TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



AYRILIKLAR...

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 922,

* Yayın Tarihi : 24-10-2007 - 16:07 (206 gün önce),

* Ortalama Günde 4.48 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8398 , Kelime Sayısı : 1307 , Boyut : 8.20 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
AYRILIKLAR...


Yaşamımız boyunca birçok ayrılıklar yaşarız. Her seferinde o an yaşadığımız ayrılık hiç daha önce yaşanmamış, ilk defa başımıza geliyormuş gibi gelir. Her ayrılık insanı üzer, kaygılandırır ve belki de öfkelendirir. Ayrılığın sebebini sorgularız. Çoğu zaman bir suçlu ararız. Kimi zaman karşımızdaki insanı kimi zaman da kendimizi suçlarız.
Burada paylaşmak istediğim ayrılık evinden, yaşadığın şehirden, işinden, arkadaşından ayrılmak değil sevdiğin birinden sen istemediğin halde ayrılmak.
Ayrılık bize terkedilmişliği, yalnızlığı, acıyı, endişeyi, güvensizliği, korkuyu, umutsuzluğu, özlemeyi, kaybetmeyi, kırgınlığı hatta başarısızlığı çağrıştırır. Bütün bunlar ayrılığın kendisinden ziyade bize yaşatacağı sonuçları değil midir?
Oysa ne emekler harcanmıştır, ne fedakarlıklar yapılmıştır. Ama bir de bakarsın yaptığın her şey boşa gitmiş. Onun için pek çok şeyden vazgeçmişsindir. Arkadaşından, işinden, okulundan, çok sevdiğin ailenden kopup onun peşinden gidersin. Onun mutluluğu senin mutluluğun olur. Hayatının anlamı onunla birlikte iken var olur. Bütün bunları sen yaşarken bir de bakarsın ki o gitmek istiyor. Seninle birlikte olmak istemiyor. Sensiz bir yaşama devam etmek istiyor. Kısa bir şaşkınlık yaşadıktan sonra bunun bir kabus olduğunu düşünür. Bu kabustan bir an önce kurtulmak istersin. Her şey bu kadar güzel giderken ne olmuştur? Sen nasıl fark etmeden bu duruma gelinmiştir?
Aslında terk eden bir şeyler söylemeye çalışmıştır. Ama sen bunları görmek istememişsindir. Kendine bir dünya kurup, orada yaşamışsındır. Ta ki bir çığlık duyana kadar.
Bir taraf terk eden diğer tarafta terk edilendir. Terk eden için pek çok şey tükenmiştir. Artık onunla olmak mutsuzluğa sebep olmaktadır. Oysa terk edilen yoğun yaşadığı duyguları ile baş başa kalmıştır. Onun içinse onunla olmamak mutsuzluğa sebep olmaktadır. Ne şekilde olursa olsun bir taraf sevinir bir taraf üzülür. Kavuşmak insana ne kadar hoş duygular katarsa ayrılıkta bir o kadar hüzün katar. Ayrılığı kabullenmek bir o kadar da zor gelir.
Nice ayrılık şiirleri, yazıları ve şarkıları yazılır. Hepsinde sevgiliye sitemler, özlemler, kırgınlıklar vardır.
Çoğu zaman danışanlarımdan şu cümleleri duyarım. ‘Her şey bitti, mahvoldum. Şimdi ben onsuz ne yapacağım. Ben o olmadan yaşayamam. Buna hiç hazır değilim. Beni nasıl terk eder? Ben onun için neler yapmıştım. Ben onu çok seviyorum. Nasıl yapar bunu?’ Ben ve o ile başlayan pek çok cümleler. ‘O’nun yaptığı davranışın ‘Ben’de yarattığı kaygılar. Sanki dünyada onunla var oluyorsun da o olmayınca var olamayacaksın endişesi. Bir daha onun gibi birini bulamayacak olma endişesi. Onun için yaptığın şeylerin boşa gittiği endişesi. Yalnız kalacak olma endişesi. Onunla birlikte geçirdiğin zamanların olmayacak olması ve şimdi ne yaparım endişesi. Herkese bunu nasıl anlatırım endişesi. Daha yaşanacak şeyler olduğu ama bunları yaşayamama endişesi. Tekrar bir enerji, emek harcayacak olma endişesi. Tüm bunlar ayrılığın getirdiği şaşkınlık ortadan kalktıktan sonra düşünülmeye ve hissedilmeye başlanır.
Zordur kabullenilmesi! Değer ve önem verdiğin bir insan tarafından reddedilmek ve terk edilmek.
Neden, niçin ve niye ile başlayan sorular kafamızın içinde dolanır durur. Bu sorulara cevap bulmak acıyı dindirecekmiş gibi düşünürüz. Belki de buna sebep olan şeyi bulmak, sorumluluğu o sebebe yüklemek biraz olsun rahatlamamızı sağlayacaktır.
Ayrılığı isteyen yani terk eden kişi kendini korumak için bir de karşı tarafı suçlayarak bu işi bitirmeye çalışıyorsa, terk edilen kişinin depresyon yaşaması kaçınılmazdır. Bu olayın sorumluluğunu sadece bir kişiye ya da bir olaya yüklemek sorumluluktan kaçmaktır. Aslında ayrılığa gelene kadar yaşanan süreçte bunun yaşanacağına dair bir takım ipuçlarını ve sorunları görmezden gelmek ve kaçmak kolay olandır.
Bu arada terk edenin bir gün döneceği umudu taşınır. En ufak şeylerden anlamlar çıkarılmaya çalışılır. Her güne dönecek beklentisi ile başlanır ve dönmediğini gördükçe bu umut gittikçe azalır. Bunun yanı sıra çekilen bu acının bir an önce bitmesi beklenir.
Kimi zamanda onun size geri dönmesini isteme ve onun bu isteğini reddederek ondan intikam alma planları yapılır.
Yaşam durmuştur sanki! Hiçbir şeyin anlamı kalmamıştır. Birlikte iken paylaşılan şeyler tekrar tekrar hatırlanır. Her yer dar gelmeye başlar, hiçbir şeye konsantre olamaz, kendini sıkışmış hisseder ve yerinde duramazsın. Çevrende hiç kimseyi görmek istemezsin. Onların sorularından adeta kaçar hale gelirsin. Onunla olan ortak arkadaşlarla zaman geçirmek ve onlardan bilgi almak için uğraşırsın. Acaba hala seni düşünüp düşünmediğini öğrenmek istersin. Çünkü unutulmak yok olmak gibi hissedilmesine sebep olur. Sürekli onu arayarak, kendini hatırlatmak ve unutmamasını sağlamak için adeta çaba gösterilir.
İçe kapanmanın ve yalnız kalmanın yaşandığı süreçten sonra tekrar insanlarla birlikte olma ve onlarla paylaşma dönemi başlar. Sadece ondan bahsetmek ve adeta tekrar onunla yaşanan anları yaşatma fırsatı oluşturulur.
Onunla karşılaşıldığında ne kadar perişan olduğunu gösterip, seni bu hale getirenin o olduğunu ima ederek onun vicdan azabı çekmesi için uğraşılır. Bazen de onsuz ne kadar mutlu olduğunu göstermeye çalışırsın. Onu hala unutmamaktan dolayı zaman zaman kendine kızgınlıklar duyulur. Gelgitler yaşanır ve ne yapacağına karar verememek yorar.
Bu yaşadıklarını kendine yakıştıramayıp, bu durumla baş edemediğin için kendine kızarsın. Yaşanan bu durumdan bir an önce kurtulmak istersin. Bir gece uykuya dalıp, kabuslar görmek ve uyandığında hiç birini hatırlamak istememe gibi bir şey. Sihirli bir değnekle bir anda her şeyden, onunla yaşadığın olumlu olumsuz her şeyden kurtulmak. Sanki hiç yaşanmamış gibi.
Uykusuz gecelerde sürekli onu düşünmek. Kimi zamanda çok uyuyup bu durumdan bir an önce sıyrılmak.
Terk edilen insan terk edeni cezalandırmak isterken farkında olmadan kendini cezalandırır.
Yaşanan bu süreçte çevrendeki olayları görmezden gelip, tüm dünya senin etrafında dönüyormuş ta sanki yön değiştirmiş ve sen yapayalnız kalmışsın gibi hissedersin. Onun sevgisi ile birlikte herkesin sevgisinin de senden uzaklaştığını düşünürsün. Bir hiç olduğunu adeta savunursun.
Bu durumu bütün hayatına geneller, ne kadar beceriksiz ve başarısız olduğunu dile getirirsin. Sevgilisi olan arkadaşlarına imrenir, sokaktaki aşıkları kıskanırsın. Bir süre sonra da yeni bir sevgi hayal eder, aynı hataları tekrar yapmayacağına dair kendine sözler verirsin.
Her zaman olduğu gibi ‘Zaman’ ve ‘Yaşananlar’ pek çok şeyi çözüme ulaştırmıştır. Tabii ki ayrılık bu iki sayfayla anlatılacak kadar basit olmadığı gibi, çözülemez bir şey de değil. Ayrılmayı becerebilmek ve bunu öğrenebilmek gerek. Yaşanan ayrılıkların, zor olmasına rağmen yaşanıp bittikten sonra kişinin gelişimi açısından sağladığı yararları da göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.
Ayrılığın acısı bir süre yaşanır ama bir ilişki tüm olumsuzluklara rağmen hala devam ediyorsa daha çok acı yaşanacağı da unutulmamalı. İlişkinin bittiğini bilmene rağmen hala devam ettirmeye çalışmak, ayrılığın yaratacağı kaygı, endişe ve acıdan daha az olamaz. Hiç kimse insanın kendisinden daha önemli ve daha değerli değildir. Daha önce de dediğim gibi ayrılmayı bilebilmek, karşı tarafı değersizleştirmeden ve aşağılamadan ayrılmak doğru olanıdır. Terk edilen kişi de daha az zarar görür. Terk edilen kişi de terk eden kişiyi hayatının odak noktası, merkezi haline getirmemelidir.
Olumlu olumsuz pek çok şey yaşanır. Bunları kaybetmek kişinin hayatında bir boşluk yaratır. Bu boşluğu bir anda hissetmek ve yerine bir şey koyamamak acı verir. İnsan ne yapacağını bilemez. ‘Sudan çıkmış balık gibi’ şaşkın ve çaresiz hisseder kişi kendini. Yalnız kalmıştır. Mantık yönü bunun bittiğini kabul etse de, duygu yönü bir süre daha bittiğini kabul edemeyecektir. Ayrılıklar yaşanır ve yaşanmaya da devam edecektir.
Yalnız kalmaktan korkmak yerine yalnızlığı da yaşamak ve nasıl yaşayacağına karar vermek daha doğru olur. Çünkü ne istediğini bilerek yaşamak kişiyi daha mutlu eder.
Sezen Aksu’nun bir şarkısında dediği gibi ‘yaşandı ve bitti’.
Şunu unutmamalıyız. Hiç kimse insanın kendinden daha değerli ve önemli olamaz, olmamalı da…


Füsun BUDAK
Uzman Psikolog

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"AYRILIKLAR..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:35
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler