2007'den Bugüne 82,011 Tavsiye, 26,002 Uzman ve 18,205 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Türkiyede Cinsellik ve Medya
MAKALE #3054 © Yazan Uzm.Psk.Gülüm BACANAK | Yayın Mayıs 2009 | 7,616 Okuyucu
Cinsellik Kavramı

Cinsellik kadın ya da erkek olmak, üremek yani hayatın ve de neslin devamını sağlamak için var olan bir dürtü ve daha çok beden teması sonucu hissedilen bir mutluluk hissi ve haz duymaktır (Keçe, 2006).

Türkiye’de Cinsellik Kavramı

Beden ve ruh sağlığımızın en temel olgusu olarak kabul edilen cinsellik; Türkiye’de gerek toplumsal gerekse dini açıdan ayıp, yasak, günah ve tabu olarak kabul edilmektedir. Cinsellik Türkiye’de toplumsal sorunlara neden olabilen çok hassas bir dürtü olarak görülmektedir. Toplumda cinselliğin zevk verme işlevi değil, neslin devamını sağlama işlevi daha fazla öne çıkmaktadır (Keçe, 2006).

Cinsel Bilgilenme

Cinsel bilgilenme, kişisel isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı doğru tanımlayıp gerçek cinsel kimliğimizi ortaya koymanıza ve korkularınızı keşfedip onlarla yüzleşerek bunu bir sorun olmaktan çıkarmaya yardımcı olacak bilgidir.

Türkiye’de Cinsel Bilgilenme

Türkiye’de cinsel bilgilenmede kullanılan kaynaklara yönelik CİSED’in online olarak yaptığı ve sürekli güncelleştirilen araştırmasına göre (2007- ) kişilerin cinsel bilgilenme kaynağı olarak medyayı %65 oranında kullandıkları, arkadaş % 30 ve % 5 oranında da diğer bilgi kaynakları olduğu (aile, öğretmen, sağlık çalışanları, vb) ortaya çıkmıştır. (www.cinseltip.org)

Türkiye de Cinselliğe Yönelik Yanlış İnanışlar

Özellikle Türkiye gibi geleneksel yapının hakim olduğu toplumlarda cinsellikle ilgili yanlış inanışlar mevcuttur, bunlara cinsel mitler denir (Keçe, 2006).
Cinsel işlev bozuklularının temelinde yatan cinsel bilgisizlik veya yanlış bilgilendirmenin bir sonucu olan cinsel mitler; değişik kültür ve toplumlarda önemli benzerlikler gösterir.

Türk toplumunda en yaygın olan cinsel mitler şunlardır:
  • Cinsel ilişkiyi her zaman erkek başlatır.
  • Kadının cinsel ilişkiyi başlatması ayıptır.
  • Cinsellik içgüdüseldir, sonradan öğrenilmez.
  • Erkek her zaman cinsel ilişkiye hazırdır.
  • İlk ilişkide kanama olması bekaretin kanıtıdır.
  • Mastürbasyon pistir ve günahtır. Ayrıca sivilceye, körlüğe, deliliğe ve kısırlığa neden olur.
  • Cinsel ilişkide kadın ve erkek aynı anda orgazm olmalıdır.
  • Erkeğin ereksiyon olduktan sonra en kısa sürede boşalmalıdır.
  • Erkek cinsel organının boyutu çok önemlidir.
Medya ve Cinsellik

Medyanın işlevleri bireyleri eğlendirmek, bilgilendirmek ve toplumun kurumsal yapısıyla bütünleştirecek değerleri, inançları ve davranış biçimlerini vererek toplumsallaşmayı sağlamaktır (Moro, 2008)

Medyanın etkilediği yaşam alanlarından biri de hiç kuşkusuz cinsellik alanıdır. Dünyada yapılan çok sayıda araştırma medyanın bireylerin cinsellik alanındaki bilgi, tutum ve davranışlarını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. (Bar- on ve diğerleri, 2001……)

Türkiye Medyasında Cinsellik

Batı’da 18. yüzyılda ve 1960 larda yaşanan cinsel devrim faaliyetleri Türkiyede yaşanmamıştır Türkiye bir taraftan batılılaşmanın uygulandığı, diğer taraftan dinsel- geleneksel kültürel değerlerin korunmaya çalışıldığı karmaşık bir örüntü sergilemektedir (Onur, 2005; Ercan, 2005). Ailede ve okullarda cinsel eğitimin olmaması da bu geleneksel yapının devam ettiğinin en önemli göstergelerindendir. Günümüzde Türk toplumunda cinsellik bir yandan günlük hayatta yok sayılmakta, üzerinde konuşulması bile ayıp görülmekte ve bu konuda ciddi bir toplumsal baskı hissedilmekteyken, diğer yandan popüler medya yoğun bir şekilde cinselliği ön plana çıkarmaktadır. Dolayısıyla cinsellik Türk toplumunda hem bastırılan ve yok sayılan, hem de en çok merak edilen bir konudur. Bu çelişki içersinde medyanın topluma cinsellik konusunda doğru, güvenilir ve bilgilendirici hizmet sunma konusunda büyük sorumluluğu olduğu düşünülmektedir. Oysa medya cinselliği sürekli vurgulamakla birlikte, doğru cinsel bilgilendirme ve sağlıklı cinselliği desteklemek adına bir misyon yüklenmemektedir. Arz- talep ilişkisine dayalı olarak hizmet veren medya, toplumda yok sayılan ve bastırılan cinselliği rating amacıyla kullanmaktadır.
Ercan’ın (2005) yaptığı çalışmada Türkiye’nin en çok okunan 3 gazetesinde (Posta, Hürriyet ve Sabah) cinsellikle ilgili olarak yayınlanan haberler 4 ay süresince analiz edilmiştir ve bu süreçte söz konusu gazetelerde 1518 adet cinsellik konulu haber yapıldığı belirlenmiştir. Bu haberlerde en çok işlenen temaların sırasıyla;
  • tecavüz,
  • taciz,
  • cinsel ilişki,
  • cinsel müdahaleler,
  • seks ticareti
  • aldatma
  • ünlülerin bedensel özellikleri
  • eşcinsellik
olduğu ve bu haberlerin çoğunun aslında haber niteliği taşımadığı ancak dikkat çekici ve sansasyonel başlıklarla sunulduğu görülmüştür. Ancak cinsel işlev bozuklukları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sağlıklı cinsellik konularında yapılan haberler son sıralarda kalmaktadır.

Medyanın insanların tutumlarını ve davranışlarını büyük ölçüde etkilediği bilinen bir gerçektir. Özellikle çocuklar ve ergenler medyadan büyük oranda etkilenmektedir. Bir ergen televizyonda yılda cinselliğe gönderme yapan 14.000 programla karşılaşmaktadır (Villani, 2001). Cinsellikle ilgili programlarla karşılaşmak ergenlerde erken cinsel etkiliği ve erken yaşta cinsel ilişki riskini arttırabilmektedir (Brown and etc., 2006)

Sonuç:

Türkiye’de cinsellik kavramının içeriği tam olarak anlaşılamamakta ve cinsellik dendiğinde sadece ‘’cinsel ilişki’’ akla gelmektedir. Oysa ki cinsellik psikolojik, fizyolojik, biyolojik ve sosyal boyutları olan çok yönlü bir kavramdır. Cinsellik kavramının toplum tarafından gerçek anlamıyla anlaşılması, doğal ve normal bir olgu olarak kabul edilmesi ve halka gerçek ve bilimsel içerikli bilginin sunulması açısından medyaya önemli bir iş düşmektedir.

Öneriler:

Cinsel Sağlık Enstitüsü Türkiye de cinsel sağlık ile ilgili profesyoneller arasında birlik, beraberlik ve dayanışma sağlayarak, cinsel sağlık biliminin ülkemizde tanıtılması, geliştirilmesi ve toplumun yararına kullanılması için çalışmalarda bulunmak, cinsel terapi veya diğer modern cinsel tedaviler konusunda eğitimler vermek, sertifikalı veya diplomalı “cinsel terapist”, “seksolog”, “cinsel danışman” veya “cinsel tıp uzmanı” yetiştirmek ve halkımızın cinsellik konusunda varolan ön yargılarından sıyrılıp doğru, güvenilir ve sağlıklı bilgiye ulaşabilmesi amacıyla kurulmuştur.

Cinsel Sağlık Enstitüsü olarak uzun vadede hedeflerimiz şunlardır:

1-
Anaokulundan başlayarak Cinsel Eğitim yasal olarak şart olmalıdır.
2-Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri yasal olarak şart olmalıdır.
3-Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri yasal olarak şart olmalıdır.
4-Evlilik Öncesi Anne, Baba ve Eş Eğitimleri yasal olarak şart olmalıdır.,
5-Cinsel sağlık bilimine üniversitelerimizde Seksoloji A.B.D. adı altında ayrı bir bilim

dalı olarak yer verilmelidir.

Şu an halkımıza telefon, msn ve mail yoluyla hizmet vermekteyiz, insanlar bize ulaşıp danışmanlık hizmeti almaktadır. Ayrıca her hafta düzenli olarak yaptığımız basın açıklamaları ile cinsel sağlık konusunda gündem oluşturmaktayız.

Kuşkusuz ki bu çalışmalarımızda medya en önemli yardımcımızdır. İnsanlar gazete, dergi, televizyonlar ve özellikle de internet aracılığıyla faaliyetlerimizden haberdar olmakta ve bize kolayca ulaşabilmektedirler.
  • Medyanın cinselliği sansasyonel yönüyle değil, doğal ve temel bir ihtiyaç ve kadın ve erkek arasında sevginin ve zevkin paylaşımı olarak sunması çok önemlidir.
  • Cinsel işlev bozukluklarının en temel nedenlerinden olan cinsel mitlerin oluşması ve pekişmesinde medya önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle medyanın halka doğru ve güvenilir bilgi sunması gereklidir.
  • Cinselliğin hala tabu olarak görüldüğü Türk toplumunda, cinsel sorunları olan insanlar bunun sadece kendi başlarına geldiğini düşünmekte ve çaresizlik yaşamaktadır. Tedavi için kime ve nereye başvuracaklarını bilemediklerinden doktora gitmek yerine önce hacılar, hocalar ve medyumlara gidilmektedir. Medyada cinsel sağlıkla ilgili programlara daha fazla yer verilmesi doğru olacaktır.
  • Medya cinsellikle ilgili faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına haberlerinde daha fazla yer vermelidir.
  • Cinsel sağlık ve cinsel tıp alanlarında yapılmış az sayıda araştırmanın bulunduğu ülkemizde, akademisyenler daha fazla araştırma yapmalı ve medya da bu araştırmaların sonuçlarını güvenilir ve doğru bir şekilde halka duyurmalıdır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Türkiyede Cinsellik ve Medya" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın Makaleleri
► Medya ve Cinsellik Psk.Çiğdem KARAKUŞ
► Cinsellik ve İlişkide Cinsellik Uzm.Psk.Dila HOTLAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,205 uzman makalesi arasında 'Türkiyede Cinsellik ve Medya' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilikte Cinsel Sorunlar Şubat 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:28
Top