2007'den Bugüne 93,628 Tavsiye, 28,447 Uzman ve 20,229 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Terapistler İçin Şizofreni Tanısı Olan Danışanlarda Tedavi Planı
MAKALE #23496 © Yazan Uzm.Psk.Mehmet Metin KAYA | Yayın Aralık 2025 | 201 Okuyucu
TERAPİSTLER İÇİN ŞİZOFRENİ TANISI OLAN DANIŞANLARDA TEDAVİ PLANI
GİRİŞ
Şizofreni, bireyin düşünce, algı ve davranışlarını etkileyen kronik ve ciddi bir ruhsal bozukluktur. Şizofreninin nörobiyolojik temelleri, genetik yatkınlık, nörotransmitter dengesizlikleri ve çevresel faktörlerle ilişkisi olduğu bilinmektedir. Şizofreni, dünya genelinde yaklaşık %1 oranında görülmekte olup bireyin işlevselliğini ciddi şekilde etkileyen bir psikiyatrik hastalıktır (van Os & Kapur, 2009). Genellikle 18-35 yaş arasında başlangıç gösteren bu hastalık, halüsinasyonlar, sanrılar, düşünce bozuklukları ve sosyal geri çekilme gibi belirtilerle karakterizedir. Şizofreni, yalnızca bir “zihin hastalığı” değil; aynı zamanda nörobiyolojik temellere dayanan karmaşık bir bozukluktur.
Şizofrenide dopamin hipotezi en yaygın kabul gören biyolojik açıklamalardan biridir. Bu hipoteze göre, özellikle mezolimbik dopamin yolunda artmış dopaminerjik aktivite pozitif belirtileri (örneğin halüsinasyonlar), mezokortikal yolda azalmış aktivite ise negatif belirtileri (örneğin duygulanımda azalma) tetiklemektedir (Howes & Kapur, 2009). Bunun yanında, glutamat sisteminin de şizofreni etiyolojisinde önemli rol oynadığına dair kanıtlar artmaktadır. NMDA reseptör antagonisti olan ketaminin, sağlıklı bireylerde şizofreni benzeri semptomlara yol açması bu savı desteklemektedir (Olney et al., 1999).
Genetik çalışmalar da şizofreninin kalıtsal bileşenine işaret etmektedir. Aile, ikiz ve evlatlık çalışmaları şizofreninin genetik geçişliliğini ortaya koymuştur. Özellikle COMT, DISC1 ve neuregulin genlerindeki varyasyonların şizofreni ile ilişkili olduğu saptanmıştır (Schizophrenia Working Group of the Psychiatric Genomics Consortium, 2014). Ancak genetik yatkınlık çevresel stres faktörleriyle birleşmediği sürece hastalığın ortaya çıkması genellikle mümkün olmamaktadır.
Prenatal enfeksiyonlar, doğum komplikasyonları ve erken çocukluk dönemindeki travmalar gibi çevresel faktörler şizofreni riskini artırabilir. Özellikle kent yaşamı, göçmenlik, düşük sosyoekonomik düzey ve cannabis gibi maddelerin kullanımı, hastalıkla ilişkili risk faktörleri olarak belirlenmiştir (McGrath et al., 2004).
Şizofreni tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Antipsikotik ilaçlar, özellikle dopamin D2 reseptör antagonistleri, tedavide temel rol oynar. Birinci kuşak (tipik) antipsikotikler etkili olmakla birlikte ekstrapiramidal yan etkilere neden olabilirken, ikinci kuşak (atipik) antipsikotikler daha az yan etki profiline sahiptir (Leucht et al., 2009). Bunun yanında bilişsel-davranışçı terapi (BDT), aile terapisi ve psiko-eğitim gibi psikososyal müdahaleler hastalığın seyrini olumlu etkiler.
Şizofreni, yalnızca psikolojik değil; genetik, nörokimyasal ve çevresel bileşenlerin etkileşimiyle ortaya çıkan çok yönlü bir hastalıktır. Tedavi sürecinde biyolojik ve psikososyal yöntemlerin entegrasyonu hastaların yaşam kalitesini artırabilir. Bu bağlamda hem klinik hem araştırma düzeyinde bütüncül yaklaşımlar önem taşımaktadır.
Bu çalışmada terapistlere yönelik, şizofreni tanısı olan hastalar için örnek tedavi/görüşme planı oluşturulmuştur. Hazırlanan bu çalışmada eklektik ve bilişsel davranışçı yaklaşım temel alınmıştır. Şizofreni tanısı olan danışanların çoğunun işlevsellklerinin bozulduğu ve hayat kalitelerinin önemli ölçüde etkilendiği bilinmektedir. Bu danışanlar ile çalışmak terapistler için zorlu, yorucu ve riskli süreçleri de içerebilmektedir. Bu çalışma şizofreni danışanlar ile çalışacak terapistler için örnek olarak hazırlanmıştır.
Şizofreni ve işitsel sanrıları olan bir danışan için hazırlanan psikoterapi planında, şizofreninin özelliklerini göz önünde bulundurarak multidisipliner bir yaklaşım kullanmak önemlidir. Şizofrenide danışanın bireysel ihtiyaçlarına göre farklı terapi yaklaşımlarını harmanlamak daha işlevsel bir terapi süreci sağlar. Bu nedenle, seanslar genel olarak birkaç farklı terapi yöntemini içerecek şekilde düzenlenebilir. Aşağıda gerçek danışan verilerilerinden yararlanılarak etik ilkelere uygun şekilde 10 seanslık bir psikolojik tedavi planı verilmiştir.
30’lu yaşlarda işitsel sanrıları olan şizofreni hastası için hazırlanan plan farklı yönelimleri kapsayacak şekilde yapılabilir. Her psikolojik tedavide olduğu gibi şizofrenler için hazırlanacak olan tedavi planları bireysel özellikler ve hastalık prognozu gözönüne alınarak esnek yapıda olmalıdır. Şizofreni tanısı olan hastalarda tıbbi tedavi süreci ve ilaç kullanımı önemli olduğundan danışanın psikatristi ile işbirliği içinde süreci devam ettirmenin daha doğru olacağı değerlendirilmektedir.

1. Seans: Tanı, İhtiyaç Analizi ve Terapi Hedeflerinin Belirlenmesi
Seans Hedefleri
• Danışanın genel psikolojik durumu, şizofreni tanısı ve semptomları hakkında bilgi toplamak.
• Danışanın işitsel sanrılarını ve diğer semptomlarını tanımlamak.
• Danışanla güvenli bir terapötik ilişki kurmak.
• Terapötik sürecin amacı ve sınırları hakkında bilgi vermek.
• Danışanın terapiye olan beklentilerini belirlemek.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Bireysel Görüşme: Danışanın yaşam öyküsü, şizofreniyle ilgili deneyimleri ve tedavi geçmişi hakkında derinlemesine bir konuşma yapılacak.
• BDT: Danışanın şizofreni semptomları ve işitsel sanrılarıyla başa çıkabilmesi için bilişsel yeniden yapılandırma başlatılacak.

2. Seans: Semptomların Tanımlanması ve İşlevsel Analiz
Seans Hedefleri
• İşitsel sanrıların ortaya çıkma sıklığını, şiddetini ve özelliklerini belirlemek.
• Sanrıların nasıl algılandığı ve danışanın bu sanrılarla nasıl başa çıktığı hakkında daha fazla bilgi edinmek.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• BDT: Sanrıları tanımlama ve bunlarla başa çıkma stratejileri geliştirme (özellikle gerçeklik testi ve sanrılarla ilgili bilişsel bozukluklar).
Bilişsel Davranışçı Terapi ile işitsel sanrılarla başa çıkma stratejilerinin geliştirilmesi, özellikle şizofreni gibi durumlarda oldukça etkili olabilir. Bu tür sanrılarla başa çıkmak için kullanılan temel tekniklerden biri gerçeklik testi yapmaktır. Danışanların sanrılarla başa çıkabilmesi için bilişsel bozuklukları belirleyip bunlara yönelik stratejiler geliştirmek kritik bir adımdır. Aşağıda, BDT kullanarak işitsel sanrıları tanımlama ve başa çıkma stratejilerine dair ayrıntılı bir açıklama verilmiştir.
Sanrıları Tanımlama ve İşlevsel Analiz
1. Sanrıları Tanımlama ve Duyusal Algı Farkındalığı
Hedef: Danışanın yaşadığı işitsel sanrıları ve bu sanrıların algılanış biçimini net bir şekilde tanımlamak.
Uygulama:
o Danışanla sanrıların zamanlaması, sıklığı, içeriği ve etkisi üzerine konuşulur. İşitsel sanrılar, genellikle başkalarının konuşmalarını duyma veya kendisiyle konuşuluyor gibi hissetme şeklinde olabilir. Danışanın bunları tanımlaması sağlanır.
o Danışana, sanrılarla ilgili olaylar veya durumlar (örneğin yalnızken, kalabalıkta veya stres altındayken) ilişkili bir şey olup olmadığını sorgulamak. Bu, danışanın sanrıları tetikleyen faktörleri fark etmesine yardımcı olur.
2. Gerçeklik Testi Uygulama
Hedef: Danışanın işitsel sanrıların gerçekliğini test etmesine yardımcı olmak, böylece sanrıları objektif bir şekilde değerlendirmesini sağlamak.
Uygulama:
o Gerçeklik Testi: Danışana işitsel sanrılarıyla ilgili "Bu sesi gerçekten duyuyor musun?" gibi sorular sorulup, "Eğer duyuyorsan, sesin kaynağını bulabiliyor musun?" veya "Sesin sana bir şey söylüyor mu?" gibi sorularla bu seslerin gerçekliğine dair bir sorgulama başlatılır.
o Alternatif Bilgiler: Eğer sanrı, bir kişinin kendisine zarar vereceğini söylüyorsa, danışandan bu sesin bir kaynağı olup olmadığını ve daha önce böyle bir sesin doğruluğu hakkında yaşadığı bir deneyimi sorgulaması istenir. Bu süreçte danışanın gerçeklik testi yapabilmesi için mantıklı alternatif bilgi veya dışsal ipuçları (çevreden gelen gerçek sesler, dış dünyadaki objeler) kullanılır.
3. Sanrıların Bilişsel Bozukluklarını Belirleme
Hedef: Danışanın sanrıların içeriği ve ona bakış açısını değiştirmek, böylece sanrının gücünü azaltmak.
Uygulama:
o Bilişsel Çarpıtmalar: Danışanın sanrılarla ilgili yaptığı bilişsel çarpıtmaları tespit etmek önemlidir. Bunlar arasında:
 Felaketleştirme (Catastrophizing): Danışanın sanrıyı abartması, örneğin "Beni öldürmek istiyorlar" gibi korkutucu düşünceler üretmesi.
 Zihin Okuma (Mind Reading): Danışanın başkalarının niyetlerini yanlış anlaması, örneğin "Herkes bana karşı" düşüncesi.
 Genelleme Yapma (Overgeneralization): Bir olaydan sonra tüm durumları aynı şekilde değerlendirme, örneğin "Eğer biri bana kötü bir şey söylüyorsa, herkes bana kötü şeyler söyler."
Bu çarpıtmalar, danışanın sanrıları daha korkutucu ve gerçekçi hale getirebilir. Danışanla birlikte bu çarpıtmaları fark etmek ve her birini sorgulamak, daha doğru ve mantıklı düşünce yollarına yönelmelerini sağlar.
4. Alternatif Düşünce ve Yeniden Değerlendirme
Hedef: Danışanın sanrılarının mantıksal tutarsızlıklarını fark etmesine yardımcı olmak ve alternatif düşünceler geliştirmek.
Uygulama:
o Alternatif Düşünceler Geliştirme: Danışanın sanrıları üzerine düşündükten sonra, bunun yerine daha rasyonel ve güvenli düşünceler üretmesi sağlanır. Örneğin:
 Sanrı: "Bu ses bana zarar verecek."
 Alternatif Düşünce: "Bu sesin kaynağını doğrulayamadım, belki de zihnimde oluşturduğum bir şey."
 Bu tür alternatif düşünceler, danışanın sanrılarla ilgili kaygısını ve korkusunu azaltabilir.
o Sosyal Gerçeklik Testi: Danışan, çevresindekilerle veya güvenilir kişilerle sanrıları hakkında konuşarak, başkalarının bu konuda ne düşündüğünü öğrenebilir. Örneğin, “Bana zarar vereceklerini söylediler, sen de bunu duyuyor musun?” diyerek dışarıdan bir bakış açısı alması sağlanır.
5. Zihinsel İmmünite (Mental Immunity zihinsel bağışıklık,) ve Uzaklaşma Teknikleri
Hedef: Sanrılara karşı bir tür "zihinsel bağışıklık" oluşturmak ve işitsel sanrılarla karşılaşıldığında daha sağlam bir tutum geliştirmek.
Uygulama:
o Zihinsel Uzaklaşma: Danışan, işitsel sanrıları duyduğunda onları daha az kişisel olarak almaya çalışır. Örneğin, işitsel sanrıları sadece "zihnimdeki sesler" olarak etiketlemek, onları dışsal tehditler olarak algılamaktan kaçınmak.
o Farkındalık ve Kabul: Danışan, işitsel sanrılara karşı dikkatli bir farkındalık geliştirmeyi öğrenir. Bu, sanrıların kaybolması için değil, sadece onları gözlemleyerek ve kabul ederek onlara daha az tepki vermeyi amaçlar. Bu, sanrıların duygusal etkisini azaltabilir.
6. İzleme ve Geri Bildirim
Hedef: Sanrılarla başa çıkma stratejilerinin etkinliğini izlemek ve danışanın ilerlemesini değerlendirmek.
Uygulama:
o Danışan, seanslar arasında işitsel sanrıların ortaya çıkma sıklığını ve şiddetini izlemek için bir günlük tutabilir. Bu, sanrıları ne zaman ve hangi koşullarda duyduğuna dair bilgi sağlayacaktır.
o Bir sonraki seansta, danışanla birlikte bu günlük üzerinden ilerleme değerlendirilecek ve sanrılarla başa çıkma stratejilerinin ne kadar etkili olduğu üzerine konuşulacaktır.
2.Seansın amacı, danışanın işitsel sanrılarını tanımlayarak bunlarla nasıl başa çıkacağına dair stratejiler geliştirmektir. Gerçeklik testi bu süreçte temel bir yöntemdir, çünkü danışanın sanrıları sorgulaması ve bunları daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmesi sağlanır. Ayrıca, bilişsel çarpıtmaların fark edilmesi ve alternatif düşünceler geliştirilmesi de sanrıların etkisini hafifletmeye yardımcı olacaktır. Son olarak, zihinsel uzaklaşma ve farkındalık teknikleri, danışanın sanrılara karşı daha dayanıklı olmasına yardımcı olacaktır.

• Mindfulness ve Duyusal Farkındalık Teknikleri: Danışanın anlık duygularını ve düşüncelerini fark etmesini sağlamaya yönelik basit egzersizler yapılacak.
3. Seans: Gerçeklik Testi ve Olumsuz Düşünce Desenlerinin Ele Alınması
Seans Hedefleri
• İşitsel sanrıların gerçek olup olmadığının fark edilmesi için gerçeklik testi yöntemlerini öğretmek.
• Danışanın olumsuz düşünce desenlerini fark etmesini sağlamak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Gerçeklik testi uygulamaları ve işitsel sanrıların gerçekliğini sorgulama teknikleri.







Gerçeklik Sorgulama Tekniği Tablosu
Teknik Açıklama Nasıl Uygulanır? Hedef
1. Gerçeklik Testi İşitsel sanrıların dışarıdan bir kaynağı olup olmadığının sorgulanması.

- Sanrının tanımlanması: Sesin kaynağını belirlemeye çalışmak.
- Çevresel kontrol: Duyulan sesin dışsal bir kaynağa sahip olup olmadığını incelemek.

Danışanın seslerin gerçek olup olmadığını test etmesi.



2. Sesin Kaynağını Sorgulama Sesin dışarıdan bir kaynağı olup olmadığını araştırma. - Sesin özelliklerini sorgulamak (yüksekliği, anlaşılabilirliği vs.).
- Çevresel kontroller yapmak (başka bir kişi var mı, ortamda başka sesler var mı?).


Sanrının kaynağını sorgulamak ve dışsal bir kaynağa dayanıp dayanmadığını görmek.


3. Başkalarından Geri Bildirim Almak Sesin başkaları tarafından duyulup duyulmadığını öğrenme.




- Danışan çevresindekilerden sesin duyulup duyulmadığını sorar.
- Sesin diğer kişiler tarafından algılanıp algılanmadığını sorgular.




Danışanın çevresindekilerle iletişim kurarak, sanrılarının dışsal bir gerçekliği olup olmadığını öğrenmesi.



4. Sesin Anlamını Sorgulamak ve Yorumlamak Sanrının anlamını sorgulayıp daha rasyonel bir perspektife yerleştirme.




- Duyduğu sesin anlamını sorgulamak (neden rahatsız edici, ne hissettiriyor?).
- Sesin anlamına alternatif, daha uyumlu yorumlar geliştirmek.




Danışanın seslerin anlamını farklı bir perspektiften görmesini sağlamak, korkutucu etkisini azaltmak.



5. Zihinsel Uzaklaşma ve "Sesleri Yalnızca Duyma" Seslere karşı duygusal uzaklaşma ve sadece ses olarak kabul etme.




- Danışan, duyduğu sesleri sadece "zihinsel bir algı" olarak etiketler.
- Seslere duygusal tepki vermemek ve onları "zihinsel bir olay" olarak görmek.



Danışanın seslere duygusal tepki vermemesi ve sesleri sadece bir duyum olarak kabul etmesi.




• Düşünce Kayıtları: Danışan, işitsel sanrıların tetiklediği düşünceleri kaydederek bunları yeniden değerlendirme fırsatı bulacak.



4.Seans: Kognitif Yeniden Yapılandırma ve Olumlu İçsel Diyalog
Seans Hedefleri
• Danışanın işitsel sanrıların etkisiyle olumsuz ve yıkıcı düşünceleri fark etmesini sağlamak.
• İşitsel sanrılara dair alternatif, daha uyumlu düşünce yapıları oluşturmak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• BDT ve Kognitif Yeniden Yapılandırma: Olumsuz içsel diyaloğu değiştirme, sanrılarla ilgili daha rasyonel düşünme teknikleri.
• Bilişsel Dönüşüm: Sanrıların anlamını değiştirerek daha olumlu bir şekilde değerlendirilmesi.

5. Seans: Sosyal Beceriler ve Baş Etme Stratejileri
Seans Hedefleri
• Danışanın sosyal becerilerini geliştirmek.
• İşitsel sanrılar ve şizofreni semptomlarıyla başa çıkma becerilerini artırmak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Sosyal Beceri Eğitimi: Sosyal etkileşimlerde daha rahat olabilmesi için iletişim becerilerini geliştirme.
• Davranışsal Aktivasyon: Danışanın sosyal etkileşimlere katılımını artırmak ve yalnızlık duygusunun önüne geçmek için davranışsal stratejiler.









Örnek Davranışsal Strateji Tablosu
Strateji Açıklama Nasıl Uygulanır? Hedef
1. Küçük Sosyal Etkileşimler Başlatma Danışanın sosyal etkileşimlerde bulunması için küçük ve yönetilebilir adımlar atması. - Danışan, her gün belirli bir zamanda kısa sosyal etkileşimler (örneğin, bir komşu ile selamlaşmak, markette kasiyerle konuşmak) gerçekleştirebilir. Danışanın sosyal etkileşimlere girme cesaretini artırmak ve yalnızlık duygusunu azaltmak.
2. Sosyal Etkileşim Zamanı Planlama Sosyal etkileşimlere katılımı artırmak için planlı zamanlar oluşturulması. - Danışan, haftada belirli günlerde sosyal etkinlikler veya görüşmeler planlar. (Örneğin, arkadaşlar ile hafta içi bir gün buluşma). Sosyal etkileşimlerin düzenli hale getirilmesi ve yalnızlık hissinin azaltılması.
3. Pozitif Sosyal Deneyim Günlüğü Sosyal etkileşimlerin ardından olumlu deneyimleri kaydetmek. - Danışan, her gün gerçekleştirdiği sosyal etkileşimlerin ardından bu etkileşimleri olumlu bir şekilde değerlendirir ve günlüğüne yazar. Sosyal etkileşimlerin önemini fark etmek ve yalnızlık duygusunun önüne geçmek.
4. Sosyal Becerileri Geliştirme Sosyal etkileşim becerilerinin güçlendirilmesi. - Danışan, sosyal becerilerini geliştirecek pratikler yapar. Örneğin, insanlarla konuşurken göz teması kurma, dinleme becerilerini geliştirme. Sosyal becerilerde özgüven oluşturmak ve sosyal etkileşimleri daha doğal hale getirmek.
5. Birlikte Aktivite Yapma Sosyal etkileşimleri artıran ve keyifli hale getiren aktiviteler planlama. - Danışan, arkadaşları veya aile üyeleriyle birlikte yürüyüş yapmak, kahve içmek veya bir film izlemek gibi basit aktiviteler planlar. Sosyal etkileşimleri keyifli ve doğal hale getirmek.
6. Gönüllü Faaliyetlere Katılım Sosyal bağlantıları artıran gönüllü çalışmalar yapma. - Danışan, gönüllü çalışmalara katılarak sosyal çevresini genişletir. Örneğin, bir yardım derneğinde çalışmak veya toplum hizmetlerine katılmak. Toplumsal bağları güçlendirmek ve yalnızlık duygusunu aşmak.
7. Gruplara Katılım veya Kulüplere Üyelik Sosyal etkileşim için grup aktivitelerine katılım. - Danışan, ilgi duyduğu bir hobi grubuna katılabilir veya belirli bir spor dalında aktivitelere katılabilir. Sosyal çevreyi genişletmek ve sosyal izolasyonu engellemek.
8. Sosyal Başarıları Ödüllendirme Sosyal etkileşimleri bir başarı olarak görmek ve ödüllendirmek. - Danışan, belirli sosyal hedeflere ulaştığında (örneğin, bir arkadaşla konuşma yapmak, yeni bir kişiyle tanışmak) kendini ödüllendirir. Sosyal etkileşimlerin önemini pekiştirmek ve motivasyon oluşturmak.
9. Korkuları Küçültme (Sosyal Anksiyete Yönetimi) Sosyal kaygıyı yönetme teknikleri kullanarak daha fazla etkileşime katılma. - Danışan, sosyal kaygıyı azaltmaya yönelik derin nefes alma, rahatlama ve olumlu düşünme gibi teknikler uygular. Sosyal kaygıyı yönetmek ve sosyal etkileşimlere katılma cesareti oluşturmak.
10. Sosyal Etkileşimde Rutin Oluşturma Sosyal etkileşimleri yaşamın bir parçası haline getirmek için rutinler oluşturmak. - Danışan, her gün belirli bir saatte sosyal etkileşimlerde bulunmayı alışkanlık haline getirebilir (örneğin, her akşam bir telefon görüşmesi yapma). Sosyal etkileşimlerin günlük rutine dahil edilmesi ve yalnızlık duygusunun düzenli olarak azaltılması.

Tablonun Açıklaması:
1. Küçük Sosyal Etkileşimler Başlatma: Danışanın sosyal etkileşimlerden korkmaması ve küçük adımlarla bu etkileşimleri hayatına dahil etmesi için cesaretlendirici bir stratejidir. Bu, başta basit selamlaşmalar gibi küçük etkileşimlerle başlar ve zamanla daha derin etkileşimlere dönüşebilir.
2. Sosyal Etkileşim Zamanı Planlama: Sosyal etkinlikleri önceden planlayarak, danışanın yalnızlık hissini engellemeye yönelik bir yapı oluşturulur. Haftalık programlara sosyal etkileşimleri de dahil etmek, düzenli bir alışkanlık kazandırır.
3. Pozitif Sosyal Deneyim Günlüğü: Danışan, sosyal etkileşimlerden sonra, bu deneyimlerin olumlu yönlerini kaydederek kendi sosyal becerilerine dair olumlu bir algı geliştirir. Bu strateji, sosyal etkileşimlerin değeri hakkında farkındalık yaratır.
4. Sosyal Becerileri Geliştirme: Danışanın, sosyal etkileşimleri daha rahat ve etkili bir şekilde yönetebilmesi için beceri kazanması önemlidir. Bu, göz teması kurma, dinleme becerilerini geliştirme ve konuşmalarda rahat olma gibi konuları içerir.
5. Birlikte Aktivite Yapma: Sosyal etkileşimlerin daha keyifli ve doğal hale gelmesi için ortak aktiviteler planlanır. Bu, danışanın sosyal ilişkilerini güçlendirecek ve yalnızlık hissini azaltacaktır.
6. Gönüllü Faaliyetlere Katılım: Sosyal etkileşimlere katılımı artıran bir diğer strateji de gönüllü çalışmalardır. Bu, hem topluma katkı sağlama hem de yeni insanlarla tanışma fırsatı sunar.
7. Gruplara Katılım veya Kulüplere Üyelik: Sosyal çevreyi genişletmek için yeni gruplara veya kulüplere katılmak faydalıdır. Danışan, ilgi duyduğu alanlardaki gruplara katılarak sosyal bağlar kurabilir.
8. Sosyal Başarıları Ödüllendirme: Sosyal etkileşimlerde başarılar kaydedildikçe, bu başarılar ödüllendirilmelidir. Danışan, her küçük adımda kendini takdir eder ve sosyal etkileşimlere katılım için daha fazla motive olur.
9. Korkuları Küçültme (Sosyal Anksiyete Yönetimi): Sosyal kaygı yaşayan bir danışan için sosyal etkileşimlerde cesaret kazanmak önemlidir. Derin nefes alma, rahatlama egzersizleri ve olumlu düşünme teknikleri ile kaygılar yönetilebilir.
10. Sosyal Etkileşimde Rutin Oluşturma: Danışan, sosyal etkileşimleri günlük rutinine dahil ederek bu alışkanlıkları pekiştirebilir. Telefon görüşmeleri, çevrimiçi sohbetler veya yüz yüze görüşmeler günlük hayatın bir parçası haline gelir.
Bu stratejiler, danışanın yalnızlık duygusuyla başa çıkmasına yardımcı olabilir ve sosyal ilişkilerde daha aktif olmasını sağlayarak, genel yaşam kalitesini artırabilir.
6.Seans: Duygusal Düzenleme ve Stres Yönetimi
Seans Hedefleri
• Duygusal düzenleme becerilerini geliştirmek.
• Stresle başa çıkma stratejilerini öğretmek.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Mindfulness: Danışanın stresli durumlarla baş etmesine yardımcı olmak için mindfulness teknikleri (örneğin derin nefes almayı öğretmek).
• Duygusal Düzenleme: Duygusal tepkileri yönetebilme ve bu tepkilerle başa çıkabilme yöntemleri.






Duygusal Tepkileri Yönetme ve Baş Etme Stratejileri Tablosu
Strateji Açıklama Nasıl Uygulanır? Hedef
1. Duygusal Farkındalık Geliştirme Danışanın duygularını tanıması ve bu duyguları fark etmesi sağlanır. - Danışan, gün içinde duygu durumunu izler ve ne zaman hangi duyguyu hissettiğini fark eder.
- Duygularını etiketler (örneğin, “bugün korku, öfke, üzülme hissettim”). Danışanın duygusal farkındalığını artırarak duygusal tepkilerin yönetilebilir hale getirilmesi.
2. Duygusal Tepkilerin Tanımlanması Duygusal tepki ve duygular arasındaki farkları anlayarak, tepkilerin tanımlanması sağlanır. - Danışan, duygusal tepki ile duygular arasındaki farkı öğrenir.
- Örneğin, öfke, üzülme veya kaygının nasıl bir tepki yaratacağını analiz eder. Danışanın duygusal tepki ve duygular arasındaki farkları anlaması ve daha etkili tepki yönetimi.
3. Bilişsel Yeniden Yapılandırma Olumsuz düşünceler ile duygusal tepkileri ilişkilendirip, bu düşünceleri daha sağlıklı hale getirme. - Danışan, duygusal tepkiye yol açan olumsuz düşünceleri tanır.
- Bu düşünceleri daha mantıklı ve sağlıklı alternatiflerle değiştirir. (Örneğin, “Beni kimse sevmez” yerine “Bazı insanlar beni seviyor ve iyi ilişkiler kurabiliyorum” gibi.) Olumsuz düşüncelerin duygusal tepkiyi nasıl etkilediğini anlamak ve sağlıklı bilişsel çerçeveler oluşturmak.
4. Duygusal Tepkiler İçin Sağlıklı Alternatifler Geliştirme Duygusal tepkilerle başa çıkabilmek için sağlıklı alternatif yöntemler geliştirilir. - Danışan, öfke veya stres gibi duygularla başa çıkmak için sağlıklı başa çıkma stratejileri (yürüyüş yapmak, derin nefes almak, rahatlama egzersizleri) geliştirir. Sağlıksız duygusal tepkileri daha sağlıklı başa çıkma yollarına dönüştürmek.
5. Duygusal İfadeyi Kontrol Etme (Duygusal Regülasyon) Duyguların ifadesini düzenleyerek, uygun bir şekilde dışa vurulması sağlanır. - Danışan, duygularını bastırmak yerine uygun zaman ve ortamda ifade etmeyi öğrenir.
- Bir durumu daha sağlıklı bir şekilde dışa vurma yolu bulur (örneğin, bir arkadaşına duygularını ifade etme). Danışanın duygularını daha uygun bir şekilde ifade etmesini ve bu duygularla başa çıkmasını sağlamak.
6. Zihinsel Gevşeme Teknikleri (Meditasyon, Derin Nefes) Zihinsel ve duygusal rahatlama sağlamak için gevşeme teknikleri kullanılır. - Danışan, duygusal sıkıntı hissettiğinde veya stresli olduğunda meditasyon, derin nefes alma ve gevşeme tekniklerini uygular. Duygusal yoğunluk arttığında bu yoğunluğu azaltmak ve sakinleşmeyi sağlamak.
7. Fizyolojik Tepkileri İzleme ve Yönetme Duygusal tepkilerin fizyolojik etkileri (örneğin, hızlanan kalp atışı, terleme) izlenir ve yönetilir. - Danışan, duygusal bir tepki hissettiğinde (örneğin, stres veya öfke) fiziksel olarak nasıl bir değişim yaşadığını fark eder ve bu değişimi kontrol altına almaya çalışır.
- Nefes egzersizleri gibi teknikler kullanılarak, fizyolojik belirtiler kontrol edilir. Duygusal tepkilerin fiziksel belirtilerini yönetmek ve bu belirtileri hafifletmek.
8. Olumlu Duygusal Tepkiler Geliştirme Olumlu ve yapıcı duygusal tepkiler geliştirilmesi sağlanır. - Danışan, duygusal tepkilerinin olumsuz etkilerini azaltmak için pozitif düşünme ve olumlu duygular üretme tekniklerini uygular.
- Örneğin, başkalarına teşekkür etmek, iyi hissettiren anıları düşünmek. Olumlu duygusal tepki üretme yeteneğini artırmak ve duygusal dengeyi sağlamak.
9. Kendine Şefkat ve Özgeçmiş (Self-Compassion) Danışanın kendine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olması sağlanır. - Danışan, olumsuz duygularla başa çıkarken kendine nazik davranmayı ve kendisini eleştirmemeyi öğrenir.
- Kendine “Bu duyguyu yaşıyorum ama bu benim bir parçam değil” şeklinde düşünceler geliştirilir. Kendine karşı şefkatli ve anlayışlı olmak, duygusal iyileşmeyi kolaylaştırmak.
10. Duygusal Tepkiler İçin Zaman Yönetimi Duygusal tepkilere karşı zaman ayırma ve uygun tepkileri verme süreci yönetilir. - Danışan, duygusal tepki verilecek bir durumda, o anki duygusunu kabul ettikten sonra zaman içinde uygun bir tepki vermek üzere duraklama yapar.
- "Zaman ver, sonra cevap ver" şeklinde bir yaklaşım benimsenir. Anlık duygusal tepkilerin yerine, daha düşünülerek ve sağlıklı bir şekilde tepki verilmesini sağlamak.

Tablonun Açıklaması:
1. Duygusal Farkındalık Geliştirme: Danışanın duygusal durumunu daha iyi anlaması için duygularını etiketleyip izleyebilmesi sağlanır. Bu, duyguların farkına varmak, onları adlandırmak ve bunları kabul etmekle başlar.
2. Duygusal Tepkilerin Tanımlanması: Duyguların ve duygusal tepkilerin fark edilmesi ve tanımlanması sağlanarak, danışanın doğru bir tepki geliştirmesi teşvik edilir. Bu farkındalık, tepkilerin doğru zamanda doğru şekilde yönetilmesini sağlar.
3. Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Olumsuz düşüncelerin duygusal tepkiye yol açtığı gerçeğini fark etmek ve bu düşünceleri daha sağlıklı, yapıcı bir hale getirmek için yardımcı olunur.
4. Duygusal Tepkiler İçin Sağlıklı Alternatifler Geliştirme: Olumsuz duygulara karşı sağlıklı başa çıkma yolları geliştirilir. Örneğin, yürüyüş yapmak veya rahatlama tekniklerini kullanmak gibi.
5. Duygusal İfadeyi Kontrol Etme: Danışan, duygularını bastırmak yerine, duygularını uygun bir şekilde dışa vurmayı öğrenir. Kendini ifade etmek, duygusal rahatlama sağlar.
6. Zihinsel Gevşeme Teknikleri (Meditasyon, Derin Nefes): Stresli veya yoğun duygusal durumlarda gevşeme tekniklerinin kullanılması sağlanır. Bu yöntemler, danışanın sakinleşmesine yardımcı olur.
7. Fizyolojik Tepkileri İzleme ve Yönetme: Duygusal tepkiler vücutta fiziksel değişikliklere yol açar. Bu değişimleri izleyerek ve uygun tekniklerle (örneğin, nefes egzersizleri) bu tepkiler yönetilir.
8. Olumlu Duygusal Tepkiler Geliştirme: Duygusal dengeyi sağlamak için olumlu ve yapıcı duygusal tepkiler geliştirilmesi hedeflenir. Olumlu düşünceler, danışanın ruh halini iyileştirir.
9. Kendine Şefkat ve Özgeçmiş: Bireyin yaşadığı olumsuz duygular karşısında kendisine anlayış göstermesi, içsel eleştiriyi azaltarak duygusal iyileşmeyi kolaylaştırır. Bu strateji, özellikle suçluluk, yetersizlik ve başarısızlık duygularıyla başa çıkmakta faydalıdır.
10. Bu yaklaşım, bireyin duygusal tepkisini hemen dışa vurmak yerine, araya zaman koyarak sağlıklı bir yanıt oluşturmasını sağlar. "Dur ve düşün" stratejisiyle, birey daha yapıcı ve sonuç odaklı tepkiler verebilir.


7. Seans: Aile Desteği ve Psiko-Eğitim
Seans Hedefleri
• Danışanın ailesiyle iletişimi iyileştirmek.
• Aile üyelerinin şizofreni hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Psiko-Eğitim: Aileye şizofreni, işitsel sanrılar ve psikolojik tedavi hakkında bilgi verilmesi.
• Aile Terapisi: Aile üyeleriyle birlikte danışanın yaşadığı zorlukları daha iyi anlamalarını sağlamak amacıyla grup terapisi veya bireysel görüşmeler yapılabilir.

8. Seans: Bağımsızlık ve Günlük Hayatta Uygulamalar
Seans Hedefleri
• Danışanın bağımsızlık kazanmasını sağlamak.
• Günlük hayatta işitsel sanrılarla başa çıkma stratejilerini uygulamak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Davranışsal Terapiler: Günlük rutinleri düzenlemek ve sanrılarla başa çıkmak için pratik uygulamalar.
• Problem Çözme Becerileri: Günlük yaşamdaki stresli durumlarla başa çıkma stratejilerini güçlendirme.
9. Seans: Sanrılarla İleri Düzey Başa Çıkma Stratejileri
Seans Hedefleri
• İşitsel sanrılarla başa çıkmak için ileri düzey stratejiler geliştirmek.
• Sanrıların etkisini azaltmak ve danışanın öz-yeterlilik hissetmesini sağlamak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Bilişsel Davranışçı Teknikler: Sanrıların etkisini azaltan ve danışanın bu sanrıları daha az gerçekçi hale getirmesine yardımcı olan teknikler.

• Görsel ve İşitsel Farkındalık: Zihinsel ve duyusal algıları daha güçlü hale getirecek alıştırmalar.








Sanrıların Etkisini Azaltan Ve Sanrıları Daha Az Gerçekçi Hale Getiren Teknikler Tablosu
Teknik Açıklama Nasıl Uygulanır? Hedef
1. Gerçeklik Testi Yapma Danışanın duyduğu sanrıların gerçekliği sorgulanır. - Danışan, duyduğu seslerin ya da hissettiği düşüncelerin gerçek olup olmadığını sorgulamak için çevresel testler yapar (örneğin, sesin kaynağını araştırmak). Danışanın sanrılarıyla ilgili daha objektif bir değerlendirme yapabilmesini sağlamak.
2. Duygusal Tepkileri Düşürme Sanrıların yarattığı duygusal tepkileri azaltma ve sakinleşme teknikleri kullanma. - Sanrıların danışanda yarattığı korku, öfke veya kaygı gibi duygusal tepkilerle başa çıkmak için rahatlama teknikleri (derin nefes alma, gevşeme) kullanılır. Sanrıların duygusal etkilerini azaltmak ve daha sakin bir zihin hali oluşturmak.
3. Bilişsel Yeniden Yapılandırma Sanrıların ardındaki olumsuz inançları değiştirmek ve alternatif düşünceler geliştirmek. - Danışan, sanrılarla ilgili olumsuz ve gerçek dışı inançları fark eder ve bunları mantıklı, daha uyumlu inançlarla değiştirir. Örneğin, "Herkes bana zarar vermek istiyor" yerine "Bazı insanlar iyi niyetlidir, güvenebilirim" gibi. Danışanın sanrılarıyla ilgili olumsuz inançları değiştirmek ve daha sağlıklı düşünceler geliştirmek.
4. Sanrıları Objektif Bir Gözle Değerlendirme Sanrıların ne kadar gerçekçi olduğuna dair objektif bir bakış açısı oluşturmak. - Danışan, sanrıyı mantıklı bir şekilde analiz eder. Örneğin, duyduğu sesin diğer insanlar tarafından duyulup duyulmadığını sorgular veya sanrının herhangi bir mantıklı açıklaması olup olmadığını değerlendirir. Sanrıların gerçekliğini sorgulamak ve daha az gerçekçi olmalarını sağlamak.
5. Duyusal Çarpıtmalara Karşı Eğitim Sanrıların duygusal ya da duyusal çarpıtmalarla ortaya çıkabileceği öğretilir. - Danışan, duyusal algıların ve düşüncelerin çarpıtılabileceğini öğrenir. Örneğin, çok stresli olduğunda sesleri daha yüksek veya anlamlı duyabilir. Bu duyusal yanılgıları nasıl tanıyacağı anlatılır. Duyusal algıların çarpıtılabileceği farkındalığı yaratmak ve sanrıların gerçekçi olmayan yönlerini anlamak.
6. İyileşmeye Yönelik Başarıları Değerlendirme Sanrıların etkisini azaltmak için danışanın gösterdiği çabaların ödüllendirilmesi. - Danışan, sanrıların etkisini azalttığı ve daha mantıklı düşündüğü zamanları kaydeder ve bu başarılara odaklanarak olumlu pekiştirme yapar. Danışanın iyileşme sürecindeki küçük başarılarını tanımak ve sanrıların etkisini azalma yönündeki motivasyonunu artırmak.
7. Distorsiyonları (Bozuk Algıları) Tanıma Sanrılarla ilgili düşünce bozukluklarının farkına varılması. - Danışan, düşünce hatalarını tanır (örneğin, "katastrofik düşünme" ya da "aşırı genelleme") ve sanrılarındaki mantık hatalarını belirler. Sanrıları oluşturan düşünsel bozuklukların farkına varılmasını sağlamak ve bu bozuklukları düzeltmek.
8. Düşünce-İşlem-Algı Modeli Kullanma Sanrıların düşünce süreçlerinden nasıl kaynaklandığını anlamak ve bu süreci yeniden yapılandırmak. - Danışan, sanrıların oluşumunda nasıl bir düşünsel işlem ve algı hatası olduğunu analiz eder. Bu hataları daha rasyonel hale getirecek alternatif düşünceler oluşturur. Sanrıların oluşum süreçlerini anlamak ve bu süreçlere müdahale ederek sanrıların etkisini azaltmak.
9. Sosyal Destek Kullanma Sosyal çevreyi kullanarak sanrıların etkisini azaltmak. - Danışan, sanrılarla ilgili başkalarından görüş alarak, yalnız olmadığını ve sanrıların yalnızca kendi algısına dayalı olduğunu fark eder. Danışanın sosyal çevresiyle etkileşime geçerek sanrılarla ilgili dışsal bir bakış açısı kazanmasını sağlamak.
10. Gerçeklik Testi ve Geri Bildirim Almak Danışanın çevresindekilerle sanrıları hakkında geri bildirim alması. - Danışan, duyduğu seslerin veya düşüncelerinin başkalarına da doğru olup olmadığını sorgular ve sosyal çevresinden geri bildirim alır. Sanrıların dışsal bir perspektifle doğruluğunu değerlendirmek ve daha gerçekçi bir bakış açısı oluşturmak.

Tablonun Açıklaması:
1. Gerçeklik Testi Yapma: Danışan, duyduğu sanrıları çevresel testler yaparak sorgular. Örneğin, duyduğu sesin başka insanlar tarafından da duyulup duyulmadığını kontrol etmek, sesin kaynağını araştırmak gibi.
2. Duygusal Tepkileri Düşürme: Sanrıların yol açtığı olumsuz duyguları, rahatlama teknikleri ve sakinleşme egzersizleri ile azaltmak hedeflenir. Bu, danışanın daha sakin ve objektif düşünmesini sağlar.
3. Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Danışan, sanrılarla bağlantılı olan olumsuz ve gerçek dışı inançları fark edip bunları daha mantıklı alternatif düşüncelerle değiştirir. Örneğin, "herkes bana zarar vermek istiyor" yerine "bazı insanlar iyidir, güvenebilirim" gibi.
4. Sanrıları Objektif Bir Gözle Değerlendirme: Danışan, sanrıları daha analitik ve objektif bir şekilde değerlendirir. Gerçekten doğru olup olmadıklarını sorgulamak, sanrıların etkisini azaltabilir.
5. Duyusal Çarpıtmalara Karşı Eğitim: Duyusal algıların bazen yanılgılarla dolu olabileceği hakkında danışana eğitim verilir. Bu, danışanın duyusal algılarının sanrılarla nasıl bağlantılı olduğunu anlamasına yardımcı olur.
6. İyileşmeye Yönelik Başarıları Değerlendirme: Danışan, sanrıların etkisini azalttığı durumları kaydeder ve bu başarıları ödüllendirir. Bu, ilerleme ve motivasyon için önemlidir.
7. Distorsiyonları (Bozuk Algıları) Tanıma: Danışan, düşünce bozukluklarını fark eder ve bu bozuklukları düzeltmeye çalışır. Bu, sanrıların oluşumuna neden olan algı hatalarını tanımak ve düzeltmek için önemlidir.
8. Düşünce-İşlem-Algı Modeli Kullanma: Sanrıların neden oluştuğunu ve nasıl bir düşünsel süreçle meydana geldiğini anlamak, bu süreci değiştirebilmeyi sağlar.
9. Sosyal Destek Kullanma: Danışan, çevresindeki insanlardan geri bildirim alarak yalnız olmadığını ve sanrılarının yalnızca kendi algısına dayalı olduğunu fark eder. Sosyal destek, sanrıların etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.
10. Gerçeklik Testi ve Geri Bildirim Almak: Danışan, çevresindekilerden sanrılarıyla ilgili geri bildirim alarak sanrıların doğruluğunu sorgular. Bu, daha gerçekçi bir bakış açısı geliştirmeye yardımcı olabilir.
Bu teknikler, danışanın sanrıları daha gerçekçi bir şekilde değerlendirip, bu sanrıların etkisini azaltarak yaşam kalitesini artırmasına yardımcı olacaktır.
Zihinsel ve duyusal algıları daha güçlü hale getirecek alıştırmalar, danışanın duyusal ve bilişsel algılarını güçlendirerek sanrıların etkisini azaltmayı ve daha sağlıklı bir düşünsel yapı geliştirmeyi hedefler. Bu tür alıştırmalar, danışanın çevresini daha net algılamasına, dikkatini daha doğru odaklamasına ve zihinsel olarak daha esnek olmasına yardımcı olur.
Aşağıda, 9. seans için zihinsel ve duyusal algıları güçlendirecek alıştırmalar içeren bir tabloyu bulabilirsiniz:





Zihinsel Ve Duyusal Algıları Güçlendirecek Alıştırmalar Tablosu
Alıştırma Açıklama Nasıl Uygulanır? Hedef
1. Farkındalık ve Dikkat Toplama (Mindfulness) Zihinsel odaklanmayı ve duyusal algıları güçlendirmeye yönelik bir egzersiz. - Danışan, çevresindeki sesleri, kokuları, dokuları ve görüntüleri dikkatlice fark eder ve bu algıları anlık olarak kabul eder.
- Derin nefes alarak dikkati şimdiki ana odaklar. Duyusal algıları güçlendirmek, zihinsel odaklanmayı artırmak ve dikkatin dağılmasını önlemek.
2. Duyusal Farkındalık Egzersizleri Duyusal algıyı geliştirmeye yönelik yapılan alıştırmalar. - Danışan, çevresindeki beş duyuyu kullanarak (görme, işitme, dokunma, tatma, koklama) farkındalık pratiği yapar. Örneğin, bir nesnenin dokusunu hissederken detayları fark etmek gibi. Duyusal algıların keskinleşmesini sağlamak ve çevresel farkındalığı artırmak.
3. Görsel Algı Egzersizleri (Zihin Gözü) Görsel algıyı güçlendirmeye yönelik egzersizler. - Danışan, gözlerini kapatarak bir nesneyi ya da ortamı zihninde canlandırmaya çalışır.
- Zihinsel görüntüleri netleştirmek için farklı renkler, şekiller ve detaylar ekler. Görsel algıyı geliştirmek, zihinsel görüntüleme ve dikkat yeteneğini artırmak.
4. Ses Farkındalığı ve İşitsel Algı Egzersizleri İşitsel algıyı güçlendirmeye yönelik teknikler. - Danışan, sessiz bir ortamda farklı sesleri (örneğin, kuş cıvıltısı, rüzgar sesi) dinler ve bu seslerin kaynağını, sıklığını ve tonlarını analiz eder. İşitsel algıyı geliştirmek, çevresel seslere dikkat etmeyi artırmak.
5. Koku ve Tat Farkındalığı Alıştırmaları Koku ve tat algısını güçlendirmeye yönelik egzersizler. - Danışan, farklı kokuları (örneğin, çiçek, baharat, gıda) koklar ve bu kokuların özelliklerini fark eder.
- Ayrıca, farklı tatları deneyerek, her birinin tadını detaylı şekilde inceler. Duyusal farkındalığı artırmak ve koku-tat algısını geliştirmek.
6. Hızlı Zihin Egzersizleri (Bilişsel Esneklik) Zihinsel esneklik ve algı güçlendirme çalışmaları. - Danışan, hızlı bir şekilde zıt anlamlı kelimeleri (örneğin, sıcak-soğuk) ya da sayıları artan ve azalan şekilde sıralamaya çalışır.
- Bu egzersiz zihinsel hız ve esnekliği artırmaya yöneliktir. Zihinsel esneklik ve hız kazandırmak, düşünce süreçlerini daha verimli hale getirmek.
7. Hafıza Egzersizleri (Kısa Süreli Hafıza) Kısa süreli hafızayı güçlendirme alıştırmaları. - Danışan, 5-7 maddelik bir listeyi kısa süreliğine hatırlamaya çalışır ve ardından bunları tekrarlayarak hafızasını güçlendirir. Kısa süreli hafızayı geliştirmek ve zihinsel algıyı keskinleştirmek.
8. Duyusal Odağını Değiştirme Duyusal algıyı değiştirmek ve zihinsel farkındalığı artırmak. - Danışan, bir ortamda bir süre sadece bir duyusuna (örneğin, seslere) odaklanır, sonra diğer duyu (örneğin, görsel) üzerinden yeni bir farkındalık geliştirmeye çalışır. Duyusal algıyı esnek hale getirmek, dikkat odağını değiştirme yeteneği kazandırmak.
9. Zihinsel Deneyim Yaratma (Zihin Egzersizleri) Zihinsel yaratıcı düşünme ve algı geliştirme çalışması. - Danışan, hayali bir durum yaratır ve bu durumu ayrıntılı bir şekilde zihninde canlandırır. Örneğin, bir sahilde yürüdüğünü düşünerek oradaki sesleri, renkleri, kokuları zihninde netleştirir. Zihinsel yaratıcılığı ve algı gücünü artırmak.
10. Duyusal Doyum Alıştırmaları Duyusal algıyı daha yoğun deneyimlemeyi sağlayacak egzersizler. - Danışan, farklı dokulara (örneğin, yumuşak, sert, pürüzlü) dokunarak bunları detaylı bir şekilde inceler.
- Bu alıştırma, duyusal deneyimi daha yoğun hale getirir. Duyusal algıyı keskinleştirmek ve çevresel farkındalığı artırmak.
Tablonun Açıklaması:
1. Farkındalık ve Dikkat Toplama (Mindfulness): Bu egzersiz, danışanın çevresindeki tüm duyusal uyarıcılara dikkatle odaklanmasını sağlar. Zihinsel farkındalık, sanrıların etkisini azaltabilir ve daha net bir algı geliştirebilir.
2. Duyusal Farkındalık Egzersizleri: Farklı duyulara (görme, işitme, koklama vb.) odaklanarak, danışanın çevresini daha ayrıntılı bir şekilde algılaması sağlanır.
3. Görsel Algı Egzersizleri (Zihin Gözü): Danışanın zihinsel görselleştirme becerilerini güçlendirerek, daha net bir şekilde çevresindeki görsel uyaranları algılamasına yardımcı olunur.
4. Ses Farkındalığı ve İşitsel Algı Egzersizleri: Çevredeki seslere dikkatle odaklanarak, işitsel algıyı geliştiren bu egzersizler, danışanın duyusal algılarını daha dikkatli ve net hale getirir.
5. Koku ve Tat Farkındalığı Alıştırmaları: Duyusal algıların çeşitlendirilmesi, danışanın çevresindeki kokuları ve tatları daha ayrıntılı bir şekilde algılamasına yardımcı olur.
6. Hızlı Zihin Egzersizleri (Bilişsel Esneklik): Danışan, zihinsel hız ve esneklik gerektiren egzersizlerle bilişsel yetilerini artırarak, zihinsel esneklik kazanır.
7. Hafıza Egzersizleri (Kısa Süreli Hafıza): Hafıza kapasitesinin artırılmasına yönelik yapılan bu egzersizler, zihinsel algıların keskinleşmesine yardımcı olur.
8. Duyusal Odağını Değiştirme: Duyusal odağını değiştirerek, danışan çevresindeki farklı algıları fark etmeyi ve dikkati daha esnek bir şekilde yönlendirmeyi öğrenir.
9. Zihinsel Deneyim Yaratma (Zihin Egzersizleri): Zihinsel yaratıcılığı artıran bu alıştırma, danışanın çevresindeki dünyayı daha canlı ve net bir şekilde algılamasına yardımcı olur.
10. Duyusal Doyum Alıştırmaları: Danışan, farklı dokulara odaklanarak, duyusal algıyı daha yoğun şekilde deneyimlemeyi öğrenir.
Bu alıştırmalar, danışanın hem zihinsel hem de duyusal algılarını güçlendirerek, sanrıların etkilerini azaltmak ve daha sağlıklı bir algılama yeteneği geliştirmelerine yardımcı olacaktır.

10. Seans: İleriye Dönük Planlama ve Süreklilik Sağlama
Seans Hedefleri
• Danışanın ilerleyen dönemde nasıl bağımsız bir şekilde başa çıkacağına dair bir plan yapmak.
• Terapinin sona ermesinin ardından destek ve kaynaklar hakkında bilgi sağlamak.
Seansta Kullanılabilecek Yöntemler:
• Bağımsızlık Planlaması: Danışanın destek alma gerekliliği kalmadan hayatına devam etmesine yönelik bir plan oluşturulacak.
• Destek Sistemleri: Danışana, terapi sonrası kullanabileceği destek sistemleri ve kriz müdahale kaynakları hakkında bilgi verilmesi.
Bu terapi planı, şizofreni ve işitsel sanrıların yönetilmesi konusunda danışanın hem kısa hem de uzun vadede başa çıkma becerilerini geliştirmesi için hazırlanmıştır. Şizofreni tanısı olan danışanlar için eklektik yaklaşımla çeşitli terapi teknikleri birleştirilerek, danışanın özgün ihtiyaçlarına uygun farklı formulasyonlar ve çözümler önerilebilir.


KAYNAKÇA
Howes, O. D., & Kapur, S. (2009). The dopamine hypothesis of schizophrenia: version III--the final common pathway. Schizophrenia Bulletin, 35(3), 549–562. https://doi.org/10.1093/schbul/sbp006
Kaya, M.M. (2025). Terapistler İçin Şizofreni Tanısı Olan Danışanlarda Tedavi Planı.(Kişisel Danışan).
Leucht, S., Corves, C., Arbter, D., Engel, R. R., Li, C., & Davis, J. M. (2009). Second-generation versus first-generation antipsychotic drugs for schizophrenia: a meta-analysis. The Lancet, 373(9657), 31-41. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(08)61764-X
McGrath, J., Saha, S., Welham, J., El Saadi, O., MacCauley, C., & Chant, D. (2004). A systematic review of the incidence of schizophrenia: the distribution of rates and the influence of sex, urbanicity, migrant status and methodology. BMC Medicine, 2(1), 13. https://doi.org/10.1186/1741-7015-2-13
Olney, J. W., Newcomer, J. W., & Farber, N. B. (1999). NMDA receptor hypofunction model of schizophrenia. Journal of Psychiatric Research, 33(6), 523-533. https://doi.org/10.1016/S0022-3956(99)00029-1
Schizophrenia Working Group of the Psychiatric Genomics Consortium. (2014). Biological insights from 108 schizophrenia-associated genetic loci. Nature, 511(7510), 421–427. https://doi.org/10.1038/nature13595
van Os, J., & Kapur, S. (2009). Schizophrenia. The Lancet, 374(9690), 635-645. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(09)60995-8
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Terapistler İçin Şizofreni Tanısı Olan Danışanlarda Tedavi Planı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Mehmet Metin KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Mehmet Metin KAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mehmet Metin KAYA Fotoğraf
Uzm.Psk.Mehmet Metin KAYA
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
Aile Danışmanı EMDR Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (9) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Mehmet Metin KAYA'nın Makaleleri
► Şizofreni Psk.Saadet ELEVLİ
► Şizofreni Psk.Aysel ÜLGÜNER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,229 uzman makalesi arasında 'Terapistler İçin Şizofreni Tanısı Olan Danışanlarda Tedavi Planı' başlığıyla benzeşen toplam 54 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Toplumsal Cinsiyet Üzerine Bir İnceleme ÇOK OKUNUYOR Nisan 2025
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:53
Top