Psikolojik Yardımda Keşfetme Evresinde Ruh Sağlığı Uzmanlarına Yol Gösterici Yardımcı Teknikler - Yeditepe Üniversitesi Öğrencileri ile Ders Görevi Çalışması(2013-2015)
Bilindiği üzre psikolojik yardım sürecimiz üç basamaklı bir yardım modeli ..
Sırası ile keşfetme evresi, içgörü kazandırma evresi ve harekete geçirme evrelerinden oluşuyor.
Evreler birbirinden bağımsız değil iç içe geçmişlerdir, bilhassa keşfetme hemen her seansta, tüm danışma serisinde kullanılır. Ağırlıklı olarak ilk seanslarda kullanılmaktadır.
Uygulama ödeviniz kapsamında tüm psikolojik danışma sürecini (gerçekleştireceğinin sekiz seans) ilk aşama , orta aşama ve son aşama olarak üçe ayırdığımızda danışanınıza keşifler yaptırma yoğun olarak ilk aşamada ilk seanlarınızdaki hedefleriniz arasında ve danışanın kendini tanımasına yardımcı olacak bu kefetme evresinde iyi bir terapotik ilişki geliştirmek, onu hikayesini anlatması için teşvik etmek, onun sözel almayan mesajlarını da takip etmek, onun duygularına dokunmak başlıca amaçlarımız. Bu amaçlara ulaşabilmek için de keşfetme evresinin ilgili terapotik becerilerinin yani açık uçlu sorular ile sondaj yapmak, yeniden ifadelendirme ile ayna işlevi görmek, duyguların yansıtılmasına yardımcı olmak grup süpervizyonunda da örnekleri ile açıkladığım öncelikli teknikler.
Geçen hafta bireysel süpervizyon sürecinde yanısıra mail yolu ile ulaştırdığınız seans notlarınızı ve görüşme ses kayıtlarınızı (ilk iki seans ) incelerken va anlatımlarınızdan anladığım kadar ile dikkatini vererek yüksek bir ilgi ile gönülden dinleme görevini her biriniz iyi yapmışsınız,iç söylemlere dalmadan(disfaziye kapılmadan), kültürel farklılıklara duyarlı, saygılı,danışanın nidalarına ,mimik ve jestlerine dikkat ederek, hep bu şekilde olsun..Bu , onun gerçek duygularına dokunabilmek için çok önemli..
Yer yer duraklamalar, susma, sessizlik anları yaşamışsınız bu durum sizi korkutmamalı danışan düşüncelerini toparlayıp, duygularını analiz etmek için sessiz kalmış olabilir bu sessizlik değerlidir, bazen süreçte danışanın kendi sorumluluğunu alması yönünde ( olumlu açıdan kışkırtmak) , sürekli hazır çözüm, reçete bekleyen bir danışansa eğer ,danışman bir şeyler söyleme zorunluluğunu ona bırakarak bir süre sessiz kalabilir. Bazen danışan henüz o konuyu açmak istemiyor, paylaşmaya hazır hissetmiyor olabilir,sessiz kalabilir, bu durumda deştirmemeli , daha uygun bir zamanda konuyu açılabilirsiniz, yüzleştirme, yorum teknikleri keşfetme evresinin amaçları, teknikleri değildir, danışman olarak acele etmemenizi öneririm.
Açık uçlu sorular tekniğine gelince, açıklığa kavuşturma odaklanma soruları( Bunu söylerken ne demek istedin?) düşüncelerini keşfetme konusunda cesaretlendirme( Bu konudaki düşüncelerini biraz daha anlatırmısın? .. Böylelikle danışanımızın varsa irrasyonel düşüncelerini de teşhis edeceğiz, ekteki ilgili formu inceleyiniz) duyguları keşfetme konusundaki sorular (Annen hakkında ne hissediyorsun?) örnekler verdirme ile ilgili sorular( Kızmaya başladığında neler olduğunu bana bir örnekle adım adım açıklar mısın?) gibi terapotik becerilerdir ve konuşmanın yön bulmasını ve odaklanmayı sağlayan keşif becerileridir. Danışanın sözünü kesmeden , destekleyici tarzda (yargılayıcı tarzdan uzak),aynı formattaki sorularını tekrar tekrar sormadan( danışanı sıkıcı olabilir , bu da bazen sessizliğe yol açabilir, )kullanılmalı. Sorular tüm seansın 1/3 ünden fazla olmamalı , diğer terapotik beceriler de yeniden ifadelendirme ,özetleme ,duyguların ifade edilmesi ,yansıtılması kullanılmalı, lütfen bu hususa da dikkat ediniz, çok fazla soru sormak danışanı pasif hale sokabilir, yanısıra dikizci bir merak ile asıl konudan uzak, ilintisiz sorular sormak da etik değildir ve böyle bir durum karşısında da kimi danışanlar sessiz kalabilir yada yanıt verse bile incinmiş örselenmiş hissedebir veya öforik bir hale gelebilir v.s.
Her teknik fazlaca kullanıldığında terapotik süreci etkisiz ve sıkıcı kılar. Hııı hıı … evet.. susma gibi kabul ve anlayış tenikleri de sıkça kullanınldığında böyle olur .Yeniden ifadelendirme tekniği sürekli tekrarlama eğilimini azaltır, danışan için gerçekten ne düşündüğünü tartma imkanı sağlar, terapist için duyduklarının doğruluğundan emin olma imkanı verir.
(“ Yani…. diyorsun “ “ Bana öyle geliyorki …… “ “ …mı demek istedin ..’ “Aslında ……. düşünüyorsun’ ‘Özetleyecek olursak ….’ yeniden ifadelendirme formatlarına örneklerdir , dersimizde görmüş idik , hatırlatmak istedim , soru tekniği fazlaca kullanıldığında danışanınızla amaçlarınıza ulaşmak için işbirliği yapamaz, terapotik ittifak , bağ kuramaz hale gelebilirsiniz, öncelikle onu doğru anladığınızı vurgulamalısınız. Bu yeniden ifadelendirme ve özetler hem seans başlangıçlarında bir önceki seanslarda yapılanları hatırlatmak, konuya hakimiyeti göstermek için hem de seans sonlarında terapistin gerçekten dinlediğini , danışanın önemsediğini gösterir ,çok faydalıdır , lütfen bu hususlara da dikkat ediniz..
Terapotik ittifak kurulmaya başlandığında danışanın duygularına odaklanabilir, duygularla çalışmaya başlayabiliriz.. Danışanı içsel yaşantıları ile temas ettirmek, anlattıkları konusunda şu andaki duygularının farkına vardırmak, bazen de duygusal katarsisi sağlamak için duygu yansıtması tekniğini kullanırız. Bir de duygusunu yansıtmak sormaktan daha az tehditkar bir tekniktir ve danışana gerçekten ne hissettiğini düşünme ve değerlendirme olanağı verir, yanı sıra terapistin algılarının doğruluğunu sorgular. Ancak ortaya çıkan duygular danışanın tolere edebileceğinden fazla , çok yoğun ise duygular ise , duygular altında ezilmiş ise bu teknikten uzaklaşmalı, biraz olgular üzerinde durulmaya başlanmalıdır.Bu tekniği kullanırken danışanın duygularını aynı kelimelerle vurgulayarak tekrar edebiliriz, farklı kelime ve cümlelerle tekrar edebiliriz, deyimlerimizden yararlanabiliriz(örnekler… Acar,Yeniden Terapotik İletişim, sayfa 140-148 de oduğu gibi ), (Duygu kümeleri formu )Yansıtmalarımız duruma göre direkt net olabileceği gibi ( kızgın hissediyorsunuz..) yuvarlak ve esnek de olabilir (bana kızgınmışsınız gibi geldi.. ) yada vurgu sadece duyguda olabilir (üzgünsünüz) veya duygu sebebi ile birlikte söylenebilir ( Üzgünsünüz çünkü babanız sizi yeterince takdir etmiyor ) Duyguların kabul edilmesi , duyguların işlenmesine ve deneyimlenmesine sebep olur, deneyimlenen duygular, yeni duyguların ve yaşantılarının çıkmasına yardımcı olabilir.
….. sınız ( incinmişsiniz ..korkmuşsunuz..umutlanmışsınız gibi ))
……. hissediyorsunuz veya …….. olabilir misiniz ?
Bana öyle geliyor ki …………………. hissediyorsunuz ( aciz, bıkkın, dingin, umutlu v.b)
Bu olay sizi ……………….mı hissettirdi..
Sanırım tüm bunlarla ………………………… olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz …
şeklinde formatları kullanabiliriz
Bazen danışan “tam da bunu söylemek istemiştim “ diyebilir “ hislerime tercüman oldunuz diyebilir ,böylelikle farkındalığı arttırmış olursunuz yada yansıtmanız pek doğru olmayabilir o zamanda danışan doğru kelimeyi bulup netleştirebilir . Yansıtma pek doğru değil veya zamanlama hatası varsa danışan tepki vermeyebilir. (sessizlik olabilir) veya reddedebilir.(Esnek bir dil kullanmalı, empoze ediyor hissi verilmemeli)Elbetteki danışanınızın duygularını sözsüz ipuçlarından, mimiklerinden teşhis edebilir ve sözlü anlatımları ile bu durum çelişki arz ediyorsa yansıtmanızı ona göre de yapabilirsiniz, ancak yine de yansıtmanız reddediliyor ise üzerine gitmemeli (içgörü kazandırmak , duyguyu yansıtarak henüz hazır olmadığı bir yorum eklemek bu evrenin , keşfetmenin amaçları değil )
Yansıtma ortalama bir etkiye sahipse danışan konuşmaya devam eder, ancak derine inmez.
Yansıtma etkili ve yerinde ise durup haklılığı görür ve derine inebilir , keşif devam eder .
Danışanlar ancak kendi duygularına temas ettiklerinde problemi çözebilirler. (Seansa girmeden önce Köroğlu, Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler kitabının Eytişimsel terapi: Duyguları Ayarlama bildirisi:198-238. Sayfalar , sınıfta verilmişti, gözden geçiriniz )
Tabi duyguları her zaman net olmayabilir aynı anda çatışan duygular mutluluk ve kaygı gibi yaşayabilirler,terapist pek çok duygunun farkına varsa bile duruma uygun ,önde olan duyguyu esnek girişlerle seçip yansıtmalı ve o duyguya odaklanmalı , o olumsuz duygunun ardındaki sağlıksız, olumsuz bilişleri ,inançlar araştırmalı, yer yer sokratik yöntemi kullanmalı, danışanı mutlakiyetçi sert düşüncelerden , serin daha esnek düşüncelere götürebilmelidir ( Bakınız ekteki formlar, otomatik düşünce işleme özellikleri formu v.b)
Geçmiş duygulardansa şimdiki duygulara odaklanmalı( Peki şu anda ne hissediyorsun? “), danışanın hızı ile hareket etmelidir. (Danışandan transferanslar olursa bunları bu evrede yorumlamayın, henüz erken !, yanı sıra kendi çözülmemiş bir meseleniz varsa bunu ,ilgili duyguyu da seansınıza ,danışanınıza aktarmayın, kendinizi bu noktada kontrol edin,
nötr olabilirsiniz pekala .. )
Danışanınızın sadece olumsuz duygularına odaklanmayın, onun olumlu duygularını canlandırabilecek durumları da bulup ortaya çıkarın, yani yeterlilik duygusu, kararlılık duygusu,mutluluk,iyimserlik duygusunu da seanslarınızda işleyin, yeterli olduğu kimi edimlerini,potansiyellerini keşfedin ve seanslarınızda işleyin ( Mesela ”Yaşam Ağacı Çalışması” kullanılabilir ..Bireysel Süpervizyon Uygulama Dosyanıza eklemiştim, yanısıra “Pozitif Kişisel Nitelikler (www.biliseldavranıscı.org)“ ekdeki dosyalara bakınız )Kendisini açtığı veya verilen ev ödevini tamamladığında danışanınıza teşekkür edin.
Terapist olarak sık olmamakla birlikte kimi zaman kendizi açarak benzer duygularınızdan söz ederek , danışanınızda “yaşadığım tecrübe normal, yalnız değilim “ hissi oluşturabilirsinizde ancak ustalıkla dozu iyi ayarlayarak, danışanın dikkatini kendisinden çok size kaydırmadan , ihtiyatlı bir biçimde bunu yapmalısınız, aksi takdirde profesyonelliğinizi yitirir, olumsuz semptomları ve bulguları değiştirme gücünüzü, umut aşılama ve iyileştirme gayretinizi baltalamış olursunuz.
Keşfetme evresinin önemli hususları hakkında söyleyeceklerim kısaca bu kadar, çalışmalarınıza gereken sabır, ilgi ve özeni göstereceğinizden kuşkum yok, şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.
Sırası ile keşfetme evresi, içgörü kazandırma evresi ve harekete geçirme evrelerinden oluşuyor.
Evreler birbirinden bağımsız değil iç içe geçmişlerdir, bilhassa keşfetme hemen her seansta, tüm danışma serisinde kullanılır. Ağırlıklı olarak ilk seanslarda kullanılmaktadır.
Uygulama ödeviniz kapsamında tüm psikolojik danışma sürecini (gerçekleştireceğinin sekiz seans) ilk aşama , orta aşama ve son aşama olarak üçe ayırdığımızda danışanınıza keşifler yaptırma yoğun olarak ilk aşamada ilk seanlarınızdaki hedefleriniz arasında ve danışanın kendini tanımasına yardımcı olacak bu kefetme evresinde iyi bir terapotik ilişki geliştirmek, onu hikayesini anlatması için teşvik etmek, onun sözel almayan mesajlarını da takip etmek, onun duygularına dokunmak başlıca amaçlarımız. Bu amaçlara ulaşabilmek için de keşfetme evresinin ilgili terapotik becerilerinin yani açık uçlu sorular ile sondaj yapmak, yeniden ifadelendirme ile ayna işlevi görmek, duyguların yansıtılmasına yardımcı olmak grup süpervizyonunda da örnekleri ile açıkladığım öncelikli teknikler.
Geçen hafta bireysel süpervizyon sürecinde yanısıra mail yolu ile ulaştırdığınız seans notlarınızı ve görüşme ses kayıtlarınızı (ilk iki seans ) incelerken va anlatımlarınızdan anladığım kadar ile dikkatini vererek yüksek bir ilgi ile gönülden dinleme görevini her biriniz iyi yapmışsınız,iç söylemlere dalmadan(disfaziye kapılmadan), kültürel farklılıklara duyarlı, saygılı,danışanın nidalarına ,mimik ve jestlerine dikkat ederek, hep bu şekilde olsun..Bu , onun gerçek duygularına dokunabilmek için çok önemli..
Yer yer duraklamalar, susma, sessizlik anları yaşamışsınız bu durum sizi korkutmamalı danışan düşüncelerini toparlayıp, duygularını analiz etmek için sessiz kalmış olabilir bu sessizlik değerlidir, bazen süreçte danışanın kendi sorumluluğunu alması yönünde ( olumlu açıdan kışkırtmak) , sürekli hazır çözüm, reçete bekleyen bir danışansa eğer ,danışman bir şeyler söyleme zorunluluğunu ona bırakarak bir süre sessiz kalabilir. Bazen danışan henüz o konuyu açmak istemiyor, paylaşmaya hazır hissetmiyor olabilir,sessiz kalabilir, bu durumda deştirmemeli , daha uygun bir zamanda konuyu açılabilirsiniz, yüzleştirme, yorum teknikleri keşfetme evresinin amaçları, teknikleri değildir, danışman olarak acele etmemenizi öneririm.
Açık uçlu sorular tekniğine gelince, açıklığa kavuşturma odaklanma soruları( Bunu söylerken ne demek istedin?) düşüncelerini keşfetme konusunda cesaretlendirme( Bu konudaki düşüncelerini biraz daha anlatırmısın? .. Böylelikle danışanımızın varsa irrasyonel düşüncelerini de teşhis edeceğiz, ekteki ilgili formu inceleyiniz) duyguları keşfetme konusundaki sorular (Annen hakkında ne hissediyorsun?) örnekler verdirme ile ilgili sorular( Kızmaya başladığında neler olduğunu bana bir örnekle adım adım açıklar mısın?) gibi terapotik becerilerdir ve konuşmanın yön bulmasını ve odaklanmayı sağlayan keşif becerileridir. Danışanın sözünü kesmeden , destekleyici tarzda (yargılayıcı tarzdan uzak),aynı formattaki sorularını tekrar tekrar sormadan( danışanı sıkıcı olabilir , bu da bazen sessizliğe yol açabilir, )kullanılmalı. Sorular tüm seansın 1/3 ünden fazla olmamalı , diğer terapotik beceriler de yeniden ifadelendirme ,özetleme ,duyguların ifade edilmesi ,yansıtılması kullanılmalı, lütfen bu hususa da dikkat ediniz, çok fazla soru sormak danışanı pasif hale sokabilir, yanısıra dikizci bir merak ile asıl konudan uzak, ilintisiz sorular sormak da etik değildir ve böyle bir durum karşısında da kimi danışanlar sessiz kalabilir yada yanıt verse bile incinmiş örselenmiş hissedebir veya öforik bir hale gelebilir v.s.
Her teknik fazlaca kullanıldığında terapotik süreci etkisiz ve sıkıcı kılar. Hııı hıı … evet.. susma gibi kabul ve anlayış tenikleri de sıkça kullanınldığında böyle olur .Yeniden ifadelendirme tekniği sürekli tekrarlama eğilimini azaltır, danışan için gerçekten ne düşündüğünü tartma imkanı sağlar, terapist için duyduklarının doğruluğundan emin olma imkanı verir.
(“ Yani…. diyorsun “ “ Bana öyle geliyorki …… “ “ …mı demek istedin ..’ “Aslında ……. düşünüyorsun’ ‘Özetleyecek olursak ….’ yeniden ifadelendirme formatlarına örneklerdir , dersimizde görmüş idik , hatırlatmak istedim , soru tekniği fazlaca kullanıldığında danışanınızla amaçlarınıza ulaşmak için işbirliği yapamaz, terapotik ittifak , bağ kuramaz hale gelebilirsiniz, öncelikle onu doğru anladığınızı vurgulamalısınız. Bu yeniden ifadelendirme ve özetler hem seans başlangıçlarında bir önceki seanslarda yapılanları hatırlatmak, konuya hakimiyeti göstermek için hem de seans sonlarında terapistin gerçekten dinlediğini , danışanın önemsediğini gösterir ,çok faydalıdır , lütfen bu hususlara da dikkat ediniz..
Terapotik ittifak kurulmaya başlandığında danışanın duygularına odaklanabilir, duygularla çalışmaya başlayabiliriz.. Danışanı içsel yaşantıları ile temas ettirmek, anlattıkları konusunda şu andaki duygularının farkına vardırmak, bazen de duygusal katarsisi sağlamak için duygu yansıtması tekniğini kullanırız. Bir de duygusunu yansıtmak sormaktan daha az tehditkar bir tekniktir ve danışana gerçekten ne hissettiğini düşünme ve değerlendirme olanağı verir, yanı sıra terapistin algılarının doğruluğunu sorgular. Ancak ortaya çıkan duygular danışanın tolere edebileceğinden fazla , çok yoğun ise duygular ise , duygular altında ezilmiş ise bu teknikten uzaklaşmalı, biraz olgular üzerinde durulmaya başlanmalıdır.Bu tekniği kullanırken danışanın duygularını aynı kelimelerle vurgulayarak tekrar edebiliriz, farklı kelime ve cümlelerle tekrar edebiliriz, deyimlerimizden yararlanabiliriz(örnekler… Acar,Yeniden Terapotik İletişim, sayfa 140-148 de oduğu gibi ), (Duygu kümeleri formu )Yansıtmalarımız duruma göre direkt net olabileceği gibi ( kızgın hissediyorsunuz..) yuvarlak ve esnek de olabilir (bana kızgınmışsınız gibi geldi.. ) yada vurgu sadece duyguda olabilir (üzgünsünüz) veya duygu sebebi ile birlikte söylenebilir ( Üzgünsünüz çünkü babanız sizi yeterince takdir etmiyor ) Duyguların kabul edilmesi , duyguların işlenmesine ve deneyimlenmesine sebep olur, deneyimlenen duygular, yeni duyguların ve yaşantılarının çıkmasına yardımcı olabilir.
….. sınız ( incinmişsiniz ..korkmuşsunuz..umutlanmışsınız gibi ))
……. hissediyorsunuz veya …….. olabilir misiniz ?
Bana öyle geliyor ki …………………. hissediyorsunuz ( aciz, bıkkın, dingin, umutlu v.b)
Bu olay sizi ……………….mı hissettirdi..
Sanırım tüm bunlarla ………………………… olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz …
şeklinde formatları kullanabiliriz
Bazen danışan “tam da bunu söylemek istemiştim “ diyebilir “ hislerime tercüman oldunuz diyebilir ,böylelikle farkındalığı arttırmış olursunuz yada yansıtmanız pek doğru olmayabilir o zamanda danışan doğru kelimeyi bulup netleştirebilir . Yansıtma pek doğru değil veya zamanlama hatası varsa danışan tepki vermeyebilir. (sessizlik olabilir) veya reddedebilir.(Esnek bir dil kullanmalı, empoze ediyor hissi verilmemeli)Elbetteki danışanınızın duygularını sözsüz ipuçlarından, mimiklerinden teşhis edebilir ve sözlü anlatımları ile bu durum çelişki arz ediyorsa yansıtmanızı ona göre de yapabilirsiniz, ancak yine de yansıtmanız reddediliyor ise üzerine gitmemeli (içgörü kazandırmak , duyguyu yansıtarak henüz hazır olmadığı bir yorum eklemek bu evrenin , keşfetmenin amaçları değil )
Yansıtma ortalama bir etkiye sahipse danışan konuşmaya devam eder, ancak derine inmez.
Yansıtma etkili ve yerinde ise durup haklılığı görür ve derine inebilir , keşif devam eder .
Danışanlar ancak kendi duygularına temas ettiklerinde problemi çözebilirler. (Seansa girmeden önce Köroğlu, Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler kitabının Eytişimsel terapi: Duyguları Ayarlama bildirisi:198-238. Sayfalar , sınıfta verilmişti, gözden geçiriniz )
Tabi duyguları her zaman net olmayabilir aynı anda çatışan duygular mutluluk ve kaygı gibi yaşayabilirler,terapist pek çok duygunun farkına varsa bile duruma uygun ,önde olan duyguyu esnek girişlerle seçip yansıtmalı ve o duyguya odaklanmalı , o olumsuz duygunun ardındaki sağlıksız, olumsuz bilişleri ,inançlar araştırmalı, yer yer sokratik yöntemi kullanmalı, danışanı mutlakiyetçi sert düşüncelerden , serin daha esnek düşüncelere götürebilmelidir ( Bakınız ekteki formlar, otomatik düşünce işleme özellikleri formu v.b)
Geçmiş duygulardansa şimdiki duygulara odaklanmalı( Peki şu anda ne hissediyorsun? “), danışanın hızı ile hareket etmelidir. (Danışandan transferanslar olursa bunları bu evrede yorumlamayın, henüz erken !, yanı sıra kendi çözülmemiş bir meseleniz varsa bunu ,ilgili duyguyu da seansınıza ,danışanınıza aktarmayın, kendinizi bu noktada kontrol edin,
nötr olabilirsiniz pekala .. )
Danışanınızın sadece olumsuz duygularına odaklanmayın, onun olumlu duygularını canlandırabilecek durumları da bulup ortaya çıkarın, yani yeterlilik duygusu, kararlılık duygusu,mutluluk,iyimserlik duygusunu da seanslarınızda işleyin, yeterli olduğu kimi edimlerini,potansiyellerini keşfedin ve seanslarınızda işleyin ( Mesela ”Yaşam Ağacı Çalışması” kullanılabilir ..Bireysel Süpervizyon Uygulama Dosyanıza eklemiştim, yanısıra “Pozitif Kişisel Nitelikler (www.biliseldavranıscı.org)“ ekdeki dosyalara bakınız )Kendisini açtığı veya verilen ev ödevini tamamladığında danışanınıza teşekkür edin.
Terapist olarak sık olmamakla birlikte kimi zaman kendizi açarak benzer duygularınızdan söz ederek , danışanınızda “yaşadığım tecrübe normal, yalnız değilim “ hissi oluşturabilirsinizde ancak ustalıkla dozu iyi ayarlayarak, danışanın dikkatini kendisinden çok size kaydırmadan , ihtiyatlı bir biçimde bunu yapmalısınız, aksi takdirde profesyonelliğinizi yitirir, olumsuz semptomları ve bulguları değiştirme gücünüzü, umut aşılama ve iyileştirme gayretinizi baltalamış olursunuz.
Keşfetme evresinin önemli hususları hakkında söyleyeceklerim kısaca bu kadar, çalışmalarınıza gereken sabır, ilgi ve özeni göstereceğinizden kuşkum yok, şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Psikolojik Yardımda Keşfetme Evresinde Ruh Sağlığı Uzmanlarına Yol Gösterici Yardımcı Teknikler - Yeditepe Üniversitesi Öğrencileri ile Ders Görevi Çalışması(2013-2015)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


