2007'den Bugüne 84,906 Tavsiye, 26,561 Uzman ve 18,915 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Terapide Mağara Alegorisi
MAKALE #21835 © Yazan Psk.Emre ŞENGÜR | Yayın YENİ Ekim 2020
Bir çoğumuzun duyduğu bir hikayedir, mağara alegorisi. Platon'un, Devlet kitabında Sokrates üzerinden anlattığı bir kurmacadır. Mağara alegorisi birkaç insanın, bir mağara içerisinde yüzleri mağaranın çıkışının tersi yönünde duvara bakmak üzere zincirlenmeleri ile başlar. Bu kişiler sadece duvara bakabilmektedirler. Mağaranın dışındaki nesneler, ışık aracılığıyla içeri yansır ve duvarda nesnelerin gölgeleri oluşur. İşte bu noktada gerçeklik ve temsil devreye girmeye başlar. Sokrates'e göre mağaradaki insanlar için, gerçek duvarda oluşan gölgelerdir. Ama biz, alegoriden haberdar kimseler biliyoruz ki gerçek mağaranın dışında olandır. Gölge, gerçeğin bir temsili ve yansımasıdır. Alegoriyi bu noktada terapi süreci açısından işlevsel hale getirebiliriz. Alegoride, üç temel noktadan bahsedebiliriz: Gerçeklik, ışık ve gölge. Ve en temelde bu süreci deneyimleyen insan. İnsan, günlük hayat içerisinde ruhsal sistemini etkileyen birçok stresörle karşı karşıya kalır. Karşılaşmalar sonucu ise tepki verme sürecine girer. Tepki, uyaran karşısında aldığımız konumlanmanın tümünü ifâde eden bir kavramdır. Alegori üzerinden ele alırsak; stresör veya uyaranlar gerçeklik olarak(gerçeklik olma durumları başka bir yazıda felsefi açıdan ele alınmalıdır-bir ön kabul olarak ele almak daha doğru olacaktır) isimlendirilebilir. Gölge, yaşadığımız olayların zihnimizde oluşturduğu görüntü ve tepki konumlanmamızı yansıtır. Işık ise yaşadığımız olayları yorumlama veya işleme tutma biçimimizdir. Günlük hayat içerisinde kaçırdığımız nokta ışığın yani yorumlama biçimimizin varlığıdır. Yaşadığımız olayın her zaman ya da her kişide aynı tepki verme biçimine yol açacağını düşünürüz. Bu mağara alegorisinde, mağara dışı gerçekliğin hep aynı şekilde gölge oluşturacağını düşünmeye benzer. Oysa gözlemlerimiz bize göstermektedir ki gölge, bir ışık oyunudur. Işığın konumlanması ve miktarına göre nesne, farklı bir gölge oluşturacaktır. İşte bu noktada yorumlama biçimimizin de yaşadığımız olaylar karşısında tepki verme biçimimizi şekillendirdiğini görmek gerekir. Yani mevcut olayı ben, kendi hikayemle ve o an sahip olduğum faktörlerle işleme tabi tuttum ve yorumladım. Mevcut faktörlerden biri değişseydi gölge yani tepki biçimim ve konumlanmam değişecekti. Şu ana kadarki bilgiler cebimizde dursun. Işık üzerine biraz daha düşünmeye çalışalım. Işık nerden gelir, neyden kaynaklanır?


Işık için olayları yorumlama veya işleme tutma biçimi demiştik. Yorumlama biçimimiz, genetik alt yapımızdan ve çevresel etkileşim geçmişimizden etkilenerek oluşur. Çevreyi, bireysel hikayemiz olarak düşünebiliriz. Akşam vakitlerinde sokakta, sokak lambalarının yakınından yürüdüğümüz bir anı düşünelim. Sokak lambasından süzülen ışık ve ona göre aldığımız konuma göre gölgemiz farklılaşacaktır. Diyelim ki boyumuzdan daha uzun ve heybetli bir gölge oluştu duvarda. Kendimize dönüp işte benim gerçekliğim diyorsak yanılıyoruzdur. Yaşadığımız olaylarda da gölgeye bakarak, gerçeklik bu diyorsak aynı yanılsamanın içerisindeyizdir demektir. Peki yapmamız gereken nedir? Aynı sokak örneğine devam edelim. Eğer kendimize gördüğüm, aslında ışığın etkisiyle oluşmuş bir temsil yani gölge diyorsak ve gerçeğe ulaşmak için ışığın farkında olarak farklı gölgeler oluşturuyorsak gerçeğe değil ama gerçeğin en yakın temsiline ulaşmak mümkün olacaktır. Aynı durum terapi için de geçerlidir. Mağaranın içerisinde bulunan kişi, danışanın ta kendisidir. Dışardaki nesneler, günlük hayatta karşılaştığı olaylardır. Gölgeler ise karşılaştığı olayların zihnindeki temsil halidir. Işık ise bireysel hikayemizin, bugüne yansımasıdır. Sözgelimi temel bakımveren ile duygusal olarak kopuk, besleyici bir ilişkisi olmayan bir kişiyi düşünelim. Temel bakımverenin genel olarak reddedici tavrı ile büyümüş olsun. Mevcut kişi, günlük hayat içerisinde karşılaştığı kişilerle olan iletişimlerinde aynı reddedici tavır ile karşılaşacağı ön yargısına sahip olacaktır. Mağarasına gelen ışık; insanlar reddedicidir şeklinde olacaktır. Bu nedenle sözgelimi yaşadığı olumlu bir olay bile olsa çıkar amaçlı olarak değerlendirilecektir. Kişi, reddedici tavır ile karşılaşacağı düşüncesi ile kaygılı ve savunmacı bir şekilde hayatına devam edecektir. Peki burda sorun nerede? Sorun bireysel hikâyemizden kaynaklanan ışığın farkında olmamakta. Sokak örneğinde, kişinin yaptığı neydi? Gölgenin, ışık etkisiyle oluştuğunun farkında olmaktı. Terapi sırasında da ulaşılması gereken kendi ışığımızın farkında olmak ve gerçeği görmek için yaşadığımız olayları alternatif olarak nasıl yorumlayabileceğimiz üzerinde çalışmak olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Terapide Mağara Alegorisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Emre ŞENGÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Emre ŞENGÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     11 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emre ŞENGÜR'ün Yazıları
► Terapide Yüzleştirme Elif HERGÜNER
► Psikanalitik Terapide Yöntemler Psk.Doğancan GÖKÇE
► Terapide Hikaye Kullanımı Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,915 uzman makalesi arasında 'Terapide Mağara Alegorisi' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Daha Fazlası Olmak Temmuz 2020
► Affetme Sürecinde İnsan Temmuz 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:09
Top