2007'den Bugüne 84,869 Tavsiye, 26,547 Uzman ve 18,905 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kilo Vermenin Püf Noktaları
MAKALE #251 © Yazan Dyt.Serkan TUTAR | Yayın Eylül 2007 | 26,803 Okuyucu
KİLOLARINIZ ARTIK PROBLEM DEĞİL!

Takıntı haline gelen kilolarınızı vermek aslında o kadar kolay bir durumdur ki. Bunu yapmak sadece sizin yaşam şeklinizi değiştirmeniz gerekmektedir. İşte asıl zor olan budur ve insanlar bununla baş etmeye kalktıklarında acelece davranırlar, bir an önce kilo vermek isterler ve buda olmayınca eski davranışlarına tekrar dönerler ve yemeye devam ederler. Başkalarının davranışlarınızı değiştirmenin ne derece zor olduğunu düşünün, bir anne bile çocuğunun çoğu zaman davranışlarını değiştirmesini ister ve bunu yapamaz çünkü bunu değiştirmek emek ister. İşte bu noktada kendi sağlığınız için "dikkat edin güzel görünmeniz için demiyorum; sağlıklı olmanız için diyorum" yapmanız gereken kendinizi bunu yapabileceğinize inandırmak ve buna emek vermek. Davranışınız değiştiği zaman göreceksiniz ki başkalarını da bu yönde yönlendirmeye çalışacaksınız. İşte bu noktada siz kazanmışsınızdır.

İşte size uyabileceğiniz birkaç önemli nokta, bunları dikkatli okuyun ve her maddesinin emek istediğini görün ve bunu yapabileceğinize inanıyorsanız artık yola çıkabilirsiniz…

-Yürümek, yürümek, yürümek… Şimdiye kadar yazdığım her yazıda bunu belirtmeye çalıştım. Bu sizin yapabileceğiniz en ucuz ve en zaman kazandırıcı spor yöntemi.
-Yürüme mesafesinde olan yerlere araba ile gitmeyin.
-Merdivenleri kullanın. Onları sizi yoracağını değil spor yapmak için fırsat olduğunu düşünün.
-Oturmayın evet televizyonun karşısında olsanız bile sık sık kalkıp ayakta bir iş ile uğraşın.
-Farkında iseniz teknoloji, insan hareketini minimuma indirdi. Teknolojik aletleri belli bir süre bir köşeye kaldırın ve işleri kendiniz yapmayı deneyin
-Çok acıkmayı beklemeyin. İki öğün arası en fazla 4 saat olsun.
-Bu sayede kan şekeriniz dengeli olur ve fazla açlık hissetmemeniz nedeni ile bir sonraki öğüne besin tüketiminiz azalır.
-Öğün sayınızı arttırırken dikkatli olmanız gereken bu öğün aralarında çok yoğun yemek yememek. Sadece sizi tok tutacak ve bir sonraki öğüne hazırlayacak bir öğün ayarlaması yapmalısınız.
-Tatlılar gerçekten tüketilmesi en zevkli olan besin grubudur. Ama bu besin grubunu hayatınızdan çıkarmak için kendinizi aynanın karşısında istediğiniz vücut şekline sahipken düşünmelisiniz.
-Yemek hazırlarken atıştırmalardan uzak durun. Bu sizin öğün dengenizin bozulmasına neden olacaktır.
İşte size bu hafta verebileceğim öneriler. Gerçekten zor değil mi? Ama başarmakta o kadar güzel olacak emin olun. Bunların hepsini her zaman uygulamak zorunda değilsiniz ama fiziksel aktivite ve hareket kesinlikle şart. Maddelerin unutulmamasını istediğim için diğer hafta maddeleri yazmaya devam edeceğim. Hepsi sizin gözünüzü korkutmasını istemem.

Geçen haftaki yazıma ek olarak diğer maddeleri bu hafta ekleyeceğimi size belirtmiştim. Umarım geçen hafta belirttiğim maddeleri yavaş yavaş hayatınıza eklemeye başlamışsınızdır. Bu haftaki maddeler ise uygulaması biraz daha kolay görünen fakat sağlığınız için şart olan maddelerdir.

Hadi devam edelim…

-Haftada balık tüketiminizi arttırın en az 2 olmasına özen gösterin. Adana halkı olarak balık yerine kırmızı et tüketmek çok daha güzeldir; fakat beyaz et bu noktada sizin için çok önemli.
-Kırmızı eti de hayatınızdan çıkarmanız gerekmez. Haftada 1-2 defa tüketebilirsiniz. Ama yediğiniz miktarlara dikkat ederek tabi.
-Kurubaklagilleri (nohut, fasulye, barbunya gibi) haftada en az 2 defa tüketmeniz sizin açınızdan çok önemlidir.
-Tabağınızı küçültün. Bu çok etkili bir yöntemdir. Tabağınızdaki yemek bittiği zaman psikolojik olarak ta doyacaksınız.
-Atıştırmak istediğinizde meyve ve sebzeleri tercih edin. Veya 1-2 dilim kepek ekmek ile az yağlı yoğurt gibi.
-Hedef belirleyin ve hedefinize adım adım ilerleyin. Hedefinize koşmaya çalışırsanız düşüp daha çok kilo alabilirsiniz. Sabırlı olun.
-Yemek yemek karın doyurmak değil zevktir. Bu zevki tatmaya çalışın. Bu illa sevdiğiniz besinler ile olmayacaktır. Sevmediğiniz besinlerden de zevk almaya çalışın.
-En büyük problemlerden biride çocuklarınızdan arta kalan besinleri tüketmeniz olabilir. Bunları tüketmeyin. Hatta artık olmaması için yemeği koyarken çocuğunuza ne kadar yiyebileceğini sorun. Hem kendi kilonuzu düşünün hem de çocuğunuzun psikolojik olarak kendine güveni oluşsun.
-Canınız sıkıldığı anlar ve bunalımlı anlar sizi yemeğe zorlar. Şimdiden sakin kafa ile bu anlarınızda uğraşabileceğiniz bir uğraş düşünün.
-Düzenli giden diyetinizi bir güzel yemek uğruna bozmayın. Evinizde ve işinizde güzelce uyguladığınız diyetiniz, arkadaşlar arasında verilecek bir yemek için bozmaya değmez. Ama sakın diyet yaptığınızı arkadaşlarınıza söylemeyin. Sadece iştahsız olduğunuzu belirtin. Diyet yapan bireye yemek yedirebilme yarışı adetlerimizden biri olmaya başladı.
-Tatlara alışın. Şeker ve tuz tadı kazanılmış tatlardır. İnsanlara bu tatlar verilmemiş olsa idi hiç aramayacaklardı. Ama bu alışkanlığınızı yenmek çok kolay. Örnek olarak çayınıza şeker atmayın. Biz bunu ailece uygulayabiliyoruz ve şeker yerine 1 ince dilim limon kullanıyoruz.
-Dışarıda arkadaşlarınızla gezmeye gittiğinizde karnınızı doyurup çıkın. Eğer yemek yemek ve gezmek için çıkıyorsanız, önceden yemek istediğiniz yemeği kararlaştırın ve direkt oraya gidin. Karnınızı planladığınız sağlıklı yemek ile doyurduktan sonra istediğiniz her yeri gezebilirsiniz.

Bu hafta uygulamanız gereken maddeler ise bunlar. Bunları yavaş yavaş hayatınıza empoze etmeye çalışın. Önümüzdeki hafta ise son maddelerimizi yazalım ve artık neler yapabileceğinizi kendinize gösterin… Sağlıklı günler sizlerle olsun…

2 haftadır yazmış olduğum yazılardan da anladığınız gibi gerçekten kilo vermek aslında düşünüldüğü kadar zor bir problem değil. Başaramamak için hiçbir nedeniniz yok. Şimdi son maddelerimizi belirtelim ve gerçekten nasıl kilo verip sağlıklı bir şekilde yaşamınıza devam edebileceğinizi siz yönlendirin.

-Tuz ve tatlandırıcılardan mümkün olduğunca uzak durun. İnsanlar şeker kullanmak yerine bu dönemde tatlandırıcılara yönelebilmektedir. İtalya da bazı tatlandırıcılar insan sağlığı için risk etmeni olması nedeni ile yasaklandı. Beyine zarar verdiği düşünülmektedir. Bu sebeple mümkün olduğunca uzak durun.
-Canınız cips mi istedi. Tabiî ki yiyebileceksiniz. Ama en büyük boylarını almak tabiî ki yok. En küçük boy olmalı ve çok az yemelisiniz. Paket bittiğinde yediğinize pişman olmamalısınız.
-Aç karnınıza alışverişe kesinlikle çıkmayın. Bu konu ile bir yazı yazmıştım zaten. Tok olarak çıkılan alışveriş hem cebinizi hem sağlığınızı korur.
-Çantanızda bir meyve bulundurun. O sizin çok anlarınızda kurtarıcınız olacaktır. Yüksek kalorili yiyecekler yerine bir elma tüketmek çok daha karlı olacaktır.
-Alışveriş gibi dışarıda yemeğe giderken de bir meyve yiyebilirsiniz.
-Diyet yaptığınızı kesinlikle birilerine söylemeyin. Bırakın başkaları görsün sizin kilo verdiğinizi.
-Yemeklerinizdeki yağ miktarını, yavaş yavaş azaltın. Ama hiç olmasın demiyoruz.
-Yemek yeme sürenizi 30-45dk civarına çıkartın.
-İlk olarak ta kendinize sağlıklı bir buzdolabı yaratın. Kapağını açtığınızda sağlıklı beslendiğinizi görmelisiniz.
-Diyet ürünleri birçok insanda iştah mekanizmasını arttırabilmektedir.
-Gece yemelerini kesinlikle bırakmalısınız. Akşam yemeği saat 19.30 gibi yenilmeli ve akşam saat 21.00-21.30 gibi meyve veya süt ile günü kapatmalısınız.
-Günde 2 litre sı tüketmelisiniz. Özellikle yemeklerden önce tüketilen sular mide kapasitenizin dolmasına ve doygunluk hissinizin daha çabuk meydana gelmesine neden olur.
-Televizyon veya bilgisayarın başında kesinlikle bir şeyler atıştırmayın; ne kadar yediğinizi kesinlikle kestiremezsiniz.

Bu maddeler sayfalar boyu sürebilir. Fakat size anlatmak istediğim (maddelerden de dikkat ederseniz) kilo vermek sadece az yemekle veya sadece spor yapmakla olmamakta. En sağlıklı olanı bu maddelerden size uygun olanları davranış değişikliği olarak hayatınıza empoze etmeniz. İşte bu noktada kafanıza takacak kilo problemleriniz hiç olmayacaktır. Aynaya baktığınızda kendinizi mutlu edeceğiniz zamanlar çok yakında ve bu sizin elinizde. Uzun zaman alacaktır fakat kesin sonuç verecektir. Sağlıklı günlerin peşinden koşmanız dileği ile…

KİLO VEREBİLMENİZİN YOLU DOĞRU ALIŞVERİŞTEN GEÇER!!!

İnsanların diyet dönemindeki en büyük sıkıntılarından biride, evlerinde otururken, tv seyrederken sürekli atıştırma istediği durumudur. Bunu çoğu zaman yenemez ve eline geçirdiği cips, kola, kuruyemiş veya tatlı ile tv karşısına otururlar. İşte tüm çabalar boşa çıktı. İşte bu dönemde en iyi yöntem doğru alışveriştir. Yani bu besinleri evinize sokmamaktır.

Alışverişe çıkacaksınız ve ihtiyacınız olan besinleri alacaksınız. Peki, bu seçimleri nelere göre yapmalısınız. Yani bir plan yapmadan direk evden çıkmak doğru mudur? Yoksa yapılması gereken, gözden kaçırılmaması gereken bazı noktalar mı vardır?

Evden çıkmadan önce…
-Elinize bir kâğıt ve kalem alın ve ihtiyacınız olan besinleri listeye yazın.
-Bu besinlerden kilo yapanları (tatlı, kola, çikolata, hazır gıdalar) çıkarın.
-En önemlisi bu listeye sadık kalın.
-Karnınızı doyurun. İsterseniz deney yapın; alışverişe çok aç gidin bir kez de tok karnına gidin. Alışveriş arabanıza bakınca aradaki farkı sizde gözlemleyeceksiniz.
-Mevsiminde olan sebze ve meyveleri düşünün ve listenize eklemeyi unutmayın.
-Mümkünse alışverişinizi hafta sonu değil, hafta içi yapmayı planlayın.
Alışveriş yapılacak yerler son zamanlarda sayıca çok arttı. Rekabet artması nedeni ile büyük alışveriş yerlerinin içerileri insanları büyüleyecek kadar güzel oldu. Bu büyüye mümkün olduğunca aldanmamak gerekli. Çikolata reyonuna gidince, dikkatlice bakın sizce hepsi neden göz alıcı renklerde? Çünkü sizi kendisine doğru çekiyor ve siz ona yenik düşüyorsunuz ama bu sefer kazanan siz olun ve bu ürünleri almayın. Doğru alışveriş, sağlığımızın korunmasını ve hatta gelişmesini sağlar. Yanlış alış-veriş ise karın bölgesinde kocaman bir yağ tabakası oluşturur.

Alışverişte iken…

-Büyük alışveriş yerlerine daha önce gittiyseniz az-çok hangi ürünler nerede bilirsiniz. Ürünlerin bulunduğu yerleri gösteren tavandaki tabelalardan yararlanarak, çikolata ve bisküvi reyonlarına uğramayın.
-İlk adresiniz sebze ve meyve reyonu olsun. Onları birer besin olarak değil, sağlığa atılmış bir adım olarak görün.
-Et ürünleri kısmına uğradığınızda ise, ihtiyacınız kadar alın. Etleri mümkün olduğunca küçük parçalara parçalatın. Evinizde kullanırken fazlasını soğutunuz da bekletebilirsiniz.
-Süt ve süt ürünleri reyonlarına uğradığınızda ise ilk almanız gereken yarım yağlı süt veya yoğurt olmalı. Ben bu besinleri sevmiyorum diye bir şey söz konusu olmamalı, az da olsa tüketin.
-Büyük marketlerde yaklaşık olarak 50 çeşit peynir bulunmaktadır. Bunlarında tam yağlısını tercih etmeyin. Krem peynir, dil peynir yerine yarım yağlı veya diyet olanları tercih edin.
-Ekmek reyonunda ise, tercihiniz kepek ekmek olmalıdır. Kepek ekmek ile normal ekmek arasında kalori açısından bir fark bulunmamaktadır; fakat kepek ekmekler bireyleri daha uzun süre tok tutar.
-Dilimlenmiş ekmek almanız sizin açınızdan bir kardır. Çünkü hangi miktarda ekmek tükettiğinizi görmeniz kolaylaşır. Fakat evinizde ekmeği dilimliyorsanız bu ekmekleri almanız şart değildir. Evinizde dilimlediğiniz ekmeklerin kalınlıkları, hazır dilimlenmiş ekmekler kadar olmalıdır.
-İçki reyonuna diyet yaptığınız dönemde bence uğramayın. Ama misafiriniz gelecekse ve almak durumunda iseniz, kendinize ya bir bira alın ya da alınan şarap şişesinden en fazla iki kadeh tüketin. Ama fazlasından kesinlikle kaçının.
-Besin etiketlerine dikkat etmelisiniz, sadece kalorilerine değil içerisindeki yağ miktarını ve karbonhidrat miktarlarını da göz önünde bulundurmalısınız.
-Özel diyet ürünlerin içerisindekileri etiketlerinden en ince ayrıntılarına kadar inceleyin.
-En son alışveriş arabanıza bakın ve besin çeşitliliğini sağlayıp sağlamadığınızı görün. Ama bu çeşitlilik içerisinde diyetinizi bozacak besinler olmamalı.
Son olarak; çok sevilen hazır gıdalar, çikolata, tatlı, kola gibi yiyecek ve içecekler tüketip tüketmeyeceğinize geldiğimizde ise, her insan gibi sizinde bu besinleri tüketmek en doğal hakkınız. Ama her zaman her şeyin bir sınırı ve dozu olmalıdır. Bu tür besinleri 15 günde bir tüketmelisiniz. Diyetiniz sonlandığında ise bunu haftada bir olarak değiştirebilirsiniz. Önemli olan diyeti size fark ettirmeden yapmaktır. Eğer bu durum size sıkıntı verirse olumlu sonuç almak imkânsızdır…Bilinçli ve Doğru Alışverişler Yapmanız Dileği İle…

EN BELİRGİN DİYET YANLIŞLARI

Dünyadaki obez insan sayısı her geçen gün artmaktadır. Fazla kilo almanın nedenleri içerisinde, fazla besin tüketme, fiziksel aktivitenin az olması, psikolojik nedenler, metabolik ve hormonal bozukluklar gibi nedenler olsa da şişmanlığın oluşumundaki en önemli sebep fazla besin tüketimidir.

Evet, kilonuz fazla bundan kurtulmak için diyet yapıyorsunuz; fakat bir türlü başaramıyorsanız bunun altında yatan neden, yapmış olduğunuz diyet hatalarıdır.

Önemli diyet yanlışları nelerdir?

-Birey diyet yapmak istiyorsa, ilk olarak psikolojisini hazırlamalıdır. Kendisi istemeden bir diyete başlamış ise, o uygulamış olduğu diyetten fayda görmesi gerçekten çok zordur. Çünkü hazır olmayan psikoloji; diyete uymama, kaçamaklar yapma gibi sorunlarla sizi karşı karşıya bırakır.
-Hayal dünyasında yaşamadan, kendinize gerçekçi bir hedef belirlemelisiniz. Bu belirlemiş olduğunuz hedefe ne kadar zamanda ulaşmak istediğinizi de planlamak sizin diyete daha iyi motive olmanızı sağlar. Önemli olan kısa sürede ağırlık kaybetmek değil, sağlığınızı kaybetmeden hedeflerinize varabilmektir.
-Medyatik diyetler diye adlandırılan, her gün gazeteler ve dergilerde görmekte olduğunuz diyetlere sakın aldanmayın. Bunlar sizin sağlığınızı bozabilir veya sizin alışmış olduğunuz yemek düzenine uymayabilir. Diyet bireye özel olmalıdır. Birey doktor kontrolünden geçtikten sonra, beslenme programı kesinlikle bir beslenme uzmanı tarafından düzenlenmelidir.
-Az az ve sık sık beslenmek önemlidir. Bu tarz beslenme metabolizmanızı sürekli çalışır durumda tutar ve ağırlık kaybını kolaylaştırır.
-Öğün saatlerine birebir uymalısınız. Genelde hafta içi, çalışmakta olan insanlar diyetlerine harfiyen uyarken, hafta sonları geç kalkıldığında, öğün saatleriniz kayacak ve uygulamış olduğunuz diyetin size faydasını azaltacaktır.
-Ara öğünler, diyetin en can alıcı noktalarıdır. Hem sizin daha tok sofraya oturmanızı sağlar hem de metabolizmanızın yavaşlamasını önler. Günde 3 ana öğün arası tüketilecek ara öğünler unutulmamalıdır.
-Dünyada obez birey sayısının artmasında en önemli etmen hiç kuşkusuz ki teknolojinin ilerlemesi. Bilgisayar ve televizyon nedeni ile insanlar sedanter bir yaşam sürmekte. Diyetin ayrılmaz parçası fiziksel aktivitedir. Kesinlikle televizyon ve bilgisayara ayırdığınız zamandan 45 dakikasını yürümeye ayırmalısınız.
-Besin çeşitliliğini her öğün de sağlamalısınız. Sadece sıvı diyetler, patates diyet, lahana çobası diyeti, soğan çorbası diyeti gibi tek tip diyetlerden kaçınmalısınız. Diyetinizde kesinlikle et, süt, sebze, meyve, tahıl, kurubaklagil grubundan besinler bulunmalı.
-Günde 2,5-3 lt'ye yakın su tüketmelisiniz. Özellikle yemeklerden önce tüketilen su, midenizi doldurarak daha az besin tüketmenizi sağlar.
-Yapılan en büyük hatalardan biride istenilen ideal kiloya gelen bireyin, tekrar eski yeme alışkanlıklarına geri dönmesidir. Özellikle diyet yapılan dönemde bu çeşit davranış değişikliklerini sağlamalı ve tekrar kötü olan alışkanlıklarınıza dönmemelisiniz. Örneğin alışverişe giderken liste yapmak ve bu listenin dışına çıkmamak, tok iken alışverişe gitmek, küçük tabaklarda yemek yemek, fast-food besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak, besinleri fazla çiğneyerek acele yemek yememek gibi alışkanlıklar diyet yapılan dönemde kazanılmalı ve bu alışkanlıklar istenilen ağırlığa ulaşıldıktan sonra bırakılmamalıdır.

SAĞLIKLI BESLENMEDE 12 ADIM

Şimdiye kadar birçok konuda sağlıklı beslenme üzerine yazılar yazdım, bunlar içerisinde birçok hastalıkta nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda fikirlerimi ve bilimsel bulguları anlattım. Bu hafta ise size T.C. Sağlık Bakanlığının sağlıklı beslenmede 12 adım olarak belirttiği maddelerden bahsedeceğim. Maddelere dikkat ederseniz bugüne kadar bahsettiğim bütün konuları özeti şeklinde.

İşte Sağlık Bakanlığının hazırlamış olduğu sağlıklı beslenme adımları;

-Günlük tükettiğiniz besinlerin çok çeşitli olmasına özen gösterin ve bu besinlerin çoğunluğunu hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçin.
-Günlük diyetinizde ekmek, tahıl grubu gıdalar (bulgur, mısır, pirinç vb) veya patatesin bulunmasına özen gösterin.
-Her gün birkaç kez çeşitli sebze ve meyve tüketin(günde en az 400g)
-Her gün orta düzeyde fiziksel aktivite yaparak vücut ağırlığınızı tavsiye edilen sınırlarda tutun (Beden Kitle İndeksi 20-25 olmalıdır)
-Günlük tükettiğiniz yağ miktarını kontrol edin (yağdan gelen enerji miktarı, toplam enerjinin%30'unu geçmeyecek şekilde olmalıdır). Yemeklerinizde hayvansal kaynaklı yağlar yerine doymamış yağ asitlerinden zengin bitkisel sıvı yağları kullanın.
-Yağlı et ve et ürünleri yerine balık, tavuk, hindi veya fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagilleri tüketin.
-Tuz oranı düşük yağsız veya az yağlı süt ve sür ürünlerini (yoğurt, peynir, kefir vb) tüketin.
-Az şekerli besinleri tercih edin, çay şekeri gibi rafine şekerleri mümkün olduğunca tüketmeyin, tatlılar ve şekerli içeceklerin tüketilmesini sınırlandırın.
-Günlük tuz alımını sınırlandırın(1 çay kaşığını geçmesin).
-Mümkünse alkol tüketmeyin, eğer tüketiyorsanız günlük alkol alımınız 10g'ı geçmesin.
-Gıdalarınızı güvenli ve hijyenik bir şekilde hazırlayın. Yiyeceklerinizi pişirirken haşlama, fırınlama, buhar ve mikrodalga yöntemlerini tercih edin. Böylece yemeklerinize ekleyeceğiniz yağ, tuz ve şeker miktarını azaltmış olursunuz.
-Bebeklerinizi ilk 6 ay sadece anne sütüyle besleyin ve 6. aydan sonra uygun besinlere başlayarak yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayın.

İşte Sağlık Bakanlığının hazırlamış olduğu 12 maddelik sağlıklı beslenme adımı. Bunlara ek yapmamız gereken bazı noktalar var. Bunlar ise meyve günde 400g diye belirtilmiş bu kafanızda belirsizlik oluşturmuş olabilir. Günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimi gerekmektedir.

Beden kitle indeksi ise kilonuzu boyunuzun karesine bölünmesi ile bulunan bir standarttır. Ama dikkat edin çocuklarınız için kullanmayın, çünkü doğru yanıt vermez. Çocuklara özel persentil değerleri bulunmaktadır.

Önerimiz ise haftada 2 defa kırmızı ve beyaz et, 3 defa balık ve 2 defa kurubaklagil yemekleridir. Maddi olanaksızlık nedeni ile et tüketmekte zorlanıyorsanız. Kurubaklagil ve tahıl grubu karışımı yemekler yapabilirsiniz.

Son olarak ise hem çocuğunuzun sağlığı açısından hem de halk sağlığı açısından çocuklarınıza ilk 6 ay sadece anne sütü verilmelidir. Bu dönemde su bile verilmemelidir, çünkü çocuk ihtiyacı olan bütün gereksinimlerini annesinin sütünden sağlamaktadır. Fazladan verilen su çocuğunuzun midesini doldurmaktan başka işe yaramaz.

EV DIŞINDA SAĞLIKLI BESLENME

Günümüz koşullarında birçok öğün maalesef ev dışında geçirilmektedir, özellikle öğle yemeği, dışarıda veya iş yerinde yenmektedir. Kimileri çalıştığı yerlerde hazırlanan yemekleri tüketirken, kimileri ise dışarıdaki restoranları tercih etmektedirler. Bu dönemde, diyet yapıyorsanız veya size yasak olan besinler var ise; problem başlamış demektir.

Dışarıda tüketeceğiniz besinin içeriği bilmemeniz nedeni ile bu yemeklere güven duyulması biraz zordur. Hatta hiçbir koşulda evde hazırlanan yemeğin yerini, dışarıda hazırlanmış bir yemek tutamaz; bu 6 yıldızlı otellerde hazırlanan yemek bile olsa.

Günümüz koşullarında yemek yenilen yerlerde hijyen ve sağlık hep son basamakta düşünülmektedir. İlk düşünülen yemeğin ne kadar hızlı çıktığı ve bunun maddi olarak kuruluşa getireceği katkıdır. Bu nedenle piyasada sağlıksız çok fazla besin bulunmaktadır. Bir insanın dikkatsiz bir davranışı hastalıklara hatta ölümlere bile sebebiyet verebilir.

Diğer bir önemli hususta genel olarak menülerin sınırlı yemeklerden oluşması ve sizinde yaptığınız diyetin bozulması olabilir. Siz diyet yapmanız nedeni ile yağlı besinlerden uzak durmanıza karşın gitmiş olduğunuz yerde, genelde kızartma üzerine hızlı servis yapılan besinler hazırlanıyor olabilir.

Peki, dışarıda yemek yemek zorundasınız fakat içinizde güvensizlik hâkim ve size yediğiniz yemekten size zarar gelebileceğinizi düşünüyorsunuz ya da diyet yapıyorsunuz ve diyetinizin bozulmasını istemiyorsunuz. Bu durumda aç kalmayacağınıza göre işte yapmanız gerekenler.

-İlk olarak yemek yiyebileceğiniz yerlerin planını çıkarmalısınız.
-Günümüzde birçok restoran, mutfaklarını müşterilerine açmaktadır. Mutfaklarını gezdikten sonra yemeğinizi rahatlıkla tüketebilirsiniz.
-Menü içeriği zengin olan restoranları tercih edin.
-Kolay hazırlanan besinleri tercih edin. Örneğin sebze yemeği veya ızgara tavuk gibi yemeklerin kalori içerikleri çok daha düşüktür.
-Az yağ ile hazırlanan yemekleri tercih edin.
-Eğer ki yemekle ilgili herhangi bir şüpheniz var ise veya içeriğini bilmediğiniz bir yemek yemek zorunda iseniz, yemeğin hazırlanış şeklini ve içeriğini sorarak öğrenin.
-Porsiyonlar ne derece büyükse, restoranda o derece kaliteli izlenimi yaratabilir. Ama bu durum sizin için çok parlak olmayabilir. Çünkü önünüzdeki fazla yemeği tüketim derken diyetinizi bozabilirsiniz. Bu nedenle porsiyon büyüklüklerini bildiğiniz bir yere gidiyorsanız, yemeğin daha az konulmasını isteyebilirsiniz. Eğer porsiyonun büyüklüğünü bilmiyorsanız, tabağınızdaki yemeği yarım bırakmayı öğrenmelisiniz.
-Lezzeti de kesinlikle arka plana atmayın, size uygun olan menüyü seçin ama sağlıklı ve düşük kalorili olan yemekler arasından.
-Çeşitlilikte çok önemli. Dışarıda da tükettiğiniz besinlerde çeşitliliğe özen gösterin.
-Lezzetli olmasına karşın meze ve sosları istemeyin. Bunların yerine salataları tercih edin.
-O anda çok fazla yiyebileceğinizi düşündüğünüz yemekleri kesinlikle sipariş etmeyin. Bu durum fazla besin tüketmenize neden olabilir.
-Eğer belirli rahatsızlığınız var ise istediğiniz yemeğin nasıl yapılmasını istediğinizi anlatın.
-Önemli bir noktada istediğiniz yemek sizin isteğinize uygun değilse geri gönderin ve nasıl istediğinizi tekrar belirtin.
-Çok önemli bir olguda; başkalarının seçmiş olduğu yemekleri seçmeyin. Masada sizin sevdiğiniz yemeği sipariş eden birinin aklına uyup diyetinizden vazgeçmeyin. Sağlıklı günler sizlerle olsun…

FAZLA KİLOLARINIZ MI? DERT DEĞİL…

Bugüne kadar birçok defa kilo vermeyi denediniz ama başaramadınız. Kilo vermek için her yolu denediniz, hatta hiçbir şey yemediniz zamanlar bile oldu. Yapılması gerekenden çok daha fazla fiziksel aktivite yaptınız yinede başaramadınız. Bazı denemelerinizde ise, istediğiniz kiloya kadar ulaştınız fakat daha sonra fazlası ile geri mi aldınız? Bu tür olaylar günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmeye başladı. Çünkü insanlar, daha ince ve güzel görünmek için aynı zamanda da daha sağlıklı olmak için birçok diyet denemektedirler. Ama yapılan bu uygunsuz diyetler hem sonuç vermemekte hem de insanların sağlıklarını bozabilmektedir.

İşte yapmanız gerekenler;

-Pazartesi sendromundan kurtulun ve psikolojinizi hazırlayın
İnsanlar bir şey yapmaya kalktıklarında hep pazartesi başlamak gibi bir alışkanlıkları vardır. Diyet konusunda da aynı hatayı kesinlikle yapmayın. Önemli olan aynanın karşısına geçtiğinizde psikolojinizi hazır hissettiğiniz an diyet yapmaya başlayabilmenizdir. Diyeti sinirli ve stresli günlerinizde de bozmayacağınıza dair kendinize söz verin.

-Yaşam biçiminizi değiştirin
Çocukluğumuzdan itibaren belli alışkanlıklarımız oluştuğu için diyet yaparken bunlardan kurtulmak çok zor olacaktır. Bu nedenle uzun vadeli düşünüp ilk olarak yeme alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Diyetinizin bu şekilde başarılı olma ihtimali yükselecektir.

-Küçük porsiyon kavramı oluşturun
Toplumumuzda alışkanlık haline gelen, tabağındakinin hepsini bitirmek kavramı hepimizin kilo almasına neden olmaktadır. Tabağınızda yemek bırakmamak için küçük tabakları kullanın. Ayrıca yemeklerinizi koyarken kepçe değil yemek kaşığı kullanın. Bu sayede ne miktarda tükettiğinizi daha iyi takip edebilirsiniz.

-Sadece belirli bir dönem için değil hayatınız boyunca sürdürebileceğiniz bir yaşam tarzı benimseyin
İnsanlar genelde belirli özel günlerden önce, yaz aylarından önce veya eşleri istedikleri zaman diyet yapmaya daha meyillidir. Bu tür durumlarda da şok diyet diye adlandırılan hem sağlığı bozan hem de çoğunlukla işe yaramayan diyet uygulamaktadırlar. Önemli olan sizi strese sokmayacak ve yaşamınızın sonuna kadar size özel olan diyeti uygulamaktır.

-Hareketli bir yaşam tarzınız olsun
Aşırıya kaçmadan formda kalmayı sağlayacak egzersizleri uygulayın. Vücudunuza ayıracak her gün 30 dakikanız olsun. Eğer gerçekten zamanınız olmuyorsa, yürüyen merdivenler yerine normal merdivenleri kullanın, arabanızı yıkatmak terine kendiniz yıkayın, iş yeriniz yakın ise yürüyerek gidin, arabanızı evinize uzak olan bir yere park edin, ev temizliğini daha sık yapın, hafta sonları ailenizle beraber yürüyüşe çıkın. Hayatınızı fiziksel aktivite haline getirmek sizin elinizde. Evin içinde telsiz telefonla konuşurken bile sabit değil ayakta sağa sola yürüyün. Gördüğünüz gibi aslında yapabileceğiniz aktivite çok fazla.

Uygulanan diyetlerin başarısız olmasının en büyük nedenlerinden biri hazır olmayan psikoloji ile diyete başlanılmasıdır. İlk olarak yapabileceğinize inanmalısınız.

Metrolife dergisinde yayınlanmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kilo Vermenin Püf Noktaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Serkan TUTAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Serkan TUTAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Serkan TUTAR Fotoğraf
Dyt.Serkan TUTAR
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi144 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Serkan TUTAR'ın Makaleleri
► Sporla Kilo Vermenin Püf Noktaları ÇOK OKUNUYOR Dyt.Ahmet GÜRAPAYDIN
► Kilo Vermenin Riskleri! Dyt.Turgay KÖSE
► Sağlıklı Kilo Vermenin Yolları Dyt.Zehra GÖKTAŞ
► Kilo Almak İçin Püf Noktaları Dyt.Turgay KÖSE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,905 uzman makalesi arasında 'Kilo Vermenin Püf Noktaları' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:47
Top