2007'den Bugüne 88,732 Tavsiye, 27,441 Uzman ve 19,542 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bir Erkek Olarak Boşandıktan Sonra Eski Eşime Nasıl Davranmalıyım? Ne Tavsiye Edersiniz?
MAKALE #22411 © Yazan Prof.Dr.Sabri EYİGÜN | Yayın Haziran 2021 | 1,172 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Boşanma, evli çiftlerin hayatlarında yaşadıkları en derin travmalardan biridir. Etkisi, çiftler üzerinde olduğu gibi, çocuklar üzerinde de ömür boyu devam edebilir. Burası inkâr edilmez bir gerçektir. Ancak diğer taraftan da yüksek çatışmalı evliliklerin, çiftlerin ve çocukların psikolojileri üzerinde daha kötü bir etkisi olduğu da biliniyor. Dolayısıyla sağlıklı boşanma sağlıksız süren bir evlilikten daha doğru bir seçenektir
Nedeni ve sonucu ne olursa olsun boşanma öncesi ve sonrası herkes için sancılı bir süreçtir. Kişi, kendisini, kişiliğini ve doğru karar verip vermediğini sorgular, pişmanlık, öfke, korku duygularını en yoğun şekilde yaşar. Buna gelecek kaygısı ve çocukların durumu da eklenince yıpratıcı bir süreç yaşanmış olunur. Kişi, kendisini bu durumda savunmasız ve çaresiz hissedebilir, hatta depresyona girebilir.
Dünyada ölümden başka her şeyin bir çaresi vardır. İnsan, düşünen, gelişen ve değişen bir varlık olarak yaratılmıştır. Bu gerçeğe inanan boşanmış çiftler, sağduyulu düşünmeleri, güçlü kişilik/karakter yapıları, geniş çevre desteği ve kadre imanlarıyla bu travmayı en hafif hasarla atlatırlar. İleride de muhtemel yeni uyumlu bir evlilikle daha da çok rahatlayabilir.
Bu süreci daha da hafif şekilde atlatabilmenin yolu; boşanma sürecini, boşanma sonrasını, boşanma sonrasında anne-baba-çocuk ilişkisini ve eski eşle ilişkileri sağlıklı yürütebilmekten geçer. Bu da boşanma olayına bakışımızın nasıl olduğuna bağlıdır. Boşanmaya, bir ihanete uğramak, haksızlığa maruz kalmak, terk edilmek, başarısız olmak, hayatın bitmesi, namusa leke sürülmesi, yalnızlığa terk edilmek, bahtsızlık, kadersizlik gibi olumsuz anlamalar yüklenirse, süreç asla sağlıklı yürütülmez. Kişi intikam, öfke, kin duygularıyla hayatını zehir eder. İşte bu ruh hali, huzursuz bir evlilikten daha fazla zarar verebilir.
Bu durumda yapmamız gereken iki önemli şey var
A-) Bundan dolayı boşanmaya, eski eşe, çocuklara ve hayata bakışımız açımızı gözden geçirmek gerekir. Düşüncelerimizi değiştirip, olumsuzdan olumluya çevirebilirsek, süreci çok daha rahat geçirmiş oluruz.
B-)Sağlıklı bir düşünceyle planlar yapmak gerekir

1-) Suçlamalardan vaz geçip, boşanmayı kendinizi geliştirmeye ve olgunlaştırmaya bir vesile görün
Boşanma olayında erkekleri en çok yıpratan düşünce, “evliliği yürütemedim, başarısız oldum, beceremedim” gibi kendi benliğine zarar verecek olumsuz düşüncelerdir. Veya çocukların ve eski eşin mağduriyetlerinden dolayı vicdanen kendisini rahatsız hissedip suçlamaktır. Veya yaşananlardan tümüyle eski eşini sorumlu tutup ona karşı öfke, kin ve intikam duygularıyla dolmaktır. Bu ve benzeri düşünceler kişiyi depresyona sokup, hareket etmesini, geleceğe doğru adım atmasını engeller.
Burada yapılacak ilk şey, gerçekleşmiş bir boşanma olayına dünyanın sonu olarak değil, hayatın bir gerçeği olarak bakmaktır. Bu süreci, kişinin kendisini yenilemeye ve geliştirmeye vesile görerek gerekli dersleri çıkarmaya çalışarak geçirmesi en doğru yoldur.
Kişinin eski eşini suçlamaktan vaz geçip kendisini sorgulaması ona çok şey kazandıracaktır. Bunun yanında ikili ilişkilerde nerede hata yaptığına odaklanması ve bunları düzeltmek için neleri yapması gerektiğine kafa yorması yeni hayatında daha mutlu olmasına yardımcı olacaktır. Çünkü eğer olumsuz ilişki modelini değiştirmezse, bunu bir sonraki evliliğine de aktarır, yine sorun yaşar.
2-) Çocuklar üzerinden eski eşi asla kötülemeyin, saygınlığını koruyun
Boşandıktan sonra, bazı eşler birbirlerine yönelik öfkeyi çocukları üzerinden yaşamak, eski eşine duyduğu kızgınlığı çocuğun yanında onu eleştirerek, hakaret ederek rahatlamak isterler. Aynı zamanda çocukları taraf tutmaya da zorlarlar.
Eşinize ne kadar kızgın olursanız olun, onu çocuğunuza kötülemeye çalışmayın. Dünyanın en kötü annesi de olsa, onun sahip olduğu tek annesi sizin eski eşinizdir. Bu da onu sevmesi için yeterlidir. Onu eleştirdiğinizde ya kafası karışıp, annesine karşı tavır alacak, annesiyle ilişkisi zarar görecek. Ya da onu savunmaya geçip sizinle arasına mesafe koyacaktır. Her iki durumda da zarar gören kendi çocuğunuz olacaktır.
Eski eşiniz, çocuklarınız üzerinden sizi eleştiriyor ve haksız ithamlarda bulunuyorsa, bunu mümkünse onunla konuşun, çocuklarınızla değil. Çocuklarınız, bu konuda size soru sorduklarında veya konuyu açtıklarında yaşlarına uygun bir üslupla kendinizi anlatın, ama eşinizi kötülemeyin. “Anneniz, yanlış algılamış olabilir; şu anda kızgın olduğu için duygusal düşünmüş olabilir. Biz bu konuyu kendisiyle konuşuruz. Ona karşı saygı ve sevginizi eksik etmeyin” demeniz hem çocuklarınıza iyi gelecek hem de sizin boşanma sonrası travmayı daha sağlıklı atlatmanıza yardım edecektir.
3-)Anne-Baba olarak çocukların ortak düzen ve alışkanlıklarını koruyun
Çocukların eğitimi bu dönemde ayrı bir biçim alacaktır. Çünkü büyük çoğunlukla annede kalan çocuklar, hafta sonu babayla bir araya geleceklerdir. Babalar, bazen vicdan azabından, bazen de kendilerini affettirmek için çocukları hediyelere boğmakta, istediklerini yapmakta, kural ve kaideleri dikkate almamaktadırlar.
Baba olarak, çocuğun temel alışkanlıkları edinmesi için sorumluluğu anneyle paylaşmaya çalışın. Çocuk eğitimi için belirlenen ortak kurallara her iki tarafın da uymasına özen gösterin. Annelerinin evinde kurduğu düzene ve kurallara paralel bir sistem oluşturmaya dikkat edin. Bununla beraber onlarla her görüştüğünüzde özel şeyler yapmanıza, hediyeler almanıza gerek yoktur. Sıradan vakit de geçirebilirsiniz, önemli olan birlikte olmak ve bundan keyif almaktır.
4-) Erkek çocuğunuzla daha fazla ilgilenin ve zaman geçirin
Boşanma sonucu, ayrılmış ebeveynler arasında çocuklar çoğunlukla anne ile yaşamaya devam ettiğinden, baba genellikle çocuğun hafta sonunu geçirdiği ebeveyn olur. Dolayısıyla, boşanma sonrasında, anne-çocuk ilişkisinden çok baba-çocuk ilişkisi değişime uğrar. Baba, çocuklara eskisinden daha fazla ilgilenmelidir.
Bununla beraber boşanmış ailelerde baba-erkek çocuk ilişkisi daha çok yara alır. Çünkü erkek çocuğun cinsiyet gelişiminde baba varlığıyla bir rol modeldir. Çocuk ona bakarak, cinsiyet kimliğini oluşturur, erkek olduğunu, farklı olduğunu anlar. Erkeklere özgü davranış ve tutum geliştirir. Aksi halde, ergenlik döneminde cinsel kimlik karmaşası yaşayabilir.
Bundan dolayı varsa erkek çocuğunuz, onunla birlikte zaman geçirin, birlikte eğlenin, oyun oynayın, birlikte spor yapın.
5-Eski eşinizin hal ve davranışlarından artık siz sorumlu değilsiniz, ona hala kocasıymış gibi davranmayın
Boşanma sonrası eski eşinizi sahiplenme, korumaya kalkma, yanlışlarını namus meselesi yapma, kıskanma ve evliliğine müdahale etme hakkınız yoktur. Yeniden evlenmek sizin olduğu kadar eski karınızın da hakkıdır. Ancak yanlış bir evlilik yapıyorsa, çocuklar adına konu kendisiyle görüşülür. Bunu şahsınızı ilgilendirdiği için değil, sadece çocukların ruh sağlığı ve gelişimi adına yapın.
6-)Mümkün olduğu kadar eski eşinizle bir araya gelmemeye çalışın
Eski eşiniz, boşandıktan sonra sizin için artık yabancı bir kadından farklı değildir. ‘Medeni davranmak’ adına zaman zaman bir araya gelmek, sohbet etmek, yemek yemek, başta dini açıdan olmak üzere her ikinizin ruh sağlığı ve huzuru açısından uygun değil. Çünkü eski yaraların veya sevdaların canlanmasına neden olabildiği gibi, yeniden evliliğe de engel olan, yeni bir evlilik yapılmışsa buna da büyük zarar veren bir durumdur. Ayrıca çevre tarafından da yanlış anlaşılmalara neden olabilir.
Ancak çocukların özel günlerinde, hasta ve önemli sorunlarında diğer aile üyelerinin de bulunduğu bir ortamda bir araya gelinebilir. Bundan da kaçınmayın.
Bu çerçevede çok mecbur kalınmadıkça sosyal medya üzerinden de yazışma yapılmaması, sınırlı bir iletişim içinde kalınması daha sağlıklı bir durumdur.
Eğer yeni bir evlilik yapmışsanız, eski karınızla görüştüğünüzde mutlaka yeni eşinize bilgi verin.
7-) Zihnen ve bedenen sizi meşgul edecek etkinlikler planlayın
Boşanma sonrası yaşanan olası boşluk hissi kişiyi yoğun bir can sıkıntısına ,depresyona sokabilir veya zararlı alışkanlıklar edinmesine neden olabilir. Bunun önlemek için fiziksel ve sosyal etiklikler planlayın. Faydalı hobiler, el sanatları, spor, yürüyüş etkinliği, STK’larda gönüllü görevler üstlenmek, kişisel gelişiminize katkı sunacak ücretsiz kurslara kayıt olmak bunlardan biridir.
Unutmayın çocuklarınızla daha sağlıklı ilgilenmek için önce sizin duygu durumunuzu düzeltmeniz gerekir.
8-) Yeni bir evlilik için çok acele etmeyin
Boşanmalardan sonra, bazen kişiler eski eşe inat hemen evlenmek isterler. Bazı kişiler de haramdan korunmak adına daha boşanmanın yasını tutmadan yeni bir evliliğe yelken açmak isterler. Her iki durumda da sağlıklı bir eş seçimi zor olduğu gibi, eski evliliğin yükünü, sarsıntılarını yeni evliliğe taşıma ihtimali de söz konusu olabilir.
Boşanma sonrası dönemin önceliği önce kişinin hemen evlenmesi değil, boşanma ve sonuçlarıyla yüzleşmesi olmalıdır. Onun için kişiden kişiye göre, yaşanan boşanma travmasının şiddetine göre değişmekle beraber en az bir yıl geçtikten sonra yeni bir eş arayışına gidilmesi daha doğru olur.
9-) Hemen evlenmek yerine hayatınızda yeni duygusal yatırım alanları oluşturun
İnsan yaratılış itibarıyla sosyal bir varlıktır, biyolojik ihtiyaçları olduğu gibi sosyal ve psikolojik ihtiyaçları da vardır. Evlilik tüm bu ihtiyaçları gideren bir kurumdur. Boşanmış kişilerde bu ihtiyaçlar giderilmediği için duygusal boşluğa düşme ihtimali yüksektir. Bu çerçevede paylaşmak, sevmek, sevilmek gibi doğal ihtiyaçları giderecek yeni alanlara ihtiyaç var. Bu çerçevede; samimi dostlar edinmek, kafa dengi arkadaş grubu içine girmek, gönüllüler grubu içinde sosyal bir sorumluluk almak, şartları uygunsa çiçek, ağaç yetiştirmek, hayvanlarla ilgilenmek kısmen de olsa duygusal ihtiyaçları giderebilir. En azında evde çiçek büyütmek, kedi beslemek herkesin yapabileceği duygusal bir yatırımdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bir Erkek Olarak Boşandıktan Sonra Eski Eşime Nasıl Davranmalıyım? Ne Tavsiye Edersiniz?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Sabri EYİGÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Sabri EYİGÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sabri EYİGÜN Fotoğraf
Prof.Dr.Sabri EYİGÜN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Sosyolog - Edebiyat Doktoru
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Sabri EYİGÜN'ün Makaleleri
► YENİKendi Kendime Konuşuyorum, Ne Tavsiye Edersiniz? Prof.Dr.Sabri EYİGÜN
► Ailesine Çok Bağlı Erkek Eş ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Sabri EYİGÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,542 uzman makalesi arasında 'Bir Erkek Olarak Boşandıktan Sonra Eski Eşime Nasıl Davranmalıyım? Ne Tavsiye Edersiniz?' başlığıyla benzeşen toplam 95 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:57
Top