2007'den Bugüne 93,628 Tavsiye, 28,447 Uzman ve 20,229 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Üçlü Bağlanma Modeli
MAKALE #23511 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ | Yayın YENİ Aralık 2025 | 149 Okuyucu
Bağlanmaya evrensel açıdan bakıldığında, bu kavramın ilk olarak “John Bowlby” tarafından ele alındığı öne sürülmüştür .(Akt. Güvendeğer Doksat ve Demirci Çiftçi, 2016: 491). Anne bebek bağlanmasını ilk olarak Bowlby (1988: 83) tarafından; “anne çocuk arasında sürekli sıcak bir ilişkinin olması ve bu ilişkiden her iki tarafın da memnun olması ve haz alması” şeklinde tanımlanmıştır (Akt. Şahin, 2019: 4).

Bağlanma kuramının gelişiminde bir başka önemli isim Kanadalı psikolog Mary Ainsworth’dur. 1960’lı yılların başlarında Bowlby ile birlikte çalışmış ve onun görüşlerini paylaşmıştır. Kendisinin John Hopkins Üniversitesi’nde bebekler üzerinde yaptığı çalışmalarda Bowlby’nin iddia ettiğinden fazlasını içeren sonuçlar bulmuştur. Ainsworth’a (1989) göre, bağlanma sistemi, yaşamda kalmayı sağlayıcı yönü nedeniyle, bireylerde genetik olarak doğuştan var olan bir sistemdir. Bu sayede çocuk, çevreyi keşfetmek için bakıcısından çok fazla uzaklaşmayacak ve bakıcısı yanında olduğunda, yani güvende olduğunda çevresine ilgi gösterecektir. Ainsworth, bağlanma kuramının işlemsel tanımını yapan kuramcıdır. O dönemde hiç de alışılmış olmayan bir yöntemle bebekleri izlemiştir. Öğrencileri ile birlikte ev ziyaretleri yaparak, annelerin bebeklerinin ihtiyaçlarına olan yanıtlarını incelemişler ve beslenme, ağlama, göz teması, gülümseme gibi temel alanlarda anne-bebek ilişkisini daha yakından gözlemişlerdir. Bu sırada Ainsworth’un “Yabancı Durum Testi” olarak adlandırdığı deney uygulanmıştır. Bu deneyde annesi ile birlikte yedi farklı aşamaya tabi tutulan bebeğin bağlanma durumu hakkında bilgi edinilmektedir. Bebek sekiz dakika boyunca bir yabancıyla annesinden ayrı kalır. Bu süreçte iki an çok önemlidir; anneden ayrılma ve anneyle buluşma anı. Bu iki anda verilen tepkiye göre bebeğin bağlanması iki ana bağlanma tarzından birine dahil edilir; güvenli veya güvensiz bağlanma. Güvensiz bağlanma da kararsız (ambivalan/ iki değerli) ve kaçıngan olarak ikiye ayrılır. Güvenli bağlanmaya sahip olan çocuklar anne giderken normal bir gerilim yaşarlar, anne geri döndüğünde ise mutlu ve sevinçli bir karşılama içine girerler. Kararsız bağlanma tarzı gösteren çocuk ise anne giderken aşırı bir üzüntü ve ayrılamama davranışı gösterirken, anne geri döndüğünde anneye öfkeli ve reddedicidir. Kaçıngan çocuklarda ise, ayrılış anı sakin ve neredeyse hiç tepki yokken, buluşma anı da anneyi reddedici ve uzaklaştırıcı özelliktedir.(Tüzün&Sayar;2006).). Güvenli bağlanma, duygusal sağlığın bir kaynağı olarak görülür. Çocuğa “ötekinin” onun için orada olacağı ile ilgili güvence verir ki, bu da çocuğun ileriki yaşamında doyurucu ilişkiler kurabilme kapasitesine zemin hazırlar. Ainsworth’un tanımladığı bebek ile anne arasında oluşan güvenli bağlanma çocuğun psikolojik gelişiminde ciddi bir öneme sahiptir ve annenin sıcak, duyarlı, gereksinim gidermeye hazır ve bağlanabilir olma özelliklerini taşımasıyla ilgilidir. Öyle ki, güvenli bağlanma özellikleri gösteren çocukların anneleri, çocuğun ağlamalarına duyarlı, çabuk güldürebilen ve de farklı ihtiyaçlarına uygun tepkiler verebilen annelerdir. Kararsız bağlanan çocukların annelerinin ise, tepkilerinde genellikle tutarsız oldukları saptanmıştır. Mesafeli, duygusal olarak zor ulaşılabilen ve ihmalkar olan annelerin çocuklarının ise kaçıngan tip bağlanmaya sahip olduğu bulunmuştur. Ancak belirtilen bu durumların ilişkisel oluşu, aralarındaki neden-sonuç ilişkisinin varlığını garanti etmez. Çocuğun mizacı da üçüncü değişken olarak bağlanma tarzına katkıda bulunabilir (Tüzün&Sayar;2006). Deney sonuçlarına bağlı oluşturulan gruplandırmayı ise, sadece çocuğun duygu durumuna bağlamak yanlış bir değerlendirme olur, çünkü, çocuğun mizaç özellikleri yanı sıra çevre ile etkileşimi sonucu kazandığı kişilik özellikleri de son derece önemlidir

Ainsworth (1967), yeni doğan bir bebeğin annesine veya bir başkasına hemen bağlanmadığını ancak; yaşanım ilk yılında bağlanmanın oluşmaya başladığını, ayrılma durumunda da oluşan bağdan dolayı bebeğin bunu protesto edeceğini söylemektedir. Yapılan bu protesto davranışı bağlanma davranışın oluştuğuna dair bir işaret olmaktadır. Ainsworth Ugandalı bebeklerle çalışırken bağlanma davranışı için ölçüt oluşturabilecek davranışları gözlemlemeye çalışmış ve bağlanma davranış örüntülerinin listesini aşağıdaki gibi sıralamıştır.

1- Farklı ağlama
2- Farklı gülme
3- Farklı ses çıkarma
4- Anne ayrıldığında ağlama (ayrılma protestosu)
5- Takip etme
6- Görsel-motor uyum
7- Tebessümle selamlama ve genel heyecan
8- Selamlarken kolları kaldırma
9- Selamlarken elleri vurma
10- Annenin üzerine tırmanma
11- Annenin kucağına yüzünü gömme
12- Hareket ederek yaklaşma
13- Öpme ve sarılma
14- Keşif için güven temeli olarak anneyi kullanma
15- Güvenlik limanına kaçış

Bowlby, yukarıda bahsedilen bağlanma davranışları dışardan gözlemlenilen ve bağlanma ile ilgili anlam çıkarılan bağlanma sisteminin tehdit ya da tehlike durumunda anneleri (bakıcıları) ve bebekler arasında yakınlığı sürdüren davranışlar olduğunu söylemiştir.

Ainsworth vd. (1978, s. 22-24) yaptıkları çalışmada 12-18 aylık bebeklerin annelerinden ayrı kaldıklarında gösterdikleri tepkilerden yola çıkarak bağlanma stillerini açıklamaya çalışmıştır. Araştırma sonucu güvenli, kaygılı ve kaçıngan olmak üzere üç bağlanma stili olduğunu ortaya koymaktadır. Bowlby’ de bakım verenlerinden ayrı kalan çocukların duygularını üç evrede ifade ettiklerini söylemektedir (Tepe, 2023, s. 14; Özdemir, 2017, s. 23);

Protesto Evresi: Çocuklar bağlandıkları bakım veren ortadan kaybolduğunda ilk evrede protesto süreci yaşamaktadır. Çocuk bu süreçte stresini ağlama, bağırma ve başkası tarafından gelen her türlü korumayı ve bakım vermeyi reddederek ifade etmektedir. Bu evrede çocuğun fizyolojik gereksinimlerinin düzeni bozulabilmektedir. Çocuk sakinleşmeyi reddetmekte ve bakım veren kişiyi geri istemektedir.

Ümitsizlik Evresi: Çocuklar bu evrede keder sürecini yaşamaktadır. Çocuk içine kapanık, mutsuz, geri çekilmiş durumda ve yas halindedir. Çocuğun ağlama davranışı bitmiş onun yerine çocukta depresif duygudurum ve pasif davranış görülmektedir.

Kopma Evresi: Son evrede ise bakım veren ile çocuk arasındaki bağlanma çözülmekte, çocuk önceki haline göre daha mutlu görünmekte ve başka bakım verenin bakımını kabul etmektedir.

Ainsworth’un Üçlü Bağlanma Modeli Bağlanma stilini değerlendirmek için Ainsworth’un (1978) yılında geliştirdiği model, üçlü bağlanma modeli olarak tanımlanmaktadır:

Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanma stilinde olan bebeklerin davranış örüntüleri, yakınlık kurma, rahatlık arama davranışı, bakıcıyı keşif için güvenli alan olarak kullanma yeteneği güvenli bağlanma stilinde görülmektedir. literatürde yaygın olarak güvenli bağlanma stiline sahip olan bebek bakım vereni odayı terk ettiğinde huzursuz olur fakat bakım vereni geri döndüğünde rahatlamış hisseder.

Kaygılı - Kararsız Bağlanma
Kaygılı – kararsız bağlanma stiline sahip bebeğin bakım vereni, bebeğin vermiş olduğu sinyallere tutarsız tepkisellik göstermiş, bazen bebeğe karşı ulaşılamaz olmuş veya tepki göstermemiş, başka anlarda da çocuğun etkinliklerini yarıda kesmiştir. Kaygılı – kararsız bağlanmış bebekler laboratuvar ortamında hem kaygılı hem de kızgın görünmüşler ve zihinleri bakım verenleri ile meşgul olmuştur ve keşfe çıkamaz duruma gelmişlerdir.

Kaçıngan Bağlanma
Kaçıngan bağlanan bebeklerin bakım verenleri, bebeklerin rahatlama ve yakın temas arzularını tutarlı olarak reddetmişlerdir. Laboratuvar ortamında ise bu bebekler bakım veren ile olan ayrılıklardan etkilenmezler ya da huzursuz hissetmezler olarak gözlenmiştir. Bu bağlanma stiline sahip bebekler bakım verenleri ile temastan kaçınmışlar ve dikkatlerini oyunlarına vermişlerdir.

Ainsworth ve ark. (1978: 47)’e göre anneleri çocukların temel ihtiyaçlarını zamanında karşılarsa, çocuklar güvenli bağlanmakta, güven içerisinde oyun oynamakta ve çevrelerini keşfedebilmektedirler. Anneden ayrı kaldıklarında ise huzursuz hissetmekte ve anne ile olan buluşmalarında anne ile yakın olma ve temasta bulunma arayışına girmektedirler ve çevreyi keşfe çıkmaktadırlar. Ancak birincil bakım veren figürlerin çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılaşamaması, güvenli bağlanma dışında bahsi geçen kaygılı/kararsız ile kaçıngan bağlanma stillerinin görülmesine neden olmaktadır. Laible ve arkadaşları (2004: 559)’e göre güvenli bağlanan çocuklar bakım verenlerine yönelik olumlu zihinsel temsiller meydana getirdikleri için diğerleriyle olan ilişkilerinde daha sosyal olmaktadırlar. Güvenli bağlanan çocuklar yetişkinlik döneminde uzun soluklu romantik ilişki yaşama eğilimi göstermektedirler. Aynı zamanda ilişkileri güven temeline dayanmakta olup, duygu ve düşüncelerini rahatlıkla dile getirebilmektedirler.

Kaygılı/ kararsız bağlanma biçimine sahip çocuklar annelerinden ayrıldıklarında kaygıya kapılırlar, gergin ve kızgın hissederler. Anneleriyle tekrar yan yana geldiklerinde sakinleşmekte zorlanmaktadırlar, anneleriyle daha fazla yakınlık kurmayı tercih etmektedirler ve ondan ayrılmak istememektedirler. (Kocayörük, 2009: 108). Bu bağlanma biçimine sahip çocuklar yetişkinlik döneminde diğerlerine karşı aşırı bağımlı ve aşırı koruyucu bir yapıya sahip olmaktadır. Romantik ilişkilerinde partnerlerine yakın olmak isterler ama reddedilecekleri ve terk edilecekleri konusunda yoğun bir şekilde kaygı yaşarlar.

Kaçıngan bağlanma biçimine sahip çocukların anneleri çocuklarının ihtiyaçlarını tutarlı bir şekilde karşılamamıştır ve çocuklar da annelerine karşı kaçıngan bir davranış geliştirmişlerdir. Kaçıngan bağlanan çocuklar annelerinden ayrıldıklarında çok etkilenmemektedir. Aynı zamanda tekrardan bir araya geldiklerinde ise anneleriyle iletişim kurmakta kaçınmakta ve ilgilerini oyun oynamaya vermektedirler. (Kocayörük, 2009: 109). Bakım veren kişi ile çocuk kaliteli vakit geçirmediğinden aralarında sosyal ve duygusal bir bağ oluşmaz. Bakım veren kişi soğuk bir yapıya sahiptir ve genellikle çocuğun temas isteğini reddeder. (Soğancı, 2017: 17). Bu bağlanma biçimine sahip bireyler ilişkilerinde yakınlık kurmaktan kaçınan bir yapıya sahiptirler, ilgili ilişkilerde değersiz görüleceğine ve sevilmeyeceğine karşı yoğun korku yaşarlar.

Ainsworth (1969: 981)’e göre bebeklerin dünyaya gelmesi ile anne ve babalarıyla kurdukları ilişki onların bağlanma stillerini etkilemektedir. Özellikle çocukluk döneminde ebeveyne bağlanma ile yetişkinlik dönemindeki bağlanmanın benzerlik taşıdığı görülmektedir. (Ainsworth, 1989: 712; Barthomelow, 1990: 149; Bowlby, 2012: 31; Strahan, 1995: 35; Ateş,2021)
;
Bağlanma diğer bir kişide yakınlık arama ve bu yakınlığı devam ettirme olarak tanımlanmaktadır (Bowlby, 2012: 39). Bağlanma, doğum öncesi dönemden başlayarak ve bebek dünyaya geldikten sonra bebek ve bakım vereni arasında oluşan ve gelişen çok güçlü bir bağdır. Anne çocuk arasında oluşan bu bağ, çocuğun yaşamı süresince içinde taşıyacağı bir “ben” ve “öteki” kalıbına dönüşmekte olup çocuğun dünya ile kurduğu ilişki tarzını belirlemektedir (Mahler, Pine ve Bergman, 2003: 197).

PEKİ BU ÖRÜNTÜ YETİŞKİNLİKTE NASIL OLMAKTADIR? ASLINDA AZ ÇOK BENZEMEKTE, PARALEL GİTMEKTEDİR.

Main ve arkadaşları,[1985] erişkin bağlanma stillerini belirlerken çocukluk dönemi bağlanmaları üzerine yoğunlaşmış, buna karşın Hazan ve Shaver [1987] romantik ilişkiyi bağlanma süreci olarak belirlemiş ve erişkinlikteki bağlanma stillerinin Ainsworth ve arkadaşları yaptıkları sınıflandırma ile benzer olduğunu belirtmişlerdir.

Güvenli bağlanan bireyler ilişkilerinde güvenli, mutlu ve eşlerinin hatalarını rahatlıkla kabul eder tutumlar ortaya koyar. Kaygılı-kararsız bireyler kendilerinden kuşku duyan, başkalarını kendileri ile yakınlık kurmada isteksiz olarak gören, ilişkileri ile takıntılı ve kıskanç oldukları, sürekli duygusal inişler çıkışlar yaşadıkları gözlenmiştir. Kaçınan olarak sınıflandırılan bireyler ise yakınlıktan korktukları için bundan kaçınırlar.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/115112


Güvenli bağlanan bireyler; hem kendileri hem de başkaları ile ilgili pozitif algıya sahip, özgüvenli, kişiler arası ilişkilerde problemsiz ve tatmin edici, empati yeteneği yüksek sosyal bireylerdir (Bartholomew, 1990: 163; Laible, 2007: 1185). Çocukluk çağında ebeveynleri ile güvenli bağlanma tarzı geliştiren kişiler, yetişkinlik dönemi ilişkilerinde rahat, kendini sevilmeye değer ve karşısındaki kişilere sevgisini hissettiren olumlu tavırlar sergileyen ilişkiler kurabilmektedir. (Collins, 1996: 817). Güvenli bağlanma stiline sahip kişilerin hayatı pürüzsüz düşünülmemeli; bu kişiler kendi duyguları ve diğer insanların duygularını önemseyip kökenlerini değerlendirir ve karşılaştıkları problemlere bütünleşik bir bakış açısıyla yaklaşarak olayların üstesinden gelmeye yönelmektedir. (Howe, 1999: 46)

Kaçınan Bağlanma: Bireylerin başkaları ile ilgili olumsuz temsillerinin olması olarak tanımlamaktadır (Brennan, Clarck ve Shaver, 1998). Kaçınan bireyler eşlerini kıskanan ve yakınlık kurmaktan korkan bireyler olarak ifade edilmektedir. (Hazan ve Shaver, 1987). Kaçınanlar yakın ilişkilerin değerini göz ardı ederken, yüksek öz değerlerini koruma amaçlı bağımsızlık duygusuyla hareket ederler. Bu stile ait bireyler tehlike hissedilen bir durumda; hareketsiz, kayıtsız, stres seviyesi az umursamaz bir eda ile hareket edebilirler. Aynı zamanda dikkati, tehlike dışı olaylara veren ve kendine oldukça fazla güvenen bireyler de bu bağlanma stili içerisinde yer alabilir.(Bartholomew, 1990: 164-165; Bartholomew ve Horowitz, 1991: 227; Magai vd., 2000: 302). Kaçınan bağlanma stiline sahip bireylerin ise yine reddedilme korkusu yaşadıkları bunun yanında ilişkide girişkenlikten uzak durdukları, partnere güvenmekte problem yaşadıkları bundan dolayı yakın ilişkiden kaçtıkları, kendilerini değerli görüp diğerlerini değersizleştirdikleri, sürekli onay almaya ihtiyaç duydukları ve bu sayede kendilerini güvende hissettikleri görülmüştür.

Kaygılı Bağlanma: Bireyin kendi ile ilgili olumsuz temsillerinin olması olarak tanımlamaktadır. (Brenan, Clarck ve Shaver, 1998).Kaygılı bağlanmaya sahip bireyler, romantik ilişki kurdukları eşlerinin ulaşılabilirliğini ve bağlılıklarını güvenilir bulmayan ve hayal kırıklığına uğratılma korkusu yaşayan bireyler olarak ifade edilmektedir. (Marques, 2010). Romantik Yakınlık: Romantik yakınlık, bireyin başka bir bireyle yakınlık kurması ve bu yakınlığın düzeyini ifade etmektedir .(Fischer ve Corcoran, 1994). Korkulu bireyler yakın ilişkiden kaçınarak hayal kırıklığı yaşamanın önüne set çekmek isteyebilir. Fakat korkulu bağlanma stiline sahip bireyler, diğer stillere oranla oldukça fazla yalnızlık duygusuna kapılmakta ve depresyona karşı daha duyarlı hale gelebilmektedir. Özgüven eksikliği bu stilde utangaç olma eğilimini ortaya çıkarabilmektedir. Korkulu bireylerin ebeveynleri genellikle reddeden, sürekli eleştiren ya da sert tavırlar sergileyen, oldukça ulaşılmaz ve umursamaz kişilerdir. (Bartholomew, 1990: 164-165; Bartholomew ve Horowitz, 1991: 227; Magai vd., 2000: 302). Korkulu Bağlanma: Bu bağlanma stiline sahip bireylerin hem benlik modeli hem de başkaları modeli olumsuzdur. Bu stil aslında güvenli bağlanmanın karşıtı olmaktadır. Bireyin kendisi ile ilgili benlik algısı ve duyguları olumsuzdur ve aynı zamanda başkalarının da güvenilmez olduğunu düşünmektedir (Bartholomew, 1990). Bu bireyler kendilerini sevilmeye layık görmemekte ve diğerlerini de reddedici olarak görmektedirler. Bundan dolayı reddedilmekten korktuklarından ilişki kurmaktan uzak durmaktadırlar. Kurduklarında ise bu ilişkinin sağlıklı olduğu söylenememektedir. (Bartholomew ve Horowitz, 1991, s. 227-230; Çalışır, 2009, s. 244; Hamarta, 2004, s. 5)

KONU İLE İLGİLİ BİR ÖLÇEK

Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği (ÜBBSÖ) Erzen (2016) tarafından geliştirilen bu ölçek, güvenli ve güvensiz bağlanma stillerini değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır ve 18 madde ile 3 alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin geçerliliği, içerik, dil ve yapı geçerliliği ölçütleri doğrultusunda incelenmiştir. Ölçekte, güven boyutunu temsil eden 4., 7., 10., 13. ve 16. maddeler; kaçınan bağlanmayı ölçen 1., 3., 5., 9., 12., 15. ve 18. maddeler; kaygılı-kaçınan bağlanmayı ölçen 2., 6., 8., 11., 14. ve 17. maddeler yer almaktadır. Ölçeğin güvenilirliği Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılarak test edilmiş ve alt boyutlara göre iç tutarlılık değerleri şu şekilde bulunmuştur: güvenli bağlanma stili için .69, kaçınan bağlanma stili için .80 ve kaygılı-kaçınan bağlanma stili için .71. Çalışmada elde edilen Cronbach Alpha değerleri ise güvenli bağlanma stili için .85, kaçınan bağlanma için .68 ve kaygılı-kaçınan bağlanma için .77 olarak saptanmıştır.

HAYDİ KENDİMİZİ DEĞERLENDİRELİM..

Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği
Aşağıda sizinle ilgili ifadeler bulunmaktadır. Lütfen her bir maddeyi dikkatlice okuyunuz ve sizi en iyi tanımlayan seçeneği işaretleyiniz. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Sizden beklenen içtenlikle cevap vererek bilimsel bir çalışmaya yardımcı olmanız. Lütfen bütün sorularla ilgili görüşlerinizi ifade ediniz. Katkılarınız için teşekkürler.

1= Kesinlikle katılmıyorum 2= Katılmıyorum 3=Kısmen katılıyorum 4=Katılıyorum 5=Kesinlikle katılıyorum anlamına gelmektedir.


1. Karşımdaki insanlar benim kadar değerli değiller.
2. Birisiyle çok fazla samimi olduğumda sorun çıkabileceğinden kaygılanıyorum.
3. Karar alırken kimseyi önemsemem.
4. Sorunu olan birisini gördüğümde kendimi onun yerine koyabiliyorum.
5. Başkalarının benim kadar değerli olduklarını düşünmüyorum.
6. İnsanlardan ne kadar uzak durursam o kadar az üzülürüm.
7. Ebeveynimle (anne, baba veya benim bakımımı üstlenen bir başkası) iyi anlaşıyorum.
8. İnsanlardan uzak duruyorum çünkü bana acı çektirebilirler.
9. Bir sorun varsa bunun kaynağı genelde karşımdakilerin sorunlu olmasıdır.
10. Kendimi mutlu bir insan olarak tanımlıyorum
11. Duygusal ilişki yaşadığım kişinin beni gerçekten sevmediğini düşünerek kaygılanıyorum.
12. Yalnızca kendime değer veririm.
13. Başkalarının üzüntülerini anlayabiliyorum.
14. Duygusal ilişkilerden uzak duruyorum çünkü terk edilmek istemiyorum.
15. İnsanların görüşleri benim için önemsizdir.
16. Ebeveynlerime (anne, baba veya benim bakımımı üstlenen bir başkası) genelde kırıcı sözler söylemem.
17. İnsanlardan ne kadar uzak durursam o kadar mutlu olurum.
18. Başkaları çok da umurumda değildir.


KAYNAKÇA

Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. N. (1978). Patterns of attachment: A psychological study of the strange situation. Erlbaum. Ainsworth, M. D. S. (1989). Attachments beyond infancy. American Psychologist, 44(4), 709–716. https://doi.org/10.1037/0003-066X.44.4.709
Ainsworth MDS. Attachments beyond infancy. Am Psychol 1989; 44(4): 709- 16.

Ateş F. (2021) Yetişkin Bağlanma Kuramı ve Hastane Çalışanlarının Çalıştıkları Kuruma Bağlanma Biçimlerinin İncelenmesi 1540232001 doktora tezi ısparta
Bartholomew, K. (1990). Avoidance of Intimacy: An Attachment Perspective, Journal of Social and Personal Relationships, 7, 147-178. Bartholomew, K. and Horowitz, L. M. (1991). Attachment Styles Among Young Adults: A Test of a Four-Category Model, Journal of Personality and Social Psychology, 61, pp. 226-244.

Çalışır, M. (2009). Yetişkin bağlanma kuramı ve duygulanım düzenleme stratejilerinin depresyonla ilişkisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1(3), 240–255.

Çiftçi, D. (2010). Kişinin Ebeveyn İlişki Algısı ile Yetişkinlik Bağlanma Stilleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

Hamarta, E. (2004). Üniversite öğrencilerinin yakın ilişkilerindeki bazı değişkenlerin benlik saygısı, depresyon ve saplantılı düşünme bağlanma stilleri açısından incelenmesi [Doktora tezi]. Selçuk Üniversitesi. Hamarta, E. (2004a). Bağlanma teorisi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 14(1), 53–66.

Hazan C, Shaver P. Romantic love conceptualized as an attachment process. J Pers Soc Psychol 1987; 52:511-524

Laible, D. , Carlo, G. , Ontai, L. (2004). Children’s Perceptions of Family Relationships as Assessed in a Doll Story Completion Task: Links to Parenting, Social Competence and Externalizing Behavior. Social Development, 13(4), 551-569

Kocayörük, E. (2009). Anne-Baba ve Akran Bağlanmasının Ergenlerin Uyum Düzeylerini Yordama Gücü. Eğitim Bilimleri ve Uygulama Dergisi. 8(15), 103- 118

Main M, Kaplan N, Cassidy J. Security in infancy, childhood and adulthood: A move to the level of representation. Monogr Soc Res Child Dev 1985; 50(1-2):66-104..

Özdemir, H. E. (2017). Bir grup üniversite öğrencisinde bağlanma stilleri ile narsisizm arasındaki ilişki: Reddedilme duyarlılığının aracı rolü [Yüksek lisans tezi]. Işık Üniversitesi.

Soğancı, D. (2017). Bağlanma Stillerinin Romantik İlişki Doyumu Üzerindeki Etkisi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Haliç Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

Şahin, D. (2019). Üniversite Öğrencilerinin Ebeveynlerine Bağlanma Örüntüleri ile Çocukluk Çağı Olumsuz Deneyim Yaşama Durumları Arasındaki İlişki (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi) . Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Karaman

Tepe, S. N. (2023). Kadın bireylerin mükemmeliyetçilik düzeyleri, bağlanma stilleri ve evlilik öncesi psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarının eş seçme stratejileri ile ilişkisinin incelenmesi [Yüksek lisans tezi]. İstanbul Okan Üniversitesi.

Terzi, Ş. T., ve Çankaya, C. T. (2009). Bağlanma stillerinin öznel iyi olmayı ve stresle başa çıkma tutumlarını yordama gücü. PDR: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 4(31), 1–1

Tüzün O ve Sayar K. Bağlanma Kuramı ve Psikopatoloji. Düşünen Adam 2006; 19(1):24-39
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/115112
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Üçlü Bağlanma Modeli" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın Makaleleri
► Bağlanma - Çocuklarda ve Yetişkinlerde Bağlanma ÇOK OKUNUYOR Psk.Mehmet Enver BAYATLI
► Benliğin Yapısal Modeli Psk.Enes KUŞ
► Floor Time Modeli Muhammet Emin ERYOLDAŞ
► Kuramlara Göre İnsan Modeli Psk.Bahar TURUNÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,229 uzman makalesi arasında 'Üçlü Bağlanma Modeli' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİEbeveynin Yalan Söylemesi Ocak 2026
► YENİNlpde Temsil Sistemleri PDF Ocak 2026
► YENİHayvan Destekli Terapi Aralık 2025
► YENİMesleki İyilik Algısı PDF Aralık 2025
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:28
Top