2007'den Bugüne 74,825 Tavsiye, 24,667 Uzman ve 16,941 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ana Baba Tutumları ve Etkileri
MAKALE #2562 © Yazan Uzm.Psk.Şahin UÇAR | Yayın Mart 2009 | 4,842 Okuyucu
İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve en önemli etkileri olanı hiç kuşkusuz ana-baba ile çocuklar arasında olan ilişkilerdir. Aslında bir çocuğun yetişmesinden, başarı ya da başarısızlıklarından yalnızca veya yüzde yüz ana-babayı sorumlu tutmak doğru değildir. Çünkü çocuk, yalnızca ana-babasının, aile eğitiminin etkisi altında kalmış olsaydı, bir ailedeki tüm çocukların, birçok özellikleri yönünden birbirlerinin aynı olmaları gerekirdi. Her çocuk ailenin bir parçasıdır, fakat onun yetişmesi ve gelişmesinde okulun ve en geniş anlamda toplumunda sorumlulukları, katkıları vardır. Aile de, çocukların yetişmesi sırasında onlara rehberlik ve yardımda bulunan kurumlardan birisidir. Fakat en önemlisidir. Bununla birlikte ana-babaları tarafından gerçekten seçilip sayıldıklarına inanan çocuklar, davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler.

Bu bilgilerden yola çıkarak, ilk toplumsallaşma kurumu olan aile içinde ana-babaların çocuklarına karşı olan tutumları çocuğun tüm gelişiminde etkili olduğu kadar ona ilk gelişim ve deneyim fırsatları tanınması açısından da etkilidir. Ana-babalar çocuklarına karşı farklı durum ve zamanlarda farklı tutumlar sergileyebilmektedirler.

Bütün bunların dışında anne ve babanın kendi çocukluk yıllarındaki deneyimleri, şimdiki tutumlarında etkili olabilir. Çocukluk yıllarında kendi ana babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramayan, yeterli saygı göstermeyen ve gösterilmeyen bir baba ya da genç kızlık yıllarında aşırı baskı altında büyümüş bir annenin tutumları, bu kötü deneyimler nedeniyle olumsuz olabilir. (Yavuzer, 1984).

Anne-babaların tutum ve davranışlarını oluşturan nedenler incelendiğinde tüm tavır alışlarda olduğu gibi ana-babaların çocuklarına karşı takındıkları tavrın da bir öğrenme ürünü olduğu görülür.

Ailenin gerek çocuğun eğitimine, gerekse duygusal ve toplumsal gelişimine olan katkısı farklı aile üyeleriyle çocuk arasındaki ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, başta aile üyelerinin çocuklarına karşı takındıkları tavır ve davranış biçimleri olmak üzere ailedeki tüm yaşam biçiminin etkisi altındadır. Örneğin; ilgi ve faaliyetlerini çocuklarına yöneltmeleri gerektiğine inanan ve bunu gerçekleştirmeye özen gösteren anne-babaların bulunduğu ailelerde çocuk ailenin en önemli bireyi olarak yetiştirilir.

Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumu değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarını ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu anne-baba tutumları,çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına neden olmaktadır. (Yavuzer, 1984 )

Ana Baba Tutumlarının Çocuğun Sosyalleşmesindeki Etkisi


İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve en önemli etkileri olanı hiç kuşkusuz ana-baba ile çocuklar arasında olan ilişkilerdir. Aslında bir çocuğun yetişmesinden, başarı ya da başarısızlıklarından yalnızca veya yüzde yüz ana-babayı sorumlu tutmak doğru değildir. Çünkü çocuk, yalnızca ana-babasının, aile eğitiminin etkisi altında kalmış olsaydı, bir ailedeki tüm çocukların, birçok özellikleri yönünden birbirlerinin aynı olmaları gerekirdi. Her çocuk ailenin bir parçasıdır, fakat onun yetişmesi ve gelişmesinde okulun ve en geniş anlamda toplumunda sorumlulukları, katkıları vardır. Aile de, çocukların yetişmesi sırasında onlara rehberlik ve yardımda bulunan kurumlardan birisidir. Fakat en önemlisidir. Bununla birlikte ana-babaları tarafından gerçekten seçilip sayıldıklarına inanan çocuklar, davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler.

Ana-baba tutumlarının çocuğun toplumsal gelişimi üzerinde de etkisi vardır;
Aile kurumu, çocuğa alacağı kavramları seçerek vermekte, onları yorumlamakta ve sonucu değerlendirmektedir. Bu seçici ve değerlendirici süreç, çocukla kişisel ve sosyal davranışlarla ilgili değer duygusunun gelişmesiyle sonuçlanmaktadır. Hiç kuşkusuz çocuğun bulunduğu kültür çevresi içinde yer alan ve onu etkileyecek olan gelenek ve kurallar vardır. Ancak yargıların oluştuğu tercihlerin yapıldığı ya da en azından etkilendiği yer ailedir. (Onur, 1997) Kişiliğin gelişmesi bir dizi tercihin geliştirilmesiyle olanaklıdır. Bu tercihler bireyin değerlerini temsil eder ve geniş ölçüde ailenin koşullandırılmasının bir sonucudur. Çocuğun yetiştiği ailenin yapısı, genişliği, ekonomik ve kültürel düzeyi onun ilk sosyal deneyimlerini, dolayısıyla duygusal ve toplumsal gelişimini etkileyecektir.
Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumu değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarını ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu anne-baba tutumları,çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına neden olmaktadır.
Ailenin gerek çocuğun eğitimine, gerekse duygusal ve toplumsal gelişimine olan katkısı farklı aile üyeleriyle çocuk arasındaki ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, başta aile üyelerinin çocuklarına karşı takındıkları tavır ve davranış biçimleri olmak üzere ailedeki tüm yaşam biçiminin etkisi altındadır. Örneğin; ilgi ve faaliyetlerini çocuklarına yöneltmeleri gerektiğine inanan ve bunu gerçekleştirmeye özen gösteren anne-babaların bulunduğu ailelerde çocuk ailenin en önemli bireyi olarak yetiştirilir.
Bunun tam tersine, çocuklarını sadece gören ancak onları dinlemeyen bazı ailelerde, ailenin en önemli bireyleri erişkinlerdir. Bu tür ailelerde çocuklara verilen görev ve roller ikinci derecededir. Aile üyelerinin tümü çocuğu aynı derece etkilemezler. Aile üyesinin etkili olabilmesi; çocukla arasındaki duygusal ilişkinin varlığına bağlıdır. Çocuğun davranışlarını ailenin etkileyişinde, çocuğun sahip olduğu kişilik özellikleriyle, yaşı büyük rol oynar. Çocuğun yaşı küçük olduğu oranda aile üyelerinin daha etkili olmalarına karşılık, yaşı büyüdükçe, aile dışı bireylerin ve arkadaşlarının etkisi giderek artmakta, aile üyelerinin etkisi ise azalmaktadır. (Yavuzer,1984)

Ailenin Çocuğa Etkisi

İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve en önemli etkileri olanı hiç kuşkusuz ana-baba ile çocuklar arasında olan ilişkilerdir. Aslında bir çocuğun yetişmesinden, başarı ya da başarısızlıklarından yalnızca veya yüzde yüz ana-babayı sorumlu tutmak doğru değildir. Çünkü çocuk, yalnızca ana-babasının, aile eğitiminin etkisi altında kalmış olsaydı, bir ailedeki tüm çocukların, birçok özellikleri yönünden birbirlerinin aynı olmaları gerekirdi. Her çocuk ailenin bir parçasıdır, fakat onun yetişmesi ve gelişmesinde okulun ve en geniş anlamda toplumunda sorumlulukları, katkıları vardır. Aile de, çocukların yetişmesi sırasında onlara rehberlik ve yardımda bulunan kurumlardan birisidir. Fakat en önemlisidir. Bununla birlikte ana-babaları tarafından gerçekten seçilip sayıldıklarına inanan çocuklar, davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler.
Anne-babanın ve aile içindeki diğer bireylerin çocukla olan etkileşimi, çocuğun aile içindeki yerini belirler. Aile çocuğun ilk sosyal deneyimlerini edindiği yerdir. ( Yavuzer, 1984) Doğumdan sonraki ilk yıllarda çocuğun çevresindeki en yakın en önemli ve gereksinimlerini birinci derecede karşılayan kimseler anne ve babasıdır. Anne-baba çocuğun koruyucu ve çevreyle arasında önemli bir bağ pozisyonundadır.
Çocuk ilk yıllarda anne ve babanın yardımıyla gereksinimlerini giderir. Onlar yoluyla dış dünyayı anlamaya ve yorumlamaya çalışır. ( Öztürk 1990 ) Çocuğa yöneltilen davranış ve ona karşı takınılan tavırlar, bu ilk yaşantısının örülmesinde büyük önem taşır. Yine okul öncesi dönemde çocuğun sosyalleşmesi yönünde kendisine tanınan deneyim fırsatlarının değeri büyüktür. Bu dönemde çocuk sosyal bir birey olmayı öğrenirken, aynı zamanda en küçük ayrıntısına kadar kopya edeceği bir modele gereksinim duyar. Kişiliğin oluşumu için gerekli olan bu özdeşleştirme, aile içindeki yakın üyelerle gerçekleştirilebilir.
Ailenin, çocuğun kişilik gelişimindeki önemi: Çocuğun aile üyeleriyle olan ilişkileri, diğer bireylere, nesnelere ve tüm yaşama karşı aldığı tavırların benimsediği davranış ve tutumların temelini oluşturur. Aile, aynı zamanda çocuğa aile ve toplumun bir bir üyesi olduğu bilincini aşılar ve uyum biçimlerinin temelini atar. (Kulaksızoğlu, 1998)

Aile içinde çocuğa karşı takınılan tavır, dolayısıyla da anne-babanın çocuğuna karşı olan tutumu onun kişilik gelişiminde en önemli faktörlerden birisidir. kişiliğin kalıtımsal etkilerle çevresel şartların sürekli etkileşimi sonucu özellikle de yaşamın ilk beş altı yaşı civarında oluştuğu gerçeğinden yola çıkılırsa, anne-babaların çocuklarına karşı olan tutumlarının önemi daha da önem kazanmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ana Baba Tutumları ve Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şahin UÇAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şahin UÇAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Şahin UÇAR
Bursa
Uzman Psikolog - Uzman Psikolojik Danışman
Psikolog & Psikoterapist & Hipnoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Aile Terapisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi151 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın Yazıları
► Anne Baba Tutumları Psk.Melek BAL
► Anne Baba Tutumları Psk.Reyhan UZUN
► Anne Baba Tutumları Gülten DEMİRDÖVEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,941 uzman makalesi arasında 'Ana Baba Tutumları ve Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aldatmanın Psikolojisi ÇOK OKUNUYOR Şubat 2009
► Erken Boşalma Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? ÇOK OKUNUYOR Ocak 2009
► Onu Unutamıyorum / Unutmak İstiyorum ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2007
► Evlenmeden Önce Dikkat Aralık 2013
► Hipnoz ve Doğum Temmuz 2013
► Hipnoz Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:58
Top