2007'den Bugüne 93,745 Tavsiye, 28,458 Uzman ve 20,326 Bilimsel Makale
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Teknik İyileştirmiyor, İletişim İyileştiriyor (!)
MAKALE #23604 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın YENİ Mart 2026 | 233 Okuyucu
İyileşmenin Değil, Etkisizliğin Zımni İtirafı

“Danışanlar çoğu zaman teknik yüzünden değil, terapötik ilişki sebebiyle iyileşir.”

Bu ifade, psikologların katıldığı bir psikoloji kampının duyuru metninden alıntı.

Bu cümle ilk bakışta insani, sıcak ve kabul edilebilir görünüyor. Ancak dikkatle incelendiğinde, bu ifade aslında terapi anlayışıyla ilgili çok kritik bir problemi açığa çıkarıyor.

Çünkü bu cümle dolaylı olarak iki şeyi söylüyor:

Terapi tekniği iyileştirmiyor.

Görülen fayda, danışanla kurulan iletişimle yani teknik dışı bir unsurla açıklanıyor.

Bu noktada şu soruyu sormak zorundayız:

Eğer teknik iyileştirmiyorsa, o zaman iyileşme dediğimiz şey tam olarak nedir ve nasıl gerçekleşmektedir? Teknik iyileştirmiyorsa, mesela bir panik atağı, bir takıntıyı vs. iletişim nasıl iyileştiriyor?

Tekniğin geri plana atılması ne anlama gelir?

Bir alanda kullanılan yöntemler, teknikler ve müdahaleler; o alanın temelini oluşturur. Eğer bir yaklaşım, kendi tekniklerinin belirleyici olmadığını söylüyorsa, bu durum aslında şu anlama gelir:

Uygulanan yöntemlerin doğrudan bir iyileştirici etkisi yoktur. Yöntem farkı iyileşme açısından herhangi bir değişiklik yaratmamaktadır. Ha A modeli, Ha B modeli. Demek ki sonuç aynı. Hastalık diyerek daha sorunun adını yanlış koyduktan sonra, travma vs diyerek algıyı değil de olguyu sorumlu ve sorunlu gördükten sonra, kısaca teşhisi yanlış yaptıktan sonra farklı tedaviler uygulamanın bir anlamı kalmıyor. Girilen yol yanlış ise koşma modeli uygulamakla yürüme modeli icra etmek arasında bir fark bulunmuyor. Aslında uzmanlar yukarıdaki ifade ile, terapi denilen tekniğin -hangi teknik uygulanırsa uygulansın- iyileştirici bir etkisi olmadığını itiraf etmiş oluyorlar. Böylece benim de yıllardır söylediğim bu gerçeği teyit etmiş oluyorlar. Sadece bunun farkında değiller.

Zaten literatür, terapileri sorunların müstakil çözümleyici tekniği olarak görmez. Tıbbi tedaviyi destekleyici bir yaklaşım olarak kabul eder. Yapılan araştırmalar da zaten terapilerin sorunların çözümü üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu gösterir. Sadece uzmanlar X ya da Y terapisi ile falan ya da filan sorun çözülüyormuş gibi bir hava estirir. Böylece, maalesef kitleler manipüle edilir ve gerçek dışı beklentilere sokulur. Bu gerçek dışı beklenti, süreci besleme ve pekiştirme açısından sorunun kendisinden bile çok daha önemlidir.

Bu durumda “iyileşme”yi açıklamak için başka bir unsur devreye sokuluyor: Terapötik ilişki. Yani danışanla kurulan, empati, koşulsuz kabul gibi unsurları ihtiva eden iletişim.

Ancak burada kritik bir ayrım gözden kaçırılır:

İlişki bir mekanizma değildir.

İlişki:

Ortam sağlar
Güven oluşturur
Süreci kolaylaştırır
Ama bir panik atağın fizyolojik ve bilişsel döngüsünü çözmez.

Bir takıntının tekrar eden zihinsel mekanizmasını ortadan kaldırmaz.

Eğer gerçekten ilişki iyileştiriyorsa, şu soruların net bir cevabı olmalıdır:

Panik atak hangi mekanizma ile sona erer?

Takıntı hangi süreçle çözülür?

Kaygı hangi değişimle ortadan kalkar?

Bu soruların cevabı “ilişki” olamaz. Çünkü ilişki bir etkileşim biçimidir, bir değişim mekanizması değildir.

Burada yapılan şey şudur:

İyileşmenin nasıl olduğu açıklanamıyor, yerine ilişki konuluyor.

Esasında “İyileşme” ile “iyi hissetme” karıştırılıyor.

Bu söylemin en kritik noktası burasıdır.

“Terapötik ilişki ile iyileşme” denildiğinde, çoğu zaman kastedilen şey danışanın kendisini görece olarak daha iyi hissetmesidir.

Danışan kendini daha iyi hisseder.

Anlaşıldığını hisseder

Rahatlar

Duygusal yükü hafifler

Aslında uzmanlar iyileşme derken, görülen fayda derken çoğu zaman kişilerin kendilerini iyi hissetmelerini kastederler. Zira terapi ile panik atağın, takıntının çözülmediğini onlar da belirler. Kişinin ancak iletişimle bir parça kendini iyi hissetmesini bir terapi kazanımı gibi gösterirler. Oysa bu, bir terapi marifeti değildir. İnsan dua edince de, bir dostuyla sohbet edince de, sıcak bir duş alınca da iyi hisseder.

Ancak bunlar:

İyileşme değil, geçici rahatlama ve regülasyondur.

Panik atak yaşayan bir kişi, seans sırasında kendini iyi hissedebilir.

Ama aynı kişi ertesi gün yine atak yaşayabilir.

Takıntısı olan biri, terapi ortamında rahatlayabilir.

Ama zihinsel döngü devam ediyorsa, sorun çözülmemiştir.

Yani burada “iyileşti” denilen şey, çoğu zaman:

Semptomun ortadan kalkması değil, o anki duygusal durumun yumuşamasıdır.


“Danışan teknikle değil, ilişkiyle iyileşir” cümlesi aslında şunu itiraf eder:

Terapi teknikleri beklenen çözücü etkiyi üretmiyor. İletişim ile kişiler bir parça kendine iyi hissediyor.

Bu nedenle iyileşme, teknik dışı bir unsura bağlanarak açıklanmaya çalışılıyor.

Bu, doğrudan söylenmese de zımnen şu anlamı taşır:

“Bizim yaptığımız müdahaleler belirleyici değil.”

Bu noktada sorun sadece yöntem değil, aynı zamanda açıklama problemidir.

Çünkü:

Nasıl iyileştiğini açıklayamayan bir sistem, iyileştirdiğini de ispatlayamaz.

Panik atak ve takıntı özelinde gerçek durum

Panik atak ve takıntı:

Öğrenilmiş
Tekrarlayan
Algı ve beden etkileşimine dayalı sistemlerdir

Bu sistemlerin çözülmesi için:

Algının değişmesi
Tepkinin yeniden öğrenilmesi
Döngünün kırılması gerekir

Bu da ancak bir mekanizma müdahalesiyle olur.

Empati, kabul ve ilişki; bu süreci kolaylaştırabilir.

Ama tek başına bu döngüyü çözemez.

Sonuç

“Terapötik ilişki iyileştirir” söylemi, ilk bakışta insani bir vurgu gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde şu sonucu ortaya koyar:

Tüm tekniklerin etkisizliği örtük biçimde kabul edilmektedir.

Ve iyileşme kavramı, gerçek dönüşümden ziyade, geçici iyi hissetme ile yer değiştirmektedir.

Bu ise hem danışanı hem süreci yanıltır.

Son söz

İlişki süreci taşır, ama sorunu çözmez.
İyileşme, mekanizma gerektirir.
Mekanizma yoksa, iyileşme açıklanamaz.

Psikolog İzzet Güllü
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Teknik İyileştirmiyor, İletişim İyileştiriyor (!)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Sakarya (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Kilo Vermede Yeni Teknik Hipnoz... Psk.Nilüfer YALINÇETİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,326 uzman makalesi arasında 'Teknik İyileştirmiyor, İletişim İyileştiriyor (!)' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► DÜNŞiddet Neden Artıyor? Nisan 2026
► YENİÖz Bozukluk, Üvey Bozukluk Nisan 2026
► YENİKliniksiz Klinik Psikoloji Nisan 2026
► YENİAlgının Gücü Adına Nisan 2026
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:33
Top