2007'den Bugüne 93,555 Tavsiye, 28,442 Uzman ve 20,208 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Koro Sendromu
MAKALE #23490 © Yazan Psk.Gönül ÖZSÖZ | Yayın YENİ Kasım 2025 | 136 Okuyucu
Koro, cinsel organların küçüldüğüne, geri çekildiğine ve yok olacağına dair güçlü inanca eşlik eden anksiyete atakları ve bazı psikosomatik şikayetlerden oluşan kültüre bağlı bir sendromdur [1].


(Kültüre Bağlı Sendrom: Tıp ve tıbbi antropolojide, bir toplum veya kültür alanıyla sınırlı, yineleyici, belirli bir tanı kategorisiyle bağlantılı olan ya da olmayan, yerele özgü anormal davranış kalıpları veya rahatsız edici deneyimler içeren bilişsel, davranışsal ve somatik semptomların kombinasyonu olarak tanımlanmaktadır [2].)

Erkeklerde penisin karın içine çekilmesi korkusu görülürken, kadınlarda vulva ve göğüslerin karın ve göğüs boşluğuna çekileceği yönünde bir korku yaşanmaktadır; bu sürecin ardından ölüm geleceği düşünülmektedir [3]. Koro kelimesinin kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte, kaplumbağaların başlarını kabuklarının içine çekmelerine atıfla Malayca'da “kaplumbağa başı” anlamına gelen kura kelimesinden türediği düşünülmektedir [1].

Koro sendromu iki şekilde sınıflandırılmaktadır:
Endemik (kültüre bağlı) tip – Doğu ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde salgın halinde görülür.
Sporadik (kültür dışı) tip – Dünyanın geri kalanında bireysel ve düzensiz vakalar şeklinde ortaya çıkar [1].

Endemik Koro, tarihsel metinlere veya halk efsanelerine dayanan kültürel inançlardan beslendiği için kültürel kökenli kabul edilmektedir. Bu formda, penisin içeri çekilmesine yönelik derin, panik benzeri kaygı ve yaklaşan ölüm korkusu gibi klasik, birincil Koro belirtileri görülmektedir [4].

Sporadik Koro ise, Koro-benzeri sendrom olarak da bilinmekte ve kültürel bir bağ içermemektedir. Bu durumda görülen belirtiler (genital küçülme) genellikle yaklaşan ölüme dair bir inanç taşımamakta olup; şizofreni, duygudurum bozuklukları, tıbbi hastalıklar ya da eğlence amaçlı uyuşturucu kullanımı gibi ikincil nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır [4].

Koro salgınları, korkuların, görüşlerin ve söylentilerin medya ve haber aracılığıyla yayılması sonucu ortaya çıkabilmektedir. Klinik seyri genellikle günler ile aylar arasında süren ve kendi kendine sınırlanan bir süreçtir [1].

EPİDEMİYOLOJİ
Bu sendrom her yaş ve cinsiyetten bireyde görülebilmekle birlikte, genellikle 30 yaş altı erkekleri daha sık etkilemektedir [3]. 1969 ile 2017 yılları arasında İngilizce literatürde en az 12 Koro salgını bildirilmiştir ve bu salgınlarda toplam 1885 vaka kaydedilmiştir [5].

Epidemik Koro sendromu; özellikle Hindistan, Çin, Malezya, Endonezya ve Singapur gibi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinde ve ayrıca Batı Afrika’da yaygın olarak bildirilmektedir. Koro salgınlarının geçmişte en sık görüldüğü yer Çin olmuştur. Burada sırasıyla 1948, 1955, 1966, 1974, 1984, 1985 ve 1987 yıllarında yedi büyük Koro salgını yaşanmıştır. 1987'deki son salgından sonra, ruh sağlığı kampanyaları ve yerel ekonomik koşulların iyileştirilmesi sayesinde Koro Çin’de büyük ölçüde ortadan kalkmıştır [6]. Günümüzde ise en çok Hindistan’da görülmektedir. 2010 yılından bu yana yaşanan dört salgında yaklaşık 250 kişi etkilenmiştir; bu artış sınıflandırma ve bildirilme artışıyla ilişkilendirilmektedir [5].

Sporadik Koro vakaları dünya genelinde; Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Avustralya ve Asya kıtalarında bildirilmiştir. Örnek ülkeler arasında Türkiye [7], Portekiz [8], Yunanistan [9], İtalya, ABD, Meksika ve Kanada ile Faccini & Tucker’ın 2009 olgusu bulunmaktadır [10]. Sporadik Koro, epidemik Koro’ya göre daha nadir görülmektedir. 1967–2021 arasında yalnızca 116 sporadik vaka raporlanmıştır [3].

TANI VE TEDAVİ


Koro sendromu, kişinin cinsel organlarının vücudunun içine çekilerek yok olduğuna ve bunun ölümle sonuçlanacağına dair gerçek dışı bir inanca kapılmasıyla ortaya çıkan ani kaygı ataklarıyla karakterizedir [11]. Genital organlarda gerçek bir fiziksel değişiklik bulunmaz. Anksiyete atakları genelde birkaç saat sürer; bazı olgularda 2 güne uzayabilir. Kronik vakalarda bu ataklar on yıllar boyunca devam edebilir [12]. Bazı hastalarda psikotik depresyon eşlik edebilir; Koro semptomları özsaygıyı ve ruhsal sağlığı ciddi ölçüde etkileyebilir [13]. Diagnostik süreç hem psikolojik değerlendirme hem de genital muayeneyi içerir. Bu muayene yapısal anormalliklerin dışlanması için önemlidir [12]. Tanı kriterleri arasında şunlar yer alır:

Kanıtsız genital çekilme algısı

Yoğun korku ve kaygı

Çekilmeyi engellemeye yönelik fiziksel müdahaleler [6]

Ek olarak bazı hastalar:

Güçsüzlük,

Uykusuzluk,

Penis boyunu sık sık ölçme

gibi davranışlar sergiler [14].

Koro semptomlarında her zaman belirgin bir anksiyete bulunur. Genital çekilme korkusunun kültürel inanışlardan bağımsız olsa bile akut anksiyete ve felaket beklentisinin bir dışavurumu olduğu düşünülmektedir [15].

Koro tedavisi tıbbi, psikolojik ve sosyal yaklaşımların birleşiminden oluşur [13]. Çok faktörlü etiyolojiye göre hem fiziksel hem de kültürel bileşenler tedavide göz önünde bulundurulur [16].

Psikiyatrik eş tanılar varsa anksiyolitik, antidepresan, sedatif veya antipsikotikler kullanılabilir; bunların iyileşmesi Koro semptomlarının da gerilemesiyle sonuçlanır [1]. Psikoterapi temel tedavi yöntemidir; psiko-eğitim ve kültürel mitlerle başa çıkma becerileri tedavinin parçasıdır [1]. Olgularda genellikle destekleyici psikoterapi tercih edilir [9].


KAYNAKLAR
[1] Durst, R., & Rosca-Rebaudengo, P. (1991). The Koro syndrome: Symbolic and clinical aspects. British Journal of Psychiatry, 159(5), 690–693.
https://doi.org/10.1192/bjp.159.5.690

[2] Şentürk, E. (2022). Kültüre bağlı sendromlar ve DSM-5 yaklaşımı. Klinik Psikiyatri Dergisi, 25(2), 130–138.
https://doi.org/10.5505/kpd.2022.60158

[3] Stip, E., Nguyen, J., Bertulies-Esposito, B., Tempier, A., Bedard, M., Paradis, A., & Javaid, S. (2021). Koro syndrome: From East to West, a review. Frontiers in Psychiatry, 12, 741306.
https://doi.org/10.3389/fpsyt.2021.741306

[4] Chowdhury, A. N., & Brahma, A. (2020). A study of Koro epidemics in India since 2010: Cultural perspectives and classification. Journal of Psychosexual Health, 2(1), 53–60.
https://doi.org/10.1177/2631831820903601

[5] Chowdhury, A. N., & Chawla, M. (2019). Revisiting the culture-bound syndrome of Koro: Review of literature and comparison of epidemic and sporadic cases. Indian Journal of Psychiatry, 61(6), 648–656.
https://doi.org/10.4103/psychiatry.IndianJPsychiatry_338_18

[6] Tseng, W.-S. (2006). Handbook of cultural psychiatry. Academic Press.

[7] Atalay, H. (2007). A case of Koro syndrome in Turkey. New Symposium Journal, 45(3), 137–139.

[8] Silva, L., & Morgado, P. (2018). Koro syndrome in Portugal: A case report. Revista Brasileira de Psiquiatria, 40(4), 480–481.
https://doi.org/10.1590/1516-4446-2017-2384

[9] Ntouros, E., Ntoumanis, A., Bozikas, V. P., Donias, S., Giouzepas, I., & Garyfalos, G. (2010). Culture-bound syndromes in the West: Koro in Greece. Psychiatriki, 21(2), 159–165.


[10] Faccini, L., & Roso, R. (2009). A Western case of Koro. Journal of Sex & Marital Therapy, 35(3), 197–204.
https://doi.org/10.1080/00926230902725902

[11] Kar, N. (2005). Koro in a psychotic depression. Psychiatry and Clinical Neurosciences, 59(2), 253–254.
https://doi.org/10.1111/j.1440-1819.2005.01364.x

[12]Yap, P. M. (1965). Koro—a culture-bound depersonalization syndrome. The British Journal of Psychiatry, 111(475), 43–50.
https://doi.org/10.1192/bjp.111.475.43

[13] Westermeyer, J. (1989). The cultural and clinical aspects of Koro. Transcultural Psychiatric Research Review, 26(1), 3–24.
https://doi.org/10.1177/136346158902600101

[14] Strong, S., Cao, J., Zhou, Q., Guenther, N., Anderson, P., Kaye, A., Blick, R., Anandi, V., & Patel, A. (2023). Case report: Koro syndrome in a Western context. Journal of Psychiatric Research, 157, 25–29.
https://doi.org/10.1016/j.jpsychires.2022.11.027

[15] Chowdhury, A. N. (1996). The definition and classification of Koro. Culture, Medicine and Psychiatry, 20(1), 41–65.
https://doi.org/10.1007/BF00054753

[16]Mather, C. (2005). The persistence of Koro-like symptoms in an individual of Caucasian descent: Cultural or psychopathological expression? Culture, Medicine and Psychiatry, 29(1), 81–95.
https://doi.org/10.1007/s11013-005-4623-2
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Koro Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gönül ÖZSÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gönül ÖZSÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gönül ÖZSÖZ Fotoğraf
Psk.Gönül ÖZSÖZ
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gönül ÖZSÖZ'ün Makaleleri
► 2 Yaş Sendromu Psk.Burcu BAŞOĞLU KUNDAK
► 2 Yaş Sendromu Psk.Burçak ERİTMEN YEŞİLTAŞ
► 2 Yaş Sendromu Var Mı, Yok mu? Psk.Ramazan ŞİMŞEK
► Down Sendromu Psk.Esra AYVALI ÇETİN
► 2 Yaş Sendromu Psk.Tülin AKYÜREK ÇİZER
► 2 Yaş Sendromu Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Down Sendromu Hanife TETİK
► 2 Yaş Sendromu Psk.Eda GÖKDUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,208 uzman makalesi arasında 'Koro Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:35
Top