması gerekmesi nedenlerinden biri de kişinin fark etmediği hal de fiziksel olarakta sağlığını tehdit etmesidir. Öfke düzeyinin yüksek olması, kişinin fiziksel olarak kalp,damar sağlığını tehdit etmektedir.
Öfkenin fiziksel etkilerinin yanı sıra birçok zihinsel etkileri de vardır. Dikkat ve konsantrasyon bozukluğu veya düşük performans bu zihinsel etkiler arasında sayılabilir ve bunlar da bir psikolog olarak söyleyebilirim ki depresyona, kaygı bozukluğuna, sinir, yalnızlık veya korku gibi duygusal problemlere sebep olabilir. Depresyon bastırılmış öfkenin temel belirtisi olarak görülür. Kişinin öfkesini ifade edememesi, öfkenin tıkanması ve bastırılması, maskelenmiş bir depresyona sebep olabilmektedir. Bu depresyon şekli daha çok kadınlarda görülmektedir. Erkeklerin genelleme yapılamayacak olsa da klinisyen olarak gözlemlediğim şekilde duygularını dışa vurmak için spor, sözlü veya fiili saldırganlık gibi pek çok yollarının bulunduğunu göstermektedir.

Bu yazımı yazarken yaptığım literatür araştırmalaraında öfke atakları depresif öfkenin bir çeşidi olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma depresif kişilerin sağlıklı kişilere kıyasla öfke ataklarını daha fazla yaşadığını saptamıştır. Literatüre bakıldığında depresif insanların düşmanlık ve öfke davranışlarını daha fazla gösterdikleri fark edilmektedir. Ülkemizde yapılan bir çalışma da depresyonda öfke nöbetleri yaşayan hastaların, majör depresyonun bir alt tipini oluşturup oluşturmadıklarına bakmışlardır. Araştırma sonucunda ise, öfke nöbeti olanların, olmayanlara göre daha fazla depresyon ve kaygı gösterdikleri saptanmıştır.
Öfkeye diğer bir yandan bakacak olursak, bazı kişilik bozukluklarına sahip kişilerde de bu kişilik örgütlenmelerinin bir yapısı olarak kendini ve duygularını ifade etme biçimi yoğun öfkedir. Örneğin, öfke eğiliminin, borderline (sınır) kişilik bozukluğunun karakteristik bir özelliği öfkedir. Hatta borderline hastalarının öfkeyi yaşama ve ifade etme biçimlerinin, onları şizofreni, depresyon hastalarından ve diğer kişilik bozukluklarından ayıran en temel faktörlerden birisi olduğunu dış çeperde kendini belli eder.

Öfkenin nedenlerini açıklayan farklı bir araştırma maddeler halinde şu şekilde sıralanmıştır:

1. Keder, acı duygularına; sevilen kişinin ölümü, fiziksel olarak zarar görmenin yanında işsizlik gibi kayıp ve zararlar sebep olur.

2. Korku, kaygı, güvensizlik duygularına; suç, savaş, enflasyon gibi tehditler neden olur.

3. Çaresizlik, güçsüzlük ve yetersizlik duygularına; gereksinimlerimizi karşılarken karşılaştığımız engel ve aksilikler neden olur.

4. Değersizlik veya hiçlik duygularının doğmasına; reddedilme duygusu ya da itilmişlik benzeri acı verici yaşantılar sebep olur.


PEKİ BEN NE YAPABİLİRİM?

Öfke ile baş etmenin ilk adımı kişinin öfkelendiğini kabul etmesi ve bunu kendine itiraf etmesidir. Öfke kabul edilmediği takdirde farklı yollardan kendini açığa çıkarabilir. Öfkenin gerçek sebebini bulmak için öncelikle öfke duygusunu kabullenmek önemlidir.

Öfkenin yıkıcı etkilerinden muzdarip öfke sahibi ya da maruz kalan kişiyseniz ve artık bu durum ile başa çıkamadığınızı hissediyorsanız. Psikolojik destek alınması şarttır. Psikoterapi ile öfkenin altında yatan, öfkeyi tetikleyen nedenler çalışılmalı ve öfke duyulan bu anlarda yeni başa çıkma stratejileri geliştirilmelidir. Diğer yandan terapi ile birlikte yapılabilecekler;
Öfke durumunda vücudun nasıl tepki verdiği anlaşıldıktan sonra bunu davranış değişikliğine bir ipucu olarak kullanılabilir. Bu noktada vücudun verdiği bazı tepkiler örnek vermek gerekirse; kaşlarını çatmak, ses yükseltmek, katı bir duruş veya dönüp gitmek gibi tepkilerdir. Kişi öfke anında vücudundaki bu tepkileri fark ederse vücut dilini değiştirmeyi deneyebilirsiniz.

Öfke ile başa çıkmak için çeşitli stratejiler geliştirmek oldukça önemlidir. Bu stratejiler öfkenin yol açtığı enerjiyi değişik faaliyetlere dönüştürmesini içerir. Örneğin spor yapmak, el işleri ile uğraşmak, resim veya boyama yapmak gibi faaliyetler ile bu enerji dönüştürebilirsiniz.

Gevşeme tekniklerini öfke anında bedenin çeşitli kısımlarında oluşan kas gerilimlerini farkına varmak ve bunları gevşetebilme yeteneği kazanabilir, kas gevşetme egzersizlerini ve hayal ederek canlandırma gibi teknikler ile öfkelerini yatıştırabilir ve sakinleşebilirsiniz.

Son olarak söylemek isterim ki bu teknikler destekleyici olsa da duygularımızı bir buz dağı gibi düşünürsek, öfke buz dağının görünen yüzüdür. Bu öfkenin kaynağı ise suyun altında daha büyük bir alandır. Terapi de bu görünmeyen kısmı görünür hale getirerek çalışılarak asıl tedavi mümkündür.

Uzman Klinik Psikolog &Psikoterapist
Ceren TATAR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yetişkinlerde Öfke Kontrol Problemi: Belirtileri,anlamlandırma ve Nasıl Başa Çıkılır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ceren TATAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ceren TATAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ceren TATAR Fotoğraf
Psk.Ceren TATAR
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ceren TATAR'ın Makaleleri
► Yetişkinlerde Görülen Disleksi Belirtileri ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Eylem Metin ÖZKURAL
► Ergen ve Yetişkinlerde Öfke Kontrolü Psk.Dnş.İrem İNANOĞLU TUNAR
► YENİDepresyondan Nasıl Çıkılır-Zombiler Psk.Elif TERZİKÖY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,846 uzman makalesi arasında 'Yetişkinlerde Öfke Kontrol Problemi: Belirtileri,anlamlandırma ve Nasıl Başa Çıkılır?' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dini ve Cinsel Takıntılar Haziran 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:59
Top