2007'den Bugüne 76,492 Tavsiye, 24,911 Uzman ve 17,131 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Ana Babası Olmak: Çocuk Yetiştirmek ve Dikkat Eksikliği
MAKALE #3233 © Yazan Veli DERİN | Yayın Haziran 2009 | 10,945 Okuyucu
ANA-BABA EĞİTİMİ


TEMEL ÇOCUK YETİŞTİRME İLKELERİ


Her ana baba çocuğunu mutlu, başarılı, çevresi ile iyi ilişkiler kurabilen, sorumluluklarını bilebilen, vicdan ve ahlak sahibi bir birey olarak yetiştirmek ister.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ise çocuk doğduğu andan itibaren ana babayı zorlayan çelişkiye düşüren, ana babanın özgüveni sarsan ve onları birbirine düşürülebilen bir durumdur.

Ana babalar; çocuklarındaki aşırı hareketlilik, dikkat sorunları, okul başarısızlığı gibi nedenlerle çocuk psikiyatrisi ve psikologlarına başvurduklarında öncellikli olarak bu belirtilerin ortadan kalkmasını beklerler. Bunun için kendilerinin neler yapabileceğini çocuğa nasıl davranmaları gerektiğini sorarlar. Bu soruların yanıtlarını içeren ana-baba eğitimi programları hazırlanmaktadır.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan veya özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bir çocuğun ana babası olmak her şeyden önce ana baba olmanın ve çocuk yetiştirmenin temel ilkelerine uymayı gerektirir.



ÇOCUK YETİŞTİRMENİN TEMEL İLKELERİ


1.Empati :

En basit tanımıyla ana babanın; çocuğun gözüyle dünyaya bakabilmesidir. Çocuğun duygu ve düşüncelerini, onun bakış açısını görebilmesi ve buna değer vermesidir. Empati; çocuğa, ana babasının onu duyduğunu, anladığını gösterir, ilişkiyi sağlamlaştırır ve çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar.

2.Etkili İletişim :

Etkili iletişim, ana babanın çocuğu etkin dinlemesi, ne söylemeye çalıştığını anlaması, değer vermesi, ona yanıt verirken güç mücadelesine girmemesi, genelleme ve kesin yargılar kullanmaması ve onu küçümsememesidir.

Ana babaların en sık yaptıkları hata, çocuk bir sıkıntısını paylaştığında ona mantıklı açıklamalarda bulunmak, nutuk çekmek, akıl vermek ve hemen bir çözüm önermektir.
Çocuk, bir sorununu söylediği zaman ana babanın ilk yapacağı şey onu etkin dinlemek olmalıdır. Etkin dinleme çocuğun ne söylemeye çalıştığını anlamaya çalışıp, çocuğun söylediklerine ayna tutarak ona geri iletmektir. Bunu yaparken ana baba kendi çözümünü, yargısını ve değerlendirmesini iletmez. Etkin dinlemeden sonra ana baba bir adım daha ileri gidip “istersen birlikte düşünelim, bakalım nasıl çözümler bulacağız gibi” bir cümle ile birlikte sorun çözme aşamasına geçebilir.

Etkin Dinlemenin Faydaları :

·Çocuğun verilen mesajı doğru olarak anlayıp, anlamadığını test etmiş olur. Böylece yanlış anlama ve anlaşılmalar ortadan kaldırılır.
·Ana baba etkin dinleyerek çocuğun duygularını tam olarak açmasına yardımcı olur.
·Bu özellikle olaylar karşısında ilk duygularını kontrol etmede zorlanan hiperaktif çocuklar için önemli bir noktadır.
·Çocuğun kendi kendine düşünerek, sorununa kendi çözümünü bulmasına yardım eder, onu ana-babaya bağımlı olmaktan kurtarır. Ana babanın da çocuğun sorun çözme becerisini görmesini ve ona güvenmesini sağlar.
·Etkin dinleyebilen ana babaların çocukları da, ana babalarını daha iyi dinlerler.
·Çocuğun sorunlarını çözmeyi devamlı üstlenmeyen ana baba gerginlik ve tükenme noktasına ulaşmaz. Çocukla daha sakin bir ilişkiyi sürdürebilir.


“Ben” Dilini Kullanmak

Ana babalar çocuklarının beğenmedikleri, onaylamadıkları, kendilerini yada başkalarını rahatsız eden davranışları karşısında onlara uyarılarda bulunurlar.
“Ben” Dilinde üç ana bölüm vardır:
1.Kabul edilmeyen davranışın tanımı ,
2.Bu davranışın ana babada yarattığı duygu
3.Bu davranışın ana baba üzerindeki somut etkisi
“Ben” dilinin üçüncü bölümünde çocuğa davranışın ana-baba üzerinde yarattığı ya da yaratacağı somut etki açıklanır. Böylece o davranışın neden kabul edilmediği belirtilmiş olur. Bu özellikle davranışlarının sonuçlarını önceden göremeyen, sebep sonuç bağlantısını kuramayan çocuklar için öğretici olacaktır.

3.Sevgi Göstermek :

Çocuklar, ana babaları tarafından sevildiklerini, kabul gördüklerini hissettikleri zaman kendilerini özel ve değerli hissederler. Davranışları nedeniyle sürekli eleştirilen, çevrelerinden uyarı alan çocukların koşulsuz ve kesintisiz sevgiye daha çok gereksinimi vardır.

Ana babanın sevgi göstermemesi bazen çocuktan da kaynaklanabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan çocukların bazıları bebekliklerinden itibaren zor çocuklardır. Az uyur, sürekli hırçındır. Büyüdükçe sorunları artar, sürekli kendisine ya da çevresine zarar verecek şeyler yapar. Çevre şikayetçidir, onunla gezmeye, alış verişe gidilemez, eve kimse çağrılamaz. Okuldan sürekli uyarı ve şikayet gelir. Bu koşullar altında ana baba erken dönemde tükenir, çocuğa olumlu ilgi gösterecek enerjisi kalmamıştır. Öfkeli ve mutsuzdur.

Sevgiyi Gösterebilmenin Yolları

a)Onunla özel zaman geçirin.
b) Çocuğun yaşamında onun için özel olan günlere ana babanın da özen göstermesi ona sevildiğini hissettirir.
c)Kişilik yapılarından dolayı duygularını ifade etmekte zorlanan, sevgilerini söyleyemeyen ana babalar vardır. Sevgi sözcüklerle ifade edilemiyorsa davranışlarla gösterilebilir.
d)Ana baba çocuğa olumlu mesajlar vererek de onun kendisini özel ve değerli hissetmesine yardımcı olur. Övgü/eleştiri dengesinde olmalıdır.
Ana baba sevgiyle, olumlu mesajlarıyla yerinde kalmasını istediği parçaları destekleyerek ve üst üste koyarak çok daha sağlam bir yapı oluşturabilir.

4.Çocuğu Tüm Özellikleri İle Tanımak Ve Kabul Etmek:

Ailesinde, olduğu gibi kabul görerek yargılanmadan büyütülen çocuk kendini her yönüyle tanır, kabul eder. Kabul gören çocuk kendini güvende hisseder, yeni denemelerden çekinmez, hatalarını, eksiklerini görebilir, hayata daha iyimser bakar. Çocuğu olduğu gibi kabul etmek onun hiçbir zaman değişemeyeceği anlamına gelmez. Ama ana baba değişim hızını ve hedefini çocuğa göre belirlemelidir.

5.Başarı Duygusunu Yaşamasına Yardım Etmek :

Bir işi başarmak, kişinin kendi gücünün farkına varmasını sağlayan en önemli etmendir. Çocuk, bir şeyi keyifle yapıyorsa ve o işte kendisini yeterli görüyorsa başarı duygusunu yaşar. Ana babanın da buna önem vermesi ve beğenmesi gerekir.
Ana baba ve öğretmenler çocuğun iyi olduğu alanları ortaya çıkarmaya çalışmalı ve bu alanda onu desteklemelidir.

Bazı alanlarda güçlü olan çocuklar için hazırlanan eğitim programları sadece zayıf olan geliştirmeye odaklı olmamalıdır. Çocuğun güçlü olduğu alanların da eğitimde kullanılması kendine güven ve motivasyon açısından önemlidir. Ana baba; başarıya ulaşmak için acele etmemek, sabırla emek vermeye devam etmek konusunda çocuğa örnek olmalı ve desteklemeye devam etmelidir.

6. Hatalarını Birer Öğrenme Fırsatı Olarak Görebilmesine Yardım Etmek :

Kişinin kendine değer verme ve yeterli hissetme duygusunu gösteren belirtilerden birisi de hatalar karşısında verilen tepkilerdir. Kendilerine güvenleri olmayan çocuklar, hata yaptıklarında ya da başarısız olduklarında bunu kontrol edemeyecekleri nedenlere bağlarlar, başkalarını sorumlu tutar ya da bahaneler ileri sürerler.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan bireyler engeller karşısında ilk tepkilerini kontrol etmekte zorlandıkları için, hataları öğrenme fırsatı olarak değerlendiremezler. Hiperaktif bir çocuk oyuncak maketi birleştirirken zorlandığı anda hissettiği öfke duygusunu kontrol edemeyip uğraşmaktan vazgeçer, hatta maketi kırabilir. Sonuçta nerde hata yaptığını görme ve bunu düzeltme şansını yitirmiş olur. Böyle bir durumda ana baba da öfkelenip çocuğu suçlayabilir. İşler yolunda gitmediği zaman ana baba çocukla birlikte sorunu çözmeye çalışmalıdır.

7. Sorumluluk Ve Yardımseverlik Duygusunun Gelişimini Sağlamak

Çocuklar küçükken ana babalarının onlara verdiği işleri sorgulamazlar. Gerekli ya da gereksiz olarak ayıramazlar. Verilen her iş yeni bir beceri kazanma, yeterlilik ve keşif duygusunu verir. Ancak zamanla kendinden beklenen işleri çoğu; onlara göre gereksiz gelmeye başlar. Ana babaları onları sorumsuz olmakla suçlarken, onlar bu düşünceye katılmazlar. Dikkat eksikliği sorunu olan çocukların bazıları yaşıtlarına göre daha yavaştırlar. Başladıkları işi bitirmeleri çok uzun sürer. Böyle bir çocuk karşısında ana baba ondan herhangi bir iş istemekten kaçınır.
Ana baba mümkün olan en erken yaşta, çocuğa yapısı ve becerilerine uygun olabilecek bazı işleri vermeye başlamalıdır.
Ana babaların en büyük korkusu ise; çocuğun sorumluluğu hiçbir zaman üstlenmemesi ve bundan doğacak olumsuz sonuçlardır. Sorumluluğun ortada kalması durumunda çok ciddi sorunlarla karşılaşmamak için yapılacak şeylerden birisi sorumluluğu devretmek konusunda fazla beklememektir.

1.Problem Çözme Ve Karar Verebilme Becerilerini Geliştirmek :

Problem çözme ve karar verme becerileri bakımından çocuklar farklı gelişimler gösterir. Bazı çocuklar sorunlar karşısında dona kalır, hiçbir şey düşünmez. Bazısı da dürtüsel bir şekilde sonucunu düşünmeden aklına ilk gelen çözümü uygular. Seçenekler arasında karar vermekte zorlandığı için hep ana babasından yardım isteyen çocuklar da vardır. Bu noktada çözüm bulmanın sorumluluğunu çocuğa bırakmak yardım etmenin en etkili yoludur. Ancak bunu yaparken çocuk tamamen yardımsız bırakılmamalıdır. Ana baba farklı çözümler üretmesi konusunda çocuğa örnek olmalı, çocuğun çözüm üretemediği durumlarda, sorunuyla tamamen baş başa bırakılmamalıdır.
Çocuk sorununa sahip çıkmayı, sorumluluk almayı da öğrenmelidir.

2.Disiplin :

Disiplinsizlikle ilgili davranışlar; söylenen şeyi yapmamak, karşı çıkmak, toplum tarafından önceden belirlenmiş olan kurallara uymamak biçimindedir.Bu davranışlara eşlik eden; sık sık hiddetlenme, huysuzlanma,büyüklerle tartışmaya girme, isteyerek başkalarını kızdırma, alıngan davranma, çabuk darılma, kolay kızdırılma, içerleme, kinci ve intikam alma v.b davranışlar da görülür.

Bu tür sorunlarda ana baba nasıl bir tutum izleyeceklerini bilemezler ve çoğunlukla serbest ve otoriter ana babalık yöntemleri arasında gidip gelir ama başarıya ulaşamazlar.
Uyum ve davranış sorunlarının nedenlerinden birisi de ana babalarının onlara uygun sınırlar koyamamalarıdır. Bazı ailelerde disiplin yok gibidir. Tüm davranışları hoşgörüyle karşılarlar. Bunun tam tersi olan katı yaklaşımda ise çocuğu sürekli kontrole alırlar. Çocuğun en küçük hataları ve yaramazlıkları gözden kaçmaz, hemen üzerinde durulur, düzeltilir. Ana baba çocuğa sürekli müdahale eder, denetler. Sınırlar deneme ve keşfetmeye izin vermeyecek kadar dardır. Aşırı koruyucu ana baba tutumları da katı yaklaşım içinde yer alır.

Ana babalar kendi ruh durumları, yapısı ve çevre koşulları nedeniyle çocuğa karşı tutarsız davranabilirler.

Böyle bir disiplin anlayışı eğitici değil cezalandırıcıdır. Bu duruma gelmemek için “disiplin, yaşamın bir parçası olarak görülmeli” dir.

Tutarlılık, ana babanın söz birliği ve işbirliği yapması, davranışları ile örnek olması “Disiplin İçin Önemli İlkeler” dir.




ANA BABA EĞİTİMİNDE ll. BASAMAK :OLUMLU İLİŞKİ KURMAK


Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan bir çocuğun ana babası olmak :

DEHB olan bir çocuğun ana babası olmak çoğu kez yorucu, tüketici bir iştir. Ana baba çocuğun davranışlarına bir anlam veremez yada yaramazlık, şımarıklık, tembellik olarak yorumlar. Zamanlarının ve enerjilerinin çoğunu çocuğa verirler. Ama işler yine de yolunda gitmez nerede yanlış yaptıklarını bulmaya çalışır ve sıklıkla kendilerini suçlarlar. Kardeşler de bu durumdan etkilenir ve çeşitli belirtiler göstermeye başlarlar. Ana babanın birbirleriyle ilişkisi de bozulur, sık sık tartışmalar yaşanır. Giderek huzursuzluk, gerginlik, mutsuzluk ve dağınıklık eve hakim olur.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların ana babaları ise bu duyguların tümünü daha yoğun yaşarlar. Bu duygular korku, kaygı, endişe, panik, öfke ve yorgunluktur.

Bu noktalara gelmemek için erken dönemde ve ilk aşamada yapılması gerekenler :

1.İlk yapılması gereken çocuk psikiyatrisine başvurmaktır.
2.DEHB tanısı konursa, ikinci adım konu hakkında bilgi sahibi olmaya başlamaktır.
3.Ailenin diğer bireyleri ile çocuğun tanısı ve neler yapılacağı konusunda konuşulup, işbirliği ve yardımlaşma teklif edilmelidir.
4.Çocuğun tüm özelliklerini bilmek çocuğa özgü ve iyi bir tedavi planı yapabilmek için gereklidir.
5.Çocukla ve kardeşleri ile konu hakkında konuşulmalıdır.
6.Ana baba kendisini suçlamaktan vazgeçmelidir.
7.Gerektiğinde çocuğun hakkını savunabilmek için ilgili yasalar ve yönetmelikler hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.
8.Ana baba eğitimi tedavinin en önemli parçalarından biridir.
9. Anne-baba bir destek grubuna katılabilirler.
10.Aynı özellikleri gösteren ana babalar olabilir. Bunlar da erişkin psikiyatrislerine başvurmalıdır.
11.Gerekiyorsa evlilik danışmanlığı almak önemlidir.

Çocuğun İstenmeyen Davranışlarına Doğru Bakış Açısı

DEHB olan çocukların davranışlarının asıl nedeni çocukta davranış kontrolü sağlayan yapıların yeterli çalışmamasıdır. Yani ne anne babanın ne de çocuğun suçu yoktur. Bu kimsenin suçu değildir. Yapısal bir bozukluktur. Ana babalarının ilk olarak anlamaları ve kabul etmeleri gereken bakış açısı bu olmalıdır.
1.Bu çocuklarda diğer engelliler gibi elle tutulur somut bir farklılık yoktur. DEHB olan çocuklar davranışlarını kontrol edemediği için sıklıkla cezalandırılır.
2.Bu çocukların davranışları dışa dönüktür ve çevrelerindeki kişileri rahatsız eder. Bu nedenle kabul görmezler.
3.İyi yetiştirilmemiş oldukları düşünülür.
4.Davranış kontrolü için ahlaki girişimin yeterli olduğu düşünülür. Bunun gerçekleşebilmesi için davranış kontrolünü sağlayan sistemlerin de iyi çalışıyor olması gerekir.

Çocukla Doğru ve Etkili Biçimde İlgilenmek

Burada söz edilen ilginin amacı çocuğu olumlu davranışlar geliştirmeye ya da var olan olumlu davranışları artırmaya motive etmektir. Kuşkusuz sadece olumlu bir ilgi göstermek çocuğun tüm sorunlarını çözmeyecektir. Ama doğru, etkili ve olumlu bir ilgi çok önemlidir. Bu mutlaka başarılmalıdır. Çünkü DEHB olan çocuklar anne-baba yada öğretmenlerinden çoğunlukla olumsuz geri bildirim almaktadırlar.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Ana Babası Olmak: Çocuk Yetiştirmek ve Dikkat Eksikliği" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Veli DERİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Veli DERİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Veli DERİN Fotoğraf
Veli DERİN
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi48 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Veli DERİN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,131 uzman makalesi arasında 'Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Ana Babası Olmak: Çocuk Yetiştirmek ve Dikkat Eksikliği' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:03
Top