Tartışma ve Kavgaları Unutamıyorum. Ne Yapmalıyım?
TARTIŞMA VE KAVGALARI UNUTAMIYORUM. NE YAPMALIYIM?
Tartışma ve kavgaları hayatımızda ne kadar istemesek de zaman zaman yaşayabiliyoruz. Bazen hiç kimseyle yaşanmasa bile insanın kendiyle kavga ettiği, kendisine kızdığı çok zamanlar olmuştur. Daha kendiyle bile kavga ediyorken dışarıdaki insanlarla hiç anlaşmazlık yaşamama fikri hayalden öte bir beklenti olur. Beraber yaşamanın getirdiği; beklentiler, ihtiyaçlar, çıkarlar çatışmaların kök nedenleridir. Bütün yönetim modelleri ve ideolojiler, en iyi yönetim şeklinin kendisi olduğunu, kendi kuralları ve işleyişleri uygulanırsa çatışma ve kavgaların olmayacağını vaat eder. Bütün bunlara rağmen insanoğlunun ilk varoluşundan bu yana hiçbir yönetim sistemi veya ideoloji, çatışmaları ve kavgaları tam olarak önleyememiştir. Nitekim dünya tarihi çatışmalar ve savaşlarla şekillenmiştir. Makro planda bugün bile savaşların olduğu dünyamızda mikro planda bizde çatışmaları her gün en yakınımızdakilerden tutunda en uzaktakilerimizle bile yaşıyoruz.
Tartışma ve kavgalar sadece yaşandığı o anda değil sonrada etkilerini devam ettirir. Hatta kimi zaman 10-15 dk’lık tartışmalar günler, haftalar, aylar bazen de yıllarca bazı kişilerin zihinlerini meşgul eder. Tartışmalardan sonra bazı kişiler sürekli olarak tartışma anı’nı düşünür, zihninde sürekli senaryolar kurar. Özellikle “Keşke şunu deseydim”, “Keşke şunu da söyleseydim”. “Bunu neden diyemedim”, “Bana bunu nasıl yapar”, “Bana bunu nasıl söyleyebilir” şeklindeki düşüncelerin içinde boğulur ve bu düşünceleri bir türlü zihninden atamaz. Unutmaya, başka şeyleri düşünmeye çalışsa da çok kısa bir süre sonra yine aynı şeyleri düşünürken bulur kendini. Aslında tartışma bitmiştir ve geçmiştir. Olay artık geride kalmıştır. O sayfanın aslında kapanması gerekir fakat çoğu zaman bu mümkün olmaz çünkü yaşanan tartışmanın kişide oluşturduğu duygular ve o olaya yüklenen başka anlamlar vardır.
Kavgalar ve tartışmalar neden bazı kişileri çok yoğun bir şekilde etkiliyor? Günler haftalar ve belki yıllarca zihninde canlı ve yoğun bir şekilde varlığını devam ettiriyor? Tartışma ve kavgaların bu ölçekte kişiyi etkilemesinin en önemli nedeni; haksızlığa uğradığını, anlaşılmadığını düşünme ve haklılığını ispat etme çabasıdır. Aslında kişi bütün bu çabalarıyla kendini korumaya çalışmaktadır. Bir şeyler eksik kalmıştır ve bu eksik kalan tamamlanmalıdır. Çünkü ortada açık kalan bir hesap vardır. Bu hesap kapanmalı, değersiz ve yetersiz hissettiren bu haksızlık ortadan kaldırılmalıdır. Bütün bu mücadele bunun için verilmektedir.
Özellikle geçmişte çok fazla haksızlıklarla karşılaşmış insanların tartışmaları ve kavgaları unutması genel olarak zordur. Özellikle çocukluk çağında çok eleştirilen, çok kıyaslanan, sürekli baskı altında tutulan kişiler, yetişkinlik çağlarında böyle bir baskı ve haksızlığa uğradıkları zaman geçmişte yaşamış oldukları duygular tetiklenir ve bu tetiklenen duygular ani ve şiddetli bir şekilde gün yüzüne çıkar. Özellikle geçmişte adam yerine konmama, önemsenmeme, ciddiye alınmama, basite alınmayla ilgili haksızlığa uğrayan kişiler uzun bir süre, bunaltıcı bir şekilde tartışmaların etkilerini yaşamaya devam ederler. Bilinçaltı otomatik ve çok hızlı bir şekilde şu mesajı verir: “Yine aynı şey oldu veya olacak ve sen, geçmişteki gibi çaresiz kaldın veya kalacaksın o yüzden bu haksızlığı çözmen gerekiyor” , “Bu duruma müdahale etmelisin ve tepki vermelisin yaşanan bu sorunu bir şekilde çözmelisin. Yanan bu ateşi söndürmelisin” der. Bu konudaki hassasiyet o kadar yüksektir ki. Kişi yaşanan olayı bir türlü unutamaz, sürekli o olayın kritiğini yapar. Aslında yapılan bütün bu kritiğin altında; kendini koruma, o zorlu süreçten çıkma ve olayı sonlandırarak rahata ulaşma gayesi vardır.
Kavga ve tartışmalar eğer sizi bu ölçekte etkiliyorsa ilk adım kendinizi tanımak ve ona göre hareket etmektir. Bu şekilde tartışma ve kavgaları unutamayan biri öncelikle tartışma ve kavgalarda daha dikkatli olmalıdır. Dikkatli olması kendi hakkını savunmayacağı anlamına gelmemelidir. Elbette ki kendi hakkını savunacaktır ama çok çabuk yükseldiğini, kontrolünü kaybetmeye başladığını anlamaya başladığı anda frene basmalı ve bu farkındalıkla hareket etmelidir. Bir diğer gerçek ise herkesle kavga edemeyeceğiniz gerçeğidir. Herkesle kavga edecek ne zamanınız nede gücünüz vardır. Kaldı ki herkesle kavga etmenin size getireceği hiçbir şey yoktur hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yıpranmaktan başka. Örneğin arabanızı sürekli bir yerlere çarptığınızı ara ara bir yerlere sürttüğünü düşünün bu arabanın yaşanan bunca olaydan sonra sağlam, güçlü ve daha iyi olacağını söyleyebilir miyiz?
Tartışmalardan sonra eğer sürekli bu konu aklınıza geliyorsa bu tartışmayı objektif bir şekilde analiz etmeli, özellikle sizde oluşturduğu duyguları görebilmelisiniz. Özellikle “Bu tartışmada beni en çok etkileyen şey neydi?” , “Bana hangi duyguları (Değersizlik, küçümsenme, yetersizlik…) hissettirdi?” Size hissettirdiği duyguyu bulmanız ve o duyguya karşı yapıcı, olumlu bir şeyler söylemeniz gerekir. Örneğin: “Her ne kadar o veya onlar bana böyle davranmış olsa da ben bunları hak etmedim, onların bu davranışı benim değerimi düşürmez, beni yetersiz biri yapmaz bu durum sadece onların yanlış olduğu anlamına gelir. Onlar bana haksızlık yapmış olsa da, hakkımı yemiş olsalar da ben değerli ve yeterliyim” demeniz size iyi gelecektir.
Tartışmalardan sonra zihni en çok meşgul eden kelime “KEŞKE”dir. Keşkeyi bırakmanız gerekir. Olan olmuş yaşanan yaşanmıştır. Keşkeler hep bir pişmanlık barındırır. Suçluluk duygusu oluşturur ve bu çok rahatsız edici hale gelebilir o yüzden yaşananlara keşkelerle değil daha farklı bakış açılarıyla bakmanız gerekir. “Tartışma esnasında aklınıza o kadar geldi, o esnada hazırlıklı değildiniz veya karşı taraf daha hazırlıklı veya planlıydı, o tartışma ve kavgada sizden çok daha fazla tecrübeli, siz o kadar şirret ve kötü olamıyorsunuz. Sizin kumaşınız, seviyeniz buna müsaade etmiyor. Olaya birde bu açıdan bakmanız gerekir. Aksi halde kendinizi hep suçlar bulursunuz.
Tartışmalardan sonra kaygı altyapısı olan kişilerin yaptığı en büyük hatalardan biri bu olayı felaketleştirip daha kötü şeyler olacağı şeklinde senaryolar kurmalarıdır. “Ya daha kötü bir şey olursa, ya şunları yaparsa” bu şekilde kötü senaryoları düşünüp korku ve kaygı seviyelerini yükseltip bunalabilirler. Bu durum onlarda büyük bir huzursuzluk kaynağı oluşturabilir. Oysa herkesin hayatında zaman zaman tartışmalar ve anlaşmazlıklar olabilmektedir. Her anlaşmazlıktan felaket senaryoları üretmek size iyi gelmeyecektir. Bu şekilde felaketleştirme yapan kişiler ara ara düşüncelerinin frenine basıp. “Yine felaketleştirme yapıyorum” , “Yine çok abartıyorum”, “Tamam olan oldu ve geçti”, “Güvendeyim, kötü bir şey olmayacak”, “Geçmişte de sorunlar yaşadım ve hepsi geçti” şeklinde telkinlerle kendilerini mantık çizgisine çekmeleri gerekir.
Bu hayatta herkes zaman zaman birileriyle kavga eder ve tartışır ancak tartışmaları sürekli içinizde tutmak, sürekli tartışmalarla ilgili senaryolar kurmak, öfkelenmek ve hatta bazen kendinizi daha fazla öfkelendirmek size hiçbir şey kazandırmaz. Bu durum sizin içinizdeki gerilimin daha fazla artmasına, işlerinize ve hayatınıza odaklanamamanıza neden olur. Kendi hayatınızdan ve sevdiklerinize vereceğiniz zamandan çalmış olursunuz. O yüzden bazen o olayı kabul etmek gerekir. Kabul etmek, o kişiyle barışmak, haklarınızdan vazgeçmek değildir. Kabul etmek; Evet bana haksızlık yapıldı, ben bunları hak etmedim ama bunu sürekli gündemimde taşımak sadece bana zarar veriyor. O kişiler, hayatlarına devam ediyor bense bunları sürekli düşünerek kendime ve yakınlarıma haksızlık yapıyorum. O yüzden olanları olduğu gibi kabul ediyorum ve onları kendi hallerine bırakıyorum demektir.
Çoğu insanın tartışma ve kavgaları unutamama nedenlerinden biride sadece haksızlık oluşturan duruma odaklanmaları ve hayatlarını ihmal etmeleridir. Buradaki en büyük yanılgı bir konuyu çok düşününce o konuyu daha iyi anlayacağınız veya çözeceğiniz yanılgısıdır. Fakat siz isterseniz yıllarca bu konuyu düşünün, senaryolar kurun. Değişen hiçbir şey olamayacaktır. Bu nedenle hayatınıza yeni bir sayfa açabilmek için yeni bir şeyler yapmanız, bir değişim ortaya koymanız gerekir. Aksi taktirde sürekli aynı konuyu düşünmek sadece bir kısır döngü oluşturacak, yorgunluk ve tükenmişlikten başka bir etkisi olmayacaktır. Örneğin siz çamurun içinde debelendiğiniz vakit daha temiz mi olursunuz? Yoksa daha fazla mı kirlenirsiniz? Ne kadar çok debelenirseniz o kadar kirlenir ve o kirleri çıkarmak içinde o kadar çok zaman kaybedersiniz. O yüzden bu durumdan çıkmak için o çamurlu alandan çıkmalı, daha yeni, daha sorunsuz, daha temiz sayfalara geçmelisiniz.
Uzm. Psikolog Vedat Akdemir
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Tartışma ve Kavgaları Unutamıyorum. Ne Yapmalıyım?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


