2007'den Bugüne 86,804 Tavsiye, 26,942 Uzman ve 19,231 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Geçmişi Unutamıyorum: Geçmişin Gölgesinde
MAKALE #22248 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN | Yayın YENİ Mart 2021 | 216 Okuyucu
Peşinde bir gölge var gibi hissediyorsun. Siyah bir iz hep arkada, bir türlü aşamıyor kurtulamıyorsun. Bir unutsam, bir silebilsem kafamdan geçmişi…

Geçmişimi silmek istiyorum yardım et…
Genelde terapiye canını çok sıkan ya da gerçekten seni çok yaralayan bir şey için gelirsin ve hedefin o sorunu, travmayı unutmak ve bir daha hatırlamamak üzere rafa kaldırmaktır. Ya da tam tersi bir şeyi hatırlamamak, bir yarayı kaşımamak, tekrar ön plana çıkarmamak için yardıma ihtiyacın olmadığını söylersin kendine.

Geçmişle yüzleşmek…

Geçmişle yüzleşmek her zaman terapinin en önemli konusu. Bir şey seni terapiye getirecek kadar rahatsız ediyorsa mutlaka geriye bakarız. Sonuçta bu kadar belirgin sorunun illa ki kökleri olacak ama danışan ısrarla bu sorunu hafızamdan sil, unutmamı sağla, öyle bir şey yap ki ben bu sorunu asla düşünmeyeyim bir daha der.
Hafızanı bir bilgisayar ekranı gibi görüp dosyayı önce ana ekrandan sonra çöp kutusundan silebileceğini düşünüyorsun belki ama böyle bir şey çok mümkün değil. Çünkü zihnin çalışma şekli çok farklı ve unutmakla silmek aynı anlama gelmiyor. Peki neden geçmişi unutamıyorsun? Neden acı verici şeyleri hala ilk günkü gibi hatırlıyorsun?

Neden geçmişi unutamıyorsun?

Bu tamamen zihninin çalışma şekli ve senin ihtiyaçlarınla alakalı. Bir gününü düşünsene etraflıca, sabah evden çıktığından akşam eve geldiğin ana kadar. Evde vakit geçiren biriysen evde yaptığın onlarca şeyi düşün ya da. Gördüğün, duyduğun, kokladığın belki de dokunduğun onca şey hatta yediklerinden aldığın onca tat. Sokakta tanımadığın ama görüş alanına giren herkesi tüm detayları ile sesleri tüm karmaşasıyla kokuların tamamını atlamadan zihninde tutmaya çalıştığını düşün. Sırtına tonlarca yük binmesi gibi olmaz mıydı?

Tam da bu yüzden zihin gün içerisinde ona gelen tüm uyarıcıları alamayacağı için kendi içinde bir elemeye gider. Belki dışarıda belki evindesin. O sırada etrafta gördüğün her şeyi, her sesi, her kokuyu duyumsamaya çalışsan beyin milyonlarca uyarıcı ile baş etmeye çalışmak zorunda kalacak. Zaten yediden fazla uyarıcı verdiğinde kitlenen bir bilinçten bahsediyoruz. O yüzden bir kafeye oturduğunda etrafta onca insan ve hareket seli varken sen karşındakine odaklanıp onu dinleyebilirsin. Ya da iş yerin caddeye yakınsa iş yerine girdikten birkaç dakika sonra araç ve korna seslerini duymamaya başlar, üzerindeki parfümün kokusunu sen almazsın. Bu zihnin seçici algısıdır ve gün boyunca işine yarayacak ve yaramayacak olanları eleyerek bunu sürdürür. O gün içindeki amacına uygun olanları öne çıkarırken diğerlerini geriye atar. Geçmiş, gelecek ev an için de bu geçerlidir. Sürekli tüm anılar gözümüzün önünde olmaz. İhtiyaç duydukça bizi gülümsetecek, şaşırtacak, özlem duyuracak ya da sarsacak şekilde hatırlarız belki.

Zihnin tehdit ve fırsat algısı ile çalışıyor…

Zihnin bunu yaparken tehdit ve fırsat algısı ile çalışıyor. Eğer etrafında işine yarayacak, seni mutlu edecek bir şey varsa bu fırsattır ve zihin pozitif anlamda onu ön planda, ana ekranda tutar. Eğer canını sıkma, seni üzme ya da tehlikeye atma potansiyeli olan bir durum varsa bu tehdittir onu da gözünün önünden ayırmaz. Geri kalanlar yeri geldiğinde tehdit ve fırsat olmadıkça kullanım potasına girmeyen nötrlerdir.

Artılar ve eksilerle çalışıyoruz yani. O an için işlevi olmayan nötrler içinden neyin artıya neyin eksiye dönüşeceğini belirleyen de hayat içinde ihtiyaç, istek, talep ve planlarımız. Bu videoyu izlerken dikkatini etrafındaki tüm sesler, kokular ve görüntülerden alan zihninin buradan öğreneceğin ya da burayla aşacağına dair tehdit ya da fırsat algın.

Yani sen ihtiyaç duyana dek bir şeyi etkisiz, nötr olarak nitelediysen o anıyı hatırlamazsın. Eğer hatırlıyorsan o anının sende ya hizmet ettiği bir amaç vardır ya da gerçekten bitmemiş işlerin vardır o yaşantı ile ilgili.

Geçmişi unutmamak henüz geçtiğin yollarda bitmemiş işlerin olması ile ilgili…

Geçmişi unutmamak ister yaptığın hatalar, yaşadığın sarsıcı deneyimlerden olsun; ister şu an ki tatminsizlik ve geçmişe duyduğun özlemden kaynaklanıyor olsun sebebi henüz geçtiğin yollarda bitmemiş işlerin olması ile ilgili. Orada bitiremediğin şeyler şu anı kaçırmana sebep olurken belki de gelecek planlarını da donduruyor, hatta zehirliyor. Yerinde sayıyorsun. Bir yerde zincir takılıp kopmuş ve başa dönen bir tekerlek var gibi düşün. İlerleyemez takılır kalırsın.

Geçmişi anlamayıp incelemeden yoluna devam edemezsin…

Geçmişi anlamayıp incelemeden yoluna devam edemezsin. Bu kesinlikle doğru, ancak orada takılı kalıp dönemeyeceğin bir zamanı düzeltmeye çalışıyorsan içinden çıkamayacağın bir döngüde çırpınırsın. Bundan kurtulmak istersin çünkü geçmişin seni yokladıkça nefret, kızgınlık, pişmanlık, hayal kırıklığı, suçluluk, üzüntü gibi olumsuz duygularla perişan olursun.

Zihnin işleyişi artı ve eksileri öne çıkarmaksa ve sen bu kadar rahatsızsan demek ki o anının sende fırsat değil tehdit. Beynin onu tehdit olmaktan çıkarana dek gözünün önünden ayırmıyor. Ne demişler dostunu kendine yakın tut, düşmanını daha yakın. Unutmak dediğimiz şey nedir biliyor musun? Negatif anlamı olan bir anıyla çalışıp, anlamını tehdit kategorisinden çıkarıp onu etkisiz eleman haline getirmektir. Böylece zihin onu gözünün önünde tutmaktan vazgeçer, uygun şekilde paketleyip dosya dolabına kaldırır. Topraklama yaparsın ve o yoğun elektrik seni öldürecek halden çıkar artık.

Şu anki algın ve bakış açınla geçmişi yargılayamazsın…

Aslında geçmişi aşmanın 3 adımı var diyebilirim. Birincisi sosyoloji ve tarihin temel ilkesinden yararlanacaksın. Olayları olduğu zaman şartlarında değerlendirmelisin. Şu anki algın ve bakış açınla geçmişi yargılayamazsın. Bu sürekli keşke demene ya da şöyle olsa böyle olurdu gibi fantezik düşünceler içine girmene neden olur.

Bunu yaptığın ya da yaşadığında nasıl bir ruh halindeydin, hayatında neler oluyordu, kaç yaşındaydın, çevrende neler dönüyordu, hatta olgun muydun çocuk mu, kaç yaşındaydın, belki yastaydın, belki aşırı öfkeli, belki de aşıktın… Şu an neredesin ve bu sorulara verdiğin cevap ne? Eğer aradaki farkı göremezsen olayı bugünün şartları ile değerlendirir; olumsuzlukları, hataları, şartları olduğundan daha ağır yorumlarsın. Geçmişin varlığını sürdüren en önemli şey gerçekçi olmayan ve “Olayı olay zamanı içinde değerlendirmemektir”. Bunu yapmayı öğrenmen neden iyi bir ilk adım olur biliyor musun: Keşke şöyle yapsaydım, şimdi şunu şöyle yapardım demek yerine o günün şartlarına göre öyle olması gerekiyordu o kafa ile yine aynı şey olsa yine aynını yaparım belki dersin. Belki de düşündükçe olayların hiç senin elinde olmadığını göreceksin ve değiştiremeyeceğin şeylere üzülüp takıldığını fark edeceksin.
Ayrıca olayın yarattığı etkiyi olaya yüklediğin yorum belirler…

Ayrıca olayın yarattığı etkiyi olaya yüklediğin yorum belirler. Bugünkü aklınla düne yüklediğin yorumun doğruluğundan nasıl emin olabilirsin? Bundan 6 ay, 1yıl, 4yıl önceki insanla aynı olman değişip, dönüşmemen mümkün mü?

Bakış açının değişmesi gerekiyor derken bunu kastediyorum. Bu seni ikinci adıma götürecek: Bir ilişkin bittiği, işini kaybedecek bir hata yaptığın, okulunu aksatacak bir davranışa girdiğin, birini aşırı kırdığı ya da sürekli kırılmaya dair bir yaşantı zincirine kapıldığın ya da hayatına devam etmeni zorlaştıracak davranışlar ve yaşantılar yaşadığın için bugünde değil geçmiştesin diyelim. Kabul et önce yaşadıklarını. Onları silmek yaşadıklarını reddetmek demektir. Kırılmış bir şeyler o sırada. O kırılmayı unutursan unuttuğun yerden tekrar kırılmaz mısın? Kolunu kırdığını varsay, iyileştikten sonra çok sıcak ya da çok soğuk olduğunda bir sızı duyarsın değil mi illa ki? Sana kolunu kırma dikkatsizliğini ya da sürecini hatırlatır. O iz, o sızı senin geçmişten gelen derslerin, pusulandır. O sorunun sana öğrettikleri ile yoluna devam etmen tekrar aynı şeyleri yaşamaman için bir dayanak olacak sana.

Olayı o zamanın şartları ile değerlendirir ve kabul edersen yaşantıları her yönü ile test etmişsin demektir. Olaya bakış açını oturtmak ve alınacak dersleri almak sana kontrol duygusu kazandıracak. Bu da senin varış noktan olacak. Kontrol edebileceğin bir durumdan dolayı ise neleri yanlış yaptın, neleri farklı yapabilirdin? Kontrol edemediğin bir durumdan dolayı ise kendine acı çekmemek için izin verdin ama her ikisinde de hem derslerini cebine koyduğun hem de daha doğru bakış açısı geliştirdiğin için kontrol duygunu tekrar kazanırsın.

Kontrol önemli çünkü o şeyin tehdit alanından çıkması gerek…

Kontrol önemli çünkü kontrol duygusu kazanmadıkça o anı senin için hala tehdit içerir. Onu etkisiz hale getirip nötrler arasına sokman için tehditten çıkması gerekir. Derslerini alıp, bir daha başıma gelirse ne yapacağımı biliyorum dediğin anda o olay artık senin için tehdit değildir ve zihnin onu öne çıkarmaktan vazgeçer. Sen de sürekli ve tekrar tekrar onu yaşamaktan kurtulursun. Güzel bir kutuya koyar rafa kaldırır yeri geldiğinde dersler kısmından geri getireceğini bilirsin.

Şunu atlamamam gerek kaza, afet, saldırı gibi çok büyük olaylar yaşamış sonrasında panik atak ya da travma sonrası stres bozukluğu gibi geçmişin etkilerinin travmatik şekilde yaşandığı bir psikolojik sıkıntı yaşıyor olabilirsin. Bu durumda kesinlikle uzman yardımı alman gerekir. Bu kendi kendine yardımla aşabileceğin bir durum değilse lütfen uzman yardımı al.

Acıların derslerinse geçmişin kişisel hikâyendir. Tıpkı tarihten aldığımız dersler gibi kişisel tarihimiz de derslerle doludur. Onlar seni kötü anları tekrar yaşamaktan koruduğu gibi geçmişe takılıp kalmaktan kurtarır. O yüzden derler zaten geçmişin telefonunu açma yeni bir şey söylemez diye. Gerekirse eskilere benzeyen bir şey hissettiğinde telefon et eskilerden anlatsın sana ama onun dışında aradığınız numara servis dışı kalsın bırak. Yeni hatlar, yeni servisler hizmet versin sana.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Geçmişi Unutamıyorum: Geçmişin Gölgesinde" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümran ÖRKÜN Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
Adana (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi42 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün Yazıları
► Geçmişin Gölgesinde Yaşamak Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
► Duyguların Geçmişi Psk.Dnş.Fatih FİDAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,231 uzman makalesi arasında 'Geçmişi Unutamıyorum: Geçmişin Gölgesinde' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun... ÇOK OKUNUYOR Aralık 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:54
Top