2007'den Bugüne 90,300 Tavsiye, 27,791 Uzman ve 19,731 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu
MAKALE #22776 © Yazan Uzm.Psk.Burcu BÜGE | Yayın Haziran 2022 | 407 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Obsesif kompülsif kişilik bozukluğunun modern kavramsallaştırmaları, 20. yüzyılın başlarındaki psikanalistlerin özellikle Freud’un teorilerinden ve klinik gözlemlerinden büyük ölçüde etkilenmektedir (Pfohl ve Blum, 1991). Freud, kişilerde birlikte ortaya çıkma eğiliminde olan bir anal erotik özellikler üçlüsü (düzenlilik, aşırı tutumluluk ve inatçılık) tanımlamıştır. Düzenlilik bedensel temizlik, görevleri yerine getirmedeki vicdanlılık ve güvenilirlik konusunda endişeleri içerir. Aşırı tutumluluk ya da cimrilik, kendini en uç şekilde para hırsı olarak gösterebilir. İnatçılık ise başkaldırma, öfke ve öç alma şeklinde kendini gösterebilir (Freud, 1908). Başka bir deyişle, anal karakter olarak da bilinen obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, 100 yıldan uzun bir süre önce tanımlanmıştır. Bazı kişilik bozukluklarının aksine obsesif kompülsif kişilik bozukluğu psikiyatrik sınıflandırmaların tüm revizyonlarında kabul edilmiştir (Starcevic ve Brakoulias, 2014).

Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu Nedir?

Obsesif kompülsif kişilik bozukluğun genel popülasyonda yaygın olduğu bilinmektedir (Starcevic ve Brakoulias, 2014). Bu kişilik bozukluğu, psikososyal işlevsellikte en az orta düzeyde bozulma (Mancebo ve ark., 2005; Pinto ve ark., 2014; Skodal ve ark., 2002), düşük yaşam kalitesi (Mancebo ve ark., 2005; Pinto ve ark., 2014) ve önemli bir ekonomik yük ile ilişkilidir (Soeteman ve ark., 2008). Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, erken ergenlikte başlar ve çeşitli bağlamlarda görülür. Bu bozukluğun temel özelliği esneklik, açıklık ve yeterlik pahasına düzenlilik, mükemmeliyetçilik ve zihinsel ve kişilerarası kontrol ile meşgul olmaktır (American Psychiatric Association, 2013). Başlangıç, erken yetişkinlik olarak kabul edilir ancak bu zorluğu yaşayan çoğu kişi çocukluktan beri bu özelliklere sahip olduğunu belirtmiştir (Mancebo ve ark., 2005). Obsesif kompülsif bozukluğu olan kişiler kurallara, önemsiz ayrıntılara ve programlara özenle dikkat ederler. Aşırı dikkatli olan bu kişiler olası hataları tekrar tekrar kontrol ederler. Mükemmeliyetçilik, bireylerde önemli işlev bozukluklarına ve sıkıntıya neden olur. Örneğin bir yazının tamamlanması, çok fazla zaman alacak şekilde yazının tekrar ve tekrar yazılmasıyla gecikebilir. Bu da kişinin son teslim süresini kaçırmasına ve kişinin kargaşaya düşmesine neden olabilir. Bunun yanı sıra, obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişiler boş zaman ve arkadaşlarla vakit geçirmekten ziyade sürekli çalışmaya bağlılık gösterirler. Ancak bu davranış ekonomik nedenlere bağlı değildir. Bu kişiler genellikle, bir akşam ya da hafta sonu tatile çıkmak ya da sadece dinlenmek için zamanları olmadığını düşünürler (American Psychiatric Association, 2013).

Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, isim olarak benzese de obsesif kompülsif bozukluktan farklıdır. Bazı araştırmacılar, her iki bozukluğundan özellikle birbiriyle ilişkili olmayan farklı zihinsel koşullar oluşturduğunu varsaymaktadır (Albert ve ark., 2004; McGlashan ve ark., 2000; Wu ve ark., 2006). Her iki bozukluk arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları araştıran çalışmalar, takıntılı düşüncelerin yanı sıra kirlenme ve temizlikle ilgili semptomların obsesif kompülsif bozukluğu olan kişilere özgü görüldüğünü, esnemezlik ve aşırı öz kontrolün ise obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişilerde görüldüğünü göstermiştir (Pinto ve ark., 2014; Baer ve ark., 1994).

Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğunun Belirtileri

DSM-5’e göre obsesif kompülsif kişilik bozukluğu erken ergenliğin başında birçok şekilde kendini göstererek aşağıdakilerden en az dördünün varlığının belirtildiği yoğun düzen, mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı (American Psychiatric Association, 2013):
• Kişi, işin ana noktasını kaybedecek kadar ayrıntılarla, kurallarla, listelerle, düzenle, organizasyonla veya programla meşguldür.
• Kişi, görevin tamamlanmasını engelleyecek kadar aşırı mükemmeliyetçilik gösterir (kendisinin koyduğu katı standartlar karşılanmadığı için projeyi tamamlayamamak gibi).
• Kişi, keyifli anlardan ve arkadaşlıktan uzaklaşacak şekilde işe aşırı bağlıdır (ekonomik nedenlere bağlı olmadan).
• Kişi, ahlaki konularda, etik ve değer yargılarda aşırı vicdanlı ve titizdir. Bu konuda esnek olamaz (kültürel veya dini kimlikle ilgili değildir).
• Kişi değersiz eşyaları atmakta zorlanır.
• Kişi, başkaları kendisinin standartlarına uyana kadar yetki verme konusunda oldukça isteksizdir.
• Kişinin hem kendine hem diğerlerine karşı cimri bir tutumu vardır. Çünkü parayı gelecekteki sıkıntılar için biriktirilen bir şey olarak görür.
• Kişi esnek değildir ve inatçılık gösterir.

Yapılan bir çalışma, mükemmeliyetçilik obsesif kompülsif kişilik bozukluğu bileşeninin (ayrıntılarla meşgul olma ve işe aşırı bağlı olma gibi) depresyon ve intihar ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, kişilerarası sertliğin (esnek olmama) obsesif kompülsif kişilik bozukluğu bileşeninin (aşırı vicdanlılık ve yetki verme konusunda isteksizlik gibi) öfke ve saldırgan davranışla ilişkili olduğunu göstermiştir (Ansell ve ark., 2010).

Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğunun Olası Ayırıcı Belirtileri

DSM-5’te yer alan obsesif kompülsif kişilik bozukluğunun ayırıcı belirtileri şu şekildedir (American Psychiatric Association, 2013):
Obsesif Kompülsif Bozukluk: Obsesif kompülsif bozuklukta yer alan gerçek takıntılı düşüncelerin ve yineleyici davranışların varlığından dolayı obsesif kompülsif bozukluğu, obsesif kompülsif kişilik bozukluğundan kolaylıkla ayırt edilir.
İstifleme (Biriktirme) Bozukluğu: Kişinin istifleme bozukluğuna sahip olduğu, özellikle istifleme davranışı aşırı derecede olduğunda belirtilmelidir. Birikmiş nesnelerin yangın tehlikesi oluşturması ya da evin içinde yürümeyi zorlaştırması bu duruma örnek verilebilir.
Diğer Kişilik Bozuklukları ve Kişilik Özellikleri: Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, diğer kişilik bozuklukları ile benzer özelliklere sahip olabilir. Bu yüzden ayırıcı özelliklerin belirtilmesi önemlidir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerin de mükemmeliyetçi özelliği olabilir. Ancak bu kişilerin mükemmellik düzeyine ulaştıklarına inanma olasılıkları daha yüksektir. Obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişiler ise, kendinde kusur bulan bir tutuma sahiptirler. Hem şizoid kişilik bozukluğu hem de obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, belirgin bir resmiyet ve sosyal kopma ile tanımlanabilir. Ancak bu durum, obsesif kompülsif bozukluğu olan kişilerde duygulardan rahatsız olma ve işe aşırı bağlılıktan kaynaklanırken şizoid kişilik bozukluğu olanlarda temel bir yakınlık kapasitesinin eksikliğinden kaynaklanır.

Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu Epidemiyoloji

Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, genel popülasyonda en yaygın görülen kişilik bozukluğundan biridir. Bu bozukluğun tahmini yaygınlığı %2.1 ve %7.9 arasında değişmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Cinsiyet dağılımı olarak ise, bazı çalışmalar erkekler ve kadınlar için aynı oranı gösterirken (Grant ve ark., 2012), diğer çalışmalar erkekler arasındaki yaygınlığın kadınlara göre daha yüksek oranlarda olduğunu göstermiştir (Coid ve ark., 2006; Light ve ark., 2006).

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu

Son zamanlarda obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişiler için bilişsel davranışçı terapi tercih edilmektedir (Costa ve ark., 2005). Bilişsel terapi, kişilerin deneyimle ilişkilendirdikleri uyumsuz yorumları ve anlamları belirlemeyi ve değiştirmeyi amaçlamaktadır (Beck ve Weishaar 1989). Örneğin, obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişilerin uyumsuz bilişsel şemaları şu şekildedir (Beck ve Freeman, 1990):
• “Doğru ve yanlış davranışlar, kararlar ve duygular vardır.”
• “Değerli hissetmek için hata yapmaktan kaçınmalıyım çünkü hata yapmak başarısız olmaktır.”
• “Kontrol kaybı, kabul edilebilir bir şey değildir.”
• “Kendimi kontrol ettiğim kadar çevremi de kontrol etmeliyim.”

Davranışçı terapi, kişinin ödüllendirmesini ve değişikliğe karşı toleransını, duygusal farkındalığı ve duygusal ifadeyi arttırmak ve kaçınma eğilimlerini azaltmak için kademeli maruz bırakma gibi davranışsal teknikleri kullanarak uyum sağlamayı ve uyumsuz davranış kalıplarını azaltmayı amaçlamaktadır (Kyrios, 1998). Özetle, bilişsel ve davranışsal tekniklerini barındıran bilişsel davranışsal terapi obsesif kompülsif kişilik bozukluğunun en doğrulanmış psikolojik müdahale yöntemidir (Diedrich ve Voderholzer, 2015).

Kaynakça

Albert, U., Maina, G., Forner, F. ve Bogetto, F. (2004). DSM-IV obsessive-compulsive personality disorder: prevalence in patients with anxiety disorders and in healthy comparison subjects. Comprehensive Psychiatry, 45(5), 325-332. https://doi.org/10.1016/j.comppsych.2004.06.005
American Psychiatric Association. (2013). Obsessive Compulsive Personality Disorder. Diagnostic and statistical manual of mental disorders içinde (5. Bs., s. 678 682). American Psychiatric Publishing. https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425596.dsm18
Ansell, E. B., Pinto, A., Crosby, R. D., Becker, D. F., Añez, L. M., Paris, M. ve Grilo, C. M. (2010). The prevalence and structure of obsessive-compulsive personality disorder in Hispanic psychiatric outpatients. Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry, 41(3), 275-281. https://doi.org/10.1016/j.jbtep.2010.02.005
Baer, L. (1994). Factor analysis of symptom subtypes of obsessive compulsive disorder and their relation to personality and tic disorders. The Journal of clinical psychiatry. 55, 18–23.
Beck, A.T ve Freeman, A. (1990). Cognitive therapy of personality disorders. Guilford, New York.
Beck, A. T. ve Weishaar, M. (1989). Cognitive therapy. Comprehensive handbook of cognitive therapy içinde (s. 21-36). Springer, New York, NY.
Coid, J., Yang, M., Tyrer, P., Roberts, A. ve Ullrich, S. (2006). Prevalence and correlates of personality disorder in Great Britain. The British Journal of Psychiatry, 188(5), 423-431. https://doi.org/10.1192/bjp.188.5.423
Costa, P., Samuels, J., Bagby, M., Daffin, L., Norton, H., Gabbard, G. O., ... ve Kangethe, R. N. (2005). Obsessive-compulsive personality disorder: A review. Personality Disorders, 405-477. https://doi.org/10.1002/0470090383.ch6
Diedrich, A. ve Voderholzer, U. (2015). Obsessive–compulsive personality disorder: a current review. Current Psychiatry Reports, 17(2), 2. https://doi.org/10.1007/s11920-014-0547-8
Freud S. (1908). Character and anal eroticism. J. Strachey (Ed.), The standard edition of the complete psychological works of Sigmund Freud içinde (s.169-175). Hogarth, London.
Grant, J. E., Mooney, M. E. ve Kushner, M. G. (2012). Prevalence, correlates, and comorbidity of DSM-IV obsessive-compulsive personality disorder: Results from the National Epidemiologic Survey on Alcohol and Related Conditions. Journal of Psychiatric Research, 46(4), 469-475. https://doi.org/10.1016/j.jpsychires.2012.01.009
Kyrios, M. (1998). A cognitive-behavioural approach to the understanding and management of obsessive-compulsive personality disorder. Cognitive psychotherapy of psychotic and personality disorders: Handbook of theory and practice, 351-378.
Light, K. J., Joyce, P. R., Luty, S. E., Mulder, R. T., Frampton, C. M., Joyce, L. R., ... ve Kennedy, M. A. (2006). Preliminary evidence for an association between a dopamine D3 receptor gene variant and obsessive‐compulsive personality disorder in patients with major depression. American Journal of Medical Genetics Part B: Neuropsychiatric Genetics, 141(4), 409-413. https://doi.org/10.1002/ajmg.b.30308
Mancebo, M. C., Eisen, J. L., Grant, J. E. ve Rasmussen, S. A. (2005). Obsessive compulsive personality disorder and obsessive compulsive disorder: clinical characteristics, diagnostic difficulties, and treatment. Annals of Clinical Psychiatry, 17(4), 197-204. https://doi.org/10.1080/10401230500295305
McGlashan, T. H., Grilo, C. M., Skodol, A. E., Gunderson, J. G., Shea, M. T., Morey, L. C., ... ve Stout, R. L. (2000). The collaborative longitudinal personality disorders study: Baseline axis I/II and II/II diagnostic co‐occurrence. Acta Psychiatrica Scandinavica, 102(4), 256-264. https://doi.org/10.1034/j.1600-0447.2000.102004256.x
Pfohl, B. ve Blum, N. (1991). Obsessive-Compulsive Personality Disorder: A Review of Available Data and Recommendations for DSM-IV. Journal of Personality Disorders, 5(4), 363-375. https://doi.org/10.1521/pedi.1991.5.4.363
Pinto, A., Steinglass, J. E., Greene, A. L., Weber, E. U. ve Simpson, H. B. (2014). Capacity to delay reward differentiates obsessive-compulsive disorder and obsessive-compulsive personality disorder. Biological Psychiatry, 75(8), 653-659. https://doi.org/10.1016/j.biopsych.2013.09.007
Skodol, A. E., Gunderson, J. G., McGlashan, T. H., Dyck, I. R., Stout, R. L., Bender, D. S., ... ve Oldham, J. M. (2002). Functional impairment in patients with schizotypal, borderline, avoidant, or obsessive-compulsive personality disorder. American Journal of Psychiatry, 159(2), 276-283. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.159.2.276
Soeteman, D. I., Roijen, L. H. V., Verheul, R. ve Busschbach, J. J. (2008). The economic burden of personality disorders in mental health care. Journal of Clinical Psychiatry, 69(2), 259. https://doi.org/10.4088/jcp.v69n0212
Starcevic, V. ve Brakoulias, V. (2014). New diagnostic perspectives on obsessive-compulsive personality disorder and its links with other conditions. Current Opinion in Psychiatry, 27(1), 62-67. https://doi.org/10.1097/yco.0000000000000030
Wu, K. D., Clark, L. A. ve Watson, D. (2006). Relations between obsessive–compulsive disorder and personality: Beyond Axis I–Axis II comorbidity. Journal of Anxiety Disorders, 20(6), 695-717. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2005.11.001
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Burcu BÜGE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Burcu BÜGE Fotoğraf
Uzm.Psk.Burcu BÜGE
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi80 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (38) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin Makaleleri
► Obsessif-Kompülsif Kişilik ve Bozukluğu Psk.Mehmet Emin KIZGIN
► Obsesif Kompülsif Bozukluk Psk.Ferit KARADAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,731 uzman makalesi arasında 'Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİKumar Bağımlılığı Kasım 2022
► YENİSigara Bağımlılığı Kasım 2022
► Gıda Bağımlılığı Eylül 2022
► Madde Bağımlılığı Eylül 2022
► İnternet Bağımlılığı Ağustos 2022
► Bağımlı Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2022
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:20
Top