2007'den Bugüne 85,958 Tavsiye, 26,768 Uzman ve 19,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Yalan Ne Zaman Endişe Verici Bir Durumdur?
MAKALE #2460 © Yazan Psk.Eda GÖKDUMAN | Yayın Şubat 2009 | 4,076 Okuyucu
ÇOCUKLARDA “YALAN” NE ZAMAN ENDİŞE VERİCİ BİR DURUMDUR?

Çocuğunun yalan söylediğini tespit eden anne – babanın ilk tepkisi ; kızmak ve yanlış bir davranış olduğu ile ilgili olarak çocuğu uyarmaktır. Bu uyarı genelde keskin ve serttir. Yalan söylemek ne kadar yanlış bir davranış olsa da çocuğun içinde bulunduğu yaş dönemi ve gelişimi göz önünde bulundurulmalıdır.

Yalanın normal bir süreç olarak değerlendirilmesi yaklaşık olarak 7 yaştan öncedir. Bu yaşla birlikte çocuk gerçeklik duygusu kazanmaya başlar. Yalanın gerçekten ne olduğu ve nasıl amaçlarda kullanılabileceğini değerlendirilebilir. 7 yaş öncesindeki yalanlarda çocuğa karşı daha anlayışlı ve sakin davranılmalı, doğru davranış anlatılmalıdır. Yalana yol açan nedenler tespit edilmeli , birlikte yeni kararlar alınmalı, fark ettirmeden tekrarın olup olmadığı takip edilmeli ve tekrar eden davranışlarda da aynı sabır gösterilmelidir.

Çocuklarda haya gücü oldukça fazladır. Bu sınırsız gücünü; yalanlarında da ustaca kullanmayı becerebilir. İstemediği bir şeyle karşılaştığında sanki her şeyi gerçekmiş gibi abartılı bir şekilde anlatabilir. Anaokulu sürecinde bu sık karşılaşılan bir durumdur. Örneğin; okulda öğretmenin koyduğu kurallardan sıkılan bir çocuk öğretmenin kendisine yemek vermediğini hatta o vurduğunu bile söyleyebilir. Bu durumlarda gizlemek yerine öğretmenle bu durumu paylaşmalı ve ortak bir davranış biçimi oluşturmalısınız. Yalanı ortaya çıktığında ise ona kızmamalı ve doğru davranış hakkında onunla konuşmalısınız. Çocuklar ilgiyi üzerine çekmekten çok mutlu olur. Bunu sağlamak için de bilinçli olarak yalanlar üretebilir. Örneğin; anne babasının dikkatini çekmek için evde önemli eşyaları saklayan bir çocukla karşılaşabilirsiniz.

Yalanlar konusunda çocuğa doğru model olmak çok önemlidir. Anne ve babasının yalan söylediğini gören bir çocuğun bu davranışı göstermesi beklenen bir sonuçtur. Pembe yalanlara bile dikkat edilmelidir. Baskı ve otorite içeren anne- baba tutumları , sürekli eleştirme ve mükemmeliyetçi davranma da çocuğu yalana sürükleyebilir. Bu yalan , sadece istediğiniz şekle bürünmek için yapılan bir davranıştır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar için oyuncaklar çok önemlidir. Ne kadar başkasının oyuncağını alma davranışı yanlış bir davranış olarak bilinse de bazen bu oyuncakları habersiz alma – saklama davranışları görülebilir. Bu davranışla karşılaştığınızda kızmamak,cezalandırmamak, oyuncağı arkadaşına teslim etmek ve gerekli açıklamayı yapmak gerekir. Bazen babası olmayan bir çocuğun babası varmış gibi konuşmalar yapması ile karşılaşılabilir. Bu çocuğun içinde bulunduğu özlem ile ilgilidir. Bu duyguları için çocuğa yardımcı olunmalı ve gerekli açıklamalar yaşına uygun bir şekilde yapılmalıdır.

Sürekli ve kasıtlı olarak yalan söyleyen bir çocuğun bu davranışı bir hastalık belirtisi olabilir. Okuldan kaçma , hırsızlık gibi davranışlar da bu sürece eklenebilir. Bu bir davranış bozukluğudur ve bir uzman desteği gereklidir.

Çocuğunuzla iletişim kurarken de;dikkat etmeniz gerekenler:

1) Öncelikle çocuğunuzu iyi dinlemeyi öğrenmelisiniz. Onu dinliyormuş gibi yapmayın, Bunu hemen hisseder. Eğer bir işiniz varsa biraz beklemesini ve birazdan onu dinleyeceğinizi ifade edin.
2) Onunla konuşurken göz göze gelmelisiniz, bu onun kendisini önemli hissetmesine neden olur. Konuşma başlamadan önce onu kucağınıza alabilir ya da onun mesafesinde oturabilirsiniz. Yukarıdan konuşmanız onun karşısında bir güç olduğunuz imajını yaratabilir. Söylediklerini anladığınızı belli etmek için onay işaretleri verin( başınızı sallamak,hıı..hıı.., evet , seni anlıyorum gibi )
3) Görüşlerini saygı ile dinleyin. Haksız olduğu bir konu söz konusu olsa bile dinlenmeye hakkı vardır. Kendi duygularını, düşüncelerini tanımalı ve özgür bir ortamda bunu her zaman söyleme hakkı olduğunu bilmelidir. Kendisini rahatlıkla ifade edebilen bir çocuk kendisine daha çok güvenir.
4) Sorunlarını çözmek için kendisi çaba göstermelidir. Zorlandığı anlarda çözümsel davranmayın sadece ona yol gösterin. Çözümü kendisi bulabildiğini görebilsin.
5) Yanlış bir davranış yapmış olsa bile ondan bahsederken öncelikle olumlu olan yönlerini vurgulayın. Bu davranışı ile onu sevmenizden bir şey eksilmediğini hissettirmelisiniz. Olumlulardan sonra olumsuz davranışlar nedenleri ile vurgulanmalı ve çözüm için birlikte yeni kararlar alınmalıdır.
6) Almış olduğunuz her yeni karar ya da koymuş olduğunuz her kural kararlı ve sürekli bir biçimde uygulanmaya devam edilmelidir. Sağladığınız tutarlılık doğru davranışın yerleşmesini sağlayacaktır.
7) Ona gün içerisinde yaşına uygun sorumluluklar verin. Yapmış olduğu her sorumluluk için dönem dönem ona teşekkür etmeyi unutmayın.
8) Gün içerisindeki yapacağı her şey yaşına uygun bir şekilde planlanmalıdır. Ne kadar süre televizyon izleyecek, saat kaçta uyuyacak, oyuncaklarını ne zaman toplayacak gibi. Bunun bilincinde olan bir çocuk kendi sınırlarının ve birey olduğunun daha çok farkındadır.
9) Anne ve baba olarak her akşam onunla özel rutin aktiviteler planlayın. Bir çocuk için annenin yeri ayrı babanın yeri ayrıdır. Bu nedenle birbirinizin rollerini almak için çaba göstermeyin. Her akşam sizinle en az bir şey yapacağını bilmesi onu mutlu eder, rahatlatır ve ilişkinizi güçlendirir.
10) Onu sevdiğinizi dile getirmelisiniz. Sevgiyle büyüyen bir çocuk yaşam karşı çok daha güçlü durur.
11) Söz verdiğiniz şeylerde kesinlikle geri çekilmeyin. Bu onun size olan güvenini zedeler.
12) Ona ait olan sınırları aştığında uyarıda bulunun. Bu uyarılar çocuğu azarlayacak ya da rencide edecek biçimde olmamalıdır. Açıklayıcı bir uyarı, bu davranış sonrasında ondan beklediğiniz davranış biçimi ve kararlı bir tutumla zaten istediğiniz sonucu alabilirsiniz.
13) Bir çocuk yetiştirirken sabırlı olmak ve karşınızdakinin bir çocuk olduğunun farkında olmak çok önemlidir. Sabırlı olabilmeniz için kendinize de zaman ayırmalı, yaşamdaki yerinizin ve beklentilerinizin daha fazla farkında olmalısınız. Unutmayın; mutlu bir anne-babalar daha mutlu çocuklar yetiştirebilecektir.

Psikolog Eda Gökduman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Yalan Ne Zaman Endişe Verici Bir Durumdur?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Eda GÖKDUMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Eda GÖKDUMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Eda GÖKDUMAN'ın Yazıları
► Çocuklarda Yalan Psk.Eylem AYRANCI
► Çocuklarda Yalan Söyleme Davranışı Psk.Gökçe NUHPAŞAOĞLU KAYALAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,104 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Yalan Ne Zaman Endişe Verici Bir Durumdur?' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Bir Hamilelik Süreci Aralık 2009
► Sonbahar Depresyonu Eylül 2009
► Evlilikte Doyum Ağustos 2009
◊ Teşekkürler Anne Mayıs 2009
◊ Depresyonda mıyım? Nisan 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:42
Top