2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Panik Atak (Panik Bozukluğu)
MAKALE #3285 © Yazan Dr.Psk.Haluk ALAN | Yayın Temmuz 2009 | 7,722 Okuyucu
PANİK BOZUKLUĞU (Panik Atak)

Önce hemen belirtelim aslında Panik Atak bir hastalık değil belirtidir. Bir hastalık olarak tanımlamak gerekirse buna Panik Bozukluğu demek daha doğru olur. Ancak halk arasında yaşanan panik halleri bir genellemeyle “panik atak” olarak tarif edilmektedir. Daha anlaşılır olması ve daha fazla kafa karışıklığına meydan vermemek için bu yazıda da Panik Bozukluğu değil, Panik Atak denmiştir.

Panik atağı, çoğu zaman kişinin sonunun geldiği duygusunun da eşlik ettiği, yoğun endişe, korku ya da dehşete düşme duygularının birden başladığı bir dönemdir. Bu ataklar sırasında nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, soluğun kesilmesi ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları ve "çıldıracağı" ya da kontrolünü kaybedeceği korkusu gibi belirtiler bulunur.

Atak birden başlar ve hızla doruk düzeye ulaşır. Genellikle 10 dakikadan daha kısa bir süre içinde gelişir. Çoğu zaman buna yakında bir tehlikenin doğacağı ya da kişinin sonunun geldiği duyumu ve kaçma dürtüsü eşlik eder. Vücut üzerinde ya da düşünsel belirtiler; çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi ya da sersemlik hissi, kontrolünü kaybedeceği ya da "çıldıracağı" korkusu, ölüm korkusu, karıncalanma hissi ve üşüme, ürperme ya da ateş basmaları şeklinde olabilir.

Panik atakları için başvuran kişiler korkularını nasıl tanımlarlar?

Bu kişiler korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar; Öleceklermiş gibi, kontrollerini kaybetmiş gibi, kalp krizi ya da inme geçiriyorlarmış gibi ya da "çıldırıyorlarmış" gibi olduklarını söylerler. Bu kişiler genellikle, atağın çıktığı yerden kaçıp kurtulmak için büyük bir istek duyduklarını da söylerler. Tekrarlayan ataklardan sonra yoğun korkuları yatışabilir.

Panik bozukluğu kendisini nasıl gösterir?

Panik bozukluğu kendiliğinden ortaya çıkan, beklenmedik panik ataklarının olması ile kendini gösterir. Panik atakları, oldukça kısa süren yoğun kaygı ya da korku dönemleridir. Çarpıntı, sık nefes alıp verme gibi belirtiler buna eşlik eder. Panik atakları olan hastalar çoğu zaman iç hastalıkları kliniklerine ya da acillere başvurdukları için çok değişik hastalık tanılarıyla farklı tedaviler görmektedirler. Bu hastalara bir çok tahlil yapılmakta ve maalesef çoğu zaman yanlış teşhisler konmaktadır.

Panik bozukluğu olan hastalar panik ataklarını hangi sıklıkla yaşarlar?

Bu sıklık genelde değişkendir. Tek bir günde birden çok atak yaşanabileceği gibi, bütün bir yıl içerisinde sadece birkaç atak geçiren kişiler de olabilir.

Panik atakların görülmesi panik bozukluğu tanısı koymaya yeter mi?

Panik ataklar sadece panik bozukluğa özgü olmadıklarından kesin tanı için yeterli değillerdir. Panik ataklar, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilir; özgül fobi, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluklar gibi…

Panik ataklarının yaşam boyu görülme sıklığı kaçtır?

Bu oran %3.5 ile %4 arasında değişmektedir…

Panik atakların görülme sıklığında cinsiyetin rolü nedir?

Panik ataklar kadınlarda erkeklere oranla 3 ila 4 kat daha fazla görülmektedir.

Panik bozukluğu hangi yaşlarda başlar?

Daha çok genç erişkin dönemde başlar. 35 yaş civarında daha çok görülür. 45 yaşından sonra nadirdir.

Panik bozukluğu nasıl başlar?

Genel gerginlik ve sinirsel rahatsızlık duyguları ile yavaş yavaş ve sinsi bir biçimde başlayabilir ya da akut anksiyete ataklarının birden patlak vermesi ile kendini gösterebilir. İlk panik atağı çoğunlukla kendiliğinden ortaya çıkan bir ataktır. İlk belirtiler genelde aşırı bir korku ve ölecekmiş gibi olma duyumudur. Hastalar kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Hatta hastalar kalp çarpıntılarının ve göğüslerinde duydukları ağrının ölmek üzere olduklarının birer belirtisi olduğuna inanırlar.

Panik atağı ne kadar sürer?

Panik atak genelde 5- 20 dakika sürer. Nadir de olsa bir saat kadar uzun sürebilir.

Panik atağında belirti ve bulgular nelerdir?

Panik bozukluğu olan hastalarda fobik bozukluk, depresyon, iki uçlu duygudurum bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu sıklıkla birlikte bulunabilir.

Panik bozukluğunda nöbetler dışında hasta genelde sağlıklı bir görünümdedir. Ancak panik nöbetin olduğu sırada hasta ileri derecede endişeli ve telaşlı görünür.

Ne zaman geleceği pek kestirilemeyen ani ve ağır bir korku nöbeti bütün duygulanıma hakimdir. Panik nöbeti yatıştıktan sonra hastanın en önemli yakınması, panik nöbetini yeniden yaşama korkusudur.

Genelde hastalar ölüm korkusunun yanı sıra, delirme ve kendilerini kontrol edememe korkusu da yaşarlar.

Zaman zaman hastalarda hem kendilerini hem de çevrelerini doğru algılayamama gibi algısal bozukluklara da rastlanır.

Çoğu hastanın yaşadığı, "atak ya tekrar gelirse" korkusu, "beklenti anksiyetesi" olarak adlandırılır.

Ayrıca hastalarda çarpıntı ve sık nefes almaktan, uyuşma ve baygınlık duygularına kadar bir çok fizyolojik belirtiler de gözlenebilir.

Çoğu zaman kişi bu panik sırasında öleceğinden ya da kontrolünü yitirip çılgınca bir şey yapacağından, örneğin deli olmaktan korkar. Aslında hastaya deli olmak ne demektir diye sorulduğunda bunun tanımlamasını da yapamaz. Bu bir korkudan ibarettir.Çoğu hastada yanlarında birileri olduğu zaman bu tür korkuların yatışdığı görülür. Ne varki atak geçirme beklentisi devam ettiği için hasta yine de huzursuzdur.

Panik bozukluğun başlıca özelliği nedir?

" Tekrarlayan, beklenmedik panik ataklarından sonra en az 1 ay süreyle başka bir panik atak olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma,
" Panik ataklarının yol açabilecekleri ya da olası sonuçlarıyla ilgili olarak üzüntü duyma
" Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği göstermedir.

Panik bozukluğunda panik atakları hangi sıklıkta görülür?

Atağın sıklıkları değişkendir. Haftalar ve aylar boyunca hiç atağın olmadığı dönemler yaşanabileceği gibi, her gün birkaç atakla da karşılaşılabilir.

Panik bozukluğu olan kişilerde depresyon ve diğer anksiyete bozukluklarının görülme sıklıkları nedir?

Panik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %60'ında majör depresif bozukluk ortaya çıkar. Ağır agorafobisi (açık alan korkusu) olanlarda panik bozukluğu sıklıkla diğer anksiyete bozukluklarıyla birlikte de görülür. Panik bozukluğu olan kişilerin % 15-30'unda sosyal fobi, %8-10'unda obsesif-kompulsif bozukluk, %10-20'inde özgül fobi ve %25'de yaygın anksiyete bozukluğu olduğu bildirilmiştir.

Tedavi sonrası hastalığın tekrarlama riski var mıdır?

Özellikle sadece ilaçlı tedavi uygulandığında yeterli güven ortamı oluşmadığından geri dönüşler daha kolay hale gelmektedir. Bilişsel Davranışçı psikoterapi yöntemlerinde ise geri dönüşler daha zor olmaktadır. Eğer zaman zaman yapılması gereken tedavi sonrası görüşmeler aksatılmazsa, ağır bir psikolojik travma geçirilmediği sürece, tedavi kalıcı olabilmektedir.

Tedavi şansı nedir?
Bilişsel
davranışçı psikoterapilerle yapılan tedavilerde başarı şansı yüksektir. Eğer tedavi protokolüne, uygun bir ilaç da eklenirse tedavi olma ihtimali % 80'lere kadar yükselmektedir. Sadece ilaçlı tedavide bu oran düşmekte, üstelik geri dönme ihtimali de bir hayli artmaktadır.

Panik bozukluğu nasıl tedavi edilir?

En ideal tedavi yöntemi ilaçlı tedavinin yanı sıra bilişsel-davranışçı psikoterapilerle yapılan kombine tedavilerdir.. Bu psikoterapi yönteminin diğerlerine oranla panik bozukluğunda daha etkin olduğuna dair çalışmalar vardır.İlaçlar psikoterapiye destek olarak kullanılabilirler. Fobik bozukluklar genelde süregen rahatsızlıklar oldukları için tedavide yalnız başına ilaçlara dayanmak rahatsızlığın daha da uzamasına ya da hastanın ilaç bağımlısı olmasına yol açabilir.
Panik bozukluğunda en etkili psikoterapötik yöntemin, "üstüne giderek alıştırma" tedavisi olduğu kabul edilmektedir.

Yararlanılan kaynaklar:
1. Köroğlu E. Anksiyete Bozuklukları. Psikiyatri serisi, Hekimler Yayın Birliği, Ankara 1995
2. Köroğlu E. Sorular ve Yanıtlarıyla Anksiyete. Hekimler Yayın Birliği, Ankara1997
3. Güleç C. Psikiyatri ve psikoterapilerin ABC'si. Hekimler Yayın Birliği, Ankara 2003
4. Özakkaş T. Bütüncül Psikoterapi. Litera Yayıncılık, İstanbul 2004
5. Öztürk M.Orhan. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara 2002
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Atak (Panik Bozukluğu)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Haluk ALAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Haluk ALAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Haluk ALAN Fotoğraf
Dr.Psk.Haluk ALAN
Denizli
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Haluk ALAN'ın Yazıları
► Panik Bozukluğu/Panik Atak Nedir ? Psk.Damla EYÜBOĞLU
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Psk.Seda BOYACIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Panik Atak (Panik Bozukluğu)' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Depresyon ve Tedavisi Temmuz 2009
◊ İdeal Ev Ortamı Aralık 2013
◊ İyi Anne ve Baba Olabilmek Aralık 2013
◊ Sorularla Hipnoz Aralık 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:20
Top