Brainspotting (Bsp) Terapi Yöntemi
Brainspotting Nedir?
Brainspotting (BSP) ; travma, duygusal blokajlar ve performans kaygıları gibi zihin-beden odaklı sorunların çözümüne yönelik geliştirilen bir psikoterapi yöntemidir. 2003 yılında Dr. David Grand tarafından EMDR (Sistemetik Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme) uygulaması sırasında tesadüfen keşfedilen bu yaklaşım, beynin derin yapılarında saklı olan travmatik anıların ve duygusal yüklerin işlenmesine yardımcı olmayı hedefler.
Nasıl Çalışır?
Brainspotting’in temelinde, “nereye bakıyorsan, orada hissediyorsun” prensibi yatar. Bu yöntemde terapist, danışanın göz hareketlerini izleyerek beynin duygusal belleğiyle bağlantılı belirli bir “beyin noktası” (brainspot) tespit eder. Gözün odaklandığı bu noktalar, beynin derinliklerinde gizli kalan, kelimelerle ifade edilemeyen duygusal anı ve deneyimlere açılan kapılar gibidir.
Bilinçli Zihin Ötesi Bir Keşif
Geleneksel konuşma terapilerinden farklı olarak Brainspotting, bilinçli zihnin ötesine geçerek beynin limbik sistemi ve bazal gangliya gibi duygusal süreçlerle ilişkili bölgelerini hedefler. Bu sayede danışan, kelimelere dökemediği ya da bastırdığı duyguları fark etme ve dönüştürme fırsatı bulur.
Kimler İçin Uygundur?
• Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
• Anksiyete ve Depresyon
• Performans Kaygısı (sporcular, sanatçılar, konuşmacılar için)
• Bağımlılıklar
• Fobiler
• Fibromiyalji
• Migren
• Sebebi bulunamayan sırt, boyun, bel ağrıları, eklem ağrıları
• Tikler
• Kronik Ağrı ve Psikosomatik Rahatsızlıklar
• Psikosomatik mide bağırsak sorunları
• Psikosomatik ya da strese bağlı olarak tanımlanan ve geçmeyen tüm bedensel (ağrı, acı, batma, çekilme, uyuşma, bulanık görme, donma, karıncalanma, yutkunma sorunu, nefes darlığı, el ayak uyuşması, farklı uzuvlarda üşüme, kulakta çınlaması, işitme kaybı, kulakta tıkanma hissi vb ) hisler
• Disosiyatif Bozukluklar
• Erken çocukluk dönemi travmaları
• Fantom ağrıları
• Amaliyat sonrası geçmeyen psikosomatik ağrılar
• Strese bağlı olduğu söylenen ürtiker, zona, sedef, döküntüler, uçuk vb yaralar
Neden Farklı?
Brainspotting, beynin kendi kendini iyileştirme kapasitesini harekete geçirir. Zihinsel kontrol yerine, bedenin ve duyguların rehberliğinde ilerler. Bu da danışanın pasif değil, aktif bir şekilde içsel deneyimine odaklanmasını sağlar.
Kısacası, Brainspotting bir “konuşma terapisi” değil; zihnin susması ve bedenin konuşmasına izin veren, derin bir farkındalık ve dönüşüm yolculuğudur.
Brainspotting (BSP) Nasıl Uygulanır?
Brainspotting, danışanın bilinçli düşüncelerinin ötesine geçerek beden ve zihin arasında köprü kurmayı hedefler. Bu süreç, terapistin rehberliğinde fakat danışanın içsel deneyimine odaklanarak ilerler. İşte temel uygulama adımları:
1. Danışanın Odaklanacağı Konunun Belirlenmesi
Seans, danışanın çalışmak istediği konu veya duygu üzerinde karar verilmesiyle başlar. Bu bir travmatik anı, yoğun bir duygu, fiziksel bir rahatsızlık ya da performans kaygısı olabilir. Danışanın bedeninde hissettiği fiziksel tepkilere (göğüste sıkışma, boğazda düğümlenme, mide ağrısı vb.) de odaklanılabilir.
2. Beyin Noktasının (Brainspot) Bulunması
Terapist, danışanın göz hareketlerini izleyerek ya da bir işaret çubuğu kullanarak belirli bir bakış açısını (göz pozisyonunu) keşfeder. Bu pozisyon, duygusal yoğunluğun arttığı veya bedensel bir tepkinin (örneğin nefes değişimi, göz kırpma, kasılma) gözlemlendiği bir noktadır. İşte bu nokta, “brainspot” olarak adlandırılır.
3. Duygusal ve Bedensel Farkındalıkla Derinleşme
Brainspot belirlendikten sonra danışan bu noktaya bakmaya devam eder. Bu aşamada danışanın görevi “olup biteni fark etmek”tir. Bilinçli bir çaba harcamadan, sadece duyguların, düşüncelerin ve bedensel hislerin serbestçe akmasına izin verilir. Terapist, danışanı yönlendirmek yerine güvenli bir alan sağlayarak süreci destekler.
4. İşleme Süreci (Processing)
Danışan, beyin noktasına odaklanırken bastırılmış duygular, anılar ya da beden duyumları yüzeye çıkabilir. Bu, terapötik iyileşmenin başladığı noktadır. Zamanla bu yoğunluk azalır, duygusal yük hafifler ve danışan daha sakin bir hale gelir.
5. Seansın Kapanışı
İşleme süreci tamamlandığında terapist, danışanı yavaşça “şimdi ve burada”ya geri getirir. Seans sonunda danışanın hissettiklerini paylaşması teşvik edilir, ancak bu zorunlu değildir. Bazı danışanlar için içsel deneyim süreci sessiz kalarak daha etkili olabilir.
Brainspotting’in Gücü Nerede Yatar?
• Konuşmak Zorunda Değilsiniz: Travmatik anıları detaylandırmak gerekmez.
• Bilinçli Zihin Yerine Bedensel Bilgelik: Beynin derin yapılarıyla çalışılır.
• Hızlı ve Derin Etki: Geleneksel terapilere kıyasla daha hızlı sonuç verebilir.
Brainspotting, danışanın içsel deneyimine güvenen bir yöntemdir. Zihin sustuğunda, beden konuşmaya başlar.
Brainspotting ve Beyin
Brainspotting, beynin duygusal işleme, travma belleği ve beden-zihin bağlantısıyla ilgili nörobiyolojik süreçlerine dayanır. Bu yöntem, özellikle beynin derin yapılarında saklı olan travmatik anıların işlenmesiyle ilgilidir.
Brainspotting’in nörobilimsel temelleri:
1. Subkortikal Beyin Yapılarıyla Çalışmak
Brainspotting, beynin bilinçli düşünceden sorumlu olan neokorteks yerine, daha derin ve ilkel yapılarla—özellikle de limbik sistem ve beyin sapı ile—etkileşime girer.
• Limbik Sistem: Duyguların, hafızanın ve travmatik anıların işlendiği bölgedir. Özellikle amigdala, travma tepkilerinin (korku, tehdit algısı) merkezidir.
• Beyin Sapı: Savaş-kaç-don tepkilerinden sorumlu olan hayatta kalma merkezidir. Travmatik anılar genellikle burada “donmuş” halde saklanır.
Brainspotting, danışanın göz pozisyonu aracılığıyla bu derin yapılara erişerek, bastırılmış duygusal yüklerin işlenmesine olanak tanır.
2. Göz Pozisyonları ve Beyin Haritalaması
Brainspotting’in temel prensibi olan “Nereye bakarsan, orada hissedersin” ifadesi, göz hareketlerinin beynin farklı bölgeleriyle bağlantılı olduğu gerçeğine dayanır.
• Oculomotor (Göz Hareketi) Sistemi: Göz hareketleri, beynin duygusal ve bilişsel işleme merkezleriyle doğrudan bağlantılıdır.
• Beyin Haritalaması: Farklı bakış yönleri, farklı nöral ağları aktive eder. Örneğin, belirli bir göz pozisyonu eski bir travmatik anıyı tetikleyebilirken, başka bir pozisyon daha nötr veya olumlu duygulara yol açabilir.
Bu bağlantılar, terapistin danışanın göz hareketlerini izleyerek “aktif” bir beyin noktası bulmasına yardımcı olur.
3. Travmanın Beyindeki İzleri: Donmuş Enerji Modeli
Travma yaşandığında, beyin bu yoğun deneyimi tamamen işleyemez ve “donmuş enerji” olarak saklar. Bu durum, travmanın tekrar tekrar tetiklenmesine neden olabilir.
• Sinir Sistemi Düzeyinde: Travma sırasında sinir sistemi aşırı uyarılır ve bu durum “savaş, kaç veya don” tepkisiyle sonuçlanır.
• Beyin Dalgaları: Brainspotting seansları sırasında beynin alfa ve teta dalga aktivitelerinde artış gözlemlenir. Bu, derin bir rahatlama ve bilinçdışına erişim sağlar.
Brainspotting, bu donmuş enerjiyi yeniden harekete geçirerek beynin doğal iyileşme sürecini başlatır.
4. Bilateral (Çift Yönlü) Uyarımın Etkisi
Brainspotting, bazen sağ ve sol kulak arasında dönüşümlü sesler kullanır. Bu uygulama, beynin iki yarım küresi arasında denge sağlar ve nöroplastisiteyi (beynin yeniden yapılanma kapasitesini) destekler.
• Sağ Beyin: Duygular, sezgiler ve beden farkındalığı ile ilişkilidir.
• Sol Beyin: Mantık, dil ve analizle ilgilidir.
Bilateral uyarım sayesinde sağ ve sol beyin arasında uyum sağlanarak travmatik anıların daha bütüncül bir şekilde işlenmesi desteklenir.
5. Nöroplastisite: Beynin Yeniden Yapılanma Gücü
Travmalar beynin sinir ağlarında kalıcı izler bırakabilir. Ancak beynin esnekliği ve değişme yeteneği olan nöroplastisite, bu izlerin yeniden yapılandırılmasını mümkün kılar.
Brainspotting, danışanın sinir sistemi üzerinde çalışarak:
• Yeni sinaptik bağlantılar kurulmasını,
• Travmatik anıların duygusal yoğunluğunun azalmasını
• Duygusal düzenleme kapasitesinin artmasını sağlar.
Sonuç: Zihinsel Susturma, Bedensel Dinleme
Brainspotting, konuşarak rasyonelleştirmek yerine, beynin derin yapılarında saklı duygusal kayıtları işler. Bu da travma sonrası iyileşmeyi daha hızlı ve etkili hale getirir.
Beyin, iyileşmeyi doğal olarak bilir. Brainspotting ise sadece o iyileşme sürecinin kapısını aralar.
Kaynakça
1. Grand, D. (2013). Brainspotting: The Revolutionary New Therapy for Rapid and Effective Change.
2. Corrigan, D., & Grand, D. (2013). Brainspotting: Recruiting the Brain for Change.
3. van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma.
4. Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication, and Self-Regulation.
5. Siegel, D. J. (2012). The Developing Mind: How Relationships and the Brain Interact to Shape Who We Are.
6. Hilberath, M., Grand, D., Reiner, M., & Röhricht, F. (2017). “Brainspotting—A new brain-based psychotherapy approach: Efficacy and neurophysiological mechanisms.” European Journal of Trauma & Dissociation, 1(4), 277-284.
7. Schwarz, L., Corrigan, F. M., Fisher, J., & Knipe, J. (2017). The Comprehensive Resource Model: Effective Techniques for Treating Complex PTSD.
8. Shapiro, F. (2001). Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR): Basic Principles, Protocols, and Procedures.
Brainspotting (BSP) ; travma, duygusal blokajlar ve performans kaygıları gibi zihin-beden odaklı sorunların çözümüne yönelik geliştirilen bir psikoterapi yöntemidir. 2003 yılında Dr. David Grand tarafından EMDR (Sistemetik Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme) uygulaması sırasında tesadüfen keşfedilen bu yaklaşım, beynin derin yapılarında saklı olan travmatik anıların ve duygusal yüklerin işlenmesine yardımcı olmayı hedefler.
Nasıl Çalışır?
Brainspotting’in temelinde, “nereye bakıyorsan, orada hissediyorsun” prensibi yatar. Bu yöntemde terapist, danışanın göz hareketlerini izleyerek beynin duygusal belleğiyle bağlantılı belirli bir “beyin noktası” (brainspot) tespit eder. Gözün odaklandığı bu noktalar, beynin derinliklerinde gizli kalan, kelimelerle ifade edilemeyen duygusal anı ve deneyimlere açılan kapılar gibidir.
Bilinçli Zihin Ötesi Bir Keşif
Geleneksel konuşma terapilerinden farklı olarak Brainspotting, bilinçli zihnin ötesine geçerek beynin limbik sistemi ve bazal gangliya gibi duygusal süreçlerle ilişkili bölgelerini hedefler. Bu sayede danışan, kelimelere dökemediği ya da bastırdığı duyguları fark etme ve dönüştürme fırsatı bulur.
Kimler İçin Uygundur?
• Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
• Anksiyete ve Depresyon
• Performans Kaygısı (sporcular, sanatçılar, konuşmacılar için)
• Bağımlılıklar
• Fobiler
• Fibromiyalji
• Migren
• Sebebi bulunamayan sırt, boyun, bel ağrıları, eklem ağrıları
• Tikler
• Kronik Ağrı ve Psikosomatik Rahatsızlıklar
• Psikosomatik mide bağırsak sorunları
• Psikosomatik ya da strese bağlı olarak tanımlanan ve geçmeyen tüm bedensel (ağrı, acı, batma, çekilme, uyuşma, bulanık görme, donma, karıncalanma, yutkunma sorunu, nefes darlığı, el ayak uyuşması, farklı uzuvlarda üşüme, kulakta çınlaması, işitme kaybı, kulakta tıkanma hissi vb ) hisler
• Disosiyatif Bozukluklar
• Erken çocukluk dönemi travmaları
• Fantom ağrıları
• Amaliyat sonrası geçmeyen psikosomatik ağrılar
• Strese bağlı olduğu söylenen ürtiker, zona, sedef, döküntüler, uçuk vb yaralar
Neden Farklı?
Brainspotting, beynin kendi kendini iyileştirme kapasitesini harekete geçirir. Zihinsel kontrol yerine, bedenin ve duyguların rehberliğinde ilerler. Bu da danışanın pasif değil, aktif bir şekilde içsel deneyimine odaklanmasını sağlar.
Kısacası, Brainspotting bir “konuşma terapisi” değil; zihnin susması ve bedenin konuşmasına izin veren, derin bir farkındalık ve dönüşüm yolculuğudur.
Brainspotting (BSP) Nasıl Uygulanır?
Brainspotting, danışanın bilinçli düşüncelerinin ötesine geçerek beden ve zihin arasında köprü kurmayı hedefler. Bu süreç, terapistin rehberliğinde fakat danışanın içsel deneyimine odaklanarak ilerler. İşte temel uygulama adımları:
1. Danışanın Odaklanacağı Konunun Belirlenmesi
Seans, danışanın çalışmak istediği konu veya duygu üzerinde karar verilmesiyle başlar. Bu bir travmatik anı, yoğun bir duygu, fiziksel bir rahatsızlık ya da performans kaygısı olabilir. Danışanın bedeninde hissettiği fiziksel tepkilere (göğüste sıkışma, boğazda düğümlenme, mide ağrısı vb.) de odaklanılabilir.
2. Beyin Noktasının (Brainspot) Bulunması
Terapist, danışanın göz hareketlerini izleyerek ya da bir işaret çubuğu kullanarak belirli bir bakış açısını (göz pozisyonunu) keşfeder. Bu pozisyon, duygusal yoğunluğun arttığı veya bedensel bir tepkinin (örneğin nefes değişimi, göz kırpma, kasılma) gözlemlendiği bir noktadır. İşte bu nokta, “brainspot” olarak adlandırılır.
3. Duygusal ve Bedensel Farkındalıkla Derinleşme
Brainspot belirlendikten sonra danışan bu noktaya bakmaya devam eder. Bu aşamada danışanın görevi “olup biteni fark etmek”tir. Bilinçli bir çaba harcamadan, sadece duyguların, düşüncelerin ve bedensel hislerin serbestçe akmasına izin verilir. Terapist, danışanı yönlendirmek yerine güvenli bir alan sağlayarak süreci destekler.
4. İşleme Süreci (Processing)
Danışan, beyin noktasına odaklanırken bastırılmış duygular, anılar ya da beden duyumları yüzeye çıkabilir. Bu, terapötik iyileşmenin başladığı noktadır. Zamanla bu yoğunluk azalır, duygusal yük hafifler ve danışan daha sakin bir hale gelir.
5. Seansın Kapanışı
İşleme süreci tamamlandığında terapist, danışanı yavaşça “şimdi ve burada”ya geri getirir. Seans sonunda danışanın hissettiklerini paylaşması teşvik edilir, ancak bu zorunlu değildir. Bazı danışanlar için içsel deneyim süreci sessiz kalarak daha etkili olabilir.
Brainspotting’in Gücü Nerede Yatar?
• Konuşmak Zorunda Değilsiniz: Travmatik anıları detaylandırmak gerekmez.
• Bilinçli Zihin Yerine Bedensel Bilgelik: Beynin derin yapılarıyla çalışılır.
• Hızlı ve Derin Etki: Geleneksel terapilere kıyasla daha hızlı sonuç verebilir.
Brainspotting, danışanın içsel deneyimine güvenen bir yöntemdir. Zihin sustuğunda, beden konuşmaya başlar.
Brainspotting ve Beyin
Brainspotting, beynin duygusal işleme, travma belleği ve beden-zihin bağlantısıyla ilgili nörobiyolojik süreçlerine dayanır. Bu yöntem, özellikle beynin derin yapılarında saklı olan travmatik anıların işlenmesiyle ilgilidir.
Brainspotting’in nörobilimsel temelleri:
1. Subkortikal Beyin Yapılarıyla Çalışmak
Brainspotting, beynin bilinçli düşünceden sorumlu olan neokorteks yerine, daha derin ve ilkel yapılarla—özellikle de limbik sistem ve beyin sapı ile—etkileşime girer.
• Limbik Sistem: Duyguların, hafızanın ve travmatik anıların işlendiği bölgedir. Özellikle amigdala, travma tepkilerinin (korku, tehdit algısı) merkezidir.
• Beyin Sapı: Savaş-kaç-don tepkilerinden sorumlu olan hayatta kalma merkezidir. Travmatik anılar genellikle burada “donmuş” halde saklanır.
Brainspotting, danışanın göz pozisyonu aracılığıyla bu derin yapılara erişerek, bastırılmış duygusal yüklerin işlenmesine olanak tanır.
2. Göz Pozisyonları ve Beyin Haritalaması
Brainspotting’in temel prensibi olan “Nereye bakarsan, orada hissedersin” ifadesi, göz hareketlerinin beynin farklı bölgeleriyle bağlantılı olduğu gerçeğine dayanır.
• Oculomotor (Göz Hareketi) Sistemi: Göz hareketleri, beynin duygusal ve bilişsel işleme merkezleriyle doğrudan bağlantılıdır.
• Beyin Haritalaması: Farklı bakış yönleri, farklı nöral ağları aktive eder. Örneğin, belirli bir göz pozisyonu eski bir travmatik anıyı tetikleyebilirken, başka bir pozisyon daha nötr veya olumlu duygulara yol açabilir.
Bu bağlantılar, terapistin danışanın göz hareketlerini izleyerek “aktif” bir beyin noktası bulmasına yardımcı olur.
3. Travmanın Beyindeki İzleri: Donmuş Enerji Modeli
Travma yaşandığında, beyin bu yoğun deneyimi tamamen işleyemez ve “donmuş enerji” olarak saklar. Bu durum, travmanın tekrar tekrar tetiklenmesine neden olabilir.
• Sinir Sistemi Düzeyinde: Travma sırasında sinir sistemi aşırı uyarılır ve bu durum “savaş, kaç veya don” tepkisiyle sonuçlanır.
• Beyin Dalgaları: Brainspotting seansları sırasında beynin alfa ve teta dalga aktivitelerinde artış gözlemlenir. Bu, derin bir rahatlama ve bilinçdışına erişim sağlar.
Brainspotting, bu donmuş enerjiyi yeniden harekete geçirerek beynin doğal iyileşme sürecini başlatır.
4. Bilateral (Çift Yönlü) Uyarımın Etkisi
Brainspotting, bazen sağ ve sol kulak arasında dönüşümlü sesler kullanır. Bu uygulama, beynin iki yarım küresi arasında denge sağlar ve nöroplastisiteyi (beynin yeniden yapılanma kapasitesini) destekler.
• Sağ Beyin: Duygular, sezgiler ve beden farkındalığı ile ilişkilidir.
• Sol Beyin: Mantık, dil ve analizle ilgilidir.
Bilateral uyarım sayesinde sağ ve sol beyin arasında uyum sağlanarak travmatik anıların daha bütüncül bir şekilde işlenmesi desteklenir.
5. Nöroplastisite: Beynin Yeniden Yapılanma Gücü
Travmalar beynin sinir ağlarında kalıcı izler bırakabilir. Ancak beynin esnekliği ve değişme yeteneği olan nöroplastisite, bu izlerin yeniden yapılandırılmasını mümkün kılar.
Brainspotting, danışanın sinir sistemi üzerinde çalışarak:
• Yeni sinaptik bağlantılar kurulmasını,
• Travmatik anıların duygusal yoğunluğunun azalmasını
• Duygusal düzenleme kapasitesinin artmasını sağlar.
Sonuç: Zihinsel Susturma, Bedensel Dinleme
Brainspotting, konuşarak rasyonelleştirmek yerine, beynin derin yapılarında saklı duygusal kayıtları işler. Bu da travma sonrası iyileşmeyi daha hızlı ve etkili hale getirir.
Beyin, iyileşmeyi doğal olarak bilir. Brainspotting ise sadece o iyileşme sürecinin kapısını aralar.
Kaynakça
1. Grand, D. (2013). Brainspotting: The Revolutionary New Therapy for Rapid and Effective Change.
2. Corrigan, D., & Grand, D. (2013). Brainspotting: Recruiting the Brain for Change.
3. van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma.
4. Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication, and Self-Regulation.
5. Siegel, D. J. (2012). The Developing Mind: How Relationships and the Brain Interact to Shape Who We Are.
6. Hilberath, M., Grand, D., Reiner, M., & Röhricht, F. (2017). “Brainspotting—A new brain-based psychotherapy approach: Efficacy and neurophysiological mechanisms.” European Journal of Trauma & Dissociation, 1(4), 277-284.
7. Schwarz, L., Corrigan, F. M., Fisher, J., & Knipe, J. (2017). The Comprehensive Resource Model: Effective Techniques for Treating Complex PTSD.
8. Shapiro, F. (2001). Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR): Basic Principles, Protocols, and Procedures.
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Brainspotting (Bsp) Terapi Yöntemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Zülal ERİK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Zülal ERİK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
| Makale Kütüphanemizden | ||||
|
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.



