2007'den Bugüne 73,926 Tavsiye, 24,489 Uzman ve 16,736 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Takıntı Kimlerde Görülür , Nedenleri Nelerdir?
MAKALE #3262 © Yazan Psk.Dnş.Özden ŞENKOYUNCU | Yayın Haziran 2009 | 22,054 Okuyucu
Geçen haftaki yazımda takıntı hastalığından yani ‘Obsesif-kompulsif bozukluktan söz etmiştim. Bu hafta takıntı hastalarının nasıl bireyler olduğundan söz etmeye çalışacağım:
Obsesif-kompulsif bozukluk kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkla görülür. Genelde 22-36 yaşları arasında başlar. Kadınlar ev temizliğinden sorumlu olduğu için kadınların takıntıları daha fazlaymış gibi görünür ancak erkeklerde de el yıkama ve kontrol takıntıları olarak yansıyabilir. Obsesif-kompulsif kişiler mükemmeliyetçi kişilerdir. Her konuda aşırı titizdirler. Düzene meraklıdırlar, bozulmasından çok rahatsız olurlar. Hata yapmaktan çok korkarlar. Bir iş yaptıklarında kusursuzluğundan bir türlü emin olamazlar. İşlerini bir türlü bitiremezler. Listeler hazırlar, organizasyonlar yaparlarken asıl işe odaklanamaz duruma gelirler. Hiçbir işlerini başkalarına yaptıramazlar çünkü onlara göre herkes sorumsuzdur. Çalışanlarının işlerini bile kendileri yaparlar. Takıntılı kişiler katı, kuralcı ve hoşgörüsüzdürler. Ne kendi yaptıkları işi ne de başkalarınınkini beğenirler. Her şeyin kendi istedikleri gibi olması konusunda baskıcı ve ısrarcıdırlar. Aşırı sorumluluk sahibi ve dürüsttürler. Bu nedenle patronlarını kendilerinnden çok düşünür, işyerlerinde fazladan tek bir kuruş bile harcamazlar. Aşırı kararsızdırlar çünkü hata yapmaktan korkarlar. Bu nedenle sorumluluk almaları gereken işlerde çalışırlarsa, çok huzursuz olurlar. Eğer birinci adam konumuna gelmişlerse her şeyi kontrol etmek isteyeceklerinden katı ve cezalandırıcı davranırlar. Cimridirler. Parayı gelecek kötü günler için biriktirirler. Duygularını bastırarak yaşarlar. Çok kuralcıdırlar. Çocuklarının, eşlerinin hep onun kuralları ve doğrularıyla yaşamasını isterler. Kuruntulu insanlardır. En küçük bir zorlukta hemen felaket senaryoları yazarlar.

Takıntılı kişilerin beyinlerinde ‘seratonin’ adlı nörokimyasal maddenin azlığı ya da yeterince etki gösterememesi söz konusudur. Bu, takıntı hastalığının kimyasal nedeni olabilir ama aynı zamanda kişinin çocuklukta yaşadıkları, yetiştiriliş biçimi , yaşam biçimi, çevresi de takıntılı olmasına neden olmaktadır. Freud’un psikanalitik teorisine göre takıntılı kişiler ‘ Anal dönem’de takılmışlardır. Anal dönem çocuğun1-3 yaş arası dönemini kapsar. Bu dönem çocuğun tuvalet terbiyesi aldığı dönemdir. Takıntılı kişiler tuvalet terbiyesi sırasında anne ya da bakımını üstlenen kişiden aşırı baskı görmüş kişilerdir. İdrar ve dışkı tutma çocuğun kendi isteğiyle başarabildiği ilk eylemlerdendir. Bu dönemde çocuk idrar ya da kakasını yeterince denetleyemediği için baskı görür ya da cezalandırılırsa içinde öfke biriktirir. Aynı zamanda annesinin ya da bakımını üstlenen kişinin çocuğu eleştirisi çocukta başarısızlık ve yetersizlik düşüncelerine neden olur. Çocuk bu duruma idrar ve dışkı tutma konusunda inatlaşarak, zıtlaşarak ya da saldırganlaşarak tepki verir. Bu davranışları cezalandırıldığında duygu ve isteklerini bastırmak zorunda kalır ve kendini denetlemenin ve kontrollü olmanın dünyadaki en önemli şey olduğu düşüncesi de içinde kökleşmiş olur. Katı tuvalet terbiyesi alan bu çocuklar büyüdüklerinde yukarıdaki nedenlerden dolayı denetimsiz her şey karşısında paniğe kapılır ve yanlış bir şey yapmaktan korkarlar.
Takıntılı kişilerin tedavisinde seratonin içeren ilaçlar kullanılır. İlaç başlanmış bile olsa terapi bu kişiler için tedavinin kalıcılığı açısından çok önemlidir. Terapi sırasında kişinin yaşamı, çocukluğu, yetiştiriliş biçimi, inançları üzerinde konuşulur. Takıntılı kişilerin çözülmesi gereken yanlış odaklanmaları vardır. Bu kişiler yaşadığı olay ya da durumlardan hep olumsuz sonuçlar çıkarır. İçinde bulunduğu durumun yalnızca olumsuz taraflarına odaklanır. Kendisiyle ilgili olmayan durumları bile üstüne alınır. Bir tek olaydan felaket senaryoları yaratır. Yaşanan kötü durumu bütün hayatına geneller. Olayları ya iyi ya da kötü olarak değerlendirir. Hayatındaki iyi olayları küçümser, hataları büyütür. Terapide takıntılı kişinin bakış açısındaki bu hatalar düzeltilir.


OLAY GAZETESİNİN MAGAZİN EKİNDE PSİKOLOG GÖZÜYLE ADIYLA YAYINLANAN KÖŞE YAZILARIMDAN BİRİSİDİR.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler  
► Kekemeliğin Nedenleri Nelerdir? Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,736 uzman makalesi arasında 'Takıntı Kimlerde Görülür , Nedenleri Nelerdir?' başlığıyla benzeşen toplam 54 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
 
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:20
Top