Erkeklerde Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Stres
Toplumların kadınla erkeği birbirinden ayırt etmek için kullandığı bir kavram olarak toplumsal cinsiyet, kadın ve erkek için ayrı rol ve sorumluluklar tanımlamaktadır. Bu tanımlamalar sosyalleşme sürecinin bir ürünü olduğuna göre, toplumsal cinsiyet toplumdaki kurumlarla ve sosyal çevre ile birbirini etkileyen, iç içe geçmiş, karışık ilişkiler bütünü olarak görülebilir. (Yüksel; 2001; Akt. Pira ve Elgün, 2004). Dolayısıyla toplumsal cinsiyet, toplumsal olarak kurulmuş erillik ve dişillik kavramlarıyla bağlantılıdır.
Toplumsal cinsiyet rolleri, kişilerin “kadın” ya da “erkek” kimliklerini geliştirmelerine yol açtığı gibi (Sakallı-Uğurlu, 2003), kadınların ve erkeklerin yerine getirebilecekleri görevlere de sınırlar koyan beklentilere karşılık gelmektedir. (Uğurlu, 2018). Bu roller, erkek ve kadının toplumla ilişkisini, toplumsal yaşamda var olma biçimlerini belirlemektedir (Ecevit, 2011; Uğurlu, 2018). Kadın ve erkeğe ilişkin ayrımlar sadece bir farklılık olarak kalmamakta, yaşamı şekillendirme etkisiyle önem kazanmaktadır. Bu şekillendirme, kadın ve erkeklerin toplumsal hayata katılım biçimi, oranı, temsili ve görünürlüğü ile gözlemlenebilir hale gelmektedir. (Öngen ve Aytaç, 2013)
Toplumda kabul gören “erkeklik ve kadınlık” normları aynı zamanda bireyleri eril ve dişil biçiminde sınıflandırılırken bir anlamda bireyin cinsiyet rollerini ve cinsiyetini tanımlama biçiminin de göstergesi gibidir. Genel olarak birçok toplumda kadınlık ve erkeklikle ilişkilendirilen bazı yaygın özelliklerin, doğal eğilimleri yansıttığı düşüncesiyle, bireylerde olması uygun ve hatta gerekli olduğu düşünülmektedir (Çetinel, s. 75). Cinsiyet rolleri konusundaki tartışmalar genellikle toplumun değerleri, cinsiyet eşitliği çabaları ve bireylerin bu rolleri benimsemesi ve/veya reddetmesi üzerine odaklanmaktadır. Çetinel (2014, s. 75)
“Erkeklik” yapı itibariyle üzerinde bir uzlaşıya varılmayan bir kavram olarak dikkat çekmektedir. Salt biyolojik anlamıyla tanımlandığı durumlar görülmekle birlikte kavramın sosyolojik ve psikolojik açıdan tanımlamalara sahip olduğu görülmektedir. Kavramın sözlük anlamına bakıldığında Türk Dil Kurumu’nun (TDK, 2020) “koca, yetişkin adam, er kişi, bay, sözüne güvenilir, mert, sert, kolay bükülmez” şeklinde erkekliği tanımladığı görülmektedir.
Gutmann (1997) antropologların erkeklik tanımında farklı görüşlere sahip olduğunu vurgulamakta ve erkekliği tanımlamak için en az dört farklı yol olduğundan bahsetmektedir. Ona göre ilk olarak erkeklik kavramı, tanımı gereği, erkeklerin düşündüğü ve yaptığı her şeydir. İkincisi, erkeklik, erkeklerin erkek olmak için düşündüğü ve yaptığı her şeydir. Üçüncüsü, bazı erkeklerin doğaları gereği ya da isnat gereği diğer erkeklerden “daha erkeksi” olarak kabul edilmeleridir. Son olarak ise erkeklik, kadınların olmadığı bir şey olarak kabul edilmeleridir. Gutmann’ın dört boyutta incelediği tanımına bakıldığında toplumsal cinsiyet literatürü kapsamında da bu tanımın geçerli olduğunu söylemek mümkündür.
Türkiye’de erkeklik ile ilgili yapılan çalışmalara bakıldığında Serpil Sancar, Pınar Selek gibi araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışmaların öne çıktığını söylemek mümkündür. Bu araştırmacılar erkeklerle yaptıkları yüz yüze çalışmalarla, erkeklerin farklı yaşam deneyimlerine, erkekliklerin toplum tarafından inşa edildiğine, erkekliğin nasıl bir dönüşüm ve kriz içinde olduğuna vurgu yapmışlardır. Erkeklerin hayat içinde geçirdikleri bazı evrelerin (sünnet, askerlik, evlilik, iş sahibi olma vb.) erkeklik pratiklerine nasıl etkide bulunduğunu aktarmışlardır. Bu pratiklerin hangi kaynaklardan beslendiğinin araştırılması önemli görülmektedir.
Eril olmayan davranışlar; şiddete eğilimli olmak yerine barışçıl olmak, baskın olmaktan çok uzlaşmacı olmak, futbol oynayamamak ve cinsellikte üstün olmaya çalışmamak olarak aktarılmıştır. (akt. Haskan-Avcı, 2020)
Erkek olmak, kadın olmamakla, eşcinsel olmamakla, herhangi bir “ezik, ikinci sınıf” sıfatları ile damgalanmamış olmakla ifade edilmektedir. (Segal, 1992). Hooks (2004) “erkeklerin kalıtsal olarak hükmeden olduklarını; zayıf olarak algılanan her şeyden ve herkesten özellikle de kadınlardan üstün olduklarını; zayıf olana hükmetme, onları yönetme ve bu hakimiyeti çeşitli biçimlerdeki psikolojik terörizm ve şiddet yoluyla sürdürme hakkının erkeklere bahşedilmiş olduğunu iddia eden bir ataerkinin mevcut olduğundan bahsetmektedir. Yukarıdaki tanımlardan yola çıkarak erkekliğin, kadına ait her şeyden uzak olmak, güç ve iktidarı elinde bulundurmak, aktif olmak, homofobik olmak, baskın olmak, rekabetçi olmak ve şiddete eğilimli olmakla eş görüldüğünü söylemek mümkündür.(Yapar;2021)
Kadınlara atfedilen roller genellikle ev işlerinin sorumluluğu ve çalışma hayatında pasiflik gibi beklentileri kapsarken, bakım ve duygusal destek gibi görevleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bununla birlikte erkeklere atfedilen geleneksel roller de, ailenin geçimini sağlama ve aile reisliği yapma gibi yükümlülükleri içermekte ve erkeklerin de bu anlamda liderlik ve koruyuculuk görevleri olmaktadır. (Bem, 1993, s. 41- 44; Yapar, 2021).
Erkeklik ile ilişkilendirilen rekabet ve hırs olguları ile erkeklerin rekabet ortamlarında daha başarılı olmaları beklenmektedir. (Connell, 2005, s. 69-70). Erkekliğin genellikle güç, liderlik ve karar verme yeteneği ile özdeşleştirilmesi, benzer şekilde erkeklerin bu anlamda kadınlara nazaran daha güçlü oldukları ön kabulüne dayanmaktadır. (Bem, 1993, s. 41-44).
Duyguları saklamak, hisleri yok saymak bir anlamda güç göstergesi olmaktadır. Erkeklik, duygusal güç ve duygusal kontrolle ilişkilendirilirken erkeklerin genellikle daha az duygusal ifade sergilemeleri ve daha kontrollü olmaları gerekmektedir. (Çetinel, s.77). Ancak bu tür toplumsal cinsiyet rol beklentilerinin erkeklerin üzerinde baskı yarattığı bilinmektedir. (Kimmel, 2008, s. 47-49). Toplumsal cinsiyet rolleri, tıpkı kadınlarda olduğu gibi, erkeklere yönelik de belirli beklentileri içererek erkekler için de önemli bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Pek çok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de erkeklerin erkekliklerini sürekli olarak ispat etmeleri gerekmektedir. Fiziksel güç ve cesaret göstermek, risk almak, duygusal kontrolü korumak ve ailenin ya da grubun koruyucusu rolünü üstlenmek gibi davranışlar "erkekliği" kanıtlama yolları olmaktadır. (Selek, 2010, s. 98). Bu doğrultuda örneğin, işsizlik gibi durumlar özellikle diğer erkekler tarafından daha olumsuz algılanmakta ve maddi başarı beklentisi gibi faktörler de benzer şekilde stres düzeylerini artırıcı yönde etki yaratmaktadır. (Bayar, 2017; s. 58; Yapar,2021)
O’Neil (1981;205) literatürde eril değerlere dair varsayımları genişletmiş ve derlemiştir. Masculine mystique olarak ifade edilen bu kavram, belirli bir davranış ve güç kümesinin erkekliğin özü olduğu inancını ifade etmektedir. Bu inançlar aşağıda sıralanmıştır.
1. Erkekler biyolojik olarak kadınlardan daha üstündür ve bu nedenle erkekler kadınlardan daha fazla insan potansiyeline sahiptir.
2. Erkeklik, kadınlıktan ziyade, daha yüksek, daha güvenilir, daha değerli bir cinsiyet tanımlama biçimidir.
3. Erkeklik gücü, hakimiyet, rekabet ve kontrol, erkekliğini kanıtlamak için gereklidir.
4. Erkeklerdeki savunmasızlıklar, duygular kadınlık belirtileridir ve kaçınılmalıdır.
5. İnsan duygularını, sezgilerini ve fiziksel temasını vurgulayan kişilerarası iletişim, kadınsı ve kaçınılmalıdır. Sezgisel ve duygusal ifadelerden ziyade rasyonelmantıksal düşünce, üstün iletişim biçimidir.
6. Seks, erkekliğini kanıtlamak için ana araçtır. Sevecen, şehvetli ve samimi davranış kadınsı ve daha az değerli olarak kabul edilir.
7. Diğer erkeklerle savunmasızlık ve samimiyetten kaçınılmalıdır, çünkü (a) bir erkek, bir erkek rakiple savunmasız ve samimi olamaz, çünkü bu avantajdan yararlanabilir ve (b) diğer erkeklerle yakınlık eşcinsellik veya kadınlık anlamına gelebilir.
8. Erkeklerin işi ve kariyer başarısı, erkekliklerinin bir ölçüsüdür.
9. Erkekler kariyer yeteneklerinde kadınlardan çok daha farklıdır ve daha üstündür; bu nedenle, erkeklerin ana rolü ekmek kazanan veya ekonomik hizmet veren; kadınların ana rolü ev ve çocuk bakıcısıdır.
O’Neil’in aktardığı üzere eril değerlere ait bu söylemler toplumsal cinsiyet rolü kalıpyargılarının yaygınlığını açıklamada önemli bir rol oynamaktadır. (Yapar;2021)
Erkeklik rolünün öğrenilmesinde ve erkekliğin şekillenmesinde etkili olan birçok kişi, kurum, otorite mevcuttur. Bunlar aileden dine, arkadaşlıktan askerliğe kadar çeşitlilik gösterebilmektedir. Erkeklik kültürel bir yapı olarak görülmektedir ve toplumsal cinsiyet rolü sosyalleşme süreci boyunca, erkekler kültürlerinin sahip olduğu erkeklik anlayışlarını içselleştirmektedirler. Erkekliğin toplumsal değişim ve dönüşümlerden etkilenmesi onu aynı zamanda kazanılan ve kaybedilen bir konuma da oturtmaktadır. (Türkoğlu, 2013).
Erkeklerin, toplumun kabul ettiği cinsiyet rollerinin gereksinimlerini yerine getirmeye çalışırken psikolojik ve fizyolojik semptomlar göstermesi erkek toplumsal cinsiyet rolü stresini ifade etmektedir. (Gallagher ve Parrot, 2011). Bir başka deyişle erkek rolünün taleplerini yerine getirmekte zorluk çeken erkekler (örneğin, kontrolde olmama, iş başarısına ulaşamama) erkek toplumsal cinsiyet rolü stresi yaşayacaklardır. Benzer şekilde, bir durum "kadınsı" davranışlar gerektiren olarak değerlendirildiğinde (örneğin, çocukları beslemek, akranlarına merhamet sunmak) erkekler gerekli beceriler repertuarlarında olmadığı ve/veya erkek normlarının bu tür "erkekçe olmayan" davranışlara katılmalarını yasakladığı için stresli hissedebilmektedirler (Eisler, Skidmore ve Ward, 1988). Daha da önemlisi, kanıtlar, erkeksi cinsiyet rolü stresinin, erkeksi ideolojilerin belirli normlarına göre erkek davranışının daha doğrudan bir öngörücüsü olduğunu göstermektedir. (Thompson, Pleck ve Ferrera, 1992; akt. Baugher ve Gazmararian, 2015). Ek olarak, erkek cinsiyet rolü stresinin erkekleri “belirli” bozukluklara ve kadınlara göre erkeklerde daha tipik olan işlev bozukluklarına yatkın hale getirdiği öne sürülmektedir. (Eisler ve Blalock, 1991). Erkek toplumsal cinsiyet rolü stresinin bireylerde agresyon, düşük benlik algısı, saldırganlık gibi psikolojik sorunlarla ilişkili olduğu belirtilmektedir
Atasözlerinde Toplumsal Cinsiyet Algısı Olarak Erkeğin Durumunu İnceleyelim
Türk Dil Kurumu (TDK)’na göre erkek; yetişkin adam, dişiyi dölleyecek ve sözüne güvenilir olan, mert, sert ve bükülmez kişidir. (TDK). Toplumumuzda da ataerkil yapının bir sonucu olarak erkeklerin her zaman güçlü olması beklenmektedir (Değirmenci, 2018, 6). Tam da bu noktada çalışmayan, adaletsiz, anlayışsız ve güçsüz olan erkeğin toplumda sevilmeyeceğini ifade eden “Erkek koyun kasap dükkânına yakışır”, “Erkeklik öldü mü?”, “Erkeklik sende kalsın” ve “İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı” gibi atasözlerinin varlığından bahsetmek gerekir. Bu atasözlerinin erkek olmanın, olgun ve erdemli olmayı gerektirdiği görüşünü savundukları görülmekte ve aslında erkeklerin daha fazla psikososyal yük hissetmelerine neden olduğu düşünülmektedir. İlgili kategoride yer alan deyimler incelendiğinde de; “Erkekliğe sığmamak”, “Erkekliğine yedirememek” ve “Kalıbının adamı olmamak” gibi deyimler ile aynı bakış açısının savunulduğu görülmektedir. (TDK).
Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi”, “Ağaç yeşert meyve getirsin, oğlan büyüt ekmek getirsin”, “Kurdun oğlu akıbet kurt olur” gibi oğlan ve kız çocuklarının yapmaları gereken işleri anne ve babalarından öğrenmeleri gerektiğini, ek olarak oğlan çocuğunun evin geçimini sağlamakla yükümlü olduğunu savunan atasözlerinin varlığı ve bazı kültürlerde kız çocuklarından ev işleri ile oğlan çocuklarından ise dışarıda olan işlerle ilgilenmelerinin beklenmesi bu görüşü destekler niteliktedir (TDK)
Bir diğer atasözü olan “Baba himmet, oğul hizmet” ile küçüklerin büyüklerinin isteklerini yerine getirmeleri ve saygılı davranmaları gerektiğini, “Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser” atasözü ise, eril cinsiyetin hemen hemen tüm işlerini kendi başına yapmak zorunda olduğunu ifade etmektedir. Eril cinsiyetten hizmet ve saygının yanı sıra işlerini yardım beklemeksizin yapması gerektiğini savunan bu atasözleri ile toplumumuzda sadece kadınlar üzerinde değil erkekler üzerinde de baskı oluşturulduğu görülmektedir.
Kültürümüzde evlenmek “Ere gitmek (varmak)” deyimi ile ifade edilmiştir. “Baba, evlat, oğul ekmeği zindan ekmeği, koca, er ekmeği meydan ekmeği”, “Ağa başlı kardeşim olacağına, ağır başlı kocam olsun”, “Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk”, “Er ekmeği meydan ekmeği” ve Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır”, “Ana besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla” gibi atasözlerinde de belirtildiği gibi kadın için kocasının evi babasının evinden daha önemli görülmektedir
https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/gender-image-in-proverbs-and-idioms.pdf
TDK namus kavramını, bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık olarak tanımlamıştır. (TDK). Fakat geleneksel bakış açısına sahip toplumlarda namus kavramı daha geniş anlamlar içermekte ve kadının namusunu denetleme aracı olarak kullanılmaktadır. (Hamzaoğlu ve Konuralp, 2019, 52). Atasözleri ve deyimlerde namus temelli imgeler incelendiğinde bu durum net bir şekilde görülmektedir.
Beş tavuğa bir horoz yeter; beş kadını yönetmek ve korumak için bir erkeğin yeteceği, Kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası ve erkek yapar koç olur kadın yapar hiç olur; evlilik öncesi cinsel birliktelik yaşamanın kadın için hoş karşılanmadığı, erkek için ise kabul edilebilir olduğu, Avradı eri saklar, peyniri deri; kadının namusunun kocasının sorumluluğunda olduğuanlaşılmaktadır.
Balın âlâsı oğlun tazesinden” ifadesi, oğlan çocuğunu taze, verimli ve değerli bir varlık olarak sunarken erkekliği doğrudan biyolojik ve ekonomik bir avantajla ilişkilendirmektedir. “Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü” atasözü, torun erkek evlattan olursa “oğul balı”, kız evlattan olursa “bahçe gülü” diye sevilir anlamına gelmektedir. Bu durum Türk toplum geleneğinde erkek çocuktan olan torunun ata soyundan geldiği gerekçesiyle daha değerli olduğunu göstermektedir. Böylelikle erkek çocuk aile için bir kazanç ve güç kaynağı olarak tanımlarken kız çocuk estetik ama geçici bir unsur olarak nitelendirmektedir. “Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün” sözü, erkek çocuğun aile içindeki statüsünü yüceltirken, kız çocuğunu toplumsal bir yük olarak değerlendiren ataerkil bakış açısını pekiştirmektedir.
“Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince” atasözü, erkekliğin üretkenlik ve ekonomik sorumlulukla tanımlandığını gösterirken erkek çocuğun zorluklarla sınandığında değerli sayıldığını vurgulamaktadır. Benzer şekilde “Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş” atasözü, erkekler arası kuşaklar boyu süren güç ve mülkiyet ilişkilerini yansıtmaktadır. “Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır” atasözü ise erkek soyunun birbirine bağlı olduğu ve babanın eylemlerinin oğul üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etmektedir. Bu atasözleri, erkekliği ekonomik üretkenlik ve soyun devamı bağlamında koşullandırırken erkekler arası hiyerarşik ilişkileri de sürdürmeye katkı sağlamaktadır.
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rol Stresi Ölçeği (ETCRSÖ)
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (ETCRSÖ) Değerli katılımcı, bu ölçek erkeklerin toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili yaşadıkları stresi belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan ölçekte, erkek toplumsal cinsiyet rolleri ile ilişkili ifadelere yer verilmiştir. Ölçekte 27 madde bulunmaktadır. Her bir maddeyi dikkatle okuyarak, sizin için ne kadar stres verici olduğuna göre, “1= Benim için hiç stres verici değil, 5= Benim için çok Stres Verici” olmak üzere 1’den 5’e derecelemeniz beklenmektedir. Lütfen tüm maddeleri cevaplandırınız. Katılımınız için teşekkürler.
Benim için hiç stres verici değil …1 2 3 4 5 Benim için çok stres verici Maddeler
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (ETCRSÖ) ETCRSÖ, Eisler ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilmiş, ölçeğin Türkçe‟ye uyarlama çalışmalar Bayar ve arkadaşları (2017) tarafından gerçekleştirilmiştir. ETCRSÖ, „Benim için hiç stres verici değil=1‟ ile „Benim için çok stres vericidir=5‟ arasında derecelendirilen, 5‟li likert tipi 27 maddelik 7 faktörlü bir kendini anlatma ölçeğidir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 27, ölçekten alınabilecek en yüksek puan ise 130‟dur. Yüksek puan bireyin toplumsal cinsiyet rolü stresinin yüksek olduğu anlamına gelir. ETCRSÖ‟de ters puanlanan madde bulunmamaktadır. ETRCSÖ‟nün iç tutarlık katsayısı .90 ve test tekrar test güvenirliği ise .91olarak hesaplanmıştır (Bayar, Avcı ve Koç, 2017).
1. İşe girmek, evlenmek, çocuk yapmak gibi sıralanmış birtakım sorumluluklar (1) (2) (3) (4) (5)
2. Erkeğin paralı-varlıklı olmasının beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
3. Fiziksel olarak güçlü olmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
4. Sert görünmek zorunda olma (1) (2) (3) (4) (5)
5. Toplumda var olan ‘Erkekler ağlamaz’ düşüncesi (1) (2) (3) (4) (5)
6. Evlenme sürecindeki ağır masraflar (1) (2) (3) (4) (5)
7. Korksan da belli etmemen gerekmesi (1) (2) (3) (4) (5)
8. Toplumda var olan ‘Hesabı erkek öder’ düşüncesi (1) (2) (3) (4) (5)
9. Romantik ilişkilerde ilk adımı atmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
10. Ortada bir suç varsa öncelikle erkeklerden şüphelenilmesi (1) (2) (3) (4) (5)
11. Futboldan anlamanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
12. ‘Erkek gibi’ giyinip kuşanman konusunda baskılar (1) (2) (3) (4) (5)
13. İlişkide erkekten romantik davranmasının beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
14. Erkeklere dayatılan koruyuculuk rolü (1) (2) (3) (4) (5)
15. Erkeğin “kadının gönlünü fethetmesinin” beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
16. Yakın çevrendeki kadınların güvenliğinden sorumlu olma (1) (2) (3) (4) (5)
17. Cinsel isteğini ifade edince sapık muamelesi görmek (1) (2) (3) (4) (5)
18. İyi araba kullanmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
19. Bir kadına arkadaşça yaklaşmanın ardında farklı bir niyet aranması (1) (2) (3) (4) (5)
20. Bir an önce iş hayatına atılmak zorunda olma (1) (2) (3) (4) (5)
21. Erkeğin saygın bir mesleğinin olması yönündeki baskı (1) (2) (3) (4) (5)
22. Erkeğin “erkeklere özgü” bir meslek seçmesinin beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
23. Erkeklere potansiyel sapık gözüyle bakılması (1) (2) (3) (4) (5)
24. Duygusal konulardan konuşma (1) (2) (3) (4) (5)
25. Yeteri kadar para kazanamama (1) (2) (3) (4) (5)
26. Bir kavgaya girmek istemediğinde “ödleklikle” suçlanma (1) (2) (3) (4) (5)
27. Arkadaşlarının çoğu kadın olduğunda toplumun bakışı (1) (2) (3) (4) (5)
Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit Ölçeği. Türkoğlu (2013) tarafından geliştirilen ve 1=Hiç rahatsız hissetmem ve 7=Çok rahatsız hissederim arasında 51 derecelendirilen 7’li likert tipi, toplam 45 maddelik bir ölçektir.
Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit Ölçeği
Aşağıda yaşantınız boyunca kendinizi içinde bulabileceğiniz bazı durumlar sıralanmıştır. Bu durumlar tarafınızdan yaşanmış veya yaşanmamış olabilir. Lütfen belirtilen durumların size ne ölçüde rahatsızlık verebileceğini düşünüp, 1 den 7 ye kadar verilmiş ölçekte her bir madde için size uygun numarayı işaretleyiniz.
Son derece rahatsız hissederim. Biraz rahatsız hissederim. Rahatsız hissederim Emin değilim. Rahatsız hissetmem. Biraz rahat hissederim. Son derece rahat hissederim.
1. İşsiz olmak. 1 2 3 4 5 6 7
2. Esinizin/ sevgilinizin sözünüzü dinlememesi 1 2 3 4 5 6 7
3. Arkadaşlarınızın duygusal olarak dayanıksız olduğunuzu düşünmesi. 1 2 3 4 5 6 7
4. Yanınızdaki kadına laf atılması 1 2 3 4 5 6 7
5. Başkalarının gücüne güvenerek hareket etmek 1 2 3 4 5 6 7
6. Eşinizin/sevgilinizin sizi terk ettiğini arkadaşlarınıza söylemek 1 2 3 4 5 6 7
7. Eşinizin/sevgilinizin size saygı göstermemesi 1 2 3 4 5 6 7
8. Eşinizin/sevgilinizin sizden daha iyi bir statü de çalışıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
9. Eşinizin/sevgilinizin tanımadığınız kişilerle beraber dışarıda olması 1 2 3 4 5 6 7
10.Sevdiklerinize laf eden birisi ile kavgaya girememek 1 2 3 4 5 6 7
11 Eşinizin sevgilinizin sözünü dinlemek durumunda kalmak 1 2 3 4 5 6 7
12. Çocuklarınızın ve eşinizin ihtiyaçlarını karşılayamamak 1 2 3 4 5 6 7
13.Eşinizin/sevgilinizin karar verirken size danışmaması 1 2 3 4 5 6 7
14. Çalıştığınız yerde yöneticinizin kadın olması 1 2 3 4 5 6 7
15. Eşinizin/sevgilinizin dışarıdayken çok sarhoş olması 1 2 3 4 5 6 7
16. Başkaları tarafından güçsüz algılanmak 1 2 3 4 5 6 7
17. Başkalarının yanında sevecen duygularınızı açıkça göstermek 1 2 3 4 5 6 7
18. Yakın çevrenizin işsiz oluşunu hakkında konuşması 1 2 3 4 5 6 7
19. Eşinizin/sevgilinizin aldığı Kararlardan size bahsetmemesi 1 2 3 4 5 6 7
20. Eşinizin/sevgilinizin yanında kavgada yenilmek 1 2 3 4 5 6 7
21. Bir erkeğe sarılmak 1 2 3 4 5 6 7 115
22. Eşinizin/sevgilinizin çalışmıyor oluşunuzu sıklıkla gündeme getirmesi 1 2 3 4 5 6 7
23. Eşinizin sevgilinizin sizi terk etmesi 1 2 3 4 5 6 7
24.Eşinizin sevgilinizin geç saatte yalnız başına dışarıda olması 1 2 3 4 5 6 7
25. Fiziksel olarak güçlü görünmemek 1 2 3 4 5 6 7
26. Bir erkeğe karşı Sevginizi Dile getirmek 1 2 3 4 5 6 7
27. Annenizden veya babanızdan para alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
28.Eşinizin/sevgilinizin verdiğiniz kararlara uymaması 1 2 3 4 5 6 7
29. Eşinizin/sevgilinizin sizden daha eğitimli olması 1 2 3 4 5 6 7
30. Eşinizin/sevgilinizin eve geç saatte dönmesi 1 2 3 4 5 6 7
31. Erkeklerle kazanç konusunda mukayese edilmek 1 2 3 4 5 6 7
32. Eşinize/sevgilinize sevginize karşı Sevginizi açıkça ifade etmek 1 2 3 4 5 6 7
33. Siz çalışmıyorken eşinizin çalışması 1 2 3 4 5 6 7
34. Eşinizden ve çocuklarından Görmemek 1 2 3 4 5 6 7
35. Eşinizin sevgilinizin size bagirnasi 1 2 3 4 5 6 7
36. Eşinizin sevgilinizin dikkat çekecek şekilde giyinmesi 1 2 3 4 5 6 7
37. Kendinizi tehlikelerden tek başına koruyacak güçte olmamak 1 2 3 4 5 6 7
38. Çocuklarınıza başkalarının yanında ilgi göstermek 1 2 3 4 5 6 7
39. Esinizin ailesinden maddi destek alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
40. Sizden uzun biriyle beraber olmak 1 2 3 4 5 6 7
41. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza müdahale etmesi 1 2 3 4 5 6 7
42. Kavga edecek cesareti bulamamak 1 2 3 4 5 6 7
43. Esinizi/sevgilinizi tanımadığınız bir adamın eve bırakması 1 2 3 4 5 6 7
44. Bir konuda basarisiz olunca yârdim istemek 1 2 3 4 5 6 7
45. Evde yemekleri çoğunlukla sizin yapmanız 1 2 3 4 5 6 7
46. Esinizin/sevgilinizin maddi isteklerini karşılayamamak 1 2 3 4 5 6 7
47. Yakın çevrenizden bir kadının sizden daha zeki olduğunu göstermesi 1 2 3 4 5 6 7
48. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza saygı duymaması 1 2 3 4 5 6 7
49. Esinizin geliri yeterli olduğu için çalışmamak 1 2 3 4 5 6 7
50. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza başkalarının yanında karşı çıkması. 1 2 3 4 5 6 7
51. Is yerinde, bir kadının sizden daha başarılı olması 1 2 3 4 5 6 7
52. Maddi imkânınız yeterli olduğu için çalışmamak 1 2 3 4 5 6 7
53. Esinizin/sevgilinizin tek başına karar alması 1 2 3 4 5 6 7
54. Hesabi esinizin/sevgilinizin ödemesi 1 2 3 4 5 6 7
55. Ailede kararları genellikle esinizin vermesi 1 2 3 4 5 6 7
56. Evliyken issiz kalmak 1 2 3 4 5 6 7
57. Esinizin/sevgilinizin haber vermeden eğlenmeye gitmesi 1 2 3 4 5 6 7
58. Sizden daha başarılı biriyle beraber olmak 1 2 3 4 5 6 7
59. Çalışmıyorken evlenmiş olmak 1 2 3 4 5 6 7
60. Karşı cinsten birinin durumu kontrol altına almasına izin vermek 1 2 3 4 5 6 7
61. Başkalarının yanında esinize/sevgilinize fazla ilgi göstermek 1 2 3 4 5 6 7
62. Esinizden/sevgilinizden para alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
63. Bir kadının zekânızı küçümsemesi 1 2 3 4 5 6 7
64. Esinizi/sevgilinizi kötü bir durumdan koruyamamak 1 2 3 4 5 6 7
65. Dikiş dikmek 1 2 3 4 5 6 7
66. Eve sizden sonra gelen esinize yemeği hazırlamak 1 2 3 4 5 6 7
67. Siz öğrenciyken esinizin çalışıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
68. Oyunda bir kadına mağlup olmak 1 2 3 4 5 6 7
69. Bir erkeğin başkalarının yanında size yakın davranması 1 2 3 4 5 6 7
70. Başkalarının yanında kahkahalarla gülmek 1 2 3 4 5 6 7
71. Esinizin/sevgilinizin sizden fazla kazanıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
72. Bir şeylerden korktuğunuzu dile getirmek durumunda kalmak 1 2 3 4 5 6 7
73. Kimse yokken ağlamak 1 2 3 4 5 6 7
74. Esinizin/sevgilinizin, tanımadığınız bir erkek arkadaşıyla sohbet etmesi. 1 2 3 4 5 6 7
75. Düzenli bir kazancınızın olmaması 1 2 3 4 5 6 7
76. Esinizin/sevgilinizin başkalarının yanında size fazla ilgi göstermesi. 1 2 3 4 5 6 7
77. Dayak yiyeceğinizi bildiğiniz bir tartışmadan uzaklaşmak 1 2 3 4 5 6 7
78. Ailenizi geçindirmek için esinizin de çalışmasına ihtiyaç duymak. 1 2 3 4 5 6 7
79. Bir arkadaşınızdan daha az atletik olmak 1 2 3 4 5 6 7
80. Başkalarının yanında ağlamak 1 2 3 4 5 6 7
81. Esiniz çalışırken çocuklara bakmak 1 2 3 4 5 6 7
82. Ev islerini çoğunlukla sizin yapmanız 1 2 3 4 5 6 7
Kaynakça
Bayar, E. (2017). Toplumsal Cinsiyet Ve Ruh Sağlığı. Eğitim Yayınları.
Bem, S. L. (1993). The Lenses Of Gender: Transforming The Debate On Sexual İnequality. Yale University Press.
Çetinel, E. (2014). Profesyonelleşme sürecinde cinsiyetin rolü: Akademisyen hekimler üzerine bir araştırma. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Sakarya Üniversitesi. Çetinel, E. (2020). Bir mesleki kapanma mekanizması olarak cinsiyete dayalı işbölümü: Türkiye tıp fakülteleri örneği. Journal of International Social Research, 13(69). https://doi.org/10.17719/jisr.2020.4025
Değirmenci, Bekir. (2018). Toplumsal Cinsiyet Algısının Meslek Seçimine Etkisi Üzerine Bir Uygulama. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ.
Eisler, R. M. ve Skidmore, J. R. (1987). Masculine gender role stress: Scale development and component factors in the appraisal of stressful situations. Behavior Modification, 11(2), 123-136
Hamzaoğlu, Mehtap, Konuralp, Emrah. (2019). Geleneksel Toplumlarda Namus Olgusu ve Namus Cinayeti: Türkiye Örneği. Kadın Araştırmaları Dergisi, S. 1, s. 51-65.
Haskan-Avcı, Ö. (2020). Erkeklik çalışmaları. İçinde . Haskan-Avcı, Ö. (Ed.) Toplumsal cinsiyet psikolojik danışma ve rehberlikte güncel konular. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
Hooks, B. (2018). Değişme isteği erkekler, erkeklik ve sevgi. (Çev. Z. Kutluata) İstanbul: Bgst Yayınları.
Selek, P. (2010). Sürüne Sürüne Erkek Olmak. İletişim Yayınları
Türkoğlu, B. (2013). Violence as a way of reconstrucing manhood: the role of threatened manhood and masculine ideology on violence against women. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.
Yapar, B. (2021) erkek toplumsal cinsiyet rolü çatışması, psikolojik yardım arama, erkekliğe yönelik tehdit algısı burcu yapar yüksek lisans tezi ankara, 2021
Toplumsal cinsiyet rolleri, kişilerin “kadın” ya da “erkek” kimliklerini geliştirmelerine yol açtığı gibi (Sakallı-Uğurlu, 2003), kadınların ve erkeklerin yerine getirebilecekleri görevlere de sınırlar koyan beklentilere karşılık gelmektedir. (Uğurlu, 2018). Bu roller, erkek ve kadının toplumla ilişkisini, toplumsal yaşamda var olma biçimlerini belirlemektedir (Ecevit, 2011; Uğurlu, 2018). Kadın ve erkeğe ilişkin ayrımlar sadece bir farklılık olarak kalmamakta, yaşamı şekillendirme etkisiyle önem kazanmaktadır. Bu şekillendirme, kadın ve erkeklerin toplumsal hayata katılım biçimi, oranı, temsili ve görünürlüğü ile gözlemlenebilir hale gelmektedir. (Öngen ve Aytaç, 2013)
Toplumda kabul gören “erkeklik ve kadınlık” normları aynı zamanda bireyleri eril ve dişil biçiminde sınıflandırılırken bir anlamda bireyin cinsiyet rollerini ve cinsiyetini tanımlama biçiminin de göstergesi gibidir. Genel olarak birçok toplumda kadınlık ve erkeklikle ilişkilendirilen bazı yaygın özelliklerin, doğal eğilimleri yansıttığı düşüncesiyle, bireylerde olması uygun ve hatta gerekli olduğu düşünülmektedir (Çetinel, s. 75). Cinsiyet rolleri konusundaki tartışmalar genellikle toplumun değerleri, cinsiyet eşitliği çabaları ve bireylerin bu rolleri benimsemesi ve/veya reddetmesi üzerine odaklanmaktadır. Çetinel (2014, s. 75)
“Erkeklik” yapı itibariyle üzerinde bir uzlaşıya varılmayan bir kavram olarak dikkat çekmektedir. Salt biyolojik anlamıyla tanımlandığı durumlar görülmekle birlikte kavramın sosyolojik ve psikolojik açıdan tanımlamalara sahip olduğu görülmektedir. Kavramın sözlük anlamına bakıldığında Türk Dil Kurumu’nun (TDK, 2020) “koca, yetişkin adam, er kişi, bay, sözüne güvenilir, mert, sert, kolay bükülmez” şeklinde erkekliği tanımladığı görülmektedir.
Gutmann (1997) antropologların erkeklik tanımında farklı görüşlere sahip olduğunu vurgulamakta ve erkekliği tanımlamak için en az dört farklı yol olduğundan bahsetmektedir. Ona göre ilk olarak erkeklik kavramı, tanımı gereği, erkeklerin düşündüğü ve yaptığı her şeydir. İkincisi, erkeklik, erkeklerin erkek olmak için düşündüğü ve yaptığı her şeydir. Üçüncüsü, bazı erkeklerin doğaları gereği ya da isnat gereği diğer erkeklerden “daha erkeksi” olarak kabul edilmeleridir. Son olarak ise erkeklik, kadınların olmadığı bir şey olarak kabul edilmeleridir. Gutmann’ın dört boyutta incelediği tanımına bakıldığında toplumsal cinsiyet literatürü kapsamında da bu tanımın geçerli olduğunu söylemek mümkündür.
Türkiye’de erkeklik ile ilgili yapılan çalışmalara bakıldığında Serpil Sancar, Pınar Selek gibi araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışmaların öne çıktığını söylemek mümkündür. Bu araştırmacılar erkeklerle yaptıkları yüz yüze çalışmalarla, erkeklerin farklı yaşam deneyimlerine, erkekliklerin toplum tarafından inşa edildiğine, erkekliğin nasıl bir dönüşüm ve kriz içinde olduğuna vurgu yapmışlardır. Erkeklerin hayat içinde geçirdikleri bazı evrelerin (sünnet, askerlik, evlilik, iş sahibi olma vb.) erkeklik pratiklerine nasıl etkide bulunduğunu aktarmışlardır. Bu pratiklerin hangi kaynaklardan beslendiğinin araştırılması önemli görülmektedir.
Eril olmayan davranışlar; şiddete eğilimli olmak yerine barışçıl olmak, baskın olmaktan çok uzlaşmacı olmak, futbol oynayamamak ve cinsellikte üstün olmaya çalışmamak olarak aktarılmıştır. (akt. Haskan-Avcı, 2020)
Erkek olmak, kadın olmamakla, eşcinsel olmamakla, herhangi bir “ezik, ikinci sınıf” sıfatları ile damgalanmamış olmakla ifade edilmektedir. (Segal, 1992). Hooks (2004) “erkeklerin kalıtsal olarak hükmeden olduklarını; zayıf olarak algılanan her şeyden ve herkesten özellikle de kadınlardan üstün olduklarını; zayıf olana hükmetme, onları yönetme ve bu hakimiyeti çeşitli biçimlerdeki psikolojik terörizm ve şiddet yoluyla sürdürme hakkının erkeklere bahşedilmiş olduğunu iddia eden bir ataerkinin mevcut olduğundan bahsetmektedir. Yukarıdaki tanımlardan yola çıkarak erkekliğin, kadına ait her şeyden uzak olmak, güç ve iktidarı elinde bulundurmak, aktif olmak, homofobik olmak, baskın olmak, rekabetçi olmak ve şiddete eğilimli olmakla eş görüldüğünü söylemek mümkündür.(Yapar;2021)
Kadınlara atfedilen roller genellikle ev işlerinin sorumluluğu ve çalışma hayatında pasiflik gibi beklentileri kapsarken, bakım ve duygusal destek gibi görevleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bununla birlikte erkeklere atfedilen geleneksel roller de, ailenin geçimini sağlama ve aile reisliği yapma gibi yükümlülükleri içermekte ve erkeklerin de bu anlamda liderlik ve koruyuculuk görevleri olmaktadır. (Bem, 1993, s. 41- 44; Yapar, 2021).
Erkeklik ile ilişkilendirilen rekabet ve hırs olguları ile erkeklerin rekabet ortamlarında daha başarılı olmaları beklenmektedir. (Connell, 2005, s. 69-70). Erkekliğin genellikle güç, liderlik ve karar verme yeteneği ile özdeşleştirilmesi, benzer şekilde erkeklerin bu anlamda kadınlara nazaran daha güçlü oldukları ön kabulüne dayanmaktadır. (Bem, 1993, s. 41-44).
Duyguları saklamak, hisleri yok saymak bir anlamda güç göstergesi olmaktadır. Erkeklik, duygusal güç ve duygusal kontrolle ilişkilendirilirken erkeklerin genellikle daha az duygusal ifade sergilemeleri ve daha kontrollü olmaları gerekmektedir. (Çetinel, s.77). Ancak bu tür toplumsal cinsiyet rol beklentilerinin erkeklerin üzerinde baskı yarattığı bilinmektedir. (Kimmel, 2008, s. 47-49). Toplumsal cinsiyet rolleri, tıpkı kadınlarda olduğu gibi, erkeklere yönelik de belirli beklentileri içererek erkekler için de önemli bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Pek çok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de erkeklerin erkekliklerini sürekli olarak ispat etmeleri gerekmektedir. Fiziksel güç ve cesaret göstermek, risk almak, duygusal kontrolü korumak ve ailenin ya da grubun koruyucusu rolünü üstlenmek gibi davranışlar "erkekliği" kanıtlama yolları olmaktadır. (Selek, 2010, s. 98). Bu doğrultuda örneğin, işsizlik gibi durumlar özellikle diğer erkekler tarafından daha olumsuz algılanmakta ve maddi başarı beklentisi gibi faktörler de benzer şekilde stres düzeylerini artırıcı yönde etki yaratmaktadır. (Bayar, 2017; s. 58; Yapar,2021)
O’Neil (1981;205) literatürde eril değerlere dair varsayımları genişletmiş ve derlemiştir. Masculine mystique olarak ifade edilen bu kavram, belirli bir davranış ve güç kümesinin erkekliğin özü olduğu inancını ifade etmektedir. Bu inançlar aşağıda sıralanmıştır.
1. Erkekler biyolojik olarak kadınlardan daha üstündür ve bu nedenle erkekler kadınlardan daha fazla insan potansiyeline sahiptir.
2. Erkeklik, kadınlıktan ziyade, daha yüksek, daha güvenilir, daha değerli bir cinsiyet tanımlama biçimidir.
3. Erkeklik gücü, hakimiyet, rekabet ve kontrol, erkekliğini kanıtlamak için gereklidir.
4. Erkeklerdeki savunmasızlıklar, duygular kadınlık belirtileridir ve kaçınılmalıdır.
5. İnsan duygularını, sezgilerini ve fiziksel temasını vurgulayan kişilerarası iletişim, kadınsı ve kaçınılmalıdır. Sezgisel ve duygusal ifadelerden ziyade rasyonelmantıksal düşünce, üstün iletişim biçimidir.
6. Seks, erkekliğini kanıtlamak için ana araçtır. Sevecen, şehvetli ve samimi davranış kadınsı ve daha az değerli olarak kabul edilir.
7. Diğer erkeklerle savunmasızlık ve samimiyetten kaçınılmalıdır, çünkü (a) bir erkek, bir erkek rakiple savunmasız ve samimi olamaz, çünkü bu avantajdan yararlanabilir ve (b) diğer erkeklerle yakınlık eşcinsellik veya kadınlık anlamına gelebilir.
8. Erkeklerin işi ve kariyer başarısı, erkekliklerinin bir ölçüsüdür.
9. Erkekler kariyer yeteneklerinde kadınlardan çok daha farklıdır ve daha üstündür; bu nedenle, erkeklerin ana rolü ekmek kazanan veya ekonomik hizmet veren; kadınların ana rolü ev ve çocuk bakıcısıdır.
O’Neil’in aktardığı üzere eril değerlere ait bu söylemler toplumsal cinsiyet rolü kalıpyargılarının yaygınlığını açıklamada önemli bir rol oynamaktadır. (Yapar;2021)
Erkeklik rolünün öğrenilmesinde ve erkekliğin şekillenmesinde etkili olan birçok kişi, kurum, otorite mevcuttur. Bunlar aileden dine, arkadaşlıktan askerliğe kadar çeşitlilik gösterebilmektedir. Erkeklik kültürel bir yapı olarak görülmektedir ve toplumsal cinsiyet rolü sosyalleşme süreci boyunca, erkekler kültürlerinin sahip olduğu erkeklik anlayışlarını içselleştirmektedirler. Erkekliğin toplumsal değişim ve dönüşümlerden etkilenmesi onu aynı zamanda kazanılan ve kaybedilen bir konuma da oturtmaktadır. (Türkoğlu, 2013).
Erkeklerin, toplumun kabul ettiği cinsiyet rollerinin gereksinimlerini yerine getirmeye çalışırken psikolojik ve fizyolojik semptomlar göstermesi erkek toplumsal cinsiyet rolü stresini ifade etmektedir. (Gallagher ve Parrot, 2011). Bir başka deyişle erkek rolünün taleplerini yerine getirmekte zorluk çeken erkekler (örneğin, kontrolde olmama, iş başarısına ulaşamama) erkek toplumsal cinsiyet rolü stresi yaşayacaklardır. Benzer şekilde, bir durum "kadınsı" davranışlar gerektiren olarak değerlendirildiğinde (örneğin, çocukları beslemek, akranlarına merhamet sunmak) erkekler gerekli beceriler repertuarlarında olmadığı ve/veya erkek normlarının bu tür "erkekçe olmayan" davranışlara katılmalarını yasakladığı için stresli hissedebilmektedirler (Eisler, Skidmore ve Ward, 1988). Daha da önemlisi, kanıtlar, erkeksi cinsiyet rolü stresinin, erkeksi ideolojilerin belirli normlarına göre erkek davranışının daha doğrudan bir öngörücüsü olduğunu göstermektedir. (Thompson, Pleck ve Ferrera, 1992; akt. Baugher ve Gazmararian, 2015). Ek olarak, erkek cinsiyet rolü stresinin erkekleri “belirli” bozukluklara ve kadınlara göre erkeklerde daha tipik olan işlev bozukluklarına yatkın hale getirdiği öne sürülmektedir. (Eisler ve Blalock, 1991). Erkek toplumsal cinsiyet rolü stresinin bireylerde agresyon, düşük benlik algısı, saldırganlık gibi psikolojik sorunlarla ilişkili olduğu belirtilmektedir
Atasözlerinde Toplumsal Cinsiyet Algısı Olarak Erkeğin Durumunu İnceleyelim
Türk Dil Kurumu (TDK)’na göre erkek; yetişkin adam, dişiyi dölleyecek ve sözüne güvenilir olan, mert, sert ve bükülmez kişidir. (TDK). Toplumumuzda da ataerkil yapının bir sonucu olarak erkeklerin her zaman güçlü olması beklenmektedir (Değirmenci, 2018, 6). Tam da bu noktada çalışmayan, adaletsiz, anlayışsız ve güçsüz olan erkeğin toplumda sevilmeyeceğini ifade eden “Erkek koyun kasap dükkânına yakışır”, “Erkeklik öldü mü?”, “Erkeklik sende kalsın” ve “İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı” gibi atasözlerinin varlığından bahsetmek gerekir. Bu atasözlerinin erkek olmanın, olgun ve erdemli olmayı gerektirdiği görüşünü savundukları görülmekte ve aslında erkeklerin daha fazla psikososyal yük hissetmelerine neden olduğu düşünülmektedir. İlgili kategoride yer alan deyimler incelendiğinde de; “Erkekliğe sığmamak”, “Erkekliğine yedirememek” ve “Kalıbının adamı olmamak” gibi deyimler ile aynı bakış açısının savunulduğu görülmektedir. (TDK).
Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi”, “Ağaç yeşert meyve getirsin, oğlan büyüt ekmek getirsin”, “Kurdun oğlu akıbet kurt olur” gibi oğlan ve kız çocuklarının yapmaları gereken işleri anne ve babalarından öğrenmeleri gerektiğini, ek olarak oğlan çocuğunun evin geçimini sağlamakla yükümlü olduğunu savunan atasözlerinin varlığı ve bazı kültürlerde kız çocuklarından ev işleri ile oğlan çocuklarından ise dışarıda olan işlerle ilgilenmelerinin beklenmesi bu görüşü destekler niteliktedir (TDK)
Bir diğer atasözü olan “Baba himmet, oğul hizmet” ile küçüklerin büyüklerinin isteklerini yerine getirmeleri ve saygılı davranmaları gerektiğini, “Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser” atasözü ise, eril cinsiyetin hemen hemen tüm işlerini kendi başına yapmak zorunda olduğunu ifade etmektedir. Eril cinsiyetten hizmet ve saygının yanı sıra işlerini yardım beklemeksizin yapması gerektiğini savunan bu atasözleri ile toplumumuzda sadece kadınlar üzerinde değil erkekler üzerinde de baskı oluşturulduğu görülmektedir.
Kültürümüzde evlenmek “Ere gitmek (varmak)” deyimi ile ifade edilmiştir. “Baba, evlat, oğul ekmeği zindan ekmeği, koca, er ekmeği meydan ekmeği”, “Ağa başlı kardeşim olacağına, ağır başlı kocam olsun”, “Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk”, “Er ekmeği meydan ekmeği” ve Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır”, “Ana besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla” gibi atasözlerinde de belirtildiği gibi kadın için kocasının evi babasının evinden daha önemli görülmektedir
https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/gender-image-in-proverbs-and-idioms.pdf
TDK namus kavramını, bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık olarak tanımlamıştır. (TDK). Fakat geleneksel bakış açısına sahip toplumlarda namus kavramı daha geniş anlamlar içermekte ve kadının namusunu denetleme aracı olarak kullanılmaktadır. (Hamzaoğlu ve Konuralp, 2019, 52). Atasözleri ve deyimlerde namus temelli imgeler incelendiğinde bu durum net bir şekilde görülmektedir.
Beş tavuğa bir horoz yeter; beş kadını yönetmek ve korumak için bir erkeğin yeteceği, Kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası ve erkek yapar koç olur kadın yapar hiç olur; evlilik öncesi cinsel birliktelik yaşamanın kadın için hoş karşılanmadığı, erkek için ise kabul edilebilir olduğu, Avradı eri saklar, peyniri deri; kadının namusunun kocasının sorumluluğunda olduğuanlaşılmaktadır.
Balın âlâsı oğlun tazesinden” ifadesi, oğlan çocuğunu taze, verimli ve değerli bir varlık olarak sunarken erkekliği doğrudan biyolojik ve ekonomik bir avantajla ilişkilendirmektedir. “Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü” atasözü, torun erkek evlattan olursa “oğul balı”, kız evlattan olursa “bahçe gülü” diye sevilir anlamına gelmektedir. Bu durum Türk toplum geleneğinde erkek çocuktan olan torunun ata soyundan geldiği gerekçesiyle daha değerli olduğunu göstermektedir. Böylelikle erkek çocuk aile için bir kazanç ve güç kaynağı olarak tanımlarken kız çocuk estetik ama geçici bir unsur olarak nitelendirmektedir. “Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün” sözü, erkek çocuğun aile içindeki statüsünü yüceltirken, kız çocuğunu toplumsal bir yük olarak değerlendiren ataerkil bakış açısını pekiştirmektedir.
“Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince” atasözü, erkekliğin üretkenlik ve ekonomik sorumlulukla tanımlandığını gösterirken erkek çocuğun zorluklarla sınandığında değerli sayıldığını vurgulamaktadır. Benzer şekilde “Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş” atasözü, erkekler arası kuşaklar boyu süren güç ve mülkiyet ilişkilerini yansıtmaktadır. “Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır” atasözü ise erkek soyunun birbirine bağlı olduğu ve babanın eylemlerinin oğul üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etmektedir. Bu atasözleri, erkekliği ekonomik üretkenlik ve soyun devamı bağlamında koşullandırırken erkekler arası hiyerarşik ilişkileri de sürdürmeye katkı sağlamaktadır.
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rol Stresi Ölçeği (ETCRSÖ)
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (ETCRSÖ) Değerli katılımcı, bu ölçek erkeklerin toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili yaşadıkları stresi belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan ölçekte, erkek toplumsal cinsiyet rolleri ile ilişkili ifadelere yer verilmiştir. Ölçekte 27 madde bulunmaktadır. Her bir maddeyi dikkatle okuyarak, sizin için ne kadar stres verici olduğuna göre, “1= Benim için hiç stres verici değil, 5= Benim için çok Stres Verici” olmak üzere 1’den 5’e derecelemeniz beklenmektedir. Lütfen tüm maddeleri cevaplandırınız. Katılımınız için teşekkürler.
Benim için hiç stres verici değil …1 2 3 4 5 Benim için çok stres verici Maddeler
Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (ETCRSÖ) ETCRSÖ, Eisler ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilmiş, ölçeğin Türkçe‟ye uyarlama çalışmalar Bayar ve arkadaşları (2017) tarafından gerçekleştirilmiştir. ETCRSÖ, „Benim için hiç stres verici değil=1‟ ile „Benim için çok stres vericidir=5‟ arasında derecelendirilen, 5‟li likert tipi 27 maddelik 7 faktörlü bir kendini anlatma ölçeğidir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 27, ölçekten alınabilecek en yüksek puan ise 130‟dur. Yüksek puan bireyin toplumsal cinsiyet rolü stresinin yüksek olduğu anlamına gelir. ETCRSÖ‟de ters puanlanan madde bulunmamaktadır. ETRCSÖ‟nün iç tutarlık katsayısı .90 ve test tekrar test güvenirliği ise .91olarak hesaplanmıştır (Bayar, Avcı ve Koç, 2017).
1. İşe girmek, evlenmek, çocuk yapmak gibi sıralanmış birtakım sorumluluklar (1) (2) (3) (4) (5)
2. Erkeğin paralı-varlıklı olmasının beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
3. Fiziksel olarak güçlü olmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
4. Sert görünmek zorunda olma (1) (2) (3) (4) (5)
5. Toplumda var olan ‘Erkekler ağlamaz’ düşüncesi (1) (2) (3) (4) (5)
6. Evlenme sürecindeki ağır masraflar (1) (2) (3) (4) (5)
7. Korksan da belli etmemen gerekmesi (1) (2) (3) (4) (5)
8. Toplumda var olan ‘Hesabı erkek öder’ düşüncesi (1) (2) (3) (4) (5)
9. Romantik ilişkilerde ilk adımı atmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
10. Ortada bir suç varsa öncelikle erkeklerden şüphelenilmesi (1) (2) (3) (4) (5)
11. Futboldan anlamanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
12. ‘Erkek gibi’ giyinip kuşanman konusunda baskılar (1) (2) (3) (4) (5)
13. İlişkide erkekten romantik davranmasının beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
14. Erkeklere dayatılan koruyuculuk rolü (1) (2) (3) (4) (5)
15. Erkeğin “kadının gönlünü fethetmesinin” beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
16. Yakın çevrendeki kadınların güvenliğinden sorumlu olma (1) (2) (3) (4) (5)
17. Cinsel isteğini ifade edince sapık muamelesi görmek (1) (2) (3) (4) (5)
18. İyi araba kullanmanın beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
19. Bir kadına arkadaşça yaklaşmanın ardında farklı bir niyet aranması (1) (2) (3) (4) (5)
20. Bir an önce iş hayatına atılmak zorunda olma (1) (2) (3) (4) (5)
21. Erkeğin saygın bir mesleğinin olması yönündeki baskı (1) (2) (3) (4) (5)
22. Erkeğin “erkeklere özgü” bir meslek seçmesinin beklenmesi (1) (2) (3) (4) (5)
23. Erkeklere potansiyel sapık gözüyle bakılması (1) (2) (3) (4) (5)
24. Duygusal konulardan konuşma (1) (2) (3) (4) (5)
25. Yeteri kadar para kazanamama (1) (2) (3) (4) (5)
26. Bir kavgaya girmek istemediğinde “ödleklikle” suçlanma (1) (2) (3) (4) (5)
27. Arkadaşlarının çoğu kadın olduğunda toplumun bakışı (1) (2) (3) (4) (5)
Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit Ölçeği. Türkoğlu (2013) tarafından geliştirilen ve 1=Hiç rahatsız hissetmem ve 7=Çok rahatsız hissederim arasında 51 derecelendirilen 7’li likert tipi, toplam 45 maddelik bir ölçektir.
Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit Ölçeği
Aşağıda yaşantınız boyunca kendinizi içinde bulabileceğiniz bazı durumlar sıralanmıştır. Bu durumlar tarafınızdan yaşanmış veya yaşanmamış olabilir. Lütfen belirtilen durumların size ne ölçüde rahatsızlık verebileceğini düşünüp, 1 den 7 ye kadar verilmiş ölçekte her bir madde için size uygun numarayı işaretleyiniz.
Son derece rahatsız hissederim. Biraz rahatsız hissederim. Rahatsız hissederim Emin değilim. Rahatsız hissetmem. Biraz rahat hissederim. Son derece rahat hissederim.
1. İşsiz olmak. 1 2 3 4 5 6 7
2. Esinizin/ sevgilinizin sözünüzü dinlememesi 1 2 3 4 5 6 7
3. Arkadaşlarınızın duygusal olarak dayanıksız olduğunuzu düşünmesi. 1 2 3 4 5 6 7
4. Yanınızdaki kadına laf atılması 1 2 3 4 5 6 7
5. Başkalarının gücüne güvenerek hareket etmek 1 2 3 4 5 6 7
6. Eşinizin/sevgilinizin sizi terk ettiğini arkadaşlarınıza söylemek 1 2 3 4 5 6 7
7. Eşinizin/sevgilinizin size saygı göstermemesi 1 2 3 4 5 6 7
8. Eşinizin/sevgilinizin sizden daha iyi bir statü de çalışıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
9. Eşinizin/sevgilinizin tanımadığınız kişilerle beraber dışarıda olması 1 2 3 4 5 6 7
10.Sevdiklerinize laf eden birisi ile kavgaya girememek 1 2 3 4 5 6 7
11 Eşinizin sevgilinizin sözünü dinlemek durumunda kalmak 1 2 3 4 5 6 7
12. Çocuklarınızın ve eşinizin ihtiyaçlarını karşılayamamak 1 2 3 4 5 6 7
13.Eşinizin/sevgilinizin karar verirken size danışmaması 1 2 3 4 5 6 7
14. Çalıştığınız yerde yöneticinizin kadın olması 1 2 3 4 5 6 7
15. Eşinizin/sevgilinizin dışarıdayken çok sarhoş olması 1 2 3 4 5 6 7
16. Başkaları tarafından güçsüz algılanmak 1 2 3 4 5 6 7
17. Başkalarının yanında sevecen duygularınızı açıkça göstermek 1 2 3 4 5 6 7
18. Yakın çevrenizin işsiz oluşunu hakkında konuşması 1 2 3 4 5 6 7
19. Eşinizin/sevgilinizin aldığı Kararlardan size bahsetmemesi 1 2 3 4 5 6 7
20. Eşinizin/sevgilinizin yanında kavgada yenilmek 1 2 3 4 5 6 7
21. Bir erkeğe sarılmak 1 2 3 4 5 6 7 115
22. Eşinizin/sevgilinizin çalışmıyor oluşunuzu sıklıkla gündeme getirmesi 1 2 3 4 5 6 7
23. Eşinizin sevgilinizin sizi terk etmesi 1 2 3 4 5 6 7
24.Eşinizin sevgilinizin geç saatte yalnız başına dışarıda olması 1 2 3 4 5 6 7
25. Fiziksel olarak güçlü görünmemek 1 2 3 4 5 6 7
26. Bir erkeğe karşı Sevginizi Dile getirmek 1 2 3 4 5 6 7
27. Annenizden veya babanızdan para alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
28.Eşinizin/sevgilinizin verdiğiniz kararlara uymaması 1 2 3 4 5 6 7
29. Eşinizin/sevgilinizin sizden daha eğitimli olması 1 2 3 4 5 6 7
30. Eşinizin/sevgilinizin eve geç saatte dönmesi 1 2 3 4 5 6 7
31. Erkeklerle kazanç konusunda mukayese edilmek 1 2 3 4 5 6 7
32. Eşinize/sevgilinize sevginize karşı Sevginizi açıkça ifade etmek 1 2 3 4 5 6 7
33. Siz çalışmıyorken eşinizin çalışması 1 2 3 4 5 6 7
34. Eşinizden ve çocuklarından Görmemek 1 2 3 4 5 6 7
35. Eşinizin sevgilinizin size bagirnasi 1 2 3 4 5 6 7
36. Eşinizin sevgilinizin dikkat çekecek şekilde giyinmesi 1 2 3 4 5 6 7
37. Kendinizi tehlikelerden tek başına koruyacak güçte olmamak 1 2 3 4 5 6 7
38. Çocuklarınıza başkalarının yanında ilgi göstermek 1 2 3 4 5 6 7
39. Esinizin ailesinden maddi destek alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
40. Sizden uzun biriyle beraber olmak 1 2 3 4 5 6 7
41. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza müdahale etmesi 1 2 3 4 5 6 7
42. Kavga edecek cesareti bulamamak 1 2 3 4 5 6 7
43. Esinizi/sevgilinizi tanımadığınız bir adamın eve bırakması 1 2 3 4 5 6 7
44. Bir konuda basarisiz olunca yârdim istemek 1 2 3 4 5 6 7
45. Evde yemekleri çoğunlukla sizin yapmanız 1 2 3 4 5 6 7
46. Esinizin/sevgilinizin maddi isteklerini karşılayamamak 1 2 3 4 5 6 7
47. Yakın çevrenizden bir kadının sizden daha zeki olduğunu göstermesi 1 2 3 4 5 6 7
48. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza saygı duymaması 1 2 3 4 5 6 7
49. Esinizin geliri yeterli olduğu için çalışmamak 1 2 3 4 5 6 7
50. Esinizin/sevgilinizin kararlarınıza başkalarının yanında karşı çıkması. 1 2 3 4 5 6 7
51. Is yerinde, bir kadının sizden daha başarılı olması 1 2 3 4 5 6 7
52. Maddi imkânınız yeterli olduğu için çalışmamak 1 2 3 4 5 6 7
53. Esinizin/sevgilinizin tek başına karar alması 1 2 3 4 5 6 7
54. Hesabi esinizin/sevgilinizin ödemesi 1 2 3 4 5 6 7
55. Ailede kararları genellikle esinizin vermesi 1 2 3 4 5 6 7
56. Evliyken issiz kalmak 1 2 3 4 5 6 7
57. Esinizin/sevgilinizin haber vermeden eğlenmeye gitmesi 1 2 3 4 5 6 7
58. Sizden daha başarılı biriyle beraber olmak 1 2 3 4 5 6 7
59. Çalışmıyorken evlenmiş olmak 1 2 3 4 5 6 7
60. Karşı cinsten birinin durumu kontrol altına almasına izin vermek 1 2 3 4 5 6 7
61. Başkalarının yanında esinize/sevgilinize fazla ilgi göstermek 1 2 3 4 5 6 7
62. Esinizden/sevgilinizden para alıyor olmak 1 2 3 4 5 6 7
63. Bir kadının zekânızı küçümsemesi 1 2 3 4 5 6 7
64. Esinizi/sevgilinizi kötü bir durumdan koruyamamak 1 2 3 4 5 6 7
65. Dikiş dikmek 1 2 3 4 5 6 7
66. Eve sizden sonra gelen esinize yemeği hazırlamak 1 2 3 4 5 6 7
67. Siz öğrenciyken esinizin çalışıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
68. Oyunda bir kadına mağlup olmak 1 2 3 4 5 6 7
69. Bir erkeğin başkalarının yanında size yakın davranması 1 2 3 4 5 6 7
70. Başkalarının yanında kahkahalarla gülmek 1 2 3 4 5 6 7
71. Esinizin/sevgilinizin sizden fazla kazanıyor olması 1 2 3 4 5 6 7
72. Bir şeylerden korktuğunuzu dile getirmek durumunda kalmak 1 2 3 4 5 6 7
73. Kimse yokken ağlamak 1 2 3 4 5 6 7
74. Esinizin/sevgilinizin, tanımadığınız bir erkek arkadaşıyla sohbet etmesi. 1 2 3 4 5 6 7
75. Düzenli bir kazancınızın olmaması 1 2 3 4 5 6 7
76. Esinizin/sevgilinizin başkalarının yanında size fazla ilgi göstermesi. 1 2 3 4 5 6 7
77. Dayak yiyeceğinizi bildiğiniz bir tartışmadan uzaklaşmak 1 2 3 4 5 6 7
78. Ailenizi geçindirmek için esinizin de çalışmasına ihtiyaç duymak. 1 2 3 4 5 6 7
79. Bir arkadaşınızdan daha az atletik olmak 1 2 3 4 5 6 7
80. Başkalarının yanında ağlamak 1 2 3 4 5 6 7
81. Esiniz çalışırken çocuklara bakmak 1 2 3 4 5 6 7
82. Ev islerini çoğunlukla sizin yapmanız 1 2 3 4 5 6 7
Kaynakça
Bayar, E. (2017). Toplumsal Cinsiyet Ve Ruh Sağlığı. Eğitim Yayınları.
Bem, S. L. (1993). The Lenses Of Gender: Transforming The Debate On Sexual İnequality. Yale University Press.
Çetinel, E. (2014). Profesyonelleşme sürecinde cinsiyetin rolü: Akademisyen hekimler üzerine bir araştırma. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Sakarya Üniversitesi. Çetinel, E. (2020). Bir mesleki kapanma mekanizması olarak cinsiyete dayalı işbölümü: Türkiye tıp fakülteleri örneği. Journal of International Social Research, 13(69). https://doi.org/10.17719/jisr.2020.4025
Değirmenci, Bekir. (2018). Toplumsal Cinsiyet Algısının Meslek Seçimine Etkisi Üzerine Bir Uygulama. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ.
Eisler, R. M. ve Skidmore, J. R. (1987). Masculine gender role stress: Scale development and component factors in the appraisal of stressful situations. Behavior Modification, 11(2), 123-136
Hamzaoğlu, Mehtap, Konuralp, Emrah. (2019). Geleneksel Toplumlarda Namus Olgusu ve Namus Cinayeti: Türkiye Örneği. Kadın Araştırmaları Dergisi, S. 1, s. 51-65.
Haskan-Avcı, Ö. (2020). Erkeklik çalışmaları. İçinde . Haskan-Avcı, Ö. (Ed.) Toplumsal cinsiyet psikolojik danışma ve rehberlikte güncel konular. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
Hooks, B. (2018). Değişme isteği erkekler, erkeklik ve sevgi. (Çev. Z. Kutluata) İstanbul: Bgst Yayınları.
Selek, P. (2010). Sürüne Sürüne Erkek Olmak. İletişim Yayınları
Türkoğlu, B. (2013). Violence as a way of reconstrucing manhood: the role of threatened manhood and masculine ideology on violence against women. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.
Yapar, B. (2021) erkek toplumsal cinsiyet rolü çatışması, psikolojik yardım arama, erkekliğe yönelik tehdit algısı burcu yapar yüksek lisans tezi ankara, 2021
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Erkeklerde Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Stres" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
| Makale Kütüphanemizden | ||||
|
erkek, toplumsal cinsiyet rolü, erkeklerde toplumsal cinsiyet, erkek kimliğinde stres, erkek kimliği, erkek olmak, erkeklik
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


