TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ANTİ-AGİNG NEDİR? YAŞLANMA, HORMONLAR, BESLENME

Metin ÖZATA Fotoğraf
Prof.Dr.Metin ÖZATA
İstanbul
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 472 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 15045,

* Yayın Tarihi : 29-03-2009 - 15:52 (1852 gün önce),

* Ortalama Günde 8.12 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9003 , Kelime Sayısı : 1057 , Boyut : 8.79 Kb.
ANTİ-AGİNG NEDİR? YAŞLANMA, HORMONLAR, BESLENME

ANTİ-AGİNG

Antiaging kelime anlamı olarak yaşlılığı önlemek olsa da, yaşlanmayı önlemek şu andaki bilimsel gelişme düzeyi ile imkansızdır. Herkes yaşlanacak ve ölecektir ve bundan kaçmamız olanaksızdır. Bu nedenle ‘’Anti-aging’’ kelimesini sağlıklı yaşlanmak ve yaşlılıkta sağlıklı olmak için yapılması gerekenler olarak anlamak yerinde olacaktır.
Yaşı ileri olmadığı ve genç yaşta olduğu halde vücudu yaşlı olan insanlar vardır. Bunlara biyolojik olarak erken yaşlanma diyebiliriz.
40 yaşında olduğunuz halde kemikleriniz 65 yaşındaki gibi olabildiği gibi 70 yaşında olduğunuz halde kalbiniz 30 yaşındaki gibi olabilir.


Yaşlanmanın Nedenleri?
Yaşlanmayı artıran nedenler şunlardır:
Hücrelerin oksidatif stres denen vücutta oluşan serbest oksijen radikallerice hasara uğraması ve vücudun bunu koruyan anti-oksidan sisteminin yetersizliği
Kromozomlarda bulunan DNA’nın hasar görmesi
Genetik miras veya genlerdeki değişiklikler
Hücrede bulunan mitokondrium isimli organcığın hasar görmesi
Vücutta bulunan yağların hasar görmesi
Proteinlerin glikozillenmesi
Hormonal bozukluklar
Beslenme bozuklukları
Hücrede otofaji denen hücreyi tamir eden mekanizmanın bozulması


Yaşamı Uzatma-AntiAging İle İlgili Bilimsel Çalışmalar:

Bilimsel çalışmalar yaşam süresini uzatmayla ilgili olarak sadece hayvanlarda yapılmış ve kalori kısıtlamasının hayvanlarda yaşam süresini % 60 oranında uzattığı ve yaşlanmayı yavaşlattığı gösterilmiştir. Kalori azalmasının vücutta sirtuin (SIRT) proteinlerini artırarak bu etkiyi sağladığı düşünülmektedir..İnsanlarda ise devamlı kalori kısıtlaması yapmanın pratik imkanı yoktur. Ayrıca vücudun ihtiyacından az kalori almak üreme fonksiyonlarını bozar, adetler bozulur, tansiyon yükselir, libido azalır, kuvvet azalır, yara iyileşmesi bozulurdepresyon artar. Bununla birlikte sağlıklı beslenmenin ve aşırı kalorili beslenmemenin obezite, diyabet ve kanser gelişimini önlediğini söyleyebiliriz. Belirli aralıklarla aç kalmak veya oruç tutmak bu yönden faydalı olabilmektedir. Hayvan çalışmalarında kalori kısıtlaması ile metilgluoksal denen mitokondriuma zararlı bir maddenin miktarında azalma olmaktadır. Metilglioksal ayrıca hücrede oluşan AGE denen zararlı glikasyon son ürünlerini artırmaktadır. Belirli aralıklarla aç kalmak metilgliaksolü azaltarak faydalı olmaktadır. İnsanlarda ise gece uyku boyunca oluşan açlık süresince glikolitik mekanizma baskılanmakta ve metilglioksal oluşumu azalmakta ve otofaji denen mekanizma artmaktadır. Bu nedenle ilave bir açlığın bu mekanizmalar yoluyla faydalı olmayacağı düşünülmektedir. Aralıklarla aç kalmanın yaşam süresi üzerine ne kadar etkili olacağı ve açlık süresinin ne kadar olması gerektiği hususunda ileri çalışmalara gerek vardır. Akşam yatmadan önce alınan fazla karbonhidrat da gece oluşan faydalı açlık süresini kısalttığından vücuda zararlı olmaktadır. Akşamları erken saatte yemek gece oluşan açlığı artırdığından zararlı metilglioksal üretimini azaltacağından daha faydalı olmaktadır. Bu da bize gün içinde yediğimiz gıdaları sabahtan akşam erken saate kadar yememiz gerektiğini göstermektedir. Bilim adamları bu konu üzerinde çalışmalarına devam etmektedir.

Yaşlanmayla ilgili olarak bazı gen mutasyonları da saptanmıştır. Bunlardan en önemlilerinden birisi klotho gen mutasyonudur. Klotho gen mutasyonu olan farelerin hızla yaşlandığı saptanmıştır. Bu gen hayvana verildiğinde yaşlanmanın azaldığı ve yaşam süresini % 20-30 uzattığı gösterildi. Yaşlandıkça klotho proteinin azaldığı da saptanmıştır. Bundan başka birçok genin yaşın uzun olmasında etkili olduğu bilinmektedir. Solucanlarda veya kurtçuklarda yapılan genetik çalışmalarda bu genlerde yapılan değişikliklerle solucanların veya kutçukların yaşam süreleri 2-3 kat artmıştır.
Üzerinde en çok çalışılan ise SIRT proteinleridir. Bunlar insanda 9 adettir ve meyve sineklerinde yaşamı uzattığı gösterilmiştir. İnsanlardaki rolleri tam olarak bilinmemektedir. 2005 de yapılan bir çalışmada SIRT3 geninin insan yaşam süresiyle ilgili olduğu ileri sürülmüştür. Senescence marker protein-30 (SMP30) isimli bir protein de yaşlanmayla ilişkili olduğu saptanmıştır. Yine TOR proteinlerinin yaşlanmayla ilgili olduğu da saptanmıştır. TOR geninin supresyonunun yaşamı uzattığı iddia edilmiştir. Resveretrolün de bu mekanizmayla faydalı olduğu ileri sürülmüştür.
Yaşlanmayla ilgili bir mekanizma otofaji mekanizmasıdır. Hücrede oluşan ve hasara uğrayan parçacıklar otofaji ile yok edilir. Otofaji bir hücre tamir mekanizmasıdır ve hücredeki zararlı maddeleri temizler. Yaşlandıkça otofaji azalır ve yaşam süresini belirler. Otofajiyi artıracak veya uyaracak tedaviler de artık anti-aging tedavilerin amacı olmuştur. Bu konuda da çalışmalar sürmektedir. Kandaki insülin hormon yüksekliği, kan şekeri yüksekliği otofajiyi azaltır. Kalori kısıtlaması ise otofajiyi artırır.
Vücut ısısının azaltılmasının da hayvan çalışmalarında yaşam süresini uzattığı saptanmıştır.
Japonya’nınOkinawa adasında yaşayan kişilerin uzun süre yaşadıkları 100 yaşın üzerindeki kişi sayısının Batı ülkelerine göre 4 kat fazla olduğu saptanmıştır. Bu kişilerin çok az et tükettikleri, sebze ile daha çok beslendikleri, az yedikleri, hareketli oldukları ve stresden uzak yaşadıkları saptanmıştır. Bu örnek bize çevresel etkenlerinm çok önemli olduğunu göstermektedir. Doğal gıda ile beslenmek, temiz çevre ve stres önemli faktörlerdir.











Yaşlanmanın Hızlı ve Erken Olmasının Başlıca Nedenleri:

·Dengesiz ve yetersiz beslenme
·Şişmanlık
·Şeker hastalığı
·Damar sertliği
·Tansiyon yüksekliği
·Sigara ve alkol içmek
·Kolesterol ve homosistein yüksekliği
·Stres ve depresyon
·Hormon yetmezlikleri
·Uyku bozukluğu
·Egzersiz yapmamak
·Kalp, karaciğer ve böbrek hastalıkları ve yetmezliği
·Çevre kirliliği
·Uykusuzluk
·Hergün aşırı veya 3 saatten fazla egzersiz yapmak






Vücut Yaşlılığı (Biyolojik Yaş) Nasıl Değerlendirilir?
Organlardaki yaşlılığı anlamak için bazı testler yapmak gerekir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

1.Kemik Mineral Yoğunuğu (BMD): Bu test ile kemik erimesi olup olmadığı anlaşılır. T skoru - 2.5 stardart deviyasyondan fazla ise osteoporoz vardır.
2.Beyin Fonksiyonları: Bunun için nöroloji bilim dalında yapılan P300 testi yapılır. Bu düşüncenin hızını ölçer ve bir düşünce hızı 300 milisaniyedir. Her yıl bu değer 1 milisaniye uzar. P300 değeri 360 milisaniye olduğunda yaşılık başlamış demektir. Ayrıca denge testi de bu konuda bir miktar fikir verebilir.
3. Akıl Yaşı: Beyin haritası yapılarak değerlendirilse de tam olarak klinik pratiğe girmemeiştir.
4.Hormon ölçümleri: Testosteron, östrojen, DHEA, prosteron, insülin hormonları ve TSH ölçülür. Hormon eksikliğ varsa yerine konmalıdır.
5.Böbrek Sağlığı: Kanda üre, kreatinin, glomüleriler filtrasyon hızı (GFR), tam idrar tetkiki ölçülerek böbrek fonksiyonu hakkında bilgi sahibi olur.
6.Kalp ve Damar Sistemi: Koroner CT, ekokardiyogram, EKG ve doppler ultrason ile değerlendirilir.
7.Pankreas Bezi: kanda insülin düzeyi, açlık ve tokluk kan şekerine bakılır.




Biyolojik Yaş Olarak Genç Kalmak İçin Ne Yapmalı?

Yaşlanmayı artıran nedenlerin başlıcaları aileden aldığımız genetik yük, beslenme, hareketli olup olmama, sigara ve alkol gibi alışkanlıklarımız, stres ve hastalıklarımızdır.
Bu nedenle yapabileceklerimizi bilim adamları şöyle sıralamıştır:
·Farklı ve doğal (işlenmemiş yani fabrikaya girmemiş) besinlerle beslenin
·Günde 5 porsiyon veya daha fazla (8 porsiyona kadar) meyve ve sebze yiyiniz (bir porsiyon sebze yarım bardak sebzedir, bir porsiyon meyve orta bir elma veya portakal demektir)
·Zeytin yağı tüketin, margarin ve donmuş yağlardan uzak durun
·Hafta en az 2 defa balık yiyiniz (deniz balıkları ve deniz somonu tercih ediniz)
·Gıdada lifi artırmak için tam tahıl ve tam buğday ekmeği tercih ediniz
·Hergün ılık siyah veya yeşil çay içiniz
·Hergün yoğurt yiyiniz
·Günde en az 8-10 bardak su için ve % 100 doğal meyve suyu içiniz
·Az ve sık yiyiniz, öğün atlamayınız
·Tatlandırıcı ve light gıdalar tüketmeyiniz
·Tuzu azaltın ve un ve şekerden yapılmış gıdalardan uzak durunuz
·Haftada beş defa bir avuç kadar ceviz veya badem yiyiniz, arada ayçekirdeği ve kabak çekirdeği (bir avuç kadar) yiyiniz
·Düzenli egzersiz yapınız
·Düzenli kontrolden (check-up) geçiniz
·Sigarayı bırakınız
·Düşme ve kırıklardan korunmak için emniyetli olunuz ve otomobilizde emniyet kemeri takınız
·Aile ve dostlarızla temasta olunuz, İş ve çevrenizde aktif olunuz
·Güneş ve soğuğa fazla maruz kalmayın, güneş gözlüğü kullanın
·Alkol alımını sınırlandırın
·Stresden uzak durun ve neşeli olmaya çalışın
·Uykusuz kalmayın ve iyi uyuyun
·Hastalıkları zamanında tedavi ettiriniz
·Travmalardan uzak kalmaya çalışınız
·İçtiğiniz suyun kaliteli olmasına dikkat ediniz
·Cep telefonu az kullanınız, manyetik alanlardan uzak durunuz
·Cildiniz için nemlendirici kullanınız
·Düzenli cinsel ilişkide bulunuz


KAYNAKLAR:
1. Prof Dr Metin Özata, Vitamin Mineral Bitkisel Ürün Rehberi, Gürer yayınları, 2008
2. http://www.vitamintr.com
3. http://www.endokrin.org
4. http://www.diyetdr.com
5. http://www.zayiflamadr.com

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

ANTİ-AGİNG NEDİR? YAŞLANMA, HORMONLAR, BESLENME ile İlgili Kavramlar : anti-aging, vitamin desteği, beslenme, egzersiz, yaşlanma, sağlık, yaşlanma nedenleri, yaşamı uzatma, biyolojik yaşı, akıl yaşı, kronolojik yaş, genç kalma
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ANTİ-AGİNG NEDİR? YAŞLANMA, HORMONLAR, BESLENME" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Metin ÖZATA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Zihnin Şimdi’den Kaçma Stratejileri , Dr.Sevilay ZORLU
  • Tükenmişlik Sendromu , Dr.Necati ÇOBANOĞLU
  • Cinsel Dürtü Bozukluğu(Seks Bağımlılığı) , Dr.Necati ÇOBANOĞLU
  • Vajinismus Tedavisine Başlarken Dikkat Etmeniz Gerekenler , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavisi , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavi Sonrası Dönem , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavi Fiyatları , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Kimlerde Görülür? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Egzersizleri , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Belirtileri , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajen Daraltma Operasyonları , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajina Daraltma Ameliyatları Neden Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajina Daraltma Ameliyatları Nasıl Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Labioplasti (İç Dudak Estetiği) Nedir? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Labioplasti Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Nedir? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Dikimi Nasıldır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vestibulit Sendrom , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Cinsel İlişkide Ağrı Tedavisi – Disparoni , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    06:22
    Top