2007'den Bugüne 88,397 Tavsiye, 27,366 Uzman ve 19,485 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilişsel Davranışçı Terapi ile Aldatma ve Aldatılma
MAKALE #22567 © Yazan Uzm.Psk.Burcu BÜGE | Yayın YENİ Kasım 2021
Aldatma, bir çiftin duygusal veya cinsel birlikteliğiyle ilgili beyan edilen ya da varsayılan sözleşmenin ihlal edilmesi olarak tanımlanır (Weeks ve ark., 2004). Bir romantik ilişkide ikincil gizli bir partnerle romantik birliktelik yaşanması, genellikle şüpheye, güven kaybına ve derin acılara yol açar. Bununla birlikte, aldatma çiftin ilişkideki kararlılığını, başarma gücünü ve hoşgörüsünü olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alır. Ayrıca, evlilik içi çöküşün ve sağlık sorunlarının en sık belirtilen nedenlerinden biridir (Mark ve ark., 2011). Tafoya ve Spitzberg’in 2007 yılında yaptığı meta-analiz çalışmanın sonuçları, erkeklerin %34’ünde ve kadınların %24’ünde aldatma yaygınlığı olduğunu göstermiştir.

Birey Neden Aldatılır?

Aldatma ile bağlantılı olan faktörleri inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Örneğin, yaş, cinsiyet ve eğitim gibi demografik faktörlerin aldatma ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bunun yanı sıra kişinin ilk cinsel ilişkiye girdiği yaşı, ilk evlendiği yaşı ve evlilik öncesi cinsel hayatı da aldatma potansiyelini etkileyen faktörler olabilir (Mbago ve Sichona, 2010). Güvensiz bağlanma, ilişki tatminsizliği ve yüksek ekonomik sosyoekonomik statü gibi değişkenler, yüksek düzeyde aldatma ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle bağlanma teorisinin evlilik içi aldatmayı tahmin etmek için yararlı bir çerçeve sağladığı düşünülmektedir. Bu çerçeveye göre, bağlanma kaygısı yüksek olan kişiler mevcut ilişkilerinde duygusal ve cinsel ihtiyaçlarının karşılanmadığını hissetme eğilimindedirler. Böylelikle karşılanmamış yakınlık ihtiyaçlarını karşılamak için cinselliği kullanabilirler (Birnbaum ve ark., 2006). Kaçıngan bağlanma şekline sahip kişiler, mevcut ilişkilerine daha az bağlı olma eğilimi taşır. Bu da kişilerin daha serbest veya müsamahakâr cinsel tutuma sahip olduğunu gösterir (DeWall ve ark, 2011). Bogaert ve Sadava (2002) yaptığı çalışmada bağlanma kaygısının özellikle kadınlarda aldatma ile pozitif bir şekilde ilişkili olduğunu göstermiştir. Yapılan çalışmalara baktığımızda aldatma ile çevresel ve bireysel faktörlerin ilişkisi tam olarak açıklanamamıştır. Bu etkileşimin kapsamlı bir şekilde anlaşılması için faktörlerin araştırılması gerekir. Çünkü, insanların davranışları çevresel faktörlerden, kişilerarası ilişkilerden, sosyal bağlamdan ve farklı süreçlerden etkilenir. Bununla birlikte sadece aldatan kişinin özellikleri ve davranışları değerlendirilmemelidir.

Çift ilişkileri doğası gereği birbirine bağlıdır ve her bir partnerin davranışı diğerini etkileyebilir. Bu nedenle diğerini düşünmeden bir partnerin davranışını anlamak zordur (Zayas ve ark., 2002). Aldatmanın nedenselliği birçok teori ile açıklanmaya çalışılmıştır. Bağlanma teorisinin yanı sıra bilişsel uyumsuz teorisi de aldatma konusuna bir çerçeve oluşturmuştur. Bilişsel uyumsuzluk teorisine göre, çiftler arasındaki uyumsuzluk aldatmanın en yaygın nedenlerinden biri olarak düşünülebilir. Çiftler arasındaki uyumsuzluk, eğitim düzeyinde, dini görüşte, geleneksel değerlerde, ekonomik durumda, iletişimde ve cinsel çekicilikte olabilir. Uyumsuzluk yaşayan çiftler, diğer çiftlere göre daha fazla aldatma eğilimindedir. Bu durum da çiftin ilişkisinde sanki hiç evlenmemiş gibi bir kopukluğa yol açabilir (Amato ve Previti, 2003).

Aldatma ve aldatılma, travmatik bir ilişki durumudur. Çünkü, çiftlerin birbirleriyle ilgili tutumlarını ve yerleşmiş davranış kalıplarını değiştirir. Bu yüzden aldatma ve aldatılma terapilerde ele alınan en zor sorunlardan biridir. Çiftin travmaya verdiği cevap, bağışlanma veya bağışlama durumu terapi sürecinde önemlidir.

Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

Bilişsel davranışçı terapi, kişilerin karşılaştığı sorunlara yardımcı olmak amacıyla uygulanan en yaygın terapötik yaklaşımdır. Beck (1970) ve Ellis’in (1962) öncülüğünü yaptığı bilişsel davranışçı terapiye göre, uyumsuz bilişler duygusal sıkıntı ve davranışsal problemin sürdürülmesine yol açar. Beck’in modeline göre, uyumsuz bilişler belirli durumlarda otomatik düşüncelere yol açan genel inanışları ve şemaları içerir (Hofmann ve ark., 2012). Uyumsuz bilişleri değiştirmeye yönelik terapötik stratejiler, duygusal sıkıntı ve problemli davranışlarda değişikliklere yol açabilir.

Bu terapi yöntemiyle kişilerin daha uyumlu bilişsel ve davranışlar geliştirmelerine yardımcı olmak amaçlanır. Özetlemek gerekirse, modern bilişsel davranışsal terapi, çeşitli bilişsel, davranışsal ve duygu odaklı teknikleri birleştiren bir müdahale kümesini ifade eder (Hofmann ve ark, 2011).

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Aldatma ve Aldatılma

Çift terapistleri, aldatma ve aldatılmayı tedavi edilmesi en zor ilişki sorunlarından biri olarak görür (Whisman ve ark., 1997). Alanyazındaki bilgilere göre, aldatmanın travmatik doğasından dolayı terapötik açıdan bu sorunu da zor kılmaktadır. Birçok terapist, aldatmanın ortaya çıkmasına verilen tepkiler ile genel olarak travmaya verilen tepkiler arasında benzerlik olduğuna dikkat çekmiştir. Aldatan partnere karşı öfkeyle ile güçsüzlük, mağduriyet, utanç ve terk edilme duygusu gibi daha içsel duygular arasında bocalayan yoğun duygular yaşanıldığı gözlemlenmiştir (Brown, 1991; Cano ve O’Leary, 2000; Gordon ve ark., 2004; Pittman, 1989; Spring, 1996; Thompson, 1984; Westfall, 1989). Genellikle, bu duygusal karmaşaya bilişsel karışıklık eşlik etmektedir.

Aldatılan partnerin yaşadığı olayla ilgili müdahaleci ve ısrarlı derin düşünmesi günlük işleyişi oldukça olumsuz etkiler. Aldatılmanın keşfedilmesiyle birlikte partner ve ilişki hakkındaki inançların değişmesi en önemli bilişsel tepkidir. Bunun sonucunda kişi ilişki içerisinde kendini güvende hissedemez ve partnerine karşı büyük bir güven problemi yaşar. Aldatmanın ortaya çıkmasıyla davranışsal kaçınma başlamaktadır. Bazı partnerler, sorunlardan kaçmak için ilişkiyi sonlandırabilir. Diğer davranışsal tepkiler arasında ise her zaman bir tehdit varmış gibi davranma, takıntılı sorgulama ve cezalandırıcı davranışlar bulunmaktadır (Gordon ve ark., 2005). Birçok araştırmacı, aldatmanın yol açtığı olumsuz sonuçlara yönelik etkili tedaviler geliştirmiştir.

Gordon ve arkadaşları (2004) bu olumsuz deneyimin ardından ilişkinin iyileştirilmesi ve partnerlerin birbirlerini affetmelerine yardımcı olmak için hem bilişsel-davranışsal hem de içgörü odaklı stratejileri kullanarak travma ve affetme literatüründen unsurları içeren bütünleştirici bir tedavi geliştirmiştir. Aldatılmanın keşfedilmesinin ardından gözlemlenen davranışların temel inanışların bozulmasından, yeni bir hayat görüşü oluşturma ve kendini koruma ihtiyacından kaynaklandığı söylenebilir (Gordon ve ark., 2005). Gordon ve arkadaşları (2004) bu tedavide 3 ana aşamadan bahsetmektedir:

1- İlk aşamadaki terapötik hedef, kişinin aldatılma sonucunda yaşadığı kararsız duygulardan kaynaklanan hasarı kontrol altına almak ve çifte bu süreci işlemesinde yardımcı olmaktır.
2- İyileşme sürecinin ikinci aşamasında travmatik olayların neden meydana geldiğine dair daha derinlemesine açıklamalar aranılır. Çünkü, bir olayın neden meydana geldiğini anlamak oldukça önemlidir. Bilişsel bir bakış açısıyla travmatik olay için daha doğru ve kapsamlı atıflar geliştirmek, gelecek için yeni beklentilerin veya tahminlerin geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
3- Çiftin yaşadığı incinme ve öfke derecesinden dolayı diğer aşamalarda denenmeyen affetme tartışmaları bu aşamada gerçekleşir. Bu aşamada kişinin yeni bir inançlar dizisi ile ilerlemesi amaçlanmaktadır (Gordon ve ark., 2005).

Kısaca özetlemek gerekirse, bilişsel davranışçı terapi oldukça etkili olan bir terapi yöntemidir. Ek olarak, aldatma ve aldatılma özellikle çift terapilerinde çözülmesi en zor sorunlarından biridir. Travmatik bir ilişki olayını içerdiği için terapide bilişsel-davranışsal stratejilerin kullanılmasının etkili olduğu düşünülmektedir.

Kaynakça

Amato, P. R. ve Previti, D. (2003). People's reasons for divorcing: Gender, social class, the life course, and adjustment. Journal of Family Issues, 24(5), 602-626. https://doi.org/10.1177%2F0192513X03254507
Barta, W. D. ve Kiene, S. M. (2005). Motivations for infidelity in heterosexual dating couples: The roles of gender, personality differences, and sociosexual orientation. Journal of Social and Personal Relationship, 22(3), 339-369. https://doi.org/10.1177%2F0265407505052440
Birnbaum, G. E., Reis, H. T., Mikulincer, M., Gillath, O. ve Orpaz, A. (2006). When sex is more than just sex: Attachment orientations, sexual experience, and relationship quality. Journal of Personality and Social Psychology, 91(5), 929. https://psycnet.apa.org/doi/10.1037/0022-3514.91.5.929
Bogaert, A. F. ve Sadava, S. (2002). Adult attachment and sexual behavior. Personal Relationships. 9. 191-204. https://doi.org/10.1111/1475-6811.00012
Brown, E. (2001). Patterns of infidelity and their treatment (2. Bs.). Philadelphia: Brunner-Routledge.
Cano, A. ve O'Leary, K. D. (2000). Infidelity and separations precipitate major depressive episodes and symptoms of nonspecific depression and anxiety. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 68(5), 774–781. https://psycnet.apa.org/doi/10.1037/0022-006X.68.5.774
DeWall, C. N., Anderson, C. A. ve Bushman, B. J. (2011). The general aggression model: Theoretical extensions to violence. Psychology of Violence, 1(3), 245 258.
https://doi.org/10.1037/a0023842
Gordon, K. C., Baucom, D. H. ve Snyder, D. K. (2005). Treating couples recovering from infidelity: An integrative approach. Journal of Clinical Psychology, 61(11), 1393–1405. https://doi.org/10.1002/jclp.20189
Haseli, A., Shariati, M., Nazari, A. M., Keramat, A. ve Emamian, M. H. (2019). Infidelity and its associated factors: A systematic review. The Journal of Sexual Medicine, 16(8), 1155-1169. https://doi.org/10.1016/j.jsxm.2019.04.011
Hofmann, S. G., Asnaani, A., Vonk, I. J., Sawyer, A. T. ve Fang, A. (2012). The efficacy of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses. Cognitive therapy and research, 36(5), 427-440. https://doi.org/10.1007/s10608-012-9476-1
Mark, K. P., Janssen, E. ve Milhausen, R. R. (2011). Infidelity in heterosexual couples: Demographic, interpersonal and personality related predictors of extradyadic sex. Archives of Sexual Behavior, 40(5), 971-982.
https://doi.org/10.1007/s10508-011-9771-z
Mbago, M. C. ve Sichona, F. J. (2010). Determinants of extramarital sex by men in Tanzania: A case study of Mbeya region. SAHARA-J:Journal of Social Aspects of HIV/AIDS, 7(4). https://doi.org/10.1080/17290376.2010.9724975
Pittman, F. (1989). Private lies: Infidelity and the betrayal of intimacy. New York: Norton.
Russell, V. M., Baker, L. R. ve McNulty, J. K. (2013). Attachment insecurity and infidelity in marriage: Do studies of dating relationships really inform us about marriage? Journal of Family Psychology, 27(2), 242–251. https://doi.apa.org/doi/10.1037/a0032118
Spring, A. J. ve Spring, M. (1996). After the affair: Healing the pain and rebuilding trust when a partner has been unfaithful. New York: Harper Collins
Tafoya, M. A. ve Spitzberg, B. H. (2007). The dark side of infidelity: Its nature, prevalence, and communicative functions. The dark side of interpersonal communication (2.Bs.) içinde. (s. 201-242). Lawrence Erlbaum Associates.
Thompson, A.P. (1984). Extramartial sexual crisis: Common themes and therapy implications. Journal of Sex & Marital Therapy, 10(4), 239-254 https://doi.org/10.1080/00926238408405951
Weeks, G. R., Gambescia, N. ve Jenkins, R. E. (2003). Treating infidelity: Therapeutic dilemmas and effective strategies. (1. Bs.). WW Norton & Company. https://doi.org/10.1111/j.1467-6427.2006.00340_2.x
Westfall, A. (1989). Extramarital sex: The treatment of the couple. Treating couples: The intersystem model of the Marriage Council of Philadelphia, 163-190.
Whisman, M. A., Dixon, A. E. ve Johnson, B. (1997). Therapists' perspectives of couple problems and treatment issues in couple therapy. Journal of FamilyPsychology, 11(3), 361. https://psycnet.apa.org/doi/10.1037/0893-3200.11.3.361
Zayas, V., Shoda, Y. ve Ayduk, O. N. (2002). Personality in context: An interpersonal systems perspective. Journal of Personality, 70(6), 851-900. https://doi.org/10.1111/1467-6494.05026
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilişsel Davranışçı Terapi ile Aldatma ve Aldatılma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Burcu BÜGE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Burcu BÜGE Fotoğraf
Uzm.Psk.Burcu BÜGE
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi69 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (18) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin Makaleleri
► Bilişsel Davranışçı Terapi (Bdt) Psk.Benan ŞAHİNBAŞ
► Bilişsel Davranışçı Terapi Psk.Dnş.İnci AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,485 uzman makalesi arasında 'Bilişsel Davranışçı Terapi ile Aldatma ve Aldatılma' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:00
Top