TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Tikli Çocuklar ve Tikin Tedavi Yolları
MAKALE #2933 © Yazan Psk.Dnş.Abdullah TOPAL | Yayın Nisan 2009 | 88,951 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
TİKLİ ÇOCUKLAR


Bazı çocuklar istem dışı, farkında olmadan belli bazı organlarını hareket ettirirler. Toplumumuz insanının daha çok alaylı yaklaştığı bazen de yanlış anladığı bu tikler, şu organlarda daha çok görülür:

Yüz adalesinde, alt göz kapağının aşağıya doğru hareketi.

Göz kapağında, kapağın fazla açılıp kapanması hareketi.

Göz ve yanak adalesinde oluşan tikler, (Yanlış anlaşıldığından kavgaya bile sebep olabilen bir harekettir-Daha çok bir cinsel davet olarak algılanır).

Boyun adalesinde, boynu germe ve döndürmek şeklinde(Çok dikkati çeken ve alayla karışık taklidi yapılan bir harekettir).

Sinir adalelerinde, öksürme şeklinde.

Burun adalesinde, burun çekme şeklinde.

Boğaz adalesinde, yutkunma ve yutar şeklinde.

Boğaz adalesinde, hıçkırmak ve boğaz temizlemek şeklinde.

Omuzda, omuz silkmek.

Ellerde, parmak şaklatmak, kollarını sallamak.

Bacaklarda, dizini ve ayaklarını sallamak.

Kulakları oynatmak.

Kaşları kaldırıp indirmek vs.


Tikler, iç gerilimlerin veya çatışmaların açık belirtileridirler. Bazen kişi her boynunu silkişte, kaşlarını gözlerini oynatışta iç hayatındaki bir gerilimden kurtulmak çabası içinde olduğunu açıklayabilir. Bazen kişi tikinin yersizlik ve uygunsuzluğuna bilinçli duruma gelir ve bundan kurtulmak ister, çaba harcar ancak tike karşı direndikçe gerilim artar. Tiki veya alışkanlık spazmlarını yapmadıkça gevşeyip rahatlayamaz bir duruma düşer. Duygulanma, üzüntü ve yorgunluk arttıkça tikler artar. Direnme tiklerin artmasına neden olabilir (ÇAĞLAR, Doğan. "Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimleri").


Kaslarda tekrarlayıcı, istem dışı ve amaçsız hareketlere tik denir. Tikler en sık olarak göz kırpma, burun çekme, kaşlarını oynatma, omuz silkme ve değişik mimikler şeklinde olabilir. Boğaz temizleme ve öksürük şeklinde de olabilir. Bir çocukta birden fazla tik olabilir. Uykuda azalırlar, stresle ortaya çıkarlar, artarlar. Bir ayda geçerse geçici tik, bir seneden fazla sürerse kronik tik denmektedir. En fazla 6-7 yaşlarında görülür. Erkek çocuklarda daha fazladır.


6 yaş çocuklarında nadir, 8-12 yaşlarındaki çocuklarda, özellikle erkek çocuklarda daha sık görülür.

Çocukların genelde birini sık sık taklit etmesi tekrarlama yolu ile kendinde bir tik olarak ta gelişebilir.

Çocuk, aynı zamanda kötü olduğunu bildiği düşünüşlerini gizler, ama onu bilinçaltı dürtülerle dışlar. Kavga etmez ama elini ve kollarını sallama hareketi bunun temsilcisidir.

Okul öncesinde göz kırpma gibi basit tikler görülebilir. Bu da ön ergenlikte kaybolur. Tikler ergenlik çağında kaybolur. Yetişkinliğe uzananları da vardır. En fazla yüz ve boyunda görülür. Tikleri Göz kapaklarının fazla genellikle aşağıdaki yerlerde ve şekillerde görürüz . Göz kırpmalar ile yüz ve yanak adalelerinde oluşan tikler. açılıp kapanması Göz kırpma en sık görülen tiktir. Çünkü her tür tehlikeden sakınmak için göz Baş oynatma (Yaşanmış bir olayı görmemek için bilinçsiz bir sakınma kırpılır. Sinirsel kökten Boyun adalelerinde oluşan tikler tepkisi olarak yorumlanır) Gerekmediği halde burun çekme, üst gelen öksürmeler şeklinde oluşan tikler. Boğaz Yutma veya yutar gibi hareket etme dudakla birlikte yapılan tikler. Parmak Omuz silkme temizler gibi hıçkırmak,boğaz temizlemeye zorlamak Sık sık gözleri alışılmamış şekilde Dizini veya ayaklarını sallama çıtlatma Kulaklarını oynatmak,kaşları sık sık kaldırıp Kolları sallamak ayırmak indirmek. Bu daha çok fala göz açmaya eşlik eden bir tiktir.


TİKLERİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ


Kanner’e göre, tiklerde belirgin kişilik özellikleri aşağıdaki alanlarda belirgin şekillerde görülmektedir. Fazla hassas ve duyarlıdırlar. Belirgin şekillerde huzursuzluk gösterirler. Kendi kendine bilinçli,kendini oldukça bilen. Alınganlıkları fazladır. Bencillikleri Haris ve kaprislilik Şımarıklık eden ve kolayca kaynayan Fazla heyecanlı,kolayca kızan,bozulan bir durumdadırlar. Kolayca fazladır. yorgunluk ve yılgınlık gösteren bir durumdadırlar.



TİKLERİN TÜRLERİ


Tikleri 4 Yumuşak ve geçici olan tikler: Bu tikler tip olarak incelemek mümkündür. genellikle çocuğun evde ve okulda yüksek gerilimlerine karşı olan bir tepkinin temsilcisidirler. Gerilimler kaybolduğu zaman bu tiklerden kurtulabilir. Ciddi, kronik tikler: Bunların sayıları azdır. Düzeltici tedbirlere karşı devamlı direnme gösterirler. Bu tiklere sebep olan mekanizmalar kesin olarak bu Giles tiki-tourette: Giles tarafından bulunduğu güne kadar keşfedilmemiştir. için bu ad verilmiştir. Tourette tiki genellikle yüz, boyun, el ve ayaklardaki istemli adalelerin zorlayıcı sert vuruşları,müstehcen konuşmaların kullanılışı,işitilen kelime ve ibarelerin tekrarı,birden görülen geçip giden hareketlerin tekrarı olarak karakterize edilir. Hastalık 10 yaşından önce motor hareketlerin anormallikleriyle başlar. Sonra kelime ve ibarelerin tekrarı daha sonrada müstehcen konuşma başlar. Kız ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür. Her iki cinste aynı oranda etkilenir. Bu tip tikleri onların aile geçmişi incelendikçe, soylarında belirgin şekilde duygusal, ruhsal ve zihinsel bozukluklar gösterenlere rastlanmaktadır. Hareketler kuvvetli duygusal uyaranlar veya sesler tarafından oluşur. Genellikle uykuda kaybolur. Ara sıra bilhassa ateşli hastalıklar sırasında bu tiklerde bir hafifleme görülür. Bir çok vakalarda fiziki ve zihni durum normaldir. Fakat bazı hastalar zihni bozukluklardan ve zihni psikozlardan rahatsızdırlar. Belirtilerin başlangıcından önce hasta genellikle itaatkar ve çok uygun davranışlı bir hadde kadar her şeyinin mükemmel olduğunu kabul eder durumdadır. Davranış ve kişiliği hastalığın başlaması ile değişiklik gösterir. Düzeltici tedbirlere rağmen belirtiler Postencephalitis:·azalmamış ise hastalığın teşhisi uygun yapılmamıştır. Hareketler yakın olarak psikojenik tiklere benzer, ensefalitlerin kronik basamağında nadiren görülürler. Basit göz seğirmesine benzer olabilirler. Bazen yıllarca devam eder ve birden bire kaybolabilirler. Hareketler daha çok psikolojik faktörlerce etkilenirler ve muhtemelen organik sebeplere bağlı olabilirler.


TİKLERİN NEDENLERİ


Tiklerin oluşmasında en fazla ruhsal nedenler söz konusudur. Tikler genellikle iç gerilimlerin veya çatışmaların yansımasıdır. Kişi tikleri sayesinde bu gerilimlerden kurtulma çabası verir. Tiklere engel olmaya çalışıldıkça daha da artış gözlenir. Duygulanma,üzüntü,yorgunluk arttıkça tiklerde artış gösterir. Tiklere neden olan ruhsal etkenlerin başında erken yaşlarda başlayan ve süren korku,tedirginlik, kaygı, gerginlik vardır. Çevresinde, kavga, güvensizlik, tedirginlik yaşamak. Çevresiyle çatışma halinde olmak. Birden aşırı korku, coşkunluk,yorgunluk öfke ,acı gibi durumlar yaşamak çocuklarda tiklerin oluşmasına sebep olabilir. Ruhsal etkenlerin yarattığı tiklere örnekler: 9 yaşındaki bir kız çocuğu aile içinde yaşadıklarını psikologa şöyle anlatmıştır. “Kardeşim beni çok rahatsız ediyor. Bana vuruyor. Buna karşılık babam beni suçluyor. Babam eve geç geliyor. Babamın gelmemesinden korkuyorum. Annem babam sık sık kavga ediyorlar.”Çocuğun aile içinde yaşadığı korku, tedirginlik,kaygı gibi durumlar onda ağız ve burun tiki oluşmasına sebep olmuştur. Göz ve boyun tiki olan erken okula başlamış 6 yaşındaki çocuk 10 yaşındaki Abisini örnek almıştır. Abisinin oyun grubuyla oynamak istemiş,gruba katılmış fakat uyum sağlayamamıştır. Ailede ve okul çevresinde yaşadığı bu kırıklık onda göz ve boyun tiki geliştirmesine sebep olmuştur.


Tiklerin oluşmasındaki bu neden tamamlanmamış bir hareketin temsilcisi şeklinde olabilir. Örneğim çocuk vuruculuk ,kırıcılık,saldırganlık gibi dürtülerini dışa vuramaz. Bilinç altındaki bu istekler çocuğun devamlı el kol hareketleri yapması şeklinde temsil edilir. Tiklerin nedenlerinden biride istemsiz olarak tekrarlanan hareketlerin zamanla alışkanlık olması ve daha sonrada otomatik olarak yinelenmesi seklinde olabilir. Örneğin göz kırpma başlangıçta göz rahatsızlığı veya yorgunluğa tepki olabilirken daha sonra otomatikleşerek tiki oluşturabilir. Boyun silkme kolalı bir gömleğin rahatsızlığından kurtulmaya çalışırken alışkanlık olan ve otomatikleşen bir tik olabilir. Omuz silkme,kaş kaldırma başlangıçta bir ret işareti olurken alışkanlık olur ve tike dönüşebilir. Tiklerin nedenlerinden biride taklittir. Çocuk çevresinde bulunan anne babasını,arkadaşlarını,öğretmenini taklit ederken,onların davranış kusurlarını da edinebilir. Zamanla bu hareketleri taklit eden çocukta tik gelişebilir. İstemsiz kasılmanın ortaya çıktığı bölgeye ya da organa ilişkin uzun süren fiziksel bir tahrişte tike neden olabilir. Bu fiziksel tahrişler arasında uzun süre devam eden düzeltilemeyen görme bozuklukları,burun akıntısı,boyun ağrıları sayılabilir.


Düzeltici Önlemler:


Ruhsal bozukluk olarak kabul edilen tik bozukluğunda tedavi çok yönlü bir yaklaşımı gerektirmektedir. Aileye danışmanlık, çocuğa psikoterapi ve davranış tedavisi gerekli olabilir. İlaçla tedavi edilebilir.

Bazı tikler genellikle geçicidirler. Çocuğumuzda böyle bir sorun varsa :

Sorunun Kaynakları araştırmalıdır.

Çocuğun ailedeki, okuldaki ve yakınları ile olan çatışmaları ve bunların nedenlerinin bulunup ortadan kaldırılması uygun ve köklü tedbirlerdir.

Çocuğun taklit etmesi önlenmelidir.

Çocuğun dikkati sert bir şekilde çekilmemelidir.

Çocuk tenkit edilmemelidir.

Akranlarıyla kıyaslanmamalıdır.

Yeteneği olmadığı alanda başarılı olması için zorlanmamalıdır.

Hakaret, azarlama ve dayak problemin daha çok artmasına neden olabilir.

Anne baba çocuğun yüzüne onun bu halinden utandığını söylememelidir.

Çocuğu kendi arzu ve isteklerine uydurmaya çalışmamalıdır.

Okulda çocuğun öğretmeniyle etkili iletişim kurmalıdır.

Gerekiyorsa okulu değiştirilmelidir.

Arkadaşları ile özel konuşarak dalga geçmemeleri sağlanmalıdır.

Gerekiyorsa doktor tavsiyesi ile yatıştırıcı veya gerilimi azaltıcı ilaç alması sağlanmalıdır.

Tike neden olabilecek organik etkenlerin dikkatle ele alınması, varsa bu tür bozuklukların tedavisi yoluna gidilmelidir. Tiki oluşturan nedenler ruhsal kökenli olduğu takdirde çocuklara oyun terapisi, psikoterapi yoluyla, ergenlere grup terapisi, psikodrama ya da psikoterapi yoluyla gerekli psikolojik tedavi uygulanmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tikli Çocuklar ve Tikin Tedavi Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Abdullah TOPAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Abdullah TOPAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Abdullah TOPAL Fotoğraf
Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
İçel (Mersin)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi98 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Abdullah TOPAL'ın Yazıları
► Panik Atak ve Tedavi Yolları Psk.Esra ALTUNSOY ADIGÜZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,430 uzman makalesi arasında 'Tikli Çocuklar ve Tikin Tedavi Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 43 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Beden Dili Bizi Ele Veriyor ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2008
► İkna Psikolojisinde İkna Etme Yolları ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2008
► Çocuk Gelişim Dönemi ve Özelikleri ÇOK OKUNUYOR Kasım 2008
◊ Çekım Yasasının Uygulamadakı Sırları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:48
Top