2007'den Bugüne 80,880 Tavsiye, 25,751 Uzman ve 18,028 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Horlama - Uyku Apnesi ve Tedavi Seçenekleri
MAKALE #302 © Yazan Op.Dr.A.Emre İLHAN | Yayın Ekim 2007 | 15,638 Okuyucu
HORLAMA HANGİ DURUMLARDA ÖNEMLİDİR?

Horlama erişkinlerin en az yarısında, çocukların da önemli bir kısmında görülen bir uyku bozukluğudur. Ancak her horlama sürekli ya da düzenli değildir ve sorun oluşturmaz. Tıbbi açıdan ele alınması gereken durum, kişinin her gece gürültülü bir şekilde horlamasıdır. Ayrıca kişi uykuda solunum duraklamaları yaşıyorsa, uykusunu alamadan uyanıyorsa ya da gündüzleri de uyuklamadan yakınıyorsa bir an önce uzman bir hekime başvurmalıdır.
Horlama sesi sizden çok, yatağınızı ya da odanızı, hatta aynı çatıyı paylaştığınız kişileri rahatsız eder. Yakınlarda yapılmış bir araştırmaya göre horlayan kişi eşinin uyku süresinde ortalama bir saat azalmaya yol açmakta, yani eşini uykusuz bırakmaktadır. Bunun yanı sıra horlama, uykuda solunum duraklamaları hastalığının da bir belirtisi olabilir

HORLAMA NEDEN OLUŞUR?

Erişkinlerde horlamanın en sık nedeni yumuşak damak ve küçük dilin normalden fazla büyümesi ve sarkmasıdır. Fakat burundan, ses tellerine kadar üst hava yolunu daraltan bütün problemler (alerjik nezle, burun kemiğindeki eğrilikler, sinüzit, alt ve üst çenedeki yapısal anormallikler, dilin aşırı büyük olması) horlamaya sebep olabilir.
Çocuklardaki horlama sıklıkla geniz bademciğinin belirtisidir. Bütün horlamalar hava yolundaki daralmanın göstergesidir. Eğer daralma çok ciddi ise, hava yolu tamamen kapanabilir. Bu da uykuda solunum duraklaması ile sonuçlanır.

UYKUDA SOLUK DURAKLAMALARI HASTALIĞI NEDİR?

Kadınların % 6 sını, erkeklerin % 12`sini etkileyen yaygın bir hastalıktır. Kişi uyurken, solunum ara ara durup, tekrar başlaması ile kendini gösterir; sıklıkla da şiddetli horlama ile beraberdir. Solunum durması saatte 5 den fazla veya uzun süreli ise, kalp ve beyin başta olmak üzere, vücudun pek çok sistemi olumsuz etkilenir.

UYKUDA SOLUK DURAKLAMALARI KİMLERDE VE NASIL GÖRÜLÜR?

Şişman ve yaşlı erkeklerde daha sık karşımıza çıkar ve hemen her zaman şiddetli horlamayla beraberdir. Gece horlayan kadınların % 19`unda, erkeklerin % 42`sinde uykuda soluk duraklamaları mevcuttur. Bunlarda üst hava yolunu belli seviyelerde daraltan bir sebep vardır. Gündüzleri uyanık iken bu darlık tolere edilebilir, çünkü üst solunum yolunu çevreleyen bütün kaslar çalışır ve hava yolunu açık tutarlar. Ancak uykuda, diğer bütün sistemlerde olduğu gibi, bu kaslarda, gevşer. Hava yolunda , kısmi yada tam tıkanıklığa sebep olur. Kısmi darlıklarda, hastalar, horlamadan şikayet ederler, soluk duraklamaları pek olağan değildir. Hava yolu tamamen bloke olup, soluk alışverişi durunca, kanda oksijen seviyesi azalır.Bu durum, tansiyon yüksekliği, kalp ve akciğer yetmezliği, kalp ritminde bozulmalar, beyin dolaşım bozuklukları ve erkeklerde iktidarsızlık gibi pek çok hastalığın davetçisidir.

SOLUK DURAKLAMALARININ ETKİLERİ.:

* Uykuda derinleşmeme
* Geceleri sık uyanma
* Gündüz uyuklama
* Sabahları Kalktığında yorgunluk hissi
* Gündüz uyuklama
* Baş ağrıları
* Epileptik nöbetlerde şiddetlenme
* Beyin damarları tıkanıklığı
* Beyin kanaması riskinde artış
* Tansiyon yüksekliği
* Kalp ve akciğer yetmezliği
* Kalp kirizi riskinde artma
* Kalpte ritim bozuklukları
* Çocuklarda büyüme geriliği
* Yetişkin erkeklerde iktidarsızlık

GÜN İÇİNDEKİ BELİRTİLERİ

Uykuda soluk duraklamaları olan kişiler, gün içinde uyuklama ile mücadele ederler. Bu durum genellikle öğleden sonra ve akşamın erken saatlerinde görülür. Hatta çok ileri düzeydeki hastaların, karşılıklı sohbet esnasında, aralarında bile uyukladığı gözden kaçmaz. Bunlar sabahları yorgun kalkar, uyandıklarında adeta ağır bir iş yapmışçasına bitkindirler. Öğleden sonra ve akşamın erken saatlerine rastlayan toplantılarda, çok sıkıntı çekerler. Akşamları gazete okurken, televizyon seyrederken kolayca uyuklarlar. İş yerinde konsantrasyon güçlüğü çektiklerinden yeterince verimli olamazlar. Bu yüzden işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Tiyatro, sinema, sosyal toplantılarda yoğun uyku isteği ile mücadele ederler. En tehlikelisi de trafikte araç kullanırken yaşanan problemlerdir. Bu kişiler uyumadan uzun süre araç kullanamazlar. Özellikle akşam üstü ve gece araba kullanırken büyük sıkıntı çekerler. Trafik kazalarının nedenlerinin başında direksiyon başında uyuklama gelmektedir.

* HORLAMA VE SOLUK DURAKLAMALARININ TEDAVİLERİ

CERRAHİ DIŞI TEDAVİ

Bazı durumlarda basit önlemlerle horlamanın giderilmesi mümkün olabilir. Kilo verme, akşam yemeğini erken ve hafif yeme, alkol almama, sırtüstü yatmama vb. Bazen diş protezi uzmanı tarafından hazırlanan ve hastanın uyuyacağı sırada taktığı, alt çeneyi öne çekici protezler de sorunun çözümü olabilir. Hastanın hayatını tehdit edecek seviyede (ileri derecede) uykuda solunum duraklamaları varsa , bu durumda ilk seçenek pozitif basınçlı hava sistemi (CPAP) olacaktır.Bu sistemde kişi uyurken burundan maske aracılığı ile sürekli hava verilir. Bu tedavinin, belli bir disiplinle sürekli kullanımı gerekir.


PİLLAR YÖNTEMİ İLE TEDAVİ

Horlaması olan uygun hastlarda yeni bir yöntem olan pillar yöntemi ile bademcik büyümesi olmayan ve dil kökü çok büyük olmayan hastalarda yumuşak damak kas tabakasının içine paralel olarak 3 adet polyester çubuk yerleştirilmekte ve bu sayede yumuşak damağın titreşimleri azaltılarak yumuşak damağın havayolunu kapatması engellenir. İslem muayenehane koşullarinda yapilabilen, basit, neredeyse agrisiz, yaklasik 15 dakika süren kisa bir bir girisimdir. Damagin lokal anestezi ile uyusturulmasi sonrasi 3 adet küçük implant özel bir alet yardimiyla damağa yerlestirilir. İslem sonrasi hastalarin çogu ayni gün işine devam edebilirler.Yapılan çalışmalar bu yöntemin basit horlamada ve hafif dereceli tıkayıcı uyku apnesinin tedavisnde etkin olduğunu göstermiştir.Bu tedavinin herhangi cidi bir riski yoktur, uygun hasta seçimi ile horlama şiddeti azalmakta veya kaybolmaktadır.Kliniğimizde horlama hastalarımıza pillar implant yöntemi uygulanabilmektedir.
Pillar imlant uygulamasinin diger yöntemlerden üstünlügü nedir?
Bu yöntemin en önemli üstünlügü; kimyasal ajanlar içermemesi, isitma ve doku çikartilmasi gerektirmemesidir. Bu nedenle hastalara çok az rahatsizlik verir. Bir çok hasta ayni gün normal diyetine ve günlük aktivitelerine geri dönebilmektedir.

Diger tedavi yöntemlerine göre minimal risk içermektedir. Diger tedavi yöntemleri ameliyathane kosullari gerektirirken pillar implant uygulamasi muayenehane kosullarinda yapilabilen basit bir yöntemdir.

Pillar implant uygulamasi diger tedavilerle kombine edilebilir mi?
Bu uygulama ile birlikte diger tedavi yöntemleri de birlikte kombine edilebilir.
İşlemin maliyeti diğer tedavi yöntemlerine göre nasıldır?
Muayenehane kosullarinda yapilabilen basit bir girisim olan pillar implant uygulamasinin maliyeti diğer yöntemlerden daha ucuzdur.

Kullanilan implantlarin özelligi nedir?

Yaklasik 18 mm uzunlugunda, 2 mm genisliğinde polyesterden yapilmis, yıllardıir imlant olarak çesitli yerlerde kullanilan FDA onaylı bir materyaldir.
İmplantlar damakta ne kadar kalirlar?
Yerlestirilen implantlar vücutla uyumlu oldukları için ömür boyu kalırlar ve hiç bir sorun çikarmazlar.

RADYOFREKANS DALGALARI İLE TEDAVİ

Radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü müdahaleleri, bu alanda geliştirilmiş en yeni tekniklerden biridir. Bu yöntem genel anestezi gerektirmez ve yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayba yol açmaz. Ayrıca tedavi sonrasında herhangi bir boğaz ağrısı da görülmez. Ancak geleneksel cerrahi yöntemlere göre uygulama alanı oldukça kısıtlıdır. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda sarkık ve ince yapılı yumuşak damak horlamaya sebep oluyorsa, bu hastalarda radyofrekans ile tedaviye adaydır. Hasta yarı oturur pozisyonda iken lokal anestezi altında uygulanabilen işlem yaklaşık 5 dakika sürer. Üç hafta ara ile 4-5 seans uygulanır. Uykuda soluk duraklamaları olan kişilerde diğer tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.

CERRAHİ TEDAVİ

Pillar ve radyofrekans tedavisine uygun olmayan hastalar için farklı tedavi seçenekleri de uygulanmakta. Gerektiğinde tedavi için burun tıkanıklığını giderici bir cerrahi işlem yapılmaktadır. Eğer dil kökü aşırı büyükse küçültülmeye yada öne çekmeye yönelik operasyonlar uygulanır. Uykuda solunum duraklamaları olan bir hastanın alt ve üst çenesinde yapısal bir problem varsa, bunun giderilmesine yönelik (çenenin öne çekilmesi gibi) operasyonlar yapılabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Horlama - Uyku Apnesi ve Tedavi Seçenekleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.A.Emre İLHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.A.Emre İLHAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
A.Emre İLHAN Fotoğraf
Op.Dr.A.Emre İLHAN
İstanbul
Doktor "Kulak, Burun, Boğaz - KBB"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi31 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.A.Emre İLHAN'ın Yazıları
► Horlama ve Uyku Apnesi Op.Dr.Mehmet Ali TUNÇBİLEK
► Çocuklarda Horlama ve Uyku Apnesi Op.Dr.Orhan ALTINTAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,028 uzman makalesi arasında 'Horlama - Uyku Apnesi ve Tedavi Seçenekleri' başlığıyla benzeşen toplam 68 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:00
Top